Bizi Takip Edin

Avrupa

İngiltere’den ateşkes sonrası Ukrayna misyonu için 200 milyon sterlinlik hazırlık

Yayınlanma

Birleşik Krallık, olası bir ateşkesin ardından hayata geçirilmesi planlanan Çok Uluslu Ukrayna Gücü kapsamında, ordusunu bölgeye konuşlanmaya hazırlamak için 200 milyon sterlinlik kaynak tahsis etti.

Birleşik Krallık, Moskova ve Kiev arasında olası bir ateşkes anlaşmasının ardından hayata geçirilmesi planlanan Çok Uluslu Ukrayna Gücü’nün bir parçası olarak, silahlı kuvvetlerini Ukrayna’ya konuşlanmaya hazırlamak amacıyla 200 milyon sterlin (268 milyon dolar) kaynak tahsis etti.

Savunma Bakanlığı’nın cuma günü yaptığı açıklamaya göre; söz konusu fon, askeri araçların modernizasyonu, iletişim sistemlerinin güçlendirilmesi ve insansız hava araçlarına (İHA) karşı koyma kabiliyetlerinin artırılması için kullanılacak.

Bu adım, İngiltere, Fransa ve Ukrayna arasında hafta başında imzalanan ve ateşkes sağlanması durumunda Ukrayna topraklarına asker konuşlandırılmasını öngören niyet beyanını takip ediyor.

Moskova, teklifi vakit kaybetmeden reddetti ve Ukrayna’da konuşlanacak bu tür yabancı birliklerin “meşru askeri hedef” sayılacağını duyurdu.

Hükümet, bu uyarıya rağmen İngiliz yetkililerin konuşlanmanın yalnızca çatışma sonrası bir ortamda gerçekleşeceği yönündeki tutumunu koruduğunu bildirdi.

Herhangi bir Ukrayna konuşlanmasının kapsamı ve görev alacak asker sayısı ise parlamentoda tartışılıp oylanacak.

“Liderlik etmeye hazırız”

Kiev ziyareti sırasında konuşan İngiltere Savunma Bakanı John Healey, yatırımı doğruladı ve İngiltere’nin gelecekteki çok uluslu misyona liderlik etme konusundaki kararlılığını vurguladı.

Healey, “Başbakan’ın bu hafta yaptığı duyurunun ardından hazırlıklarımıza yönelik yatırımları artırıyoruz. İngiliz Silahlı Kuvvetleri’nin Çok Uluslu Ukrayna Gücü’ne katılmaya ve liderlik etmeye hazır olmasını sağlıyoruz” diye konuştu.

Duyuru, İngiltere Savunma Bakanlığı’nın önümüzdeki dört yıl içinde 28 milyar sterlinlik bir finansman açığıyla karşı karşıya olduğu yönündeki haberlerin gölgesinde geldi.

The Times gazetesi, Genelkurmay Başkanı Richard Knighton’ın konuyu geçen ay doğrudan Başbakan Keir Starmer’a ilettiğini yazmıştı.

Downing Street, Ukrayna’daki savaş ve genişleyen operasyonel taahhütler nedeniyle savunma üzerindeki baskının arttığını kabul etse de bütçe açığına ilişkin doğrudan bir değerlendirme yapmadı.

Finansal kaygılara rağmen Birleşik Krallık, uzun vadeli NATO hedefleriyle uyumlu olarak 2035 yılına kadar savunma harcamalarını GSYİH’nin yüzde 3,5’ine çıkarma taahhüdünü sürdürüyor.

Londra’nın Ukrayna’ya asker konuşlandırma hazırlığı, uzayan çatışmalar ve tıkanan diplomatik süreçlere rağmen Kiev’e yönelik askeri ve siyasi desteğin devam ettiğini gösteriyor.

İngiltere ve Fransa’dan Ukrayna’da askeri üs kurma kararı

Gönüllüler koalisyonu

6 Ocak’ta ortak bildiriyi imzalayan Starmer, barış anlaşması sağlanması halinde Ukrayna’ya kuvvet konuşlandırılmasının planlandığını duyurdu.

Bu adımı Ukrayna’ya uzun vadeli destek konusundaki “sarsılmaz taahhüdün” bir parçası olarak niteleyen Starmer, anlaşmanın İngiliz, Fransız ve ortak güçlerin Ukrayna topraklarında faaliyet göstermesine olanak tanıyan yasal bir çerçeve oluşturduğunu belirtti.

Söz konusu faaliyetler arasında hava sahası ve deniz yollarının güvenliğinin sağlanması ile Ukrayna ordusunun yeniden inşası yer alıyor.

Starmer ayrıca, herhangi bir ateşkesin ardından Birleşik Krallık ve Fransa’nın Ukrayna genelinde askeri üsler kuracağını, silah ve teçhizat için korunaklı depolar inşa edeceğini açıkladı.

