Amerika
ABD Temsilciler Meclisinde Johnson’a bütçe isyanı

ABD Temsilciler Meclisindeki Cumhuriyetçi vekiller, İran savaşı ve tarım yardımlarını içeren 95 milyar dolarlık bütçe çerçevesine karşı oy kullanma tehdidiyle Meclis Başkanı Mike Johnson’a meydan okuyor. Meclis liderliği yarın başlayacak kongre tatili öncesinde tüm grupların desteğini almaya çalışırken, kıl payı çoğunluğa sahip partide fire sınırının en fazla iki vekil olduğu belirtiliyor.
ABD Temsilciler Meclisindeki önemli sayıdaki Cumhuriyetçi milletvekili, Meclis Başkanı Mike Johnson’a meydan okuyarak partinin önceliklerini içeren bütçe çerçeve tasarısına karşı oy kullanma tehdidinde bulunuyor.
Meclis Başkanı Johnson, parlamentodaki kıl payı çoğunluğu elinde bulunduran partisini İran savaşı ve tarım yardımları için hazırlanan 95 milyar dolarlık finansman planını desteklemeye yönlendirmeye çalışıyor. Cumhuriyetçi parti yönetimi, yarın başlayacak kongre tatili öncesinde gruptaki tüm kesimlerin desteğini kazanmak için çabalarken, tam katılımın sağlanacağı varsayımıyla Johnson’ın bugün en fazla iki oy kaybetme lüksü bulunuyor.
Beyaz Saray ve parti liderleri, Donald Trump’ın önceliklerinden biri olan “SAVE America Act” seçim güvenliği hükümlerine ilişkin planın ayrıntılarını sunarak henüz kararını vermemiş Cumhuriyetçileri ikna etmek için yoğun bir mesai harcıyor. Yönetim ayrıca, mevcut bütçe planında yer almayan ve üyelerin talep ettiği diğer maddeleri kapsayacak dördüncü bir bütçe uzlaşı tasarısının da sözünü veriyor.
Cumhuriyetçi liderlerin kararını değiştirmeyi neredeyse imkânsız gördüğü isimlerin başında ise Milletvekili Thomas Massie geliyor.
Massie konuya ilişkin yaptığı açıklamada, “Bu tasarı, yetkilendirilmemiş İran savaşı için kurulmuş bir örtülü ödenektir. Savaşın yanı sıra Trump’ın ticaret politikaları nedeniyle artan yakıt ve gübre fiyatlarından zarar gören çiftçilere yönelik bir rüşvettir” ifadelerini kullandı.
Milletvekili Warren Davidson da bütçe planına karşı oy kullanmayı planladığını bildirerek, tasarıyı desteklemek için bütçe açıklarını kapatacak kaynakların gösterilmesi gerektiğini kaydetti.
Kararı beklenen diğer isimler arasında Milletvekilleri Tim Burchett ve Kevin Kiley de bulunuyor. Kiley, tasarıya destek verme ihtimalinin “çok düşük” olduğunu ve fikrinin değişmeyeceğini ifade etti. Bu yıl Demokratların öncülük ettiği çok sayıda İran savaş yetkileri tasarısına destek veren Milletvekili Tom Barrett ise “Göreceğiz” demekle yetindi.
Temsilciler Meclisi Cumhuriyetçi liderleri, plandaki “SAVE America Act” hükümleri kapsamında yer alan vatandaşlık ve seçmen kimliği zorunluluklarının uygulanmasını denetlemek amacıyla önerilen 1 milyar dolardan fazla bütçeli teklifin ayrıntılarını üyelerle paylaşarak desteği artırmaya çalışıyor.
Ancak özel görüşmeler hakkında bilgi veren ve kimliğinin açıklanmasını istemeyen dört kaynağa göre, bu “denetim ve uygulama” mekanizmasının nasıl işleyeceği, muhalif vekiller ile Cumhuriyetçi yönetim arasındaki sert tartışmaların odağını oluşturuyor.
Dün akşam bu denetim politikasının nasıl yapılandırılmasını istediği sorulan Meclis Başkanı Johnson, “Bilmiyorum. Önümüzde müzakere edilmesi gereken çok konu var” yanıtını verdi.
Çoğunluk Lideri Steve Scalise de konuya ilişkin olarak “Tüm bunlar üzerinde çalışmalar halen devam ediyor” dedi.
Yönetimin müzakerelerde koz olarak kullandığı bir diğer taktik ise üyelere dördüncü bir bütçe uzlaşı tasarısı sözü verilmesi olarak öne çıkıyor.
Birçok Cumhuriyetçi vekil, ara seçimlerin ardından dördüncü bir bütçe uzlaşı tasarısının gerçekten hayata geçirilebileceği konusunda şüphe duyuyor. Vekiller, mevcut taslakta yer almayan ve kendi istedikleri düzenlemelerin bu yeni tasarıya dahil edileceği yönündeki vaatlere de şüpheyle yaklaşıyor.
