Bizi Takip Edin

Diplomasi

Xi’den ‘Küresel Güney’ diplomasisi

Yayınlanma

Çin Devlet Başkanı Xi Jinping Johannesburg’daki 15. BRICS Liderler Zirvesi sırasında misafir devlet başkanlarıyla temaslarda bulundu.

Xi, Kübalı mevkidaşına “ulusal egemenliği savunma ve dış müdahaleye karşı çıkma” ve ülkeye uygulanan abluka konusunda destek teklif etti.

Çin dışişleri bakanlığından yapılan açıklamaya göre, Xi Jinping ayrıca Etiyopya Başbakanı Abiy Ahmed ile bir araya gelerek Çin’in “modernleşmesinin” işbirliği için “yeni fırsatlar” getireceğini söyledi ve Etiyopya’nın borç ödemelerinin askıya alınabileceğini belirtti.

Xi ayrıca Bangladeş ve Senegal liderleriyle bir araya gelerek alternatif bir dünya düzeni arayışında olan Küresel Güney’e daha yakın ekonomik bağlar ve siyasi destek çağrısında bulundu.

Küba’ya ablukaya karşı destek teklifi

Küba Devlet Başkanı Miguel Diaz-Canel ile görüşmesinde Xi, izole edilmiş ulusa destek önerdi ve iki Komünist Parti lideri işbirliği yapma konusunda anlaştı.

Xi, “Çin, iki taraf ve iki ülke arasındaki özel dostluk ilişkilerinin sürekli yeni gelişimini teşvik etmek için … Küba ile birlikte çalışmaya isteklidir” dedi ve Pekin’in uluslararası düşmanlık karşısında Küba’nın ekonomik ve sosyal gelişimini destekleyeceğini sözlerine ekledi.

Diaz-Canel de Twitter (X) hesabından yaptığı paylaşımda Küba’nın “partiler arası bağları ve [Çin ile] yakın dostluk ve işbirliği bağlarını derinleştirme iradesini not ettiğini” belirtti. Diaz-Canel ayrıca Küba’nın, ülkeye yönelik ablukanın sona erdirilmesi ve ABD’nin yayınladığı terörizmin devlet sponsorları listesinden çıkarılması için Çin’in verdiği desteği takdir ettiğini söyledi.

Xi çarşamba günü ayrıca, Küba’nın eylül ayında 77 gelişmekte olan ülke grubu ile Çin arasında yapılacak bir zirveye ev sahipliği yapmasını desteklediğini ifade etti.

Etiyopya’ya daha fazla teşvik ve yatırım

Etiyopya Başbakanı Abiy ile görüşmesi sırasında Xi, Çin’in Kuşak ve Yol Girişimi kapsamında Etiyopya ile daha fazla ekonomik işbirliğini teşvik edeceğini ve daha fazla Çinli firmayı ülkede “yatırım yapmaya ve gelişmeye” teşvik edeceğini söyledi.

Etiyopya’nın bir dizi Kuşak ve Yol altyapı projesi var ve Çin, Doğu Afrika ülkesinin en büyük ticaret ortağı. Çin ticaret bakanlığına göre ikili ticaret hacmi 2021 yılında 2,66 milyar ABD dolarına ulaştı. Çin’in Etiyopya’daki doğrudan yatırımı o yıl 2,81 milyar ABD dolarına ulaştı.

Abiy’nin ofisi tarafından yapılan bir Twitter paylaşımına göre ise Xi, Çin’in 2023-24 döneminde vadesi gelen borç ödemelerini askıya alacağını da belirtti.

Etiyopya’nın Çin’e olan borcunun 13,7 milyar ABD doları olduğu tahmin ediliyor ve bunun büyük bir kısmı 2000 ile 2021 yılları arasında Çin İhracat-İthalat Bankası tarafından sağlandı.

Senegal’e kalkınma desteği

Xi ayrıca Senegal Cumhurbaşkanı Macky Sall ile de görüşerek Çin’in “Afrikalı kardeşleriyle” “kalkınma deneyim ve fırsatlarını paylaşacağını” söyledi.

Çin lideri, “Senegal, Çin’in Afrika’daki önemli bir ortağıdır. Çin, Senegal ile karşılıklı desteği güçlendirmeye ve sanayi, tarım, altyapı inşası ve insan kaynaklarının geliştirilmesi alanlarında işbirliğini derinleştirmeye isteklidir” dedi.

