Bizi Takip Edin

Rusya

Moskova’da benzin istasyonlarında yakıt satışına kota getirildi

Yayınlanma

Moskova’daki akaryakıt istasyonlarında araç başına yakıt satışına kota uygulanmaya başlandı. Yetkililerin doğu bölgelerinden başkente sevkiyat yönlendirmesine ve artan fiyatlara rağmen şehirde benzin istasyonlarında uzun kuyruklar ve tedarik açığı görülüyor. Ukrayna’nın rafinerilere yönelik saldırılarının ardından ülke genelindeki kriz onlarca bölgeye yayıldı.

Rus makamlarının ülkenin doğusundaki kaynakları başkente yönlendirme çabalarına rağmen, Moskova’daki çok sayıda akaryakıt dağıtım ağında araç başına yakıt satışına sınırlama getirildi.

Gazprom Neft temsilcileri RBK’ya yaptıkları açıklamada, şirkete ait istasyonlarda benzin ve dizel yakıt satışında araç başına 40 litreye kadar “geçici kısıtlama” uygulandığını duyurdu. Şirketin danışma hattı, bidonlara akaryakıt dolumu yapılmasına izin verilip verilmediğinin doğrudan ilgili istasyondan öğrenilebileceğini bildirdi. Gazprom Neft, Moskovalıların artan akaryakıt talebi karşısında durumun istikrara kavuşturulması için her türlü çabanın gösterildiğini savundu.

Tatneft’in danışma hattı ise şirketin Moskova’daki istasyonlarında satış sınırının benzin için 50 litre, dizel yakıt için ise 60 litre olduğunu açıkladı.

Moskova’da ve Moskova Bölgesi’nde yakıt yetersizliği geçen haftadan bu yana kayıtlara geçiyordu. Başkent sakinleri, Ukrayna’nın Rus petrol rafinerilerine düzenlediği son saldırı dalgasının ardından benzinde aksamalar yaşandığını ve istasyonlarda kuyruklar oluştuğunu aktardı. Yalnızca ağustos ayı içinde en az dört büyük petrol rafinerisi devre dışı kaldı.

Litre fiyatının 120 rubleye kadar tırmanmasına rağmen Gazprom, Rosneft, Neftmagistral, Teboil ve diğer dağıtım ağlarının istasyonlarında tükenen AI-95 tipi benzindeki kıtlık özellikle dikkat çekici boyutlara ulaştı.

RBK’nın verilerine göre 18 Ağustos akşamı itibarıyla Moskova’da Neftmagistral zincirine ait yalnızca tek bir istasyonda 95 oktan benzin bulunabiliyordu. Şirket, dizel yakıtın satışta olup olmadığının da ilgili istasyondan teyit edilmesini önerdi. Lukoil’in danışma hattı ise şehir genelinde yalnızca iki istasyonda AI-92, AI-95 ve motorin bulunduğunu, bir diğer istasyonda ise sadece dizel yakıtın yer aldığını bildirdi.

Reuters’a konuşan sektör kaynakları, haftanın başında Kremlin’in Moskova’ya öncelikli benzin tedariki için yeniden bir çalışma başlattığını aktarmıştı. Kaynakların verdiği bilgilere göre Moskova bölgesindeki akaryakıt açığı, doğu bölgelerindeki hacimlerin yeniden dağıtılmasıyla kapatılmaya çalışılıyor.

Buna karşın, giderek daha fazla bölgenin onlarca federe birimi saran ikinci yakıt krizi dalgasıyla karşı karşıya kalmasına rağmen benzin sevkiyatları taşradan başkente yönlendiriliyor.

“GdeBENZ” uygulamasının verilerine göre 16 Ağustos itibarıyla ülke genelindeki istasyonların yalnızca yüzde 28,1’inde benzin veya dizel yakıt temin edilebiliyordu; bu oran bir önceki hafta yüzde 41 seviyesindeydi. Son yedi gün içinde akaryakıt erişiminin gerilediği yerler arasında Volgograd, Çelyabinsk, Orenburg, Voronej, Samara, Penza, Saratov, Lipetsk ve Rostov bölgelerinin yanı sıra Tataristan da yer aldı.

