Ortadoğu
Washington Post: ABD, İran ile topyekun savaş seçeneğini değerlendiriyor

ABD yönetimi, Ortadoğu’da ölen askerlerinin ardından İran’a yönelik geniş kapsamlı bir askeri harekat düzenleme seçeneğini masaya yatırdı. Washington Post gazetesine konuşan, Donald Trump yönetimine yakın kaynaklar askeri altyapının zarar gördüğünü, uzun menzilli füze ve hava savunma mühimmatı stoklarının tükendiğini belirterek ordunun kabiliyetlerinin sınırlı olduğunu söylüyor.
ABD yönetimi, Ortadoğu’da görev yapan Amerikan askerlerinin ölmesi üzerine İran’a karşı topyekun bir askeri sefer düzenleme olasılığı üzerinde duruyor.
The Washington Post gazetesinin ABD Başkanı Donald Trump’ın yönetimine yakın kaynaklara dayandırdığı haberine göre, Washington askeri harekatın kapsamını genişletmeyi planlıyor. Ancak gazete kaynaklarından biri, zarar gören askeri altyapı, tükenen uzun menzilli füzeler ve hava savunma sistemi önleyicileri sebebiyle ordunun harekat kabiliyetinin sınırlı olduğunu aktardı.
Aynı kaynak, askeri operasyonları güvenli şekilde destekleyecek yeterli kaynağa sahip olunmadığını ve Beyaz Saray’ın bu sorunun boyutunun farkında olmadığını ifade etti. Bu lojistik yetersizliklere rağmen Pentagon’un Ortadoğu’daki askeri havacılık unsurlarını tahkim etmeyi sürdürdüğü bildiriliyor.
Stratejik ve Uluslararası Çalışmalar Merkezi (CSIS) Savunma ve Güvenlik Programı Direktörü Seth Jones ise bölgeye Amerikan kara unsurlarının sevk edilmesinin büyük bir hata olacağını belirtti.
Jones, bölgedeki Amerikan kuvvetlerinin İran’ın uzun menzilli saldırılarına karşı korumasız olduğunu ve Washington’ın bu ölçekte bir askeri seferi yürütecek kaynaklardan yoksun olduğunu vurguladı.
Bölgede son bir hafta içinde dört Amerikan askerinin daha hayatını kaybetmiş olabileceği belirtiliyor. ABD Merkez Komutanlığı (CENTCOM), 20 Temmuz’da yaptığı açıklamada, 18 Temmuz günü Irak’ta düşürülen bir İran insansız hava aracına ait mühimmatın kontrollü imhası sırasında bir Amerikan askerinin öldüğünü duyurdu.
Washington daha önce de 17 Temmuz’daki saldırıda iki askerin öldüğünü, bir askerin ise kaybolduğunu açıklamıştı. İran ile başlayan çatışma sürecinin başından bu yana ölen Amerikan askeri sayısı 17’ye ulaşırken, yaralı asker sayısı 430’u aşmış durumda.
Hürmüz Boğazı’ndaki seyrüsefer serbestisi anlaşmazlığı nedeniyle ABD ile İran arasındaki karşılıklı saldırılar dokuzuncu gününe girdi. ABD ordusu; İran’a ait komuta merkezlerine, hava savunma bataryalarına, kıyı gözetleme sistemlerine ve deniz kuvvetleri tesislerine yönelik yeni bir bombardıman dalgası gerçekleştirildiğini duyurdu.
CENTCOM, bu operasyonun amacının İran’ın Hürmüz Boğazı’ndaki ticari gemileri hedef alma kabiliyetini zayıflatmak olduğunu açıkladı. ABD Başkanı Donald Trump ise düzenlenen bu yoğun bombardımanların hayatını kaybeden Amerikan askerlerine yönelik bir misilleme olduğunu ilan etti.