Sall, iki ülkenin “dostane, uzun süreli, güçlü ve karşılıklı yarar sağlayan ilişkileri” güçlendirme isteğini dile getirdiğini belirtti.

‘Bangladeş’e dış müdahalelere karşıyız’

Bangladeş Başbakanı Sheikh Hasina ile görüşen Xi, Çin’in Güney Asya ülkesinin ekonomik kalkınmasını, egemenliğini, bağımsızlığını ve toprak bütünlüğünü desteklediğini ve dış müdahalelere karşı çıktığını söyledi.

Bangladeş, Brezilya, Rusya, Çin ve Güney Afrika ile birlikte gelişmekte olan ekonomilerden oluşan BRICS bloğunun bir üyesi olan komşu Hindistan ile uzun süredir devam eden toprak ve siyasi anlaşmazlıklara sahip.

Xi çarşamba günü zirvede dünyanın “yeni bir türbülans dönemine” girdiğini ve üye ülkelerin küresel ekonominin istikrara kavuşturulmasında önemli bir role sahip olduğunu söyledi.

Perşembe günü blok, altı ülkenin – Arjantin, Mısır, Etiyopya, İran, Suudi Arabistan ve Birleşik Arap Emirlikleri – 2024 yılında yeni üye olarak kabul edileceğini duyurdu.

Diplomasi

ABD, Londra’daki Çin elçilik arazisine göz dikti

Yayınlanma

ABD Başkanı Donald Trump yönetimi yetkilileri Londra’daki Royal Mint Court kompleksinde bulunan araziyi yeni elçilik binası için satın alma fikrini görüştü. Fikir, Çin’in dev diplomatik tesis inşaat izninin iptal edilmesi olasılığı üzerine gündeme geldi. Washington temsilcileri konuyu aylardır ABD Dışişleri Bakanlığı ile Londra elçiliği bünyesinde üst düzeyde değerlendiriyor.

ABD Başkanı Donald Trump yönetimi temsilcileri, İngiltere’nin başkenti Londra’daki Royal Mint Court kompleksi sınırları içinde yer alan araziyi yeni Amerikan büyükelçiliği için satın alma ihtimalini masaya yatırdı.

Sürdürülen değerlendirmelerin, Pekin yönetiminin söz konusu alanda kurmayı planladığı dev diplomatik tesis için verilen inşaat izninin iptal edilmesi ihtimaline dayandığı bildirildi.

i Paper gazetesinde yer alan habere göre Kraliyet Darphanesi’nin eski genel merkezi olan Royal Mint Court kompleksi, Londra Kulesi ile finans ve iş merkezi olan Londra Şehri’nin (City of London) yakınında konumlanıyor.

Plan aylardır ABD Dışişleri Bakanlığı bünyesindeki üst düzey yetkililer ile Londra’daki Amerikan Büyükelçiliği personeli arasında ele alınıyor. Bazı Amerikalı yetkililer Londra Kulesi yakınındaki bu alanın, ABD diplomatik misyonunun Nine Elms bölgesinde bulunan mevcut binasına kıyasla stratejik açıdan çok daha avantajlı olduğunu savunuyor.

Projeyi destekleyen yetkililer, olası bir satın almayı Washington’ın Pekin karşısında elde edeceği jeopolitik bir zafer olarak nitelendiriyor. Taraflar arasında resmi müzakerelerin henüz başlamadığı kaydedildi.

Gazeteye konuşan kaynaklar, görüşmelerin Washington’ın Royal Mint Court’taki araziyi devralması karşılığında Nine Elms’teki mevcut Amerikan büyükelçiliği kompleksini Çin’e teklif etme şakasına kadar vardığını belirtti. Böyle bir takasın gerçekleşmesi için birden fazla hükümetin onay vermesi gerekiyor.

Londra Mahkemesi 31 Temmuz günü İngiliz makamlarının Royal Mint Court arazisinde Çin büyükelçiliği kurulmasına onay veren kararını hukuka uygun buldu ve bölge sakinleri derneğinin açtığı davayı reddetti.

The Guardian gazetesi, mahalle sakinlerinin kararı temyize götürmeyi planladığını bildirdi.

İngiltere yönetimi, sekiz yıldır süren değerlendirme sürecinin ardından ocak ayında Çin’in Avrupa’daki en büyük büyükelçilik kompleksini inşa etmesine izin vermişti.