Rusya

Azerbaycan’ın arama kararı çıkardığı Rusya Ulaştırma Bakanı danışmanı istifa etti

Yayınlanma

Rusya Ulaştırma Bakanı Danışmanı Aleksey Çadayev, Azerbaycan’ın hakkında arama kararı çıkarmasının ardından görevinden ayrıldı. Çadayev, kişisel görüşlerinin devletler arası işbirliğine engel oluşturmaması gerekçesiyle istifa ettiğini bildirdi. Azerbaycan Başsavcılığı, Çadayev ile birlikte iki Rus gazeteci hakkında terör çağrısı suçlamasıyla soruşturma başlatmıştı.

Rusya Ulaştırma Bakanı Danışmanı Aleksey Çadayev, Azerbaycan’ın hakkında arama kararı çıkarmasının ardından görevinden ayrılma kararı aldı.

Çadayev, kararını Telegram kanalından duyurdu.

Gönüllülük esasına dayalı yürüttüğü danışmanlık görevini bıraktığını belirten Çadayev, şu ifadeleri kullandı:

“Rusya Ulaştırma Bakanı’nın fahri danışmanlığı yetkilerimi devretme kararı aldım. Kararımın mantığı oldukça basit. Herhangi bir kimsenin şahsi uzmanlık pozisyonunun veya kamuoyuna açık açıklamalarının devletler arası etkileşimi etkilemesini ve devletlerin ortak çalışmasına engeller oluşturmasını doğru bulmuyorum.”

Pod yayınlarında, televizyon ve radyo programlarında dile getirdiği ve Telegram kanalında paylaştığı her şeyin “yalnızca kendi şahsi değerlendirmeleri” olduğunu kaydeden Çadayev, Ulaştırma Bakanlığının ise Azerbaycan hattı da dahil olmak üzere Kuzey-Güney uluslararası ulaştırma koridorunun geliştirilmesi ve transit taşımacılığın sağlanması gibi devlet görevlerini yürüttüğünü vurguladı.

Kişisel kamuoyu tutumunun ülkeler arası işbirliğini etkilemesini ve Rusya’nın diğer devletlerle ortak çalışmalarına engel teşkil etmesini uygun görmediğini açıklayan Çadayev, görevinden ayrılmasının ardından insansız hava araçları ve teknolojilerinin geliştirilmesi, askeri-sivil entegrasyon ve bunlarla bağlantılı diğer alanlarda çalışmayı sürdüreceğini ekledi.

Çadayev, “Burada herhangi bir dram yok. Çok fazla görev var, çalışmaya devam ediyoruz” dedi.

Gelişmenin öncesinde Azerbaycan Başsavcılığı, Aleksey Çadayev’in yanı sıra Rus gazeteciler İvan Knyazev ve Semyon Uralov hakkında terörizme, anayasal düzenin zorla değiştirilmesine ve ülkenin toprak bütünlüğünün bozulmasına yönelik aleni çağrılarda bulunma suçlamalarıyla arama kararı çıkarmıştı.

Hakkında açılan ceza davasını değerlendiren Rus gazeteci Semyon Uralov, yaşanan süreci hukuksuzluk ve keyfi uygulama olarak nitelendirdi.

Aleksey Çadayev ise RBK’ya yaptığı açıklamada, kendisine yöneltilen etnik nefreti körükleme suçlamalarını kabul etmediğini söyledi.

Aynı gün daha önce Azerbaycan Dışişleri Bakanlığı, Rusya’nın Bakü Büyükelçisi Mihail Yevdokimov’u bakanlığa çağırarak Rus medyasında yer alan ifadeler nedeniyle Moskova’ya protesto notası vermişti.

Azerbaycan Dışişleri Bakanlığı, söz konusu yayınlardaki değerlendirmeleri “kışkırtıcı, hakaret içerikli ve tehditkâr” olarak nitelemiş ve duruma kararlı tepkisini iletmişti.

