Bizi Takip Edin

AMERİKA

ABD’de Cumhuriyetçiler Ukrayna’ya yardım yasasını engelledi

Yayınlanma

Çarşamba günü ABD Senatosundaki Cumhuriyetçiler, Ukrayna’ya daha fazla finansman sağlama çabasını engelleyerek Başkan Joe Biden’ın temel dış politika hedeflerinden birine bir darbe daha indirdi.

Senatodaki tasarı İsrail ve Tayvan’a da fon sağlamayı içeriyordu fakat Cumhuriyetçiler sınır güvenliği için yeterli paranın olmadığını düşünüyordu. Cumhuriyetçi grup, göç konusunda ekstra kısıtlamalar olmadan Ukrayna’ya ek yardımı desteklemeyeceğini ilan etmişti.

Biden oylamadan önce yaptığı açıklamada Kongredeki Cumhuriyetçilerin Kiev’e daha fazla yardım yapma konusundaki isteksizliklerinin, Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin’e ‘umabileceği en büyük hediyeyi’ vermek anlamına geldiğini ileri sürdü.

Çarşamba günü diğer G7 liderleriyle sanal bir toplantının ardından Beyaz Saray’da konuşan Biden, “Ukrayna’ya tedarik sağlama kabiliyetimizdeki herhangi bir kesinti Putin’in konumunu açıkça güçlendirir,” dedi ve ABD’nin Kiev’e yardım etmek için ‘parasının tükendiğini’ belirtti.

‘Tarihin özgürlük davasına sırtını dönenleri sert bir şekilde yargılayacağını’ ileri süren ABD Başkanı, “Putin’in kazanmasına izin veremeyiz. Bu, tüm dostlarımızın çıkarına olduğu kadar bizim de büyük ulusal çıkarımıza olacaktır,” ifadelerini kullandı.

Demokratlar da ‘Cumhuriyetçi isyan’a dahil oldu

Senatoya sunulan 111 milyar dolarlık paket Ukrayna için 60 milyar dolar içeriyordu. Senato kurallarına göre tasarının görüşülmesine devam edilebilmesi için 100 üyeden 60’ının oyu gerekiyordu fakat tasarı dokuz oyla reddedildi.

Senatodaki tüm Demokratlar başlangıçta tasarı lehinde oy kullanmış, fakat tasarı 49’a karşı 51 oyla reddedilmişti. Genellikle Demokratların yanında yer alan Vermont’lu bağımsız Bernie Sanders, İsrail’e mali destek de içermesi nedeniyle muhalefete geçti. Senato çoğunluk lideri New York Demokratı Chuck Schumer, tasarının geçmeyeceğinin anlaşılması üzerine oyunu hayır olarak değiştirerek tasarıyı daha sonra tekrar gündeme getirme imkanı buldu.

Senatodaki tasarının kabul edilmemesiyle birlikte, Kongrenin Ukrayna’ya yardım konusunda yıl sonundan önce bir anlaşmaya varması şüpheli hale geldi.

Biden, ABD’nin Ukrayna fonlarının kurumasına yol açabilecek bir noktaya gelmesinin ‘şaşırtıcı’ olduğunu söyledi ve suçu doğrudan Cumhuriyetçilere yükledi.

Başkan, “Kongre’deki Cumhuriyetçiler Putin’e umabileceği en büyük hediyeyi vermeye istekli ve sadece Ukrayna’da değil, bunun ötesinde küresel liderliğimizi terk ettiler,” iddiasında bulundu.

Amerikan kamuoyunda Ukrayna’ya yardım hevesi azalıyor

Bu arada kamuoyu yoklamaları Ukrayna’ya yardım konusunda ülke genelinde siyasi desteğin azaldığını gösteriyor. Gallup’a göre Amerikalıların yüzde 41’i ABD’nin Ukrayna’ya yardım etmek için ‘çok fazla şey’ yaptığını söylerken, bu oran Haziran ayında aynı şeyi yüzde 29’du.

Cumhuriyetçi Temsilciler Meclisi Başkanı Mike Johnson, Ukrayna’ya yapılacak herhangi bir yardım karşılığında Meksika ile olan güney sınırında göçün sıkı bir şekilde sınırlandırılmasını talep ediyor ki bu Demokratların çoğu ve Beyaz Saray için kabul edilemez bir koşul.

Senatoda daha önce Kiev’i destekleyen Cumhuriyetçiler bu hafta Johnson’ın pozisyonunu benimseyerek partiler üstü bir uzlaşma umanları hayal kırıklığına uğrattı.

