Amerika
Zafer vaadi, yükselen petrol fiyatları: Trump’ın ekonomik kırılganlığı derinleşiyor

İran’a yönelik ABD-İsrail saldırısı, başladığı günden bu yana petrol piyasalarını sert dalgalanmalar içinde bırakırken Trump, giderek ağırlaşan ekonomik bir tablonun tam ortasında siyasi kırılganlığını derinleştiriyor. Hürmüz Boğazı’ndaki sevkiyat çöküşü ve yeni yüksek liderlik sorunu petrol fiyatlarını tek gecede yüzde 20 yukarı taşıdı; ardından Trump’ın “savaş büyük ölçüde tamamlandı” yorumu piyasaları geri döndürdü.
İran ile devam eden savaş, Pazartesi günü hem finansal piyasaları hem enerji fiyatlarını çılgın bir iniş-çıkış bandında bıraktı.
Siyasi tablo ise zaten kötü bir ekonomik konjonktürde ilerleyen Trump için yeni bir yük anlamına geliyordu.
Oynaklık en sert biçimde petrolde kendini gösterdi. Pazar gecesi vadeli petrol sözleşmeleri yaklaşık yüzde 20 fırladı ve etkisi küresel piyasalara yayıldı.
Pazartesi öğleden sonra ise bu çarpıcı yükseliş yalnızca geri alınmakla kalmadı; petrol fiyatı yerel saatle 17.00 itibarıyla yüzde 7’lik bir düşüşle haftayı açıklamanın da gerisinde kaldı.
Hisse senedi piyasaları da benzer bir çalkantı yaşadı. Pazar gecesi vadeli işlemler, Dow Jones Sanayi Endeksi’nin Pazartesi günü yaklaşık 900 puan gerileyeceğine işaret etmişti. Ancak seans kapanışında Dow, yaklaşık 250 puanlık bir yükselişle kapandı.
Risk primleri yükseldi
Fiyat hareketlerinin her iki yönde de tetikçisi siyasi ve askeri gelişmelerdi. Petrolün şiddetli yükselişi, iki temel endişenin aynı anda su yüzüne çıkmasıyla başladı: İran’ın güneyindeki kritik deniz yolu Hürmüz Boğazı’nda seyrüsefere ilişkin ciddi kaygılar ve İslam Cumhuriyeti’nin Mucteba Hamaney’i yeni yüksek lider ilan etmesi.
Hamaney, babasının izinden gidiyor. Ayetullah Ali Hamaney, 1989’dan bu yana yüksek liderlik koltuğunda oturuyordu; ancak 28 Şubat’ta İsrail’in hava saldırısında hayatını kaybetti.
Mucteba Hamaney’in seçimi, İslam Cumhuriyeti’nin ABD-İsrail saldırısına boyun eğmeyeceğine dair sert bir mesaj olarak değerlendirildi.
Öte yandan Pazartesi öğleden sonraki sert düşüş ve ardından gelen borsa toparlanması, Trump’ın CBS News muhabiri Weijia Jiang ile yaptığı telefon görüşmesinde sarf ettiği sözlere tepki olarak okundu.
Trump, Jiang’a “savaşın büyük ölçüde tamamlandığını” ve ABD’nin İran’a yönelik operasyonunun başlangıçta öngördüğü dört-beş haftanın “çok ötesine” geçtiğini söyledi.
Pazartesi’nin büyük bölümünü Florida’da geçiren Trump, Cumhuriyetçi Parti’nin istişare toplantısında İran konusunda şu değerlendirmeyi yaptı: “Pek çok açıdan galip geldik, ama yeterince galip gelmedik.”
“İkisi de” diyen başkan, piyasaları yoruma bıraktı
Kısa süre sonra bir basın toplantısında Trump, Jiang’a söylediklerinin Savaş Bakanı Pete Hegseth’in açıklamalarıyla çelişip çelişmediği sorusundan kaçamadı.
Hegseth, Pazar günü yayımlanan CBS News’teki 60 Minutes programına verdiği röportajda mevcut ABD operasyonlarının “sadece başlangıç” olduğunu vurgulamıştı. “Hangisi doğru?” sorusuna Trump’ın yanıtı kısacıktı: “İkisi de diyebilirsiniz.”
Bu yön değişimleri, tablonun ne denli belirsizleştiğini gözler önüne serdi. Trump’ın İran savaşına ilişkin çoğunlukla muğlak açıklamaları, piyasaları her yönde sarsabilecek anlamlar taşır hale geldi.