Okumaya Devam Et

Rusya

Sberbank, Rusya için bütçe açığı tahminini düşürdü, petrolü 50 dolar bekliyor

Yayınlanma

Rusya’nın en büyük kamu bankası Sberbank, güçlü iç talep ve ithalat gelirleri sayesinde 2026 yılı federal bütçe açığı tahminini 7 trilyon rubleye düşürdü. Banka, hükümetin güncelleyeceği yeni bütçe kuralında petrol taban fiyatının varil başına 50 dolar olarak belirlenmesini bekliyor.

Rusya’nın en büyük kamu bankası Sberbank, 2026 yılı federal bütçe açığı tahminini düşürdüğünü ve yeni bütçe kuralında petrol kesinti fiyatının varil başına 50 dolar seviyesinde belirlenmesini beklediğini duyurdu.

Açıklamayı Doğu Ekonomi Forumu (VEF) öncesinde Reuters’a mülakat veren Sberbank Kıdemli Genel Müdürü ve Makroekonomik Araştırmalar Merkezi Başkanı Aleksandr İsakov yaptı.

Rusya Maliye Bakanlığı verilerine göre, harcamaların hızlanması nedeniyle federal bütçe hazirandaki fazlanın ardından temmuz ayında yeniden açık verdi. Yılın ilk yedi ayında biriken bütçe açığı ise bir önceki aydaki 5,73 trilyon rublelik (GSYH’nin yüzde 2,5’i) seviyeden 6,46 trilyon rubleye, yani GSYH’nin yüzde 2,8’ine yükseldi.

Temmuz ayı verilerinin yayımlanmasının ardından çok sayıda analist, bu yıl için bütçe açığı beklentisini 8 trilyon rubleye yakın seviyelere yükseltti. Sberbank ise piyasa eğiliminin aksine tahminini aşağı yönlü revize etti.

İsakov bütçe açığına ilişkin şu değerlendirmede bulundu:

“Gelen yeni bütçe verileri doğrultusunda son tahminimiz 7 trilyon ruble oldu. Daha önce 7,5 trilyon ruble civarında olan beklentimizi aşağı çektik. Bunun sebebi, ekonomide daha dirençli bir iç talep görmemiz ve otomobil ithalatı dahil olmak üzere güçlenen ithalat sayesinde petrol ve gaz dışı gelirlerde daha yüksek bir dinamizm yakalamamızdır.”

Rusya Maliye Bakanlığı, yeni üç yıllık bütçe tasarısını sonbaharda sunacak. Maliye Bakanı daha önce bütçe açığının ancak 2029 yılına kadar sıfırlanabileceği uyarısında bulunmuştu.

Resmi verilerin yokluğunda Rusya Merkez Bankası olası faiz dışı yapısal açık tahminlerini kamuoyuyla paylaştı. Merkez Bankası’nın projeksiyonuna göre söz konusu açık 2026 yılında GSYH’nin yüzde 2,0’si, 2027 yılında yüzde 1,0’i ve 2028 yılında yüzde 0,5’i düzeyinde gerçekleşecek.

Merkez Bankası’nın bu adımı hakkında konuşan İsakov, “Merkez Bankası bu yıl ve önümüzdeki birkaç yıl için öngördüğü faiz dışı yapısal bütçe açığını açıklayarak doğru bir adım attı. Bu durum, piyasayla kurdukları iletişim açısından bir devrim niteliğinde. Ancak biz faiz dışı yapısal açığın Merkez Bankası’nın tahminlerinden daha yüksek olacağını düşünüyoruz” dedi.

İsakov iki kurum arasındaki öngörü farkını şöyle açıkladı:

“Temel ayrışma doğrudan gelecek yıla ilişkin. Merkez Bankası faiz dışı yapısal açığın mevcut yüzde 2 civarından yüzde 1’e gerileyeceğini varsayarken bizim tahminlerimiz yapısal açığın gelecek yıl yüzde 1,5 ila yüzde 2,0 bandında kalacağına işaret ediyor. 2028 yılı için ise bizim tahminimiz de Merkez Bankası gibi yüzde 0,5.”

