Amerika
ABD rafinerileri tam kapasite sınırında çalışıyor

Financial Times, ABD’deki petrol rafinerilerinin küresel yakıt arzındaki daralma nedeniyle kapasite sınırında çalıştığını, olası bir arıza ya da kasırganın hem ABD’de hem de dünya genelinde ciddi arz sorunlarına yol açabileceğini yazdı. Gazeteye göre ihracattaki artış piyasayı şimdilik dengelese de uzmanlar bu durumun kalıcı çözüm sunmadığı uyarısını yaparken, Stratejik Petrol Rezervi’nin önemli bölümünün de kullanılamaz durumda olduğu kaydedildi.
ABD’deki petrol rafinerileri, Ortadoğu ve Ukrayna’daki çatışmaların küresel yakıt arzını daraltması nedeniyle kapasite sınırında üretim yapıyor.
Financial Times’ın haberine göre bu yüksek üretim seviyesi, herhangi bir teknik arıza ya da doğal afet halinde ağır sonuçlar doğurabilecek kırılgan bir tablo ortaya koyuyor.
ABD Enerji Enformasyon İdaresi’nin (EIA) verileri, ülke genelindeki rafinerilerin kapasitesinin yüzde 96’sını kullandığını gösteriyor. Orta Batı ile Kayalık Dağlar bölgelerindeki tesislerde ise kapasite kullanım oranı yüzde 100’e ulaştı.
İran’ın Hürmüz Boğazı’nı kapatmasının ardından ABD’li enerji şirketleri, başta dizel ve jet yakıtı olmak üzere petrol ürünleri ihracatını rekor düzeye çıkardı. Rafinerilerin yüksek kapasiteyle üretim yapması, iç ve dış pazara kesintisiz yakıt akışını sürdürürken Valero ile Marathon Petroleum gibi şirketlerin hisselerine de destek verdi.
Söz konusu şirketlerin hisseleri yıl başından bu yana yaklaşık iki kat değer kazandı.
Goldman Sachs daha önce petrol fiyatlarının 2026 sonuna kadar varil başına 120 doların üzerine çıkabileceği koşulları değerlendirmişti.
Buna karşın analistler, ekipman arızası ya da kasırga gibi herhangi bir kesintinin, zaten yüksek enerji maliyetleriyle karşı karşıya olan tüketiciler üzerinde küresel ölçekte ağır baskı oluşturacağı uyarısında bulundu.
Rabobank enerji stratejisti Joe DeLaura, “ABD’den artan ihracat yardımcı oluyor ama bu yalnızca ciddi bir kurşun yarasına yapıştırılmış bir yara bandı” dedi.
DeLaura, “Açığı kapasitemizin sınırında çalışarak telafi etmeye çalışıyoruz ancak bu da herhangi bir rafineri duruşunun son derece ağır sonuçlar doğuracağı anlamına geliyor” ifadelerini kullandı.
ABD Başkanı Donald Trump ilkbaharda petrol fiyatlarındaki yükselişi sınırlamak amacıyla Stratejik Petrol Rezervi’ni devreye sokacaklarını açıklamıştı.
ABD Enerji Bakanlığı, toplam 172 milyon varillik rezervin piyasaya sunulacağını duyurmuştu. Washington, bu miktarın yaklaşık yüzde 77’sini piyasaya sürdü.
Temmuz ayında Hükümet Hesap Verebilirlik Ofisi, Stratejik Petrol Rezervi’ndeki toplam stokların yaklaşık yüzde 25’ine fiilen erişilemediğini bildirdi.
Teksas’taki Big Hill depolama tesisi, ham petrol pompaları, boru hatları ve kontrol sistemlerinin yenilenmesi nedeniyle hizmet veremiyor.
Louisiana’nın güneyindeki Bayou Choctaw ve West Hackberry yer altı ham petrol depolarında da rezervlerin yeniden doldurulması ciddi kısıtlarla karşı karşıya.
Tuzlu formasyon sularının bertarafındaki sorunlar ve kritik düzeye inen yer altı su seviyesi bu tesislerin dolum kapasitesini sınırlandırıyor.
Amerika
Beyaz Saray, Moonshot AI’ı Anthropic modelini damıtmakla suçladı

Beyaz Saray’ın üst düzey teknoloji yetkilisi Michael Kratsios, Çin merkezli Moonshot AI’ın Anthropic’in Fable modelini izinsiz biçimde damıtarak Kimi K3’ü geliştirdiğini ve ABD’nin ihracat kısıtlamasına tabi Nvidia GB300 sistemlerine eriştiğini öne sürdü. Kratsios, iddiaların ABD yönetiminin elindeki bilgilere dayandığını söylerken, Hazine Bakanı Scott Bessent de Çin’e fikri mülkiyet ihlali gerekçesiyle yaptırım uygulanabileceği uyarısında bulundu.
