Bizi Takip Edin

Avrupa

Yunan sendikaları, İsrailli kruvaziyer gemisine limanları kapatıyor

Yayınlanma

Yunanistan’da Tüm İşçilerin Militan Cephesi (PAME), İsrailli bir kruvaziyer gemisinin Pire ve Volos limanlarına yanaşmasını protesto edeceğini duyurdu. Sendika, geminin “savaş suçluları için bir dinlenme yeri” olduğunu belirterek, Yunanistan’ın Filistin halkına yönelik soykırıma destek vermemesi gerektiğine dikkat çekti.

Yunanistan’da Tüm İşçilerin Militan Cephesi (PAME), İsrailli “Crown Iris” adlı kruvaziyer gemisinin Pire limanına yanaşacak olması nedeniyle perşembe günü protesto gösterisi düzenleyeceğini açıkladı.

PAME, perşembe sabahı saat 7’de Pire limanının E12 kapısında yapılacak eyleme ilişkin yaptığı açıklamada, “Filistin halkına yönelik soykırıma suç ortaklığına ve desteğe SON! İsrailli askerleri taşıyan kruvaziyer gemisi istenmemektedir! Geri dönsün! Yunanistan, savaş suçluları için bir dinlenme ülkesi olmayacak,” ifadelerini kullandı.

Çeşitli adalara uğradıktan sonra perşembe günü Pire’ye demirlemesi beklenen gemiyi, Attika halkının protestoyla “karşılamaya” hazırlandığı belirtildi.

PAME, işçileri ve sendikaları, büyük bir kısmı çocuk olmak üzere 60 binden fazla kişinin hayatını kaybettiği ve şimdi de Netanyahu’nun Gazze’de tam işgal planlarıyla karşı karşıya olan Filistin halkıyla militan bir dayanışma sergilemeye çağırdı.

“Hükümetin büyük sorumluluğu var”

Açıklamada, Netanyahu’nun Gazze’nin tamamen işgal edileceğine yönelik son beyanlarının, İsrail’in “meşru müdafaa hakkı” argümanını çürüttüğü vurgulandı.

PAME, bu argümanın Yeni Demokrasi hükümeti ve diğer Avro-Atlantikçi partiler tarafından hızla kabul edildiğini belirtti.

Sendika, açıklamasında şu görüşlere yer verdi:

“Yeni Demokrasi hükümetinin katil devlete verdiği destekten dolayı büyük sorumluluğu var. İsrail Büyükelçiliği ile birlikte, bu kruvaziyer gemisinin gelişini de kullanarak katil devletin suçlarını aklamaya, ‘antisemitizm’ adı altında Filistin halkıyla her türlü dayanışma ifadesini ve tepkiyi bastırmaya çalışıyorlar.”

PAME ayrıca, ülke genelinde işçi sendikaları ve halk tarafından geliştirilen dayanışma etkinliklerinin, işgale ve emperyalistlerin bölgedeki planlarına karşı mücadele eden Filistinlilere her yolla destek olmayı amaçladığını kaydetti.

Açıklamada, “Yunan halkı ve dünyadaki diğer halklar, bu suça bir son verilmesini talep ediyor,” denildi.

Miçotakis: Türkiye’nin Hamas’ı terör örgütü olarak kınamaması çok sorunlu

Çok sayıda sendikadan destek kararı

Pire ve Lavrion – Doğu Attika İşçi Merkezleri ile çok sayıda sendikal örgüt, eyleme katılma kararı aldı.

Destek verenler arasında İlaç ve Bağlantılı Meslekler Çalışanları Federasyonu (OEFSEE), Muhasebeciler Federasyonu (POL), Özel Sektör Çalışanları Federasyonu (OIYE), Hastane Doktorları Dernekleri Federasyonu (OENGE), ENEDEP, denizci sendikaları PEMEN ve STEFENSON, Attika Metal ve Gemi İnşa Sanayii Sendikası, Gemi Marangozları Derneği, Attika Gıda-Turizm-Otel Sendikası, Pire Temizlik İşçileri Derneği, Pire Özel Sağlık Çalışanları Sendikası, Kimya Sanayii Sendikası, Attika Profesyonel Sürücüler Derneği, “Allou Fun Park” Çalışanları Derneği, Attika Bölgesi Muhasebeci-Denetçiler Birliği (ELEPA), eski Kamu İktisadi Teşebbüsleri ve Banka Emeklileri Panhelenik Derneği, Attika Telekomünikasyon-Bilişim Çalışanları Sendikası (SETİP), Psikyatrik Hastane Çalışanları Derneği, Engelliler Mücadele Koordinasyon Komitesi (SEAAN) ve Attika Engelli Velileri ve Vasi Derneği bulunuyor.

