Bizi Takip Edin

Diplomasi

ABD Kongre üyesi: Colani, İsrail ile normalleşmeye sıcak bakıyor

Yayınlanma

ABD Kongre Üyesi Cory Mills, Suriye’nin geçici Cumhurbaşkanı Ebu Muhammed el-Colani (Ahmed Şara) ile iktisadi yaptırımların kaldırılması ve Suriye ile İsrail arasında barış sağlanması koşulları üzerine görüşmeler yaptığını söyledi.

Floridalı Cumhuriyetçi Temsciler Meclisi üyesi Mills, Bloomberg’e telefonla verdiği demeçte, bir grup etkili Suriyeli Amerikalı tarafından organize edilen resmi olmayan bir bilgi toplama misyonu için geçen hafta Şam’a gittiğini ve seyahatinden döndüğünde yakın olduğu ABD Başkanı Donald Trump ve Ulusal Güvenlik Danışmanı Mike Waltz’a bilgi vermeyi planladığını söyledi.

Mills’in Şara’dan Trump’a bir mektup ileteceğini söyleyen milletvekili, mektubun içeriğine ilişkin ayrıntı vermedi.

Suriyeli-Amerikalı kolektifler, aralık ayında Colani liderliğindeki Heyet Tahrir eş-Şam’ın (HTŞ) saldırısıyla devrilen eski Suriye Cumhurbaşkanı Beşar Esad yönetimine uygulanan ağır yaptırımların kaldırılması için ABD hükümeti nezdinde lobi faaliyetleri yürütüyor.

“Suriye ve İsrail normalleşmeye hazırlanıyor” iddiası

Mills, Colani ile 90 dakika görüştüğünü ve Trump yönetiminin insani yardım amacı dışında Suriye hükümetiyle iş yapan herkesi hedef alan kısıtlamaları hafifletmesi ya da kaldırması için ABD’nin nelerin gerçekleşmesini beklediğini ortaya koyduğunu söyledi.

Hem Katar hem de Suudi Arabistan HTŞ yönetimini iktisadi olarak desteklemek istediklerini ama ABD yaptırımlarının kendilerini engellediğini söylüyor.

Mills, Şara’dan Esad döneminden kalan kimyasal silahların imha edilmesini sağlamasını ve komşu Irak gibi ABD müttefikleri de dahil olmak üzere “terörle mücadele” girişimlerini koordine etmesini istediğini söyledi.

Mills, HTŞ liderinin ayrıca ülkede kalan yabancı cihatçılarla nasıl başa çıkacağını göstermesi ve Suriye liderine güvenmeyen ve yaptırımların kaldırılmasına karşı çıkan ABD müttefiki İsrail’e güvence vermesi gerektiğini söyledi.

İsrail ordusu, HTŞ’nin kontrolü ele geçirmesinden bu yana hem Şam’ın güneybatısında daha fazla toprağı işgal etti, hem de Suriye askeri tesislerini neredeyse tamamen imha etti.

Suriye 1979’dan beri ABD’nin “terörizmin devlet sponsorları” listesinde yer alıyor.

Suriye İnsan Hakları Takip Komitesi: Sahil bölgesinde soykırım işlendi

Mills, Colani’nin ABD’nin endişelerini gidermeye açık olduğunu ve kendisine Suriye’nin doğru koşullar altında, Trump’ın ilk döneminde Birleşik Arap Emirlikleri (BAE) ve diğer Arap ülkelerinin İsrail ile ilişkilerini normalleştirdiği İbrahim Anlaşmalarına katılmakla ilgilendiğini söylediğini aktardı.

Eski İngiliz diplomat Craig Murray de yakın zamanda HTŞ liderliğindeki Suriye yönetiminin, 2026’nın sonuna kadar İsrail’i tanıyacaklarına dair Birleşik Krallık’a güvence verdiğini söylemişti.

Mills, Şara ile yaptığı görüşmeyi olumlu olarak nitelendirdi ve Suriye Dışişleri Bakanı Esad eş-Şeybani ile de görüştüğünü söyledi.

