Amerika
ABD petrol rezervleri 2004’ten bu yana en düşük seviyede

İran savaşının enerji üzerindeki etkileri artarken ABD petrol rezervleri 2004’ten bu yana en düşük seviyesine geriledi.
Öte yandan ülkeler bu duruma uyum sağlamanın yollarını arıyor. Semafor’un iklim ve enerji editörü, tarihin en büyük arz kesintisinden kaynaklanan enerji şokunun “oldukça hafif” hissedildiğini savundu.
Bir stratejist, Çin’in petrol ithalatındaki düşüşün “petrol piyasasının geri kalanını koruduğunu” belirtirken, yeni bir Boston Fed araştırması, yurtiçi petrol üretiminin artması nedeniyle ABD üzerindeki etkilerin 1970’lerin enerji krizinden daha az belirgin olduğunu gösterdi.
Boston Fed araştırmacıları dün (4 Haziran) yayınlanan çalışmada, İran Savaşı’nın yol açtığı türden bir petrol şokunun, kişisel tüketim harcamaları fiyat endeksini takip eden yıl içinde 1,5 puan artıracağını, buna karşılık 1970’lerde bu artışın 2,2 puan olduğunu belirtti.
Araştırmacılar, 1970’lerde böyle bir şok karşısında istihdam artışının 1,8 puan azalmış olacağını, ancak bu etkinin “son yıllarda büyük ölçüde ortadan kalktığını” belirtti.
Yazarlar için bu, “para politikasının istihdam etkilerinden ziyade petrol şoklarıyla bağlantılı enflasyon etkilerine daha fazla odaklanması gerektiği” anlamına geliyor.
Bunun nedenlerinden biri de “daha sınırlı istihdam etkilerinin, yüksek petrol fiyatlarının enflasyonist etkisini dengelemek için daha az deflasyonist baskı yaratabileceği.”
Araştırmaya göre, artan enerji maliyetlerinin istihdam üzerindeki etkisi şu anda sınırlı kalıyor; zira petrol üretiminin yoğunlaştığı eyaletler (örneğin New Mexico, Kuzey Dakota, Alaska, Oklahoma ve Teksas) diğer eyaletler istihdam kaybı yaşarken bile istihdam artışı kaydedebiliyor.
Boston Fed araştırmacıları, mevcut petrol şoku gibi bir senaryoda Teksas’ta göreceli istihdam artışının yaklaşık 1,7 puan artabileceğini, buna karşılık Massachusetts’te ise göreceli istihdamın yaklaşık 0,4 puan düşebileceğini tespit etti.
Obama döneminde ABD Hazine yetkilisi olan Christopher Smart, New York Times için kalame aldığı makalede, “Dünya, Körfez’den deniz yoluyla yapılan ihracat olmadan yaşamayı öğreniyor,” dedi.
Öte yandan savaş, Asya ve Avrupa’yı yenilenebilir enerjiye geçişlerini hızlandırmaya zorladı. Bloomberg makalesinde, özellikle Körfez LNG’sine bağımlı Filipinler gibi ülkelerde hanelerin kendi mülklerine güneş panelleri yerleştirerek elektrik üretimine başladığı yazılıyor
Amerika
ABD’de Anthropic ile yazarlar 1,5 milyar dolara uzlaştı

ABD’de federal mahkeme, yapay zeka şirketi Anthropic ile eserlerinin izinsiz kullanıldığını savunan yazarlar arasındaki 1,5 milyar dolarlık toplu dava uzlaşı anlaşmasını onayladı. San Francisco’daki mahkemenin kararıyla sonuçlanan süreç, yapay zeka telif davalarında ABD tarihindeki ilk büyük uzlaşı adımı oldu.
San Francisco’daki federal mahkeme, yapay zeka şirketi Anthropic ile Claude adlı sohbet botunun eğitiminde kitaplarının haksız şekilde kullanıldığını öne süren yazarlar grubu arasındaki toplu davada varılan 1,5 milyar dolarlık uzlaşı anlaşmasını onayladı.
RHak sahiplerinin teknoloji şirketlerine açtığı onlarca dava arasında, ABD’de büyük bir uzlaşıyla sonuçlanan ilk önemli dava olma özelliği taşıyor.
Yazarlar davayı 2024 yılında açmış ve Anthropic şirketini, yapay zeka modelini eğitmek amacıyla kitaplarının korsan versiyonlarını gerekli izinleri almadan kullanmakla suçlamıştı.