Pekin yönetimi eski Kraliyet Darphanesi arazisini 2018 yılında satın almıştı.

Washington yönetimi, tesisin finans merkezine ve iletişim kablolarına yakınlığının güvenlik riski yaratacağı konusunda Londra’yı uyarmıştı.

İngiliz yetkililer istihbarat servislerinin giderilemeyecek bir risk tespit etmediğini duyurmuş, ancak yerel halk projeyi yargıya taşımıştı.

Okumaya Devam Et

Diplomasi

Washington ile Kiev arasında Patriot teknolojisi pazarlığı sürüyor

Yayınlanma

ABD ile Ukrayna arasında Patriot hava savunma sistemlerinin üretim teknolojilerinin Kiev’e devredilmesi konusunda zorlu müzakereler yürütülüyor. ABD Temsilciler Meclisi Üyesi Mike Turner, iki ülkenin teknoloji transferi ve yerel üretim için temasları sürdürdüğünü bildirdi.

ABD ile Ukrayna, Kiev’in Patriot hava savunma sistemlerini kendi topraklarında üretmesini sağlayacak teknoloji transferi konusunda zorlu müzakereler yürütüyor.

Açıklama, ABD Temsilciler Meclisi Cumhuriyetçi Parti Üyesi Mike Turner tarafından yapıldı.

2023-2025 yıllarında Temsilciler Meclisi İstihbarat Komisyonu Başkanlığı görevini yürüten Turner, CBS News kanalına verdiği mülakatta iki ülkenin istişareleri sürdürdüğünü doğruladı. Turner, “Savunma amaçlı olan Patriot füzeleriyle ilgili durum çok karmaşık” ifadelerini kullandı.

Kongre üyesi, müzakerelerin Ukrayna’ya Patriot teknolojilerine daha geniş erişim sağlanmasını kapsadığını ve bu sayede ülkede söz konusu hava savunma sistemlerinin üretiminin organize edilebileceğini kaydetti.

Turner, Trump yönetimi ile Pentagon’un müzakereleri olabildiğince hızlı bir şekilde tamamlayarak ilgili kararı almasını umduğunu dile getirdi.

Trump teknoloji hırsızlığı endişesini dile getirdi

Turner’ın çıkışı, ABD Başkanı Donald Trump’ın Ukrayna’ya Patriot füzelerini üretme izni verme vaadinden şüphe duymaya başladığına ilişkin haberlerin ardından geldi.

The New York Times gazetesi, Trump’ın teknolojinin Washington’a karşı kullanılabileceği endişesiyle Ukrayna’nın Patriot füzelerini üretmesine izin verme sözünden vazgeçtiğini yazdı.

ABD Başkanı Trump daha önce Patriot sistemlerinin sırlarını teknoloji devi Nvidia’nın çiplerine benzetmiş ve bu teknolojilerin dışarı sızmasına izin verilemeyeceğini savunmuştu.

Trump, 31 Temmuz’da Camp David’deki başkanlık rezidansında bakanlar kurulu toplantısının ardından CNBC kanalına yaptığı açıklamada, ABD’nin Patriot üretim teknolojisini hiçbir ülkeye devretmediğini, böyle bir şeyin neredeyse imkansız olduğunu fakat bu yönde görüşmelerin yapıldığını söyledi.

Patriot füzelerinin yerel olarak üretilmesi konusu, Kiev yönetiminin hava savunma araçlarındaki yetersizlik beyanlarının gölgesinde aylardır tartışılıyor.

Ukrayna Devlet Başkanı Vladimir Zelenskiy, nisan ayında yaptığı açıklamada ülkesinin çatışmaların başlangıcından bu yana en büyük önleyici füze kıtlığıyla karşı karşıya kaldığını duyurmuştu.

Zelenskiy, mayıs ayı sonunda Washington’a başvurarak Patriot üretimi için lisans verilmesini talep etmişti. ABD Başkanı Donald Trump ise temmuz ayı başında ABD’nin Ukrayna’ya söz konusu lisansı vermeye hazır olduğunu açıklamıştı.

Trump o dönemde Patriot füzelerinin üretiminin “çok karmaşık” olduğunu vurgulamış, ancak Kiev’in bu teknolojide uzmanlaşabileceğine inandığını ifade etmişti.