ABD’nin 2003’teki işgalinden sonra Irak’ta görev yapmış eski bir ordu mensubu olan Mills, “İhtiyatlı bir iyimserlik içindeyim ve açık diyaloğu sürdürmek istiyorum. Bir noktada Almanya ve Japonya da düşmanımızdı ama Suriye’de istikrarı sağlamak istiyorsak bunun ötesine geçmeliyiz,” dedi.

Daha önce “Ebu Muhammed el-Colani” olarak bilinen 42 yaşındaki Şara, Irak El Kaide’sine, Irak İslam Devleti’ne mensuptu ve IŞİD lideri Ebubekir el-Bağdadi’nin yönlendirmesiyle 2011’deki Esad karşıtı ayaklanmasının başlamasıyla Suriye’ye geçerek burada Nusra Cephesi’ni kurarak çok sayıda kanlı saldırıya önderlik etti.

Diplomasi

Maersk, Ukrayna’nın Karadeniz limanlarındaki hizmetini askıya aldı

Yayınlanma

Maersk, Ukrayna’daki Çornomorsk Limanı üzerinden yürüttüğü konteyner taşımacılığı hizmetini geçici olarak durdurdu. Şirket, ithalat yüklerini Romanya’nın Köstence Limanı’na yönlendirecek, buradan Ukrayna’ya kara yoluyla sevkiyat yapacak. İhracat yükleri için ise cezasız rezervasyon iptali veya deniz navlun ücretini değiştirmeden yükleme limanının Köstence olarak güncellenmesi seçeneklerini sundu.

Danimarkalı deniz taşımacılığı ve lojistik şirketi Maersk, Ukrayna’daki Çornomorsk Limanı üzerinden yürüttüğü konteyner taşımacılığı hizmetini geçici olarak durdurdu.

Şirketin Ukrayna birimi, kararı Telegram kanalında yayımladığı müşteri bilgilendirmesiyle duyurdu.

Karar kapsamında ithalat yükleri Romanya’nın Köstence Limanı’na yönlendirilecek. Maersk, yük boşaltma limanı Çornomorsk olan ve hâlihazırda Port Said’de yer alan ya da Port Said’e ulaşması beklenen tüm ithalat sevkiyatlarının da Köstence’ye aktarılmasının planlandığını bildirdi.

Şirket, Köstence’de yük boşaltılmasının müşteriler açısından uygun olmaması halinde varış noktasının değiştirilmesi için talepte bulunulabileceğini kaydetti.

Yükler Romanya’ya ulaştıktan sonra Ukrayna içindeki taşıma süreci kara yoluyla organize edilecek.

Maersk, ihracat yükleri için de iki seçenek sundu. Buna göre müşteriler rezervasyonlarını herhangi bir ceza ödemeden iptal edebilecek ya da konteyner limana teslim edilmişse, mevcut deniz navlun ücreti korunarak yükleme limanını Çornomorsk’tan Köstence’ye çevirebilecek.

Merkezi Kopenhag’da yer alan Maersk, 130’dan fazla ülkede faaliyet gösteren dünyanın en büyük deniz taşımacılığı ve lojistik şirketlerinden biri.

Şirket, konteyner taşımacılığının yanı sıra depolama, kara taşımacılığı ve multimodal lojistik hizmetleri de veriyor.

Maersk, mart ayında İran ile ABD arasındaki savaş esnasında Basra Körfezi ülkelerinde soğutmalı konteyner, tehlikeli yük ve özel yük kabulü ile sevkiyatını da geçici olarak durdurmuştu.

Rusya’nın Ukrayna’ya yönelik askeri harekatının ardından uygulamaya konulan Batı yaptırımları sonrasında Maersk, Rusya pazarından kademeli biçimde çekilme planını açıklamıştı.

Şirket daha sonra St. Petersburg ve Novorossiysk’teki lojistik tesislerini, Global Ports’taki hissesini ve Polyarnaya Zvezda şirketine ait 800’den fazla soğutmalı konteyneri elden çıkardı.

