Rusya
Kamçatka’daki son 70 yılın en güçlü depremine dair bilinenler

Kamçatka açıklarında 30 Temmuz’da son 70 yılın en şiddetli depremi meydana geldi. 8,8 büyüklüğündeki sarsıntı, Pasifik kıyısındaki onlarca ülkede tsunamiye neden olurken, bölgedeki Klyuçevskoy yanardağının da faaliyete geçmesine yol açtı. Rus yetkililer, uyarı sistemlerinin düzgün çalışması sayesinde can kaybı yaşanmadığını açıkladı.
Kamçatka’da 30 Temmuz’da, son 70 yılın en güçlüsü olan 8,8 büyüklüğünde deprem meydana geldi.
Rusya Bilimler Akademisi Birleşik Jeofizik Servisi Kamçatka Şubesi Direktörü Danila Çebrov, depremi “neredeyse gezegen ölçeğinde bir olay” olarak nitelendirdi.
Deprem, Pasifik Okyanusu kıyısındaki onlarca ülkede tsunamiye yol açarak sahil yaşamını felç etti.
Petropavlovsk-Kamçatski’deki sarsıntının şiddeti 6 bal olarak ölçüldü. Çebrov, bu büyüklükteki deprem için bu değerin anormal derecede düşük olduğuna dikkat çekti. Ana şokun ardından Kuril Adaları açıklarında 5,1 ve 5 büyüklüğünde iki yeni deprem daha kaydedildi. Şikotan Adası ve Severo-Kurilsk’te 3 bala varan sarsıntılar hissedildi.
Pasifik’te tsunami alarmı
Depremin ardından Sahalin bölgesini ilk tsunami dalgası vurdu. Çebrov, 8,8 büyüklüğündeki depremde dalga yüksekliğinin 10 metreye ulaşabileceğini ancak fiili yüksekliğin 3-4 metre olduğunu söyledi.
Bu göstergeler yine de güçlü ve tehlikeli kabul ediliyor. Vedomosti gazetesine konuşan Rusya Bilimler Akademisi Sibirya Şubesi Petrol ve Gaz Jeolojisi ve Jeofiziği Enstitüsü Sismik Tomografi Laboratuvarı Baş Araştırmacısı İvan Kulakov, Severo-Kurilsk kıyı bölgesinde yaklaşık 4 metrelik dalgaların gözlemlendiğini belirtti.
Sahalin ve Kamçatka’da tsunami ve deprem sonrası olağanüstü hâl ilan edildi. Karar, Severo-Kurilsk bölgesi ve Petropavlovsk-Kamçatski yetkilileri tarafından alındı. Tsunami tehdidi, yerel saatle yaklaşık 23.00’te (TSİ 14.00) kaldırıldı.
Aynı gün yerel saatle 23.55’te (TSİ 14.55) Kamçatka’daki Klyuçevskoy yanardağı da patlamaya başladı. EGS RAN, Telegram kanalından yaptığı açıklamada, yanardağın 3 kilometre yüksekliğe kadar kül püskürttüğünü ve batı yamacında lav akışı gözlemlendiğini bildirdi.
Uzmanlar ‘sıkışan yay’ etkisine işaret etti
Rusya Bilimler Akademisi Deprem Tahmin Teorisi ve Matematiksel Jeofizik Enstitüsü Direktörü Petr Şabalin, bu tür depremlerin ortalama beş yılda bir meydana geldiğini ve 21. yüzyılın başından bu yana dördüncü kez yaşandığını kaydetti.
Güney Kamçatka bölgesinde “sıkışan yay” etkisinin devreye girdiğini ve 1952’den beri biriken deprem potansiyelinin tamamen boşaldığını kaydeden uzman, “Büyük depremler, Pasifik ve Avrasya tektonik plakalarının birleştiği yerlerde meydana geliyor ve son 70 yılda aralarında çok az karşılıklı hareket vardı. Şimdi bu bölgede ‘yay boşaldı’ ve plakalar birkaç metre kaydı,” diye açıkladı.