Okumaya Devam Et

Diplomasi

Ukrayna yardım grubunda ABD dönemi bitiyor: Komuta devredilecek

Yayınlanma

ABD, Ukrayna’ya silah sevkiyatını ve Ukrayna askerlerinin eğitimini koordine eden güvenlik yardım grubunun liderliğinden çekilme kararı aldı. Almanya’nın Wiesbaden kentinde konuşlu grubun komutası başka bir NATO üyesi ülkeye devredilecek. Devir sürecinin bir yıla kadar sürebileceği açıklanırken yetkililer Ukrayna’ya verilen desteğin kesintisiz süreceğini vurguladı.

ABD, Ukrayna’ya silah sevkiyatını ve Ukrayna askerlerinin eğitimini koordine eden Ukrayna Güvenlik Yardım Grubunun (SAG-U) liderliğini bırakma kararı aldı.

Politico gazetesi, ABD’li bir yetkiliye ve ABD Savunma Bakanlığının planlarına vakıf üç kişiye dayandırdığı haberinde, gruba başka bir NATO üyesi ülkenin liderlik edeceğini duyurdu.

Liderliği hangi ülkenin üstleneceği henüz açıklanmadı.

Yönetim değişiminin bir yıla kadar sürebileceği belirtilirken, kaynaklar Ukrayna’ya desteğin birinci öncelik olmayı sürdürdüğünü ve grubun çalışmalarının kesintiye uğramayacağını vurguladı.

Pentagon yetkilileri, SAG-U’nun en başından beri geçici bir yapı olarak tasarlandığını açıkladı. Bakanlık, liderlik devrinin ittifak içinde yükün yeniden paylaşılması hedefinin bir parçası olduğunu ve ABD’nin yeni savunma stratejisiyle uyum taşıdığını belirtti.

Bir NATO yetkilisi de konuya ilişkin değerlendirmesinde, “Komutanlığın Avrupalı veya Kanadalı bir subaya devredilmesi, müttefiklerin daha fazla sorumluluk üstlendiğinin bir başka kanıtı olacaktır” dedi.

Komuta devredildikten sonra ABD Avrupa Komutanlığı, gruptaki varlığını Amerikalı bir komutan yardımcısı üzerinden sürdürecek.

2024 yazında Washington’da düzenlenen NATO Zirvesi’nde kurulan SAG-U’nun karargahı Almanya’nın Wiesbaden kentinde bulunuyor.

Gruba 2024 yılının ortasından bu yana liderlik eden Korgeneral Curtis Buzzard pazartesi günü görevinden ayrılıyor.

Buzzard’ın yerine geçecek olan Korgeneral Guillaume Beaurpere, ABD’nin gruptaki doğrudan rolünü kademeli olarak küçültme sürecini yönetecek.

NATO müttefikleri komuta devrini genel olarak destekledi ve Avrupa’nın rolünün artmasının mantıklı bir adım olduğunu kaydetti.

Ukraynalı yetkililer de bu kararın “ABD’deki siyasi dalgalanmalardan kaynaklanabilecek riskleri azalttığını ve Ukrayna’nın çıkarına olacak şekilde askeri lojistiği kolaylaştırdığını” savundu.

Buna karşın Politico’ya konuşan kaynaklar, NATO’nun karmaşık bürokratik yapısı nedeniyle cephe hattına yapılan sevkiyatların yavaşlamasından endişe duyulduğunu bildirdi.

Ukraynalı bir yetkili de müttefiklerden hiçbirinin “ABD’nin uydu istihbaratı, hedef gösterme ve ağır nakliye havacılığı alanındaki lojistik kabiliyetlerinin yerini dolduramayacağını” vurguladı.

Alınan karar, Beyaz Saray’ın Avrupa’daki askeri varlığını kademeli olarak azaltma ve NATO bünyesindeki liderlik makamlarını müttefiklere devretme politikasıyla örtüşüyor.

ABD, şubat ayında yaptığı açıklamayla Norfolk’taki Müttefik Müşterek Kuvvet Komutanlığının denetimini İngiltere’ye, Napoli’deki komutanlığı İtalya’ya, Hollanda’daki Brunssum Müşterek Kuvvet Komutanlığını ise Almanya ve Polonya’ya devredeceğini duyurmuştu.

Okumaya Devam Et

Çok Okunanlar

English