Reuters’ın haberine göre Anthropic Genel Müdür Yardımcısı Aparna Sridhar, konuya ilişkin yaptığı açıklamada, “Bu anlaşmaya 2025 yılında ulaştık. Anlaşma, yapay zekanın kitaplar üzerinden eğitilmesinin telif hakkı yasası uyarınca adil kullanım sayıldığına dair ve bugün de geçerliliğini koruyan dönüm noktası niteliğindeki mahkeme kararının ardından geldi” ifadelerini kullandı.
Davacı yazarların avukatı Justin Nelson ise gelişmeyi “tarihi bir uzlaşı” olarak nitelendirdi. Nelson, Anthropic ile varılan anlaşmanın telif hakları alanında tarihin en büyük parasal tazminatı olarak kabul edilebileceğini söyledi.
Öte yandan, bazı yazarlar ve yayıncılar toplu davaya katılmayı reddederek Anthropic aleyhine müstakil davalar açtı. Şirkete yönelik bu bireysel davaların yargı süreçleri halen devam ediyor.
Daha önceki süreçte Anthropic, mart ayında ABD Savunma Bakanlığının kendisini ulusal güvenlik gerekçesiyle kara listeye alma girişimine karşı Pentagon’a dava açmıştı.
Haziran ayında ise ABD hükümeti, şirketin en gelişmiş yapay zeka modelleri olan Fable 5 ve Mythos 5’e yönelik yabancı kullanıcıların erişimini engelleme kararı almıştı.
ABD’li yatırımcı ve ABD Başkanı Bilim ve Teknoloji Danışmanları Konseyi Eş Başkanı David Sacks, söz konusu kısıtlama kararının, modellerdeki entegre güvenlik mekanizmalarının aşılabilme ihtimalinin tespit edilmesi üzerine alındığını açıklamıştı.
Bu karardan iki hafta sonra ABD hükümeti, en güçlü yapay zeka modeli olan Mythos 5’e erişim yetkisini, aralarında büyük şirketlerin ve devlet kurumlarının da yer aldığı belirli Amerikan kuruluşları için yeniden açmıştı.
Amerika
Google, Gemini için yüksek verimli yeni bir yapay zeka çipi geliştiriyor

Google’ın Gemini modellerini daha verimli çalıştırmak amacıyla “Frozen v2” kod adlı yeni bir sunucu çipi geliştirdiği bildirildi. Enerji birimi başına üretilen yapay zeka jetonu ölçeğinde mevcut işlemcilere göre 6 ila 10 kat yüksek verimlilik sunması beklenen donanımın 2028 yılında üretime girmesi planlanıyor.
Alphabet şirketinin, Gemini yapay zeka modellerini çok daha verimli hale getirmek amacıyla kendi bünyesinde yeni bir işlemci tasarladığı ve yapay zeka altyapısında önemli bir adım atmaya hazırlandığı öne sürüldü.
Teknoloji firmalarının kendi özel çiplerini geliştirmeyi küresel yapay zeka yarışında stratejik bir avantaj olarak görmesi, bu alandaki rekabeti donanım boyutuna taşıyor.
The Information portalının haberine göre Google, şirket içinde “Frozen v2” adıyla bilinen bir sunucu çipi geliştiriyor ve bu çipi 2028 yılında üretime sokmayı hedefliyor.
Projeye yakın kaynaklar, söz konusu işlemcinin Google’ın mevcut yapay zeka çiplerinden çok daha yüksek bir performans göstermesinin beklendiğini aktardı.
Yeni donanımın, tüketilen her birim güç başına üretilen yapay zeka jetonu (token) miktarı esas alındığında, mevcut işlemcilere kıyasla 6 ila 10 kat arasında daha yüksek bir verimlilik sağlayabileceği belirtiliyor.
Google, bahsi geçen özel proje hakkında doğrudan bir yorumda bulunmasa da yeni donanım tasarımlarını araştırmanın uzun vadeli yapay zeka stratejisinin temel bir parçası olduğunu kabul etti.
TechCrunch’a açıklama yapan bir Google sözcüsü, “Ekiplerimiz, kullanıcılarımıza ve müşterilerimize maksimum performans ile verimlilik sunmak adına sürekli olarak yeni yenilikleri araştırıyor ve deniyor” dedi.
