Avrupa
İngiltere’nin en çok vergi veren üçüncü ismi ülkeyi terk ediyor

İngiltere’nin en çok vergi ödeyen üçüncü ismi olan milyarder Chris Rokos, Yunanistan’a yerleşmeyi planlıyor. Yılda 330 milyon sterlin vergi ödeyen Rokos’un bu kararı, ülkede varlıklılara yönelik artan mali yüklerin beraberinde geldi. Danışmanlık şirketleri, İşçi Partisi hükümetinin vergi politikaları nedeniyle binlerce milyonerin İngiltere’den ayrılacağını öngörüyor.
Rokos Capital Management adlı serbest yatırım fonunun kurucusu milyarder Chris Rokos, İngiltere’den ayrılarak Yunanistan’a yerleşmeyi planlıyor.
Bloomberg’in konuyu bilen kaynaklara dayandırdığı habere göre Rokos, varlıklı yabancılara yönelik vergi rejimindeki değişiklikler ve artan mali yükler sebebiyle ülkeden ayrılma kararı alan son büyük finansçılardan biri oldu. Rokos’un şirketi yaklaşık 22 milyar dolarlık bir varlığı yönetiyor.
Times gazetesinin hazırladığı en çok vergi verenler listesinde yılda 330 milyon sterlin (447 milyon dolar) vergi ödemesiyle üçüncü sırada yer alan Rokos’un servetini Forbes dergisi yaklaşık 2,3 milyar dolar, Bloomberg ise 4 milyar dolar olarak hesaplıyor. Bloomberg, Rokos’u “finans sektörünün en etkili isimlerinden biri” olarak niteliyor.
Bloomberg, bu taşınmanın varlıklı yabancılara yurtdışı gelirleri için yılda 100 bin euro sabit vergi imkanı sunan Yunanistan açısından bir kazanım sağlayacağına dikkat çekiyor.
İngiltere ise İşçi Partisi’nin 2024 yılındaki seçim zaferinin ardından miras, özel sermaye yatırımları ve sermaye kazançları dahil olmak üzere servet üzerindeki vergi yükünü genişletti.
İngiltere’nin eski başbakanı Keir Starmer hükümeti, 2024 yılında karşılaştığı kriz karşısında bazı sosyal programlarda kesintiye gitmiş ve iş dünyasına yönelik vergileri yaklaşık 40 milyar sterlin artırmıştı. Bu adımlar hem iş dünyasında hem de partinin kendi içinde sert tepkilere yol açmıştı.
İngiliz hükümeti 2025 yılında değeri 10 milyon sterlini (13,4 milyon dolar) aşan varlıklara yüzde 2 oranında vergi getirilmesini tartıştı.
Bloomberg’in aktardığı Kanada merkezli danışmanlık şirketi Arton Capital’ın araştırmasına göre, ankete katılan İngiliz milyonerlerin yarısından fazlası, hükümetin bu vergiyi yürürlüğe koyması halinde krallıktan ayrılabileceğini belirtti.
Milyonerler göç edebilecekleri ülkeler arasında ABD, Kanada, Avustralya ve Birleşik Arap Emirlikleri’ni sıraladı.
Danışmanlık şirketi Henley & Partners analistleri de İşçi Partisi’nin vergi politikaları yüzünden İngiltere’den rekor düzeyde servet çıkışı yaşanacağını öngördü.
Şirket, Haziran 2025’te yaptığı değerlendirmede 16,5 bin milyonerin ülkeden göç edebileceğini hesapladı.
Avrupa
Alman polisi elektrik iletim hatlarını hedef alan sabotajcıyı arıyor

Almanya’nın Kuzey Ren-Vestfalya eyaletinde elektrik iletim hatlarının yakınında yeni fırlatma düzenekleri tespit edildi. Olay sebebiyle A4 otoyolu geçici olarak trafiğe kapatılırken, yetkililer bölgede 60 kişilik özel soruşturma ekibi oluşturdu. Şebekede kısa devre oluşturmaya çalıştığı belirtilen 48 yaşındaki bir Alman vatandaşı aranıyor.
Almanya’nın batısındaki Kuzey Ren-Vestfalya eyaletinde, elektrik iletim hatlarının yakınında yeni fırlatma düzenekleri ele geçirildi.
Köln polisinin açıklamasına dayanan Dülmener Zeitung gazetesi ve Alman haber ajansı dpa’nın haberine göre, enerji şebekesini hedef alan sabotaj girişimlerinin ardından güvenlik güçleri geniş çaplı arama başlattı.
Yetkililer, Aachen kenti yakınlarındaki Weisweiler Santrali çevresinde şüpheli bir kişinin görüldüğüne dair ihbar aldı. Bu gelişme üzerine bölge güvenlik çemberine alındı; A4 otoyolu Eschweiler-Ost ile Langerwehe kavşakları arasında çift yönlü olarak trafiğe kapatıldı.
Güvenlik önlemleri sebebiyle durdurulan trafik akışı 7 Eylül akşam saatlerinde yeniden sağlandı.
