Amerika
ABD’de bütçe çıkmazı sürerken DHS için uzun vadeli geçici çözüm gündemde

ABD Kongresi’nde Cumhuriyetçiler, İç Güvenlik Bakanlığının (DHS) finansmanına ilişkin Demokratlarla yürütülen müzakerelerin başarısız olacağı beklentisiyle uzun vadeli bir geçici bütçe seçeneğine odaklanıyor. Mevcut ödeneklerin 13 Şubat’ta sona erecek olması nedeniyle, Cumhuriyetçi liderler göçmenlik düzenlemelerindeki temel görüş ayrılıklarının kısa sürede giderilmesini uzak bir ihtimal olarak görüyor.
ABD Kongresi’nde Cumhuriyetçiler, 13 Şubat’ta süresi dolacak olan İç Güvenlik Bakanlığı (DHS) finansmanı konusunda Demokratlarla önümüzdeki birkaç gün içinde göçmenlik reformları üzerinde bir anlaşmaya varılabileceği hususunda şüphe duyuyor.
Bu durum, pek çok milletvekilini bakanlık için uzun vadeli ve geçici bir çözüm arayışına itti.
Cumhuriyetçiler, Demokratların temel talepleri ile kendi kırmızı çizgileri arasındaki uçurumun bu kadar kısa bir süre içinde kapatılmasını imkansız olarak değerlendiriyor.
Temsilciler Meclisi Başkanı Mike Johnson, adli arama kararı zorunluluğunun veya federal göçmenlik operasyonlarının kapsamının genişletilmesi ihtimalini kesin bir dille reddetti.
Adli arama kararlarını “uygulanamaz” ve “gereksiz” olarak nitelendiren Johnson, göçmenlik birimlerinin operasyonlarda maske kullanımını da savundu.
Johnson, olası bir uzlaşmanın federal birimlerle iş birliği yapmayan “sığınak şehirlerin” yasaklanmasını içermesi gerektiğini belirtti.
Liderler arasındaki görüş ayrılığı derinleşiyor
The Hill gazetesinin haberine göre Temsilciler Meclisi Azınlık Lideri Hakeem Jeffries, çarşamba günü yaptığı açıklamada Johnson’ın “mantıksız pozisyonlar ortaya koyduğunu” belirtti. Bu görüş ayrılığı, Cumhuriyetçilerin DHS’yi başlangıçta neden bir ila altı ay arasında fonlamak istediklerini de açıklıyor.
Beyaz Saray ise nihayetinde Temsilciler Meclisi’nin salı günü onayladığı iki haftalık geçici bütçe üzerinde mutabık kalmıştı.
Ancak Cumhuriyetçi Parti içindeki birçok isim, bir başka kısa vadeli “yara bandı” çözümüne sıcak bakmıyor.
Temsilciler Meclisi Özgürlük Grubu (Freedom Caucus) Başkanı Andy Harris, hızlı ve önemli bir ilerleme kaydedilmemesi durumunda bakanlığın mali yılın sona ereceği 30 Eylül’e kadar fonlanması gerektiğini kaydetti.
Bu adım, Trump’ın ikinci dönemine başlamasından bu yana yeni tam bütçe seviyeleri onaylanmayan DHS için bir başka tam yıllık geçici bütçe (CR) anlamına gelecek.
DHS bütçesi hükümetin finansman bekleyen son parçası
Minneapolis’te iki Amerikan vatandaşının göçmenlik memurları tarafından öldürülmesinin yarattığı siyasi tepkinin ardından DHS, hükümetin 30 Eylül’e kadar olan finansmanı onaylanmayan son bölümü olma özelliğini taşıyor.
Harris, “Gelecek haftanın ortasına kadar bu işi bitiremezsek bir geçici bütçe daha geçirmek zorunda kalacağız. Bu noktada, yılın geri kalanı için bir bütçe üzerinde durmalı ve bu konuyu artık geride bırakmalıyız” dedi.
Başkan Johnson ise müzakereler konusunda dışarıya karşı iyimserliğini koruyor.
Çarşamba günü yeni bir geçici bütçe ihtimali sorulduğunda Johnson, “Neden bir geçici bütçe hamlesi yapacağımı varsayıyorsunuz? İki taraf birbirinden oldukça uzak ancak üzerinde anlaşılan çok şey var; göreceğiz. Neden bir anlaşmaya varamıyoruz?” diye konuştu.
