Bizi Takip Edin

Asya

Xi Jinping Vietnam, Malezya ve Kamboçya’ya gidiyor

Yayınlanma

Ticaret savaşının ortasında, Çin lideri Xi Jinping Vietnam, Malezya ve Kamboçya’ya gidiyor.

Çin Devlet Başkanı Xi Jinping, ABD ile ticari bağların koptuğu bir dönemde Güneydoğu Asya’daki ekonomik ilişkileri sıkılaştırmak amacıyla önümüzdeki hafta Vietnam’a, ardından Malezya ve Kamboçya’ya yılın ilk yurtdışı turuna çıkıyor.

Çin Dışişleri Bakanlığı’ndan yapılan açıklamaya göre Xi Jinping, pazartesi ve salı günü Vietnam’da olacak, ardından Malezya ve Kamboçya’ya geçerek cuma günü gezisini tamamlayacak. Gezi, ABD’nin Çin’den ithal edilen mallara uyguladığı gümrük vergisini %145’e çıkarmasının ardından gerçekleşti. Pekin de buna misilleme olarak tüm Amerikan mallarına %84 oranında gümrük vergisi getirdi.

Xi’nin ziyaret edeceği üç ülke, Trump’ın Kamboçya için %49, Vietnam için %46 ve Malezya için %24 olan “karşılıklı” gümrük vergisi politikasına hazırlanıyordu. ABD lideri çarşamba günü beklenmedik bir şekilde Çin’e yönelik olanlar hariç gümrük vergilerine 90 günlük bir ara verdi. Yüzde 10’luk temel vergileri tüm ülkeler için geçerli olmaya devam ediyor.

ABD Hazine Bakanı Scott Bessent, hükümetin Çin’e “grup olarak” yaklaşmadan önce önümüzdeki üç ay boyunca ticaret ortaklarıyla anlaşmalar yapmayı hedeflediğini söyledi. Trump yönetimi Çin’i izole etmeye çalışırken, 10 ülkeli ASEAN bloğunu nüfuz mücadelesinde öne çıkıyor.

Xi Jinping: Çin komşularıyla bağlarını güçlendirecek

Çin, Güneydoğu Asya’yı komşu ülkelerle bağlarını güçlendirme stratejisinin anahtarı olarak görüyor ve daha yakın bir “ortak gelecek” yaratma sözü verdi. Geçtiğimiz yıl ASEAN, Çin’in en büyük ticaret ortağı olurken onu Avrupa Birliği ve ABD takip etti.

Xi, çarşamba günü “komşuluk diplomasisi”ni tartışmak üzere üst düzey bir toplantıya başkanlık etti ve ticaret savaşına atıfta bulunarak “kritik bir aşama” olarak adlandırdığı süreçten geçerken daha da güçlü ilişkiler hedefledi.

Singapur’daki ISEAS-Yusof Ishak Enstitüsü’nde kıdemli araştırmacı ve eski bir ABD ticaret müzakerecisi olan Stephen Olson, Çin’in komşuluk diplomasisi için bastırmasının taktiksel olarak kurnazca olduğunu söyledi.

Nikkei Asia’ya konuşan Olson, “Trump’ın küresel ticaret ilişkilerini havaya uçurmaya kararlı olduğu düşünüldüğünde, Çin kendisini kurallara dayalı ticaretin lideri ve savunucusu olarak konumlandırmak ve ABD’yi haydut bir ulus olarak göstermek için altın bir fırsata sahip” dedi. “Üçüncü ülkeler de Çin’i, kesinlikle ABD’ye kıyasla çok daha güvenilir bir ticaret ortağı olarak görmeye başlayacaktır” diyen Olson’a göre, Trump’ın “tüm bu gümrük vergisi çılgınlığı Çin’in küresel konumunu güçlendirebilir.”

Xi’nin Malezya ziyareti, ülkenin bu yıl ASEAN’ın dönem başkanlığını yürütüyor olması nedeniyle büyük önem taşıyor. Blok, herhangi bir misilleme eyleminde bulunmak yerine ABD ile görüşmelere başlayacağını söyledi.

