Bizi Takip Edin

Amerika

Vance’in yakın dostu: Trump’ın Ukrayna müzakerelerindeki yeni adamı Daniel Driscoll kimdir?

Yayınlanma

ABD Kara Kuvvetleri Komutanı Daniel Driscoll, son günlerde Ukrayna krizinin çözümünde baş müzakereci pozisyonuna yükseldi.

Diplomasiyle doğrudan bir geçmişi bulunmayan Driscoll, Kiev ve Avrupa ile yürütülen temaslarda Keith Kellogg’un yerini alarak sürecin bir numaralı aktörü haline geldi.

Kuzey Carolina’da 1985 veya 1986 yıllarında doğan Daniel Driscoll, asker kökenli bir aileden geliyor. Babası Vietnam’da görev yapan, dedesi ise İkinci Dünya Savaşı’nda şifre çözücü olarak çalışan Driscoll, 2007 yılında Kuzey Carolina Üniversitesi İşletme Bölümü’nden mezun oldu.

Üniversitenin hemen ardından orduya katılarak zırhlı birliklerde görev aldı. 2009-2010 yıllarında ABD’nin Irak operasyonuna katılan Driscoll, buradaki hizmetleri nedeniyle ordu övünç madalyası ve muharebe eylem rozeti ile ödüllendirildi.

Ordudan 2011 yılında kıdemli üsteğmen rütbesiyle ayrılan Driscoll, gazi haklarından yararlanarak Yale Üniversitesi Hukuk Fakültesi’ne girdi.

Burada, kendisi gibi Irak’ta görev yapmış olan ve üniversitenin gazi birliğini yöneten sınıf arkadaşı JD Vance ile yakın bir dostluk kurdu. Öğrencilik yıllarında Senato’daki Gaziler Komisyonunda staj yaptı.

Eğitimini 2014’te tamamlayan Driscoll, BlackArch Partners adlı yatırım bankasında çalışmaya başladı ve kariyerini risk sermayesi alanında sürdürdü.

Siyasete ilk adımını 2020 yılında atmaya çalıştı ancak Kuzey Carolina’daki Cumhuriyetçi ön seçimlerinde oyların yüzde 9’undan azını alarak başarısız oldu.

2024 yılına gelindiğinde cerrah eşi ve iki çocuğuyla birlikte Kaliforniya’ya taşınmıştı. Ailesiyle İsviçre’de tatil yaptığı sırada eski dostu JD Vance’ten gelen bir telefon kariyerinin seyrini değiştirdi.

Başkan yardımcısı adayı olduğunu bildiren Vance, Driscoll’e seçim kampanyasında kıdemli danışman olarak görev almasını teklif etti.

En genç Kara Kuvvetleri Komutanı

Donald Trump’ın seçim zaferinin ardından, aralık ayında Vance’in tavsiyesiyle ABD’nin 26. Kara Kuvvetleri Komutanı olarak aday gösterildi.

Ertesi yılın şubat ayında Senato tarafından göreve kabul edilen Driscoll, 38 yaşında bu göreve gelen en genç isim oldu.

Adaylığı, oğlu Driscoll ile Yale’de sınıf arkadaşı olan Demokrat Senatör Richard Blumenthal tarafından da kamuoyu önünde desteklendi.

Senato oturumunda yaş konusuna değinen Driscoll, “Bu görevi üstlenenlerin çoğundan çok daha genç olduğumun farkındayım. Fakat bu, birlikte hizmet ettiğim pek çok kişinin hala silahlı kuvvetler bünyesinde olduğu anlamına geliyor” ifadelerini kullandı.

Aynı yılın nisan ayında Alkol, Tütün, Ateşli Silahlar ve Patlayıcılar Bürosu’nun (ATF) başına da getirildi.

ABD Savunma Bakanlığı (Pentagon) yapısı içinde yer alan Kara Kuvvetleri Komutanlığı; bütçe, personel politikası, lojistik ve modernizasyon süreçlerinden sorumlu sivil bir makam olarak işliyor.

Driscoll bu görevde, 1 milyondan fazla düzenli ordu, yedek ve Ulusal Muhafız personelinin yanı sıra 330 bini aşkın sivil çalışanı yönetiyor.

Time dergisine göre Driscoll, Trump’ın Ulusal Muhafızları Washington’a ve Demokratların kontrolündeki diğer büyük şehirlere konuşlandırma kararını aktif şekilde destekledi.

