Avrupa
Ukrayna tartışması AB zirvesinin gündemini zorlayabilir

Financial Times’ın diplomatik kaynaklara dayandırdığı haberine göre, Avrupa Birliği ülkeleri arasında Ukrayna’nın üyelik sürecine ilişkin görüş ayrılıkları 18-19 Haziran’da düzenlenen AB zirvesinin gündemini olumsuz etkileyebilir. Gazeteye konuşan kaynaklar, Ukrayna ile üyelik müzakerelerinde ilerleme sağlanmasına özellikle Macaristan, Polonya, Romanya ve Slovakya’nın itiraz ettiğini aktardı.
Financial Times’ın (FT) diplomatik kaynaklara dayandırdığı haberine göre, Avrupa Birliği ülkeleri arasında Ukrayna’nın birliğe katılım sürecine ilişkin görüş ayrılıkları, 18-19 Haziran tarihlerinde düzenlenen AB zirvesinin gündemini sekteye uğratabilecek bir unsur olarak öne çıkıyor.
Gazetenin aktardığına göre, pazartesi günü Ukrayna’nın AB’ye kabul sürecine ilişkin ilk müzakere kümesinin açılması, bazı üye ülkelerin bu alanda hızlı ilerleme sağlanmasına özellikle güçlü biçimde karşı çıktığını ortaya koydu.
Kaynaklar, bu ülkeler arasında Macaristan, Polonya, Romanya ve Slovakya’nın bulunduğunu belirtti.
FT’ye konuşan Avrupalı bir diplomat, “Tüm ülkeler beş kümenin hızla açılmasını desteklemiyor. Bazı üye devletler bu konuda görüşlerini dile getirdi ancak herkes bu kümelerin bu kadar hızlı açılması gerektiği düşüncesini paylaşmıyor” ifadelerini kullandı.
Bir başka AB yetkilisi ise gazeteye yaptığı değerlendirmede, “Ukrayna’nın genişleme konusunda jeopolitik bir kolaylık talep ettiğini anlıyoruz ancak süreç bu şekilde işlemiyor. Ukraynalı dostlarımıza bunun mevcut gerçeklik olduğunu söylememiz gerekiyor” dedi.
Birçok Avrupa başkenti tarafları daha temkinli bir tutum benimsemeye çağırıyor. Bu ülkeler müzakere kümelerinin mümkün olan en kısa sürede açılmasını istiyor.
Gazete, aynı ülkelerin müzakere kümelerinin açılmasından çok kapatılmasının belirleyici olduğunun farkında olduğunu da aktardı. Buna karşın söz konusu başkentler, Kiev’e verilen destek konusunda birlik içinde olunmadığını gösterebilecek açık bir siyasi tartışmanın parçası olmak istemiyor.
Ukrayna, 2022 yılında resmen Avrupa Birliği üyeliğine aday ülke statüsü kazandı. Avrupa Birliği 2024 yılında üyelik müzakerelerini sembolik olarak başlattı.
Ancak habere göre, dönemin Macaristan Başbakanı Viktor Orban fiili müzakere sürecinin başlamasına veto koydu. Bu nedenle görüşmelerin somut aşamaya geçmesi mümkün olmadı.
Macaristan, yeni Başbakan Peter Magyar’ın göreve başlamasından bir ay sonra, 13 Haziran’da bu vetoyu kaldırdı. Bunun ardından 15 Haziran’da Avrupa Komisyonu, Ukrayna ve Moldova’nın üyelik sürecinin temel unsurlarına ilişkin müzakerelerin başladığını duyurdu.
Daha sonra Rusya Dışişleri Bakanı Sergey Lavrov, Ukrayna’nın Avrupa Birliği’ne katılmasının AB açısından iç sorunları derinleştirebileceği uyarısında bulundu.
Lavrov, “Avrupa Birliği’nin kendi iç sorunları açısından bakıldığında, belki de Ukrayna’nın birliğe katılması kötü bir şey değildir. O zaman zaten dağılırlar. Dolayısıyla burada birbirine zıt çok sayıda eğilim bulunuyor” ifadelerini kullandı.
Kremlin Sözcüsü Dmitriy Peskov ise geçen yıl yaptığı açıklamada, Ukrayna’nın Avrupa Birliği’ne katılımının egemen bir hak olduğunu belirtmişti.
Peskov, bunun askeri bir ittifaka katılım anlamına gelmediğini ifade etmişti.
Avrupa
Ifo Enstitüsü Almanya ekonomik büyüme tahminini düşürdü

Almanya Ekonomik Araştırma Enstitüsü (Ifo), ülkenin 2027 yılı ekonomik büyüme tahminini yüzde 1,2’den yüzde 0,8’e düşürdü. Enstitü, genişlemeci maliye politikası ve kamu harcamalarının desteğiyle 2026 yılı büyüme tahminini ise yüzde 0,8 olarak korudu.
Almanya Ekonomik Araştırma Enstitüsü (Ifo), perşembe günü yaptığı açıklamada, ABD ile İran arasında çatışmanın çözümüne yönelik ön anlaşma sağlanmasına rağmen fiyatların yüksek kalacağı beklentisiyle, ülkenin 2027 yılı ekonomik büyüme tahminini geriletti.
