Amerika
Yapay zeka, büyümeye ve verimliliğe ne kadar katkı sunuyor?

Devasa yapay zeka yatırımları sürerken, bu yatırımların Amerikan ekonomisine katkısı ve verimlilik üzerindeki etkisi tartışılıyor.
Yapay zeka (AI) patlaması, ABD’nin üretmediği donanımların muazzam miktarda ithalatına bağlı.
Bu durum, yatırımın ölçeği ile bunun resmi istatistiklerde, özellikle de GSYİH’de nasıl yansıtıldığı arasında alışılmadık bir uyumsuzluk yaratıyor.
Bu bağlamda tüm yatırımlar GSYİH’ye eşit oranda yansıtılmıyor. Yapay zeka altyapısının kurulması büyük ölçüde ithal çiplere, sunuculara ve ağ ekipmanlarına dayanıyor.
Bu da yatırım patlamasının bir kısmının hükümetin büyüme hesaplamalarında dengelendiği anlamına geliyor.
Yapay zeka, resmi verilerde kendine ait kapsamlı bir kategoriye sahip değil. Bu da iktisatçıları, yapay zekanın katkısını temel yatırım ve ticaret kategorilerinden çıkarsamaya itiyor.
Federal Rezerv (Fed) iktisatçıları Paul Soto, Mason Thieu ve Jeffrey Allen, bu ay yayınladıkları bir makalede şöyle yazıyor:
“Ulusal hesaplarda yapay zeka ile ilgili yatırımlara ayrılmış özel bir kalem bulunmaması ve altyapı geliştirmenin temelini oluşturan ekipmanların ithalat payının yüksek olması nedeniyle, son dönemdeki GSYİH büyümesinin ne kadarının yapay zeka ile ilgili yatırımlar tarafından desteklendiğini kesin olarak ölçmek daha büyük bir zorluk teşkil ediyor.”
Amerikan ekonomisi ilk çeyrekte yıllık bazda %2,1 oranında büyüdü. Fed iktisatçıları, yapay zeka harcamalarının (yani yazılım, veri merkezleri, enerji altyapısı ve bilgi işlem ekipmanlarına yapılan yatırımların) GSYİH büyümesine yaklaşık 0,73 puanlık bir katkı sağladığını tahmin ediyor.
Fakat ithal edilen yapay zeka ile ilgili parçaların yarattığı olumsuz etki olmasaydı, yapay zeka ile ilgili yatırımların tahmini katkısı daha büyük olurdu.
Sadece bilgisayar, çevre birimleri ve parçaların net ithalatı, büyümeden 0,45 puan düşürdü.
ABD’nin ithalatında yapay zeka ürünlerinin payı artıyor
Minneapolis Fed iktisatçısı Michael Waugh’un araştırmasına göre, yapay zeka ile ilgili ürünler, 2023’teki %15’lik orandan artış göstererek 2025 yılında ABD’nin toplam ithalatının %23’ünü oluşturdu.
Bu ithalatın yaklaşık yarısını bilgisayar donanımı oluşturuyor.
Geri kalan kısım ise yapay zeka veri merkezlerinin kurulması ve işletilmesi için gerekli olan elektrikli ekipman, ağ donanımı ve soğutma sistemleri gibi ürünleri içeriyor.
Trump yönetimi, bu yapay zeka ile ilgili girdilerin çoğunu geniş kapsamlı gümrük vergilerinden büyük ölçüde muaf tutmuştu.
2025 yılının sonlarında yapay zeka yatırımları ve ticaret dinamikleri daha da dikkat çekiciydi. Şirketler yılın son üç ayında yapay zeka donanımına büyük miktarda para aktardı ama ithalat hesaba katıldığında GSYİH’ye sağlanan artış büyük ölçüde ortadan kalktı.
Fed iktisatçıları, yapay zeka yatırımlarının net etkisinin “çeyrekler arasında önemli ölçüde değişiklik gösterdiğini, zira ithalatın keskin bir şekilde arttığı çeyreklerde bilgisayar, çevre birimleri ve parçaların net ihracatından kaynaklanan olumsuz etki, brüt yatırımın büyük bir kısmını dengelediğini” belirtiyorlar.
Net ihalat büyümeyi negatif etkiliyor
Fed iktisatçıları, ithalat hesaba katılmadan önce ilgili kategorilerdeki harcamaların GSYİH’ye yaklaşık 0,75 puanlık katkı sağlamasına rağmen, yapay zeka altyapı yatırımlarının GSYİH’ye sadece 0,14 puanlık katkı sağladığını tahmin ediyorlar.