Diğer taraftan İran Devrim Muhafızları Ordusu, Ürdün’deki Akabe Havalimanı’nda bulunan Amerikan uçaklarının yanı sıra Kuveyt’teki Ali el-Salem Hava Üssü ve Suriye’deki ABD askeri tesislerinin füzelerle vurulduğunu açıkladı.
İran’ın sivil altyapısı hedefte
Ortadoğu’daki çatışmalarda sivil altyapı unsurları da giderek daha fazla hedef haline geliyor. CNN’in Kuveyt Elektrik Bakanlığına dayandırdığı haberine göre İran, pazar günü Kuveyt’teki bir su arıtma tesisi ile elektrik santralini hedef aldı. Kuveyt, temiz su ihtiyacının yaklaşık yüzde 90’ını deniz suyu arıtma tesislerinden karşılıyor.
Benzer şekilde İran da kendi su arıtma tesislerinin saldırıya uğradığını duyurdu. Hürmüzgan vilayeti yetkilisi, cumartesi günü ABD tarafından düzenlenen bir füze saldırısında Bonji kıyı bölgesindeki bir arıtma tesisinin hasar gördüğünü ifade etti.
Yerel yetkililer, bu saldırı sonucunda bölgedeki 20 köyün susuz kaldığını belirtti.
Ortadoğu
İran’da enerji tasarrufu için kamuya uzaktan çalışma önerisi

İran Cumhurbaşkanı Mesud Pezeşkiyan, kış aylarında beklenen enerji açığı nedeniyle bazı kamu kurumlarının kapatılmasını ve personelin uzaktan çalışmaya geçmesini önerdi. Pezeşkiyan, bu adımla elektrik, doğalgaz ve benzin tüketiminin azaltılmasının hedeflendiğini açıkladı.
İran Cumhurbaşkanı Mesud Pezeşkiyan, kış döneminde yaşanabilecek enerji açığı ve dengesizliği nedeniyle bazı kamu kurumlarının geçici olarak kapatılmasını ve çalışanların uzaktan çalışma düzenine geçirilmesini teklif etti.
Asriran sitesinin aktardığına göre Pezeşkiyan, konuya ilişkin değerlendirmesinde, “Şu anda bile bunu düşünüyoruz. Kışın bazı hükümet dairelerini kapatmak ve faaliyetleri uzaktan sürdürmek için devlet yetkilileriyle de görüştüm. Bu sayede en azından daha az elektrik, doğalgaz ve benzin tüketilir, trafik de rahatlar. Pek çok iş uzaktan yapılabilir” ifadelerini kullandı.
İran’daki asıl sorunun çalışanların mesai yerinde sekiz saat boyunca fiziki olarak bulunmasını zorunlu kılan eski kurallardan kaynaklandığını belirten Pezeşkiyan, bu normların yeniden gözden geçirilip koordine edilmesi gerektiğini, mevcut uzaktan çalışma mekanizmasının buna imkan verdiğini kaydetti.
Pezeşkiyan, merhum dini lider Ali Hamaney’e de bazı kurumlarda kapıların günde sadece iki saat açık tutulabileceğini ve vatandaşların sorunlarının bu sürede çözülebileceğini daha önce ilettiğini söyledi.
ABD ve İsrail ile yaşanan savaş döneminde de kamu binalarının kapalı olduğunu hatırlatan Pezeşkiyan, buna rağmen halkın ciddi sorunlar yaşamadığına dikkat çekti.
Cumhurbaşkanı Pezeşkiyan, “Bunu çalışanların maaşlarını kesmeden yapabilir, aynı zamanda benzin, doğalgaz, elektrik tüketimini ve diğer harcamaları azaltabiliriz” diyerek, bu düzenleme için yalnızca istek ve harekete geçme iradesinin yeterli olduğunu vurguladı.
İran hükümeti, olağanüstü koşullarda çalışanların güvenliğini sağlamak ve kamu hizmetlerinin sürekliliğini korumak amacıyla Haziran ayında valilere, yürütme organlarındaki personelin işe katılım oranını bağımsız belirleme yetkisi vermişti.
