Bizi Takip Edin

Diplomasi

Afrika’da Avrupa’nın Rus gazına bağımlılığını azaltacak proje

Yayınlanma

Nijerya, Nijer ve Cezayir, Avrupa Birliği’nin Rusya’ya olan enerji bağımlılığını azaltmayı hedefleyen 4 bin 128 kilometrelik Trans-Sahra Gaz Boru Hattı’nın inşaatına başladı. Avrupa pazarlarına yıllık 30 milyar metreküp doğalgaz taşıması planlanan tarihi proje için Cezayir’de düzenlenen törende bakanlar bir araya geldi.

Nijerya, Nijer ve Cezayir, Avrupa Birliği’nin Rusya’ya olan doğalgaz bağımlılığını azaltmak amacıyla Trans-Sahra Gaz Boru Hattı projesinin inşaat sürecini başlattı.

Business Insider Africa’nın haberine göre, toplam 4 bin 128 kilometre uzunluğunda olacak boru hattı, Avrupa’ya yılda 30 milyar metreküpe kadar doğalgaz sağlama kapasitesine sahip olacak.

Nijerya’nın güneyindeki Warri kentinden başlayacak olan boru hattı, Nijer topraklarını geçerek Cezayir’deki Hassi Messaoud gaz merkezine ulaşacak. Doğalgaz bu noktadan itibaren Akdeniz’deki ihracat terminallerine ve Avrupa pazarlarına hizmet veren boru hatlarına sevk edilecek.

Projenin inşaat başlangıcı vesilesiyle düzenlenen törene Cezayir Enerji ve Madencilik Bakanı Mohamed Arkab, Nijerya Petrol Kaynaklarından Sorumlu Devlet Bakanı Ekperikpe Ekpo ve Nijer Petrol Bakanı Mahamadou Tini katıldı.

Törende konuşan Nijerya Petrol Kaynaklarından Sorumlu Devlet Bakanı Ekpo, ülkesinin boru hattının kendi sınırları içinde kalan bölümünün inşaatına 2027 yılının başında başlayacağını açıkladı.

Projeyi tarihi olarak nitelendiren Ekpo, boru hattı güzergahı boyunca yer alan topluluklar üzerinde önemli bir ekonomik ve sosyal etki yaratılacağını ifade etti.

Haberde, projenin Nijerya’ya Avrupa pazarlarına açılmak için ek bir rota sağlayacağı, Nijer’in transit ülke konumunu güçlendireceği ve Cezayir’in Avrupa’ya yönelik büyük bir tedarikçi olarak yerini sağlamlaştıracağı kaydedildi. Rusya’nın Ukrayna’da başlattığı askeri müdahalenin ardından projeye olan ilginin arttığı belirtildi.

Cezayir Enerji ve Madencilik Bakanı Arkab ise projeyi ekonomik ve sosyal kalkınmanın motoru, refah ile istihdam kaynağı ve Afrika’nın enerji entegrasyonunu güçlendirecek bir araç olarak nitelendirdi.

Arkab, boru hattının aynı zamanda bölgesel ve uluslararası enerji güvenliğine destek sağladığını vurguladı. Business Insider verilerine göre, Cezayir halihazırda Avrupa Birliği’nin ithal ettiği doğalgazın yaklaşık yüzde 12’sini karşılıyor.

Avrupa, Şubat 2022’den sonra Rusya’dan boru hatlarıyla yapılan doğalgaz ithalatını keskin bir şekilde azalttı. Aynı yılın sonuna kadar Rus gazının Avrupa ithalatındaki payı yüzde 40 ila yüzde 45 seviyesinden yüzde 10’un altına geriledi.

ABD ve Katar’dan gelen sıvılaştırılmış doğalgaz (LNG) ile Norveç ve Azerbaycan’dan yapılan ithalat artışı gibi alternatif kaynaklara geçiş, altyapıya rekor düzeyde yatırım yapılmasını gerektirdi. Avrupa Komisyonu, Mayıs ayında 2027 yılına kadar uzanan ve uygulanması için 210 milyar avro kaynak ayrılan bir plan sundu.