Senato Cumhuriyetçileri uzun vadeli seçeneğe açık
Senato Çoğunluk Lideri John Thune ise çarşamba günü gazetecilere yaptığı açıklamada, mali yıl sonuna kadar bir geçici bütçenin gerekli olabileceğini ve Cumhuriyetçilerin buna büyük ölçüde destek vereceğini ifade etti.
Thune, “Bunu ihtimal dışı bırakmam, bence bir seçenek. Asıl soru Demokratların bunu destekleyip desteklemeyeceği. Şu an için hiçbir şeyi desteklemek istemiyor gibi görünüyorlar” dedi.
Özgürlük Grubu üyelerinden Keith Self de benzer bir çağrıda bulunarak, “Eğer geçici bütçe yoluna gideceksek bunun tam bir yıl olması gerekiyor. Bu kısır döngüden çıkmalıyız” ifadesini kullandı.
Demokratlar taleplerinden ödün vermiyor
Göçmenlik ve Gümrük Muhafaza (ICE) birimi ile diğer federal göçmenlik kurumlarına kısıtlamalar getirilmesini isteyen Demokratlar, taleplerinin hiçbirini karşılamayan bir geçici bütçeyi kabul etmeye yanaşmıyor.
Jeffries, DHS finansmanı için ikinci bir geçici bütçenin “masada olmadığını” belirterek Cumhuriyetçileri müzakereye çağırdı.
Mevcut fonların sona ereceği 13 Şubat’a kadar bir anlaşmanın mümkün olup olmadığı sorulduğunda Jeffries, “Bu, Cumhuriyetçilerin iyi niyetle müzakere edip etmeyeceğine bağlı. Gereken cesur ve dönüştürücü değişikliklerin neler olduğunu belirttik. Top artık Cumhuriyetçilerin sahasında” dedi.
Taraflar birbirini art niyetle suçluyor
Bazı Cumhuriyetçiler ise Demokratları iyi niyetli davranmamakla itham ediyor. Temsilciler Meclisi’nin en büyük muhafazakar grubu olan Cumhuriyetçi Çalışma Komitesi Başkanı August Pfluger, “Dört yıl boyunca iyi niyetten uzak bir süreç yaşadık; ülkemizi çok kötü bir duruma soktular ve bunun sorumlusu onlar” dedi.
Pfluger, özellikle Demokratların adli arama kararı talebine dikkat çekerek, “Bu kararlar tek başına asayişin sağlanmasını engelleyecektir. Bu, iyi niyetli bir müzakere değil” diye konuştu.
John Thune da bu görüşe katılarak iki haftalık sürenin “hiçbir anlamı olmadığını” belirtti.
Thune, Jeffries ve Schumer için “İkisi de kendi gölgelerinden korkuyor. Soldan çok fazla tepki ve baskı alıyorlar. Jeffries’in bir anlaşma yapmak istediğini hiç sanmıyorum” değerlendirmesinde bulundu.
Demokrat Parti saflarında strateji toplantısı ve bölünme emareleri
Temsilciler Meclisi ve Senato’daki Demokrat liderler, çarşamba günü önceliklerini ve yol haritalarını tartışmak üzere bir araya geldi.
Bu toplantı, Senato Demokrat liderlerinin müzakere edip desteklediği finansman paketine Temsilciler Meclisi’ndeki sadece 21 Demokratın “evet” oyu vermesinden bir gün sonra gerçekleşti. Temsilciler Meclisi Demokrat yönetiminin tamamı pakete karşı oy kullanmıştı.
Toplantı sonrası Jeffries ve diğer liderlerle düzenlenen ortak basın toplantısında konuşan Senato Azınlık Lideri Chuck Schumer, “Aynı çizgideyiz” mesajı verdi.
Ancak Başkan Johnson, Demokrat taraftaki bölünmeye işaret ederek Jeffries ve Schumer arasında bir “güç savaşı” yaşandığını öne sürdü ve Cumhuriyetçi birliğinden övgüyle bahsetti.
Johnson, Demokratların hükümeti kapatmayı tercih etmesi durumunda Cumhuriyetçilerin elinin daha güçlü olacağına inanıyor.
Geçen yıl Trump tarafından imzalanarak yasalaşan “One Big Beautiful Bill” (Büyük Güzel Yasa) kapsamında ICE birimine dört yıl yetecek kadar, 75 milyar dolarlık bir kaynak sağlandığını hatırlatan Johnson, “Eğer Demokratlar hükümeti kapatmayı seçerlerse, engellemiş olacakları şey diğer tüm temel hizmetler olacaktır: FEMA, Sahil Güvenlik, TSA ve ulusal güvenliğin diğer unsurları” diye konuştu.
