Amerika
Amerikan zenginleri borsaya hücum ediyor

Federal Rezerv (Fed) verilerine göre Amerikalılar riski göze alıyor ve servetlerinin rekor düzeyde bir kısmını borsaya yatırıyor.
Bu durum, yapay zeka kaynaklı yükselişin Amerikalıları her zamankinden daha fazla zenginleştirdiği ve aynı zamanda bir tersine dönüş durumunda potansiyel olarak ağır kayıplara maruz kalmalarına yol açtığı anlamına geliyor.
Fed verilerine göre, 2025 sonunda ABD hanehalkı sektörünün toplam servetinin %33’ü (rekor bir oran) hisse senetlerindeydi.
Bu oran, 2021’deki “mem hisse senedi” ve “SPAC çılgınlığı”¹ sırasında görülen ~%30’luk oranı aşıyor.
Ayrıca, internet patlamasının zirveye ulaştığı 2000 yılının ilk çeyreğinde ulaşılan %27’lik oranı da geride bırakıyor.
JPMorgan analistleri geçen ayın sonlarında yayınladıkları bir raporda, “Hanehalklarının toplam finansal varlıklarının giderek artan bir kısmını hisse senetlerinde tutma eğilimi, son yıllarda perakende yatırımcıları genel olarak hisse senedi piyasasındaki yükselişin önemli bir itici gücü haline getirdi,” diye yazdı.
Elbette bu eğilim, kısmen hisse senetlerinin ve dolayısıyla bu hisselerin sahibi olan Amerikalıların ne kadar başarılı olduğuna bağlı.
2024 sonu ile 2025 arasında, hanehalkı portföylerinin değeri %18, yani 10,31 trilyon dolar artarak 67,77 trilyon dolara yükseldi.
S&P 500 endeksinin bu yıl şimdiye kadar %10 artmasının ardından, bu hisse senedi piyasası serveti muhtemelen şu anda yeni rekor seviyelere ulaşmıştır.
Toplamda, ülkedeki hanehalkı hisse senedi varlıkları muazzam boyutlarda. Fakat elbette bu varlıklar tüm Amerikalılar arasında eşit bir şekilde dağılmıyor.
Fed verilerine göre, en zengin %10’luk kesim, toplam hanehalkı hisse senedi servetinin yaklaşık %87’sine sahip.
Bu dengesiz dağılım, mevcut iktisadi ve siyasi ortamın bazı kendine özgü özelliklerini açıklamaya yardımcı oluyor.
Örneğin, GSYİH büyümesinin giderek zenginlerin harcamalarına bağımlı hale geldiği “K şeklindeki ekonomi”, kısmen bu kesimin hisse senedi piyasasındaki kazançlarının servet etkisiyle şekilleniyor gibi görünüyor.
Başka bir deyişle, zenginler kendilerini özellikle cömert hissediyor ve harcamaya istekli görünüyor.
Danışmanlık şirketi Capgemini’nin bugün yayınladığı bir rapora göre, hızla büyüyen borsa, pek çok kişiyi daha da zenginleştiriyor; özellikle de zaten muazzam bir servete sahip olanları.
Hisse senetlerine ve diğer finansal varlıklara yatırım yapanlar arasında bile bir servet uçurumu var ve bu uçurum giderek büyüyor.
Raporda, Dünya Bankası ve Economist Intelligence Unit’in verilerinin yanı sıra ulusal hükümet istatistikleri kullanılarak dünya çapındaki net varlıklar hesaplanmakta ve en az 1 milyon dolarlık yatırım yapılabilir varlığa sahip olan herkes yüksek net varlıklı olarak kabul ediliyor. Bu rakam, kişinin ana ikametgahını kapsamıyor.
Dünya genelinde, yatırım yapılabilir varlıkları 30 milyon dolar veya üzerinde olan ultra yüksek net değerli bireylerin servetinde yaklaşık %10’luk bir artış görüldü.
1 milyon ila 5 milyon dolar arasında servete sahip, “komşu milyonerler” olarak adlandırılan kesimde ise büyüme %8’in altında kaldı.
Ultra yüksek net değerli bireyler, yüksek net değerli nüfusun sadece %1’ini oluşturuyor fakattoplam servetin %34,8’ine sahip.
