Amerika
Meksika’daki kartel operasyonuna CIA doğrudan katıldı

Başta CIA olmak üzere Amerikan istihbarat kurumları, Meksika özel kuvvetlerinin pazar günü ülkenin en azılı kartel liderlerinden birini bulup öldürmesine yardımcı oldu.
Meksikalı yetkililer, Jalisco Yeni Nesil Karteli’nin (CJNG) kurucusu Nemesio Oseguera Cervantes’in romantik partnerlerinden birinin sırdaşını takip ederek onun yerini tespit edebildiklerini açıkladılar.
Meksikalı yetkililer pazar günü ABD istihbaratının desteğini kabul etmişlerdi, fakat bunun “El Mencho” olarak bilinen uyuşturucu kaçakçısının yakalanmasında sadece “tamamlayıcı” bir rol oynadığını ileri sürmüşlerdi.
POLITICO ile konuşan hiç kimse Meksika ile paylaşılan bilgilerin niteliğini açıklamadı.
Fakat üst düzey yetkili, Pentagon liderliğindeki bir görev gücü aracılığıyla birçok ABD istihbarat ve kolluk kuvvetinin Oseguera’nın yakalanmasına yardımcı olduğunu söylerken, konuyla ilgili bilgi sahibi kişi özellikle CIA’in katkısına dikkat çekti.
Üst düzey yetkili gibi hassas istihbarat konularını tartışmak için isimsiz kalmak isteyen kişi, “CIA, El Mencho’nun yakalanmasında önemli rol oynadı,” dedi.
Meksika’da kartel liderinin ölümünün ardından dokuz eyalette silahlı çatışmalar başladı
Pentagon’un geçen ay kurduğu “görev gücü” başrolde
Üst düzey yetkilinin Meksikalılara istihbarat desteği sağladığını söylediği görev gücü, Pentagon tarafından geçen ay kuruldu.
Ortak Kurumlar Arası Kartelle Mücadele Görev Gücü olarak bilinen ve ordunun ABD Kuzey Komutanlığı altında faaliyet gösteren bu görev gücü, kuruluşunu duyuran basın bültenine göre, ABD kolluk kuvvetleri, istihbarat topluluğu ve Savunma Bakanlığı temsilcilerinden oluşuyor.
Operasyon hakkında bilgi verilen kişi, CIA’in başarılı istihbarat desteğini, Direktör John Ratcliffe yönetimindeki kurumda yaşanan daha geniş çaplı bir değişimin parçası olarak değerlendirdi.
Bu kişi, “Direktör Ratcliffe ilk günden beri kartellere karşı mücadeleye odaklanıyor ve bu, daha geniş çaplı stratejinin bir parçası,” dedi.
“Donroe Doktrini”nin yeni uygulaması
ABD’nin, Meksika’nın belki de en güçlü uyuşturucu baronunu hedef alan operasyona dahil olması, Başkan Donald Trump’ın uyuşturucu ile mücadeleyi yönetiminin dış ve ulusal güvenlik politikasının merkezine koyduğunun en son göstergesi.
Oseguera’yı ortadan kaldırma operasyonu, Trump’ın Meksika lideri Claudia Sheinbaum’a, hükümeti kartelleri ortadan kaldırmak için daha fazla çaba göstermezse ABD’nin ülkesinde doğrudan askeri harekat düzenleyeceği yönünde defalarca tehdit etmesinin ardından geldi.
Bu hafta sonu düzenlenen baskın, Sheinbaum’un baskıya yanıt verdiğinin bir işareti gibi görünüyor.
ABD Dışişleri Bakanlığına göre, 2009 yılında Jalisco Yeni Nesil Karteli’ni kuran Oseguera, bu karteli Meksika’nın önde gelen kokain, eroin ve metamfetamin kaçakçısı haline getirdi.
ABD hükümeti, kartelini Meksika’nın en şiddetli kartellerinden biri olarak nitelendirdikten sonra, 2024 yılında başına 15 milyon dolarlık ödül koydu.
Davos’ta yeni jeopolitik gerçeklik: Monroe doktrininden Donroe doktrinine geçiş
Çatışmalar şimdilik duruldu
Oseguera’nın ölümü, pazartesi günü Meksika genelinde bir dizi intikam cinayeti ve diğer şiddet eylemlerine yol açtı ve ülke genelinde işyerleri, okullar ve havaalanları kapatıldı.
