Rusya
Rus vatandaşlığından çıkan bankacıya dev prim paketi

Avrupa’nın en büyük dijital bankası Revolut’un kurucusu Nikolay Storonskiy, şirket değerlemesine bağlı yeni bir prim paketi için yatırımcılarla görüşmeler yürütüyor. Şirket piyasa değerinin 500 milyar dolara ulaşması halinde Storonskiy’nin servetinin 200 milyar doları bulabileceği belirtiliyor.
Avrupa’nın en büyük dijital bankası (neobank) Revolut’un Yönetim Kurulu Başkanı Nikolay Storonskiy, şirketin hızlı büyümesi üzerine yatırımcılarla yeni bir ödül sistemini görüşüyor.
Financial Times gazetesinin aktardığına göre söz konusu teşvik programı, Avrupa tarihinin en büyük hisse senedi prim paketi olabilir.
Uzun vadeli motivasyon programı, şirket kurucusuna verilecek ek ödülleri Revolut’un piyasa değerindeki iddialı büyüme hedeflerine bağlıyor.
Şirket değerinin yaklaşık 500 milyar dolara ulaşması durumunda, halihazırda yüzde 29’luk hisseyi elinde tutan Storonskiy önemli miktarda ek hisse alma hakkı kazanacak.
Bu tür teşvik programları ABD merkezli teknoloji şirketlerinde yaygın olarak uygulanıyor. Bu sistemin en bilinen örneğini Tesla şirketinde uygulanan ödül modeli oluşturuyor.
Elon Musk’a önceden belirlenen hedeflere ulaşılması halinde büyük hisse paketleri verilmesini öngören bu program, Musk’ın servetinin 725 milyar dolara yükselmesine katkı sağladı ve kendisini Forbes verilerine göre dünyanın en zengin insanı konumuna getirdi.
Prim programının yeniden değerlendirilmesi, Revolut’un hızlı büyüme kaydettiği bir dönemde gerçekleşiyor. Mevcut motivasyon planının koşullarına göre Storonskiy, şirket değerlemesinin 200 milyar dolara ulaşması halinde payını yaklaşık yüzde 40’a çıkarabiliyor.
Şirketin 500 milyar dolarlık değerleme hedefine yönelik hazırlanan yeni programın parametreleri ise henüz açıklanmadı. Yeni programın da benzer bir mantığı koruması durumunda, girişimci bu hisse oranını muhafaza edebilecek ve kendisine ait hisse paketinin değeri yaklaşık 200 milyar dolara ulaşacak.
Bu senaryonun gerçekleşmesi halinde Storonskiy, Avrupa’nın en zengin kişisi haline gelecek ve dünyadaki en zengin 10 insan arasına girecek.
Storonskiy bu durumda, Zara markasının bağlı olduğu Inditex grubunun kurucusu İspanyol Amancio Ortega (148 milyar dolar) ile lüks tüketim sektöründeki LVMH şirketinin yöneticisi Fransız Bernard Arnault’yu (147,8 milyar dolar) geride bırakacak.
Revolut’a şu anda yaklaşık 115 milyar dolar değer biçiliyor. Storonskiy’nin elinde bulunan yüzde 29’luk hisse paketinin piyasa değeri ise 33 milyar dolar seviyesinde hesaplanıyor.
Bu pay, Forbes dünya milyarderler sıralamasında demir-çelik grubu ArcelorMittal’in sahibi Lakshmi Mittal’in hemen yanında, yaklaşık 66’ncı sıraya karşılık geliyor.
Dolgoprudnıy kentinde doğan ve Moskova Fizik ve Teknik Enstitüsünden (MFTI) mezun olan Storonskiy, finans kariyerini Londra’da inşa etti.
2015 yılında Vlad Yatsenko ile birlikte Revolut şirketini kuran girişimci, 2022 yılında İngiltere vatandaşlığına geçti ve Rusya vatandaşlığından çıktı.
Rusya
Çinli Sinopec Rusya’dan ucuz petrol alımını artırma yoluna gitti

Dünyanın en büyük petrol işleme şirketi olan Çin devleti kontrolündeki Sinopec, Ortadoğu’dan yapılan sevkiyatlardaki düşüşü karşılamak amacıyla Rusya’dan petrol alımlarını artırdı. Şirket, Çin’de mart ayından bu yana yurtdışına petrol ürünü satışlarına sınırlama getirilmesine rağmen indirimli Rus petrolü sayesinde tedarik hacmini korumayı başardı.