Volos’ta da eylem yapılacak

Aynı kruvaziyer gemisinin 13 Ağustos Çarşamba günü Volos limanını “ziyaret edeceği” bildirildi. Bu nedenle çok sayıda sendika ve kuruluş, saat 17.30’da sahil kenarındaki heykel önünde toplanarak bir protesto düzenleyecek.

Volos’taki eylemin çağrıcıları, “Filistin halkına yönelik katliam derhal dursun! Katil İsrail devletine destek yok! Ülkemizin soykırıma ortak olmasına hayır! Limanımızın ve şehrimizin, Filistin halkının soykırımına katılan veya destekleyenler için bir dinlenme ve eğlence istasyonuna dönüşmesini kabul etmiyoruz. Kruvaziyer gemileri istenmiyor,” açıklamasını yaptı.

Avrupa

Almanya, İkinci Dünya Savaşı sonrası en büyük savaş gemisi projesini iptal ediyor

Yayınlanma

Almanya hükümetinin, İkinci Dünya Savaşı’ndan bu yana ülkenin en büyük savaş gemileri olması planlanan altı adet F126 firkateyninin inşasını durdurmaya hazırlandığı bildirildi. Savunma Bakanı Boris Pistorius ve üst düzey yetkililerin, sanayi temsilcileri ile Federal Meclis (Bundestag) milletvekillerini projeden vazgeçme kararı hakkında bilgilendirdiği belirtildi.

Almanya hükümeti, deniz kuvvetleri için planlanan ve İkinci Dünya Savaşı’ndan bu yana ülkenin en büyük askeri gemileri olması öngörülen F126 firkateyni programını sonlandırmaya hazırlanıyor.

Financial Times (FT) gazetesinin konuya aşina kaynaklara dayandırdığı haberine göre, Almanya Savunma Bakanı Boris Pistorius ve diğer üst düzey yetkililer, salı günü sanayi temsilcilerine ve bazı Federal Meclis milletvekillerine projeden vazgeçme niyetlerini iletti.

Kaynaklar, hükümetin bu proje yerine daha küçük boyutlardaki sekiz adet Meko A-200 firkateynini satın almayı planladığını bildirdi.

Kararın kesinleşmesi durumunda, F126 programı kapsamında halihazırda harcanmış olan yaklaşık 2 milyar avro değerindeki parça, bileşen ve diğer ürünlerin büyük olasılıkla kayıttan düşülerek ıskartaya çıkartılacağı ifade edildi.

Rheinmetall için büyük kayıp

Toplam sözleşme bedeli 12,8 milyar avro olan F126 projesinin iptali, programın ana yüklenicisi olmayı hedefleyen Alman savunma sanayi devi Rheinmetall için ciddi bir darbe olarak değerlendiriliyor.

166 metre uzunluğa ve 10 bin ton deplasmana sahip çok amaçlı F126 firkateynleri, uzun süre denizde kalabilecek ve özellikle denizaltı savunma harbinde etkin rol oynayacak şekilde tasarlanmıştı.

Dört adet F126 firkateyninin inşasına yönelik ihaleyi ilk olarak 2020 yılında Hollandalı tersane Damen Naval kazanmış, daha sonra anlaşma iki gemiyi daha kapsayacak şekilde genişletilmişti.

Ancak proje, yazılım sorunları ile Damen ve Almanya Federal Savunma Tedarik Dairesi arasındaki iletişim aksaklıkları nedeniyle bütçe aşımları ve takvim gecikmeleriyle karşılaştı.

Damen ile Alman makamları arasında tırmanan gerilim, tarafların Hollandalı gemi yapımcısını ana yüklenicilik rolünden çıkarma ve bu görevi Rheinmetall’e devretme konusunda anlaşmasıyla sonuçlandı.

Nihai sözleşme taslağı hazırlanarak Federal Meclis Bütçe Komisyonunun onayına sunulma aşamasına getirilmişti.