Biden, “Cumhuriyetçiler Ukrayna’nın finansmanını kendi aşırı partizan sınır politikalarına rehin tutarak ulusal güvenliğimizle oynuyorlar,” dedi. ABD Başkanı ‘sınır konusunda önemli tavizler vermeye hazır olduğunu’ ama ‘şu ana kadar hiçbir yanıt alamadığını’ söyledi. Yine de çözüm için baskı yapmaya devam edeceğini söyleyen Biden, 

“Çekip gitmeye hazır değilim ve Amerikan halkının da hazır olduğunu sanmıyorum,” iddiasında bulundu.

AMERİKA

WSJ: SpaceX, Amerikan askeri kurumlarıyla bağını derinleştiriyor

Yayınlanma

Wall Street Journal’da (WSJ) yer alan habere göre Elon Musk’ın şirketi SpaceX, ABD istihbarat ve askeri kurumlarıyla bağlarını derinleştiriyor. WSJ, SpaceX’in en az bir büyük gizli sözleşme kazandığını ve ulusal güvenlik müşterileri için Starshield adlı gizli bir uydu programını genişlettiğini aktarıyor.

WSJ’nin gördüğü belgelere göre şirket 2021’de ABD hükümetiyle 1,8 milyar dolarlık gizli bir sözleşme imzaladı. SpaceX, belgelerde sözleşmeden elde edilen fonların önümüzdeki yıllarda gelir bileşiminin önemli bir parçası olmasının beklendiğini söyledi. Hükümetteki müşterisinin adını ise açıklamadı.

WSJ’ye göre anlaşmanın büyüklüğü ve gizliliği, uzay endüstrisinde baskın bir güç olan SpaceX ile ulusal güvenlik kurumu arasında artan bir karşılıklı bağımlılığı gösteriyor.

Musk’ın gizemli şirketi Starshield: Pentagon ve istihbaratın göz bebeği

SpaceX’in ABD savunma kurumları ile yaptığı çalışmalar, uzun süredir gizli ve askeri uyduları fırlatmayı içeriyor. Pentagon, Ukrayna ordusuna SpaceX’in Starlink geniş bant internet hizmetiyle vererek Musk ile işbirliği yapıyor.

SpaceX’in hükümet içindeki müşterileri için özel olarak tasarlanan ve liderleri arasında eski bir Hava Kuvvetleri generalini sayan Starshield birimi hakkında daha az şey biliniyor. Starshield, onlarca Pentagon ortağına iletişim hizmetleri sağlamak için geçen ağustos ayında ordudan 70 milyon dolarlık bir anlaşma kazandı. Bununla birlikte, grup büyük ölçüde kamuoyundan uzak bir şekilde faaliyet gösterdi.

Şirketin başkanı Gwynne Shotwell geçen mayıs ayında katıldığı bir etkinlikte, “Halka açık bir forumda ne söyleyebileceğimden asla emin olmadığımda, ağzımı kapatmaya meyilliyim. Ancak istihbarat topluluğu ile SpaceX arasında çok iyi bir işbirliği olduğunu söyleyebilirim,” demişti. 

SpaceX, 2022’nin sonlarında kamuoyuna açıklanan bir web sayfasında Starshield’ı güvenli iletişimi yönetebilen, dünya hakkında veri yakalayabilen veya yörüngedeyken hükümet için sensörler veya diğer gözlem araçlarını taşıyabilen uydular olarak tanımladı. 

Starshield’ın çevrimiçi iş ilanları, çok gizli izinlerin yanı sıra Savunma Bakanlığı ve istihbarat topluluğuyla çalışma deneyimine sahip kişileri arıyor.

ABD’nin Elon Musk sorunu

Musk’ın yükselişi gizli bir istihbarat sözleşmesi ile başladı

İlan edilen bir pozisyon için aranan kişinin, Starshield’ı Pentagon’un muharip komutanlıklarında (dünya çapındaki askeri operasyonları veya ulaşım ve siber güvenlik gibi belirli işlevleri denetleyen bölümler) temsil etmesinin gerektireceği söyleniyordu.

SpaceX, kuruluşundan bu yana ulusal güvenlik kuruluşlarıyla çalıştı. Musk, şirketi 2002 yılında kurduktan kısa bir süre sonra, açıklanmayan bir ABD istihbarat müşterisiyle bir lansman sözleşmesi kazandı. Daha sonra SpaceX, askeri kurumlar ve casus kurumları için düzenli uydu fırlatmaları yapmaya başladı.

Şirket ayrıca, uydu teknolojileri için önemli ulusal güvenlik müşterileri kazandı. WSJ’nin ‘konuya aşina kişiler’den aktardığına göre, bu tip müşteriler arasında Ulusal Keşif Ofisi (NRO) de var.