Nikkei Asia’ya konuşan eski Malezya büyükelçisi ve dış politika analisti Ilango Karuppannan, “Bu durum Başbakan Enver İbrahim’in artan ABD-Çin gerilimi karşısında tarafsız ve bağlantısız bir dış politika sürdürme kabiliyetini test ediyor” dedi.

İktidardaki Çin Komünist Partisi’nin yayın organı People’s Daily, 6 Nisan’da yayınladığı bir yorumda, Güneydoğu Asya’dakiler de dahil olmak üzere gelişmekte olan pazarların, yoğunlaşan ticaret çatışmasının ortasında ekonomik ve ticari işbirliği için “büyük bir potansiyel” teşkil ettiğini yazdı.

Çin’in Güneydoğu Asya’ya yaptığı sevkiyatların oranının 2018’deki %12,8’den 2024’te %16,4’e yükseleceğini belirten The People’s Daily, bölgenin özellikle ABD baskısı altındaki Çin ticareti için öneminin altını çizdi.

Ancak başta Kamboçya ve Vietnam olmak üzere Güneydoğu Asya’nın ekonomik görünümü belirsizliğini koruyor. Bu iki ülke, Çin’in ticaret kısıtlamalarını aşmak için bu ülkeleri üretim üssü olarak kullandığı iddiaları nedeniyle en yüksek vergilerin hedefi oldu. Vietnam, dış ticaretini genişletmek için Pekin’i özellikle tarım ve su ürünleri ithalatını artırmaya çağırıyor.

ASEAN ülkeleri de ihracatçılar ABD’nin yerini alacak pazarlar ararken daha fazla ucuz Çin malının ülkeye girmesine karşı dikkatli olacak.

Çin iş dünyası Trump’ın gümrük vergilerine yanıt veriyor

Çin, ihracatını üçüncü ülkeler üzerinden yaparak ABD gümrük vergilerini aşmak isterse, önümüzdeki 90 gün içinde yapılacak düzenlemelere bağlı olarak engellerle karşılaşabilir.

Uzmanlara göre, ABD hükümeti boşlukları kapatmak için ‘karşılıklı tarifeler’ kullandığından, yeniden yönlendirme çok daha zor olacak.

Benzer şekilde, Güneydoğu Asya ülkeleri Çin’e satış yapmayı ABD ile azalan ticareti telafi etmenin bir yolu olarak görürlerse hayal kırıklığına uğrayabilirler. Çin pazarı, düşük tüketim nedeniyle, onları mallarını kendi başına absorbe etmeyebilir.

Her iki durumda da analistler Xi’nin sembolik turu sırasında ekonomik işbirliğinin öne çıkmasını bekliyor. Ancak hassas bölgesel meselelerin de gündeme gelebileceğini ekliyorlar.

Malezya ve Vietnam’ın Güney Çin Denizi’nde birbiriyle rekabet eden deniz hak iddiaları var ve bunların bazıları Çin’le de çakışıyor. Xi Jinping Vietnam ziyaretinde bu konuları karşılıklı anlayış içerisinde ele almayı önerebilir.

Kamboçya, Malezya ve Vietnam ASEAN üyesi olmalarına rağmen Xi’nin güzergahı Pekin’in kolektif bloktan ziyade ülkelerle tek tek ilişki kurma stratejisine işaret ediyor. Ancak Güneydoğu Asya üçlüsü için riskler de var. Uzmanlara göre, “Çin ile daha yakın çalışmaya karar verirlerse, kendilerini Washington’un hedef tahtasında bulabilirler.”

Xi daha önce 2016’da Kamboçya’yı, 2013’te Malezya’yı ziyaret etmişti. Xi Jinping Vietnam ziyaretini en son 2023’te yapmıştı. En son resmi gezisi ise kasım ayında Brezilya ve Peru’ya oldu.

