Bizi Takip Edin

Rusya

Kamçatka’daki son 70 yılın en güçlü depremine dair bilinenler

Yayınlanma

Kamçatka açıklarında 30 Temmuz’da son 70 yılın en şiddetli depremi meydana geldi. 8,8 büyüklüğündeki sarsıntı, Pasifik kıyısındaki onlarca ülkede tsunamiye neden olurken, bölgedeki Klyuçevskoy yanardağının da faaliyete geçmesine yol açtı. Rus yetkililer, uyarı sistemlerinin düzgün çalışması sayesinde can kaybı yaşanmadığını açıkladı.

Kamçatka’da 30 Temmuz’da, son 70 yılın en güçlüsü olan 8,8 büyüklüğünde deprem meydana geldi.

Rusya Bilimler Akademisi Birleşik Jeofizik Servisi Kamçatka Şubesi Direktörü Danila Çebrov, depremi “neredeyse gezegen ölçeğinde bir olay” olarak nitelendirdi.

Deprem, Pasifik Okyanusu kıyısındaki onlarca ülkede tsunamiye yol açarak sahil yaşamını felç etti.

Petropavlovsk-Kamçatski’deki sarsıntının şiddeti 6 bal olarak ölçüldü. Çebrov, bu büyüklükteki deprem için bu değerin anormal derecede düşük olduğuna dikkat çekti. Ana şokun ardından Kuril Adaları açıklarında 5,1 ve 5 büyüklüğünde iki yeni deprem daha kaydedildi. Şikotan Adası ve Severo-Kurilsk’te 3 bala varan sarsıntılar hissedildi.

Pasifik’te tsunami alarmı

Depremin ardından Sahalin bölgesini ilk tsunami dalgası vurdu. Çebrov, 8,8 büyüklüğündeki depremde dalga yüksekliğinin 10 metreye ulaşabileceğini ancak fiili yüksekliğin 3-4 metre olduğunu söyledi.

Bu göstergeler yine de güçlü ve tehlikeli kabul ediliyor. Vedomosti gazetesine konuşan Rusya Bilimler Akademisi Sibirya Şubesi Petrol ve Gaz Jeolojisi ve Jeofiziği Enstitüsü Sismik Tomografi Laboratuvarı Baş Araştırmacısı İvan Kulakov, Severo-Kurilsk kıyı bölgesinde yaklaşık 4 metrelik dalgaların gözlemlendiğini belirtti.

Sahalin ve Kamçatka’da tsunami ve deprem sonrası olağanüstü hâl ilan edildi. Karar, Severo-Kurilsk bölgesi ve Petropavlovsk-Kamçatski yetkilileri tarafından alındı. Tsunami tehdidi, yerel saatle yaklaşık 23.00’te (TSİ 14.00) kaldırıldı.

Aynı gün yerel saatle 23.55’te (TSİ 14.55) Kamçatka’daki Klyuçevskoy yanardağı da patlamaya başladı. EGS RAN, Telegram kanalından yaptığı açıklamada, yanardağın 3 kilometre yüksekliğe kadar kül püskürttüğünü ve batı yamacında lav akışı gözlemlendiğini bildirdi.

Uzmanlar ‘sıkışan yay’ etkisine işaret etti

Rusya Bilimler Akademisi Deprem Tahmin Teorisi ve Matematiksel Jeofizik Enstitüsü Direktörü Petr Şabalin, bu tür depremlerin ortalama beş yılda bir meydana geldiğini ve 21. yüzyılın başından bu yana dördüncü kez yaşandığını kaydetti.

Güney Kamçatka bölgesinde “sıkışan yay” etkisinin devreye girdiğini ve 1952’den beri biriken deprem potansiyelinin tamamen boşaldığını kaydeden uzman, “Büyük depremler, Pasifik ve Avrasya tektonik plakalarının birleştiği yerlerde meydana geliyor ve son 70 yılda aralarında çok az karşılıklı hareket vardı. Şimdi bu bölgede ‘yay boşaldı’ ve plakalar birkaç metre kaydı,” diye açıkladı.

Kamçatka bölgesindeki son büyük deprem, 9 büyüklüğüyle Kasım 1952’de yaşanmıştı. Rusya Bilimler Akademisi, o dönemde oluşan tsunaminin 18 metreye ulaşan dalgalarının Kamçatka ve Kuril Adaları’nda ciddi yıkıma yol açtığını belirtti.