Sheinbaum, sosyal medyada Meksikalılara “bilgi sahibi olun ve sakin olun” çağrısında bulundu.
Meksika Güvenlik Kabinesi, pazartesi günü Jalisco eyaletinde birkaç yeni barikat kurulduğunun bildirildiğini, fakat yetkililerin bunların %83’ünü çoktan kaldırdığını açıkladı.
El Mencho’nun kartelinin güç merkezi olan Jalisco, pazar günkü şiddet olaylarının en ağırını yaşadı. Şüpheli çete üyeleri otobüsleri ve araçları ateşe verdi ve yolları barikatlarla kapattı.
Kabine, X’te yaptığı bir paylaşımda, pazartesi günü kurulan barikatların çoğunun, yolları tıkayan hasarlı araçlardan kaynaklandığını belirtti.
Kabineye göre, pazar günü yaşanan şiddet olaylarının ardından Jalisco’da 65 barikat kurulduğu bildirildi.
Meksika Güvenlik Bakanı Omar García Harfuch pazartesi günü yaptığı açıklamada, Meksika Ulusal Muhafız Teşkilatı’nın 25 üyesinin, Jalisco eyaletinde çatışmalarda hayatını kaybedenler arasında yer aldığını söyledi.
Meksika Savunma Bakanı General Ricardo Trevilla Trejo ise, “CJNG kartelinin sekiz üyesi askeri operasyonda öldürüldü,” dedi.
El Mencho’nun kartel tarihi
2010 yılında, Nacho Coronel’in ölümü ve Milenio Karteli’nin lideri Oscar Orlando Nava Valencia’nın (namı diğer “El Lobo”) yakalanmasının ardından, Milenio Karteli iki gruba ayrıldı: “Los Torcidos” ve “La Resistencia.”
Bu iki grup, Jalisco’daki uyuşturucu kaçakçılığının kontrolü için bir savaş başlattı ve Los Torcidos, El Mencho’nun liderliğinde bugünkü CJNG haline geldi.
El Mencho’nun komutası altında CJNG, Jalisco ve komşu eyaletlerdeki uyuşturucu kaçakçılığı üzerindeki kontrolünü genişletmeye ve sağlamlaştırmaya başladı ve rakip karteller Zetas ve Knights Templar ile mücadeleye girdi.
Ağustos 2012’de, yakalandığına dair bazı haberlere rağmen, El Mencho, Guadalajara’da CJNG’ye karşı Meksika güvenlik güçleri tarafından yürütülen bir operasyondan kaçtı.
Polisin çabalarını engellemek ve üyelerine kaçmak için zaman kazandırmak amacıyla kartel, şehirdeki ana yollarda araçları ateşe vererek onlarca barikat kurmuştu.
CJNG’nin artan gücü ve şiddet içeren taktikleri, güvenlik güçleri ve hükümetlerin daha fazla dikkatini çekmesine ve baskı yapmasına neden olsa da, El Mencho yetkililerden kaçmaya devam etti.
Düşük profilli bir yaşam sürdürdüğü için, ölümünden yıllar önce ölümüne dair söylentiler ortaya çıkmıştı.
Örneğin, Şubat 2022’de Meksika basınında yer alan çeşitli haberlerde, El Mencho’nun CJNG’nin bazı rakipleriyle yaşadığı çatışmada öldürüldüğü belirtildi.
CJNG’nin düşmanları tarafından Guadalajara çevresine bırakılan karalanmış mesajlarla yayılan bir başka söylenti ise, El Mencho’nun o şehirdeki bir hastanede böbrek yetmezliğinden öldüğü yönündeydi.
El Mencho’nun ailesinin birkaç üyesi bir süredir gözaltındaydı. Kasım 2024’te, ABD ajanları damadı Cristian Gutiérrez-Ochoa’yı California’da tutuklanmıştı.
Yedi ay önce, Meksika yetkilileri kardeşi Abraham Oseguera’yı da Jalisco’da tutukladı. Bir başka kardeşi Antonio Oseguera da 2022’de Meksika’da yakalandı.
Oğlu Ruben Oseguera, 2020 yılında iade edildikten sonra şu anda ABD’de hapis cezasını çekiyor.
Son olarak, eşi Rosalinda González Valencia, Kasım 2021’de Meksika’da kara para aklama suçlamasıyla tutuklanmıştı.