Polis, bölge sakinlerine ve görgü tanıklarına çağrıda bulunarak fırlatma rampalarının kurulmasıyla bağlantılı şüpheli durumların bildirilmesini istedi.
Yapılan resmi duyuruda, alanda çekilmiş güvenlik kamerası veya fotokapan kayıtlarına sahip kişilerin emniyet birimleriyle irtibata geçmesi talep edildi. Soruşturmanın selameti gerekçesiyle operasyonun operasyonel ayrıntıları gizli tutuluyor.
Eş zamanlı olarak Wesel kenti civarındaki bir trafo merkezinin çitlerine verilen hasar da inceleniyor.
Enerji tesisinin çevresinde şüpheli bir şahsın dolaştığı bilgisini alan güvenlik birimleri, 60 kişilik özel bir soruşturma ekibi kurdu.
Ekipler, şüphelinin ülke genelinde farklı suçlarla bağlantısını tespit etmek amacıyla üzerinden çıkan belgeleri incelemeye aldı.
Almanya’da eylül ayı başından itibaren elektrik şebekelerine yönelik peş peşe sabotaj girişimleri kayda geçti. 1 ile 4 Eylül tarihleri arasında Bergheim, Dormagen ve Weisweiler’da elektrik iletim hatlarına hasar veren el yapımı fırlatma düzenekleri tespit edildi.
Benzer patlayıcı ve yakıcı düzeneklerin Saksonya eyaletinde de yer aldığı aktarılırken; polis ekipleri Hamm ve Ganderkesee’deki trafo merkezlerinde de güvenlik kontrolleri gerçekleştirdi.
Söz konusu saldırıların zanlısı olarak Kuzey Ren-Vestfalya eyaletine bağlı Schwelm kenti nüfusuna kayıtlı 48 yaşındaki bir Alman vatandaşı aranıyor.
Şüphelinin farklı noktalarda el yapımı roket düzenekleri kullanarak yüksek gerilim hatlarının üzerinden ince tel geçirmeye çalıştığı, bu yöntemle hatlarda kısa devre oluşturmayı hedeflediği belirtiliyor.
Almanya ise trafo merkezlerine yönelik eylemlerde yabancı güçlerin dahli olup olmadığı ihtimaline şüpheyle yaklaşıyor.
Avrupa
Almanya’nın ihracatı Temmuz ayında düştü

Almanya’nın ihracatı, AB ülkelerine yapılan sevkiyatların azalmasıyla birlikte Temmuz ayında beklenmedik bir şekilde düşüş gösterdi.
Avrupa’nın en büyük ekonomisinde ihracat Şubat ayından bu yana aylık artış eğilimindeydi.
Federal İstatistik Dairesi’nin açıkladığı verilere göre, ihracat Temmuz ayında bir önceki aya kıyasla %0,8 oranında azaldı.
AB ülkelerine yapılan ihracat aylık bazda %1,6 oranında düşerken, AB dışı ülkelere yapılan ihracat ise %0,2 oranında arttı.
İthalat da bir önceki aya göre %5,7 oranında düştü; bu da ticaret fazlasının Haziran ayındaki 15,4 milyar avrodan Temmuz ayında 21,3 milyar avroya (24,8 milyar dolar) yükseldiği anlamına geliyor.
Ticaret rakamları ve Haziran ayında Fransa’nın ticaret açığının genişlediğini gösteren ayrı veriler yüksek teknoloji ve yapay zeka ile ilgili ürünlerin desteğiyle Ağustos ayında Çin’in ihracatının yıllık bazda %25 artış kaydettiğini gösteren yeni rakamlarla keskin bir tezat oluşturuyor.
Avrupa
Alman iş dünyasından “acil reform” çağrısı

Almanya’nın “Mittelstand” olarak adlandırılan sermaye kesimi, Almanya için Alternatif’in (AfD) Saksonya-Anhalt’ta elde ettiği açık zaferin ardından federal hükümeti “reform”a davet eti.
Avrupa’nın en büyük ekonomisinin bel kemiğini oluşturan grubu temsilen Almanya Federal Mittelstand Birliği Başkanı Christoph Ahlhaus, Bloomberg’e verdiği demeçte, Almanya’nın iktisadi geleceğine olan güveni yeniden tesis etmek ve “popülist” partilere verilen desteği sınırlamak için acil bir politika değişikliğine ihtiyaç olduğunu söyledi.
Ahlhaus, pazartesi günü verdiği röportajda, AfD’nin Saksonya-Anhalt’taki zaferinin “Berlin’deki tüm insanlar ve Şansölye Merz için net bir sinyal” olduğunu belirtti ve “Hayal kırıklığı çok, çok büyük,” dedi.
Otomotivden kimya ve makine üreticilerine kadar Almanya’nın geleneksel sanayi sektörleri, hızla değişen rekabet ortamına uyum sağlamak için büyük baskı altında.