Buna karşılık milletvekillerinin, F126 firkateynlerinin yüksek maliyeti ve teslimat süreleri konusundaki endişelerinin giderek arttığı kaydedildi.

Konuya ilişkin olarak Rheinmetall, Financial Times’ın yorum talebini yanıtsız bırakırken, Almanya Savunma Bakanlığından da bir açıklama yapılmadı.

Şirketin denizcilik alanındaki büyüme stratejisi

Rheinmetall Üst Yöneticisi (CEO) Armin Papperger, ocak ayı sonunda yaptığı açıklamada, Luerssen şirketinin savaş gemisi inşa birimini 1,35 milyar avro karşılığında satın alma anlaşmasının ardından, deniz kuvvetlerine yönelik üretim alanında yeni satın alma fırsatlarını değerlendirdiklerini belirtmişti.

Papperger, uygun koşulların oluşması durumunda birleşme ve satın almalar yoluyla askeri denizcilik sektöründeki varlıklarını artırmayı hedeflediklerini dile getirmişti.

Rheinmetall, aralık ayında sivil üretim birimlerini satarak tamamen savunma sanayisine odaklanma kararı aldığını duyurmuştu.

Şirket, nisan ayından bu yana otomotiv bileşenleri ve enerji ekipmanları üreten savunma dışı varlıklarının satışı için potansiyel alıcılarla görüşmeler yürütüyor.

Okumaya Devam Et

Avrupa

Kuzey Akım sabotajında ‘porno filmi kılıfı’ iddiası

Yayınlanma

The Telegraph’ın aktardığına göre, Kuzey Akım doğalgaz boru hatlarına yönelik 2022 tarihli sabotajın failleri, polis kontrolü halinde porno filmi çektiklerini söylemeyi planlıyordu. The Wall Street Journal muhabiri Bojan Pancevski’nin kitabında yer alan bilgilere göre operasyon, Ukraynalı askerler ve istihbarat mensuplarınca hazırlanırken uygulamada sivil dalgıçlar görev aldı.

Kuzey Akım doğalgaz boru hatlarına yönelik 2022 yılındaki sabotajın faillerinin, operasyonu gizlemek amacıyla sıra dışı bir örtü hikayesi hazırladığı öne sürüldü.

The Telegraph’ın haberine göre, polis tarafından durdurulmaları halinde ekip üyeleri bir porno filmin çekimleri için bölgede bulunduklarını söylemeyi planlıyordu.

The Wall Street Journal muhabiri Bojan Pancevski’nin The Nord Stream Conspiracy (Kuzey Akım Komplosu) adlı kitabında yer alan bilgilere göre, operasyona katılan kadın dalgıç geçmişte modellik yaptı ve erotik dergilerin kapaklarında yer aldı. Kitapta, bu geçmişin söz konusu örtü hikayesini daha inandırıcı kılabileceğinin değerlendirildiği aktarıldı.

Pancevski’nin aktardığına göre, 2022 sonbaharında dört erkek ve bir kadından oluşan beş kişilik ekip gizli bir görev için Almanya’da Baltık Denizi kıyısına geldi. Ekibin görevi, Baltık Denizi’nin tabanına döşenen doğalgaz boru hatlarına patlayıcı yerleştirmekti.

Kitapta yer alan bilgilere göre, “Diametr” kod adlı operasyon Ukraynalı askerler ve istihbarat mensuplarından oluşan bir grup tarafından hazırlandı. Operasyonda, yaklaşık 80 metre derinlikte çalışabilecek sivil dalgıçlardan yararlanıldı. Ekip, Almanya’da kiraladıkları bir yatta, batıkları araştıran amatör dalış meraklıları gibi davranarak faaliyet yürüttü.

Trump’tan Merz’e: Kuzey Akım 2’yi ben durdurdum

Daha sonra boru hatlarının çeşitli noktalarına yerleştirilen patlayıcılar 26 Eylül 2022’de infilak etti. Patlamalar sonucunda dört hattan üçü kullanılamaz hale geldi.

