Rusya
Rosneft Başkanı Seçin: Hürmüz krizi öngörülebilirliğin kalmadığını gösterdi

Rosneft Başkanı İgor Seçin, Hürmüz Boğazı’nda yaşanan krizin siyasi faktörlerin temel hale gelmesi nedeniyle en yakın gelecek için bile öngörülebilirlik imkanının kalmadığını gösterdiğini belirtti. Şirketin yıllık hissedarlar toplantısında konuşan Seçin, petrol sektörü üzerindeki baskıların ve küresel piyasadaki zorlukların sürdüğüne işaret etti.
Hürmüz Boğazı’nda yaşanan kriz, siyasi faktörlerin temel belirleyici haline gelmesi nedeniyle en yakın gelecek için bile öngörü yapmanın imkansız olduğunu gösterdi.
Rosneft şirketinin basın servisinin aktardığına göre, bu açıklama şirketin yıllık hissedarlar toplantısında konuşan Rosneft Başkanı İgor Seçin, çatışmanın sıcak fazının başlangıcında, planlama yaparken muhafazakar makroekonomik varsayımları kullanmaya devam ederek, fiyat artışının gelirler üzerindeki etkisinin abartılmaması yönünde çağrıda bulunduklarını belirtti.
Seçin, bu yaklaşımın haklı çıktığının görüldüğünü ifade etti.
Petrol sektörü için zorlu dönem
İgor Seçin, 2025 yılını petrol sektörü için “ciddi bir sınav dönemi” olarak nitelendirdi. Seçin’in aktardığına göre, küresel piyasadaki arz fazlası, katı makroekonomik koşullar, tarife artışları ve yaptırımlar şirketin faaliyet göstermesi için zorlu koşullar yarattı.
Seçin, savaşın ve bunların sonuçlarının, özellikle de Hürmüz Boğazı’ndaki deniz taşımacılığı kısıtlamalarının 2026 yılında sektör üzerinde ek baskı oluşturduğunu kaydetti.
Öte yandan Seçin, şirketin akaryakıt istasyonlarında araçlara yakıt satışında herhangi bir kısıtlama uygulanmadığını açıkladı.
Seçin, şirketin yıllık hissedarlar toplantısında yaptığı açıklamada, “Akaryakıt istasyonlarımızın neredeyse tamamında yakıt alımına yönelik herhangi bir sınırlama yok. Yalnızca bidon kullanımını tercih etmiyoruz, ancak araç depolarına normal şekilde yakıt veriyoruz” dedi.
TASS’ın aktardığına göre Seçin, Rosneft’in ürettiği petrol ürünlerinin neredeyse tamamını Rusya iç pazarına sunduğunu belirtti. Şirket istasyonlarının faaliyetlerini istikrarlı biçimde sürdüreceğini de söyledi.
Seçin ayrıca Rosneft’in sosyal açıdan kritik öneme sahip tesislerin, kamu kurumlarının, sanayi kuruluşlarının ve tarım şirketlerinin yakıt ihtiyacını karşılamayı garanti ettiğini ifade etti.
Moskova Belediyesi Konut ve Kamu Hizmetleri Dairesi de bir gün önce yaptığı açıklamada, başkentteki tüm akaryakıt istasyonlarının faaliyetlerinin ve petrol ürünü sevkiyatlarının normal şekilde sürdüğünü bildirdi.
Üç gün önce ise Gazprom Neft, Moskova’daki akaryakıt istasyonlarının istikrarlı çalıştığını açıklamıştı.
Öte yandan Tatneft 16 Haziran’da benzin ve motorin satışına geçici sınırlamalar getirdi. Şirketin çağrı merkezi, benzin satışını kişi başına 30 litreyle, motorin satışını 60 litreyle ve kamyonlar için motorin satışını 300 litreyle sınırlandırdığını duyurdu.
Tatneft, söz konusu sınırlamaları ertesi gün kaldırdı.
İran’ın Hürmüz Boğazı’nı fiilen kapatması, hem ham petrol hem de işlenmiş petrol ürünlerinin fiyatlarında ani bir yükselişe yol açmıştı.
ABD Başkanı Donald Trump, 15 Haziran Pazartesi günü yaptığı açıklamada, İran ile bir anlaşma imzalandığını ve Hürmüz Boğazı’nda deniz taşımacılığının kısmen yeniden başladığını duyurdu.
Bu açıklamadan iki gün sonra CNBC televizyonu, analiz şirketi Kpler’in verilerine dayandırdığı haberinde, İran’ın boğaz üzerinden petrol ihracatına yeniden başladığını bildirdi.