ABD Jeoloji Araştırmaları Kurumu (USGS) ise kayıtlarını, bölgede 8,8 büyüklüğünde başka büyük depremin yaşandığı 1900 yılından başlatıyor.

“Tanrı’ya şükür can kaybı yok”

Kamçatka Sağlık Bakanı Oleg Melnikov, Telegram kanalından yaptığı açıklamada, birkaç kişinin ciddi olmayan yaralanmalarla tedavi altına alındığını bildirdi.

Yelizovo Uluslararası Havalimanı binasında kadına tıbbi yardım sağlandığı ve durumunun iyi olduğu belirtildi.

Kremlin Sözcüsü Dmitriy Peskov, Kamçatka’daki tüm uyarı sistemlerinin düzgün çalıştığını ve insanların tahliye edildiğini belirterek, “Tanrı’ya şükür can kaybı yok,” dedi.

Peskov ayrıca binaların depreme dayanıklılığına ve bölgenin doğal afetlere karşı teknolojik hazırlığına dikkat çekti.

Bölge Acil Durumlar Bakanı Sergey Lebedev, VKontakte (VK) sayfasındaki video mesajında, Petropavlovsk-Kamçatski’de tadilatta olan 15 numaralı anaokulu binasının cephesinin bir kısmının çöktüğünü, olay sırasında içeride çocuk bulunmadığını söyledi. Bölge Acil Durumlar Bakanlığına göre, bölgedeki binaların çoğu ayakta kaldı.

Bölge hükümeti, evlerinde kalmaktan korkan sakinler için geçici barınma merkezleri oluşturulduğunu duyurdu.

Açıklamada, konutlarda kalmanın tehlikeli olmadığı vurgulandı. Sahalin Valisi Valeriy Limarenko, Severo-Kurilsk’te binaların ve iletişim hatlarının incelenmesine yakında başlanacağını bildirdi.

Kamçatka Valisi Vladimir Solodov ise en şiddetli sarsıntılar sırasında ameliyatı kesmeyen onkoloji dispanseri doktorlarının devlet nişanlarına aday gösterilmesi talimatını verdi.

Artçı sarsıntılar bir ay sürecek

EGS RAN Kamçatka Şubesi uzmanları, güçlü ve hissedilir artçı sarsıntıların en az bir ay daha devam edeceği sonucuna vardı.

Uzmanlar, artçıların büyüklüğünün 7,5’e ulaşabileceğini, ancak bu sürecin yıkıcı olması beklenmediğini kaydetti.

Şabalin de depremin merkez üssünde 6’dan düşük büyüklükte tekrarlanan sarsıntıların olasılığını dışlamadı ve bunların bölge sakinlerine ciddi zarar vermeyeceğini belirtti. Kulakov, Kamçatka ve Pasifik kıyısındaki diğer bölgelerde tsunami tehdidinin arttığını ekledi.

Japonya’dan Şili’ye kadar tüm Pasifik etkilendi

Kamçatka açıklarındaki şiddetli sarsıntıların ardından güçlü tsunami dalgaları Kuril Adaları, Japonya, Hawaii ve Kaliforniya kıyılarını vurdu.

Japon makamları, 229 belediyede 2 milyondan fazla sakini tahliye etti ve vatandaşları kıyılardan uzak durmaya çağırdı.

Doğal afetler, Japonya genelinde hava ve demiryolu ulaşımını aksattı. Ayrıca Pasifik kıyısındaki nükleer santrallerin çalışması durduruldu.

ABD’nin Kuzey Kaliforniya kıyılarında dalga aktivitesi artarak bazı yerlerde kıyı bölgelerinin sular altında kalmasına neden oldu.

Hawaii’de yetkililer, tsunami tehdidi nedeniyle ilk saatlerde sakinlere yüksek yerlere çıkma emri verdi ancak daha sonra bu emri iptal ederek sadece kötü hava uyarılarını yürürlükte bıraktı.

Kanada’nın batısındaki Vancouver Adası’nın bazı bölgelerini 30 santimetreye varan küçük tsunami dalgaları vurdu.