Temsilciler Meclisi Bütçe Komisyonu Başkanı Jason Smith, liderliğin dördüncü tasarı vaadi hakkındaki sorulara, “Bütçe uzlaşısı hakkında hiç konuşmayacağım; 3, 4, 10 veya 17 fark etmez” karşılığını verdi. Smith’in komisyonunun son planların dışında bırakılması dikkat çekti.
Bugün oylanacak bütçe planına destek verip vermeyeceği sorulan Smith, “Size bütçe uzlaşısı hakkında konuşmayacağımı söylemiştim” diyerek pozisyonunu yineledi.
Temsilciler Meclisinde yoğun oylama trafiği
Temsilciler Meclisi; yıllık savunma politikası tasarısını, partiler üstü bütçe uzlaşı tasarısına yönelik bütçe kararını ve Kongre üyelerinin hisse senedi ticareti yapmasını yasaklayan düzenlemeyi içeren yasa tasarılarını oylayacak. Demokratlar ise bugün kadar erken bir tarihte İran savaş yetkileri oylaması talep edebilir.
Senato ise Benjamin M. Flowers’ın Altıncı Daire yargıçlığını onaylamak ve Michael C. Martin’in Michigan Doğu Bölgesi yargı adaylığını ilerletmek üzere toplanacak. Öğleden sonra yapılacak oturumda Martin’in adaylığının kesinleşmesi ve Antonio M. Pozos’un Pennsylvania Doğu Bölgesi yargı adaylığının oylanması bekleniyor. Akşam saatlerinde ise Daniel Mack Traynor’ın Sekizinci Daire yargı adaylığının ilerletilmesi oylanacak.
Senato Çoğunluk Lideri Chuck Schumer, Pentagon’un, Katar tarafından ABD başkanına hediye edilen 400 milyon dolarlık lüks uçağın modifikasyonu, restorasyonu veya bakımı için vergi mükelleflerinin parasını harcamasını engelleyecek yasa tasarısını oybirliğiyle geçirmeyi deneyecek.
Ayrıca bugün Temsilciler Meclisi Dış İlişkiler Komisyonu, BM Büyükelçisi Mike Waltz’ın katılımıyla Birleşmiş Milletler’in hesap verebilirliği ve reformu konulu bir oturum düzenleyecek. Senato Finans Komisyonu ise ABD Ticaret Temsilcisi Jameison Greer’ın tanıklığında Trump’ın ticaret politikası gündemini ele alacak.
Darline Graham Senatoda kendi yolunu çizecek
Hayatını kaybeden ağabeyi Lindsey Graham’ın mirasını sürdürmesi için Senato koltuğuna atanan Darline Graham’ın, ağabeyinin izlediği siyasi çizgiyi birebir takip etmesi beklenmiyor.
Trump’ın desteğiyle tam dönem senatörlük için adaylığını açıklayan Graham, bir yandan ağabeyinin önem verdiği projeleri geçirmeye çalışırken diğer yandan kendi siyasi profilini oluşturmak için hassas bir denge kurmak zorunda kalacak.
İsimlerinin açıklanmasını istemeyen bazı Cumhuriyetçi meslektaşları, Politico’ya yaptıkları açıklamada, Graham’ın hangi politikaları savunacağını veya tam olarak neyi temsil ettiğini henüz bilmediklerini ifade etti. Buna karşın Graham, ağabeyinin en önemli önceliklerini hızla sahiplendi. Rusya’ya yönelik iki partili yaptırım tasarısına destek toplamak için Cumhuriyetçi liderlerle arka planda çalışmaya başlayan Graham, mevcut yasalar arasında ilk olarak “SAVE America Act” tasarısına ortak sponsor oldu.
Graham ayrıca dış politikadan ziyade iç politikaya odaklanacağının sinyalini verdi. Cumartesi günü seçmenlerine yönelik kaleme aldığı açık mektupta Graham, “Ben Lindsey değilim. Benim işleri yapma yöntemim kendime has” ifadesini kullandı.
Temsilciler Meclisi, Cumhuriyetçilerin savunma tasarısını daha muhafazakâr bir çizgiye çekmesinin ardından Ulusal Savunma Yetkilendirme Yasası’nı (NDAA) oylamaya hazırlanıyor.
Milletvekilleri savunma tasarısına sunulan 320 değişikliği ele almaya başladı.
Cumhuriyetçilerin bazı muhafazakâr değişiklikleri tasarıya dahil etmesi, kararsız Demokratların savunma bütçesi tasarısına destek verme ihtimalini azalttı. Buna karşın, Trump’ın trans bireylerin orduda görev yapmasını yasaklayan başkanlık kararnamesini yasalaştırmayı öngören düzenleme gibi en çok tartışılan bazı teklifler oylamalarda reddedildi.
Diğer taraftan Demokratlar, bugün Temsilciler Meclisi genel kurulunda bir İran savaş yetkileri oylaması yapılması için baskı kurmaya devam ediyor.