Trump’ın “dron adamı”

Donald Trump, Driscoll’ü “dron adamı” olarak nitelendiriyor. İnsansız hava araçlarının (İHA) 21. yüzyıl savaşlarında mutlak hakimiyet kuracağını savunan Driscoll, bu teknolojinin kara kuvvetlerinin tüm birimlerine entegre edilmesi gerektiğini vurguluyor.

Onun liderliğinde, askeriye ve özel şirketlerin dron üretimi konusunda ortaklık yapmasını öngören SkyFoundry programı başlatıldı.

Bu ayın başında Reuters’a konuşan Driscoll, ABD ordusunun önümüzdeki iki-üç yıl içinde en az 1 milyon İHA satın almayı planladığını açıkladı.

Ayrıca 16 Kasım’da yaptığı açıklamada, ordunun yaklaşan Olimpiyat Oyunları ve Dünya Kupası öncesinde polisle iş birliği yaparak dron tehditlerine karşı önlem almakla görevlendirildiğini duyurdu.

Driscoll, 19 Kasım’da Kiev’e ilk ziyaretini gerçekleştirdi. Associated Press’e göre gezinin asıl amacı, Ukrayna ile dron teknolojileri ve otonom mühimmat üretimi konusunda bir takas anlaşması görüşmekti.

Fakat ziyaretten sadece bir hafta önce Trump’tan beklenmedik bir talimat aldı: Ukrayna’daki çatışmanın çözümü için müzakereleri yeniden başlatmak ve fiilen başkanın özel temsilcisi olmak.

Resmi olarak bu görevi emekli General Keith Kellogg yürütmeye devam etse de Politico’nun aktardığına göre Kellogg, mart ayı itibarıyla barış sürecinden büyük ölçüde dışlanmış durumdaydı ve yeni çözüm planının hazırlanmasına katılmadı.

Kellogg, geçtiğimiz haftalarda Beyaz Saray’a 2026 yılının ocak ayında istifa edeceğini bildirmişti.

JD Vance ile yakın dost

The Guardian, Driscoll’ün yükselişini JD Vance ve çevresinin mevcut yönetimin dış politikası üzerindeki artan etkisine bağlıyor. Başkan Yardımcısı Vance, yeni çözüm planını aktif olarak destekliyor ve eleştirenlerin sahadaki gerçekliği anlamadığını savunuyor.

Vance, sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda, “Barış, başarısız diplomatlar veya hayal dünyasında yaşayan politikacılar tarafından değil, gerçek dünyada yaşayan pragmatistler tarafından sağlanabilir” ifadelerini kullandı.

Bununla birlikte Politico‘nun kaynakları, Driscoll’ün sadece Vance ile olan dostluğu sayesinde değil, kişisel yetenekleriyle de öne çıktığını belirtiyor.

Bir kaynak, “Aday gösterilmeden önce Başkan Yardımcısı dışında Trump’ın çevresiyle neredeyse hiç bağlantısı yoktu. Ancak geçen bir yıl içinde Beyaz Saray’ın Batı Kanadı’nda sağlam ilişkiler kurdu ve kıdemli çalışanların saygısını kazandı” değerlendirmesinde bulundu.

Cenevre ve Abu Dabi’de yoğun temaslar

Yeni yetkileriyle donatılan Driscoll, önce Avrupa’daki müttefikler için bir dizi brifing düzenledi, ardından Kiev’e giderek Ukrayna Devlet Başkanı’na ABD yönetiminin 28 maddelik yeni barış planını sundu.

Geçtiğimiz hafta sonu Cenevre’de Ukraynalı ve Avrupalı yetkililerle bir araya gelerek belgenin güncellenmiş versiyonu üzerinde uzlaşı sağladı.

Axios’un haberine göre, tartışılan taslağı hazırlayan ABD heyetinde Dışişleri Bakanı Marco Rubio, Trump’ın özel temsilcisi Steve Witkoff ve başkanın damadı Jared Kushner de yer aldı.

Cenevre görüşmelerinin ardından heyetin diğer üyeleri ABD’ye dönerken, Driscoll rotasını Abu Dabi’ye çevirdi. Burada iki gün boyunca Rusya ve Ukrayna temsilcileriyle istişarelerde bulundu.