Kamçatka bölgesindeki son büyük deprem, 9 büyüklüğüyle Kasım 1952’de yaşanmıştı. Rusya Bilimler Akademisi, o dönemde oluşan tsunaminin 18 metreye ulaşan dalgalarının Kamçatka ve Kuril Adaları’nda ciddi yıkıma yol açtığını belirtti.
ABD Jeoloji Araştırmaları Kurumu (USGS) ise kayıtlarını, bölgede 8,8 büyüklüğünde başka büyük depremin yaşandığı 1900 yılından başlatıyor.
“Tanrı’ya şükür can kaybı yok”
Kamçatka Sağlık Bakanı Oleg Melnikov, Telegram kanalından yaptığı açıklamada, birkaç kişinin ciddi olmayan yaralanmalarla tedavi altına alındığını bildirdi.
Yelizovo Uluslararası Havalimanı binasında kadına tıbbi yardım sağlandığı ve durumunun iyi olduğu belirtildi.
Kremlin Sözcüsü Dmitriy Peskov, Kamçatka’daki tüm uyarı sistemlerinin düzgün çalıştığını ve insanların tahliye edildiğini belirterek, “Tanrı’ya şükür can kaybı yok,” dedi.
Peskov ayrıca binaların depreme dayanıklılığına ve bölgenin doğal afetlere karşı teknolojik hazırlığına dikkat çekti.
Bölge Acil Durumlar Bakanı Sergey Lebedev, VKontakte (VK) sayfasındaki video mesajında, Petropavlovsk-Kamçatski’de tadilatta olan 15 numaralı anaokulu binasının cephesinin bir kısmının çöktüğünü, olay sırasında içeride çocuk bulunmadığını söyledi. Bölge Acil Durumlar Bakanlığına göre, bölgedeki binaların çoğu ayakta kaldı.
Bölge hükümeti, evlerinde kalmaktan korkan sakinler için geçici barınma merkezleri oluşturulduğunu duyurdu.
Açıklamada, konutlarda kalmanın tehlikeli olmadığı vurgulandı. Sahalin Valisi Valeriy Limarenko, Severo-Kurilsk’te binaların ve iletişim hatlarının incelenmesine yakında başlanacağını bildirdi.
Kamçatka Valisi Vladimir Solodov ise en şiddetli sarsıntılar sırasında ameliyatı kesmeyen onkoloji dispanseri doktorlarının devlet nişanlarına aday gösterilmesi talimatını verdi.
Artçı sarsıntılar bir ay sürecek
EGS RAN Kamçatka Şubesi uzmanları, güçlü ve hissedilir artçı sarsıntıların en az bir ay daha devam edeceği sonucuna vardı.
Uzmanlar, artçıların büyüklüğünün 7,5’e ulaşabileceğini, ancak bu sürecin yıkıcı olması beklenmediğini kaydetti.
Şabalin de depremin merkez üssünde 6’dan düşük büyüklükte tekrarlanan sarsıntıların olasılığını dışlamadı ve bunların bölge sakinlerine ciddi zarar vermeyeceğini belirtti. Kulakov, Kamçatka ve Pasifik kıyısındaki diğer bölgelerde tsunami tehdidinin arttığını ekledi.
Japonya’dan Şili’ye kadar tüm Pasifik etkilendi
Kamçatka açıklarındaki şiddetli sarsıntıların ardından güçlü tsunami dalgaları Kuril Adaları, Japonya, Hawaii ve Kaliforniya kıyılarını vurdu.
Japon makamları, 229 belediyede 2 milyondan fazla sakini tahliye etti ve vatandaşları kıyılardan uzak durmaya çağırdı.
Doğal afetler, Japonya genelinde hava ve demiryolu ulaşımını aksattı. Ayrıca Pasifik kıyısındaki nükleer santrallerin çalışması durduruldu.
ABD’nin Kuzey Kaliforniya kıyılarında dalga aktivitesi artarak bazı yerlerde kıyı bölgelerinin sular altında kalmasına neden oldu.