Thune tatil öncesi geçici bütçe oylaması sözü verdi
Senato Çoğunluk Lideri John Thune, ağustos tatili öncesinde kendi kamarasının hazırladığı kısa vadeli geçici bütçe tasarısını genel kurula getireceğini açıkladı.
Thune, Senato Ödenek Komisyonu Başkanı Susan Collins’in, hükümetin kasım ayındaki seçimlerin sonrasına kadar fonlanmasını sağlayacak iki partili bir anlaşma için Demokratlarla görüşmeler yürüttüğünü aktardı.
Bu sırada Temsilciler Meclisi üyeleri, hükümet fonlamasını 4 Aralık tarihine kadar uzatacak geçici bütçe düzenlemesini 205 karşı oya karşı 220 oyla kabul etti. Oylamada büyük oranda parti çizgileri korundu.
Cruz yapay zekâ ajandasını açıklayabilir
Senato Ticaret Komisyonu Başkanı Ted Cruz, yapay zekâ mevzuatına ilişkin gelecek hafta yapılacak komisyon toplantısının ajandasını bugün kamuoyuna duyurabilir.
Cruz, Senatör Marsha Blackburn’ün çocukların çevrimiçi güvenliğini korumaya yönelik tedbirleri eyaletlerin yapay zekâ yasalarının önüne geçecek hükümlerle birleştiren yasa teklifini, 29 Temmuz’daki toplantıya kadar sunulması halinde ajandaya dahil edeceğini belirtti. Ancak Cruz, söz konusu paketin Senatodan geçme şansı konusunda şüphelerini dile getirdi.
Cumhuriyetçi ve Demokrat komisyon üyeleri konuyla ilgili bilgilendirilmediklerini belirtirken, Komisyonun kıdemli Demokrat üyesi Maria Cantwell, hangi tasarıların gündemde yer alacağını bilmediğini söyledi.
Komisyon kuralları gereği ajandanın bir hafta önceden duyurulması gerekiyor. Cruz’un bugün gündemi açıklamaması durumunda, toplantının planlanan tarihte yapılmayabileceği belirtiliyor. Ayrıca hayatını kaybeden Senatör Lindsey Graham’ın önümüzdeki hafta yapılacak cenaze töreninin de planları etkileyebileceği ifade ediliyor.
Cornyn büyükelçi oylamalarını PEPFAR fonuna bağladı
Senatör John Cornyn, Trump’ın iki büyükelçi adayının bugün komisyondan geçmesi için yönetime şart koştu.
Cornyn, yönetimin yoksul ülkelerde milyonlarca hayat kurtardığı belirtilen HIV ve AIDS programı PEPFAR için ayrılan fonları serbest bırakacağına dair kendisine kesin güvence vermesini talep ediyor.
Senato Dış İlişkiler Komisyonu bugün Trump’ın Jamaika ve Slovakya büyükelçi adayları Kari Lake ve Doug Mastriano için oylama yapmaya hazırlanırken, Cornyn’in tek bir karşı oyu, partiler düzeyinde destek görseler dahi bu iki adaylığı engelleyebilir.
Dört dönemdir senatörlük yapan Cornyn, Trump’ın Teksas Başsavcısı Ken Paxton’ı desteklemesi nedeniyle kaybettiği ön seçimlerin ardından bir hafta içinde ikinci kez Beyaz Saray’a karşı tavır alıyor.
Son haftalarda Beyaz Saray’ı kendi tercih ettiği politikalara zorlamak amacıyla oyunu bir koz olarak kullanması sorulan Cornyn, “Bu bir bakıma eğlenceli” değerlendirmesini yaptı.
Milletvekilleri ve personel arasındaki ilişki yasağına destek
Temsilciler Meclisinde milletvekilleri ile kongre personeli arasındaki tüm cinsel ilişkilerin yasaklanması yönündeki girişim iki partinin de desteğini alıyor.
Temsilciler Meclisi İdari İşler Komisyonunun kıdemli Demokrat üyesi Joe Morelle, Demokrat Lider Hakeem Jeffries’in kendisinden Milletvekilleri Kat Cammack ve Teresa Leger Fernandez ile bu konudaki çalışmaları yürütmek üzere ortak hareket etmesini istediğini açıkladı. Cammack ve Leger Fernandez, Kongre’deki cinsel taciz iddialarının ele alınış biçimini yeniden yapılandırmak için ortak bir çaba yürütüyor.
Meclis Başkanı Johnson da milletvekillerinin sadece kendilerine bağlı çalışanlarla değil, tüm kongre personeliyle cinsel ilişki yaşamasının yasaklanması yönündeki mevcut kuralın genişletilmesini desteklediğini açıkladı.
Leger Fernandez yaptığı açıklamada liderliğin kendilerine çok destek olduğunu ve Cammack’ın ekibiyle bu çalışmayı tamamlamayı sabırsızlıkla beklediklerini belirtti.