Trump’ın sınıf ittifakları: ICE operasyonları hangi şirketlere yarıyor?
Amerika
Mamdani, NYPD şefi Tisch’in arkasında durdu

New York Belediye Başkanı Zohran Mamdani, NYPD Komiseri Jessica Tisch’in görevden alınması yönündeki çağrıları reddetti.
Manhattan’da bir Göçmenlik ve Gümrük Muhafaza (ICE) ajanı tarafından bir erkeğin vurulmasının ardından protestocuların polisle çatışmasından birkaç gün sonra, Amerika Demokratik Sosyalistleri (DSA) ve belediye başkanının bizzat desteklediği iki aday da dahil olmak üzere birçok solcu ses, polis şefinin görevden alınmasını talep etti.
Fakat Mamdani, Queens’te meydana gelen ve bu olayla ilgisi olmayan bir olayın ardından talepleri reddetti.
“Jessica Tisch polis komiseri ve bunu değiştirmeye niyetim yok,” diyen belediye başkanı bir muhabire verdiği demeçte, hem kendi liderliği hem de selefi Belediye Başkanı Eric Adams döneminde Tisch’in başarılarını övdü:
“Jessica Tisch’i polis komiseri olarak atama kararını almamın nedeni, NYPD’nin üst kademelerindeki yolsuzluğu kökünden söküp, aynı zamanda şehrimiz genelinde suç oranını düşürme konusundaki başarılarıydı.”
Kısa bir süre sonra belediye başkanı ve Tisch, ölen polis memurlarını anmak amacıyla düzenlenen bir etkinliğe birlikte katıldılar.
Bu etkinlikte belediye başkanı, onunla birlikte yer alma fırsatını “bir ayrıcalık” olarak nitelendirdi.
Bu tür söylemler, Mamdani’nin siyasi müttefiklerinin son günlerde komiseri hedef alan öfkeli tepkilerinden çok uzak.
Belediye başkanının desteğiyle Haziran ayında yapılan ön seçimlerde Temsilci Adriano Espaillat’ı mağlup eden Demokrat Kongre adayı Darializa Avila Chevalier, komiseri X üzerinden protestoları kontrol altına alarak New York’un sığınak şehir politikalarının “ruhunu ihlal etmekle” suçladı ve “Komiser Tisch istifa etmelidir” talebinde bulundu.
Bu yaz Mamdani’nin desteğiyle büyük bir başarı elde eden bir başka solcu aday olan Demokrat Meclis adayı Illapa Sairitupac ise, X hesabında “Tisch’i kovun” yazısını paylaştı.
Bu isimlerin her ikisi de DSA üyesi. Bu ulusal örgütün cumartesi günü attığı tweet’te, “Belediye Başkanı Zohran Mamdani’den NYPD Komiseri Jessica Tisch’i kovmasını talep ediyoruz,” denildi.
Mamdani’nin uzun süredir üyesi olduğu ve yönetimi ile yakın bağları bulunan DSA’nın New York Şubesi de komiserin, “federal göçmenlik uygulamalarıyla polisin suç ortaklığı” olarak görülen duruma son vermediği sürece “görevden alınması gerektiğini” belirtti.
Mamdani ise pazartesi günü NYPD’nin güç kullanımı politikalarının gözden geçirileceğini duyurarak eleştirileri yatıştırmaya çalıştı.
Belediye başkanı ve komiser, protestolarla ilgilenen ve Mamdani’nin uzun süredir lağvetmeye söz verdiği Stratejik Müdahale Grubu (SRG) konusunda kamuoyu önünde fikir ayrılığına düştü.
Tisch birimin mevcut haliyle kalması gerektiğini savunuyor.
Mamdani, bu konuda komiserin kararını geçersiz kılmak için harekete geçmedi fakat SRG’den tutuklama yapmadan önce Belediye Binası’ndan doğrudan onay almasını şart koştu.
Geçtiğimiz hafta, “demokratik sosyalist” belediye başkanı ile onu iktidara taşıyan hareket arasında bugüne kadarki en belirgin ayrılık yaşandı.
Mamdani, geçen çarşamba günü 7 Ekim 2023 Aksa Tufanı operasyonunun kurbanlarını anmak için düzenlenen anma törenine katılması nedeniyle sol gruplardan yuhalamalara ve “hain” sloganlarına maruz kaldı.