Axios verilerine göre, Amerikalı bakanın gelişi, Birleşik Arap Emirlikleri’nde (BAE) başka bir gündemle bulunması gereken Ukrayna ve Rusya askeri istihbarat şeflerini hazırlıksız yakaladı.

Driscoll’ün basın sözcüsü Jeff Tolbert, bakanın bu görüşmelerde Beyaz Saray ile yakın koordinasyon içinde hareket ettiğini bildirdi.

CNN’e konuşan ve sürece aşina bir kaynak, Driscoll’ün her adımını Vance ve Witkoff ile uyumlu şekilde attığını belirterek, “Her şey baş döndürücü bir hızla gelişti ve sadece aralarındaki sınırsız güven hareket etmelerine olanak sağladı” dedi.

CBS News’e göre Ukrayna, Cenevre’deki görüşmeler sonucunda ortaya çıkan taslak anlaşmanın ana maddelerini kabul etti. Trump’ın da Driscoll’ün performansından memnun olduğu görülüyor.

Sosyal medya platformu Truth Social üzerinden açıklama yapan Trump, ekibinin çözüm konusunda “muazzam bir ilerleme kaydettiğini” duyurdu.

Trump ayrıca Driscoll’ün önümüzdeki günlerde Ukrayna tarafıyla yeniden görüşeceğini, Witkoff’un ise Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin ile bir araya geleceğini belirtti.

Avrupalı diplomatlara toplantıda küfür etmiş

Financial Times, Driscoll’ün müzakere tarzını “sert” olarak nitelendiriyor. İddiaya göre Driscoll, Avrupalı diplomatlarla yaptığı bir toplantıda küfürlü ifadeler kullandı ve ABD yönetiminin barışın bir an önce sağlanmasını istediğini keskin bir dille vurguladı.

Toplantıda “Bu pisliği bitirmemiz lazım” dediği öne sürülen Driscoll’ün üslubu, ismini gizli tutan bir katılımcı tarafından “tiksinti verici” olarak tanımlandı.

Amerika

Brezilya’da kahve hasadına yağmur darbesi: Fiyatlar yüzde 35 arttı

Yayınlanma

Brezilya’da etkili olan aşırı yağışlar kahve hasadına ve ürün kalitesine ağır darbe indirdi. Yaşanan kayıplar nedeniyle kaliteli arabica çekirdeğine erişimin zorlaşması, hem üreticileri hem de tüketicileri kaliteli kahve krizi riskiyle karşı karşıya bıraktı.

Brezilya’da etkili olan şiddetli yağışlar kahve hasadında ciddi kayıplara yol açtı.

Bloomberg’in haberine göre yaşanan olumsuz hava koşulları, nitelikli ve kaliteli arabica çekirdeği temin etmeyi zorlaştırarak premium kahve üreticilerini ve tüketicilerini doğrudan etkileyebilir.

Aşırı yağışlar yalnızca hasat sürecini geciktirmekle kalmadı, aynı zamanda ürün kalitesini de düşürerek piyasadaki kaliteli çekirdek arzının daralmasına neden oldu.

Büyüme sürecinde hassas koşullar gerektiren arabica türü kahvede, şiddetli yağmurlar olgunlaşan kahve meyvelerini ağaçlardan söktü.

Ağaçta kalan meyveler ise aşırı suya maruz kaldı veya hastalıklara yakalandı. Bu durumun kahvede küflü ve bayat tatların oluşmasına yol açabileceği belirtiliyor.

Dünya kahve üretiminin yaklaşık yüzde 60 ila 70’ini oluşturan arabica (kahve ağacı veya Arabistan kahvesi), robusta türüne kıyasla daha belirgin asidite, meyvemsi veya çiçeksi notalar içeren çok katmanlı ve karmaşık bir tat profili sunuyor.

Kafein oranı da yüzde 0,8 ila 1,5 ile robustadan daha düşük seviyede kalıyor. Ağırlıklı olarak yüksek rakımlı bölgelerde yetiştirilen bu tür, pazarın premium ve specialty (nitelikli) kahve segmentinin temel hammaddesini oluşturuyor.

Brezilyalı bir tarım kooperatifinin genel müdürü olan Simao de Lima, duruma ilişkin yaptığı değerlendirmede, “Çekirdeklerin ezici bir çoğunluğunda kalite sorunları ortaya çıkıyor. Bu da içeceği doğrudan etkileyen, daha yüksek fermantasyon derecesine sahip kahvelerin oluşmasına yol açıyor” dedi.