NRO, federal hükümetteki ulusal güvenlik ve sivil kurumları desteklemek için uydu verilerini kullanan farklı Pentagon şubelerinden ve Merkezi İstihbarat Teşkilatı’ndan (CIA) personel bulunduruyor. Kurumun varlığı 1992 yılına kadar devlet sırrıydı. NRO’nun SpaceX’in hangi uydu teknolojisini kullandığı belirlenemedi.

Komutanlar güçlü ama büyük uydular yerine hızlı yapılan ‘uydu sürüleri’ istiyor

Elon Musk ve şirketlerinin istihbarat ve ordu kurumlarıyla işbirliği geliştirmesinde şirketin önemli yöneticilerinden Gwynne Shotwell’in başrol oynadığı da haberde verilen bilgiler arasında.

Konuya aşina olan kişiler, 2020’de Hava Kuvvetlerinden general olarak emekli olduktan sonra SpaceX’e katılan Terrence O’Shaughnessy’nin Starshield’de üst düzey bir rolü olduğunu söylüyorlar. Bir ticaret grubunun web sitesinde yayınlanan bir biyografi, onu ‘SpaceX ile ilgili konularda Elon Musk’ın Kıdemli Danışmanı’ ve şirketin Özel Programlar Grubunun başkan yardımcısı olarak tanımlıyor.

Joe Biden’ın Elon Musk sancısı

Uydular, ABD ulusal güvenliğinde, füze fırlatmalarını takip etmede ve güvenli iletişim sağlamada önemli bir rol oynuyor. Bazı Pentagon uzay departmanı liderleri, inşa edilmesi ve fırlatılması on yıl sürebilecek güçlü ama büyük uydular sipariş etmekten uzaklaşmak istiyor. Onların yerine, şirketlerin diğer sistemler arızalandığında çevrimiçi kalabilecek uydu sürülerini hızlı bir şekilde başlatmalarını istediklerini söylüyorlar. Yetkililer, önümüzdeki yıllarda agresif bir askeri ve casus uydu fırlatma programı planlıyorlar.

Okumaya Devam Et

AMERİKA

Wall Street’in, kârlı türev piyasalarının düzenlenmesine nasıl direndiği ortaya çıktı

Yayınlanma

Axios tarafından incelenen mahkeme belgeleri, Wall Street bankalarının 2008 mali krizinden sonra türev ürünler piyasasını düzenleme çabalarından ne kadar endişe duyduklarını gösteriyor.

Axios’a göre ilgili e-postalar, sunumlar ve dahili notlar, finans sektörünün kuralları şekillendirme ve kilit kâr noktalarını koruma girişimlerini aydınlatıyor, ki, bu girişimler bugün de kullanılıyor.

2008 krizinden sonra meşhur Dodd-Frank mali revizyonu 2010 yılında yasalaştığında, devlet kurumlarını daha önce düzenlenmemiş Wall Street türev piyasalar için kurallar yazmaya yönlendirmişti. Türev ürünler, değeri bir dayanak varlığın değerindeki değişimlere göre değişen ürünlere verilen ad. Bu dayanak varlık, döviz birimi, emtia, endeks veya faiz oranı olabilir. Türev ürünlerin önde gelen örnekleri arasında swap işlemleri, opsiyon işlemleri ve forward (vadeli) işlemler sayılıyor.

Faiz takası, belirli bir anapara tutarı üzerinden, farklı yapılardaki veya oranlardaki faiz ödeme yükümlülüklerinin takasına dayalı anlaşma türü.

Bu kurallar, bankaların son derece kârlı swap ticaretini, borsadaki ticarete benzer düşük marjlı bir işe dönüştürmekle tehdit ediyordu.

Bugünlerde bankanın CFO’su olan dönemin JPMorgan Chase yöneticisi Jeremy Barnum 2010 tarihli bir e-postada, “Oranlar konusunda oldukça endişeliyim,” diye yazdı. Standart faiz oranı swapları işinin “önemli bir ‘tahvilleşme’ riskine sahip olduğunu’ da sözlerine ekledi.

Barnum, her fırsatta bununa savaştıklarını ama savaşların çoğunlukla ‘yokuş yukarı’ gerçekleştiğini de belirtti.

JPMorgan sözcüsü Brian Marchiony, Axios’un sorusuna yanıt olarak, bankanın ‘şeffaf ve düzenli piyasaları destekleme konusunda uzun bir geçmişe sahip olduğunu, bu nedenle asıl endişelerinin, bazı ürünleri tahvillere zorlamanın aslında işleri müşteriler veya piyasa için daha güvenli, daha iyi veya daha kolay hale getirmemesi’ olduğunu öne sürdü.