Ekonomik zemin savaştan önce de çöküyordu
Asıl sorun şu: Tüm bunlar, zaten olumsuz bir arka planda yaşanıyor. Trump’ın ekonomi genel değerlendirmesi ve özellikle yaşam maliyeti konusundaki kamuoyu desteği, İran kriziyle birlikte değil, çok öncesinden erimekteydi.
Economist/YouGov’un yaklaşık bir ay önce gerçekleştirdiği ankette, Amerikalıların yalnızca yüzde 31’i Trump’ın enflasyonla mücadelesini onaylarken yüzde 59’u olumsuz değerlendirdi.
Genel ekonomi tablosunda da onay oranı ancak yüzde 34’e çıkabilirken yüzde 57’lik kesim karşı oy kullandı.
Diğer ekonomik göstergeler de kaygı verici. İşgücü İstatistikleri Bürosu’nun geçen hafta açıkladığı verilere göre, ekonomi şubatta net 92 bin iş yitirdi. Bu kayıp işsizlik oranını yüzde 4,4’e taşıdı.
Hisse senedi piyasaları ise İran etkisi hissedilmeden önce, yılın ilk aylarında zaten dalgalı seyretti. Pazartesi kapanışı itibarıyla hem Dow Jones hem de daha geniş tabanlı S&P 500, yılbaşından bu yana yaklaşık yüzde 1 ekside bulunuyor.
“Ekonomi zaten ayakta durmakta zorlanıyor”
The Hill gazetesine konuşan Moody’s Analytics Baş Ekonomisti Mark Zandi, İran çatışması ve buna eşlik eden enerji fiyatı baskıları karşısında ülkenin genel ekonomik sağlığından ciddi endişe duyduğunu kaydetti.
Zandi bu köşeye konuşarak şu değerlendirmeyi paylaştı: “Ekonomi zaten ayakta durmakta zorlanıyor, bu da üzerine binen yalnızca bir yük daha. Her geçen gün o yük ağırlaşıyor ve bir noktada ekonomiyi çökertmekle tehdit ediyor.”
Zandi, daha kötümser ekonomik göstergelerin altını çizerken kriz havasının yalnızca ABD-İran ilişkileriyle sınırlı kalmadığına da dikkat çekti.
Zandi, “Konu sadece İran değil. Venezuela var, Grönland var, Küba çevresindeki tartışmalar var. Bu, adeta sonu gelmeyen bir gelişmeler silsilesi gibi hissettiriyor; iş dünyasının bunu soğukkanlılıkla sindirdiğini hayal edemiyorum” ifadesini kullandı.
Trump’ın reçetesi: Kısa süreli acı, kalıcı güvenlik
Trump ise tüm bu tabloya farklı bir perspektiften bakıyor. Pazar akşamı sosyal medyadan yaptığı paylaşımda Trump, petrol fiyatlarındaki “kısa vadeli” yükselişin “İran nükleer tehdidinin ortadan kaldırılmasının ardından hızla geri çekileceğini” öne sürdü.
Olası geçici ekonomik sancının ise “ABD ve dünya güvenliği ile barışı için ödenmesi gereken çok küçük bir bedel” olduğunu da ekledi.
Müttefikleri de İran konusundaki ve özellikle Hürmüz Boğazı’ndaki seyrüsefer kaygılarını gidermek için devreye girdi. Trump, Pazartesi akşamı sosyal medyadan yaptığı paylaşımda, İran’ın boğazdaki petrol trafiğini durdurması halinde ABD’nin bugüne kadar uyguladığından “20 kat daha sert” vurulacağı uyarısını yaptı.
İçişleri Bakanı Doug Burgum, Pazartesi öğleden sonra Fox News’ten Martha MacCallum’a şunları söyledi: “Petrol sıkıntımız yok, transit sorunumuz var.”
Burgum, “Petrolün akmasını sağlamak için ne gerekiyorsa yapacağız” diye ekledi.
Normal koşullarda dünya petrol arzının yaklaşık yüzde 20’sinin transit geçtiği Hürmüz Boğazı’nda akış, savaşın patlak vermesiyle birlikte neredeyse tamamen durdu.
Enerji Bakanı Chris Wright ise Pazar günü CBS “Face the Nation” programına konuşarak boğazda “daha normal seyrüseferin” “görece yakın vadede” yeniden başlayacağını belirtti.
Wright, “Enerji fiyatlarında geçici bir yükseliş dönemi yaşıyoruz ama bu uzun sürmeyecek” dedi.