Amerika
Çin’e 300 milyon dolarlık Nvidia çipi kaçırmakla suçlanan iş insanı gözaltında

ABD’de federal savcılar, Çin’e 300 milyon dolar değerinde yapay zeka çipi içeren sunucu kaçırmakla suçlanan Amerikalı iş insanı Greg Louie’yi gözaltına aldı. Şüphelinin 2023 ve 2024 yıllarında gerekli hükümet lisansını almadan Malezya ile Singapur üzerinden transit sevkiyat yaptığı belirtiliyor.
ABD’de federal savcılar, California’da yaşayan iş insanı Greg Louie’yi Nvidia üretimi yapay zeka çiplerini barındıran 300 milyon dolarlık sunucuları Çin’e yasa dışı yollarla ihraç etmek suçlamasıyla gözaltına aldı.
Bloomberg’ün haberine göre, Earthmade Computer Inc. adlı özel şirketin sahibi olan Louie, iş yerine geldiği sırada yakalandı.
Amerikalı iş insanına İhracat Kontrolü Reform Yasası’nı ihlal etmek amacıyla komplo kurmak, kaçakçılık ve kara para aklamak amacıyla komplo kurmak suçlamaları yöneltildi.
Soruşturma dosyasında, Louie’nin 2023 ile 2024 yılları arasında kimliği henüz tespit edilemeyen kişilerle ortak hareket ederek ileri teknoloji Nvidia çipleriyle donatılmış sunucuları Çinli müşterilere sevk ettiği kaydedildi.
Söz konusu sevkiyatların gerçekleşmesi için ABD hükümetinden özel lisans alınması şartı aranıyordu, ancak şüphelinin resmi makamlara herhangi bir lisans başvurusu yapmadığı tespit edildi.
Donanımların Malezya ve Singapur üzerinden transit geçirildiği, bu ülkelerden de yasa dışı biçimde yeniden ihraç edilerek Çin’e ulaştırıldığı belirlendi.
Washington yönetimi son yıllarda Pekin’in gelişmiş yapay zeka donanımlarına erişimini engellemeye çalışırken, Çin kendi üretim kapasitesini artırma ve yaptırımları aşacak alternatif güzergahlar bulma arayışını sürdürüyor.
ABD hükümeti, 2022 yılında Nvidia ürünlerinin Çin ve Rusya’ya ihracatına lisans zorunluluğu getirmişti. Kısıtlamalar, özellikle yapay zeka operasyonlarında kullanılan A100 ve H100 serisi grafik işlem birimlerini (GPU) hedef alıyor.
Öte yandan Washington yönetimi ocak ayında Nvidia’ya, H200 dahil güçlü yapay zeka çiplerini Çin’e satabilmesi için izin verdi. Şirketin bu satışları gerçekleştirebilmesi için elinde yeterli miktarda ürün tedariki sağladığını belgelemesi gerekiyor.
The Information gazetesi daha önce Pekin yönetiminin, ByteDance ve Alibaba gibi ülkenin önde gelen teknoloji devlerinin belirli Nvidia GPU’larını satın almasına onay vermeyi değerlendirdiğini yazmıştı.
Eylül ayı başında The New York Times gazetesi de ABD’nin yaptırım listesinde yer alan Çin merkezli teknoloji şirketi Inspur’un kısıtlamalara rağmen Nvidia çipleri dahil ileri Amerikan teknolojilerini sattığını öne sürdü.
Gazetenin haberinde, söz konusu ağda Inspur’un ABD’deki iştiraki Aivres şirketinin kilit rol üstlendiği kaydedildi.
Amerika
Mahkemeden 110 milyar dolarlık Paramount ve Warner Bros. birleşmesine onay

ABD federal mahkemesi, Paramount’un Warner Bros.’u 110 milyar dolara devralmasına yönelik uzlaşmayı onaylayarak birleşmenin önünü açtı. Şirket, varılan mutabakat uyarınca beş yıl boyunca yılda en az 30 film vizyona sokacak ve yerli yapımlara yıllık 300 milyon dolar ek yatırım yapacak.
ABD’de federal mahkeme, medya şirketi Paramount’un Warner Bros. Discovery’yi 110 milyar dolara devralmasına onay verdi.
ABD Bölge Yargıcı Araceli Martinez-Olguin, tarihin en büyük medya birleşmelerinden birini engellemek amacıyla Kaliforniya öncülüğündeki 12 eyaletin açtığı davada tarafların 21 Eylül’de vardığı uzlaşmayı onayladı.
