Bizi Takip Edin

Rusya

AB, Rus petrolü için fiyat tavanını dondurmayı önerdi

Yayınlanma

Avrupa Komisyonu, Rus petrolüne uygulanan fiyat tavanının ocak ayına kadar mevcut seviyede tutulmasını önerdi. Komisyon Başkanı Ursula von der Leyen, Ortadoğu’daki savaşın yol açtığı piyasa dalgalanmaları nedeniyle mekanizmanın öngörüldüğü şekilde işlemediğini belirterek, düzenli güncellemenin geçici olarak durdurulmasını teklif etti.

Avrupa Komisyonu, Rus petrolüne yönelik fiyat tavanının ocak ayına kadar mevcut seviyede tutulmasını önerdi.

Teklif, Ortadoğu’daki savaşın ardından küresel petrol fiyatlarında yaşanan yükseliş nedeniyle Avrupa Birliği’nin her altı ayda bir gözden geçirdiği mekanizma kapsamında fiyat sınırını artırmak zorunda kalmasının önüne geçmeyi amaçlıyor.

Avrupa Komisyonu Başkanı Ursula von der Leyen, Rusya’ya yönelik 21. yaptırım paketini tanıtırken yaptığı açıklamada, fiyat tavanının mevcut seviyede bırakılmasını teklif etti.

Rus petrolü için fiyat tavanı ocak ayında varil başına 44,1 dolar olarak belirlenmişti. Mekanizma, Ural petrolünün piyasa fiyatının yüzde 15 altında olacak şekilde her altı ayda bir yeniden hesaplanmasını öngörüyor.

Von der Leyen, bu sistemin “Hürmüz Boğazı’nın kapanmasının yol açtığı türden piyasa sarsıntıları için tasarlanmadığını” söyledi.

Komisyon Başkanı, “Gelecek yılın ocak ayına kadar ayarlamayı durdurmayı öneriyoruz. Bu, Rusya’nın gelirleri üzerindeki baskıyı korurken petrol piyasalarına istikrar kazanması için zaman tanıyacak” dedi.

Brent petrolünün fiyatı mayıs sonundan bu yana varil başına 100 doların altında seyrediyor. Salı günü fiyatlar 91 dolara kadar geriledi.

Buna karşılık, Argus Media verilerine göre Ural petrolü son dönemde Karadeniz ve Baltık Denizi limanlarında ortalama yaklaşık 73,5 dolar seviyesinden sevk edildi.

AB yaptırımlarını ihlal etmek istemeyen Batılı şirketler, Rus petrolünü yalnızca belirlenen fiyat tavanı sınırları içinde satın alabiliyor. Ancak Rus petrolünün büyük bölümü, önemli kısmı yaptırım listelerinde bulunan gölge filo tankerleriyle taşınıyor.

Avrupa Komisyonu, 21. yaptırım paketi kapsamında bu filoya ait 30 ek tankere yaptırım uygulanmasını önerdi.

Paket ayrıca, daha önce petrol tankerleri için getirilen uygulamaya benzer şekilde, Rusya’ya sıvılaştırılmış doğalgaz (LNG) taşımacılığında kullanılabilecek gemilerin satışının yasaklanmasını öngörüyor.

Komisyon, bunun yanında ilk kez balıkçılık sektörüne yönelik yaptırımlar getirmeyi planlıyor. Ayrıca, diğer ülkelerde faaliyet gösterenler de dahil olmak üzere bankalar ve finans şirketlerini hedef alan şimdiye kadarki en kapsamlı kısıtlama paketini hazırladığını açıkladı.

Önerilen yaptırımların yürürlüğe girebilmesi için Avrupa Birliği’ne üye tüm ülkelerin onayı gerekiyor.

Rusya

Rusya’nın deniz yoluyla petrol ihracatında yeni rekor

Yayınlanma

Bloomberg’in incelediği tanker takip verilerine göre, Rusya’nın deniz yoluyla gerçekleştirdiği ham petrol ihracatı 2022 yılının başından bu yana en yüksek seviyeye ulaştı. Ancak küresel piyasalarda hammadde fiyatlarının gerilemesi nedeniyle, ülkenin ihracat gelirleri mart ayından bu yana en düşük seviyeye geriledi.