Hawaii’de yetkililer, tsunami tehdidi nedeniyle ilk saatlerde sakinlere yüksek yerlere çıkma emri verdi ancak daha sonra bu emri iptal ederek sadece kötü hava uyarılarını yürürlükte bıraktı.
Kanada’nın batısındaki Vancouver Adası’nın bazı bölgelerini 30 santimetreye varan küçük tsunami dalgaları vurdu.
Meksika’da ise yetkililer, Aşağı Kaliforniya’dan Chiapas’a kadar tüm Pasifik kıyısı sakinlerinden okyanusa açılmamalarını istedi.
Şili’de ulusal tsunami uyarı sistemi, ülkenin tüm kıyı şeridi için tehdit bildirdi. Peru ve Fransız Polinezyası’ndaki yetkililer de benzer uyarılar yayımladı. Filipinler hükümeti, doğu kıyısı sakinlerini iç kesimlere gitmeye çağırdı.
Doğa ve iş dünyası üzerindeki etkiler
Şabalin, Kamçatka depremi ve ardından gelen tsunaminin Pasifik Okyanusu ekosistemine önemli zarar vermediğini ve yalnızca Uzak Doğu ile Pasifik ülkelerinde yerel yıkımlara yol açtığını söyledi.
Rusya Federal Balıkçılık Kurumu (Rosrıbolovstvo), Sahalin bölgesinin kıyı kesimleri hariç, su ürünleri avcılığının normal seyrinde devam ettiğini bildirdi.
Bölgede Alaid, SK BSF A.Ş. ve Granis Ltd. şirketlerine ait balık işleme tesislerinin yanı sıra Azimut Ltd. şirketine ait balık çiftliğinin sular altında kaldığı belirtildi. Tüm işçilerin tahliye edildiği ve yaralanan olmadığı kaydedildi.
Etkilenen şirketlerden Alaid, 2024’te cirosunu yüzde 17,3 düşüşle 1,2 milyar rubleye indirirken, yılı 1,5 milyar ruble zararla kapattı.
Salmonica grubuna ait olan SK BSF’nin cirosu ise 2024’te yüzde 34,7 artışla 6 milyar rubleye, net kârı da yüzde 65,6 artışla 1,4 milyar rubleye yükseldi. Granis Ltd. şirketinin cirosu da 2024’te yüzde 2,2 artarak 619,6 milyon rubleye, net kârı ise yüzde 27,1 artarak 120,5 milyon rubleye ulaştı.
Rusya
AB Mahkemesinden Rus yatırımcılara ret: “Tahkim davası açılamaz”

AB Genel Mahkemesi, yaptırımlar nedeniyle tahkime gitmek isteyen dört Rus yatırımcının açtığı iptal davalarını usul gerekçeleriyle reddetti. Mahkeme, AB Konseyinin 18’inci yaptırım paketiyle getirdiği tahkim kısıtlamalarını siyasi tercih sayarak inceleme yetkisi olmadığını açıkladı.
Avrupa Birliği Genel Mahkemesi, Rus yatırımcıların yaptırımlara karşı uluslararası yatırım tahkimine gitmesini engelleyen AB düzenlemelerine yönelik dört ayrı iptal başvurusunu reddetti.
2 Ekim 2026 tarihli kararlarda mahkeme, başvuruları esasa girmeden, doğrudan yetki ve usul gerekçeleriyle geri çevirdi.
Süreç, AB Konseyinin Temmuz 2025’te kabul ettiği 18’inci Rusya yaptırım paketiyle başladı. Bu pakette yer alan düzenleme, yatırımcılarla devletler arasındaki uyuşmazlıkları uluslararası hukuka göre çözen ve tazminat ödenmesini sağlayan yatırım tahkimi mekanizmasına ağır kısıtlamalar getirdi.
Konseyin kabul ettiği kurallara göre AB üyesi ülkeler, yaptırımlar nedeniyle kendilerine karşı açılan tahkim davalarında “mümkün olan tüm itirazları” ileri sürmekle yükümlü kılındı.