Pompa başındaki fiyatlar yükseldikçe Wright’ın ve patronu Trump’ın bu öngörünün doğrulanmasına ihtiyacı büyüyor. Şimdilik belirsizlik ve oynaklık varlığını sürdürecek gibi görünüyor.
Amerika
Çin’e 300 milyon dolarlık Nvidia çipi kaçırmakla suçlanan iş insanı gözaltında

ABD’de federal savcılar, Çin’e 300 milyon dolar değerinde yapay zeka çipi içeren sunucu kaçırmakla suçlanan Amerikalı iş insanı Greg Louie’yi gözaltına aldı. Şüphelinin 2023 ve 2024 yıllarında gerekli hükümet lisansını almadan Malezya ile Singapur üzerinden transit sevkiyat yaptığı belirtiliyor.
ABD’de federal savcılar, California’da yaşayan iş insanı Greg Louie’yi Nvidia üretimi yapay zeka çiplerini barındıran 300 milyon dolarlık sunucuları Çin’e yasa dışı yollarla ihraç etmek suçlamasıyla gözaltına aldı.
Bloomberg’ün haberine göre, Earthmade Computer Inc. adlı özel şirketin sahibi olan Louie, iş yerine geldiği sırada yakalandı.
Amerikalı iş insanına İhracat Kontrolü Reform Yasası’nı ihlal etmek amacıyla komplo kurmak, kaçakçılık ve kara para aklamak amacıyla komplo kurmak suçlamaları yöneltildi.
Soruşturma dosyasında, Louie’nin 2023 ile 2024 yılları arasında kimliği henüz tespit edilemeyen kişilerle ortak hareket ederek ileri teknoloji Nvidia çipleriyle donatılmış sunucuları Çinli müşterilere sevk ettiği kaydedildi.
Söz konusu sevkiyatların gerçekleşmesi için ABD hükümetinden özel lisans alınması şartı aranıyordu, ancak şüphelinin resmi makamlara herhangi bir lisans başvurusu yapmadığı tespit edildi.
Donanımların Malezya ve Singapur üzerinden transit geçirildiği, bu ülkelerden de yasa dışı biçimde yeniden ihraç edilerek Çin’e ulaştırıldığı belirlendi.
Washington yönetimi son yıllarda Pekin’in gelişmiş yapay zeka donanımlarına erişimini engellemeye çalışırken, Çin kendi üretim kapasitesini artırma ve yaptırımları aşacak alternatif güzergahlar bulma arayışını sürdürüyor.
ABD hükümeti, 2022 yılında Nvidia ürünlerinin Çin ve Rusya’ya ihracatına lisans zorunluluğu getirmişti. Kısıtlamalar, özellikle yapay zeka operasyonlarında kullanılan A100 ve H100 serisi grafik işlem birimlerini (GPU) hedef alıyor.
Öte yandan Washington yönetimi ocak ayında Nvidia’ya, H200 dahil güçlü yapay zeka çiplerini Çin’e satabilmesi için izin verdi. Şirketin bu satışları gerçekleştirebilmesi için elinde yeterli miktarda ürün tedariki sağladığını belgelemesi gerekiyor.
The Information gazetesi daha önce Pekin yönetiminin, ByteDance ve Alibaba gibi ülkenin önde gelen teknoloji devlerinin belirli Nvidia GPU’larını satın almasına onay vermeyi değerlendirdiğini yazmıştı.
Eylül ayı başında The New York Times gazetesi de ABD’nin yaptırım listesinde yer alan Çin merkezli teknoloji şirketi Inspur’un kısıtlamalara rağmen Nvidia çipleri dahil ileri Amerikan teknolojilerini sattığını öne sürdü.
Gazetenin haberinde, söz konusu ağda Inspur’un ABD’deki iştiraki Aivres şirketinin kilit rol üstlendiği kaydedildi.
Amerika
Mahkemeden 110 milyar dolarlık Paramount ve Warner Bros. birleşmesine onay

ABD federal mahkemesi, Paramount’un Warner Bros.’u 110 milyar dolara devralmasına yönelik uzlaşmayı onaylayarak birleşmenin önünü açtı. Şirket, varılan mutabakat uyarınca beş yıl boyunca yılda en az 30 film vizyona sokacak ve yerli yapımlara yıllık 300 milyon dolar ek yatırım yapacak.
ABD’de federal mahkeme, medya şirketi Paramount’un Warner Bros. Discovery’yi 110 milyar dolara devralmasına onay verdi.