Demokratlardan Jeffrey Epstein baskısı
Demokratlar, Adalet Bakanlığı liderliği için Todd Blanche’ın adaylığı değerlendirilirken, bakanlığın Jeffrey Epstein dosyalarının açıklanması sürecindeki hatalarını gündemde tutmaya çalışıyor.
Senatör Cory Booker, bu öğleden sonra eski bakanlık yetkilileri, bir Epstein mağduru ve hukuk uzmanlarının katılımıyla bir forum düzenleyecek.
Booker, tanıklıkların bu adaylığın üzerine gölge düşüreceğini ve Blanche’ın neden bu görevde kalmaması gerektiğini ortaya koyacağını ifade etti. Blanche, Adalet Bakanlığındaki dosyaların kamuoyuyla paylaşılması sürecini yönetmişti.
Cornyn ile doğrudan bir görüşme yapmadığını belirten Booker, Teksaslı Cumhuriyetçi senatörün, Adalet Bakanlığı’nı Donald Trump’ın taleplerini yerine getirmek için kullandığı iddia edilen bir ismin onaylanmasının sonuçlarını değerlendirmesini umduğunu ekledi.
Temsilciler Meclisi Adalet Komisyonunun kıdemli üyesi Jamie Raskin de Epstein’ın yabancı bir devlet adına kayıt dışı ajanlık yapıp yapmadığına yönelik başlattığı inceleme kapsamında federal hükümetten kayıtları talep ediyor.
Graham için Kongre’De tören düzenlenecek
Hayatını kaybeden eski Senatör Lindsey Graham’ın naaşı salı günü Capitol Rotunda’da katafalka konulacak.
Kız kardeşi tarafından organize edilen cenaze merasimi çerçevesinde Washington Ulusal Katedrali’nde Trump’ın da katılacağı ve sadece davetlilerin yer alacağı bir tören gerçekleştirilecek.
Naaş, buradaki törenin ardından Güney Carolina’ya götürülecek ve ertesi gün Columbia’daki İlk Baptist Kilisesi’nde bir anma töreni daha düzenlenecek.
Arizona ön seçim sonuçları
Arizona’da yapılan ön seçimlerde Trump’ın desteklediği Milletvekili Andy Biggs, kasım ayındaki valilik seçiminde Demokrat Vali Katie Hobbs’un rakibi olmaya hak kazandı.
Phoenix bölgesindeki 5. Bölge’de ise eski Pinal County Şerifi Mark Lamb, ön seçimleri kazanarak Biggs’ten boşalacak koltuk için aday oldu. Lamb, hakkındaki iddialara rağmen Trump’ın desteğini arkasına alarak rakibini mağlup etti.
Bölge’de ise yine Trump’ın desteklediği eski Arizona Cardinals oyuncusu Jay Feely ön seçimlerden galip çıktı. Bu bölgenin mevcut temsilcisi David Schweikert, valilik ön seçiminde Biggs’e karşı kaybetmişti.
Bölge’de ise Demokrat Milletvekili Greg Stanton, ilerici bir aktivistin meydan okumasını aşarak ön seçimleri kazandı.
Amerika
El Salvador, Haiti’yi işgal etmeye başladı

El Salvador lideri Nayib Bukele, adadaki çete sorununu ortadan kaldırma çabalarına destek olmak iddiasıyla Haiti’ye binlerce asker göndermeye başladı.
Axios’ta yer alan habere göre Bukele, salı günü ABD Başkanı Donald Trump’ı arayarak, Haiti hükümetinin de kabul ettiği bu büyük çaplı askeri tırmanışa ilişkin herhangi bir sakıncası olup olmadığını teyit etti.
Görüşmeyle ilgili bilgi sahibi kaynaklara göre, Trump ona “Ne yapman gerekiyorsa yap,” dedi.
Haiti, Bukele ve kötü şöhretli güvenlik şirketi Blackwater’ın eski sahibi Erik Prince için, bu yarımkürede ABD’nin gücünün kamu-özel sektör vekilleri olarak hareket etmeleri açısından bir “deneme alanı” olabilir.
Irak’ta yaptığı katliamlarla bilinen Blackwater’ın kurucusu Prince, hem Trump’ın hem de Bukele’nin müttefiki olan ve aynı zamanda Haiti’de faaliyet gösteren bir isim.
Blackwater kurucusu Prince Haiti’de gizli operasyon yürütüyor
CNN muhabiri Caitlin Stephen Hu’nun aktardığına göre iki bin asker, buraya yapılan önemli bir sevkiyat.
Çünkü bu sayı, Haiti’nin tüm ordusundan daha fazla ve Haiti Ulusal Polisi’nin kentsel faaliyet alanının yaklaşık dörtte birine denk geliyor.
Salvador işgal gücü, BM destekli çok uluslu Çete Bastırma Gücü’nün (GSF) mevcut personel sayısına yaklaşık olarak eşit ve Haiti hükümetinin gizli “görev gücü”ndeki özel askeri müteahhitlerin sayısını bir hayli aşıyor.