Avrupa Komisyonu Başkanı Ursula von der Leyen, o dönemde Rus enerji kaynaklarından derhal ve tamamen vazgeçilmesinin tedarik kesintilerine ve fiyat artışlarına yol açabileceği konusunda uyarıda bulunmuştu.

Avrupa Birliği Konseyi tarafından Ocak ayında yayımlanan açıklamada, Rusya’dan yapılan LNG sevkiyatına yönelik tam yasağın 2027 yılının başından itibaren yürürlüğe gireceği belirtildi.

Ayrıca, aynı yılın eylül ayından itibaren Rusya’dan boru hatlarıyla yapılan doğalgaz arzı da yasaklanacak.

Kremlin Sözcüsü Dmitriy Peskov ise bu kararla Avrupa Birliği ülkelerinin ABD’ye bağımlı hale geleceğini ve tedarik kaynaklarını çeşitlendirme imkanından yoksun kalacağını ifade etti.

Diplomasi

Moldova Dışişleri Bakanlığı düşen İHA için Ukrayna’yı işaret etti

Yayınlanma

Moldova Dışişleri Bakanlığı, Orhey bölgesinde patlayan insansız hava aracının büyük olasılıkla Ukrayna menşeli olduğunu bildirdi. Bakanlık, sınır ihlaline yol açan olaydan Rusya’yı sorumlu tuttu.

Moldova Dışişleri Bakanlığı, Orhey bölgesine düşen insansız hava aracının (İHA) büyük olasılıkla Ukrayna’ya ait olduğunu, ancak olayın sorumluluğunun Rusya’ya ait olduğunu duyurdu.

Bakanlığın resmi Telegram kanalı üzerinden paylaşılan açıklamada, sınır ihlaline ve patlamaya yol açan İHA vakasına ilişkin teknik bulgular ile diplomatik temaslar paylaşıldı.

Bakanlık tarafından yapılan açıklamada, Orhey bölgesinde patlayan İHA ile ilgili olarak Ukrayna makamlarıyla sürekli istişare halinde olunduğu belirtildi.

Açıklamada, “Şu ana kadar elde edilen verilere göre, İHA’nın Ukrayna menşeli olması en yüksek olasılıktır” ifadesine yer verildi.

İHA’nın düşmesiyle sonuçlanan hadiseyi kınayan Moldova Dışişleri Bakanlığı, söz konusu hava aracına dair Ukrayna hükümetiyle kesintisiz temasın sürdüğünü kaydetti.

Bakanlık, bununla birlikte Moldova topraklarına giren her türlü insansız hava aracının sorumluluğunun Rusya’ya ait olduğunu ifade etti.

Gelişmenin öncesinde Moldova Savunma Bakanlığı da bir açıklama yaparak, Ulusal Orduya ait izleme sistemlerinin devlet sınırının bir İHA tarafından ihlal edildiğini saptadığını duyurmuştu.

Askeri kurum tarafından yapılan bilgilendirmede, olay yerinde tespit edilen izlerin bir patlamaya işaret ettiği kaydedildi.

Okumaya Devam Et

Diplomasi

İran, Çin’e sattığı petrolün fiyatını Brent’in altına çekti

Yayınlanma

İran, en büyük alıcıları arasında yer alan Çinli özel rafinerilerin talebini canlandırmak amacıyla Iranian Light petrolünde indirimleri artırdı. Bloomberg’e göre temmuz vadeli Iranian Light’ın fiyatı Brent petrolüne kıyasla varil başına 1 doların üzerinde geriledi. Çin’e yapılan İran petrolü sevkiyatları ise mayısta günlük 1,1 milyon varile düşerek Ocak 2025’ten bu yana en düşük seviyeyi gördü.

Bloomberg’in ticarette yer alan yatırımcılara dayandırdığı haberine göre İran, Çin’deki özel petrol rafinerilerini yeniden alıma teşvik etmek amacıyla petrolüne uyguladığı indirimleri artırdı.

Ajansın aktardığına göre Tahran’ın hedef aldığı özel rafineriler son dönemde düşen karlılık nedeniyle zararlarını dengelemek için üretimlerini azaltmıştı.