Eyaletler, birleşmenin sinema ve televizyon alanında nihai tüketiciler için fiyatları artırabilecek bir tekel yaratacağını savunuyordu.
Yargıç Martinez-Olguin ise uzlaşmayı “makul, fiili ve hukuki bir çözüm” olarak nitelendirdi.
Onaylanan uzlaşma şartlarına göre şirket, beş yıl boyunca ABD sinemalarında her yıl en az 30 film vizyona sokmak ve ülke içindeki yapımlara yılda 300 milyon dolar ek kaynak aktarmak zorunda kalacak.
Şartların yerine getirilmemesi durumunda Paramount, Miramax film stüdyosunu satma yaptırımıyla karşılaşabilecek.
Anlaşma ayrıca kablolu yayın müzakerelerinin iki şirketin kanalları için ayrı ayrı yürütülmesini ve Paramount bünyesindeki CBS News ile Warner Bros.’a ait CNN’i denetleyecek bağımsız bir gazeteciler kurulu oluşturulmasını zorunlu kılıyor.
Kaliforniya Adalet Bakanlığı temsilcisi, varılan uzlaşmanın rekabet konusundaki endişeleri giderdiğini, tüketici tercihlerini güvenceye aldığını ve Kaliforniyalı çalışanların geleceğini gözettiğini açıkladı.
Şirketler ayrıca Amerika Yazarlar Birliği (WGA) ile yürütülen antitröst davasında da anlaşmaya vardı.
Bu kapsamda sendikanın sağlık fonuna 17,5 milyon dolar ödenecek ve CBS News bünyesindeki WGA istihdam seviyesi beş yıl boyunca korunacak.
Paramount, birleşmenin tamamlanmasıyla birlikte oyuncak üreticisi Mattel’in CEO’su Ynon Kreiz’in şirkette Yönetim Kurulu Başkanı ve CEO David Ellison ile ortak CEO görevini üstleneceğini duyurdu. Satın alma sürecinin 6 Ekim Salı günü tamamlanması bekleniyor.
Yaklaşık 110 milyar dolarlık devralma işlemi, Paramount Pictures, CBS, Paramount+, HBO ve CNN gibi dev medya varlıklarını tek çatı altında toplayacak.
Süreç, Paramount’un Netflix ile girdiği rekabeti kazanmasının ardından şekillendi.
Warner Bros. daha önce stüdyo operasyonları, HBO ve HBO Max yayın platformu için Netflix ile 82,7 milyar dolarlık satış üzerinde anlaşmış, ancak Netflix’in teklif artırmaması üzerine Warner Bros. Discovery şubat ayında Paramount’un teklifini kabul etmişti.
Paramount ise süreçte rakibi Netflix’i “yakıp yıkma taktiği” izlemekle suçlamıştı.
Mahkemece onaylanan uzlaşmaya bazı eyalet başsavcıları tepki gösterdi. Süreçte özellikle Massachusetts, New York, Connecticut ve Minnesota eyaletlerinin savcıları uzlaşma şartlarına itiraz etti.
Connecticut Başsavcısı William Tong, ofisinin CNN ile CBS News birimlerinin tamamen elden çıkarılarak yapıdan ayrılmasını talep ettiğini, bağımsız bir denetim kurulu kurulmasının önemine rağmen tam ayrışmayı sağlayamadıklarını belirtti.
Söz konusu birleşme temmuz ayından bu yana federal mahkeme kararıyla askıya alınmış durumdaydı.
Paramount daha sonra yasal süreç tamamlanana veya birleşme anlaşmasının vadesi olan Haziran 2027’ye kadar devralmayı tamamlamamayı taahhüt etmişti.
Amerika
ABD’den gizlenen nükleer testleri yakalamak için yer altında deney

ABD Ulusal Nükleer Güvenlik İdaresi, yer altında gizlenen düşük kapasiteli nükleer patlamaları tespit etmek amacıyla Nevada sahasında kimyasal patlayıcılarla deney gerçekleştirdi. Ölçümlerde sismometreler, sesötesi sensörler ve radyoaktif izleyiciler kullanılırken kurum yönetimi nükleer tespit kapasitesinde geride kalmayacaklarını açıkladı.
ABD Ulusal Nükleer Güvenlik İdaresi (NNSA), düşük kapasiteli nükleer patlamaların tespit edilmesine yönelik bir deneme gerçekleştirdiğini duyurdu.