Beyaz Saray’ın Bilim ve Teknoloji Politikası Ofisi Direktörü Michael Kratsios, çarşamba günü Çinli yapay zeka girişimi Moonshot AI’ın Anthropic’in en yeni modelini usulsüz biçimde kullandığını ve Nvidia’nın ihracat kısıtlamasına tabi gelişmiş çiplerine erişerek yeni Kimi modelini geliştirdiğini öne sürdü.
Kratsios, ABD yönetiminin elindeki bilgilere göre şirketin Anthropic’in Fable modelini damıtarak Kimi K3’ü ürettiğini savundu.
Damıtma, daha büyük ve daha yetenekli bir yapay zeka modelindeki bilginin daha küçük bir modele aktarılmasını sağlayan teknik olarak tanımlanıyor.
Kratsios, X hesabındaki paylaşımında şu ifadeleri kullandı:
“Bunu yapmak için, ABD modellerine karşı geniş ölçekli damıtma yürüten gelişmiş bir dahili platform geliştirdiler. Bu sayede tespit edilmemek için birden fazla erişim yöntemi arasında hızla geçiş yapabildiler.”
Kratsios ayrıca Moonshot AI’ın Nvidia’nın GB300 sistemiyle donatılmış sunucular edindiğini ve aynı sisteme Tayland’da da erişim sağladığını iddia etti. Bu altyapının şirketin yapay zeka modellerini eğitmek amacıyla kullanılmış olabileceğini öne sürdü.
GB300 sistemi, Nvidia’nın Blackwell çiplerini içeren en gelişmiş teknolojileri arasında yer alıyor. Bu çiplerin Çin’e satışı yasak.
ABD yönetiminin lisans verdiği en üst düzey çipin ise H200 olduğu aktarıldı.
Kratsios, “ABD, sınır modellerini, uzmanlaşmış sistemleri, açık kaynak çerçevelerini ve açık ağırlıklı modelleri kapsayan canlı ve rekabetçi bir ekosistem dahil olmak üzere yapay zekanın özgür ve adil biçimde gelişmesini güçlü şekilde destekliyor” dedi.
Ardından şu değerlendirmeyi yaptı:
“Daha küçük ve daha verimli modeller üretmek amacıyla meşru biçimde kullanılan yapay zeka damıtması, bu açık inovasyon ekosisteminde hayati rol oynuyor. Ancak ABD’ye ait tescilli teknolojiyi çalmayı ve Amerikan araştırmalarını zayıflatmayı amaçlayan geniş ölçekli, gizli endüstriyel damıtma kabul edilemez.”
Moonshot AI’ın geçen hafta tanıttığı Kimi modeli, şirketin açıklamasına göre Anthropic ve OpenAI’ın önde gelen modelleriyle benzer performans sergiliyor.
Bu açıklama; Çin’in yapay zeka alanında ABD ile arasındaki farkı kapatıp kapatmadığı yönündeki tartışmaları artırdı.
ABD Hazine Bakanı Scott Bessent de salı günü yaptığı açıklamada, Çin’in fikri mülkiyet hırsızlığı yaptığı tespit edilirse Trump yönetiminin yaptırım uygulayabileceği uyarısında bulundu.
Bessent, Fox Business’ta Maria Bartiromo’ya verdiği demeçte, “ABD’li büyük dil modellerimizin filigranlarını birçok Çin modelinde tespit ediyoruz ve bu kabul edilemez, Maria. Önümüzdeki günlerde ya da haftalarda bu konuyu değerlendireceğiz” dedi.
Amerika
ABD Temsilciler Meclisi’nde altı Demokrat savunma tasarısına destek verdi

ABD Temsilciler Meclisi, yaklaşık 1,15 trilyon dolarlık 2027 Ulusal Savunma Yetkilendirme Yasası’nı altı Demokrat milletvekilinin Cumhuriyetçilere verdiği destekle kabul etti. Tasarı, asker maaşlarına zamdan savunma üretimine ve askeri konut yatırımlarına kadar geniş bir harcama paketi içerirken, İran politikası ve ABD-İsrail Savunma Teknolojisi İşbirliği Girişimi’ne ilişkin hükümler nedeniyle Demokratların büyük bölümünün itirazıyla karşılaştı.
ABD Temsilciler Meclisi, yaklaşık 1,15 trilyon dolarlık 2027 Ulusal Savunma Yetkilendirme Yasası‘nı (NDAA) çarşamba günü 216’ya karşı 212 oyla kabul etti.
Tasarıya altı Demokrat milletvekili Cumhuriyetçilerle birlikte destek verirken, yedi Cumhuriyetçi ise tasarıya karşı oy kullandı.