Meksika’da ise yetkililer, Aşağı Kaliforniya’dan Chiapas’a kadar tüm Pasifik kıyısı sakinlerinden okyanusa açılmamalarını istedi.

Şili’de ulusal tsunami uyarı sistemi, ülkenin tüm kıyı şeridi için tehdit bildirdi. Peru ve Fransız Polinezyası’ndaki yetkililer de benzer uyarılar yayımladı. Filipinler hükümeti, doğu kıyısı sakinlerini iç kesimlere gitmeye çağırdı.

Doğa ve iş dünyası üzerindeki etkiler

Şabalin, Kamçatka depremi ve ardından gelen tsunaminin Pasifik Okyanusu ekosistemine önemli zarar vermediğini ve yalnızca Uzak Doğu ile Pasifik ülkelerinde yerel yıkımlara yol açtığını söyledi.

Rusya Federal Balıkçılık Kurumu (Rosrıbolovstvo), Sahalin bölgesinin kıyı kesimleri hariç, su ürünleri avcılığının normal seyrinde devam ettiğini bildirdi.

Bölgede Alaid, SK BSF A.Ş. ve Granis Ltd. şirketlerine ait balık işleme tesislerinin yanı sıra Azimut Ltd. şirketine ait balık çiftliğinin sular altında kaldığı belirtildi. Tüm işçilerin tahliye edildiği ve yaralanan olmadığı kaydedildi.

Etkilenen şirketlerden Alaid, 2024’te cirosunu yüzde 17,3 düşüşle 1,2 milyar rubleye indirirken, yılı 1,5 milyar ruble zararla kapattı.

Salmonica grubuna ait olan SK BSF’nin cirosu ise 2024’te yüzde 34,7 artışla 6 milyar rubleye, net kârı da yüzde 65,6 artışla 1,4 milyar rubleye yükseldi. Granis Ltd. şirketinin cirosu da 2024’te yüzde 2,2 artarak 619,6 milyon rubleye, net kârı ise yüzde 27,1 artarak 120,5 milyon rubleye ulaştı.

Rusya

Hindistan, Rusya’dan petrol ithalatını tarihi zirveye taşıdı

Yayınlanma

Basra Körfezi ve Hürmüz Boğazı üzerinden yapılan sevkiyatlardaki aksamalar nedeniyle Hindistan’ın Rusya’dan petrol ithalatı tarihi zirveye çıktı. Kpler verilerine göre ülkenin toplam ham petrol ithalatı günlük yaklaşık 5 milyon varile ulaşırken Rus petrolü bu hacmin yarısından fazlasını oluşturdu.

Basra Körfezi’nden yapılan petrol sevkiyatlarında yaşanan aksamaların ardından Hindistan’ın Rusya’dan gerçekleştirdiği ham petrol alımları tarihi zirveye ulaştı.

Financial Times’ın analiz şirketi Kpler verilerine dayandırdığı habere göre, Hindistan’ın toplam petrol ithalatı çatışmaların başlamasından bu yana en yüksek seviyeye çıkarak günlük yaklaşık 5 milyon varil oldu.

Alımlardaki bu artış, ABD ve İsrail’in İran’a yönelik saldırılarının başlaması ve Hürmüz Boğazı üzerinden yapılan sevkiyatların daralmasının ardından kaydedildi.

Analiz verilerine göre, şubat ayında Rusya’dan Hindistan’a yapılan petrol sevkiyatı günlük yaklaşık 1 milyon varil düzeyindeydi.

Yeni Delhi yönetimi, haziran ve temmuz aylarında ise Rusya’dan günlük 2,6 milyon varilin üzerinde ham petrol ithal etti. Bu miktar, ülkenin toplam ham petrol ithalatının yarısından fazlasına karşılık geliyor.

Hindistan daha önce, Rusya ekonomisine destek vermekle suçlayan ABD Başkanı Donald Trump’ın eleştirilerinin ardından Rus petrolü alımlarını azaltmıştı.

Fakat alternatif tedarik kanallarındaki açık nedeniyle Washington, Hindistan’ın Rus ham petrolünü almaya devam etmesine olanak tanıyan muafiyetler sağladı.

İhtiyaç duyduğu petrol ve doğalgazın yüzde 90’ından fazlasını ithal eden Hindistan için Ortadoğu’daki aksamalar enerji güvenliği risklerini tırmandırdı.