Okumaya Devam Et

Diplomasi

Müttefikler, NATO’nun en büyük yakıt altyapısı yatırımı üzerinde uzlaştı

Yayınlanma

NATO üyesi 32 ülkenin büyükelçileri, ittifakın Soğuk Savaş döneminden kalan 10 bin kilometrelik askeri yakıt nakil şebekesini modernize etmek maksadıyla 27 milyar avroluk dev yatırımı onayladı. Türkiye’nin son dakika itirazını geri çekmesiyle tamamlanan anlaşma, doğu ve güneydoğu kanadındaki boru hatları ile depolama tesislerini kapsıyor. Müttefikler ayrıca önümüzdeki yılın ortak fon bütçesini 6,5 milyar avroya yükseltme kararı aldı.

NATO üyesi ülkeler, ittifakın askeri yakıt taşıma sistemini baştan aşağı yenilemeyi hedefleyen 27 milyar avro tutarındaki anlaşmayı kesinleştirdi.

Örgüt tarafından çarşamba günü yapılan resmi açıklamada, söz konusu 27 milyar avroluk yatırımın NATO’nun mevcut yakıt depolama ve dağıtım altyapısını modernize edeceği kaydedildi.

Açıklamada, yatırımın ittifakın doğu ve güneydoğu kesimindeki boru hatları dahil yeni tesisleri destekleyeceği ve NATO kuvvetlerinin harp hazırlığı için gereksinim duyduğu enerji kaynaklarını güvenceye alacağı bildirildi.

Gizli yürütülen müzakerelere dair açıklama yapma yetkileri bulunmaması sebebiyle isimlerinin saklı kalmasını isteyen iki NATO diplomatı, Politico’ya yaptıkları açıklamada, ittifakın 32 büyükelçisinin Rusya ile olası bir savaşa hazırlık gayretlerinin parçası olan bu anlaşmayı yaz tatili öncesindeki son olağan toplantılarında onayladıklarını aktardı.

Karar, Türkiye’nin uzlaşmayı geciktirme yönündeki son dakika girişiminden vazgeçmesinin ardından alındı.

Askeri ittifak, yürütülen görüşmeler neticesinde önümüzdeki yıla ait ortak finansman bütçesini “6,5 milyar avroya kadar” yükseltme kararı alırken, gelecek beş yıla ilişkin yatırım önceliklerini de onayladı. Müttefikler daha önce 2026 yılı bütçesini 5,3 milyar avro olarak kararlaştırmıştı.

Üye ülkeler, Batı Avrupa’daki mevcut NATO altyapısını doğu ve kuzeydeki yeni müttefik ülkelere bağlamak üzere tasarlanan 10 bin kilometrelik Soğuk Savaş dönemi boru hattı ağının yenilenmesi hususunda aylardır müzakereler yürütüyordu.

NATO’nun ortaklaşa finanse edilen en büyük ve en maliyetli projesi şeklinde nitelendirilen çalışmanın tamamlanması 30 yılı bulabilecek. Proje, boru hattı güncellemelerinden enerji depolama sahalarına kadar onlarca farklı çalışmayı kapsıyor.

Süreç hakkında değerlendirmede bulunan diplomatlardan biri, “Daha güçlü bir NATO yolda” ifadesini kullandı.

NATO üyeleri, geçmiş aşamalarda anlaşmanın yüksek maliyetleri nedeniyle görüş ayrılığı yaşamış, bazı ülkeler projenin yakıt yatırımlarını onlarca yıl boyunca bağlayacağı yönünde endişeler taşımıştı. Ancak müttefikler zamanla bu itirazlarını geri çekti.

NATO Genel Sekreteri Mark Rutte, bu ay Ankara’da düzenlenen liderler zirvesinde müttefiklerin yenileme projesinde vardığı siyasi uzlaşıdan övgüyle bahsetti.

Rutte gazetecilere yaptığı açıklamada, yenileme projesine dair atılan bu tarihi adımın mevcut yakıt depolama ve dağıtım altyapısını modernize edeceğini dile getirdi.

Müttefiklerin zirve öncesinde anlaşmanın genel hatları üzerinde uzlaşmasına rağmen Türkiye, kendi projelerine yönelik fon teminini hızlandırmak maksadıyla zirve sonrasında anlaşmaya direnme yönünde son dakika girişiminde bulundu.