Cumhuriyetçilerle aynı yönde oy kullanan Demokratlar Henry Cuellar (Teksas), Don Davis (Kuzey Carolina), Jared Golden (Maine), Vicente Gonzalez (Teksas), Adam Gray (Kaliforniya) ve Marie Gluesenkamp Perez (Washington) oldu.
Bu isimlerin tamamı, partilerinden farklı oy kullanmalarıyla tanınıyor ve çoğu kasım ayında salıncak bölgelerde yeniden seçime hazırlanıyor.
Bağımsız milletvekili Kevin Kiley de tasarıya destek verdi. Kiley, bu yılın başlarında Cumhuriyetçi Parti’den ayrılarak bağımsız kimliğe geçmişti.
Cuellar, oylamanın ardından yaptığı açıklamada, “Ulusal Savunma Yetkilendirme Yasası’na, ulusal savunmamızı güçlendirirken askerlerimiz ve aileleri için maaş, barınma ve çocuk bakımını iyileştirmek amacıyla oy verdim. Bu oylama yasama sürecinin yalnızca bir adımı ve ulusal güvenliğimizi güçlendiren, ülkemize hizmet eden kadın ve erkeklere daha fazla kaynak sağlayan nihai partiler üstü uzlaşı için çalışmayı sürdüreceğim” dedi.
Silahlı Hizmetler Komisyonu üyesi Don Davis ise tasarıdaki çeşitli hükümlerin seçim bölgesindeki başlıca askeri tesisleri destekleyeceğini söyledi.
Davis, Seymour Johnson Hava Üssü ile Cherry Point Deniz Piyadeleri Hava İstasyonu’nun bu düzenlemelerden yararlanacağını belirtti.
Davis açıklamasında, “Askeri tesislerimize yatırım yaparak, Amerikan imalatını güçlendirerek ve ordumuzu modernize ederek bu yasa, askerlerimizin değişen küresel güvenlik sınamalarına hazır kalmasına katkı sağlıyor. Bu yatırımlar doğu Kuzey Carolina için fırsatlar yaratacak, askeri aileleri destekleyecek ve ülkemizin ortaya çıkan tehditlerle mücadele ederek Amerikan halkını koruma kabiliyetini güçlendirecek” ifadelerini kullandı.
Demokratların büyük bölümü ise tasarıya karşı çıktı. Muhalefetin gerekçeleri arasında İran’a yönelik savaşa karşı duruş ve tasarıdaki ABD-İsrail Savunma Teknolojisi İşbirliği Girişimi’ni kuracak hüküm yer aldı. İlgili madde ayrıca ABD Savaş Bakanı’na, girişimi denetlemek üzere Pentagon’da bir “icra sorumlusu” atama talimatı veriyor.
Cumhuriyetçi milletvekili Thomas Massie, hafta başında tasarıdaki 219. maddenin çıkarılması için sonuçsuz kalan girişime öncülük etmişti.
Massie, tasarının kabul edilmesinin ardından sosyal medya hesabında, bu hükmün “trajik biçimde ordumuzu ve tedarik zincirlerimizi İsrail’inkilerle birleştirdiğini” savundu. “Umarım bu metin Senato’da kabul görmez; çünkü 219. madde egemenliğimize ihanettir” dedi.
Tasarıyı destekleyen Cumhuriyetçiler ise Massie’nin değerlendirmesine katılmadı. Teksas milletvekili Keith Self, The Hill’e yaptığı açıklamada, “Bu, metindeki ifadelerin fazlasıyla zorlanmış bir yorumudur” dedi.
Tasarı, asker maaşlarında yüzde 5 ila yüzde 7 arasında artış öngörüyor.
Düzenleme ayrıca ABD’nin savunma üretim kapasitesini genişletiyor, kışla ve aile konutları için yaklaşık 1,8 milyar dolarlık harcamaya izin veriyor ve yeni nesil savaş uçağı, B-21 Raider, F-35 ile diğer hava platformlarının geliştirilmesi için yaklaşık 56 milyar dolarlık yetkilendirme sağlıyor.
Temsilciler Meclisi Başkanı Mike Johnson da oylamanın ardından yaptığı açıklamada, “Giderek daha tehlikeli hale gelen dünyada Başkan Reagan’ın, özgürlüğün kan yoluyla aktarılmadığı; gelecek nesillerin bugün sahip olduğumuz güvenlik ve fırsatlardan yararlanabilmesi için mücadele edilmesi ve korunması gerektiği yönündeki uyarısını hatırlıyoruz. Bu sorumluluk Kongre’de başlıyor” dedi.