Başbakan Narendra Modi, enerji güvenliğinin sağlanmasını temel önceliklerden biri olarak nitelendirerek alternatif enerji kaynaklarının geliştirilmesine hız verilmesi çağrısında bulundu.

Ülke enerjisinin omurgasını fosil yakıtlar oluşturmaya devam ediyor. Enerji tüketiminde kömürün payı yaklaşık yüzde 60, petrolün payı yüzde 28 seviyesindeyken nükleer enerjinin payı yüzde 1,6 düzeyinde kalıyor.

Reuters’ın hafta başında aktardığına göre, Hindistan’a sevk edilen Rus Urals petrolü mayıs ayından bu yana ilk kez gösterge Brent petrole kıyasla primli satılmaya başladı.

Üç işlemciye dayandırılan bilgilere göre, eylül teslimatlarında 1 ila 2 dolarlık indirimle işlem gören kargolar, bu hafta ekim teslimatları için varil başına 1 dolara varan primle teklif edildi.

Hint rafinerileri, İran’la yaşanan gerilimin tırmanması ve Hürmüz Boğazı’ndaki deniz taşımacılığı aksamaları sebebiyle Ortadoğu tedarikinin güvenliğine yönelik artan endişeler üzerine Rus petrolü alımlarını yükseltti.

Aynı etkenler, Uzak Doğu menşeli ESPO Blend türü dahil olmak üzere Çin’in Rus petrolüne yönelik talebini de destekledi.

İşlemciler, Çinli alıcıların Ortadoğu’dan gelebilecek olası aksamalara karşı alternatif aramasıyla ESPO primlerinin yükseldiğini belirtti.

Rus petrolü fiyat avantajı sayesinde Asyalı rafineriler için cazibesini korurken, güçlü talep doğrultusunda uygulanan indirimler yıl boyunca daralma kaydetti.

Okumaya Devam Et

Rusya

Rusya, 1000 kilometre menzile sahip kamikaze dronlarının seri üretimine başladı

Yayınlanma

Rus savunma sanayisi şirketi Almaz-Antey, 1000 kilometreden fazla menzile sahip Garpiya-A1 kamikaze dronlarının seri üretimine geçti. Rosoboroneksport, uluslararası pazara sunulan sistemin yabancı müşterilerin ilgisini çektiğini ve dost ülkelerde ortak üretime açık olduklarını bildirdi.

Rusya merkezli Almaz-Antey Doğu Kazakistan Bölgesi (VKO) Konsorsiyumu, dolanan mühimmat sınıfındaki “Garpiya-A1” kamikaze dronlarının seri üretimine başladı.

Rusya’nın resmi silah ihracat şirketi Rosoboroneksport’un basın servisi, üretimin sistemi dünya pazarına sunma hedefi doğrultusunda yürütüldüğünü duyurdu.

Rosoboroneksport Genel Direktörü Aleksandr Miheyev, şirketin ulaştığı üretim kapasitesine dikkat çekerek, “Almaz-Antey VKO Konsorsiyumu, Garpiya-A1 (E) sisteminin seri üretiminde yetkinlik kazandı. Ülkenin savunma kabiliyetine zarar vermeden, yabancı müşterilerle yapılan sözleşmeleri rekabetçi sürelerde yerine getirmeyi sağlayan bir seviyeye ulaştı” dedi.

Miheyev, şirketin sistemin sevkiyatına ve Rusya’ya dost ülkelerin topraklarında üretimin yerelleştirilmesine yönelik müzakerelere açık olduğunu belirtti.

İnsansız hava aracının ihraç versiyonunun yabancı müşterilerin ilgisini çektiğini vurgulayan Miheyev, ürünün bazı ortaklara tanıtıldığını kaydetti.

Belirlenen koordinatlardaki sabit hedefleri vurmak üzere tasarlanan “Garpiya-A1 (E)” sistemi bünyesindeki uzun menzilli BLA-D insansız hava aracı, 50 metreden 2 bin 500 metreye kadar irtifada uçabiliyor.

Saatte 170 kilometreye varan hıza ulaşabilen araç, 1000 kilometrenin üzerinde mesafe katedebiliyor. Havada en az altı saat kalabilen dron, 50 kilogramın üzerinde harp başlığı taşıma kapasitesine sahip.