Rusya’nın deniz yoluyla yaptığı ham petrol ihracatı, 2022 yılının başlangıcından bu yana en yüksek seviyesine ulaştı.

Bloomberg’in tanker takip verilerine dayandırılarak aktardığı bilgilere göre, sevkiyat hacmindeki bu belirgin artışa rağmen, küresel petrol fiyatlarındaki düşüş Rusya’nın elde ettiği bütçe gelirlerinin gerilemesine yol açtı.

Veriler, 28 Haziran ile sona eren dört haftalık dönemde Rusya’nın deniz yoluyla günlük ortalama 4,13 milyon varil ham petrol ihraç ettiğini ortaya koydu.

Yalnızca son bir haftalık süreçte sevkiyat hacmi 32,39 milyon varile yükselirken, bu yüklemeler 43 tankerle gerçekleştirildi. Bir önceki hafta ise 38 gemiyle 28,79 millyon varil petrolün sevkiyatı yapılmıştı.

Diğer taraftan, alıcılara ulaştırılmak üzere denizde seyir halinde olan Rus petrolü miktarı, nisan ayının ortalarına kıyasla yaklaşık üçte bir oranında artış göstererek 133 milyon varile ulaştı.

Bu kargoların bir kısmının Mısır kıyılarında ve Singapur açıklarında beklediği bildirildi. Bloomberg analistlerine göre bu durum, ihraç edilen tüm petrol partileri için yeni alıcılar bulmanın giderek zorlaştığına işaret ediyor olabilir.

Fiyatlardaki düşüş gelirleri baskılıyor

Sevkiyat hacmindeki artışa rağmen, petrol ihracatından elde edilen kazançlarda gerileme kaydedildi. Yapılan hesaplamalara göre, son dört haftalık dönemde haftalık ortalama ihracat geliri 1,9 milyar dolar seviyesinde gerçekleşti.

Bu tutar, mart ayından bu yana kaydedilen en düşük haftalık gelir seviyesini temsil ediyor.

Gelirlerdeki bu düşüşün temel nedeni olarak küresel piyasalardaki fiyat gerilemesi gösteriliyor. Rusya’nın ana ihraç kalemi olan Urals petrolünün varil fiyatı, küresel endekslerdeki düşüşe paralel olarak yaklaşık 62 dolara geriledi.

Doğu Sibirya-Pasifik Okyanusu (ESPO) hattından yüklenen petrolün varil fiyatı ise 74 dolar seviyesine indi.

ABD ile İran arasındaki müzakerelerde ilerleme sağlanmasının ardından, Basra Körfezi ülkelerinden piyasaya sunulacak petrol miktarının artacağı beklentisi fiyatlar üzerinde baskı oluşturdu.

Asya pazarı liderliğini koruyor

Rus petrolünün en büyük alıcısı konumunu Asya pazarı sürdürüyor. Son dört haftalık dönemde bu bölgeye yönelik ortalama sevkiyat miktarı günlük 3,98 milyon varile ulaşarak 2022 yılının başından bu yana yeni bir rekor kaydetti.

Bloomberg, bazı tankerlerin henüz nihai varış limanlarını beyan etmediğini, ancak bu yüklerin önemli bir kısmının daha sonra Hindistan’a yönlendirilebileceğini aktardı.

İhracattaki artışın bir diğer nedeni olarak, Rusya içindeki petrol rafinerilerinin işleme kapasitelerindeki düşüş gösteriliyor. Rafinerilere gönderilmeyen ham petrolün doğrudan ihracata yönlendirilmiş olabileceği değerlendiriliyor.

Ajans daha önce yayımladığ analizlerde de deniz yoluyla yapılan ihracatın yüksek seviyelerde seyrettiğini bildirmişti.

O dönemde sevkiyat artışının, İran petrolünün piyasadaki varlığının artmasıyla birlikte Hindistan pazarında yaşanan rekabetten ve Rusya içindeki rafineri faaliyetlerinin azalmasından kaynaklandığı belirtilmişti. Fiziksel teslimat hacmi artsa da küresel fiyatlardaki zayıflık nedeniyle gelir artışının sınırlı kaldığı vurgulanmıştı.