Yapay zeka ekipmanlarının net ithalatı ise büyümeyi 0,61 puan düşürdü.
İktisatçılar, ekonominin Nisan-Haziran döneminde yıllık bazda %1,8 oranında büyüdüğünü öngörüyor. Rapor bugün (30 Temmuz) açıklanacak.
Goldman Sachs, yapay zeka ile ilgili ekipman harcamalarından kaynaklanan güçlü iş yatırımlarının yanı sıra, tüketici harcamalarında da bir toparlanma bekliyor.
Yapay zeka patlaması ayrıca, iktisatçıları ekonomiyi ölçme yöntemlerini yeniden düşünmeye zorluyor.
Büyümenin giderek daha fazla ithal donanım ve maddi olmayan yazılımlara dayanan teknolojilerden kaynaklanması nedeniyle, iktisadi faaliyetin geleneksel göstergelerini yorumlamak daha zor hale gelebilir.
Verimlilik meselesi: Artış AI’dan değil, sermaye kullanım oranı kaynaklı
Yapay zeka, birçok sektörde çalışanların verimliliğini artırıyor gibi görünüyor. ABD, son birkaç yılda ekonomi genelinde verimlilikte bir artış yaşadı.
Fakat ilkinin, ikincisini mutlaka tetiklediği kesin değil. Tartışmaya yol açan yeni bir analiz, şirketlerin bir işçiden saat başına daha fazla üretim elde etmelerinin nedeninin, en azından şimdilik yapay zekayı yaygın olarak kullanmaktan ziyade, mevcut sermayeyi daha verimli kullanmalarından kaynaklandığını ortaya koyuyor.
Stripe’ın baş ekonomisti Ernie Tedeschi’ye göre, yapay zeka alanındaki gelişmeler bazı sektörlerde mikro düzeyde önemli kazançlar sağlıyor olabilir fakat şu ana kadar son birkaç yılın en önemli makro trendlerinden birinin itici gücü değil.
Son birkaç on yıldır beklenenin altında bir iyileşme kaydedildikten sonra işgücü verimliliğinde yaşanan artış, son birkaç yılda ABD ekonomisiyle ilgili en iyi haberlerden biri olmuştu.
Tedeschi, geçtiğimiz yıl boyunca çalışılan saat başına üretimin %2,5 arttığını, buna karşılık son 20 yılda yıllık artışın %1,6 olduğunu belirtti.
Bu fark küçük gibi görünebilir ama bu yüksek verimlilik sadece birkaç yıl boyunca sürdürülürse, birikimli bir etki yaratarak işçi başına gelir ve üretimi çok daha yüksek seviyelere çıkaracak.
Tedeschi, işgücü verimliliğinin artmış olmasına rağmen, toplam faktör verimliliğinin (yani sadece çalışma saati başına üretim değil, çalışma saati ve sermaye birimi başına üretim) pek değişmediğini tespit etti.
Sektörler genelinde inceleme yaptığında, yapay zeka kullanımının yaygın olduğu sektörlerde verimlilik artışının daha yüksek olduğunu fakat bu eğilimin pandemiden önce, yani yüksek kaliteli büyük dil modellerinin (LLM) yaygın olarak kullanılmaya başlanmasından önce, başladığını tespit etti.
Aksine, daha yüksek üretimin mevcut sermayenin daha verimli ve fazla şekilde kullanılmasından kaynaklandığını tespit etti.
Tedeschi şöyle yazdı:
“Halihazırda inşa edilmiş fabrikaların daha uzun süre çalışması, maliyeti karşılanmış sunucu rafları ve GPU kümelerinin daha fazla kullanılması ve mevcut otel odalarının daha fazla doluluk oranı gibi durumları düşünün. Ekonomistler buna ‘sermaye yoğunluğu’ veya ‘kullanım oranı’ diyor. Daha yüksek sermaye kullanım oranı, gerçek iktisadi kazançları temsil eder ama mikro verimlilikle aynı şey değildir.”
Tedeschi, Axios’a verdiği demeçte, ABD’nin yüksek verimlilik artışı yaşadığı bir dönemde olduğunu ve yapay zekanın da bu sürecin bir parçası olduğu ihtimalinin giderek daha olası hale geldiğini söylüyor ama uyarıyor:
“Fakat yapay zekanın bu süreçte nasıl bir rol oynadığı konusunda gerçekçi olmalıyız; çünkü bu, yapay zekanın büyüme yolunda sadece geçici bir dalgalanma mı, yoksa daha kalıcı ve dönüştürücü bir unsur mu olduğunu ayırt etmemize yardımcı olacaktır.”