Jessica Tisch, New York’un en önemli zenginlerinden James Tisch’in kızı.
Amerika
Cumhuriyetçiler için Temsilciler Meclisi artık “kaybedilmiş bir dava”

Kongre’deki bazı üst düzey Cumhuriyetçiler, ara seçimlerde Temsilciler Meclisi’ndeki kontrolü ellerinde tutmalarının muhtemelen imkânsız olduğu sonucuna vardı.
POLITICO’ya göre parti yöneticileri şu anda yenilginin boyutunu sınırlandırmaya ve partinin Senato’daki çoğunluğunu korumaya odaklanmış durumdadırlar.
Beş üst düzey Cumhuriyetçi milletvekili, POLITICO’ya Temsilciler Meclisi’nin fiilen kaybedildiğini söyledi.
Üst düzey bir Cumhuriyetçi Kongre üyesi, bu noktada partinin hedefinin “mümkün olduğunca çok sayıda Cumhuriyetçi koltuğu kurtarmak” olduğunu söyledi.
Bu kişiye göre, başkan bu konuda yardımcı olmuyor:
“Başkan Trump bu seçimi tamamen kendisiyle ilgili hale getirdi. Şimdi bu siyasi fırtınadan sağ çıkmamız gerekiyor.”
Kongre’deki ikinci bir Cumhuriyetçi üye, seçim kampanyası reklamlarının gidişatının ara seçimlerde hangi tarafın kontrolü elinde tuttuğunu açıkça ortaya koyduğunu söyledi.
Bu milletvekili, Demokratların yaklaşık 10 sandalye kazanacağını ve bunun Meclisi kontrol altına almak için fazlasıyla yeterli olacağını öngördü.
Bu kişi, Florida ve Teksas gibi yeniden seçim bölgeleri çizilen “kırmızı eyaletlerde” bile Cumhuriyetçi adayların “tırnaklarıyla tutunmaya çalıştıklarını” belirtti.
Cumhuriyetçiler, artık kazanılmayacağını düşündükleri birkaç çekişmeli Temsilciler Meclisi seçim bölgesinden çoktan çekildiler.
Bunlara Iowa’dan Temsilci Mariannette Miller-Meeks ve New Jersey’den Tom Kean Jr.’ın elinde bulunan bölgeler de dahil. Trump, bu bölgeleri iki yıl önce kazanmıştı.
Parti geçen hafta, emekliye ayrılan Temsilci Don Bacon’ın elinde bulunan Omaha merkezli bir seçim bölgesinden de vazgeçti.
Trump yönetimi yetkilileri ve diğer üst düzey Cumhuriyetçi parti yetkilileri, reklam bütçesini daha etkili olabilecek seçim yarışlarına kaydırmak amacıyla önümüzdeki günlerde daha fazla adayın listeden çıkarılabileceğini belirtiyor.
Cumhuriyetçi gruplar, bir zamanlar Demokratları koltuklarından etmek umuduyla girdikleri birçok yarıştan şimdiden vazgeçti.
Cumhuriyetçi Parti, Orta Batı’da aşırı baskı altında bulunuyor ve şu anda Iowa, Nebraska ve Kansas gibi bir zamanlar MAGA’ya sadık eyaletlerdeki Senato koltuklarını korumak için büyük harcamalar yapıyor.
Beyaz Saray ile sık sık çatışan Bacon, partisinin yaşadığı siyasi sıkıntılarda gizemli bir durum olmadığını söyledi.
Bacon, “Bu kararları veren bazı kişilerle konuştum: En büyük sorun, başkanın anket sonuçları ve olumsuz algısı,” dedi.
Beyaz Saray yetkilileri ise, Kongre’nin her iki meclisinde de yarışı sürdürdüklerini vurguluyor.
Beyaz Saray sözcüsü Liz Huston yaptığı açıklamada, Trump’ın “hem Temsilciler Meclisi’nde hem de Senato’da Cumhuriyetçi çoğunluğu korumaya kararlı” olduğunu belirtti.
Salı günü, zor durumda olan Cumhuriyetçi Senatör Dan Sullivan için Alaska’da seçim kampanyası yapmak üzere yola çıkan Trump, ara seçimler konusunda iyimser olduğunu dile getirdi fakat görevdeki başkanların genellikle ara seçim yıllarında partilerinin koltuk kaybettiğini kabul etti:
“Ama şu anda bir turne yapıyorum ve mitingler düzenliyorum. Cumhuriyetçi Parti’ye yönelik coşku seviyesi çok yükseldi.”