Enstitü, mart ayındaki değerlendirmesinde yüzde 1,2 olarak açıkladığı 2027 yılı gayrisafi yurt içi hasıla (GSYH) büyüme tahminini yüzde 0,8’e çekti.
Genişlemeci maliye politikası ile altyapı, iklim nötrlüğü ve savunma alanlarındaki daha yüksek kamu harcamalarının ekonomiyi desteklemesi gerekçesiyle, 2026 yılı için yüzde 0,8’lik büyüme tahmini ise sabit tutuldu.
Ifo tarafından yayımlanan güncel tahminde, Almanya ekonomisindeki toparlanmanın geçen kış yarısında ivme kazandığı ifade edildi.
Açıklamada, Ortadoğu’daki çatışmanın tetiklediği enerji fiyatlarındaki keskin artışın, hanehalkının satın alma gücünü azalttığı ve kişisel tüketim üzerinde baskı oluşturduğu kaydedildi.
Ifo, İran savaşının gelecek haftalarda çözüleceğini ve enerji fiyatlarının kademeli olarak düşeceğini öngördüğü bir senaryoyu esas alsa da olası bir yeniden tırmanma durumunda tahminler üzerinde önemli aşağı yönlü riskler bulunduğu konusunda uyardı.
Enstitü, yüksek petrol fiyatlarının etkisi nedeniyle önceki tahmine göre yukarı yönlü revizyona giderek, enflasyonun 2026 yılında yüzde 2,9’a yükseleceğini, ardından 2027 yılında yüzde 2,7’ye gerileyeceğini öngörüyor.
Uzun vadeli görünümlerin zayıf kalmayı sürdürdüğünü belirten Ifo, demografik baskılar ve düşük üretkenlik artışı sebebiyle potansiyel GSYH büyümesinin on yılın sonuna kadar yüzde 0,1’e yavaşlayacağı tahmininde bulundu.
Avrupa
Bakanlar savunma bütçesinin artırılması için Starmer’a baskı yapıyor

İngiltere’de en az üç kabine bakanı, Başbakan Keir Starmer ve Maliye Bakanı Rachel Reeves’e savunma harcamalarının artırılması yönünde baskı yapıyor. İstifa eden Savunma Bakanı John Healey’nin çağrılarını destekleyen bakanlar, savunma bütçesinin artırılması için henüz bir güvence alamadı. Hükümet bünyesinde, savunma harcamalarının 2035 yılına kadar gayri safi yurt içi hasılanın yüzde 3,5’ine ulaştırılmasına yönelik müzakereler sürüyor.
İngiltere’de hükümet içerisindeki kaynakların aktardığına göre, birkaç kabine bakanı Başbakan Keir Starmer ve Maliye Bakanı Rachel Reeves’e savunma harcamalarının artırılması yönünde baskı uyguluyor.
Bloomberg’e konuşan konuya aşina kaynaklar, en az üç hükümet üyesinin bu doğrultuda adım atılması konusunda ısrarcı olduğunu bildirdi. Bu isimler arasında, istifa eden Savunma Bakanı John Healey’nin yerine göreve gelen yeni Savunma Bakanı Dan Jarvis’in yer almadığı kaydedildi.
Bakanların baskısı, görevinden ayrılan eski Savunma Bakanı John Healey’nin daha önce yaptığı bütçe artışı çağrılarının ardından geldi.
Başbakan Starmer’ın, Healey’nin tutumunu destekleyen bakanlara savunma bütçesinin artırılacağına dair henüz bir güvence vermediği aktarıldı.
Bununla birlikte, savunma harcamalarının artış hızının ivmelendirilmesi ve 2035 yılına kadar gayri safi yurt içi hasılanın (GSYİH) yüzde 3,5’i seviyesine çıkarılmasına yönelik müzakerelerin devam ettiği ifade edildi.
Starmer bütçe artışı sağlanamadığını açıkladı
Başbakan Keir Starmer, G7 zirvesi sırasında Politico’ya verdiği demeçte, İngiliz savunma bütçesinde bir artış sağlayamadığını belirtti. Silahlı kuvvetleri güçlendirmek adına geçen yıl dış yardımları keserek ve Savunma Yatırım Planı’nın tamamlanması için hükümet bakanlıklarının fonlarında kısıntıya giderek bir dizi “zor karar” aldığını ifade etti.
Eski Savunma Bakanı John Healey, 11 Haziran günü “kaynak yetersizliğini” protesto ederek Starmer kabinesindeki görevinden ayrılmıştı.
Healey’nin hemen ardından Silahlı Kuvvetlerden Sorumlu Bakan Al Carns da istifasını sunmuştu. Yaşanan istifaların ardından Savunma Bakanlığı koltuğuna, eski İçişleri Bakan Yardımcısı Dan Jarvis getirilmişti.