Sözcü ayrıca, “Her projemiz üretime geçmese de bu titiz araştırma süreci, tam kapsamlı yaklaşımımızın merkezinde yer alıyor. Donanım ve yazılımımızı en temelden birlikte tasarlayarak, sistemlerimizin entegre olmasını ve gerçek dünya iş yükleri için son derece optimize edilmesini sağlıyoruz” ifadelerini kullandı.
Bu gelişme, büyük yapay zeka şirketlerinin tamamen üçüncü taraf donanımlara bağımlı kalmak yerine kendi yazılımlarına özel olarak uyarlanmış çipler tasarlama eğiliminin arttığını gösteriyor.
Özel olarak geliştirilen işlemciler, performansı artırmanın ve işletme maliyetlerini düşürmenin yanı sıra şirketlere giderek karmaşıklaşan yapay zeka modellerini eğitmek ve yayına almak için ihtiyaç duyulan bilgi işlem altyapısı üzerinde daha fazla kontrol imkanı tanıyor.
Bu hamleler, yapay zeka bilgi işlemine yönelik talebin arzı geride bırakmaya devam ettiği bir dönemde gerçekleşiyor.
Nvidia, yapay zeka hızlandırıcı pazarında hakim tedarikçi konumunu korurken, bu baskın pazar pozisyonu diğer teknoloji devlerini tek bir satıcıya olan bağımlılıklarını azaltmak amacıyla alternatif donanım platformlarına büyük yatırımlar yapmaya teşvik ediyor.
Alphabet bu çabayı gösteren tek şirket konumunda değil. OpenAI, kendi yapay zeka donanım ekosistemini geliştirme yolunda önemli bir adım atarak haziran ayında “Jalapeño” adını verdiği ilk özel çıkarım (inference) çipini tanıtmıştı.
Yakın zamanda paylaşılan diğer bilgiler ise Anthropic şirketinin, Claude modellerini destekleyen altyapıyı genişletirken Samsung ile potansiyel bir çip üretim ortaklığı olasılığını araştırdığına işaret ediyor.
Verimlilik, yapay zeka sektörü genelinde giderek daha kritik bir kriter haline geldi.
Şirketler veri merkezlerini genişletmek ve gelişmiş donanımlar satın almak için milyarlarca dolar harcarken, yatırımcılar sadece daha fazla bilgi işlem gücü elde edilmesine değil, bu yatırımların sürdürülebilir finansal geri dönüşler sağlayıp sağlayamayacağına odaklanıyor.
Bu inceleme ve beklentiler özellikle Alphabet üzerinde yoğunlaşmış durumda.
Google, bu yılın başlarında altyapı, araştırma ve bulut kabiliyetlerine taahhüt edilen sermayenin boyutunu gözler önüne serecek şekilde, daha geniş kapsamlı yapay zeka genişleme stratejisinin bir parçası olarak 180 milyar ile 190 milyar dolar arasında bir yatırım planı açıklamıştı.
Frozen v2 projesine ilişkin haberlerin, şirketin bu hafta yapacağı kazanç açıklaması öncesinde yatırımcılara güven verdiği görüldü.
Alphabet hisseleri, haberin yayımlanmasının ardından pazartesi günkü işlemlerde yaklaşık yüzde 3 değer kazandı. Bu yükseliş, daha verimli bir yapay zeka işlemcisi beklentisinin piyasa tarafından olumlu karşılandığını gösteriyor.
Geliştirilen çipin piyasaya sürülmesine henüz birkaç yıl bulunmasına rağmen, bu proje yapay zeka alanındaki rekabetin yazılım sınırlarının çok ötesine geçtiğini net bir şekilde ortaya koyuyor.
Yapay zeka çağında başarının, yalnızca yetenekli modeller inşa etmeye değil, aynı zamanda bu modelleri verimli, ekonomik ve ölçeklenebilir şekilde çalıştırmak için gereken özel donanımları geliştirmeye de bağlı olacağı öngörülüyor.
Amerika
ABD kamuoyundan Donald Trump’ın İran savaşına rekor tepki

The Economist dergisinin haberine göre yapılan son anketler, İran ile yürütülen savaşın anket kayıtlarının tutulmaya başlandığı dönemden bu yana ABD tarihindeki en popülerlikten uzak çatışma olduğunu ortaya koyuyor. Ateşkesin bozulmasıyla birlikte seçmenlerin büyük çoğunluğu savaşın uzun süreceğini öngörürken, tırmanan akaryakıt fiyatları ve net bir çıkış stratejisinin bulunmaması iktidardaki Cumhuriyetçi Partiyi yaklaşan ara seçimlerde ciddi bir yenilgi riskiyle karşı karşıya bırakıyor.