Küresel piyasalarda beklentiler aşağı yönlü

Reuters ajansının dün yayımladığı anket sonuçlarına göre, analistler son beş aydır ilk kez petrol fiyatlarına yönelik tahminlerini aşağı yönlü revize etti.

Uzmanlar bu durumu, Hürmüz Boğazı’ndaki deniz trafiğinin normale dönmesiyle tedarik kesintilerine dair endişelerin azalmasına, Basra Körfezi ülkelerinin ihracatının kademeli olarak toparlanacağına yönelik beklentilere ve OPEC+ koalisyonunun üretim artışına bağladı.

Çin’den gelen talebin beklentilerin altında kalması da piyasa üzerinde ek bir baskı unsuru oluşturuyor.

Ayrıca, ABD’nin Hürmüz Boğazı üzerindeki blokajı kaldırmasının ardından, İran ve diğer körfez ülkelerinin petrol ihracatını hızla artırdığı biliniyor.

İran petrolünün Çin pazarındaki satıcılarının da artan arz nedeniyle fiyatlarda indirime gittiği belirtiliyor.

Okumaya Devam Et

Rusya

Sberbank CEO’su Gref’ten Rusya Merkez Bankası’na faiz çağrısı

Yayınlanma

Rusya’nın en büyük bankası Sberbank’ın Yönetim Kurulu Başkanı German Gref, mevcut aşırı yüksek faiz oranlarıyla ülke ekonomisinin uzun süre varlığını sürdüremeyeceğini belirterek Merkez Bankası’na faiz indirme çağrısı yaptı. Yatırımlardaki sert düşüşe ve enflasyonun kaynağına dikkat çeken Gref, para politikası araçlarıyla piyasa dışı etkenlerle mücadele edilmesini rasyonel bulmadığını ifade etti.

Rusya’nın en büyük devlet bankası Sberbank’ın Yönetim Kurulu Başkanı German Gref, bankanın salı günü gerçekleştirilen yıllık hissedarlar kurulunda yaptığı konuşmada, ülke ekonomisinin Rusya Merkez Bankası’nın mevcut faiz oranlarıyla uzun süre yoluna devam edemeyeceğini açıkladı.

Gref, konuya ilişkin değerlendirmesinde, “Ekonomi, aşırı yüksek faiz oranları altında uzun süre var olamaz. Reel faiz oranlarımız yüzde 10 seviyesinde; yani bu, Merkez Bankası’nın politika faizinden mevcut enflasyonun düşülmesiyle elde edilen orandır” ifadelerini kullandı.

Bu tür yüksek oranların ekonomiyi soğutmak amacıyla ancak kısa bir süre için uygulanabileceğine inandığını dile getiren Gref, “Bugün gördüğümüz tablo, bana göre son derece açık bir şekilde ekonomiyi zaten gereğinden fazla soğuttuğumuzu gösteriyor. Bu nedenle faiz oranının düşürülmesi gerekiyor” dedi.

Yatırımlarda küresel krizden bu yana en sert düşüş

Rusya Federal İstatistik Servisi (Rosstat) verilerine göre, ülkenin gayri safi yurtiçi hasılası (GSYH) yılın ilk çeyreğinde yıllık bazda yüzde 0,2 oranında gerileyerek son üç yılda ilk kez düşüş kaydetti.

Aynı dönemde yatırımlarda yaşanan yüzde 14,3 oranındaki gerileme ise 2009 yılından bu yana görülen en büyük düşüş olarak kayıtlara geçti. Ülkede yatırımlar geçtiğimiz yıl da yüzde 2,3 oranında küçülerek, 2015 yılından bu yana en sert, pandeminin yaşandığı 2020 yılından bu yana ise ilk daralmasını yaşamıştı.

Sberbank CEO’su Gref, bu olumsuz tablonun, parasal etkenlerden ziyade dış faktörlerden kaynaklanan enflasyonla mücadele edilmesinin bir sonucu olduğunu düşünüyor.