Artan talep ve üretim kapasitesindeki yetersizlik nedeniyle İran’da elektrik açığı sürüyor.
İran Meclisi Araştırma Merkezi verilerine göre, 2026 yazında tüketim ile mevcut arz arasındaki farkın 13 bin 640 megavata ulaşabileceği hesaplanmıştı.
Ağustos ayı başında İran Parlamentosu’nda ülkedeki enerji arzı sorunlarının tartışıldığı Enerji Komisyonu toplantısı sırasında elektrikler kesilmişti.
Ortadoğu’daki savaş sadece İran’da değil, dünyanın diğer bölgelerinde de enerji krizini tetikledi. Reuters’ın geçen haftalardaki haberine göre dizel ve benzin fiyatlarının yıllarca yüksek kalabileceği ve küresel enerji kaynaklı enflasyon şokunun henüz sona ermediği belirtildi.
Bölgedeki çatışmalar nedeniyle Ortadoğu’daki petrol arıtma kapasitesinin yüzde 20’sinden fazlası devre dışı kaldı.
Bunun yanı sıra Hürmüz Boğazı’ndaki abluka yakıt ihracatını kısıtladı. Küresel petrol ve LNG ticaretinin beşte birinin geçtiği boğazın olası bir açılış senaryosunda dahi hızlı bir rahatlama sağlamayacağı, zira hasar gören rafinerilerin uzun süreli onarım gerektirdiği kaydedildi.
Ortadoğu
Suudilerin dev projesi Yeni Murabba’da yönetim değişti, çalışmalar durdu

Suudi Arabistan Kamu Yatırım Fonu, Riyad’daki Yeni Murabba projesinin merkezinde yer alan devasa Mukaab yapısındaki maliyetlerin yaklaşık yüzde 100 artması ve çalışmaların durması üzerine şirketin üst yöneticisini değiştirdi. İngiliz yönetici Michael Dyke’ın yerine vekaleten getirilen Sabah Barakat, fonun portföyündeki 100’ü aşkın şirket ve projenin yeniden değerlendirildiği dönüşüm sürecinde görevi devraldı.
Financial Times gazetesinin haberine göre Suudi Arabistan, başkent Riyad’daki en önemli gayrimenkul projelerinden birini geliştiren Yeni Murabba (New Murabba) şirketinin üst yöneticisini (CEO) değiştirdi.
Karar, projenin merkezindeki Mukaab adlı devasa yapının maliyetinin yaklaşık yüzde 100 artması ve inşaat çalışmalarının durmasının ardından, Suudi Arabistan Kamu Yatırım Fonu’nun (PIF) projelerine yönelik yürüttüğü kapsamlı inceleme çerçevesinde alındı.
Yeni Murabba’nın liderliğini üç yıldan az süre yürüten İngiliz CEO Michael Dyke görevden alınırken, yerine Suudi Kamu Yatırım Fonu’nun kıdemli isimlerinden Sabah Barakat vekaleten atandı. Yaklaşık 50 milyar dolar maliyet biçilen Yeni Murabba projesi; uzunluğu, genişliği ve yüksekliği 400’er metre olan küp şeklindeki Mukaab binasının inşasını da kapsıyor.
100’den fazla şirket ve proje incelemeye alındı
Yönetim değişikliği, Suudi Arabistan Veliaht Prensi Muhammed bin Selman başkanlığındaki Kamu Yatırım Fonu’nun son on yılda başlattığı 100’den fazla şirket ve projeyi kapsayan bir incelemenin ardından geldi. Bu projelerin önemli bir bölümünün gecikmeler ve bütçe aşımlarıyla karşı karşıya kaldığı bildirildi.
Büyüklüğü 1 trilyon dolara yaklaşan fon, on yıl süren devasa harcamaların ardından getiri sağlama baskısı altında bulunuyor. Bu doğrultuda fon, hangi yatırımlara öncelik verileceğini, hangilerinin ise küçültüleceğini veya erteleneceğini yeniden belirliyor.