CNN’e konuşan konuya yakın bir kaynağa göre, Salvadorlu güçlerin komuta yapısı şimdilik belirlenmiş durumda değil.
Eril Prince ayrıca Haiti’ye insansız hava aracı (drone) savaşını da getirmiş durumda. Görev Gücü’nün geçen Mart ayında operasyonlara başlamasından bu yana 2.000’den fazla saldırı gerçekleştirildi.
CNN’in görüntülediği bir videoda, minik bir insansız hava aracının bir çatının üzerindeki su deposuna benzeyen bir yapıya doğru uçtuğu görülüyor. Aracın çarpmasıyla yapı patlıyor ve aniden bina alevler içinde kalıyor.
Görev Gücü’nden bir kaynak, buranın bir çetenin Molotof kokteyli üretim tesisi olduğunu söylüyor.
Prince, geçen ay Port-au-Prince’de CNN’e verdiği özel röportajda şunları söyledi:
“İsyancılar sadece liderlerini ortadan kaldırarak yenilmez. “Amerika Birleşik Devletleri’nde bu konuda bir takıntı olduğunu biliyorum, fakat savaşlar, önemli sayıda düşman askerini savaş alanından uzaklaştırarak kazanılır. Onlar kötü suçlular ve onlar için en iyi yer toprağın altı.”
Prince’in yeni şirketi Vectus Global, geçen yıl Haiti’nin geçici hükümeti tarafından görevlendirildi. Görev Gücü şu anda, Haiti Ulusal Polisi, BM tarafından yetkilendirilen yeni Çete Bastırma Gücü, Haiti’nin uzun süredir ihmal edilmiş ordusu ve silahlı milis gruplarından oluşan bir ağın yer aldığı parçalanmış bir güvenlik ortamında faaliyet gösteriyor.
CNN’e göre “yüz yüze konuşurken yumuşak başlı ama sosyal medyada oldukça aktif” olan Prince, Haiti’deki çalışmalarını, kendi çözümsüz güvenlik sorunlarıyla boğuşan diğer çökmekte olan devletler için bir model olarak tanıtıyor.
Bukele: Sizi işgal etmeye gelmedik
El Salvador çarşamba günü, Haiti’ye 2.000 kadar asker gönderdiğini duyurdu. Kaynaklara göre bu sayı ikiye ya da üçe katlanabilir.
Bukele, perşembe günü X’te yaptığı paylaşımda, “Haiti’ye para kazanmak için gelmedik, çünkü kimse bize bunun için para ödemiyor. Haiti’ye kötülere karşı savaşmak için geldik,” dedi.
El Salvador, diğer ülkelerle birlikte, BM tarafından kurulan ve Haiti’nin başkenti Port-au-Prince’te faaliyet gösteren “Çete Bastırma Gücü” (GSF) adlı girişimin bir parçası.
Miami Herald’a göre, 18 Ekim’de dört Salvadorlu havacılık teknisyeni pusuya düşürüldü ve akıbetleri hâlâ bilinmiyor.
Üç gün sonra Bukele, X’te bir uyarı yayınlayarak şunları söyledi:
“Siz çete liderlerinin bir şeyi çok net bir şekilde anlamanızı istiyorum: Dört rehineyi de sağ salim geri alamazsak, bugünkü saldırı gelecekte olacakların yanında hiçbir şey kalmayacak. El Salvador’daki çetelerin işini çoktan bitirdik, sizinkini de bitirebiliriz.”
Haiti halkından kendisine güvenmelerini isteyen Bukele, Karayip ülkesini işgal etmediğini, tek istediğinin askerlerini geri almak olduğunu ve Haiti’deki çetelere bir ders vermek olduğunu ileri sürdü.
El Salvador lideri şöyle devam etti:
“Bu, Haiti halkına yönelik bir operasyon değil, ne de Haiti ülkesine yönelik bir işgal. Biz bir süper güç değiliz. Haiti halkını egemenliğimiz altına almak ya da Haiti’nin zenginliklerine el koymak gibi bir niyetimiz yok. Biz gelişmekte olan mütevazı bir ülkeyiz. Tek istediğimiz, dört havacılık teknisyenimizin evlerine dönmesi.”
Bukele’nin ifadesine göre, çeteler Haitililere acı çektiriyor, sevdiklerini öldürüyor ve halkın “korkusuz, normal ve özgür bir hayat sürmesini” engelliyor.
Bukele, “bu operasyonun masraflarını karşılayanın” El Salvador olduğunu söyledi. “Giderlerin %90’ını kendi mütevazı kaynaklarımızla karşılıyoruz,” diyen Bukele, birliklerin konuşlandırılmasının neredeyse tamamlandığını da duyurdu.
Bukele, “Bize pahalıya mal oluyor ama kendi acılarımızdan ders aldık: Adalet ve barışın bedeli yoktur,” dedi.