Süper zenginler, getirisi daha yüksek olan özel sermaye ve hedge fonlarına daha kolay erişebiliyor ve özel şirketlere, özellikle de büyük yapay zeka devlerine yatırım yapma imkânı buluyor.
Rapora göre, bu kesim aynı zamanda borsadan orantısız bir şekilde daha yüksek getiri elde ediyor.
Bu durum, sıradan insanların paralarını piyasalara yatırdığı, yatırım yapmayanların ise yüksek enflasyon nedeniyle gelirlerinin değer kaybettiğini gördüğü bir dönemde dikkat çekici.
Bunu doğrulayan şekilde, nüfusun %90’ı patlayan piyasadan faydalanamadı. Hatta nispeten yüksek enflasyon, reel harcanabilir gelirlerini eritti.
Bunun sonucu olarak ise, birikim hesaplarının eridiğini görenler arasında sürekli bir bunalım havası büyüyor.
65 yıllık ekonomik verilere göre, kişisel tasarruf oranı (yani maaştan vergi ve harcamalar düşüldükten sonra geriye kalan miktar) yalnızca iki dönemde daha düşük seviyedeydi: 2022’de kısa bir süre için ve finansal krizden önceki 2000’lerin ortalarında.
Kişisel tasarruf oranı, mart ayındaki %3,2 ve ocak ayındaki %4,3 seviyelerinden nisan ayında %2,6’ya geriledi. Bu keskin düşüş, oranı 2022 ortasından bu yana en düşük seviyesine indirdi.
ABD Ticaret Bakanlığı geçen ayın sonunda yaptığı açıklamada, harcanabilir kişisel gelirin %0,1 düşmesine rağmen tüketici harcamalarının %0,5 arttığını belirtti.
Genel olarak, dünya genelinde yüksek net değerli bireylerin serveti 2025 yılında %8,7 arttı ve 98,3 trilyon dolarlık rekor bir seviyeye ulaştı.
Bu zenginlerin sayısı yaklaşık 2 milyon artarak 25,3 milyona ulaştı. ABD, geçen yıl 736.000 yeni milyoner kazandı; bu rakam, dünya genelindeki diğer tüm pazarlardan daha fazla.
¹ ABD’deki SPAC (Özel Amaçlı Satın Alma Şirketi), özel bir şirketi satın alıp borsada halka açmak amacıyla kurulan paravan şirketler. (editörün notu)
Amerika
FIFA, Dünya Kupası’ndan 15 milyar dolar gelir bekliyor

Futbolun uluslararası yönetim organı olan FIFA, bu yılki turnuvadan 15 milyar dolarlık rekor Dünya Kupası geliri açıklayacak.
The Guardian’a göre bu rakam, kurumun öngördüğü 11 milyar doları rahatlıkla aşacak.
Bunun bir kısmı dinamik fiyatlandırma uygulamasına geçme kararından ve FIFA’nın ikincil piyasadaki bilet satışlarından pay almasından kaynaklanıyor.
FIFA, ikincil piyasada alıcıdan %15, satıcıdan da %15 pay alıyor.
Yahoo, Gametime’a atıfta bulunarak, final maçı biletlerinin medyan fiyatının rekor seviye olan 10.835 dolar olduğunu bildirdi.
“Kupa salonu” biletleri kişi başı 34.500 dolardan satılıyordu.
FIFA Başkanı Gianni Infantino’nın, rekor gelir sayesinde, mart ayındaki seçimlerde yeniden başkan olmasına kesin gözüyle bakılıyor.
ABD Başkanı Donald Trump ile yakın ilişkisi ve Trump’ın turnuvaya müdahaleleri nedeniyle sert eleştirilere maruz kalan Infantino, buna rağmen FIFA üye federasyonlarından 200’den fazla destek taahhüdü aldı.
Dünya Kupası’ndan elde edilecek rekor düzeydeki gelirden kaynaklanacak ek fon beklentisi, bazı federasyonların memnuniyetsizliklerini kamuoyuna açıklamaktan vazgeçmelerine neden olabilir.
Böylesi bir kazanç, ABD’nin yakın gelecekte bir başka Dünya Kupası’na ev sahipliği yapma şansını da artırabilir. Tekliflere açık olan bir sonraki Dünya Kupası, 2038 turnuvası.