Yapay zeka patlaması merkez bankalarını zorluyor
Merkez bankacıları, kağıt üzerinde fiyat istikrarını, güçlü bir işgücü piyasasını ve sağlam bir finansal sistemi korumaya çalışsalar da yapay zeka patlaması, bu üç alanda da karmaşıklığı artıran bir unsur olarak öne çıkıyor.
Uluslararası Ödemeler Bankası (BIS) tarafından hazırlanan bir rapor, yapay zekanın merkez bankacılarının politika belirlerken dayandıkları geleneksel göstergeleri belirsiz hale getirdiğini ortaya koyuyor.
Rapora göre bu durum, ekonominin hem arz hem de talep tarafını aynı anda etkiliyor ve hem yapısal hem de konjonktürel değişimleri tetikliyor.
ABD’de ve yapay zeka inovasyonunun diğer merkezlerinde, kısa vadede yaşanan yatırım patlaması, özellikle yarı iletkenler ve veri merkezlerinin diğer bileşenlerine yönelik talepte bir artışa yol açıyor.
Bu arada, borsadaki patlama, kağıt üzerindeki serveti artırarak tüketici talebini daha da artırıyor. Fakat bu servetin bir kısmının hayali olduğu ve er ya da geç patlayacak bir yapay zeka balonunun var olduğu yönünde endişeler var.
Yapay zekanın orta vadede büyük ölçekli iş kayıplarına yol açma riski mevcut olsa da, bunun gerçekleşmeye başladığına dair kanıtlar belirsiz.
Ayrıca, yapay zeka alanındaki ilerlemelerin üretkenlikte çok daha fazla artışa yol açtığı bir dünya, enflasyonu düşürmesi beklenen olumlu bir arz şokunu da beraberinde getiriyor.
BIS iktisatçıları Iñaki Aldasoro, Leonardo Gambacorta, Enisse Kharroubi ve Matthias Rottner şöyle yazıyor:
“Yapay zekanın etkilerine ilişkin büyük belirsizlik, para politikası ve finansal istikrar açısından çeşitli zorluklar ortaya çıkarıyor. Birincisi, yapay zeka hem konjonktürel hem de yapısal açıdan talep ve arzı aynı anda etkiliyor. Ayrıca, bu etkiler sektörden sektöre farklılık gösteriyor ve bu da altta yatan eğilimlerin değerlendirilmesini zorlaştırıyor. Belirsizliğin artması, politika ayarlamalarında hata yapma riskini artırıyor.”
Bugün sona eren politika toplantısında Fed’in yanı sıra yarın toplantı yapacak olan İngiltere Merkez Bankası ve Japonya Merkez Bankası da dahil olmak üzere merkez bankaları, temelde yapay zeka patlamasının bu değişkenleri hangi yöne, ne ölçüde ve hangi zaman diliminde değiştirdiğine dair gerçek zamanlı kararlar almak zorunda.
Amerika
Tesla ve SpaceX için 3,6 trilyon dolarlık birleşme planı

Tesla ve SpaceX yönetim kurulları, iki şirketi yaklaşık 3,6 trilyon dolarlık piyasa değeri altında bir araya getirebilecek birleşme planını incelemek üzere bağımsız komiteler kurdu. Yapay zeka yatırımları ve roket harcamaları nedeniyle birleşen yapının yıllık serbest nakit akışının en az eksi 54 milyar dolara inmesi bekleniyor.
Elektrikli araç üreticisi Tesla ile uzay taşımacılığı şirketi SpaceX’in olası birleşimi, piyasa değeri yaklaşık 3,6 trilyon dolara ulaşan yeni bir yapı ortaya çıkarabilir.
Financial Times, yatırımcılar, hukukçular ve analistlerin değerlendirmelerine dayandırdığı incelemesinde, her iki şirketin yönetim kurullarının bağımsız komiteler kurarak birleşme ihtimalini araştırmaya başladığını duyurdu.
Elon Musk, 20 Ekim’de yaptığı açıklamada birleşmeyi “iyi bir fikir” olarak nitelendirdi ancak koşulların henüz netleşmediğini ve anlaşmanın garanti olmadığını belirtti. Girişimci, çıkar çatışması sebebiyle görüşmelere doğrudan katılamayacağını bildirdi.