Haitililerden kendisine güvenmelerini ve şifa için Tanrı’ya dua etmelerini isteyen bu güçlü lider, ardından Eski Ahit’ten 2. Tarihler 7:14 ayetini alıntıladı.
Haiti Seçim Kurulu, çete şiddeti gerekçesiyle seçimleri erteledi
2019’da ilk kez seçilen Bukele, El Salvador’da MS-13 çetesini acımasız bir askeri güç kullanımı ve kitlesel tutuklamalardan oluşan bir kampanya ile ortadan kaldırmasıyla dikkatleri üzerine çekti.
ABD Dışişleri Bakanı Marco Rubio ile güçlü bir ilişkisi olan Bukele, ABD’den toplu olarak sınır dışı edilen ve ardından Bukele’nin kötü şöhretli CECOT hapishanesine hapsedilen üçüncü ülke göçmenlerini kabul etmeyi kabul ederek yeni Trump yönetiminin gönlünü kazandı.
Bukele’nin birimleri, Salvadorlu özel kuvvetler ve askeri teçhizatın adaya akın etmeye başlamasıyla birlikte, çarşamba günü onaylanan Haiti ile yapılan ikili anlaşma kapsamında adada operasyon yürütme yetkisi aldı.
Yine çarşamba günü, Haiti Seçim Kurulu, çete şiddeti nedeniyle cumhurbaşkanlığı seçimlerini gelecek yıla erteledi.
Bukele’nin işgal güçleri, şu anda üyesi olduğu GSF ile ve Prince’in Blackwater’ın halefi olan özel güvenlik şirketi Vectus Global ile paralel olarak faaliyet gösteriyor gibi görünüyor.
Haiti, “çete şiddetini bastırma” misyonundaki ilk Kenyalı subayları bekliyor
ABD, BM gücünü “bürokratik ve çekingen” buluyor
Temsilciler Meclisi Dışişleri Komitesi Başkanı, Cumhuriyetçi Florida Kongre üyesi Brian Mast, BM destekli GSF’nin fazla bürokratik ve çekingen olduğunu söyledi.
Mast, Kenya’nın liderlik ettiği GSF’nin öncülünün çok beceriksiz ve 1 milyar dolarlık maliyeti nedeniyle çok pahalı olduğunu savundu.
Mast, “Her Kenyalı için 1 milyon dolarlık bir harcama yaptık ve sonuçta durum daha da kötüleşti,” dedi.
Haiti çetelerinin işlediği katliamları göstermek amacıyla Mast, GSF’ye yardım ettiği için palalarla parçalanarak öldürülen bir Haitili erkeğin videosunu Axios ile paylaştı.
Adada tecavüz, kundaklama, haraç ve adam kaçırma olayları yaygın bir şekilde yaşanıyor.
Mast, El Salvador’un kayıp dört personelini bulmasının ötesinde şunları da yapmasını istedi:
“Umarım bu görevin amacı intikam almak, cezalandırmak ve çeteleri yok etmektir. Orada bir amaç ve motivasyonla hareket eden birinin olması gerekiyor. Artık bu mücadele onlar için kişisel bir mesele haline geldi ve mücadele çetelerin kalesine taşınacak. ABD bu işten çıkmak ve milyonları boşa harcamamak istiyor.”
Kolombiya, gayri resmi işgal aracısı olarak işlev görebilir
Bukele, Trump yönetiminin El Salvador’un ABD adına bir vekil güç olarak Haiti’yi sakinleştirmesine izin vermesini önermişti.
Fakat Axios’a konuşan bir kaynak, “Rubio bu konudan uzak durmak istedi. Haiti’yi gündemden uzak tutmak istiyor,” diye konuştu.
Bukele, insansız hava araçları ve nakliye uçakları da dahil olmak üzere ABD’den askeri teçhizat talep etmişti; fakat bu talep resmi olarak reddedildi.
Başka bir kaynağa göre, Kolombiya nihayetinde, görevde ABD’nin izi kalmayacak şekilde Bukele’nin güçlerine teçhizat sağlamak üzere gayri resmi bir aracı olarak hareket edebilir.
Bir Beyaz Saray yetkilisinin verdiği bilgiye göre, Bukele salı günü Trump’ı aradığında, başkan, Bukele’nin kayıp askeri personelinin içinde bulunduğu zor durum nedeniyle üzüntülerini dile getirdi.
Görüşmeyle ilgili bilgi sahibi bir kaynak, “Bukele, oraya gittiği için ABD’nin aniden ona darbe vurmasını istemiyor,” dedi.
Trump’ın Haiti’ye yönelik ilgisi, büyük ölçüde, Trump’ın geçen yıl sonlandırdığı geçici koruma statüsü kapsamında ABD’de bulunan vatandaşlarını geri almasını sağlamaya sınırlı.