Reuters’ın konuya vakıf kaynaklara ve gemi takip verilerine dayandırdığı haberine göre dünyanın en büyük petrol işleme şirketi olan Çin devlet kuruluşu Sinopec, Ortadoğu’dan gelen sevkiyatlardaki azalmayı dengelemek amacıyla Rusya’dan petrol alımlarını artırma kararı aldı.
Daha ucuz olan Rus petrolünün satın alınması, Çin’de mart ayından bu yana petrol ürünlerinin yurtdışına satışına kısıtlamalar uygulanmasına rağmen Sinopec’in görece istikrarlı bir tedarik hacmini korumasına ve fazla yakıtı yüksek karlılıkla sevk etmesine yardımcı oldu.
Ajansa konuşan ve adının açıklanmasını istemeyen kaynaklar, Çinli şirketin Doğu Sibirya-Pasifik Okyanusu (ESPO) türünden günde yaklaşık 241 bin ila 320 bin varile denk gelecek şekilde toplam 30 ila 40 parti Rus petrolü tedarik ettiğini belirtti.
Reuters, bu miktarın şirketin günlük 5,2 milyon varil olan toplam işleme kapasitesinin yüzde 5’i ile yüzde 6’sına karşılık geldiğini kaydetti.
ESPO petrolü, Doğu Sibirya-Pasifik Okyanusu boru hattı üzerinden ve Primorskiy Krayı’ndaki Kozmino Limanı aracılığıyla sevk edilen, Rusya menşeili düşük kükürtlü hafif ihracat petrolü türü olarak biliniyor.
Reuters, Çin’in İran’daki savaşın başlamasından bu yana toplam ham petrol ithalatını keskin bir şekilde düşürdüğünü aktardı. Ülkede haziran ayındaki alımlar geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 41 oranında geriledi.
Bununla birlikte Çin yönetimi, temmuz ve ağustos ayları için yakıt ihracatına yönelik kısıtlamaları esnetti.
Gemi hareketlerini takip eden Vortexa şirketinin Çin baş analisti Emma Li’nin sunduğu verilere göre Sinopec, temmuz ayında yaklaşık 7,4 milyon varil ESPO petrolü satın aldı. Şirket ayrıca ağustos ayı için en az 10 parti, eylül ayı için de 10 parti petrol tedariki gerçekleştirdi.
Süreçle ilgili değerlendirmede bulunan Li, “İthalatta genel bir artış yaşanması yerine talep, teslimat garantisi daha yüksek ve nakliye maliyetleri daha düşük olan varillere kayıyor. Bu noktada öncelikle karayoluyla yapılan teslimatlar ile Rusya’nın Uzak Doğu bölgesinden gelen kısa mesafeli kargolar öne çıkıyor” ifadelerini kullandı.
Ukrayna’daki savaşın başlangıcından bu yana Çin ve Hindistan Rus petrolünün en büyük alıcıları konumunda yer alıyordu.
Ancak haberde, Washington’ın Rosneft ve Lukoil şirketlerine yaptırım uygulamasının ardından alımların durakladığı kaydedildi. Buna karşın Reuters, Pekin’in tek taraflı yaptırımları tanımadığını ve bağımsız petrol rafinerilerinin Rus petrolünü almaya devam ettiğini aktardı.
Moskova yönetimi ise Rusya karşıtı yaptırımları yasa dışı ve etkisiz olarak nitelendiriyor.
Çinli rafinerilerin temmuz ayında Rus petrolü tedarik ettiğini Bloomberg de haberleştirmişti.
Analist Emma Li o dönemde yaptığı açıklamada, “Unipec liderliğindeki Çinli petrol şirketleri temmuz ayından itibaren aktif olarak Rus ESPO petrolü satın alıyor. Ortadoğu’da son dönemde yaşanan aksamalar ağustos ve eylül ayları için yapılan alımları hızlandırdı” demişti.
Söz konusu gelişmeden bir ay önce Bloomberg, talepteki düşüş ve ABD’nin artan baskısı gölgesinde İran’dan Çin’e yapılan petrol sevkiyatlarında sert bir azalma olduğunu bildirmişti.
Bloomberg verilerine göre şubat ayında günlük 1,8 milyon varil seviyesinde olan ihracat, mayıs ayında yaklaşık 160 bin varile kadar geriledi.
Ajans, bu sevkiyatların İran ekonomisine hayati bir destek sağladığına dikkat çekti.