Boğazın açıldığına yönelik haberlerin ardından, 16 Haziran günü Brent petrolün varil fiyatı mart ayından bu yana ilk kez 80 doların altına geriledi.
Rusya
Karadeniz’de Rus tahılını taşıyan beş kuru yük gemisi vuruldu

Rusya’nın Karadeniz üzerinden tahıl ihraç etme girişimleri, Ukrayna’ya ait insansız hava araçlarının saldırılarıyla karşılaştı. Novorossiysk ve Tuapse limanları açıklarında pazartesi ve salı günleri en az beş tahıl gemisi hedef alındı. Bloomberg’e konuşan kaynaklar, saldırıların Rusya’nın Odesa limanlarını vurmasının ardından gerçekleştiğini bildirdi.
Rusya’nın Karadeniz üzerinden tahıl ihracatını sürdürme adımları, Ukrayna’ya ait insansız hava araçlarının saldırılarına hedef oldu.
Duruma vakıf kaynakların Bloomberg’e aktardığına göre pazartesi ve salı günleri Novorossiysk ve Tuapse limanları yakınlarında en az beş tahıl gemisi ateş altına girdi.
Ukrayna Silahlı Kuvvetleri şimdiye kadar ağırlıklı olarak Rus petrolünü taşımaya çalışan tankerleri hedef alıyordu. Bu saldırılar nedeniyle Novorossiysk Limanı geçen hafta tek bir sevkiyat dahi gerçekleştiremedi.
Toplam tahıl ihracatının yüzde 40’ından fazlasını karşılayan limandaki üç terminalin vurulması sonucu tarım ürünleri ihracatı da geçen hafta durduruldu.
Son operasyonlarla birlikte artık tahıl almaya gelen gemiler de doğrudan hedef olmaya başladı. Gelişmeler, Rusya’nın Odesa’daki limanlara ve ticari gemilere düzenlediği, Ukrayna’nın deniz yoluyla ihracatını ağustos ayında neredeyse tamamen durduran saldırıların ardından yaşanıyor.
Bloomberg kaynakları, pazartesi günü bir, salı günü ise dört kuru yük gemisinin vurulduğunu bildirdi. Gemilerin Liberya, Malta, Marshall Adaları, Rusya ve San Marino bayrakları taşıdığı kaydedildi.
Pazartesi günü Novorossiysk’e seyreden Yunanistan bandıralı Anna S adlı dökme yük gemisi, dron saldırısının ardından alev aldı ve seyrine devam edemedi.
Salı günü yükleme yaptıktan sonra saldırıya uğrayan iki gemi rotasını sürdürmeyi başarırken, biri Novorossiysk diğeri Tuapse yakınlarında bulunan diğer iki gemi ise yükleme için sıraya girmeye hazırlandıkları sırada vuruldu.
Dünya buğday ihracatının yaklaşık yüzde 27’sini gerçekleştiren Rusya ve Ukrayna arasındaki bu karşılıklı gemi saldırıları, hasat döneminin en yoğun olduğu günlerde yaşanıyor.
Ukrayna’nın en büyük özel liman işletmecisi TransInvestService’in kurucu ortağı ve genel müdürü Andrey Stavnitser, Financial Times’a yaptığı açıklamada temmuz ayında Odessa limanlarına günde yaklaşık 15 geminin girdiğini, ancak ay sonuna doğru bu sayının bir veya ikiye düştüğünü ifade etti. Kpler verilerine göre ağustos ayında ise deniz trafiği tamamen kesildi.
Ukrayna yaklaşık bir hafta önce Karadeniz’deki sivil hedeflere yönelik saldırıların karşılıklı olarak durdurulması yönünde Rusya’ya bir teklif iletti; ancak Moskova bu ateşkes önerisini geri çevirdi.
Carnegie Rusya ve Avrasya Çalışmaları Berlin Merkezi Direktörü Aleksandr Gabuyev, Rusya’nın tarım ihracatının 2025 yılında 41 milyar dolar seviyesinde gerçekleştiğini ve bunun toplam ihracat gelirlerinin yüzde 10’undan daha azını oluşturduğunu, Ukrayna’da ise tarımın döviz gelirlerinin neredeyse yarısını sağladığını belirtti.
Gabuyev, Financial Times’ta kaleme aldığı değerlendirmede savaşın yeni bir tırmanma aşamasına girdiğini ve bu sürecin en güncel tehditlerinden birinin küresel tahıl tedarik krizi olduğunu yazdı.
Basra Körfezi’ndeki savaş nedeniyle yakıt ve gübre fiyatları halihazırda yükselirken, aşırı sıcak dalgaları Avrupa ve ABD’deki rekolteyi olumsuz etkiledi.