Görüşmeyle ilgili bilgi sahibi bir kaynak, “Bukele, başkana bu işi halledebileceğinden emin olduğunu söyledi. Fakat işler karışabilir. Çeteler yanlış adama bulaştı. Bukele’nin kanıtlaması gereken bir şey var,” dedi.
El Salvador’a “sivillere saldırı” suçlaması
Öte yandan bir Haiti hak savunuculuğu grubu, Salvadorlu güçleri Port-au-Prince yakınlarında sivilleri bombalamakla suçladı.
BM Genel Sekreteri António Guterres’e açık mektubunda “Birleşmiş Milletler Derneği-Haiti” isimli grup, “Çocuklar çeteler tarafından değil, yabancı bombalar tarafından öldürülüyor,” dedi.
Adından farklı olarak, Birleşmiş Milletler Derneği-Haiti, BM’nin bir parçası değil, diasporaya ait bir savunma grubu.
Croix-des-Bouquets doğumlu kurucu Harvey Dupiton, 22 Ekim’den bu yana Salvadorlu askerlerin buradaki ve yakınlardaki Canaan’daki sivil mahalleleri hava saldırıları, helikopterler ve ağır silahlarla vurduğunu yazdı.
Dupiton, “Ailelerimiz bize yatakların altına saklandıklarını söylüyor,” diye ekledi.
Grup, Salvador’un “saldırı amaçlı bombalama operasyonlarının” derhal durdurulmasını, sivil ölümlerine ilişkin bir BM soruşturması açılmasını ve BM Güvenlik Konseyi’nin El Salvador’un “Haiti’de tek taraflı savaş yürütme hakkı olmadığına” dair bir açıklama yapmasını talep etti.
Amerika
ABD’de Rus dizeli krizi: Demokratlar sevkiyatın yasa dışı olduğunu savunuyor

ABD’nin doğu kıyısındaki en büyük petrol ürünleri dağıtım merkezine ev sahipliği yapan New Jersey’nin Valisi Mikie Sherrill, Rusya’dan gelen dizel yakıtın limanlara girişini engelleme tehdidinde bulundu. ABD Hazine Bakanlığının verdiği geçici lisansla 140 bin tonluk ilk yakıt sevkiyatı yola çıkarken, üç tankerin ara seçimlerden sonra ülkeye ulaşması bekleniyor.
ABD’nin doğu kıyısındaki en büyük petrol ürünleri dağıtım ve ithalat merkezine ev sahipliği yapan New Jersey eyaletinin Valisi Mikie Sherrill, Rusya’dan yapılan dizel yakıt ithalatını engelleme tehdidinde bulundu.
Financial Times gazetesine konuşan Sherrill, Rusya ile varılan dizel anlaşmasını yasa dışı olarak nitelendirdi.
Sherrill, “ABD Başkanı Donald Trump benzin, dizel yakıt fiyatlarını veya maliyetleri düşürmek için hiçbir adım atmıyor. Şu anda dizelin New Jersey limanına ulaşmasını nasıl engelleyebileceğimize dair seçenekleri değerlendiriyorum” dedi.
New York ve New Jersey Limanı, ABD’nin doğu kıyısında petrol ürünlerinin ithalatı, depolanması ve dağıtımı açısından ana merkez konumunda.
Altyapının büyük kısmı ise New Jersey eyaleti sınırlarında yer alıyor. Boru hatları ve dağıtım ağının yanı sıra Bayonne ve Linden’deki büyük yakıt depolama terminalleri başlıca tesisleri oluşturuyor.
Gazetenin aktardığına göre dizel taşıyan tankerler yüklerini genellikle Bayonne, Linden, Carteret, Perth Amboy, Port Reading ve Sewaren’deki özel petrol terminallerine boşaltıyor.
Financial Times, üç tankerin ara seçimlerin ardından ABD’ye ulaşmasının beklendiğini yazdı. 140 bin tonluk bu yakıt sevkiyatı, ABD makamlarının anlaşma kapsamında izin verdiği ilk parti oldu.
Buna karşın Demokratlar ve bazı Cumhuriyetçiler, Trump’a anlaşmayı iptal etme çağrısı yaptı.
ABD Hazine Bakanlığı, Rus yakıtıyla işlem yapılmasına geçici izin veren genel bir lisans yayımlamıştı.
Demokratlar ise Kongre’nin 2022 yılında Rus petrolü ithalatını sonlandıran ve Rus enerji kaynaklarının ülkeye girişine tam yasak getiren yasayı kabul ettiğini hatırlatarak, bakanlığın verdiği belgenin hukuki geçerliliği olmadığını savunuyor.
Demokrat Temsilciler Meclisi üyesi Jamie Raskin, bu hafta petrol şirketlerini Rus dizel yakıtı ithal etmeleri halinde 1 milyon dolara varan para cezaları ve 20 yıla kadar hapis dahil çeşitli yaptırımlarla tehdit etti.
Rusya’ya yönelik ağır yaptırım tasarılarının ortak hazırlayıcılarından Demokrat Senatör Richard Blumenthal ise deniz taşımacılığı şirketlerinden Rus dizeli taşıyan tankerleri geri çağırmalarını talep etti.