Rusya
Rusya Hint Okyanusu’na doğrudan demiryolu güzergahı açmak istiyor

Rusya Başbakan Yardımcısı Marat Husnullin, Karadeniz ve Basra Körfezi’ndeki ticaret yollarının tıkanma risklerine karşı Rusya’nın Hint Okyanusu’na doğrudan bir demiryolu güzergahı oluşturması gerektiğini belirtti. Husnullin, ABD ile İran arasındaki savaş ihtimali nedeniyle İstanbul Boğazı ve Hürmüz Boğazı’nda yaşanabilecek riskler karşısında Türkmenistan, İran, Afganistan ve Pakistan üzerinden alternatif hatların değerlendirilmesini istedi.
Rusya Hükümetinde inşaat sektörü ve ulaştırma altyapısının geliştirilmesinden sorumlu Başbakan Yardımcısı Marat Husnullin, Rusya’nın Hint Okyanusu’na doğrudan bağlanan bir demiryolu güzergahı inşa etmesi gerektiğini bildirdi. Husnullin, bu adımın Karadeniz ve Basra Körfezi üzerinden geçen ticaret yollarının kapanma riskleri nedeniyle zorunlu olduğunu belirtti.
Husnullin, TASS ile yaptığı mülakatta, ABD ile İran arasındaki savaş ihtimali sebebiyle İstanbul Boğazı ve Hürmüz Boğazı’nda yaşanabilecek riskler karşısında alternatif güzergahların ele alınması gerektiğini ifade etti.
Başbakan Yardımcısı, “Demiryoluyla Hint Okyanusu’na çıkış seçeneği de değerlendirilmeli. Boğaz’da ve Hürmüz’deki risklerde alternatif güzergahlar gerekebilir: Türkmenistan, İran, Afganistan ve Pakistan üzerinden. Hindistan’a çıkış sağlayan her türlü seçenek uygundur” dedi.
Bu açıklama, Karadeniz’deki gemilere ve liman altyapısına yönelik artan saldırılar sonucunda Karadeniz havzasındaki navlun fiyatlarının hızla yükseldiği, deniz taşımacılığı şirketlerinin ise askeri riskler nedeniyle yük taşımayı reddetmeye başladığı bir dönemde yapıldı.
Husnullin ayrıca, uygun koşullu ipotek imkanlarının daralması ve yüksek gösterge faizi sebebiyle krizin eşiğine gelen Rus inşaat sektörünün, kendilerine beş yıllık inşaat hacmi garantisi verilmesi halinde “yılda ek olarak yaklaşık bir trilyon rubleyi işletebileceğini” ve ilave olarak “kapasitesini artırabileceğini” savundu.
Orta Doğu’daki durumun gerginleşmesi nedeniyle temmuz ayında “güney güzergahı” üzerinden, yani Birleşik Arap Emirlikleri’nden İran ve Hazar Denizi vasıtasıyla Rusya’ya yapılan ürün sevkiyatı zorlaştı.
Bu da, “gri ithalat” şemalarıyla taşınan akıllı telefonlar da dahil olmak üzere bir dizi ürünün fiyatında artışa yol açtı.
Mevcut durumda, uluslararası Kuzey – Güney ulaştırma koridoru kapsamında, Azerbaycan’ın sınır kenti Astara’dan İran’ın Reşt kentine kadar bir demiryolu kesiminin inşası planlanıyor.
Bu hat sayesinde ürünlerin kara yoluyla İran’ın Hint Okyanusu kıyısındaki limanlarına ulaştırılması hedefleniyor.
Ayrıca Hazar Denizi’ni baypas eden Kazakistan, Türkmenistan ve İran üzerinden geçen bir hat da bulunuyor. Ancak bu hattın kapasitesi, yetersiz gelişmiş altyapı nedeniyle sınırlı kalıyor.
Bununla birlikte, Rusya ile eski Sovyet ülkelerindeki demiryolu hat genişliği ile İran’daki hat genişliği arasındaki fark da bir etken olarak varlığını koruyor.
Rusya
Rusya’nın buğday ihracatı temmuzda yüzde 17,7 geriledi

Rusya’nın buğday ihracatı 2026 yılının temmuz ayında yıllık bazda yüzde 17,7 azalarak 1,8 milyon tona geriledi. Rusya Tahıl Birliği, sevkiyattaki düşüşün ana nedeni olarak Azak ve Karadeniz bölgesindeki gergin durumu gösterdi. Birlik, Karadeniz’deki gemi ve liman altyapısına yönelik saldırıların tahıl tedarikinde kesintilere yol açabileceğini bildirdi.