Lima, kahve meyvelerinin yaklaşık yüzde 20’sinin tropikal yağmurlarla ağaçlardan döküldüğünü, bu kaybın ortalama değerlerin yüzde 12 ila 15 üzerinde gerçekleştiğini açıkladı.

Bloomberg’in aktardığına göre, zarar görmeyen hasadın toplanıp uzmanlarca kurutulma aşamasına geçilmesinin ardından ülkeyi ikinci bir yağış dalgası vurdu.

Söz konusu gelişme bazı üreticileri kurutma sürecine sıfırdan başlamak zorunda bırakırken çekirdek kalitesindeki kaybı daha da artırdı.

Meteoroloji hizmeti Vaisala’nın verileri, Brezilya’nın bazı kesimlerinde haziran ve temmuz aylarındaki yağış miktarının mevsim normallerinin yüzde 250 ila 500’üne ulaştığını gösterdi. Belirli bölgelerde ise normalin 8 katı kadar yağış kaydedildi.

Haberde yağışların fiyatlara olan etkisine de dikkat çekildi. Arabica vadeli kontratları haziran ayından bu yana yaklaşık yüzde 35 değer kazandı.

Çekirdek kalitesinde yaşanan bu sorunlar, Intercontinental Exchange Inc. (ICE) bünyesinde ABD ve Avrupa’da bulunan sertifikalı depolardaki kahve stoklarının 21. yüzyılın en düşük seviyesine yaklaşabileceğini gösteriyor.

ICE standartlarına göre profesyonel ayıklayıcılar kahve partilerinin kalitesini ve çekirdek türünü denetliyor. Kurallara göre depolanan kahvenin “normal durumda, yabancı tatlardan arınmış, kavurma için iyi kalitede ve Borsa tarafından belirlenen çekirdek boyutu ile renk kriterlerine uygun” olması gerekiyor.

Normal koşullarda hasadın yüzde 30 ila 35’inin ICE kriterlerini karşıladığını belirten Lima, bu yıl söz konusu oranın yüzde 10 ila 15 seviyesine kadar gerileyebileceğini kaydetti.

CNN Brazil ise temmuz ayında Brezilya’nın Rio Grande do Sul eyaletinde yaşanan aşırı yağışların on belediyeyi sular altında bıraktığını bildirmişti.

Taşan nehirler çok sayıda yerleşim yerini basarken 1000’den fazla kişi evlerini terk etmek zorunda kalmıştı.

250 ila 500 milimetre arasında yağışın düştüğü bölgedeki Center Point yerleşiminde su seviyesi sadece dört saat içinde yaklaşık 9,7 metre yükselmişti.

Okumaya Devam Et

Amerika

Nvidia yapay zeka yarışında 6 milyar dolarlık Nemotron modelini geliştiriyor

Yayınlanma

Nvidia, Çinli DeepSeek ve Kimi K3’ün yanı sıra OpenAI ve Anthropic ile rekabet edecek açık ağırlıklı güçlü yapay zeka modeli Nemotron’u geliştirmek amacıyla Poolside girişimiyle anlaşma yapmayı planlıyor. Anlaşma kapsamında şirkete 1 milyar dolar yatırım yapılması ve teknoloji lisanslama ile mühendis istihdamı için 6 milyar dolar ödenmesi öngörülüyor.

ABD merkezli teknoloji şirketi Nvidia, Çin menşeli DeepSeek ve Kimi K3 ile rekabet edebilecek en güçlü açık ağırlıklı (open-weight) yapay zeka modellerinden birini geliştirmek için 6 milyar dolar harcamayı planlıyor.

The Wall Street Journal’ın (WSJ) konuya yakın kaynaklara dayandırdığı haberine göre şirket, bu doğrultuda Nemotron modelini geliştirmek üzere yapay zeka girişimi Poolside ile bir anlaşma yapma niyetinde.

Açık ağırlıklı yapay zeka modelleri, eğitilmiş sayısal parametreleri (ağırlıkları) kamuya açık şekilde yayımlanan sinir ağları olarak tanımlanıyor.

Bu yapı sayesinde dileyen kullanıcılar ilgili dosyaları indirip kendi sunucularında veya bilgisayarlarında çalıştırabiliyor, kendi ihtiyaçlarına göre uyarlayabiliyor ve geliştiricilerin bulut API hizmetlerine ihtiyaç duymadan modeli kullanabiliyor.