Ülkede son bir haftada perakende benzin ve motorin fiyatları sırasıyla yüzde 3 ve yüzde 2,7 oranında yükselirken, yılbaşından bu yana yaşanan artış yüzde 10 sınırına yaklaştı. Rusya Merkez Bankası bu durumu 19 Temmuz’daki faiz kararında dikkate aldığını belirtirken, 24 Temmuz’daki bir sonraki toplantıda da değerlendireceğini duyurdu.

Ukrayna’ya ait insansız hava araçlarının Rus petrol rafinerilerini hedef alması sonucu üretim kapasitesinin bir kısmının devre dışı kalmasıyla tetiklenen akaryakıt krizinin faiz oranlarıyla çözülemeyeceğini vurgulayan Gref, şu değerlendirmede bulundu:

“Piyasa bağlamının dışında gelişen tek seferlik faktörlerle para politikası önlemleri aracılığıyla mücadele etmeye çalışmak, bana göre tamamen mantıksız bir yaklaşımdır.”

Bu yöntemin ekonomi üzerinde yalnızca çok büyük bir durgunluk baskısı yarattığını söyleyen Gref, bu baskının ancak politika faizinin düşürülmesiyle hafifletilebileceğini belirterek, “Faiz oranı, işletmelerin yatırım faaliyetlerinin kilidini açacak anahtardır” dedi.

Rusya Merkez Bankası temmuzda büyüme tahminini düşürebilir

Bütçe açığını kapatma çabaları enflasyonu besliyor

Ancak Gref’in “tek seferlik” olarak nitelendirdiği faktörlerin sürekli hale gelmesi dikkat çekiyor. Katma Değer Vergisi’nin (KDV) yüzde 20’den yüzde 22’ye yükseltilmesi ocak ayında enflasyonda ani bir sıçramaya yol açarken, ekim ayında da tarifelerde yüzde 11,9 oranında bir artış yapılması planlanıyor.

Yetkililer ayrıca, askeri harcamalar nedeniyle genişleyen bütçeyi dengeleyebilmek adına vergileri, harçları ve geri dönüşüm bedellerini artırmaya devam ediyor.

Ekonomideki sorunlar için genellikle Merkez Bankası ve onun uyguladığı yüksek faiz politikası suçlansa da ekonomist Konstantin Sonin, savaşın başlamasından bu yana ülkede yaşanan gelişmelerin aslında Vladimir Putin’in kararları doğrultusunda şekillendiğini belirtiyor.

Sonin, süreci şu sözlerle açıklıyor:

“Maddi kaynaklar, halkın tüketiminden çekilerek füzelerin, tankların, insansız hava araçlarının üretimine ve bu üretim için gerekli ithal parçaların tedarikine yönlendiriliyor. Ortada yeni bir kaynak artışı söz konusu değil; Rusya ekonomisi bir bütün olarak savaş döneminde, savaş öncesine kıyasla daha az üretim gerçekleştiriyor.”

Sonin, Merkez Bankası’nın savaş dönemindeki rolünün, yalnızca bu fiili ekonomik dinamikleri muhasebe düzeyinde resmileştirmekten ibaret olduğunu vurguluyor.

Ekonomi bilimleri doktoru Vladislav İnozemtsev de faiz oranlarında indirime gidilse dahi bu yıl herhangi bir ekonomik büyümeden bahsetmenin mümkün olamayacağı görüşünü paylaşıyor.

İnozemtsev, bu yıl Rusya GSYH’sinin yaklaşık yüzde 1 oranında küçülmesini, yatırımların ise yüzde 6 ile 8 arasında daralmasını bekliyor.

Rusya’da akaryakıt krizi: Perakende fiyatları ilk kez 100 rubleyi aştı

Okumaya Devam Et

Rusya

Rusya’da üç bölgede yakıt satışlarına sınırlama

Yayınlanma

Ukrayna’ya ait insansız hava araçlarının Rus petrol rafinerilerini hedef almasının ardından Rusya genelinde yakıt krizi derinleşiyor. Üç bölgede yüksek alarm durumuna geçilirken, ülke genelinde 40 bölgede akaryakıt satışlarına sınırlama getirildi.

Ukrayna insansız hava araçlarının petrol rafinerilerine düzenlediği saldırıların ardından ortaya çıkan akaryakıt krizinin gölgesinde, Rusya’nın çeşitli bölgelerinde yüksek alarm durumuna geçilmeye başladı.