Konuya yakın bir kaynak, fon stratejisinin spekülatif ve yoğun altyapı gerektiren mega projelerden uzaklaşma yönünde değiştiğini, bunun yerine Suudi lider kadrolarına ve yerli kabiliyetlere daha fazla ağırlık verildiğini aktardı. Aynı kaynak, projelerin ölçeği daralırken yatırım portföyündeki şirketlerde yabancı çalışanlara olan bağımlılığı azaltma eğiliminin güçlendiğini belirtti.
Kamu Yatırım Fonu bu yıl içinde Alat şirketi dahil olmak üzere portföyündeki bazı kuruluşlarda görev yapan yabancı üst yöneticileri değiştirdi. Ayrıca Neom projesi dahil olmak üzere bazı dev kalkınma projelerinde küçülmeye gidiliyor veya bu projeler erteleniyor.
Mukaab’da maliyet ikiye katlandı
Yeni Murabba projesi, Suudi Arabistan’ın Vizyon 2030 programı kapsamında “dünyanın en büyük modern şehir merkezini” geliştirmek amacıyla Şubat 2023’te başlatılmıştı. Projenin ana unsurunu Mukaab binasının oluşturması planlanıyordu. Ancak konuya yakın bir kaynağın aktardığına göre maliyetlerin yaklaşık yüzde 100 artması, çalışmaların durmasına ve projenin ertelenmesine yol açtı.
Tamamlandığında 280 binden fazla kişiye ev sahipliği yapması öngörülen projenin 2040 hedefli ana planı yönetim kurulu tarafından onaylandı ve uygulamanın aşamalı olarak yürütülmesi bekleniyor.
Kamu Yatırım Fonu’nun öncelikleri; devasa mali yükümlülükleri yönetme, Expo 2030 fuarına ve 2034 FIFA Dünya Kupası’na ev sahipliği yapma hazırlıkları doğrultusunda değişti.
Yeni Murabba şirketi ise Barakat’ın atanmasının şirketin kurumsal yönetim çerçevesi ve uzun vadeli stratejik planlarıyla uyumlu olduğunu, operasyonların, ortaklıkların ve stratejik yönelimin değişmeden sürdüğünü duyurdu.
Sabah Barakat, gayrimenkul geliştirme şirketi Roşn’un (Roshn) eski CEO’su David Grover’ın 2024 yılındaki görevden alınmasının ardından bu şirketin de vekil üst yöneticiliğini üstlenmişti.
Ortadoğu
İsrail yapay zekayı yönlendirmek için sahte düşünce kuruluşu kurdu

İsrail hükümetinin yapay zeka sohbet botlarını yönlendirmek amacıyla kurdurduğu “Hanover Institute for Public Policy” adlı paravan düşünce kuruluşu ifşa oldu. ABD Adalet Bakanlığı kayıtları, hayali enstitünün on milyonlarca dolarlık geniş kapsamlı bir etki kampanyasının parçası olduğunu belgeledi.
The Guardian gazetesinin yayımladığı araştırma, İsrail hükümetinin yapay zeka sohbet botlarının yanıtlarını kendi lehine şekillendirmek amacıyla hayali bir düşünce kuruluşu üzerinden geniş çaplı bir dezenformasyon faaliyeti yürüttüğünü ortaya koydu.
Gerçekte fiziki varlığı bulunmayan ve “Hanover Institute for Public Policy” adıyla faaliyet gösteren internet sitesi, içeriklerin yapay zeka modelleri tarafından kaynak gösterilmesini sağlamayı hedefleyen ticari bir altyapı üzerine inşa edildi.
Söz konusu site; Filistinli tutuklulara yönelik işkenceler, İsrail ordusunun işlediği savaş suçları ve Gazze’deki Filistinlilerin kasıtlı olarak aç bırakıldığına ilişkin suçlamalar karşısında İsrail tezlerini tarafsız akademik araştırma kisvesi altında sundu.