Temsilciler Meclisi Başkanı Mike Johnson ise daha da ileri giderek, Cumhuriyetçilerin kalesi sayılan Teksas’ta yaptığı bir seçim mitinginde, partisinin büyük bir yenilginin eşiğinde olduğunu gösteren “anketlerin yanlış olduğunu” kesin bir dille açıkladı.
Yine de taktiksel düzeyde, partinin kaynaklarını Temsilciler Meclisi’ni savunmaktan Senato’yu kurtarmaya kaydırma hamleleri yeterince açık.
Son günlerde, Temsilciler Meclisi Cumhuriyetçileri’nin en büyük süper PAC’ı (Siyasi Eylem Komitesi) olan Kongre Liderlik Fonu (CLF), Nebraska ve Iowa’daki kilit Temsilciler Meclisi adayları için reklamları iptal etti.
Üst meclise odaklanan bir Cumhuriyetçi grup olan Senato Liderlik Fonu (SLF) devreye girerek, Nebraska Senatörü Pete Ricketts ile Iowa’da Senato’ya aday olan Temsilci Ashley Hinson’ı desteklemek üzere reklam süresini CLF’den devraldı.
Cumhuriyetçi bir başka kaynağa göre bunlar, Temsilciler Meclisi’ni elinde tutacak bir partinin hamleleri değil.
POLITICO’ya yaptıkları açıklamalarda hem CLF hem de Ulusal Cumhuriyetçi Kongre Komitesi (NRCC), Temsilciler Meclisi’nin kontrolü için verilen mücadeleden vazgeçme niyetinde olmadıklarını belirtti.
NRCC sözcüsü Mike Marinella, seçim bölgelerinin “tek tek” kazanıldığını ve Cumhuriyetçi Parti’nin “kazanmak için gerekli mali güce ve sahadaki organizasyona” sahip olduğunu söyledi.
CLF Başkanı Chris Winkelman, grubunun ulusal düzeyde etkiyi en üst düzeye çıkarmak için fonları yeniden dağıtmaya devam edeceğini söyledi.
Winkelman hedefin, “en savunmasız Demokratlar üzerinde baskı kurmak ve 218 sandalyeye ulaşma yolunu korumak” olduğunu belirtti.
Sekiz yıl önce Trump’ın ilk ara seçimlerinde çekişmeli seçim bölgesindeki koltuğunu kaybeden Floridalı Cumhuriyetçi eski Temsilci Carlos Curbelo, eski meslektaşlarının seçimin nereye doğru gittiği konusunda net bir görüşe sahip olduklarını söyledi.
Curbelo, “Ortam, beklenebileceği kadar zorlu. Cumhuriyetçilerin Temsilciler Meclisi’ndeki çoğunluğu koruyabileceğine inandığını özel olarak belirten kimse yok; en azından son haftalarda,” dedi.
Amerika
ABD’de federal yargı, Beyaz Saray’ın medya yasağını durdurdu

ABD’de federal mahkeme, Başkan Trump’ın CNN, Politico ve MS NOW kuruluşlarına yönelik Beyaz Saray basın yasağını engelleyen tedbir kararını uzattı. Kararda, yönetiminin ulusal güvenlik savunması kanıt yetersizliği nedeniyle reddedildi ve daimi kart iptalinin anayasal hak ihlali oluşturduğu vurgulandı.
ABD’de bir federal mahkeme, Donald Trump yönetiminin CNN, Politico ve MS NOW basın kuruluşlarına yönelik Beyaz Saray yasağını geçici tedbir kararıyla uzattı.
Kararda, söz konusu kuruluşların Beyaz Saray daimi basın kartlarının (hard badge) iptal edilmesinin anayasal hakları ihlal ettiği değerlendirmesine yer verildi.
Trump tarafından göreve atanan ABD Bölge Yargıcı Timothy Kelly, gece geç saatlerde yayımladığı ihtiyati tedbir kararında, açılan dava devam ettiği müddetçe mevcut durumun korunması gerektiğini kaydetti.
Yargıç Kelly, Beyaz Saray’a erişimi engellenen üç yayın kuruluşunun, Trump yönetiminin “bakış açısı ayrımcılığı” ve “misilleme” yaptığı yönündeki iddialarında haklı çıkma ihtimalinin yüksek olduğunu belirtti.