Rus hükümeti bütçe kuralında yer alan baz petrol fiyatının düşürüleceğini duyurmuştu; bu rakam 2026 yılı için varil başına 59 dolar düzeyinde bulunuyor. Yetkililer daha önce fiyatın 2030 yılına kadar her yıl 1 dolar indirilerek varil başına 55 dolara çekilmesini planlamıştı; ancak Maliye Bakanlığı bu indirimin yetersiz kaldığı görüşünde.

Sberbank, Rusya Ekonomik Kalkınma Bakanlığı’nın tahminleriyle uyumlu olarak 2027 yılında kesinti fiyatının varil başına 50 dolar olacağını öngörüyor. Fiyatın 2028 yılında da 50 dolar seviyesinde kalması, ardından baz fiyatta yıllık yüzde 2’lik endekslemenin başlatılması bekleniyor.

İsakov, “Endeksleme daha geç, yani 2029-2030 yıllarında başlayacak” ifadesini kullandı.

Ruble bazlı ulusal bütçe kuralı önerisi

Vedomosti gazetesinde yayımlanan ulusal bütçe kuralı fikrine de değinen İsakov, petrol ve doğalgaz gelirlerinin hedefin altında kaldığı dönemlerde harcamaların nasıl finanse edildiğinin veya fazla gelirlerin nasıl biriktirildiğinin yeniden ele alınması gerektiğini söyledi.

Mevcut mekanizmayı eleştiren İsakov şunları kaydetti:

“Bütçe kuralının döviz ayağı ticaret hadleri ile petrol fiyatı şoklarını yalıtmalı, belirsizliği azaltmalı ve finansal sonuçlar ile iş modellerinin etkinliği arasındaki sıkı bağ üzerinden özel sektör yatırım döngüsünü başlatmalıydı. Peki bu hedefe fiilen ulaşıldı mı? Hayır.”

İsakov, 2026 yılının mayıs ve haziran aylarında rublenin reel kurunun, yerli üretime ve sanayiye ağır baskı uygulayan “Hollanda hastalığı” dönemindeki 2012 zirvesi kadar güçlü olduğunu belirterek “Bu veriler bütçe kuralının döviz mekanizmasının en azından yeniden düşünülmesi gerektiğini gösteriyor” dedi.

Döviz işlemlerini düzenleyen bütçe kuralı, petrol ve doğalgaz gelirlerinin sürdürülebilir seviyeden sapmasına karşı düzenli ve öngörülebilir ters yönlü işlemler yapılmasını öngörüyor. Ancak pratikte bu işlemler, 2022 yaptırımlarının ardından ciddi biçimde daralan piyasadaki arz ve talep dengesini kuvvetle etkileyen düzensiz işlemlerle değiştiriliyor ve tamamlanıyor.

İsakov konuya ilişkin şu ayrıntıları paylaştı:

“2025 yılına baktığımızda düzenli işlemlerin payının; telafi edici ya da Ulusal Refah Fonu (NWF) yatırımlarını yansıtan sözde düzensiz işlemlerin gerisinde kaldığını sıkça görüyoruz. Bu tür düzensiz işlemlerin varlığı dahi bütçe kuralındaki formüle dayalı döviz piyasası işlemlerindeki aşırı katı yaklaşımın düzeltilmesi gerektiğinin kabul edildiğini gösteriyor. İşlemlerin yoğunluğunun ve düzeninin piyasa koşullarına göre ayarlanması nesnel bir gerekliliktir. Bu esnekliği bir istisna değil norm haline getirmek rasyonel görünüyor.”

İsakov iki ayaklı bir ulusal bütçe kuralı önerdi:

“Birincisi, bütçe kuralının ruble bazlı tüm unsurlarının, yani petrol ve doğalgaz gelirlerine ilişkin uzun vadeli sürdürülebilir tahminlere dayalı harcama sınırının korunması. Petrol piyasasındaki şokların yumuşatılması gerekliliğini tamamen paylaşıyoruz, bundan vazgeçilemez. İkincisi, döviz piyasasındaki işlemlerin bütçe kuralından koparılması ve Rusya Merkez Bankası’nın fiyat ve ekonomik istikrarı sağlama amaç ve görevleri doğrultusunda işlemleri bağımsız olarak yürüttüğü esnek bir yaklaşıma geçilmesidir.”