Hissedarlar açısından birleşmenin en belirgin avantajı, Musk’ın zaman ve kaynak paylaşımına dair soru işaretlerini giderebilmesi. İsmi açıklanmayan bir Tesla yatırımcısı, “Şu an vaktinin bir kısmını Tesla’da, bir kısmını da SpaceX’te geçiriyor ve hissedarlar gücünün veya parasının büyük bölümünün nereye gittiğini anlayamıyor” dedi.
Otomobil üreticisine yakın bir kaynak, iki şirketin Roadster spor modelinden malzeme, yakıt ve üretim teknolojilerine kadar uzanan mevcut işbirliğini hatırlattı. Aynı kaynak, birleşmenin işlem gücü ile yapay zekanın fiziksel cihazlardaki kullanımını entegre eden dikey bir yapı kuracağını kaydetti.
Tesla ile SpaceX arasındaki finansal ilişkiler şimdiden belirgin bir hacme ulaştı. SpaceX, Tesla’dan yaklaşık 1 milyar dolar değerinde Megapack batarya sistemleri ve Cybertruck araçları satın aldı.
Tesla, yapay zeka girişimi xAI’a yaptığı 2 milyar dolarlık yatırımın Şubat 2026’da SpaceX ile birleşmesi sonucunda uzay şirketinin doğrudan hissedarı haline geldi. Musk, xAI hamlesini yapay zeka, roket teknolojisi ve uydu iletişimini bir araya getirerek uzayda veri merkezleri kurma hedefiyle gerekçelendirmişti.
Visible Alpha tarafından derlenen analist tahminleri, Tesla ve SpaceX’in toplam gelirinin 2026 yılında 153 milyar dolara çıkacağını gösteriyor. Buna karşılık yapay zeka altyapısı, çip üretimi ve roket harcamaları sebebiyle iki yapının toplam serbest nakit akışının en az eksi 54 milyar dolar olması bekleniyor.
Financial Times, 3,6 trilyon dolarlık büyüklüğün kesinleşmiş anlaşma bedelini değil, şirketlerin mevcut piyasa değerini yansıttığını bildirdi. Olası birleşme aynı zamanda Musk’ın Tesla üzerindeki kontrolünü güçlendirebilir.
Girişimci, imtiyazlı hisseler sayesinde SpaceX’te yaklaşık yüzde 84 oy gücünü elinde tutarken bu oran Tesla’da yüzde 20 civarında kalıyor. Anlaşmanın kabul edilmesi için Tesla tarafında yalnızca oylamaya katılanların değil, tüm hisselerin çoğunluğunun desteği aranacak.
Hukuk uzmanları, birleşme müzakerelerinin bir tarafın diğerinin aleyhine avantaj sağlamadığına piyasayı ikna edecek biçimde yürütülmesi gerektiğini belirtiyor. Colorado Üniversitesi kurumsal hukuk profesörü Ann Lipton, her iki şirketin merkezini taşıdığı Teksas yasalarının yönetim kararlarına itirazı zorlaştırdığına işaret etti.
Lipton, çıkar çatışması iddiasının tek başına yetersiz kalacağını, hissedarların dolandırıcılık veya kasıtlı yasa ihlali gibi fiilleri ispat etmek zorunda olduğunu söyledi. Sürecin bir diğer zorlu ayağını ise küresel onaylar oluşturuyor.
Hukukçulara göre anlaşmanın AB, Birleşik Krallık ve Çin’deki düzenleyici kurumlardan onay alması gerekecek. Geçen yıl Tesla’ya 21 milyar dolarla toplam cirosunun yaklaşık yüzde 22’sini kazandıran Çin, şirketin en büyük otomobil fabrikasına Şanghay’da ev sahipliği yapıyor.
SpaceX’in ABD savunma ihalelerini üstlenmesi ve askeri Starshield uydularını üretmesi, Pekin hattında güvenlik çekincelerini artırıyor. JPMorgan analistleri, ulusal güvenlik kaygıları nedeniyle Çin onayının ciddi engellerle karşılaşabileceğini bildirdi.
Banka analistleri, Tesla’nın Çin operasyonlarını tamamen ayırmasını veya kontrolü yerel bir konsorsiyuma devrederek marka ile otonom sürüş lisans gelirleriyle yetinmesini olası seçenekler arasında gösterdi.
The Wall Street Journal temmuz ayında Tesla’nın Çin birimini satmayı değerlendirdiğini yazmış, ancak Musk bu iddiayı “kesinlikle sahte haber” diyerek yalanlamıştı.
