Rusya
ABD’nin adımları Rusya’yı harekete geçirdi: Füze moratoryumunun sona ermesi ne anlama geliyor?

Rusya, ABD’nin Avrupa ve Asya-Pasifik’teki füze konuşlandırmalarını gerekçe göstererek 2019’dan bu yana uyguladığı orta ve kısa menzilli füze moratoryumunu sonlandırdığını duyurdu. Kremlin, artık hiçbir kısıtlamaları kalmadığını belirtirken, uzmanlar bu adımın Avrupa’da Soğuk Savaş dönemini andıran yeni bir gerilim dalgasını tetikleyeceği uyarısında bulunuyor.
Rusya, 2019’dan bu yana sürdürdüğü orta ve kısa menzilli füzelerin (RSMD) konuşlandırılmasına ilişkin tek taraflı moratoryumdan vazgeçtiğini duyurdu.
Rusya Dışişleri Bakanlığından 4 Ağustos’ta yapılan açıklamada, bu kararın Batı’nın adımlarına karşılık olarak alındığı belirtildi. Kremlin Sözcüsü Dmitriy Peskov ise dün yaptığı açıklamada, “Rusya’nın bu konuda artık hiçbir kısıtlaması kalmadı. Rusya artık kendini herhangi bir şeyle sınırlı görmüyor. Bu, Rusya’nın gerektiğinde ilgili adımları atma hakkını kendinde gördüğü anlamına geliyor,” ifadelerini kullandı.
Moskova, 2019’da Orta ve Kısa Menzilli Füzeler Anlaşması’nın (INF) sona ermesinin ardından tek taraflı moratoryum ilan etmiş ve başta ABD olmak üzere NATO üyelerine de benzer kısıtlamaları uygulama çağrısında bulunmuştu.
Ancak NATO, Rusya’nın 9M729 füzesini konuşlandırarak anlaşmayı zaten ihlal ettiğini öne sürerek bu teklifi “güvenilmez” olarak nitelendirmişti.
Moskova’yı harekete geçiren adımlar
Rusya Dışişleri Bakanlığı, moratoryumdan vazgeçme kararını Batılı ülkelerin attığı somut adımlara dayandırdı. Bakanlığın açıklamasında, “ABD ve müttefikleri, Amerikan yapımı karada konuşlu RSMD’leri çeşitli bölgelere yerleştirme planlarını açıkça belirtmekle kalmadı, aynı zamanda niyetlerini hayata geçirme konusunda önemli ilerleme kaydetti,” denildi.
Moskova’nın kararını gerekçelendirdiği adımlar şunlar:
— Yeni füzelerin geliştirilmesi: ABD, çeşitli orta ve kısa menzilli füzeler geliştiriyor, testlerini tamamlıyor ve bazılarının seri üretimine başlamış durumda.
— Altyapı hazırlığı: Pentagon, RSMD’lerin ileri düzeyde konuşlandırılması ve kullanılması için yurt dışında özel birlikler konuşlandırıyor ve altyapı hazırlıyor.
— Tatbikatlarda kullanım: ABD, müttefikleriyle düzenlediği tatbikatlarda bu sistemleri giderek daha sık kullanıyor. Örneğin, 2023’te Danimarka’nın Bornholm Adası’ndaki tatbikatta RSMD fırlatma kabiliyetine sahip Mk70 lançerleri kullanıldı. 2024’te ise Filipinler’e Mk41 lançerlerini içeren Typhon füze sistemleri sevk edildi.
— Almanya ile anlaşma: Temmuz 2024’te ABD ve Almanya, Washington’un 2026’dan itibaren Almanya’da uzun menzilli silahları geçici olarak, gelecekte ise kalıcı olarak konuşlandırması konusunda anlaştı.
Bakanlık, ABD’nin M142 HIMARS ve M270 MLRS gibi sistemleri de orta ve kısa menzilli füze lançeri olarak gördüğünü ve bu silahların Ukrayna da dahil olmak üzere müttefiklere önemli miktarda sevk edildiğini vurguladı.
Açıklamada, “Kolektif Batı’nın bu adımları, Rusya’ya komşu bölgelerde istikrarı bozan ve ülkemizin güvenliğine yönelik stratejik düzeyde doğrudan tehdit oluşturan füze potansiyelleri yaratmaktadır,” denildi.