Cumhuriyetçi Senatör Thom Tillis’in “Rusların Başkan Trump’ı istedikleri gibi yönlendirdiği” yönündeki sözlerine ise Başkan Yardımcısı JD Vance yanıt verdi.
Vance, “Sizi temin ederim ki hiç kimse ABD Başkanı’nı istediği gibi yönlendiremez. Kendisi durumu son derece gerçekçi biçimde değerlendiriyor” ifadelerini kullandı.
Kremlin geçen hafta Washington ile varılan mutabakat kapsamındaki sevkiyatların başladığını ve süreceğini duyurmuştu.
Rusya Başbakan Yardımcısı Aleksandr Novak da ülkesinin ihracata ayrılan dizel yakıttan ABD’ye istenilen her miktarda sevkiyat yapmaya hazır olduğunu belirtmişti.
Novak, 27 Ekim’de üç dizel tankerinin Rus limanlarından ayrıldığını, dördüncü tankerin ise 28 Ekim’de yola çıkmasının beklendiğini açıkladı.
Amerika
ABD ekonomisinde beklenmedik büyüme

Yatırımlardaki patlama ve dayanıklı tüketici harcamaları sayesinde ABD ekonomisi, üçüncü çeyrekte yıllık bazda %3,4 oranında büyüdü.
İktisadi büyüme, analistlerin beklentilerinin üzerinde gerçekleşti ve önceki iki çeyrekteki %2,5 ve %2,2’lik büyüme oranlarına kıyasla keskin bir ivme kazandı.
Tüketici harcamalarındaki yıllık büyüme, geçen çeyrekte %3,8’e ulaşarak 2024’ten bu yana en hızlı artışını kaydetti.
İşletme yatırımları %12,7 oranında sıçradı ve GSYİH artışının yarısından fazlasını oluşturdu.
Yapay zeka yatırımları, GSYİH’yi iten başlıca faktörlerden biri oldu: Ekipman alımları, yapay zeka alanında faaliyet gösteren hiper ölçekli şirketlerin veri merkezi teknolojisine yaptığı büyük harcamalar da dahil olmak üzere, %20,9 gibi muazzam bir oranda yükseldi.
Paradoksal olarak, yapay zeka altyapısının geliştirilmesi de bunlardan biriydi. Bunun nedeni, bilgisayar çipleri gibi birçok yapay zeka donanımı alımının yurtdışında gerçekleştirilmiş olmasıydı.
Bu durum, ABD’nin ticaret dengesini ithalata doğru kaydırarak (ithalat, GSYİH’dan düşülür) büyümeyi yavaşlattı.
Ayrıca, artan mortgage faiz oranları konut inşaatını da olumsuz etkiledi.
İşsizlik oranı düşük seviyelerde seyretse de, geçen ay enflasyon gelir artışlarını geride bıraktı.
Federal Rezerv’in tercih ettiği enflasyon göstergesine göre, Eylül ayında fiyat artışları hem aylık hem de yıllık bazda hızlandı.
Bu artış, merkez bankasının %2’lik yıllık enflasyon hedefinin oldukça üzerinde seyretti ve faiz oranlarının yükseltilmesi yönündeki görüşleri güçlendirdi.
Yüksek fiyatların Amerikan hane halkı bütçelerini zorlayabileceğine işaret eden bir gelişme olarak, vergi sonrası tasarruf oranı geçen ay %3,8’e geriledi. Bu, 2022’den bu yana kaydedilen en düşük seviye.
Ayrıca otomobil, mobilya ve elektronik eşya gibi ürünlerin satışlarında durgunluk yaşandı.
Birçok iktisatçı, hisse senedi portföylerindeki kazançlardan (ki bunlar büyük ölçüde yapay zeka patlamasına bağlı) cesaret alan daha varlıklı Amerikalıların tüketimi ayakta tuttuğunu düşünüyor.
Amerika2 hafta önceSenatör Sanders: Silikon Vadisi zenginleri “korkunç bir plan” üzerinde çalışıyor
Diplomasi7 gün önce“Küresel Britanya” ve Kürt Reçetesinin İzleri
Dünya Basını1 hafta önceProf. Wolff: Batı sömürgeciliğin sonuna geldiğini inkar ediyor
Söyleşi1 hafta önce“AfD, Alman büyük sermayesindeki iç çelişkinin bir ifadesi”
Görüş2 hafta önceFransa sokaklarında kaos ve hesaplaşma
Dünya Basını1 hafta önceAmerika inkâr girdabında: Üç düşünürden sistemin çöküşüne dair uyarılar
Dünya Basını2 hafta önce“Tescilli aşırı sağcı”: Alman parti sisteminin bumerangı
Amerika2 hafta önceMilenyum kuşağı tarihin en büyük nostalji dalgasını başlattı