Cuma günü düzenlenen bir resepsiyonda Trump, ülkesinin bu başarıyı tekrarlama konusundaki istekliliğini doğruladı ve “Yine Amerika Birleşik Devletleri’ni seçmelisiniz. Bu sefer Kanada ve Meksika’yı dışarıda bırakacağız,” dedi.
ABD ayrıca 2029’da Kulüpler Dünya Kupası’na ev sahipliği yapmak konusunda FIFA ile görüşmeler yürüttü.
Bank of America CEO’su, Dünya Kupası’nın ABD’de yaklaşık 20 milyar dolarlık iktisadi faaliyet yarattığını tahmin etti; restoranlar ve barlar en büyük kazananlar arasında yer aldı.
Ticaret birliği Beer Institute’a göre bira satışları, Dünya Kupası’nın ilk dört haftasında geçen yılın aynı dönemine kıyasla ülke genelinde %4 artış gösterdi. Ev sahibi şehirlerde ise %14 artış kaydedildi.
MediaRadar’a göre markalar turnuva maçları sırasında en az 857 milyon dolar harcadı. ABD yayın haklarına sahip olan Fox Sports ise 30 saniyelik reklam başına yüz binlerce dolar kazandı.
CNBC’nin haberine göre, final maçı başlamadan önce, sadece Dünya Kupası’nı kimin kazanacağı sorusu üzerine Kalshi’de 1,2 milyar dolardan fazla işlem gerçekleştirildi.
Tahmin platformu, turnuva süresince 3 milyon yeni kullanıcı kazandığını açıkladı.
Öte yandan işgücü platformu UKG, haziran ayında turnuvanın ABD’li işverenlere “üretkenlik kaybı” nedeniyle 11,7 milyar dolarlık bir maliyete yol açabileceğini öngörmüştü.
Küresel bir anket, çalışanların ve yöneticilerin işe gelmemeyi, yorgun ya da akşamdan kalma halde işe gelmeyi ve patronlarının izin vereceği sınırları zorlamayı planladıklarını ortaya koyuyor.
Her 5 çalışandan 1’i, iş veya bir yöneticinin Dünya Kupası deneyimini olumsuz etkilemesi durumunda yeni bir iş aramayı düşüneceğini belirtiyor.
Çalışanların %37’si programlarını değiştirmeyi planlıyordu.
Amerika
ABD’de Anthropic ile yazarlar 1,5 milyar dolara uzlaştı

ABD’de federal mahkeme, yapay zeka şirketi Anthropic ile eserlerinin izinsiz kullanıldığını savunan yazarlar arasındaki 1,5 milyar dolarlık toplu dava uzlaşı anlaşmasını onayladı. San Francisco’daki mahkemenin kararıyla sonuçlanan süreç, yapay zeka telif davalarında ABD tarihindeki ilk büyük uzlaşı adımı oldu.
San Francisco’daki federal mahkeme, yapay zeka şirketi Anthropic ile Claude adlı sohbet botunun eğitiminde kitaplarının haksız şekilde kullanıldığını öne süren yazarlar grubu arasındaki toplu davada varılan 1,5 milyar dolarlık uzlaşı anlaşmasını onayladı.
RHak sahiplerinin teknoloji şirketlerine açtığı onlarca dava arasında, ABD’de büyük bir uzlaşıyla sonuçlanan ilk önemli dava olma özelliği taşıyor.
Yazarlar davayı 2024 yılında açmış ve Anthropic şirketini, yapay zeka modelini eğitmek amacıyla kitaplarının korsan versiyonlarını gerekli izinleri almadan kullanmakla suçlamıştı.
Reuters’ın haberine göre Anthropic Genel Müdür Yardımcısı Aparna Sridhar, konuya ilişkin yaptığı açıklamada, “Bu anlaşmaya 2025 yılında ulaştık. Anlaşma, yapay zekanın kitaplar üzerinden eğitilmesinin telif hakkı yasası uyarınca adil kullanım sayıldığına dair ve bugün de geçerliliğini koruyan dönüm noktası niteliğindeki mahkeme kararının ardından geldi” ifadelerini kullandı.
Davacı yazarların avukatı Justin Nelson ise gelişmeyi “tarihi bir uzlaşı” olarak nitelendirdi. Nelson, Anthropic ile varılan anlaşmanın telif hakları alanında tarihin en büyük parasal tazminatı olarak kabul edilebileceğini söyledi.