Çinli ekonomistler: ABD ve Çin ekonomik dayanıklılıklarını test ediyor

Asya

Moonshot halka arz öncesinde 50 milyar dolar değerleme hedefliyor

Yayınlanma

Çinli yapay zeka girişimi Moonshot AI, Hong Kong Borsası’nda planladığı halka arz öncesinde şirket değerlemesini 50 milyar dolara çıkarmayı hedefliyor. Şirketin yakın zamanda 31,5 milyar dolar değerleme ile yeni bir finansman turunu tamamlamaya hazırlandığı ve hemen ardından yeni yatırım görüşmelerine başlayacağı belirtiliyor.

Çin merkezli yapay zeka şirketi Moonshot AI, Hong Kong Menkul Kıymetler Borsası’nda gerçekleştirmeyi planladığı halka arz (IPO) öncesindeki süreçte şirket değerlemesini 50 milyar dolara yükseltmeyi hedefliyor.

Bloomberg’in konuya aşina kaynaklara dayandırdığı haberine göre, şirket bu doğrultuda bir halka arz öncesi finansman aşaması yürütmeyi planlıyor.

Kaynaklar, Moonshot’ın önümüzdeki birkaç gün içinde 31,5 milyar dolar değerleme üzerinden yürüttüğü mevcut yatırım turunu tamamlayacağını ifade etti.

Aktarılan bilgilere göre şirket, bu turun kapanmasının hemen ardından potansiyel yatırımcılarla yeni bir sermaye yatırımı için müzakerelere başlamayı tasarlıyor.

Yeni Kimi K3 modeli beklentileri artırıyor

Moonshot, bu süreçte temmuz ayının başlarında tanıttığı yeni yapay zeka modeli Kimi K3’ün başarısından yararlanmayı hedefliyor.

Şirket, Kimi K3’ün Anthropic firmasının en gelişmiş modeli Claude Fable 5 ile OpenAI tarafından geliştirilen GPT-5.6 dışındaki tüm rakiplerini geride bıraktığını iddia ediyor.

Söz konusu model, dünyanın en zengin isimleri arasında yer alan Elon Musk tarafından “etkileyici” olarak nitelendirildi. OpenAI Strateji Şefi Ding Ball ise açık kaynaklı bu modelin piyasaya sürülmesinin teknoloji dünyasını “tam teşekküllü bir yapay zeka komünizmine” yaklaştırdığı uyarısında bulundu.

ABD Hazine Bakanı Scott Bessent de konuya ilişkin yaptığı açıklamada, Amerikan makamlarının Çin dahil olmak üzere denizaşırı ülkelerdeki açık kaynaklı modelleri yakından inceleyeceğini ve ABD şirketlerine ait fikri mülkiyet haklarının çalındığına dair bulgulara rastlanması halinde gerekli önlemleri alacaklarını bildirdi.

Çinli Moonshot AI yeni modeli Kimi K3’ü tanıttı

Altı ay içinde borsaya açılması bekleniyor

Moonshot, daha önce hissedarlarına Hong Kong Menkul Kıymetler Borsası’nda kotasyon alma niyetinde olduğunu bildirmişti. Bloomberg tarafından paylaşılan bilgilere göre şirketin önümüzdeki altı ay içinde halka arzını gerçekleştirmesi bekleniyor.

Google ve Meta’nın eski çalışanı Yang Zhilin tarafından 2023 yılının başında kurulan Moonshot, Çince adını kurucusunun sevdiği müzik grubu Pink Floyd’un albümüne atıfla “Dark Side of the Moon” (Ayın Karanlık Yüzü) ifadesinden alıyor. Girişim; Alibaba Group Holding bünyesindeki Qwen, MiniMax Group ve Z.AI ile birlikte Çin yapay zeka sektörünün öncüleri arasında kabul ediliyor.

Çin’de Moonshot’ın yanı sıra diğer büyük yapay zeka şirketleri de halka arz süreçlerine hazırlanıyor.

DeepSeek firmasının 2027 yılında halka açılmayı değerlendirdiği belirtilirken, araştırmacı Lee Kai-Fu tarafından kurulan 01.ai adlı girişimin borsa hisse senedi ihracının da aynı yıl içinde gerçekleşebileceği kaydediliyor.