Pancevski, operasyon hazırlıklarının Ukrayna’nın en üst düzey askeri ve siyasi yönetimi tarafından da bilindiğini yazdı. Kitaba göre dönemin Ukrayna Silahlı Kuvvetleri Başkomutanı Valeriy Zalujnıy, plan hakkında Ukrayna Devlet Başkanı Volodimir Zelenski’yi bilgilendirdi ve Zelenski sözlü olarak operasyona onay verdi. Zelenski ve Zalujnıy daha önce sabotajın organizasyonunda rolleri bulunduğu yönündeki iddiaları reddetmişti.

Patlamalara ilişkin soruşturma Almanya’da sürüyor. Alman güvenlik makamları, operasyonda bir grup Ukrayna vatandaşının yer aldığı görüşünde. Soruşturma kapsamında şüphelilerin büyük bölümünün Ukrayna’da bulunduğu belirtilirken, şu ana kadar yalnızca bir Ukrayna vatandaşı gözaltına alındı. İtalya’da yakalanan şüpheli daha sonra Almanya’ya iade edildi.

Seymour Hersh yazdı: Kuzey Akım sabotajında yalanlarla geçen bir yıl

Okumaya Devam Et

Avrupa

AB Savunma Komiseri, Ukrayna ordusunun birliğe entegrasyonunu istedi

Yayınlanma

Avrupa Birliği (AB) Savunma Komiseri Andrius Kubilius, Ukrayna’nın gelecekteki savunma birliğine entegre edilmesi gerektiğini belirterek, iki tarafın askeri sanayilerinin tek bir askeri yapıda birleştirilmesi çağrısında bulundu. Kubilius, AB ülkelerinin askeri güç açısından Rusya’yı geride bırakmak için önümüzdeki 10 yılda silah üretimine yaklaşık 7 trilyon avro harcaması gerektiğini ifade etti.

Avrupa Birliği (AB) Savunma Komiseri Andrius Kubilius, Brüksel’de düzenlenen Avrupa Savunma ve Güvenlik Zirvesi’nde yaptığı konuşmada, AB’nin Ukrayna’yı gelecekte kurulacak savunma birliğine entegre etmesi gerektiğini söyledi.

Reuters’ın aktardığı açıklamaya göre Kubilius, “Avrupa’da Ukrayna silahlı kuvvetlerini kendi savunma mimarimize entegre etmeyi hayati bir mesele olarak görmezsek, bunu anlamlandırmak zor olurdu” dedi.

Kubilius, Ukrayna’nın askeri doktrinindeki dönüşüm sayesinde şu anda savaş alanında baskın durumda olduğunu vurguladı.

Avrupa askeri sanayisi ile Ukrayna üretim tesislerinin tek bir askeri yapıda birleştirilmesi çağrısında bulunan Kubilius, Ukrayna’nın AB askeri pazarına tamamen entegre edilmesi gerektiğini kaydetti.

Kubilius, Avrupa Komisyonunun önümüzdeki hafta savunma pazarına ilişkin ayrıntılı bir analiz ve sonraki adımları içeren ilk teklifleri sunabileceğini bildirdi.

Savunma Komiseri, daha sonraki aşamada ise savunma tedariki kurallarının ve diğer pazar normlarının değiştirilmesinin önerileceğini belirtti.

Kubilius, AB için stratejik bir hedef de ortaya koydu.

AB ülkelerinin askeri güç ve silah miktarı bakımından Rusya’yı geride bırakmak amacıyla önümüzdeki 10 yılda silah üretimine yaklaşık 7 trilyon avro harcaması gerektiğini savunan Kubilius, bu harcamaların NATO kapsamındaki savunma bütçelerini gayri safi yurt içi hasılanın (GSYİH) yüzde 5’ine çıkarma taahhütleriyle uyumlu olduğunu ifade etti.

Kubilius, Avrupalıları bu bedeli ödemeye hazır olmaya çağırarak bunu “barışın bedeli” olarak nitelendirdi.

Bununla birlikte Kubilius, büyük miktarlarda üretilmesi zor olan yüksek teknolojili silahların üretilmesinden vazgeçilmesini ve bunun yerine Ukrayna’da kullanılan insansız hava araçlarını örnek göstererek “muazzam miktarda tatmin edici silah” üretimine odaklanılmasını önerdi.

AB Savunma Komiseri ayrıca, Ukrayna’nın yenilikçi savunma sanayisinin Avrupa savunma ve teknoloji tabanına entegre edilmesi gerektiğinin altını çizdi.

Okumaya Devam Et

Çok Okunanlar

English