Ayrıca yaptırımlara aykırı şekilde verilen herhangi bir tahkim kararının Avrupa kamu düzenini ihlal edeceği, bu nedenle hiçbir birlik ülkesinde tanınamayacağı ve uygulanamayacağı karara bağlandı.
Düzenleme, tahkim davası nedeniyle zarara uğrayan üye devletlere bu zararı tazmin etme hakkı da verdi.
Belçika merkezli takas kurumu Euroclear bünyesinde varlıkları bloke edilen ve daha önce Belçika makamlarına yatırım uyuşmazlığı başlatma bildirimi sunan dört Rus yatırımcı, Konseyin getirdiği bu kısıtlamaların iptali için AB yargısına başvurdu.
Genel Mahkeme yetkisizlik gerekçesiyle esasa girmedi
AB Genel Mahkemesi, özel kişilerin birlik yargısına erişimini düzenleyen katı içtihat kurallarını gerekçe göstererek davaları reddetti.
Mahkeme, davacıların tahkim kısıtlamalarından “doğrudan ve bireysel olarak” etkilenmediğine hükmetti.
Karara göre yatırımcıların adları yaptırım listesinde doğrudan geçmiyor; “potansiyel tahkim davacısı” sıfatı ise bireysel değil, soyut bir nitelik taşıyor.
Yargıçlar ayrıca, düzenlemenin üye devletler açısından uygulama adımları gerektirdiğini vurguladı. Yatırımcının lehine bir tahkim kararı çıksa bile, kararın tanınması ve icrası için ulusal mahkemelere başvurulması gerektiğine dikkat çekildi.
Mahkeme son olarak, yatırım tahkimine yönelik yaptırım kurallarının AB Konseyinin siyasi tercihi olduğunu ve bu alanda yargı yetkisinin bulunmadığını belirtti.
Mahkeme böylece, AB Konseyinin üye ülkelerin taraf olduğu uluslararası anlaşmaları uygulamasını yasaklayıp yasaklayamayacağı yönündeki karmaşık hukuki tartışmayı incelemekten kaçındı.
Uluslararası tahkim yaptırımlardan bağımsız işliyor
Hukuk uzmanlarına göre bu karar, yaptırımlar nedeniyle devletlere karşı açılan tahkim davalarının pratik değerini azaltmıyor.
Çünkü uluslararası yatırım tahkimi heyetleri ne ulusal mahkemelere ne de AB Adalet Divanına bağlı çalışıyor; davaları doğrudan uluslararası anlaşmalardaki yatırımcı koruma standartlarına göre karara bağlıyor.
Tahkim kurulları, Avrupa’nın tek taraflı yaptırımlarını otomatik olarak haklı görmek zorunda değil; tam aksine, bu yaptırımların uluslararası yatırım hukuku güvencelerini çiğnediği sonucuna varabiliyor.
Üye ülkelerin aleyhlerine çıkacak bir kararı zaten siyasi hassasiyetler nedeniyle gönüllü uygulamayacağı biliniyordu. Ancak bağımsız uluslararası hukuka dayalı tahkim mekanizması, yatırımcılar için tarafsız bir zemin sunmayı sürdürüyor.
Uygulamada da benzer örnekler yer alıyor: İran bankaları Melli ve Saderat, yaptırımların etkilediği bir uyuşmazlıkta Bahreyn’e karşı açtıkları yatırım tahkimini kazanmıştı.
Lüksemburg aleyhine başlatılan tahkim sürecinin, AB’nin Mihail Fridman hakkındaki yaptırımları kaldırmasında etkili olduğu değerlendiriliyor. Belçika’ya yapılan çok sayıda tahkim bildiriminin de Belçika Hazinesinin varlık serbest bırakma yetkisinin bulunmadığına ilişkin içtihat üzerinde rol oynadığı belirtiliyor.