New York merkezli medya prodüksiyon şirketi Piro Inc, 1938 tarihli Yabancı Ajanlar Kayıt Yasası (FARA) kapsamında ABD Adalet Bakanlığına yaptığı bildirimde, Hanover Institute internet sitesini İsrail hükümeti adına yürüttüğü faaliyetler arasında kayda geçirdi. İncelemeler sonucunda enstitünün hiçbir ülkede veya yargı alanında tüzel kişiliğe sahip olmadığı, resmi bir adresinin bulunmadığı, sitede çalışan kadrosuna veya raporları hazırlayan yazarların kimliklerine yer verilmediği anlaşıldı.
Hakkında haberler çıkmasının ardından sitedeki finansman bildirimi değiştirildi. Başlangıçta yer alan dış finansman alınmadığı yönündeki beyanın yalnızca o metnin yazıldığı tarihte geçerli olduğu öne sürüldü.
Dokuz günde yarım milyondan fazla kelime yayımlandı
The Guardian’ın incelemesine göre Hanover Institute, 6-14 Ağustos tarihleri arasında ortalama 4 bin 500 kelimelik 124 rapor yayımladı. Dokuz günlük sürede üretilen toplam kelime sayısı 560 bini aştı. Üretimin zirveye çıktığı 12 ve 13 Ağustos tarihlerinde ise yaklaşık 354 bin kelimelik 73 rapor sisteme yüklendi.
Sitedeki 124 başlıktan 123’ü, kullanıcıların yapay zeka botlarına yöneltebileceği arama sorguları biçiminde hazırlandı. Başlıklar arasında “Antisiyonizm antisemitizm midir?”, “İsrail, Filistinlileri topraklarından sürdü mü?” ve “İsrail, Gazze’de soykırım mı yapıyor?” gibi ifadeler yer aldı.
Metinlere akademik güvenilirlik kazandırmak amacıyla Dünya Bankası, Birleşmiş Milletler kurumları, Filistin Merkezi İstatistik Bürosu, Uluslararası Af Örgütü ve Soykırım Sözleşmesi gibi resmi belgelere ve kurumlara yoğun biçimde atıf yapıldı.
Siteyi inceleyen Quincy Institute araştırmacısı Nick Cleveland-Stout, platformun profesyonel bir tasarımla akademik kurum görünümü sunduğunu belirterek, “Tasarım, logolar ve diğer unsurlar iyi görünüyor. Fakat metinleri okudukça içeriklerin önemli bir bölümünün anlamlı olmadığını fark ediyorsunuz” dedi.
Raporlarda eleştiriler sistematik olarak etkisizleştirildi
Sitedeki metinler, uluslararası toplumun ve insan hakları örgütlerinin İsrail’e yönelik eleştirilerini geçersiz kılacak bir dille kurgulandı. İnsan hakları kuruluşlarının İsrail’in Gazze’de soykırım veya apartheid suçu işlediğine hükmettiği durumlarda, hazırlanan 20 raporda bu konuda henüz yetkili bir mahkemenin nihai hüküm vermediği vurgulandı.
Can kayıpları ve bölgeye giren insani yardım miktarlarına ilişkin veriler ise 55 ayrı raporda “taraflardan birinin iddiası” şeklinde nitelendirildi. Bu niteleme hem İsrail hem de Filistin makamlarının verileri için ortak kullanılarak Gazze’deki fiili duruma ilişkin hiçbir bilginin kesin olarak doğrulanamayacağı algısı oluşturuldu.
İngiliz, Fransız ve Alman medya organlarının Facebook sayfalarındaki antisemitik yorumları ele alan 2022 tarihli bağımsız bir araştırmaya, 124 raporun 88’inde toplam 454 kez atıfta bulunuldu. Bu çalışma; işgal altındaki Filistin topraklarındaki tapu kayıtlarından AIPAC’ın ABD medyasındaki ağırlığına, Gazze’deki can kayıplarından 1948 Nekbe sürecine kadar konuyla ilgisiz alanlarda meşrulaştırma aracı olarak kullanıldı.