Johnson sözlerini, “Özgürlüklerimizi ortak savunmamız yoluyla güvence altına almak, seçilmiş temsilciler olarak en temel sorumluluklarımızdan biri ve bu yılki NDAA bu ihtiyaca karşılık veriyor” ifadeleriyle tamamladı.
Amerika
ABD Gizli Servisi 2026’da 10 bini aşkın tehdit soruşturması açtı

ABD Gizli Servisi Direktörü Sean Curran, kurumun 2026 yılı içinde koruma altındaki kişilere yönelik tehditler nedeniyle 10 bini aşkın soruşturma açtığını açıkladı. Curran, tehdit sayısının geçen yıla göre yüzde 40 arttığını ve mevcut tablonun kariyerinde gördüğü en yoğun güvenlik ortamını yansıttığını söyledi.
ABD Gizli Servisi Direktörü Sean Curran, çarşamba günü yaptığı açıklamada kurumun 2026 yılı içinde koruma altındaki kişilere yönelik tehditler nedeniyle 10 bini aşkın soruşturma açtığını duyurdu.
Curran, tehdit sayısının geçen yıla kıyasla yüzde 40 arttığını söyledi ve mevcut tabloyu “ölçülerin ötesinde” sözleriyle niteledi.
Curran, gazetecilere yaptığı açıklamada, “Ortam her açıdan çok daha oynak hale geldi. Tehdit tablosu ve güvenlik ortamı, bugüne kadar gördüğüm en geniş seviyeye ulaştı” dedi.
Kurum yetkilileri, koruma altındaki kişileri tehdit eden bireylerle bağlantılı ruh sağlığı müdahalelerinin geçen yıla göre yaklaşık on kat arttığını aktardı.
Yetkililere göre bu yükselişin ardında çevrim içi tehditlerdeki artış, yabancı kaynaklı tehditler, yalnız hareket eden failler ve ideolojik saiklerle hareket eden kişiler yer alıyor.
Yetkililerin basın toplantısı, Beyaz Saray Muhabirleri Derneği’nin (White House Correspondents’ Association) gelecek günlerde Waldorf Astoria’da düzenleyeceği akşam yemeği öncesine denk geldi.
Etkinlik, Başkan Donald Trump’a yönelik suikast girişimi nedeniyle ertelenmişti. Haberde, bu olayın Trump’a Temmuz 2024’ten bu yana, seçim kampanyası esnasında Pensilvanya’nın Butler kentinde başlayan süreç dahil, üçüncü suikast girişimi olduğu kaydedildi.
ABD Gizli Servisi daha önce de Trump’ın geçen ay kutlanan 80. doğum günü kapsamında Beyaz Saray’ın bahçesinde planlanan “Freedom 250 UFC” etkinliğine yönelik saldırı planını engellediğini açıklamıştı.
Gizli Servis Direktör Yardımcısı Matthew Quinn, etkinliğin “hiçbir zaman risk altında olmadığını” söyledi.
Bir gazetecinin insansız hava araçlarının koruma altındaki kişilere yönelik saldırılarda kullanılma ihtimaline ilişkin sorusunu yanıtlayan Quinn, “Tehdit gerçek. Ancak Beyaz Saray saldırılara karşı son derece güvenli” dedi.
Quinn, sözlerini şöyle sürdürdü:
“Yalnızca Beyaz Saray’da değil, koruma sağladığımız tüm alanlarda kullandığımız teknoloji bugün en ileri düzeyde. Tehdit sürekli zorlaşıyor. Artık fiber optik kontrollü dronlardan, tespit edilmesi güç dronlara kadar farklı kabiliyetlerle karşı karşıyayız. Bu yarışta geride kalmamak için sürekli kendimizi geliştiriyoruz. Özellikle Beyaz Saray’ın güvenliğini sağlama konusunda tehdidin önünde kalmayı başarıyoruz.”
Asya2 hafta önceXi, bilim ve teknoloji inovasyonuyla Çin modernleşmesinin ilerletilmesi çağrısı yaptı
Görüş2 hafta önceTahran’da iki kritik isimle konuştum: İran kendisini nasıl görüyor?
Diplomasi1 hafta önceFT: Çin’e bağımlılığı azaltmanın Batı’ya maliyeti 23 trilyon doları aşabilir
Diplomasi2 hafta önceNATO liderleri Ankara Deklarasyonu’nu kabul etti
Diplomasi2 hafta önceAnkara’daki NATO zirvesinde hangi silah anlaşmaları yapıldı?
Avrupa7 gün önceİngiltere çelik üreticisi British Steel’i kamulaştırdı
Ortadoğu1 hafta önceİran Dışişleri: Hakan Fidan’ın karşılaştırması hayret verici ve yanlıştır
Avrupa2 hafta önceAvrupa, ABD olmadan uzun menzilli silah geliştirecek