ABD Bölge Yargıcı Araceli Martinez-Olguin, tarihin en büyük medya birleşmelerinden birini engellemek amacıyla Kaliforniya öncülüğündeki 12 eyaletin açtığı davada tarafların 21 Eylül’de vardığı uzlaşmayı onayladı.
Eyaletler, birleşmenin sinema ve televizyon alanında nihai tüketiciler için fiyatları artırabilecek bir tekel yaratacağını savunuyordu.
Yargıç Martinez-Olguin ise uzlaşmayı “makul, fiili ve hukuki bir çözüm” olarak nitelendirdi.
Onaylanan uzlaşma şartlarına göre şirket, beş yıl boyunca ABD sinemalarında her yıl en az 30 film vizyona sokmak ve ülke içindeki yapımlara yılda 300 milyon dolar ek kaynak aktarmak zorunda kalacak.
Şartların yerine getirilmemesi durumunda Paramount, Miramax film stüdyosunu satma yaptırımıyla karşılaşabilecek.
Anlaşma ayrıca kablolu yayın müzakerelerinin iki şirketin kanalları için ayrı ayrı yürütülmesini ve Paramount bünyesindeki CBS News ile Warner Bros.’a ait CNN’i denetleyecek bağımsız bir gazeteciler kurulu oluşturulmasını zorunlu kılıyor.
Kaliforniya Adalet Bakanlığı temsilcisi, varılan uzlaşmanın rekabet konusundaki endişeleri giderdiğini, tüketici tercihlerini güvenceye aldığını ve Kaliforniyalı çalışanların geleceğini gözettiğini açıkladı.
Şirketler ayrıca Amerika Yazarlar Birliği (WGA) ile yürütülen antitröst davasında da anlaşmaya vardı.
Bu kapsamda sendikanın sağlık fonuna 17,5 milyon dolar ödenecek ve CBS News bünyesindeki WGA istihdam seviyesi beş yıl boyunca korunacak.
Paramount, birleşmenin tamamlanmasıyla birlikte oyuncak üreticisi Mattel’in CEO’su Ynon Kreiz’in şirkette Yönetim Kurulu Başkanı ve CEO David Ellison ile ortak CEO görevini üstleneceğini duyurdu. Satın alma sürecinin 6 Ekim Salı günü tamamlanması bekleniyor.
Yaklaşık 110 milyar dolarlık devralma işlemi, Paramount Pictures, CBS, Paramount+, HBO ve CNN gibi dev medya varlıklarını tek çatı altında toplayacak.
Süreç, Paramount’un Netflix ile girdiği rekabeti kazanmasının ardından şekillendi.
Warner Bros. daha önce stüdyo operasyonları, HBO ve HBO Max yayın platformu için Netflix ile 82,7 milyar dolarlık satış üzerinde anlaşmış, ancak Netflix’in teklif artırmaması üzerine Warner Bros. Discovery şubat ayında Paramount’un teklifini kabul etmişti.
Paramount ise süreçte rakibi Netflix’i “yakıp yıkma taktiği” izlemekle suçlamıştı.
Mahkemece onaylanan uzlaşmaya bazı eyalet başsavcıları tepki gösterdi. Süreçte özellikle Massachusetts, New York, Connecticut ve Minnesota eyaletlerinin savcıları uzlaşma şartlarına itiraz etti.
Connecticut Başsavcısı William Tong, ofisinin CNN ile CBS News birimlerinin tamamen elden çıkarılarak yapıdan ayrılmasını talep ettiğini, bağımsız bir denetim kurulu kurulmasının önemine rağmen tam ayrışmayı sağlayamadıklarını belirtti.
Söz konusu birleşme temmuz ayından bu yana federal mahkeme kararıyla askıya alınmış durumdaydı.
Paramount daha sonra yasal süreç tamamlanana veya birleşme anlaşmasının vadesi olan Haziran 2027’ye kadar devralmayı tamamlamamayı taahhüt etmişti.
Amerika
ABD’den gizlenen nükleer testleri yakalamak için yer altında deney

ABD Ulusal Nükleer Güvenlik İdaresi, yer altında gizlenen düşük kapasiteli nükleer patlamaları tespit etmek amacıyla Nevada sahasında kimyasal patlayıcılarla deney gerçekleştirdi. Ölçümlerde sismometreler, sesötesi sensörler ve radyoaktif izleyiciler kullanılırken kurum yönetimi nükleer tespit kapasitesinde geride kalmayacaklarını açıkladı.