Kurumun basın servisinden yapılan açıklamaya göre çalışma, Nevada Ulusal Güvenlik Sahası’ndaki P Tüneli’nde kimyasal patlayıcılar ve radyoaktif izleyiciler kullanılarak yapıldı.
Denemeden elde edilen verilerin, ABD’nin nükleer patlamaları tespit etme kapasitesini güçlendirme çalışmaları kapsamında bilimsel modellerin sınanması ve algoritmaların hassaslaştırılması amacıyla kullanılacağı kaydedildi.
NNSA, deneyin özellikle sismik etkisi zayıflatılmış patlamaların tespit edilmesine odaklandığını bildirdi.
Klasik yer altı nükleer denemelerinde patlayıcı düzenek kayayla doğrudan temas edecek biçimde derin kuyulara yerleştiriliyor ve patlama dalgası çevreye tam olarak ulaşıyor.
Öte yandan sismik etkisi azaltılmış yöntemde düzenek geniş bir yer altı odasında patlatılıyor; bu uygulama patlamanın yarattığı sismik izi önemli ölçüde düşürüyor.
Deney sırasındaki ölçümler ivmeölçerler, sismometreler, elektromanyetik ve sesötesi sensörler, radyoaktif izleyici örnekleyicileri ile meteoroloji aygıtlarını kapsayan gelişmiş algılayıcı sistemleriyle yürütüldü.
NNSA Başkanı Brandon Williams, nükleer faaliyetlerin saptanmasının nükleer uzmanlık gerektirdiğini belirterek şu ifadeleri kullandı:
“Bu tür deneyler Amerika’nın tespit kabiliyetinde rakipsiz kalmasını sağlıyor. Başkan Donald Trump yönetimi, Birleşik Devletler’in güç konumundan hareket edeceğini açıkça ortaya koydu. Amerikan inovasyonundan kaçış yok. Bu deneyle net bir mesaj veriyoruz: Bu yönetim döneminde Amerika’nın geride kalmasına asla izin verilmeyecektir.”
Nevada’daki deneme planını mayıs ayı ortasında duyuran Williams, yabancı ülkelerdeki nükleer testleri tespit edecek sensörlerin bu sonbaharda test edileceğini belirtmişti.
Williams o dönemde, hasım ülkelerin Kapsamlı Nükleer Testlerin Yasaklanması Antlaşması’nı (CTBT) arkadan dolanarak yürüttüğü nükleer denemeleri saptamak ve sismik sensörlerin verimini artırmak amacıyla merkezi olmayan testler uyguladıklarını dile getirmişti.
ABD’de nükleer test tartışması, Donald Trump’ın geçen yıl nükleer silah denemelerine “eşit şartlarda” yeniden başlayacaklarını açıklamasının ardından hareketlendi.
ABD’nin deneme yapmayan tek ülke olarak kalmasını istemediğini savunan Trump, Rusya, Çin, Kuzey Kore ve Pakistan’ın nükleer testler gerçekleştirdiğini öne sürdü.
Washington yönetimi şubat ayında da Rusya ve Çin ile eşit şartlar temelinde nükleer denemelere dönmeye hazır olduğunu bildirdi.
Birleşmiş Milletler ise mayıs ayı başında yaptığı değerlendirmede, Rusya ve ABD’nin nükleer testlere yeniden başlamasının dünya genelindeki diğer ülkeleri de aynı yönde adım atmaya sevk edeceği uyarısında bulundu.
Asya2 hafta önceJaponya Merkez Bankası faizleri 1995’ten bu yana en yüksek seviyeye çıkardı, yen değer kaybetti
Asya2 hafta önceGüney Kore lideri Lee, ABD baskısına rağmen Ortadoğu’da savaşa dahil olmayacaklarını söyledi
Diplomasi5 gün önceEast-West Forum İstanbul’da toplandı: Çok kutupluluk geri döndürülemez
Ortadoğu2 hafta önceEnsarullah lideri: Suudi Arabistan’ın Mekke iddiası ‘asrın yalanı’
Asya2 hafta öncePakistan’a Katar’dan ikinci LNG sevkiyatı yapılacak
Diplomasi1 hafta öncePalantir nasıl Ukraynalıları kobay faresine dönüştürdü?
Diplomasi1 hafta önceEast-West Forum İstanbul’da kapılarını açıyor
Asya2 hafta önceSoftBank, OpenAI yatırımı için 11 milyar dolar borçlanacak