Yatırımcılar, temmuz vadeli Iranian Light petrolünün fiyatının Brent petrolüne kıyasla varil başına 1 doların üzerinde aşağı çekildiğini bildirdi. Mayıs ayında ise Iranian Light’ın Brent’e primli satıldığı kaydedildi.

Bloomberg, Çin’deki özel rafinerilerin İran petrolünün en büyük alıcıları olduğunu belirtti. Ancak son aylarda bu şirketler üzerindeki ekonomik baskı arttı.

Rafinaj marjlarının zaten düşük seviyelerde bulunduğu bir dönemde, ABD ile İran arasındaki savaş sırasında ortaya çıkan Hürmüz krizi nedeniyle bu tesislerin zarar ettiği ifade edildi.

Ajansın aktardığına göre Pekin, Hürmüz Boğazı üzerinden enerji sevkiyatlarında yaşanan aksaklıkların ardından iç piyasadaki yakıt arzını korumak amacıyla rafinerilere üretimlerini önceki iki yılın ortalama seviyesine denk gelecek düzeyde sürdürme talimatı verdi. Haziran ayının başında ise bu yönergeler gevşetildi.

Bloomberg’in Kpler verilerine dayandırdığı habere göre Çin’e yapılan İran petrolü sevkiyatları mayısta günlük 1,1 milyon varile geriledi. Bu seviye, Ocak 2025’ten bu yana görülen en düşük hacim oldu.

Ajans ayrıca dünya genelinde tankerlerde bekleyen yaklaşık 56 milyon varil İran petrolü bulunduğunu bildirdi. Bu petrolün taşındığı gemilerin yüzde 60’tan fazlası Singapur Boğazı’nda ve Çin kıyıları açıklarında demirli durumda bulunuyor.

Haberde, Çin’deki özel rafinerilerin normal koşullarda İran’ın petrol satışlarının yaklaşık yüzde 90’ını oluşturduğu belirtildi. Bununla birlikte Bloomberg, ABD’nin Tahran’ı bir barış anlaşmasına yönlendirmek amacıyla bu ticarete yönelik yaptırımları son dönemde genişlettiğini aktardı.

Bu kapsamda Çin’in büyük özel rafinerilerinden Hengli de İran petrolü satın aldığı gerekçesiyle ABD yaptırımlarına dahil edildi.

Öte yandan The Wall Street Journal, nisan ayı sonunda mevcut ve eski yetkililere dayandırdığı haberinde, ABD’nin uyguladığı abluka nedeniyle İran’ın petrol ihracatını sürdürmek için olağanüstü yöntemlere başvurduğunu yazmıştı.

Gazete, tüketicilere teslimatın ve boş tankerlerin yüklenmesinin önündeki engeller nedeniyle ülkedeki petrol depolama tesislerinin dolmaya başladığını aktarmıştı.

Habere göre Tahran, üretimi durdurmamak için petrolü tankerlerde depolamaya başladı; ayrıca Ahvaz ve Asaluye’deki kullanılmayan depolama alanları ile konteynerlerden yararlandı.

Petrol, Gaz ve Petrokimya Ürünleri İhracatçıları Birliği Sözcüsü Hamid Hüseyni de İran’ın petrolü Çin’e demiryoluyla göndermeye çalıştığını doğrulamıştı.

Okumaya Devam Et

Diplomasi

Üç Avrupa ülkesinden Rusya’ya beş şartlık ültimatom

Yayınlanma

İngiltere, Almanya ve Fransa liderleri, Ukrayna Devlet Başkanı Volodimir Zelenski ile gerçekleştirdikleri görüşmenin ardından Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin’den derhal ateşkes ilan etmesini ve müzakerelere başlamasını talep etti. Londra’daki zirvenin ardından yayımlanan ortak açıklamada, adil ve kalıcı bir barışın tesisi için Rusya’nın kabul etmesi gereken beş temel şart sıralandı.

İngiltere, Almanya ve Fransa liderleri, Ukrayna Devlet Başkanı Volodimir Zelenski ile gerçekleştirdikleri zirvenin ardından, Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin’e derhal ateşkes sağlama ve Ukrayna’da barışçıl bir çözüm için müzakereleri başlatma çağrısında bulundu.