İngiltere Başbakanı’na göre planlar, Ukrayna’nın savunma ihtiyaçlarını desteklemek için ülke genelinde askeri merkezler oluşturulmasını da kapsıyor.

Starmer, koalisyon ortaklarının; ateşkesin ABD öncülüğünde izlenmesi ve doğrulanması, Ukrayna’ya uzun vadeli silah temini ve gelecekteki “Rusya’nın olası bir saldırısı” durumunda Ukrayna’yı desteklemeye yönelik bağlayıcı taahhütler üzerinde çalışılması gibi ek adımlarda mutabık kaldığını ekledi.

Avrupa

Almanya, Fransa ve İngiltere, Rusya ile müzakere planı üzerinde çalışıyor

Yayınlanma

Bloomberg’in kaynaklarına göre Almanya, Fransa ve İngiltere, Ukrayna ile birlikte Rusya’nın da katılacağı barış görüşmelerinin organizasyonu için bir plan hazırlıyor. Avrupa ülkeleri çatışmanın bir kış daha uzamasını önlemeyi hedeflerken, görüşmelere ilişkin nihai kararın Ukrayna Devlet Başkanı Zelenskiy’e ait olacağını ve Kiev’e baskı yapılmayacağını belirtiyor.

Bloomberg’in kaynaklara dayandırdığı haberine göre Almanya, Fransa ve İngiltere, Ukrayna ile birlikte Rusya’nın da katılacağı barış görüşmelerinin organizasyonuna yönelik bir plan üzerinde çalışıyor.

Ajansa konuşan kaynaklar, Avrupa ülkelerinin çatışmanın bir kış daha devam etmesini önlemek istediğini belirtti. Aynı kaynaklar, görüşmeler konusunda nihai kararın Ukrayna Devlet Başkanı Vladimir Zelenskiy’e ait olacağını ve Avrupa’nın bu konuda kendisine baskı yapmayı planlamadığını aktardı.

Kaynaklara göre İngiltere Başbakanı Keir Starmer, önümüzdeki günlerde bu konuyu Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron ve Almanya Başbakanı Friedrich Merz ile görüşecek.

Alman televizyon kanalı NTV, 2 Haziran’da Almanya’nın eski Başbakanı Gerhard Schröder’in Moskova’ya geldiğini bildirmişti. Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin daha önce Schröder’i Avrupa tarafından tercih edilebilecek bir müzakereci olarak nitelendirmişti.

Rusya Devlet Başkanı Sözcüsü Dmitriy Peskov, mayıs ayının sonunda yaptığı açıklamada Avrupa’nın Rusya ile diyalog kurulmasının gerekliliğini anladığını, ancak müzakere süreci konusunda “ancak şimdi olgunlaşmaya başladığını” ifade etmişti.

Peskov ayrıca Moskova’nın, Avrupa Birliği’nden Rusya ile temas kurabilecek olası müzakerecilere ilişkin gelen sinyalleri ciddiyetle değerlendirdiğini söylemişti.

Norveç Dışişleri Bakanı Espen Barth Eide ise Avrupa’nın Ukrayna konusundaki görüşmelere tarafsız bir arabulucu olarak değil, çatışmadan etkilenen çıkarlara sahip bir taraf olarak katılması gerektiğini belirtti.

Eide, Avrupa Birliği ve ABD’nin Kiev’e desteğini sürdürmesi gerektiğini de vurguladı.

Putin ise Kiev’in çatışmayı barışçıl yollarla çözmeye hazır olduğuna inanmadığını dile getirmişti. Rus lider, çatışmanın temel nedenlerinin ortadan kaldırılması ve 2024 yılında açıkladığı koşullar temelinde barışçıl bir çözüme hazır olduğunu söylemişti.

Putin’in sıraladığı koşullar arasında Ukrayna birliklerinin Donetsk ve Lugansk halk cumhuriyetleri ile Zaporojye ve Herson bölgelerinden çekilmesi, bu bölgeler ile Kırım’ın Rusya’nın parçası olarak tanınması, Ukrayna’nın tarafsız, askeri bloklara katılmayan ve nükleer silahlardan arındırılmış bir statü benimsemesi, Ukrayna’nın silahsızlandırılması ve “Nazizmden arındırılması” ile Rusya’ya yönelik tüm yaptırımların kaldırılması yer alıyordu.

Rusya Dışişleri Bakanı Sergey Lavrov ise geçen yıl eylül ayında Avrupa’ya Ukrayna konusundaki müzakere masasında yer olmadığını söylemişti.

Lavrov, Avrupa Birliği ülkelerinin Rusya karşıtı tutumları nedeniyle bu süreçte yer alamayacağını belirtmiş ve Batı tarafından sunulan güvenlik garantilerinin “Rusya’ya karşı kurgulandığını” ifade etmişti.

Okumaya Devam Et

Avrupa

Rheinmetall, otomotiv tedarik bölümünü satıyor

Yayınlanma

Alman savunma sanayi şirketi Rheinmetall, otomotiv tedarikçi bölümünü özel sermaye şirketi Aequita’ya satıyor.