Daha önce verdiği geçici uzaklaştırma kararına da atıfta bulunan Kelly, kuruluşlara yeterli adil yargılanma ve usul hakkının tanınmadığını yineledi.
Kelly karar metninde, “Başkan Trump’ın davacıları Beyaz Saray basın alanına erişimden men etme gerekçesinin, bu kurumların kendisine ve yönetimine yönelik haberlerini genellikle hatalı ve taraflı bulması olduğu anlaşılıyor” tespitini yaptı.
Yargıç ayrıca, “En yalın ifadeyle bu durum, hukuka aykırı bir görüş ayrımcılığıdır” değerlendirmesinde bulundu.
Yargıç Kelly: “Ulusal güvenlik gerekçesi kanıtlanamadı”
Üç medya kuruluşu, geçen ay Beyaz Saray yerleşkesine girişlerinin engellenmesinin ardından yönetime dava açmıştı.
Kuruluşların avukatları, erişim kısıtlamasının Trump aleyhindeki haberleri cezalandırma amacıyla planlandığını savundu.
Avukatlar bu görüşe dayanak olarak, Trump’ın kararı tek tek haberlere değil, genel olumsuz yayın çizgisine dayandırdığı yönündeki ifadelerini mahkemeye delil sundu.
ABD Adalet Bakanlığı ise basın kısıtlamasının ulusal güvenlik gerekçeleriyle alındığını öne sürdü. Yönetim ayrıca isimsiz kaynak kullanımını eleştirerek medya kuruluşlarını “yalan haber” yapmakla suçladı.
Buna karşılık Yargıç Kelly, ulusal güvenliğin karardaki temel etken olduğu savını kabul etmedi.
Kelly, dosyada Başkan Trump’ın daimi basın kartlarını en baştan itibaren ulusal güvenlik gerekçesiyle iptal ettiğine veya bu kararın gerekçesi olarak doğrudan ulusal güvenliği gösterdiğine dair hiçbir kanıtın yer almadığını kaydetti.
Kelly, salı günkü kararının “Başkan Trump’ın medyadaki haberlerin doğruluğu ve adilliği konusundaki endişelerinin temelsiz olduğu” ya da hükümetin “gizli bilgilerin hukuka aykırı şekilde ifşa edilmesi durumunda ulusal güvenliği koruma amacıyla adım atamayacağı” şeklinde yorumlanmaması gerektiği uyarısını da yaptı.
Basın havuzu boykotuna teftiş adımı
Kuruluşların avukatı Ted Boutrous yaptığı açıklamada, “Bu yasağın müvekkillerimize, Birinci Değişiklik’e ve bir bütün olarak kamuoyuna verdiği zarar çok derin. Mahkeme, öngörülebilir bir gelecekte Beyaz Saray’ın özgür basına yönelik bu anayasaya aykırı yasağını uygulamasını engelleyerek doğru bir adım attı” ifadelerini kullandı.
Bu karar, Trump yönetiminin CNN, Politico ve MS NOW’ın erişimini derhal eski haline getirmesini hükme bağlayan geçici tedbirin ardından Yargıç Kelly’nin aynı dosyada verdiği ikinci karar oldu.
Yargının adımı, Trump ile basın kuruluşları arasındaki gerilimin arttığı bir dönemde açıklandı.
Adalet Bakanlığı, yasak kararının ardından Beyaz Saray basın havuzu yayınlarını geçici olarak durduran beş büyük televizyon kanalı hakkında hafta sonu antitröst incelemesi başlatıldığını duyurdu.
Görüş2 hafta önceEast-West Forum: Dünyanın artık kaçınamayacağı bir diyalog
Dünya Basını7 gün önceEski CIA analisti Johnson: Trump İran’a girerse Çanakkale’deki Churchill gibi yenilir
Asya2 hafta önceÇin akaryakıt ihracatını durdurdu: Küresel pazarda tedarik daralıyor
Dünya Basını1 hafta önceİktisatçı Richard Wolff: ABD’de oligarklar devleti rehin alarak piyasayı yönetiyor
Dünya Basını2 hafta önceYarım trilyon dolarlık balon: Süper zeka söylemi gerçek zararları gizliyor
Görüş1 hafta önceOrtadoğu’da Koridor İttifakları Devri
Diplomasi2 hafta önceTürkiye ve BM Karadeniz’de ateşkes için masaya dönüyor
Asya2 hafta önceGüney Kore’den Ukrayna’ya Kuzey Koreli esirler için özür ültimatomu