ABD’de, İran ile aeşkes sürecinin bozulmasıyla birlikte Amerikan seçmenlerinin savaşa olan inancı hızla tükeniyor.
Reuters/Ipsos tarafından gerçekleştirilen araştırmaya göre, katılımcıların beş de dördü çatışmaların uzun bir süre daha devam edeceğini öngörüyor.
The Economist/YouGov anketine katılanların yaklaşık yarısı ise savaşın bir yıl veya daha uzun süreceğini tahmin ediyor. Kamuoyunda bu sürece verilen destek hızla erirken, Trump’ın İran’a saldırma kararına yönelik net onay oranı eksi yüzde 30 seviyesine kadar geriledi.
Vietnam Savaşı’nın kamuoyunda bu derece tepki toplaması altı yıl sürmüşken, İran savaşının altı ay içinde aynı seviyede reddedilmesi dikkati çekiyor.
The Economist dergisine konuşan Virginia Üniversitesinden Larry Sabato, savaşın gördüğü tepkinin derinliğinden ziyade bu tepkinin ne kadar hızlı oluştuğuna işaret ediyor.
Sabato, İran savaşının anketlerin yapılmaya başlandığı tarihten bu yana Amerikan halkı nezdinde en az destek bulan çatışma olduğunu ve bu durumun ilk günden itibaren geçerliliğini koruduğunu vurguluyor. Sürecin uzamasının maliyetleri artıracağını belirten Sabato, bu durumun Trump ve Cumhuriyetçi Partiye ara seçimlerde siyasi bir fatura olarak döneceğini öngörüyor.
Geçmişteki askeri müdahalelerde ilk dönemlerde yüksek olan kamuoyu desteği zamanla erime gösteriyordu. Örneğin, ABD’nin 2001 yılında Afganistan’da Taliban’a yönelik başlattığı operasyon ilk başta halkın yaklaşık yüzde 90’ının desteğini almıştı.
Dönemin Başkanı George W. Bush, 11 Eylül saldırılarını gerçekleştiren teröristleri barındırdığı gerekçesiyle Taliban’a karşı net bir gerekçe sunmuştu.
Gallup verilerine göre, 2 binden fazla ABD askerinin öldüğü ve 20 bin askerin yaralandığı bu işgale verilen desteğin yüzde 50’nin altına düşmesi 13 yıl sürmüştü.
Ekonomik etkiler seçmenin cebini doğrudan vuruyor
Trump’ın İran savaşında şimdiye kadar 17 ABD askeri hayatını kaybetti. Bu sayı askeri açıdan düşük görünse de savaşın ekonomik yansımaları seçmenlerin günlük yaşamını doğrudan ve hızlı bir şekilde etkiledi.
Operasyonlar öncesinde açık olan Hürmüz Boğazı’nın kapanması akaryakıt fiyatlarını tırmandırdı. Trump, bölgedeki askeri ablukayı kırmak adına ordu gücü sayesinde petrol akışının her zamankinden daha yoğun olduğunu ileri sürse de somut veriler bu iddiayı desteklemiyor.
Brent petrolün varil fiyatı temmuz başından bu yana 72 dolardan 88 dolara kadar tırmandı. ABD’de savaş öncesinde 3 dolar olan galon başına benzin fiyatı da yaklaşık 4 dolar seviyesine ulaştı.
Gallup verilerine göre, geçmişte yoğun Amerikan kara birliklerinin katıldığı Vietnam Savaşı seçmenler tarafından ülkenin en önemli sorunu olarak görülüyordu.
İran savaşı için doğrudan bu tanımlama yapılmasa da seçmenler anketlerde en büyük endişelerinin yüksek yaşam maliyeti ve yetersiz liderlik olduğunu belirtiyor. Bu durum, görece az can kaybı yaşanmasına rağmen İran savaşının Cumhuriyetçiler için büyük bir seçim problemine dönüşebileceğini gösteriyor.
Savaşa yönelik destek siyasi eğilimlere göre de keskin bir şekilde ayrışıyor. Demokrat seçmenler arasında savaşı onaylama oranı net eksi yüzde 84, bağımsızlar arasında ise eksi yüzde 52 seviyesinde seyrediyor.