Döviz piyasası işlemlerinin kritik bir araç olduğunu vurgulayan İsakov, bu ayarın basit bir müdahale formülüne indirgenemeyeceğini savundu.

ABD örneğini veren İsakov şöyle devam etti:

“Geçtiğimiz günlerde ABD’nin Japon yeni ile olan çapraz kurun kendi gördükleri denge noktasında olmadığını düşünerek piyasaya müdahale ettiğini gördük. Bu, merkez bankasının hedef dengeye ilişkin bağımsız ve nitelikli kararına dayanan olgun bir kur yönetimi yaklaşımıdır. Rusya Merkez Bankası da döviz kuru yönetimine tıpkı faiz kararlarında olduğu gibi sistemli ve kapsamlı yaklaşmalıdır. Bu durum aynı zamanda Maliye Bakanlığı’nın ruble cinsinden tasarruf yapmasına ve bütçe kuralının tamamını ruble ayağında şekillendirmesine alan açar. Zaten Maliye Bakanlığı’nın ana likit varlıkları fiilen ruble olarak tutulmaktadır.”

Ruble rezervlerinin mali rezervlerin temel şartlarını karşıladığını belirten İsakov, bu varlıkların güvenilir ve likit olduğunu (para piyasası varlıkları veya Rusya Merkez Bankası’ndaki hesaplar) ve son döneme kadar rublede yaklaşık yüzde 10 olan reel faiz sayesinde getiri sağladığını ifade etti.

Rusya Merkez Bankası ise fiyat oluşumuna müdahale etmediğini ve dış şokları sönümleyen dalgalı kur rejimini uyguladığını belirtiyor.

İsakov bu konudaki eleştirilere şu yanıtı verdi:

“Ruble bazlı bütçe kuralı döviz piyasasındaki işlemlerin durdurulmasını öngörmüyor; yalnızca Rusya Merkez Bankası’na bu alanda daha fazla serbestlik tanıyor. Zaten şu anda da kur yönetimi konusunda oldukça aktif bir politika izliyor ve döviz piyasasında kayda değer işlemler yürütüyoruz. Geçen yıl Merkez Bankası’nın işlemleri ihracatçıların net döviz arzının yaklaşık dörtte birini oluşturdu; yani piyasadaki neredeyse her dört dolardan biri Rusya Merkez Bankası’nın müdahalelerinden geldi. Bunu zaten yapıyoruz. Buradaki tek soru bu hacimleri nasıl belirleyeceğimizdir; bunu basit bir formülle mi yoksa daha karmaşık bir yöntemle mi seçeceğimiz meselesidir.”

Rusya Merkez Bankası ve Maliye Bakanlığı, ekonomiye zarar vereceği gerekçesiyle ruble bazlı bütçe kuralı önerisini eleştirdi.

Eleştirileri değerlendiren İsakov, “Ekonomi politikasındaki her türlü değişiklik derin bir müzakereyi ve sayısız faktörün hesaba katılmasını gerektirir. Asla kararın aceleyle alınması çağrısında bulunmuyoruz, yalnızca bir hipotez ortaya koyuyoruz” dedi.

Mevcut bütçe kuralının mimarlarından olan Rusya Devlet Başkanlığı İdaresi Başkan Yardımcısı Maksim Oreşkin’in bu fikri destekleyip desteklemediği sorusuna ise İsakov şu yanıtı verdi:

“Maksim Oreşkin bütçe kuralının arkasındaki mekanizmayı; yalnızca birinci dereceden etkilerini değil, örneğin güçlü reel kurun iş gücü ve sermayeyi imalat gibi ticarete konu sektörlerden ticarete konu olmayan sektörlere nasıl kaydırdığı gibi ikinci ve üçüncü dereceden etkilerini de herkesten daha derin biçimde anlıyor. Bu durumun iş gücü verimliliği artışı ve potansiyel ekonomik büyüme üzerinde uzun vadeli etkileri bulunuyor. Dolayısıyla bütçe kuralının nasıl işlediğini çok iyi biliyor. Bu fikri kendisiyle paylaştık ve herhangi bir eleştiri almadık.”