Rusya, 2026 yılının temmuz ayında buğday ihracatını geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 17,7 azaltarak 1,8 milyon tona düşürdü.
Önceki yılın aynı döneminde bu miktar yaklaşık 2,2 milyon ton seviyesindeydi.
Rusya Tahıl Birliği Analiz ve İzleme Departmanı Direktörü Elena Tyurina’nın İnterfaks ajansına açıkladığı verilere göre Rusya ay boyunca ana tahıl ürünlerinin toplam ihracatını da geçen yılın temmuz ayındaki 3,248 milyon ton seviyesinden yüzde 37,6 düşürerek 2,026 milyon tona geriletti.
Günlük sevkiyat miktarı ise önceki yılın aynı dönemindeki 104 bin 800 tondan 65 bin 400 tona düştü.
Tyurina, göstergelerdeki düşüşün ana nedeni olarak Azak ve Karadeniz bölgesindeki gergin durumu işaret etti.
Ayın üçüncü on günlük diliminde sevkiyatlar 2025’in temmuz ayının aynı dönemine kıyasla yüzde 61,3 azalarak 685 bin tona geriledi. Tyurina, bu dönemde buğday sevkiyatının da yüzde 55,5 düşüşle 646 bin 500 tona indiğini belirtti.
Mısır ihracatı geçen yılki 521 bin 400 ton seviyesinden 146 bin 300 tona, arpa ihracatı ise 567 bin ton seviyesinden 101 bin 400 tona geriledi. Buğday ihraç eden şirket sayısı geçen yılın aynı dönemindeki 36 firmadan 20’ye düştü.
Önceki yıl 27 ülkeye buğday gönderen Rusya, bu yıl sevkiyatı 23 ülkeyle sınırlı tuttu. En büyük alıcı konumunu sürdüren Mısır’a yapılan teslimatlar yüzde 31,7 azalarak 344 bin tona geriledi.
Buna karşın Kenya’ya yapılan buğday ihracatı yaklaşık 1,8 kat artarak 194 bin 500 tona, Sudan’a yapılan ihracat ise yüzde 31 artışla 177 bin tona yükseldi. Tanzania, Nijerya, Libya ve Birleşik Arap Emirlikleri’ne yapılan teslimatlarda da artış kaydedildi.
Birlik verilerine göre, geçen yıl 38 limandan tahıl çıkışı yapılırken bu yıl temmuz ayında sevkiyat 21 liman üzerinden gerçekleştirildi.
Ana liman niteliğini koruyan Novorossiysk üzerinden yapılan işlem hacmi yüzde 23,7 azalarak 1 milyon tonun biraz üzerinde kaldı.
1 Ağustos itibarıyla Rus buğdayının Novorossiysk teslimli (FOB) ton fiyatı 232 dolar seviyesinde gerçekleşti.
Aynı dönemde Avrupa buğdayının ton fiyatı 267 dolara, ABD buğdayının ton fiyatı ise 272 dolara yükseldi.
Rusya Tahıl İhracatçıları ve Üreticileri Birliği, 31 Temmuz’da Reuters’a yaptığı açıklamada, mevcut sezonda Rus buğday teslimatlarındaki düşüşün küresel buğday ticaretinin yüzde 15’ine karşılık gelen 30 ila 35 milyon ton seviyesinde gerçekleşebileceğini bildirdi.
Birlik, Karadeniz’deki gemilere ve liman altyapısına yönelik saldırıların tahıl tedarikinde kesintilere neden olabileceği uyarısında bulundu.
Dünya Basını1 hafta önceGlazyev yazdı: Hibrit dünya savaşının devam etmesinin nedenleri üzerine – 1
Diplomasi7 gün öncePaşinyan’dan Moskova’ya demiryolu resti
Dünya Basını1 hafta önceGlazyev yazdı: Hibrit dünya savaşının devam etmesinin nedenleri üzerine – 2
Dünya Basını1 hafta önceEski NATO yetkilisi Kujat’tan nükleer kış uyarısı
Avrupa1 hafta önce‘Yeraltı ülkesi’ geri geliyor: İsviçre sığınaklarında yeni ‘savaş düzenlemesi’
Dünya Basını2 hafta önceProf. Pape: İran savaş öncesinden daha güçlü
Asya1 hafta önceÇin, ileri düzey çip üretimi açısından kritik önemedeki yerli litografi makinelerinin seri üretimine başladı
Diplomasi1 hafta önceABD, Rusya ve Ukrayna’ya hava ateşkesi sunacak