John Healey, görevinden ayrılırken kaleme aldığı mektupta, İşçi Partisi hükümetinin iki yıldan kısa bir sürede “Londra’yı Ukrayna’nın çıkarları doğrultusunda uluslararası arenada lider bir oyuncu haline getirmeyi” başardığını kaydetti.
Healey ayrıca, İngiltere’nin NATO bünyesinde Avrupa’nın önde gelen temsilcisi konumunun pekiştirildiğini ve savunma yatırımlarının GSYİH’nin yüzde 2,5’i seviyesine çıkarıldığını belirtti.
Savunmada yeni dönemin daha fazla yatırımı zorunlu kıldığını vurgulayan Healey, mektubunda Starmer’ın gerekli kaynakları sağlayamadığını, Maliye Bakanlığının ise ülkenin büyüyen tehditler karşısında korunması için ihtiyaç duyulan fonları tahsis etmek istemediğini ifade etti.
Healey daha önce de Savunma Yatırım Planı kapsamında önerilen 10 milyar sterlinlik tutarın Savunma Bakanlığının taleplerini karşılamada yetersiz olduğunu dile getirmişti.
Eski bakan, bu finansman düzeyinin orduyu küçülmeye zorlayabileceğini, bunun da ordunun savaş hazırlığını azaltarak askeri personel için riskleri artırabileceğini savunmuştu.
Avrupa
Polonya’da öldürülen Rus sanatçıya ilişkin şüpheli gözaltında

Polonya Başbakanı Donald Tusk, Biała Podlaska’da Rus sanatçı Semyon Skrepetski’nin ölümüyle bağlantılı olduğu değerlendirilen şüphelinin polis ve iç güvenlik birimleri tarafından yakalandığını açıkladı. Tusk, şüphelinin Gürcistan pasaportu kullandığını belirtirken, güvenlik birimlerinin cinayetin azmettiricisini belirlemek için çalışmalarını sürdürdüğünü bildirdi.
Polonya Başbakanı Donald Tusk, Biała Podlaska’da bir Rus vatandaşının öldürülmesine ilişkin soruşturmada şüphelinin gözaltına alındığını açıkladı.
Tusk, X hesabından yaptığı paylaşımda, şüphelinin Lubelskie Voyvodalığı polisi ve Polonya İç Güvenlik Ajansı’nın (ABW) operasyonuyla yakalandığını bildirdi.
Başbakan, “Gürcü pasaportu kullanıyordu. Güvenlik birimleri azmettireni tespit etmek için çalışmalarını sürdürüyor” ifadelerini kullandı.
Tusk, öldürülen kişinin adını paylaşmadı.
Polonya basınında yer alan haberlere göre, soruşturmaya yakın kaynaklar şüphelinin kullandığı belgenin sahte olduğunu öne sürdü. Wiadomosci’nin kaynaklarına göre gözaltına alınan kişinin Çeçen kökenli olabileceği değerlendiriliyor. RMF FM muhabiri de aynı yönde bilgiler aktardı.
Kaynaklar, şüphelinin Piastów’da, Varşova yakınlarındaki bir binada yakalandığını bildirdi.
Rus sanatçı saldırıda hayatını kaybetti
Olay, 15 Haziran’da Biała Podlaska’daki Kraliçe Jadwiga Caddesi’nde meydana geldi.
Soruşturma makamlarının aktardığına göre, sanatçı Semyon Skrepetski’ye yakın mesafeden birkaç el ateş edildi. Savcılık bulgularına göre saldırgan, Skrepetski yere düştükten sonra bir kez daha ateş etti. Kırk dört yaşındaki sanatçı olay yerinde yaşamını yitirdi.
Skrepetski, 2021’den bu yana ailesiyle birlikte Polonya’da yaşıyordu.
RMF24, bir gün önce kaynaklarına dayanarak soruşturma kapsamında üç şüphelinin gözaltına alındığını duyurmuştu.
Semyon Skrepetski’nin gerçek adının Robert Kuzovkov olduğu belirtildi. Sanatçı, primitivizm tarzında yaptığı karikatür niteliğindeki resimlerle tanınıyordu. Ayrıca, kıyamet sonrası Rusya’da yaşayan bir kazıcının maceralarını konu alan “Rusya-2028” adlı kitabın da yazarıydı.
Görüş1 hafta önceSavaşın kısa tarihi ve senaryolar – 3
Amerika1 gün öncePeter Thiel’in gizli cemiyeti: “Dialog”
Diplomasi2 hafta önceErmenistan ve ABD, Trump koridoru projesi için anlaşma imzaladı
Görüş2 hafta önceSavaşın kısa tarihi ve senaryolar – 2
Dünya Basını2 hafta önceİktisatçı Michael Hudson: Mevcut savaşın tüm detayları elli yıl önce planlandı
Görüş2 hafta önceİran Krizi ve Bilinçli Anlamsal Kaosun Yükselişi
Dünya Basını2 hafta önceProf. Wolff: Çin’in yükselişi küresel kapitalizmin tüm dengelerini sarsıyor
Asya2 hafta önceJaponya ve Filipinler’in deniz sınırı görüşmeleri Çin’i neden öfkelendirdi?