Girişimi destekleyen tek büyük grup olan ve Trump’ı destekleyen “MAGA” Cumhuriyetçileri arasında onay oranı yüzde 72 olsa da bu grupta da kırılmalar yaşanıyor.
Washington Post/Ipsos anketine göre, Trump destekçilerinin yarıdan fazlası ilk kez onun çalışma performansını “güçlü” yerine sadece “kısmen” onayladığını belirtiyor.
Kendini bu grubun dışında tanımlayan Cumhuriyetçiler arasında ise savaşa destek nisan ayındaki artı yüzde 26 seviyesinden net eksi yüzde 25’e geriledi.
Kongre’de bütçe tartışmaları
Demokrat siyasetçiler, yaşanan bu gelişmeler üzerine muhalefet tonunu sertleştiriyor. Pentagon’un bütçesini denetlemek üzere aday gösterilen Jules Hurst’ün 14 Temmuz’daki onay oturumunda Demokrat senatörler, hükümeti savaşın maliyetini düşük göstermekle suçladı.
Pentagon savaşın maliyetini, büyük kısmı harcanan mühimmat ve yakıt masraflarından oluşan 30 milyar dolar civarında açıklıyor.
Michigan Senatörü Elissa Slotkin ise Amerikan üslerinin onarım maliyetleri ve tüketicilerin uğradığı zararlar eklendiğinde gerçek maliyetin bu rakamın altı katından fazla olduğunu tahmin ettiğini belirtti. Slotkin ayrıca, Pentagon’un Trump’ın oğullarının çıkarlarının bulunduğu şirketlerle olan ticari ilişkilerini de eleştirdi.
New York’taki çekişmeli bir bölgeden seçilen ve koltuğunu korumaya çalışan Cumhuriyetçi Kongre Üyesi Mike Lawler ise muhalefetin eleştirilerini “saçmalık” olarak nitelendiriyor.
Lawler, Trump’ın İran’ın nükleer programı ve terör gruplarına verdiği desteğin oluşturduğu tehdidi ortadan kaldırmak için zor ama gerekli bir karar aldığını savunuyor.
Sürecin ne kadar süreceğini bilmediğini söyleyen Lawler, İran rejiminin güvenilmez olduğunu ve sadece askeri güçten anlayacağını ileri sürüyor. Lawler’ın seçimlerdeki Demokrat rakibi olan eski asker Cait Conley ise Trump’ın ABD’yi net askeri hedefleri ve çıkış stratejisi olmayan bir çatışmanın içine sürüklediğini ifade ediyor.
The Economist dergisinin ara seçim tahmin modeline göre, Lawler’ın kasım ayındaki seçimlerde koltuğunu kaybetme olasılığı yüzde 68 olarak hesaplanıyor.
Aynı model, Demokratların Temsilciler Meclisi’nde çoğunluğu ele geçirme ihtimalini yüzde 82, Senato’yu kontrol etme şansını ise yüzde 45 olarak öngörüyor.
Carnegie Vakfından Aaron David Miller, Trump’ın İran’dan çıkış konusunda yaşadığı zorlukların, eski ABD Başkanı Lyndon Johnson’ın Vietnam Savaşı için sarf ettiği “Kendimi Teksas otoyolunda dolu fırtınasına yakalanmış bir otostopçu gibi hissediyorum. Kaçamıyorum, saklanamıyorum ve bunu durduramıyorum” sözlerini anımsattığını belirtiyor.
Görüş2 hafta önceAnkara’nın ikinci zirvesi: 22 yılın ardından NATO, kuralları yeniden yazan bir Türkiye’ye dönüyor
Diplomasi2 hafta önceNATO ülkeleri, milyarlarca dolarlık savunma anlaşması açıkladı
Amerika2 hafta önceNATO 3.0’un mucidi: Elbridge Colby
Dünya Basını2 hafta önceABD, Venezuela’daki depremi fırsata çeviriyor
Asya2 hafta önceXi, bilim ve teknoloji inovasyonuyla Çin modernleşmesinin ilerletilmesi çağrısı yaptı
Diplomasi1 hafta önceFT: Çin’e bağımlılığı azaltmanın Batı’ya maliyeti 23 trilyon doları aşabilir
Diplomasi2 hafta önceNATO liderleri Ankara Deklarasyonu’nu kabul etti
Diplomasi2 hafta önceAnkara’daki NATO zirvesinde hangi silah anlaşmaları yapıldı?