Okumaya Devam Et

Rusya

Moskova bölgesine İHA saldırısı sonrası iki kentte elektrik kesildi

Yayınlanma

Ukrayna’nın Moskova bölgesine gece saatlerinde düzenlediği insansız hava aracı saldırılarının ardından bölgenin doğusundaki iki kentte elektrikler kesildi. Üst şebeke ekipmanlarının hasar görmesi sonucu 109 trafo merkezinin devre dışı kalmasıyla 10 binden fazla abone ve 46 sosyal tesis enerjisiz kaldı.

Ukrayna’nın Moskova bölgesine gece saatlerinde düzenlediği ve savaşın en büyük saldırılarından biri olarak nitelendirilen insansız hava aracı (İHA) baskınının ardından, Moskova bölgesinin doğusunda yer alan iki kentte elektrik kesintisi yaşandı.

Rus haber ajansı TASS’ın bölgenin elektrik dağıtım şirketi Mosoblenergo’ya dayandırdığı sabah saatlerindeki açıklamaya göre, üst düzey elektrik şebekesi kuruluşuna ait ekipmanların hasar görmesi ve buna bağlı olarak 109 transformatör merkezinin enerjisiz kalması neticesinde, Likino-Dulyovo ve Orehovo-Zuyevo kentsel yerleşimlerinde 10 binden fazla abone ile 46 sosyal tesis elektriksiz kaldı.

Kesintilerin ardından Mosoblenergo’nun Pavlovski Posad şubesine bağlı şebekelerde saat 05.30 itibarıyla özel çalışma rejimine geçildi.

Sosyal medyada paylaşım yapan bölge sakinleri, gece geç saatlerden bu yana elektrik kesintisi yaşadıklarını belirtti. “Podsluşano Orehovo-Zuyevo” isimli yerel topluluk sayfasında bir kullanıcı, “Düşen İHA’lar yüzünden Likino-Dulyovo gece saat 03.00’ten beri elektriksiz” ifadelerini kullandı.

Mosoblenergo elektrik arzını saat 08.30’a kadar yeniden sağlama planı olduğunu duyursa da, saat 09.00 sularında Likino-Dulyovo sakinleri elektriklerin halen gelmediğini aktardı. Bazı kullanıcılar ise belirli noktalarda elektriğin verildiğini ancak “voltajın çok düşük olması nedeniyle birçok cihazın çalışmadığını” kaydetti.

Moskova Bölge Valisi Andrey Vorobyov, gece boyunca bölgede Ukrayna Silahlı Kuvvetlerine ait 150’den fazla dronun engellendiğini açıkladı.

Vorobyov, İHA’ların Bogorodskoye, Ramenskoye, Pavlovski Posad, Orehovo-Zuyevo, Voskresensk, Stupino, Kolomna ve Elektrostal ilçelerinde düşürüldüğünü bildirdi.

Mosoblenergo, onarım ve yeniden devreye alma çalışmaları için çok sayıda acil müdahale ekibinin görevlendirildiğini, ayrıca toplam kapasitesi 17 MW olan 35 mobil elektrik santralinin tahsis edildiğini açıkladı.

Yetkililerin verilerine göre Moskova ve çevresine yönelik bu son saldırı, Ukrayna’ya karşı yürütülen savaş boyunca kaydedilen en yoğun hava operasyonlarından biri oldu.

Moskova Belediye Başkanı Sergey Sobyanin’in paylaştığı bilgilere göre, 17 Ağustos akşamından 18 Ağustos sabahına kadar başkent istikametine Ukrayna’ya ait 637 İHA fırlatıldı ve bunlardan en az 180’i doğrudan Moskova bölgesinde düşürüldü.

Başkente yönelik İHA saldırıları sebebiyle daha önce yaşanan kitlesel elektrik kesintisi 30 Aralık 2025 tarihinde meydana gelmiş, söz konusu saldırı sonucunda 120 binden fazla kişi elektriksiz kalmıştı.

Okumaya Devam Et

Çok Okunanlar

English