Nvidia’nın Poolside ile yapmayı planladığı anlaşmanın, OpenAI ve Anthropic başta olmak üzere önde gelen ABD’li yapay zeka şirketleriyle doğrudan rekabet ortamı oluşturabileceği belirtiliyor.

Haberde açık ağırlıklı modellerin işletim maliyetlerinin çok daha düşük olduğu ve kolay uyarlama imkanı sunduğu kaydedildi.

Haberde aktarılan bilgilere göre Nvidia, OpenAI ve Anthropic’i resmi olarak iş ortağı olarak görse de kendi yapay zeka modelini geliştirme kararı, CEO Jensen Huang’ın pazardaki hakimiyetini korurken aynı anda birden fazla alanda başarıya ulaşma hedefini yansıtıyor.

Yazılım geliştiricisi Eiso Kant ve GitHub’ın eski teknolojiden sorumlu yöneticisi (CTO) Jason Warner tarafından 2023 yılında kurulan Poolside girişimi, 20 Ağustos’ta hissedarlarına kapsamlı bir iş yeniden yapılandırmasını duyuran bir mektup gönderdi.

Mektupta Nvidia’nın şirkete 1 milyar dolar doğrudan yatırım yapacağı, ayrıca teknoloji lisanslama ve mühendis istihdamı için 6 milyar dolar ödeyeceği bilgisi yer aldı.

Düzenleme kapsamında 100’den fazla Poolside çalışanının Nvidia bünyesine katılarak Nemotron projesi üzerinde çalışacağı bildirildi.

Öte yandan, Çinli yapay zeka girişimi DeepSeek’in 7 milyar doların üzerinde yatırım çekerek Çin’in en değerli yapay zeka girişimi haline geldiği bilgisi paylaşıldı.

Daha önce Bloomberg, Nvidia’nın en büyük müşterilerine yapay zeka çipleriyle donatılmış sunucuların maliyetinde artış olacağını bildirdiğini ve bazı durumlarda bu fiyat artışının yüzde 15’i aşacağını yazmıştı.

Business Insider ise temmuz ayında Çinli girişim Moonshot AI tarafından geliştirilen açık kaynaklı yapay zeka modeli Kimi K3’ün Silikon Vadisi’nde büyük yankı uyandırdığını ve küresel yapay zeka yarışını hızlandırdığını bildirmişti.

Arena.ai test sonuçlarına göre Kimi K3’ün özellikle programlama ve kodlama alanında yüksek performans sergilediği, kullanıcı değerlendirmelerine dayalı sıralamada ise Anthropic’in Claude Fable 5 modelinin üzerinde yer aldığı aktarılmıştı.

Okumaya Devam Et

Amerika

ABD, Colorado Nehri için yeni plan açıkladı

Yayınlanma

Colorado Nehri’nin su kaynakları konusunda eyaletler arasında yıllardır süren çekişmelerin ardından, federal hükümet cuma günü yeni bir plan açıkladı.

Üç eyaletin su kullanımında kesinti yapılmasını öngören bu plan, yıllarca süren kuraklık ve aşırı kullanımın ardından ortaya çıktı.

Bu durum, milyonlarca insana içme suyu ve elektrik sağlamaya yardımcı olan Colorado Nehri’nin en büyük iki baraj gölü olan Lake Mead ve Lake Powell’ın su seviyelerinin rekor düzeyde düşmesine neden oldu.

Süresi dolan çerçevenin yerini alacak olan 10 yıllık öneri, her iki yılda bir gözden geçirilecek yeni su sınırları belirliyor.

Arizona Devlet Üniversitesi’ndeki Kyl Su Politikası Merkezi’nin direktörü Sarah Porter’a göre, önerilen şartlara göre:

  • Kaliforniya, su kullanımını %10 oranında azaltmak zorunda kalacak.
  • Nevada’da bu oran %16 olacak.
  • Arizona’da ise %27 olacak.

ABD’de yedi eyalet su planında anlaşamayınca federal yönetim devreye girdi

Toprak Islah Bürosu’nun planına göre, Kaliforniya, Nevada ve Arizona, söz konusu dönemde su tüketimini yıllık toplam 1,25 milyon acre-feet (yaklaşık 1,54 milyar metreküp) azaltacak. Koşullara bağlı olarak daha büyük kesintiler de söz konusu olabilir.