ABD Ulusal Nükleer Güvenlik İdaresi (NNSA), düşük kapasiteli nükleer patlamaların tespit edilmesine yönelik bir deneme gerçekleştirdiğini duyurdu.
Kurumun basın servisinden yapılan açıklamaya göre çalışma, Nevada Ulusal Güvenlik Sahası’ndaki P Tüneli’nde kimyasal patlayıcılar ve radyoaktif izleyiciler kullanılarak yapıldı.
Denemeden elde edilen verilerin, ABD’nin nükleer patlamaları tespit etme kapasitesini güçlendirme çalışmaları kapsamında bilimsel modellerin sınanması ve algoritmaların hassaslaştırılması amacıyla kullanılacağı kaydedildi.
NNSA, deneyin özellikle sismik etkisi zayıflatılmış patlamaların tespit edilmesine odaklandığını bildirdi.
Klasik yer altı nükleer denemelerinde patlayıcı düzenek kayayla doğrudan temas edecek biçimde derin kuyulara yerleştiriliyor ve patlama dalgası çevreye tam olarak ulaşıyor.
Öte yandan sismik etkisi azaltılmış yöntemde düzenek geniş bir yer altı odasında patlatılıyor; bu uygulama patlamanın yarattığı sismik izi önemli ölçüde düşürüyor.
Deney sırasındaki ölçümler ivmeölçerler, sismometreler, elektromanyetik ve sesötesi sensörler, radyoaktif izleyici örnekleyicileri ile meteoroloji aygıtlarını kapsayan gelişmiş algılayıcı sistemleriyle yürütüldü.
NNSA Başkanı Brandon Williams, nükleer faaliyetlerin saptanmasının nükleer uzmanlık gerektirdiğini belirterek şu ifadeleri kullandı:
“Bu tür deneyler Amerika’nın tespit kabiliyetinde rakipsiz kalmasını sağlıyor. Başkan Donald Trump yönetimi, Birleşik Devletler’in güç konumundan hareket edeceğini açıkça ortaya koydu. Amerikan inovasyonundan kaçış yok. Bu deneyle net bir mesaj veriyoruz: Bu yönetim döneminde Amerika’nın geride kalmasına asla izin verilmeyecektir.”
Nevada’daki deneme planını mayıs ayı ortasında duyuran Williams, yabancı ülkelerdeki nükleer testleri tespit edecek sensörlerin bu sonbaharda test edileceğini belirtmişti.
Williams o dönemde, hasım ülkelerin Kapsamlı Nükleer Testlerin Yasaklanması Antlaşması’nı (CTBT) arkadan dolanarak yürüttüğü nükleer denemeleri saptamak ve sismik sensörlerin verimini artırmak amacıyla merkezi olmayan testler uyguladıklarını dile getirmişti.
ABD’de nükleer test tartışması, Donald Trump’ın geçen yıl nükleer silah denemelerine “eşit şartlarda” yeniden başlayacaklarını açıklamasının ardından hareketlendi.
ABD’nin deneme yapmayan tek ülke olarak kalmasını istemediğini savunan Trump, Rusya, Çin, Kuzey Kore ve Pakistan’ın nükleer testler gerçekleştirdiğini öne sürdü.
Washington yönetimi şubat ayında da Rusya ve Çin ile eşit şartlar temelinde nükleer denemelere dönmeye hazır olduğunu bildirdi.
Birleşmiş Milletler ise mayıs ayı başında yaptığı değerlendirmede, Rusya ve ABD’nin nükleer testlere yeniden başlamasının dünya genelindeki diğer ülkeleri de aynı yönde adım atmaya sevk edeceği uyarısında bulundu.
Diplomasi6 gün önceEast-West Forum İstanbul’da toplandı: Çok kutupluluk geri döndürülemez
Asya2 hafta öncePakistan’a Katar’dan ikinci LNG sevkiyatı yapılacak
Diplomasi2 hafta öncePalantir nasıl Ukraynalıları kobay faresine dönüştürdü?
Diplomasi1 hafta önceEast-West Forum İstanbul’da kapılarını açıyor
Asya2 hafta önceSoftBank, OpenAI yatırımı için 11 milyar dolar borçlanacak
Dünya Basını1 hafta önceTarihçi Emmanuel Todd: Avrupa Rusya konusunda tehlikeli bir fanteziye kapıldı
Ortadoğu2 hafta önceKörfez ülkeleri, İran ile ilişkilerin “resetlenmesini” istiyor
Rusya1 hafta önceRusya’dan notlar: Siperler, kuryeler ve 9. Duma seçimleri