Diplomatlardan birinin aktardığına göre, Genel Sekreter Rutte’nin yürüttüğü yoğun diplomasi trafiği ve NATO’nun en üst düzey askeri komutanı ABD’li General Alexus Gregory Grynkewich’in anlaşmanın zorunlu olduğuna dair müttefiklere verdiği talimat, Türkiye dahil ülkelerin projeye yeşil ışık yakmasında belirleyici oldu.

Okumaya Devam Et

Diplomasi

Ermenistan’da muhalefet liderinin dokunulmazlığı kaldırıldı

Yayınlanma

Ermenistan Merkez Seçim Kurulu, muhalefetteki Güçlü Ermenistan bloğunun Siyasi Konsey Üyesi Narek Karapetyan’ın milletvekilliği dokunulmazlığının kaldırılması yönündeki Başsavcılık talebini onayladı. Alınan bu karar, savcılığa Karapetyan hakkında ceza davası açma ve soruşturma yürütme yetkisi veriyor. Soruşturma, Güçlü Ermenistan hareketi destekçilerinden Aleksan Aleksanyan’a yönelik kara para aklama suçlamalarına dayanıyor.

Ermenistan Merkez Seçim Kurulu, muhalefetteki Güçlü Ermenistan bloğunun Siyasi Konsey Üyesi Narek Karapetyan’ın parlamenter dokunulmazlığının kaldırılmasına karar verdi.

Başsavcılığın bu yöndeki talebinin onaylandığını, Karapetyan’ın avukatı Aram Vardevanyan TASS’a açıkladı.

Milletvekilliği dokunulmazlığının kaldırılması, savcılığın Karapetyan hakkında ceza davası açmasına ve adli soruşturma işlemlerini yürütmesine olanak sağlıyor.

Sputnik Ermenistan’ın aktardığı bilgilere göre, Karapetyan hakkındaki ceza davası, Güçlü Ermenistan hareketinin destekçilerinden Aleksan Aleksanyan’a yöneltilen suçlamalarla bağlantı taşıyor.

Ermenistan Soruşturma Komitesi, Aleksanyan’ı çok büyük miktarda gelir aklamakla suçluyor. Müfettişler, Aleksanyan’ın kurduğu “Po-svoyemu” adlı sivil toplum kuruluşu aracılığıyla, Samvel Karapetyan’a ait Taşır Vakfından hediye ve borç adı altında yaklaşık 4,4 milyon dolar ile 230 bin avro aldığını ileri sürüyor.

Gelişme, ülkede Anayasa Mahkemesinin parlamento seçim sonuçlarını geçerli saymasının ardından tırmanan siyasi gerilimin ortasında yaşandı.

Temmuz başında Ermenistan’daki beş siyasi güç, Anayasa Mahkemesi kararının iktidarın meşruiyet sorununu çözmediğini ve mevcut siyasi-hukuki krizi ortadan kaldırmadığını belirterek yeni bir siyasi direniş dönemi başlattıklarını duyurdu.

Ortak bildiriye Güçlü Ermenistan, Ermenistan İttifakı, Mürefeh Ermenistan, Ermeni Ulusal Kongresi ve Ulusal Demokratik Kutup katıldı.

Yapılan seçimlerde Başbakan Nikol Paşinyan’ın liderliğindeki iktidardaki Sivil Sözleşme Partisi yüzde 49,74 oy alarak tek başına hükümet kurma çoğunluğunu korudu.

Seçim yarışında Güçlü Ermenistan bloğu ikinci, Ermenistan İttifakı ise üçüncü sırada yer aldı.

Seçim sürecine Moskova yönetimi de eleştiriler yöneltti. Rusya Dışişleri Bakanlığı, seçim kampanyasının demokratik usullerin ihlaliyle gerçekleştirildiğini kaydederken, Rusya Dış İstihbarat Servisi (SVR) Başkanı Sergey Narışkin de seçim sonuçlarını “belirli bir anlamda şüpheli” olarak niteledi.

Okumaya Devam Et

Çok Okunanlar

English