Cleveland-Stout, “Neredeyse her yazı, bu konudan söz etmenin antisemitizme katkıda bulunabileceği imasıyla sona eriyor. Ardından İngiltere’deki Facebook yorumlarıyla ilgili araştırmayı metne ekliyorlar” değerlendirmesinde bulundu.
Yapay zekanın eğitim verileri hedeflendi
Sitenin kaynak kodlarında, yapay zeka tarayıcılarına içerik haritası sunan “llms.txt” dosyasının yer aldığı saptandı. Dosyanın enstitüye özel olmadığı, internet sitelerinin ChatGPT, Perplexity, Claude ve Gemini gibi modeller tarafından kaynak gösterilmesini sağlayan Res platformuna ait standart bir yapı taşıdığı anlaşıldı.
Res platformunun kurucusu Hai Tran, Piro’nun ABD Adalet Bakanlığı kayıtlarında “dijital stratejist” ve alt yüklenici sıfatıyla yer alıyor. Piro şirketi, yapay zeka modellerinin güvenilir kabul edeceği içerikler üreterek bunları farklı internet siteleri üzerinden dolaşıma sokmayı taahhüt ediyor.
Cleveland-Stout, operasyonun nihai amacının içeriklerin sohbet botlarınca anlık kaynak gösterilmesinden öte, yapay zeka modellerinin temel eğitim verilerine sızmak olduğunu vurguladı. Böylece yapay zeka sistemleri, gelecekte bu anlatıları kaynak belirtmeden doğrudan kendi bilgisi gibi sunabilecek.
Aynı operasyonel ağda bulunan Clock Tower X şirketine ait yedi internet sitesinin, yapay zeka geliştiricilerine veri sağlayan Common Crawl platformunun temmuz ayı dizininde 294 kez yer aldığı belirlendi. Hanover Institute içeriklerinin ise tarama sonrasında yayımlanması sebebiyle henüz bu dizine girmediği kaydedildi. The Guardian’ın gerçekleştirdiği testlerde ChatGPT’nin Hanover Institute raporlarına bağlantı verdiği, ancak kurumun finansman yapısı ve kuruluş gerekçesine ilişkin tartışmalara da dikkat çektiği görüldü.
On milyonlarca dolarlık kamu diplomasisi ağı
FARA kayıtlarına göre Piro şirketi, İsrail hükümeti adına yürüttüğü faaliyetler kapsamında iki ayrı iş emriyle toplam 1 milyon dolarlık sözleşme imzaladı. Piro ve Clock Tower X, Frankfurt merkezli Havas Media Germany şirketinin alt yüklenicisi olarak çalıştı.
ABD resmi kayıtları, Havas Media’nın Ekim 2025 ile Mart 2026 arasındaki dönem için Clock Tower X ve Targeted Communications Global şirketlerine yaklaşık 24,9 milyon dolar aktardığını gösterdi. Havas ile bir Amerikan şirketi arasındaki sözleşmede, “GPT konuşmalarında çerçeveleme sonuçları üretmek için internet siteleri ve içeriklerin devreye alınması” maddesi yer aldı.
İsrail hükümetinin resmi reklam ajansı LaPam, Havas iştiraklerine ihale açılmaksızın yüksek bütçeli projeler verdi. Bu kapsamda Mart 2023’te yurt dışı medya faaliyetleri için 58,3 milyon dolarlık bir sözleşme imzalandı. Ancak Havas’ın Amerikan şirketlerine 24,9 milyon dolar ödediği döneme ait güncel bir sözleşme kamuya açık kayıtlarda yer almadı.