İngiltere Başbakanı Keir Starmer, Almanya Başbakanı Friedrich Merz ve Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron’un ortak açıklaması, Putin’in geçen hafta Zelenski’nin savaşı sonlandırmak amacıyla sunduğu yüz yüze görüşme teklifini içeren açık mektubu reddetmesinin ardından geldi.

Bloomberg’in aktardığı habere göre, Londra’da gerçekleşen liderler zirvesinin ardından yapılan açıklamada, adil ve kalıcı bir barışın sağlanması amacıyla Rusya’nın bir barış anlaşmasında imza atması gereken beş şart belirlendi. Bu şartlar şu şekilde sıralandı:

Çatışmaların derhal ve tamamen durdurulması; mevcut cephe hattının müzakerelerin başlaması için çıkış noktası olarak kabul edilmesi ve uluslararası sınırların güç kullanılarak değiştirilemeyeceğinin onaylanması; çok uluslu güçlerin konuşlandırılmasını da içerecek şekilde Ukrayna’ya güvenlik garantilerinin verilmesi; Rusya’nın yüz milyarlarca dolar değerindeki dondurulmuş varlıklarının savaşın Ukrayna’ya verdiği zararlar tazmin edilene kadar bloke kalmaya devam etmesi; Avrupa’nın güvenlik alanındaki çıkarlarının güvence altına alınması.

Avrupa troykası liderleri, Zelenski ile Putin arasında doğrudan müzakerelerin yapılması fikrine destek verirken, bu sürece ABD ve Avrupa ülkelerinin de aktif katılım sağlaması gerektiğini belirtti.

Ukrayna Devlet Başkanı Zelenski, konuya ilişkin yaptığı açıklamada, “Rusya savaş alanında kazanmıyor, bizim orta ve uzun menzilli vuruşlarımız da onların saldırganlığı yayma kabiliyetini sınırlandırıyor. Ancak Ukrayna için, Rusların şehirlerimizi ve toplumlarımızı terörize etmekte kullandığı balistik tehditlere karşı korunmayı sağlamak da son derece hayati bir önem taşıyor” ifadelerini kullandı.

Reuters’ın haberine göre Zelenski, İngiltere Başbakanı Starmer’a, Ukrayna’nın hava savunma sistemleri için daha fazla füzeye ihtiyaç duyduğunu söylediğini aktardı.

Ukrayna lideri, zirvede ayrıca diplomasinin canlandırılması yollarını ve Avrupa’nın barış sürecindeki rolünü ele aldıklarını belirterek, “Ukrayna’nın önceliği her zaman müzakerelerde Avrupa’nın güçlü bir konuma ve sese sahip olmasını sağlamak olmuştur” dedi.

Avrupa Birliği Dış İlişkiler ve Güvenlik Politikası Yüksek Temsilcisi Kaja Kallas ise müttefiklerin Rusya üzerindeki baskıyı artırması gerektiğini ifade etti.

Rusya’da savaşın devam etmesine yönelik artan bir memnuniyetsizliği gösteren bazı değişimlerin gözlendiğini kaydeden Kallas, pazartesi günü yapılacak AB savunma bakanları toplantısı öncesinde Avrupa’nın daha fazla stratejik sabır göstermesi gerektiğini vurguladı.

Kallas, “Talepleri dile getiren biz olmamalıyız; Rusya kendisi de bu savaşı sonlandırmak istediği için bizimle müzakerelere başlamalıdır. İşe ateşkes ile başlayalım” değerlendirmesinde bulundu.

Zelenski, Putin’e yazdığı açık mektupta da Rusya vatandaşlarının savaştan yorulduğunu ve Moskova’nın onların sadakatini satın almaya devam etmek için yeterli paraya ve siyasi güce sahip olmadığını iddia etmişti.

Rusya Devlet Başkanı Putin ise bu mektuba verdiği yanıtta, mektubun içeriğinde saygısızlık unsurları barındığını ve herhangi bir kişisel görüşmenin gerçekleştirilmesini tamamen imkansız kılacak koşulları yaratmak amacıyla yazıldığını söylemişti.

Okumaya Devam Et

Çok Okunanlar

English