Tesla’ya yakın bir kaynak, birleşmenin Donald Trump’ın 2029’da bitecek başkanlık görev süresinden önce tamamlanmasının önem taşıdığını ifade etti. Kaynak, “Bu anlaşma gerçekleşecek, ama herkesin düşündüğü kadar hızlı değil” dedi.
SpaceX’in halka arzının ardından haziran ayında tarihin ilk trilyoneri unvanını alan Musk, hisselerdeki dalgalanmalar nedeniyle bu eşiğin altına indi. Forbes verilerine göre 13 Ekim’de SpaceX hisselerinin değer kaybetmesiyle serveti 982,9 milyar dolara gerileyen girişimcinin güncel varlığı 925 milyar dolar seviyesinde.
Amerika
ABD’de yolsuzluğu ihbar edene ödül verilecek

ABD Başkanı Donald Trump, kamudaki dolandırıcılıkları ihbar edenlere nakit ödeme sağlayacak 25 milyon dolarlık teşvik programını tanıttı. Mahkûmiyetle sonuçlanan bildirimlere yüzde 1 komisyon vadeden düzenlemede ilk ödeme 10 bin dolarla muhafazakâr YouTuber Nick Shirley’ye yapıldı.
ABD Başkanı Donald Trump ve Başkan Yardımcısı JD Vance, federal hükümeti dolandıranları ihbar edenlere nakit para ödenmesini öngören 25 milyon dolarlık bir ihbarcı programı açıkladı.
Oval Ofis’te duyurulan Dolandırıcılık İhbar Teşvik Programı kapsamında, mahkûmiyetle sonuçlanan başarılı bildirimlerde bulunanlara yüzde 1 oranında komisyon verilmesi planlanıyor.
Ödüllerin kimlere dağıtılacağı konusundaki tek yetkilinin kendisi olacağını belirten Trump, süreçte son sözü söyleyeceğini dile getirdi.
Trump, Oval Ofis’teki konuşmasında, “Biri birini ihbar ederse yüzde 1 komisyon alacak. Bu harika olacak çünkü bu ülkeden çalınan para trilyonları buluyor” ifadelerini kullandı.
İhbarların “America.gov/fraud” internet sitesi üzerinden toplanacağını aktaran Trump, süreci hızlandırmak adına aynı ödül için birden fazla talep gelmesi durumunda bağlayıcı hakem rolünü bizzat üstleneceğini bildirdi.
Trump, ödemelere ilişkin takdir yetkisini, “Başka bir deyişle o kişinin bunu hak edip etmediğine ben karar vereceğim ve oldukça cömert davranacağım” sözleriyle savundu.
İnternet sitesindeki yönergede, yapılan bildirimin cezai kovuşturmaya yol açması şartıyla ödülün en fazla 30 bin dolara kadar çıkabileceği belirtiliyor.
Öte yandan Trump, Oval Ofis’te yaptığı konuşmada bir kişinin alabileceği tutarda herhangi bir tavan sınır olmadığını iddia etti.
İhbarcıların çok yüksek gelirler elde edebileceğini öne süren Trump, “İnsanlar başkalarını ihbar ederek milyonlarca dolar kazanacak” dedi.
Trump ayrıca ödemelerin ceza davası açılmasına bağlı kalmayacağını, çalınan paranın geri alınması durumunda yapılacağını savundu.
Program kapsamında verilen ilk ödül, Oval Ofis’te Trump ve Vance’in yanında yer alan muhafazakâr YouTuber Nick Shirley’ye gitti. Fox News, Shirley’ye bu kapsamda 10 bin dolar ödendiğini aktardı.
Shirley, Minnesota’daki çocuk bakım programlarında yürütülen usulsüzlük iddialarını araştırdığı bir video yayımlamasının ardından geçen yıl sağ çevrelerde tanınmıştı.
Yeni program, Başkan Yardımcısı Vance’in başkanlığını yürüttüğü dolandırıcılıkla mücadele görev gücünün çalışmalarına dayanıyor.
Vance, “Başkan bu durumun durması gerektiğini söyledi. Artık duruyor ve bunu durdurmamıza yardım etmek isterseniz, ABD Başkanı’nın yaptıkları sayesinde siz de bu ödülleri paylaşabilirsiniz” diye konuştu.
Trump, federal hükümet programlarındaki suistimalleri incelemek ve azaltmak amacıyla mart ayında Dolandırıcılığı Ortadan Kaldırma Görev Gücü’nü kurmuş, yapının başına da Vance’i getirmişti.