Rusya
Rusya’da sanal bahisi yasallaştırma planı gündemde

Rusya Maliye Bakanlığı, yasadışı internet kumarhanelerinin yasal çerçeveye alınması halinde bütçeye yılda 100 milyar ruble ek gelir sağlanabileceğini hesaplıyor. Yasal bahis sektörünün bütçeye ve spora yıllık katkısının da 100 milyar rubleye ulaştığını belirten yetkililer, kumar bağımlılığına karşı kişisel erişim kısıtlamaları üzerinde duruyor.
Rusya Maliye Bakanlığı, internet üzerinden faaliyet gösteren yasadışı kumarhanelerin yasal zemine çekilmesinin devlet bütçesine yılda yaklaşık 100 milyar ruble ek gelir sağlayabileceğini hesaplıyor.
İstanbul’da düzenlenen Verona Avrasya Ekonomik Forumu sırasında gazetecilere konuşan Rusya Maliye Bakan Yardımcısı İvan Çebeskov, bakanlığın bu alana yönelik farklı düzenleme seçeneklerini masaya yatırdığını açıkladı.
Çebeskov, yasal bahis pazarının bu yıl yürürlüğe giren artırılmış vergi oranları, vergiler ve hedefe yönelik kesintilerle birlikte bütçeye ve spora halihazırda yılda yaklaşık 100 milyar ruble kazandırdığını belirtti.
Yasadışı pazarın hacim bakımından yasal sektörle denk düzeyde olduğunu kaydeden Çebeskov, bütçeye aktarılabilecek potansiyel gelirin de benzer bir büyüklüğe ulaştığını dile getirdi.
Devletin şu anda bu kaynağı kasasına koyamadığını vurgulayan Bakan Yardımcısı, “Bu, doğal olarak bütçenin mahrum kaldığı ve aralarında çeşitli suç şebekelerinin de yer aldığı alanlara giden devasa bir para” değerlendirmesini yaptı.
Maliye Bakanlığı yasadışı pazara karşı düzenleme seçeneklerini inceliyor
Maliye Bakanlığı, kayıt dışı faaliyet gösteren çevrimiçi kumarhanelerin denetim altına alınması ihtimalini diğer resmi kurumlar ve yasal pazar temsilcileriyle birlikte değerlendirmeye aldı.
Kısa süre önce düzenlenen şans oyunları forumunda sektör bileşenlerinin yasadışı internet kumarhanelerini hem ekonomi hem de yasal bahis kuruluşları açısından büyük bir sorun olarak nitelediğini aktaran Çebeskov, yasal işletmeciler dahil çeşitli taraflardan düzenleme ve mücadele önerileri aldıklarını, bakanlığın bütün olasılıkları incelediğini ifade etti.
Şans oyunlarının ekonomik getirisinin yanında toplumsal riskler de barındırdığına dikkat çeken Çebeskov, kumar bağımlılığı sorununun mutlaka hesaba katılması gerektiğini vurguladı.
Bakan Yardımcısı, yurttaşların korunması için şans oyunlarına kişisel erişim yasağı getirilmesi gibi mekanizmaların devreye sokulmasının zorunlu olduğunu kaydetti.
Rusya Maliye Bakanlığı Finans Politikası Dairesi Başkan Yardımcısı Aleksandr Hristoforov, 29 Eylül’de yaptığı açıklamada 64 binden fazla Rusya vatandaşının kumar oyunlarına yönelik kişisel men kısıtlaması koydurduğunu duyurmuştu.
Rusya parlamentosunun alt kanadı Duma ise 9 Haziran’da yasadışı şans oyunları sitelerine erişimin hızla engellenmesini öngören yasayı kabul etmiş ve bildirimleri inceleme süresini beş iş gününden iki iş gününe indirmişti.
Kremlin Sözcüsü Dmitriy Peskov, Maliye Bakanlığının internet kumarhanelerinin yasallaştırılmasına dönük önerisinin Kremlin’e ulaştığını 28 Ocak’ta teyit etmiş, girişimin üzerinde çalışılması gerektiğini belirtmişti.