Şu anda, nehrin yukarısındaki eyaletler (yani Colorado, Utah, New Mexico ve Wyoming) herhangi bir kesinti yapmak zorunda kalmayacak.

Nehrin aşağısındaki müzakereciler, yedi eyaletin tamamını kapsayan daha uzun vadeli bir anlaşmaya varmayı umduklarını belirttiler.

Ayrıca eyaletler birbirlerine ya da federal hükümete dava açabilir.

New York Times’a göre, tarım sektörü nehrin suyunun büyük bir kısmını kullanıyor ve bunun neredeyse yarısı hayvan yemi olarak kullanılan bitkilerin yetiştirilmesine ayrılıyor.

Su tedarikindeki belirsizlik, gayrimenkul sektöründeki gelişmeleri de tehdit edebilir.

Bu arada, komşu ülke Meksika, ABD-Meksika anlaşması kapsamında su alımını 250.000 acre-feet (yaklaşık 310 milyon metreküp) azaltacak.

İçişleri Bakanlığı’nın su ve bilimden sorumlu müsteşar yardımcısı Andrea Travnicek şöyle konuştu:

“26 yıldır süren bu uzun kuraklık dönemini yaşıyoruz. Gelecekte de uzun süreli bir kuraklıkla karşı karşıya kalmaya devam edeceğiz. Bu nedenle havza içinde bir bütün olarak işbirliği yapmaya devam etmek son derece önemli olacak.”

Nehrin suyunun kullanımına ilişkin mevcut kuralların geçerlilik süresi Ekim ayında sona erecek ve yedi eyalet, suyun uzun vadede paylaşımı konusunda bir uzlaşmaya varamadı.

Geçen kış, Colorado Nehri Havzası’nda kayıtlara geçen en düşük kar kalınlığı görüldü.

Bu durum, çiftçiler, sanayi, yaban hayatı ve hidroelektrik üreticilerinin yanı sıra, onlarca Amerikan Yerlisi kabile ve iki Meksika eyaleti de dahil olmak üzere bu su yoluna bağımlı olan on milyonlarca insan üzerinde daha fazla baskı yarattı.

Arizona’daki müzakereciler, kesintilerin paylaşılması konusunda işbirliği yaptıkları için Kaliforniya ve Nevada’ya teşekkür ettiler.

Arizona Su Kaynakları Dairesi Müdürü Tom Buschatzke, “2027 ve 2028 yılları için, burada şimdi kayıt altına alınan kesintiler halk için önemli bir istikrar sağlayacaktır. Müzakerelere devam edeceğiz ve hepimizin istediği gibi, uzun vadede nasıl hareket edeceğimizi belirleyeceğiz,” dedi.

Kaliforniya’nın Colorado Nehri baş müzakerecisi JB Hamby, planın “olağanüstü risklerin yaşandığı bir dönemde, çok ihtiyaç duyulan kısa vadeli bir kesinlik” sağladığını belirtti; fakat bunu “kalıcı bir çözüm değil, bir köprü” olarak nitelendirdi.

Nevada’daki yetkililer, Arizona ve Kaliforniya ile yaptıkları işbirliğini takdir ettiler ve nehir konusunda yedi eyalet arasında bir uzlaşmanın hâlâ tercih ettikleri yol olduğunu belirttiler.

Güney Nevada’da, çevre koruma grubu Great Basin Water Network’ün kıdemli danışmanı Kyle Roerink, federal belgelerde yer alan vahim hidrolojik durumun bir yansıması olarak, yeni bir havaalanı ve alışveriş merkezleri inşa etme çabalarının ve bazı kamu arazilerinin satışının ilerleme kaydetmediğini söyledi. Roerink, daha fazla kesintinin Las Vegas metropol bölgesindeki gayrimenkul gelişimini yavaşlatabileceğini belirtti.

Roerink, “Amerikan metanetinin ve gücünün sembolü olan Hoover Barajı’nın önemi azalıp parlaklığını yitirmesi korkutucu olabilir. Fakat bu durum, önümüzdeki yüz yıla anlamlı bir şekilde hazırlanmamız için büyük bir fırsat da sunabilir,” dedi.

Okumaya Devam Et

Çok Okunanlar

English