Okumaya Devam Et

Asya

DeepSeek kullanıcılarının özel sohbetleri Google’a sızdı

Yayınlanma

Çin merkezli yapay zekâ sohbet botu DeepSeek kullanıcılarının çalışma belgeleri ve kişisel mesajları içeren diyalogları Google arama sonuçlarında açık erişime çıktı. Veri görünürlüğü, kullanıcıların üçüncü kişilere aktarım amacıyla “Paylaş” seçeneğini etkinleştirerek ürettiği kamuya açık bağlantıların arama motoru tarafından indekslenmesinden kaynaklandı.

Çin merkezli yapay zekâ sohbet botu DeepSeek kullanıcılarına ait diyaloglar, çalışma belgeleri ve kişisel mesajlar Google arama motorunda açık erişime çıktı.

Durumun, kullanıcıların yazışmaları üçüncü kişilere aktarmak amacıyla oluşturduğu kamuya açık bağlantıların Google tarafından indekslenmesinden kaynaklandığı tespit edildi.

Süreç, DeepSeek arayüzündeki “Paylaş” seçeneğiyle işliyor. Bu özellik etkinleştirildiğinde kullanıcı metnin belirli bölümlerini işaretliyor ve platform herkesin erişebileceği bir internet adresi üretiyor.

Sistem işlem sırasında söz konusu içeriğin bağlantıya sahip olan herkese açık hale geleceği bilgisini veriyor. Arama motoru da yalnızca hesap sahiplerinin manuel olarak genel erişime açtığı diyalogları sonuçlarda listeliyor.

Ocak 2025’te bulut güvenliği şirketi Wiz Research uzmanları, DeepSeek veri tabanından gizli bilgilerin sızdığını tespit ettiklerini duyurmuştu. Geliştirici firmaya bildirilen sorun hızla giderilmişti.

Uzmanların değerlendirmelerine göre açık erişime sızan veriler arasında sohbet geçmişleri, gizli anahtarlar, arka plan sistem ayrıntıları ve diğer gizli bilgileri içeren 1 milyondan fazla veri satırı yer alıyordu.

DeepSeek, kuruluşundan bu yana 7 milyar dolardan fazla yatırım toplayarak Çin’in en yüksek piyasa değerine sahip yapay zekâ girişimi konumuna geldi.

Platformun kullanıma sunulmasından itibaren dünya genelinde çok sayıda ülke, ulusal güvenlik ve kişisel verilerin korunması kaygıları doğrultusunda hükümet düzeyinde ve kamu kurumlarında sistemin kullanımına yönelik yasak veya kısıtlamalar getirdi.

Axios’un aktardığı bilgilere göre ABD Kongresi üyelerinin Çin menşeli sohbet botunu kullanmasına izin verilmiyor.

2026 yılı başlarında ise İtalya Veri Koruma Kurumu, kişisel verilerin işlenme yöntemlerine dair bilgi eksikliği gerekçesiyle DeepSeek erişimini engelledi.

Yapay zekâ sistemlerinde benzer veri güvenliği sorunları daha önce de yaşanmıştı. 2023 yılında OpenAI şirketine ait ChatGPT yazılımında, açık kaynaklı “redis-py” adlı Redis müşteri kütüphanesindeki bir hata nedeniyle bazı kullanıcıların kişisel verileri internete sızmıştı.

Söz konusu teknik aksaklık, ChatGPT abonelik doğrulama e-postalarının bir kısmının yanlış kullanıcılara gönderilmesine yol açmıştı.

Okumaya Devam Et

Asya

Japonya, nükleer silah tartışmasını tabu olmaktan çıkarıyor

Yayınlanma

Japonya Savunma Bakanı Şinciro Koizumi, ülkesinin nükleer silah edinme konusundaki tartışma yasağını kaldırması gerektiğini belirterek güvenlik ortamının kötüleştiğini vurguladı. Kyodo News ajansının aktardığına göre Koizumi, ulusal savunma önlemlerini artıran Finlandiya ve Fransa’yı örnek göstererek Tokyo’nun bazı konuları tabu sayan yaklaşımlarını değiştirmesi gerektiğini kaydetti.