Buğday fiyatları 2025 yılı seviyesine kıyasla yüzde 25’ten fazla artış gösterdi ve yükselmeyi sürdürüyor.
Birleşmiş Milletler tahminlerine göre yalnızca iklim faktörleri bu yıl 50 milyon insan için gıdaya erişimde ciddi sorunlar doğuracak. Rus ve Ukrayna buğdayının pazara ulaşamaması halinde gıda güvenliği alanında çok daha ağır bir krizin patlak verebileceği öngörülüyor.
Rusya
Yapay zeka girişimi Higgsfield’in kurucusu, Rusya’nın yeni milyarderi olabilir

Yapay zeka girişimi Higgsfield’ın kurucu ortaklarından Aleksandr Maşrabov, Forbes’un Rus milyarderler listesine girmeye hazırlanıyor. Son yatırım turunda 5,4 milyar dolar değerlemeye ulaşan şirkette Maşrabov’un payının yüzde 20’nin üzerinde olduğu belirtiliyor.
Forbes’un haberine göre, ABD merkezli yapay zeka girişimi Higgsfield’ın kurucu ortaklarından Rus girişimci Aleksandr Maşrabov, derginin Rus milyarderler sıralamasına girebilir.
İşleme yakın bir kaynağın Forbes’a aktardığı bilgilere göre, son yatırım turunun ardından piyasa değeri 5,4 milyar dolara ulaşan şirkette Maşrabov’un sahip olduğu pay yüzde 20’nin üzerinde bulunuyor.
Yapay zeka aracılığıyla video içeriği üretimi alanında uzmanlaşan Higgsfield, son turda 400 milyon dolar yatırım topladı.
Şirkete yatırım yapan kuruluşlar arasında Intel, Goldman Sachs, DST Global ve Liberty Global gibi aktörler yer aldı. Girişim, 80 milyon dolar yatırım aldığı 2026 yılının başlarında 1,3 milyar dolar değerindeydi.
Haberde aktarılan finansal teknoloji platformu Carta verilerine göre, girişim ekiplerinin elinde risk sermayesi finansmanının ardından ortalama yaklaşık yüzde 23’lük bir pay kalıyor. Ancak Higgsfield kurucularının payının benzer işlemlere kıyasla genel ortalamanın üzerinde kalmış olma ihtimali bulunuyor.
Uzmanlar, Maşrabov’un şirketteki hissesinin yüzde 25 ile yüzde 30 arasında olduğunu tahmin ediyor. The Garage Syndicate kurucu ortaklarından Sergey Mosunov ise Higgsfield kurucularına ait toplam sermayenin 3 milyar dolar seviyesinde bulunduğunu, bu tutarın 2 milyar dolarlık kısmının ise Maşrabov’a ait olduğunu hesaplıyor.
Higgsfield; Maşrabov ile Kazakistanlı makine öğrenimi araştırmacısı Yerzat Dulat tarafından 2023 yılında kuruldu. Girişim, sinir ağlarını kullanarak video ile görsel üretimi ve düzenlemesi yapan bir platform geliştiriyor.
Financial Times’ın aktardığına göre şirketin yıllık geliri, bir önceki yıl kaydedilen 20 milyon dolarlık seviyeden Ağustos 2026 itibarıyla 700 milyon dolara yükseldi.
Moskova Fizik ve Teknoloji Enstitüsünün (MIPT) Bilişim bölümünden mezun olan Maşrabov, öğrencilik yıllarında Yandex bünyesinde makine öğrenimi mühendisi olarak çalıştı ve “Arama” servisini geliştirdi.
Maşrabov, 2018 yılında Grigori Tkaçenko ile birlikte yapay zeka tabanlı fotoğraf ve video animasyon platformu AI Factory’yi kurdu. Snapchat’in çatı şirketi olan ABD merkezli Snap Inc., Ocak 2020’de bu girişimi 166 milyon dolara satın aldı.
Satışın ardından Snap bünyesine geçen Maşrabov, burada üretken yapay zeka departmanının yöneticiliğini üstlendi ve bu görevini 2023 sonbaharında Higgsfield’ı hayata geçirene kadar sürdürdü.
Girişimci, 2020 yılında Forbes Rusya’nın yayımladığı “30 Yaş Altı 30” listesinde “Bilim ve Teknoloji” kategorisinde yer almıştı.
Rusya
Moskova’da benzin istasyonlarında yakıt satışına kota getirildi

Moskova’daki akaryakıt istasyonlarında araç başına yakıt satışına kota uygulanmaya başlandı. Yetkililerin doğu bölgelerinden başkente sevkiyat yönlendirmesine ve artan fiyatlara rağmen şehirde benzin istasyonlarında uzun kuyruklar ve tedarik açığı görülüyor. Ukrayna’nın rafinerilere yönelik saldırılarının ardından ülke genelindeki kriz onlarca bölgeye yayıldı.