Proje bütçesinin bir kısmı sosyal medya operasyonlarına yönlendirildi. Targeted Communications Global tarafından yürütülen ve finansmanının LaPam tarafından karşılandığı belirtilen “Freedom Not Terror” kampanyasının YouTube videosu 28,1 milyon izlenmeye ulaştı.
The Guardian; Piro, Havas Media ve LaPam yetkililerine iddiaları sordu ancak haberin yayımlandığı tarihe kadar kurumlardan herhangi bir yanıt gelmedi.
İsrail içinde bütçe tartışmaları ve düşen destek oranları
Kampanyanın hedeflerine ulaşıp ulaşmadığı İsrail yönetiminde tartışma konusu oldu. İsrailli bir yetkili Ynet’e yaptığı değerlendirmede, “Hükümet çok para ödedi ancak durum daha da kötüleşti” ifadesini kullandı. Başka bir yetkili ise eski ABD Başkanı Donald Trump’ın eski kampanya yöneticisi Brad Parscale’e atıfta bulunarak, “Durumu iyileştirmesi gerekiyordu. Ona çok para ödedik. Peki bu parayla ne yaptı?” dedi.
Eleştirilere karşın İsrail Dışişleri Bakanı Gideon Sa’ar, ülkenin tüm uluslararası kamu diplomasisi faaliyetleri için 181,6 milyon dolar bütçe ayırdı. Sa’ar, 2026 ve 2027 yılları için 666,3 milyon dolarlık ilave kaynak tahsis etti.
Yürütülen kampanyalara rağmen ABD kamuoyunda İsrail’e verilen destek geriledi. Gallup verilerine göre Amerikalıların Filistinlilere duyduğu sempati ilk kez İsraillilerin önüne geçerken, İsrail’in yanında yer alanların oranı yüzde 36 seviyesinde kaldı. Pew araştırması Amerikalıların yüzde 60’ının İsrail hakkında olumsuz görüşe sahip olduğunu gösterdi. AP-NORC anketinde ise katılımcıların yüzde 31’i, Demokrat Partililerin ise yüzde 52’si İsrail’in Gazze’deki askeri harekatını soykırım olarak tanımladı.
Araştırmacı Cleveland-Stout, İsrailli yöneticilerin siyasi açmazları pazarlama sorunu olarak gördüğünü belirtti. Bu tutumu İsrailli siyasetçi Yossi Sarid’in “Hasbara her zaman tüm başarısızlıkların sığınağıdır” sözüyle açıklayan Cleveland-Stout, yapay zeka modellerinin hükümetler tarafından manipüle edilmesinin artık yeni bir gerçeklik haline geldiği uyarısında bulundu.
İsrail Dışişleri Bakanlığı ABD’de herhangi bir etki operasyonu yürütülmediğini savundu. Piro’nun kurucu ortağı Daniel Rosenberg ise şirketin İsrail hakkındaki dezenformasyonla doğrulanabilir veriler üzerinden mücadele etmekle görevlendirildiğini öne sürdü.
Amerika1 hafta önceSteve Jobs’ı iflastan kurtaran gizli CIA anlaşması gün yüzüne çıktı
Dünya Basını2 hafta önceThe Economist, Daron Acemoğlu’nu yerden yere vurdu: “Sığ ve inandırıcılıktan uzak”
Söyleşi2 hafta önceEmekli Yarbay Daniel Davis Harici’ye konuştu: ABD, İran savaşını kaybetti
Dünya Basını5 gün önceMilanovic uyardı: Dünya 1914 öncesine benzer bir uçurumun kenarında
Rusya2 hafta önceDört AB ülkesi daha Rus pasaportlarına kısıtlama getiriyor
Dünya Basını2 hafta önceProf. Hanke: Trump İran konusunda kendini çıkamayacağı bir köşeye sıkıştırdı
Ortadoğu2 hafta önceTelegraph: İran’a karşı silahlı Kürt isyanını Erdoğan engelledi
Dünya Basını2 hafta önceAmerika’dan vazgeçmeyi göze alamayan müttefikler