Rusya
Rusya Merkez Bankası faizi yüzde 14 seviyesinde sabit tuttu

Rusya Merkez Bankası, kalıcı fiyat baskısı ve yüksek enflasyon beklentilerini gerekçe göstererek politika faizini yıllık yüzde 14 seviyesinde sabit tuttu. Yıllık enflasyonun yüzde 7 bandında seyrettiği ülkede piyasa uzmanları, bütçe açığı ve akaryakıt maliyetlerinin fiyatlar üzerindeki yukarı yönlü baskıyı canlı tuttuğuna dikkat çekiyor.
Rusya Merkez Bankası Yönetim Kurulu, 23 Ekim’deki toplantısında politika faizini yıllık yüzde 14 seviyesinde sabit tuttu.
Vedomosti gazetesinin görüştüğü 26 ekonomistten 25’i bu kararı beklerken, yalnızca bir uzman faizin yüzde 13,75’e çekilebileceği tahmininde bulunmuştu.
Fiyat baskısının yüksek seyrettiğini, enflasyon beklentilerinin de üst seviyelerde kaldığını duyuran Merkez Bankası, ekonominin yılın ikinci yarısında ılımlı bir hızla büyüdüğünü kaydetti.
Kalıcı fiyat artışının yavaşlamadığına işaret eden düzenleyici kurum, yıllıklandırılmış bazda bu oranın yüzde 5 ila 6 aralığında seyrettiğini hesaplıyor.
Merkez Bankası bu tablonun temel nedeni olarak kimi sektörlerdeki üretim kapasitelerinin geçici biçimde daralmasını gösteriyor. Açıklamada, kalıcı enflasyondaki düşüş eğiliminin yeniden başlaması için toplam talep artışının sınırlı tutulması gerektiği vurgulanıyor.
Kurulun sonraki faiz kararlarını ise enflasyonun seyrine, enflasyon beklentilerine, iç ve dış koşullardan kaynaklanan risk değerlendirmelerine göre belirleyeceği aktarılıyor.
Rusya Merkez Bankası, 11 Eylül’deki önceki toplantısında para politikasındaki gevşeme sürecine yaklaşık bir buçuk yıl aradan sonra ilk kez ara vermişti.
Merkez Bankası Başkanı Elvira Nabiullina o dönem yaptığı değerlendirmede, bu duraklamanın para politikasının doğrudan etki edemeyeceği tek seferlik etkenlerden kaynaklandığını anlatmıştı.
Nabiullina, tüketici enflasyonundaki yıllıklandırılmış artışın öncelikle kimi sektörlerdeki geçici üretim kapasitesi kısıtlarından hız aldığını, akaryakıt fiyatlarındaki yükselişin de tabloda belirgin bir rol oynadığını söylemişti.
Kurum başkanı, fiyatlardaki tek seferlik ivmelenmenin kalıcı bir eğilime dönüşmemesi adına ölçülü sıkı para politikası koşullarının zorunlu olduğunu savunmuştu.
Rusya Federal Devlet İstatistik Servisi’nin (Rosstat) verilerine göre Rusya’da haftalık enflasyon, 6-12 Ekim haftasındaki yüzde 0,11 seviyesinin ardından 13-19 Ekim haftasında yüzde 0,05 olarak ölçüldü.
Fiyatlardaki artış ay başından bu yana yüzde 1,06’ya, yıl başından bu yana ise yüzde 6,15’e ulaştı.
Haftalık tüketici enflasyonu 29 Eylül-5 Ekim döneminde yüzde 0,96, 22-28 Eylül döneminde yüzde 0,12, 15-21 Eylül döneminde yüzde 0,06, 8-14 Eylül döneminde yüzde 0,02 ve 1-7 Eylül döneminde yüzde 0,05 düzeyinde gerçekleşmişti.
İnterfaks’ın Merkez Bankası yöntemine dayanarak yaptığı hesaplamalara göre yıllık enflasyon 12 Ekim’deki yüzde 7,02 seviyesinden 19 Ekim’de yüzde 6,84’e gerilerken, Ekonomik Kalkınma Bakanlığı’nın yönteminde bu oran yüzde 7,22’den yüzde 7,15’e indi.