Yakıt sıkıntısıyla mücadele kapsamında ilk olarak 25 Haziran günü Transbaykal Krayı idaresi bu yönde bir karar alarak bireysel tüketicilere benzin satışını araç başına 15 litreyle sınırlandırdı.

Benzer bir adım 28 Haziran günü İrkutsk Oblastı tarafından atıldı. İrkutsk Valisi İgor Kobzev, kararın gerekçesini açıklarken “Bu uygulama, acil bir durumun önüne geçebilmek adına atılması zorunlu bir adımdır” ifadesini kullandı.

Bölgedeki devlet kontrolündeki Rosneft istasyonlarında araç başına 50 litrelik benzin sınırı getirilirken, diğer özel akaryakıt istasyonlarına da kendi bünyelerinde daha katı kısıtlamalar uygulama yetkisi tanındı.

Bu tedbirlerin ardından 30 Haziran günü Penza Oblastı Valisi Oleg Melniçenko da bölgede yüksek alarm durumuna geçildiğini bildirdi.

Melniçenko, kararın amacını “Temel hedefimiz, yakıt ve enerji sektörü de dahil olmak üzere acil müdahale ekiplerinin ve sosyal açıdan kritik öneme sahip tesislerin kesintisiz çalışmasını güvence altına almaktır” sözleriyle aktardı.

Penza Oblastı sınırları içerisinde 23 Haziran tarihinden bu yana araç başına en fazla 100 litre benzin ve en fazla 200 litre dizel yakıt alınmasına izin veriliyor.

Rusya yasalarına göre yüksek alarm durumu ilanı, diğer tedbirlerin yanı sıra seçimlerin ertelenmesine de olanak tanıyor. Daha önce Rusya güvenlik birimlerinin, Devlet Başkanı Vladimir Putin’i parlamento seçimlerini ertelemesi yönünde ikna etmeye çalıştığı belirtiliyordu.

Rusya hükümetinden rafineri saldırıları sonrası düşük standartlı yakıt adımı

Ancak Putin, seçimlerin yapılmasına ilişkin kararnameyi imzalamış ve iktidardaki Birleşik Rusya Partisinin kongresinde oylamanın eylül ayı sonunda gerçekleştirileceğini açıklamıştı.

Haziran ayı sonu itibarıyla Rusya genelindeki 40 bölgede akaryakıt dağıtımına yönelik kısmi ya da tam kısıtlamalar resmen yürürlüğe girdi.

Yakıt yetersizliğinden etkilenen bölge sayısının ise 80’i aştığı bildiriliyor. Bu gelişmeler üzerine Rusya hükümeti benzin ithalatını artırma kararı alırken, çevre standartları daha düşük olan Euro-2, Euro-3 ve Euro-4 sınıfı yakıtların üretimine yeniden izin verilmesini tartışmaya açtı.

Rusya genelinde Euro-2 sınıfı yakıt satışı 2013 yılından bu yana yasaklanmış durumda bulunuyor ve bu yakıtın modern otomobillerin motor aksamı için risk teşkil edebileceği belirtiliyor.

Ukrayna ordusu, bahar aylarında Rus petrol rafinerilerine yönelik hava saldırılarını yoğunlaştırmış ve mayıs ayında 16 tesisi hedef alarak tarihinin en yüksek saldırı sayısına ulaşmıştı.

Bu saldırılar neticesinde Rusya’nın günlük benzin üretimi yüzde 25 oranında gerileyerek 85 bin tona düştü. Rusya ekonomisinin yaz aylarındaki günlük benzin tüketim ihtiyacı ise ortalama 110 bin ton seviyesinde seyrediyor.

Enerji sektörü analiz kuruluşu Energy Intelligence uzmanları konuya ilişkin değerlendirmelerinde “Ukrayna’nın Rus enerji sektörünü hedef alan operasyonları büyük çaplı hasara yol açtı ve bu durum ülkeyi tarihinin en ağır yakıt krizine doğru sürüklüyor” tespitinde bulundu.

Okumaya Devam Et

Çok Okunanlar

English