Japonya hükümetinde, ülkenin nükleer silah edinmesine yönelik tartışmalar üzerindeki yasağın kaldırılması yönünde çağrı yapıldı.

Kyodo News ajansının aktardığına göre Japonya Savunma Bakanı Şinciro Koizumi, Tokyo’nun nükleer silah konusunu tartışmaktan “kaçınamayacağını” ifade etti.

Bakan Koizumi, nükleer caydırıcılığı güçlendirmek için adımlar atan Fransa ve Finlandiya’yı örnek gösterdi. Finlandiya parlamentosu, haziran ayı ortasında ulusal savunmayı güvence altına almak amacıyla nükleer silahların ülke topraklarına ithalini, transit geçişini ve depolanmasını engelleyen yasağı kaldıran bir kanunu kabul etmiş, düzenleme daha sonra Cumhurbaşkanı Alexander Stubb tarafından imzalanmıştı.

Koizumi, güvenlik durumunun kötüleştiğini ve Tokyo’nun bazı konuların tartışılmasını tabu haline getiren yaklaşımlarını değiştirmesi gerektiğini belirtti. 1945 yılında ABD’nin atom bombası saldırılarına maruz kalan Japonya, günümüzde Amerikan nükleer şemsiyesinin koruması altında yer alıyor ve topraklarında nükleer silah üretmeme, bulundurmama ve girişine izin vermeme şeklindeki üç temel ilkeye bağlı kalıyor.

Japonya Başbakanı Sanae Takaichi, Kasım 2025’te bu ilkelerin değiştirilmesi konusunu gündeme taşımıştı.

Japon yetkililer, ulusal güvenliğe dair üç temel belgenin güncellenmesi sürecinde bu konuyu ele almaya başladı. Takaichi, özellikle nükleer silahların ülkeye girişine yönelik yasağın kaldırılmasını önermiş, mevcut yasağın ABD’nin caydırıcılık potansiyelini zayıflattığını savunmuştu.

Mevcut yasal çerçevede Washington, Japonya’daki askeri üslerine ve buradaki limanlara yanaşan gemilerine bu tür mühimmatları yerleştiremiyor.

Kyodo News ajansına konuşan ve Takaichi hükümetinin güvenlik politikalarının hazırlanmasında yer alan bir kaynak, aralık ayında yaptığı açıklamada Japonya’nın nükleer silaha sahip olması gerektiğini savunmuştu.

Bu çıkış, muhalefet partilerinin ve bazı ülkelerin tepkisine yol açmıştı.

Avrupa’da da benzer güvenlik tartışmaları sürüyor. Litvanya Cumhurbaşkanı Gitanas Nauseda, temmuz ayı başında yaptığı açıklamada, ülkedeki siyasi güçlerin “kötüleşen jeopolitik durum” gerekçesiyle ülkede nükleer silah ve yabancı askeri üslerin konuşlandırılmasını engelleyen anayasal yasağın kaldırılmasına yönelik bir plan üzerinde uzlaştığını bildirmişti.

Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron ise mart ayı başında ülkesinin nükleer stratejisinde değişikliğe gidildiğini ve “Fransız caydırıcılığında yeni bir aşamaya” geçildiğini duyurmuştu.

Mevcut durumda yaklaşık 290 savaş başlığına sahip olan Fransa, nükleer kalkanını ortaklarına da genişletmeyi planlıyor.

Macron; Almanya, Polonya, Yunanistan, Hollanda, Belçika, Danimarka ve İsveç ile yapılacak işbirliğinin, nükleer silahların kullanılacağı ortak askeri tatbikatları ve Fransız savaş uçaklarının bu ülkelerde geçici olarak konuşlandırılmasını kapsayacağını açıklamıştı.

Okumaya Devam Et

Çok Okunanlar

English