Uzmanlar faiz kararının gerekçelerini değerlendirdi
Stratejik Araştırmalar Merkezi (CSR) Genel Direktörü Pavel Smelov, Vedomosti’ye yaptığı açıklamada, Merkez Bankası’nın faize ara vermesindeki temel gerekçelerin enflasyondaki yeni yükseliş dalgası ile enflasyonist risklerin ağır basması olduğunu kaydetti.
Ekim ayı başında fiyat artışını tetikleyen başlıca etkenler arasında, temmuzdan bu yana ertelenen konut ve kamu hizmetleri tarifelerindeki artışın yer aldığını söyledi.
Tarifelerde ekim başında yapılan yüzde 9,9’luk planlı endekslenmenin ayın ilk haftasında haftalık enflasyonu tek seferde yüzde 0,96’ya fırlattığını hatırlatan Smelov, bu artışın beklenen ve tek seferlik bir sıçrama olduğunu dile getirdi.
Sovcombank Başanalisti Mihail Vasilyev ise akaryakıt piyasasındaki zorlu koşulların ve artan ulaşım maliyetlerinin enflasyonu yıl sonuna kadar yüksek tutabileceğini değerlendirdi.
Vasilyev, şirketlerin yükselen nakliye ve tarife maliyetlerini tüketici fiyatlarına yansıtabileceğine, bunun da canlı tüketici talebi ve yüksek seyreden enflasyon beklentileri ortamında hız kazanabileceğine dikkat çekti.
Bütçe politikasının bir diğer kritik etken olduğunu belirten Gazprombank Başekonomisti Pavel Biryukov da bütçe dengelerine işaret etti.
Mevcut bütçe yasasındaki 3,79 trilyon rublelik (milli gelirin yüzde 1,6’sı) açığa karşılık güncellenen bütçede 2026 yılı için 7,34 trilyon ruble, 2027 yılı için ise 5,4 trilyon ruble açık öngörüldüğünü anımsatan Biryukov, bu tablonun Merkez Bankası’nın önceki varsayımlarına kıyasla enflasyonu daha fazla körükleyici nitelikte olduğunu vurguladı.
Faizin yüzde 13,75’e indirilmesini bekleyen tek isim olan Truevalue Telegram kanalının yazarı ekonomist Viktor Tunev, olası bir indirimin ekonomi ile bütçe politikasında giderek daha görünür hale gelen sıkı para politikasının enflasyonist risklerini hafifletebileceğini savundu. Ankete katılan hiçbir uzman ise faiz artırımı beklemiyordu.
Stolıpin Ekonomik Büyüme Enstitüsü Başekonomisti Boris Kopeykin, ekonomide son beş çeyrektir süren yatırım daralması ortamında faiz artırmanın son derece riskli bir adım olacağını kaydetti.
Kopeykin, böylesi bir hamlenin ekonomide ve finans piyasalarında olumsuz bir zincirleme reaksiyona yol açabileceği uyarısında bulundu.
Amerika1 hafta önceSenatör Sanders: Silikon Vadisi zenginleri “korkunç bir plan” üzerinde çalışıyor
Dünya Basını2 hafta önceİngiliz diplomat Crooke: Suudi Arabistan’da asıl çöküş içeriden gelecek
Dünya Basını2 hafta önceRay Dalio: ABD için 3 yıl içinde borç krizi görüyorum
Rusya2 hafta önceRusya, Trump ile varılan mutabakatla dizel ihracatını kısmen serbest bıraktı
Avrupa2 hafta önceBurnham: Brexit oylamasında Rus müdahalesi var
Rusya2 hafta önceRosatom davasında mahkeme Finlandiya’nın sözleşme feshini hukuka aykırı gördü
Ortadoğu2 hafta önceIsrael Hayom yazdı: İsrailli istihbaratçılar yıllardır Riyad’da
Avrupa2 hafta önceLe Pen ve Mélenchon farkı açıyor