Amerika
Anthropic halka arz öncesinde 80,7 milyar dolar zarar açıkladı

Yapay zeka devi Anthropic, 2026’nın ilk yarısında 80,7 milyar dolar net zarar açıklarken gelirini 16,3 milyar dolara taşıdı. Şirket, halka arz izahnamesinde modellerin şantaj benzeri davranışlar sergileyebileceği ve felaket boyutundaki risklerin sigortalanamayacağı uyarısını yaptı.
Yapay zeka modeli Claude’un geliştiricisi Anthropic, 30 Haziran’da sona eren 2026’nın ilk altı ayında 80,7 milyar dolar net zarar açıkladı.
The Wall Street Journal gazetesinin şirketin halka arz izahname taslağına dayandırdığı habere göre kaydedilen bu zarar, 2025 yılının tamamında gerçekleşen 42 milyar dolarlık kaybı neredeyse ikiye katladı.
Söz konusu devasa tutarın 72 milyar dolarlık büyük bölümü muhasebe kaynaklı defter değeri düşüşlerinden kaynaklandı.
Buna karşın şirketin gelirlerinde sert bir yükseliş görüldü; yılın ilk yarısındaki ciro, önceki yılın aynı dönemindeki 1,1 milyar dolardan 16,3 milyar dolara ulaştı.
Anthropic bu dönemde işlem gücü ve altyapı ihtiyaçları için yaklaşık 9 milyar dolar harcayarak, 2025’in tamamında yapılan 7,3 milyar dolarlık harcamayı altı ayda geride bıraktı.
Şirketin önümüzdeki 7 ila 10 yıl içinde bulut hizmetleri sözleşmeleri kapsamında yaklaşık 450 milyar dolar ödeme taahhüdü bulunuyor.
Bu yükümlülükler çerçevesinde Google Cloud ile 111 milyar dolar, Amazon Web Services ile 110 milyar dolar ve Microsoft ile 31 milyar dolarlık sözleşmeler planlanıyor.
Anthropic ayrıca yapay zeka odaklı daha küçük bulut sağlayıcıları Nscale ve Lambda üzerinden Nvidia çipleri kiralamak için sırasıyla 2033 ve 2034 yıllarına kadar 86 milyar dolara varan harcama yapacak.
Şirket gelecek yıllarda bilgi işlem kapasitesini artırmak amacıyla 750 milyar dolar daha harcayabilir.
Halka arz izahname taslağının yaklaşık üçte birlik kısmı ise doğrudan risk faktörlerine ayrıldı.
Belgede modellerin gerçek dünyada somut zararlara yol açma olasılığına dikkat çekilirken, yapay zekanın “kendini koruma” eğilimi sergileyebileceği ve “şantajı” andıran yanıtlar üretebileceği kaydedildi.
Anthropic, yapay zeka kaynaklı “felaket boyutundaki bir olayın” yaratacağı hasarın büyüklüğü nedeniyle bu tür riskleri sigortalamanın imkansız hale gelebileceği uyarısında bulundu.
Piyasa beklentilerine göre Anthropic’in halka arzı tarihin en büyük işlemlerinden biri olabilir ve SpaceX’in rekorunu geride bırakabilir.
Borsaya açılmanın ardından şirketin piyasa değerinin 2 trilyon dolara kadar ulaşabileceği öngörülüyor.
Dünya Basını2 hafta önceEski CIA analisti Johnson: Trump İran’a girerse Çanakkale’deki Churchill gibi yenilir
Asya2 hafta önceGüney Kore, Kiev Büyükelçisini geri çağırdı
Amerika2 hafta önceBrezilya’da ikinci tur süreci nasıl işleyecek?
Asya2 hafta önceEndonezya’nın yeni iş yasası işçileri memnun etti, iş dünyasını endişelendirdi
Diplomasi2 hafta önceİtalyan gazeteci ve yazar Thomas Fazi: Avrupa, II. Dünya Savaşı’ndan beri ABD işgali altında
Dünya Basını2 hafta önceNükleer bilimci Hughes: Bölgesel nükleer savaş bile dünya genelinde üç milyar insanı aç bırakır
Dünya Basını1 hafta önceİngiliz diplomat Crooke: Suudi Arabistan’da asıl çöküş içeriden gelecek
Amerika3 gün önceSenatör Sanders: Silikon Vadisi zenginleri “korkunç bir plan” üzerinde çalışıyor