Rheinmetall çarşamba günü yaptığı açıklamada, iki şirketin “bugün, Rheinmetall’in eski Power Systems bölümüne yeni bir yönetim altında bir gelecek açan bir satın alma anlaşması imzaladığını” duyurdu.

Bu, “stratejik yeniden yapılanmada bir dönüm noktası” niteliğinde; sivil bölümün satışıyla birlikte grup, “odak noktasını askeri işine kaydırıyor.”

İşlemin bu yılın dördüncü çeyreğinde tamamlanması bekleniyor ve halen düzenleyici kurumların onayına tabi.

Hisselerin yüzde 100’ü için ön satın alma bedeli 350 milyon avro olarak belirlendi fakat bu rakam işlemin kesinleşmesinden önce değişebilir.

Rheinmetall, kısa süre önce savunma işinde rekor kâr ve dolu sipariş defterleri bildirdi. Öte yandan, otomotiv tedarik endüstrisi krizde.

Şirket, “Özellikle otomotiv sektöründeki iş durumunun daha da kötüleşmesi, nihai anlaşmanın şart ve koşullarını etkiledi,” açıklamasını yaptı.

Avrupa’nın savunma harcamalarını artırmasıyla Ukrayna savaşının başlamasından bu yana iş hacmi hızla artan Rheinmetall, geçen yıldan beri Power Systems bölümüne alıcı arıyordu ve bu bölümü Aralık 2025’te durdurulan faaliyetler kategorisine almıştı.

Rheinmetall, şirketleri satın alıp yeniden yapılandıran bir yatırım şirketi olan Aequita’nın, bu birimdeki dünya çapındaki yaklaşık 6.250 çalışanı işte tutmayı planladığını da ekledi.

Aequita’nın Yönetim Kurulu Başkanı ve Eş CEO’su Axel Geuer, “Bu şirket, artık yaklaşık 5 milyar avro gelir elde edecek olan otomotiv bölümümüze mükemmel bir katkı sağlıyor,” dedi.

Geuer, Aequita’nın bu şirketin uzun vadeli gelişimini destekleyeceğini ve otomotiv portföyü genelinde sinerji yaratmaya çalışacağını da sözlerine ekledi.

Rheinmetall, satışın dışında kalanlar arasında alüminyum döküm uzmanı KS Huayu AluTech’in Almanya’daki üç tesisi, otomotiv sensörleri ortak girişimi Dermalog SensorTec’teki hisseler ve otomobil parçaları üreticisi Pierburg’un İspanya’daki Abadiano fabrikasının bulunduğunu belirtti.

Okumaya Devam Et

Avrupa

Litvanya, ABD ile nükleer silah müzakerelerine başladı

Yayınlanma

Litvanya Savunma Bakanı Robertas Kaunas, ABD nükleer silahlarının ülke topraklarında olası konuşlandırılmasına yönelik Washington ile müzakereler yürütüldüğünü açıkladı. Litvanya Anayasası kitle imha silahlarının konuşlandırılmasını yasaklasa da Cumhurbaşkanı Gitanas Nauseda güvenlik risklerini gerekçe göstererek bu engeli aşacak değişiklikler önerdi.

Litvanya, ABD’ye ait nükleer silahların kendi topraklarında olası konuşlandırılması konusunda Washington ile müzakereler yürütüyor.

Litvanya Savunma Bakanı Robertas Kaunas, konuya ilişkin yaptığı açıklamada ABD ile görüşmelerin sürdüğünü doğruladı.

Politico’nun aktardığı habere göre Kaunas, “Tartışmalar devam ediyor. Litvanya kesinlikle bu sürecin dışında kalmıyor” ifadelerini kullandı.

Litvanya Anayasası, ülke topraklarında kitle imha silahlarının konuşlandırılmasını açıkça yasaklıyor. Ancak Litvanya Cumhurbaşkanı Gitanas Nauseda, bölgedeki güvenlik risklerini gerekçe göstererek bu yasal engelin etrafından dolaşılmasını sağlayacak anayasa değişiklikleri yapılmasını daha önce teklif etti.

Politico, söz konusu müzakerelerin ABD’nin Avrupa’daki askeri varlığını azaltma eğiliminde olduğu ve bu durumun NATO müttefikleri arasında güvenlik endişelerini artırdığı bir dönemde yürütüldüğünü yazdı.

Financial Times tarafından aktarılan bilgilere göre ise ABD, ek nükleer savaş başlıkları ve bombardıman uçaklarının diğer Avrupa merkezli NATO ülkelerinde konuşlandırılması seçeneğini değerlendiriyor.

Mevcut durumda ABD’ye ait nükleer silahlar Avrupa coğrafyasında altı ülkede bulunuyor. Bu ülkeler Almanya, Belçika, İtalya, Türkiye, Hollanda ve Birleşik Krallık olarak sıralanıyor.

Okumaya Devam Et

Çok Okunanlar

English