Öte yandan, bazı yazarlar ve yayıncılar toplu davaya katılmayı reddederek Anthropic aleyhine müstakil davalar açtı. Şirkete yönelik bu bireysel davaların yargı süreçleri halen devam ediyor.
Daha önceki süreçte Anthropic, mart ayında ABD Savunma Bakanlığının kendisini ulusal güvenlik gerekçesiyle kara listeye alma girişimine karşı Pentagon’a dava açmıştı.
Haziran ayında ise ABD hükümeti, şirketin en gelişmiş yapay zeka modelleri olan Fable 5 ve Mythos 5’e yönelik yabancı kullanıcıların erişimini engelleme kararı almıştı.
ABD’li yatırımcı ve ABD Başkanı Bilim ve Teknoloji Danışmanları Konseyi Eş Başkanı David Sacks, söz konusu kısıtlama kararının, modellerdeki entegre güvenlik mekanizmalarının aşılabilme ihtimalinin tespit edilmesi üzerine alındığını açıklamıştı.
Bu karardan iki hafta sonra ABD hükümeti, en güçlü yapay zeka modeli olan Mythos 5’e erişim yetkisini, aralarında büyük şirketlerin ve devlet kurumlarının da yer aldığı belirli Amerikan kuruluşları için yeniden açmıştı.
Amerika
Google, Gemini için yüksek verimli yeni bir yapay zeka çipi geliştiriyor

Google’ın Gemini modellerini daha verimli çalıştırmak amacıyla “Frozen v2” kod adlı yeni bir sunucu çipi geliştirdiği bildirildi. Enerji birimi başına üretilen yapay zeka jetonu ölçeğinde mevcut işlemcilere göre 6 ila 10 kat yüksek verimlilik sunması beklenen donanımın 2028 yılında üretime girmesi planlanıyor.
Alphabet şirketinin, Gemini yapay zeka modellerini çok daha verimli hale getirmek amacıyla kendi bünyesinde yeni bir işlemci tasarladığı ve yapay zeka altyapısında önemli bir adım atmaya hazırlandığı öne sürüldü.
Teknoloji firmalarının kendi özel çiplerini geliştirmeyi küresel yapay zeka yarışında stratejik bir avantaj olarak görmesi, bu alandaki rekabeti donanım boyutuna taşıyor.
The Information portalının haberine göre Google, şirket içinde “Frozen v2” adıyla bilinen bir sunucu çipi geliştiriyor ve bu çipi 2028 yılında üretime sokmayı hedefliyor.
Projeye yakın kaynaklar, söz konusu işlemcinin Google’ın mevcut yapay zeka çiplerinden çok daha yüksek bir performans göstermesinin beklendiğini aktardı.
Yeni donanımın, tüketilen her birim güç başına üretilen yapay zeka jetonu (token) miktarı esas alındığında, mevcut işlemcilere kıyasla 6 ila 10 kat arasında daha yüksek bir verimlilik sağlayabileceği belirtiliyor.
Google, bahsi geçen özel proje hakkında doğrudan bir yorumda bulunmasa da yeni donanım tasarımlarını araştırmanın uzun vadeli yapay zeka stratejisinin temel bir parçası olduğunu kabul etti.
TechCrunch’a açıklama yapan bir Google sözcüsü, “Ekiplerimiz, kullanıcılarımıza ve müşterilerimize maksimum performans ile verimlilik sunmak adına sürekli olarak yeni yenilikleri araştırıyor ve deniyor” dedi.
Sözcü ayrıca, “Her projemiz üretime geçmese de bu titiz araştırma süreci, tam kapsamlı yaklaşımımızın merkezinde yer alıyor. Donanım ve yazılımımızı en temelden birlikte tasarlayarak, sistemlerimizin entegre olmasını ve gerçek dünya iş yükleri için son derece optimize edilmesini sağlıyoruz” ifadelerini kullandı.
Bu gelişme, büyük yapay zeka şirketlerinin tamamen üçüncü taraf donanımlara bağımlı kalmak yerine kendi yazılımlarına özel olarak uyarlanmış çipler tasarlama eğiliminin arttığını gösteriyor.