Yüksek enerji fiyatları, şişirilmiş bürokrasi ve Çinli rakiplerin yarattığı şiddetli fiyat baskısı, kârları azaltıyor ve kapsamlı yeniden yapılandırmalara yol açarak sanayi işçileri arasında iktisadi geleceğe dair endişeleri körüklüyor.
Ahlhaus, şirketlerin büyük çoğunluğunun AfD’nin Avrupa’da iktisadi entegrasyonun azaltılmasına yönelik politikasını desteklemediğini belirtti ve göçmenlere yönelik sıkı önlemlerin küçük ve orta ölçekli şirketler için “büyük bir sorun” haline gelebileceğini savundu.
Franklin Templeton baş sermaye piyasası stratejisti Martin Lück ise bir notta “AfD’nin son derece güçlü performansı, her şeyden önce önemli bir siyasi sinyal ama henüz sermaye piyasası açısından acil bir gelişme değil,” dedi ve şöyle devam etti:
“Yatırımcı bakış açısıyla, eyaletin Avrupa’ya entegrasyonu, mali güvenilirliği, uluslararası vasıflı işçilere açıklığı ya da enerji ve sanayi politikalarının sürekliliği konusunda şüpheler ortaya çıkarsa bu sorun yaratır.”
Lück, “Özellikle yeni yatırımlara ve vasıflı işgücüne bağımlı olan Saksonya-Anhalt’ın bu tür şüpheleri göze alması pek mümkün değil,” diye ekledi.
Pazar günkü seçimler öncesinde Bloomberg’e konuşan AfD’nin baş adayı Ulrich Siegmund, eleştirilere karşı çıktı ve partinin politikasının aslında yatırım çekmeye yardımcı olacağını vurguladı.
Siegmund, “Birçok şirket, Saksonya-Anhalt’ta yatırım yapmak istiyor çünkü bunu bir rekabet avantajı olarak görüyor ve yeniden planlama güvencesi sağlayan bir hükümetin olması, bölge için bir avantaj olarak değerlendiriliyor,” dedi.
Siegmund’a göre iş dünyası, “iktisadi kalkınma desteğinden ideolojiyi tamamen ortadan kaldırmak ve genel olarak şirketlere yeniden özgürlük tanımak istiyor.”
Saksonya-Anhalt, Almanya’nın 16 eyaleti arasında kişi başına GSYİH’si en düşük olan eyalet.
Ülkenin yeniden birleşmesinden bu yana Saksonya-Anhalt, diğer tüm bölgelerden daha keskin bir nüfus düşüşü yaşadı; 1990 ile 2024 yılları arasında nüfus, dörtte birinden fazla azaldı.
Berlin merkezli Alman Ekonomi Araştırmaları Enstitüsü’nün (DIW) başkanı Marcel Fratzscher ise seçim sonucunun “iktisadi açıdan da bir felaket” olduğunu savundu ve “Bir sonraki hükümet kim olursa olsun, reformları hayata geçirmekte zorlanacak. Oysa Almanya’nın çok sert reformlara ihtiyacı var,” diye konuştu.
Bloomberg’e konuşan eski Avrupa Merkez Bankası yetkilisi, “aşırı sağ” partinin politikalarının felakete yol açabileceği uyarısında bulundu:
“AfD’nin istediği şeylerin sonuçlarına bakarsanız, GSYİH’da büyük bir düşüş ve işsizlikte büyük bir artış yaşanacak. Almanya ihracata çok bağımlı. Almanya’nın GSYİH’sinin neredeyse yarısı ihracattan geliyor ve AfD, [onun] iktisadi modelini mahvedecek; bu da korkunç, aynı zamanda iktisadi sonuçlar doğuracak.”
Kimya ve otomotiv sektörleri gibi kilit endüstrilerde yapılan büyük çaplı kesintiler, işçiler arasında iktisadi geleceğe dair endişeleri artırdı.
Perşembe günü geç saatlerde onaylanan Volkswagen’in yeniden yapılandırma planı gibi kapsamlı yeniden yapılanmalar, Saksonya-Anhalt dahil olmak üzere Almanya’nın çeşitli bölgelerinde domino etkisi yaratacak.
Dünya Basını2 hafta önceMilanovic uyardı: Dünya 1914 öncesine benzer bir uçurumun kenarında
Amerika2 hafta önceKıyamete beş kala – 1: Thiel, Deccal’i arıyor
Görüş1 hafta önceBişkek’te “Yeni Düzen” gerçeğe dönüşüp dönüşemeyeceğini görmek için toplanıyor
Avrupa2 hafta önceAlman tarihçi Kittel, savaştan Hitler’i değil Stalin’i sorumlu tuttu
Ortadoğu2 hafta önceSDG’nin feshi için yapılan anlaşmanın ayrıntıları
Dünya Basını2 hafta önce“Yapay zeka devasa bir aldatmaca”
Dünya Basını2 hafta önceİktisatçı Pettifor: Tarihte görülmemiş borç seviyeleri nedeniyle sistem çökecek
Rusya2 hafta önceRusya’da İHA üreticisi TulaDron’un yöneticisi Grigoryev tutuklandı