Rusya’da insansız sistemlere yönelik geliştirme faaliyetleri sürerken Kalaşnikov Konsorsiyumu Başkanı Alan Luşnikov da ağustos ayı başında yaptığı açıklamada, 11 kilogramlık harp başlığına ve yapay zeka unsurları içeren bir otomatik güdüm sistemine sahip “Kub-10ME” kamikaze dronunun yakında Ukrayna’daki askeri harekat bölgesinde kullanılacağını açıklamıştı.

Okumaya Devam Et

Rusya

Şeremetyevo özelleştirmesinde devlet altın hisse hakkını kullanacak

Yayınlanma

Rusya hükümeti, Şeremetyevo Uluslararası Havalimanı’nın yönetiminde Rusya Federasyonu’nun “altın hisse” özel hakkını kullanmasını kararlaştırdı. Başbakan Mihail Mişustin’in imzaladığı karar, Devlet Başkanı Vladimir Putin’in havalimanındaki kamu hisselerinin özelleştirilmesine izin veren kararnamesi doğrultusunda alındı.

Rusya hükümeti, Şeremetyevo Uluslararası Havalimanı Anonim Şirketi’nin yönetiminde Rusya Federasyonu adına özel bir hak olan “altın hisse” uygulamasını devreye sokma kararı aldı.

İnterfaks ajansının aktardığına göre Başbakan Mihail Mişustin ilgili kararnameyi 18 Ağustos’ta imzaladı.

Söz konusu belge, Devlet Başkanı Vladimir Putin’in ağustos ayı başında yayımlanan kararnamesinin icrası kapsamında hazırlandı. Putin, bahsi geçen kararnameyle Şeremetyevo’yu stratejik işletmeler listesinden çıkarmış ve havalimanındaki kamu hisselerinin özelleştirilmesine izin vermişti.

“Altın hisse”, bir anonim şirkette hissedar konumundaki kamu tüzel kişiliklerine veya yerel yönetimlere tanınan kurumsal bir hakkı ifade ediyor.

Özelleştirilen işletmeler üzerindeki devlet denetimini koruma işlevi gören bu hak, yabancı yatırımcıların yer aldığı şirketlerde genel olarak oy kullanma imkanı sağlamasa da devlete ana sözleşme değişikliklerini onaylama veya veto etme yetkisi veriyor.

Devlet Başkanı Vladimir Putin’in yayımladığı kararname, özelleştirme ve stratejik işletme statüsüne dair hükümlerin yanı sıra havalimanının ana faaliyet alanının korunmasını, tesis ve kapasitelerin modernizasyonu için gerekli şartların sağlanmasını şart koşuyor.

Belge aynı zamanda hisse senetlerinin doğrudan ya da dolaylı yoldan yabancı kişi ve kuruluşların kontrolündeki tüzel kişilere geçmesini engellemeyi de güvence altına alıyor.

Putin, 2015 yılında Şeremetyevo’nun varlıklarının konsolidasyonunu ve kısmi özelleştirmesini öngören kararnameyi imzalamıştı.

Devlet, yeni kurulan “Şeremetyevo Havalimanı” şirketine federal mülkiyette bulunan yüzde 83,038 oranındaki havalimanı hissesini devrederken kamu payının en az yüzde 30 seviyesinde kalması şartı getirilmişti.

Varlıkların birleştirilmesi süreci Mayıs 2017’de tamamlandı. Bu konsolidasyon sonucunda Şeremetyevo Holding havalimanının yüzde 66,06 hissesine sahip olurken Rusya Federal Mülkiyet Yönetim Ajansı (Rosimuşçestvo) yüzde 30,46’lık payı elinde tuttu.

Geriye kalan hisselerin yüzde 2,43’ü Aeroflot’a, yüzde 1,05’i ise havalimanı yönetimine geçti.

Şeremetyevo Holding 2020 yılında devlete ait hisseleri satın almak üzere başvuruda bulunmuş, ancak daha sonra işlemden vazgeçmişti. Bu vazgeçmeyle birlikte havalimanının mülkiyeti bütünüyle özel sektöre devredilmemişti.

Okumaya Devam Et

Çok Okunanlar

English