Özel olarak geliştirilen işlemciler, performansı artırmanın ve işletme maliyetlerini düşürmenin yanı sıra şirketlere giderek karmaşıklaşan yapay zeka modellerini eğitmek ve yayına almak için ihtiyaç duyulan bilgi işlem altyapısı üzerinde daha fazla kontrol imkanı tanıyor.
Bu hamleler, yapay zeka bilgi işlemine yönelik talebin arzı geride bırakmaya devam ettiği bir dönemde gerçekleşiyor.
Nvidia, yapay zeka hızlandırıcı pazarında hakim tedarikçi konumunu korurken, bu baskın pazar pozisyonu diğer teknoloji devlerini tek bir satıcıya olan bağımlılıklarını azaltmak amacıyla alternatif donanım platformlarına büyük yatırımlar yapmaya teşvik ediyor.
Alphabet bu çabayı gösteren tek şirket konumunda değil. OpenAI, kendi yapay zeka donanım ekosistemini geliştirme yolunda önemli bir adım atarak haziran ayında “Jalapeño” adını verdiği ilk özel çıkarım (inference) çipini tanıtmıştı.
Yakın zamanda paylaşılan diğer bilgiler ise Anthropic şirketinin, Claude modellerini destekleyen altyapıyı genişletirken Samsung ile potansiyel bir çip üretim ortaklığı olasılığını araştırdığına işaret ediyor.
Verimlilik, yapay zeka sektörü genelinde giderek daha kritik bir kriter haline geldi.
Şirketler veri merkezlerini genişletmek ve gelişmiş donanımlar satın almak için milyarlarca dolar harcarken, yatırımcılar sadece daha fazla bilgi işlem gücü elde edilmesine değil, bu yatırımların sürdürülebilir finansal geri dönüşler sağlayıp sağlayamayacağına odaklanıyor.
Bu inceleme ve beklentiler özellikle Alphabet üzerinde yoğunlaşmış durumda.
Google, bu yılın başlarında altyapı, araştırma ve bulut kabiliyetlerine taahhüt edilen sermayenin boyutunu gözler önüne serecek şekilde, daha geniş kapsamlı yapay zeka genişleme stratejisinin bir parçası olarak 180 milyar ile 190 milyar dolar arasında bir yatırım planı açıklamıştı.
Frozen v2 projesine ilişkin haberlerin, şirketin bu hafta yapacağı kazanç açıklaması öncesinde yatırımcılara güven verdiği görüldü.
Alphabet hisseleri, haberin yayımlanmasının ardından pazartesi günkü işlemlerde yaklaşık yüzde 3 değer kazandı. Bu yükseliş, daha verimli bir yapay zeka işlemcisi beklentisinin piyasa tarafından olumlu karşılandığını gösteriyor.
Geliştirilen çipin piyasaya sürülmesine henüz birkaç yıl bulunmasına rağmen, bu proje yapay zeka alanındaki rekabetin yazılım sınırlarının çok ötesine geçtiğini net bir şekilde ortaya koyuyor.
Yapay zeka çağında başarının, yalnızca yetenekli modeller inşa etmeye değil, aynı zamanda bu modelleri verimli, ekonomik ve ölçeklenebilir şekilde çalıştırmak için gereken özel donanımları geliştirmeye de bağlı olacağı öngörülüyor.
Görüş2 hafta önceAnkara’nın ikinci zirvesi: 22 yılın ardından NATO, kuralları yeniden yazan bir Türkiye’ye dönüyor
Diplomasi2 hafta önceNATO ülkeleri, milyarlarca dolarlık savunma anlaşması açıkladı
Amerika2 hafta önceNATO 3.0’un mucidi: Elbridge Colby
Dünya Basını2 hafta önceABD, Venezuela’daki depremi fırsata çeviriyor
Asya2 hafta önceXi, bilim ve teknoloji inovasyonuyla Çin modernleşmesinin ilerletilmesi çağrısı yaptı
Diplomasi1 hafta önceFT: Çin’e bağımlılığı azaltmanın Batı’ya maliyeti 23 trilyon doları aşabilir
Diplomasi2 hafta önceNATO liderleri Ankara Deklarasyonu’nu kabul etti
Diplomasi2 hafta önceAnkara’daki NATO zirvesinde hangi silah anlaşmaları yapıldı?