ABD doları faiz oranı swapları için toplam pazar 160 trilyon dolar ve dünyanın en büyük pazarlarından biri. Burada esas olarak faiz oranlarının yönüne ilişkin sözleşmeye dayalı bahisler oynanıyor.

Bölgesel bankalar, ipotek kredisi verenler, riskten korunma fonları ve bir dizi finansal kuruluş, faiz oranı hareketleriyle ilgili risklerden korunmak veya bunlar üzerinde spekülasyon yaparak para kazanmak için swapları kullanıyor.

Bankalar genellikle faiz oranı swapı ticaretine ilişkin rakamları açıklamaz. Bu kârlar ve gelirler genellikle devlet tahvili ticareti ve Hazine vadeli işlem ticareti ile faiz oranı ticareti bölümlerinde birleştirilir.

Wall Street faiz ticareti bölümlerindeki çok sayıda eski çalışana göre, faiz oranı swap ticareti hacmi, tipik olarak geleneksel devlet tahvili ticareti işini gölgede bırakmış durumda.

Axios’a göre faiz swapları finansal krize neden olmasa da, swap piyasasının yapısı bankaların ‘batamayacak kadar büyük’ olmasına katkıda bulundu. Swap sözleşmeleri tüm büyük bankaları birbirine bağladı; bu da bir banka başarısız olursa, tüm sistemin tehdit altına gireceği anlamına geliyor.

Okumaya Devam Et

AMERİKA

Senatör Graham: Ukrayna’nın madenleri var, İsrail’in ekonomisi güçlü, hibe değil kredi verelim

Yayınlanma

ABD’li Cumhuriyetçi Güney Karolina Senatörü Lindsey Graham, Rus muhalif Aleksey Navalnıy’ın öldürüldüğü yönündeki iddiaları yineleyerek, Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin’in ‘ağır bir bedel ödeyeceğini’ söyledi.

Pazar günü CBS News‘de Robert Costa’nın sunduğu Face The Nation programına verdiği mülakatta Graham, “Putin’in, Ukrayna’nın fişini çekmeyeceğimizi bilmesini isterim. Peşinize düşeceğiz. Ülkenizi terör sponsoru ilan edeceğiz, bu cesur adamı öldürdüğünüz için ağır bir bedel ödeyeceksiniz,” ifadelerini kullandı.

Bununa birlikte ABD Kongresinin üzerinde çalıştığı, göç konusunu ele alan ve Ukrayna, İsrail ve Tayvan’a yardımı öngören partiler üstü yasa tasarısını yorumlayan Graham, “Hafta başında (eski) Başkan Trump ile Ukrayna’ya yapılacak yardımın krediye dönüştürülmesi konusunu görüştüm. Bu onun fikriydi, benim değil,” dedi.

Graham, “Biliyorsunuz, İngiltere’ye borç verdik. 34 trilyon dolar borcumuz var. Ukrayna’nın madenleri var, çok fazla kaynağı var. İsrail’in güçlü bir ekonomisi var. 7 Ekim’de çok kötü bir darbe aldılar. Tayvan oldukça zengin bir ülke. Neden bu üç müttefike de uygun bir kredi vermiyoruz? Bırakalım ödeyebildiklerinde bize geri ödesinler, çünkü 34 trilyon borcumuz var. Trump’ın fikri bu yönde,” diye konuştu.

Bu fikrin Temsilciler Meclisi ve Senato’da destek alacağını belirten Graham, şöyle devam etti:

“Başkan Trump sınır konusunda bekleyelim diyor. Kusura bakmayın ama bekleyemeyiz. Bu bir ulusal güvenlik kabusu. Terörist izleme listesindeki şahısların sınırdan geçişinde yüzde 2000’lik bir artış söz konusu. İki yıl içinde, güney sınırımızdan gelen fentanil miktarı nedeniyle 5 milyar insan ölebilir. Amerika’daki gençlerin en büyük can kaybı güney sınırından gelen fentanil zehirlenmesidir. Bu yüzden beklemek istemiyorum, sınır konusunda hemen harekete geçmek istiyorum. Yardım paketini krediye dönüştürmek istiyorum. Bu bana çok mantıklı geliyor. Ve bence partiler üstü Problem Çözücüler grubunun satacak bir fikri var.”

Münih Güvenlik Konferansı sona erdi: Ukrayna ihtilafı ve Navalnıy’ın ölümü ana gündem oldu

Okumaya Devam Et

Çok Okunanlar

English