Rus makamlarının ülkenin doğusundaki kaynakları başkente yönlendirme çabalarına rağmen, Moskova’daki çok sayıda akaryakıt dağıtım ağında araç başına yakıt satışına sınırlama getirildi.
Gazprom Neft temsilcileri RBK’ya yaptıkları açıklamada, şirkete ait istasyonlarda benzin ve dizel yakıt satışında araç başına 40 litreye kadar “geçici kısıtlama” uygulandığını duyurdu. Şirketin danışma hattı, bidonlara akaryakıt dolumu yapılmasına izin verilip verilmediğinin doğrudan ilgili istasyondan öğrenilebileceğini bildirdi. Gazprom Neft, Moskovalıların artan akaryakıt talebi karşısında durumun istikrara kavuşturulması için her türlü çabanın gösterildiğini savundu.
Tatneft’in danışma hattı ise şirketin Moskova’daki istasyonlarında satış sınırının benzin için 50 litre, dizel yakıt için ise 60 litre olduğunu açıkladı.
Moskova’da ve Moskova Bölgesi’nde yakıt yetersizliği geçen haftadan bu yana kayıtlara geçiyordu. Başkent sakinleri, Ukrayna’nın Rus petrol rafinerilerine düzenlediği son saldırı dalgasının ardından benzinde aksamalar yaşandığını ve istasyonlarda kuyruklar oluştuğunu aktardı. Yalnızca ağustos ayı içinde en az dört büyük petrol rafinerisi devre dışı kaldı.
Litre fiyatının 120 rubleye kadar tırmanmasına rağmen Gazprom, Rosneft, Neftmagistral, Teboil ve diğer dağıtım ağlarının istasyonlarında tükenen AI-95 tipi benzindeki kıtlık özellikle dikkat çekici boyutlara ulaştı.
RBK’nın verilerine göre 18 Ağustos akşamı itibarıyla Moskova’da Neftmagistral zincirine ait yalnızca tek bir istasyonda 95 oktan benzin bulunabiliyordu. Şirket, dizel yakıtın satışta olup olmadığının da ilgili istasyondan teyit edilmesini önerdi. Lukoil’in danışma hattı ise şehir genelinde yalnızca iki istasyonda AI-92, AI-95 ve motorin bulunduğunu, bir diğer istasyonda ise sadece dizel yakıtın yer aldığını bildirdi.
Reuters’a konuşan sektör kaynakları, haftanın başında Kremlin’in Moskova’ya öncelikli benzin tedariki için yeniden bir çalışma başlattığını aktarmıştı. Kaynakların verdiği bilgilere göre Moskova bölgesindeki akaryakıt açığı, doğu bölgelerindeki hacimlerin yeniden dağıtılmasıyla kapatılmaya çalışılıyor.
Buna karşın, giderek daha fazla bölgenin onlarca federe birimi saran ikinci yakıt krizi dalgasıyla karşı karşıya kalmasına rağmen benzin sevkiyatları taşradan başkente yönlendiriliyor.
“GdeBENZ” uygulamasının verilerine göre 16 Ağustos itibarıyla ülke genelindeki istasyonların yalnızca yüzde 28,1’inde benzin veya dizel yakıt temin edilebiliyordu; bu oran bir önceki hafta yüzde 41 seviyesindeydi. Son yedi gün içinde akaryakıt erişiminin gerilediği yerler arasında Volgograd, Çelyabinsk, Orenburg, Voronej, Samara, Penza, Saratov, Lipetsk ve Rostov bölgelerinin yanı sıra Tataristan da yer aldı.
Ortadoğu1 hafta önceMısır, üçlü pakta neden katılmadı?
Dünya Basını1 hafta önceThe Jerusalem Post: Suudi Arabistan-Türkiye-Pakistan savunma anlaşması İsrail’e tehdit
Görüş2 hafta önceTürkiye ve İsrail ilişkilerinin geleceği
Dünya Basını2 hafta önceYen müdahalesinin asıl mesajı: Doların rezerv para statüsü artık eskisi kadar güçlü değil
Rusya2 hafta önceRusya’nın buğday ihracatı temmuzda yüzde 17,7 geriledi
Dünya Basını2 hafta önceForeign Affairs: Amerika Ortadoğu’dan Vazgeçmeli
Diplomasi1 hafta önceUkrayna, Türkiye’den 70 ATACMS ve diğer ABD menşeli silah satın aldı
Rusya2 hafta önceRusya, yolları insansız hava aracı saldırılarına karşı koruyacak