“Soğuk Savaş benzeri kriz kapıda”
Rus uzmanlar, Moskova’nın kararının Avrupa’da gerilimi tırmandıracağı konusunda hemfikir. Rusya Bilimler Akademisi Dünya Ekonomisi ve Uluslararası İlişkiler Enstitüsünden (IMEMO) Sergey Oznobişçev, RBK gazetesine yaptığı değerlendirmede, “Bu durum, 1970’lerin sonlarında Avrupa’ya orta ve kısa menzilli füzelerin konuşlandırıldığı krizin yeni bir düzeyde tekrarına yol açacaktır,” dedi.
Oznobişçev, “Her iki tarafın da misilleme yaptığını düşündüğü bu karşılıklı önlemler sistemi, Soğuk Savaş döneminin bir özelliğidir. Şu anda gerilimin tırmandığı bir aşamadayız,” diye konuştu.
IMEMO’dan bir diğer uzman İlya Kramnik ise ABD’nin Avrupa’da fiilen RSMD konuşlandırdığını ve Rusya’nın buna cevapsız kalmayacağının aşikâr olduğunu belirtti. Kramnik’e göre bu karar, Rusya’nın muhtemelen “Oreşnik” hipersonik füze sistemini ve 9M729 seyir füzesini Avrupa’daki topraklarında konuşlandıracağı anlamına geliyor.
Uzman, “Kaliningrad Oblastı üç taraftan NATO ülkeleriyle çevrili ve savunmasız. Bu nedenle oraya büyük güçler yığmak tedbirsiz bir karar olur. Elbette orada da bir şeyler olacaktır ama Leningrad, Pskov ve Smolensk gibi diğer batı bölgelerinin de ilgili birlikleri alacağını ve kesinlikle Belarus topraklarında da bir şeyler ortaya çıkacağını düşünüyorum,” değerlendirmesinde bulundu.
Trump, Ukrayna’ya Moskova’yı vurma kabiliyetine sahip füzeler gönderecek
Anlaşmanın çöküşü ve moratoryumun başlangıcı
SSCB lideri Mihail Gorbaçov ve ABD Başkanı Ronald Reagan tarafından 1987’de imzalanan RSMD Anlaşması, menzili 500 ila 5 bin 500 kilometre arasında olan karada konuşlu balistik ve seyir füzelerinin imhasını öngörüyordu. Anlaşma, deniz ve hava bazlı füzeleri kapsamıyordu.
2018’de dönemin ABD Başkanı Donald Trump, Rusya’yı 9M729 (NATO kodu: SSC-8) füzesini test ederek anlaşmayı ihlal etmekle suçladı ve ülkesini anlaşmadan çekme niyetini açıkladı.
Çekilme süreci Şubat 2019’da başladı ve Rusya da buna karşılık verdi. Anlaşma, 2 Ağustos 2019’da resmen sona erdi.
Bu gelişmenin ardından Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin, ABD’nin Avrupa’da benzer füzeleri konuşlandırmadığı sürece moratoryuma bağlı kalacaklarını açıklamıştı.
Hatta Putin, iyi niyet göstergesi olarak, ABD’nin Avrupa’daki Aegis Ashore füze savunma sistemlerinin ve Rusya’nın Kaliningrad’daki 9M729 füzelerinin karşılıklı denetlenmesini teklif etmişti. Fakat bu teklifler Batı’da karşılık bulmadı.
Rusya
Rusya ile Çin arasındaki ticaret hacmi yüzde 25,6 arttı

Çin ile Rusya arasındaki ticaret hacmi, 2026 yılının ilk yarısında geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 25,6 artarak 134,17 milyar dolara ulaştı. Çin Gümrük Genel İdaresinin 14 Temmuz tarihinde yayımladığı verilere göre, Çin’in Rusya’ya ihracatı yüzde 28,4 artışla 60,60 milyar dolar, Rusya’dan ithalatı ise yüzde 23,3 artışla 73,58 milyar dolar olarak kaydedildi.
Çin Gümrük Genel İdaresinin 14 Temmuz tarihinde açıkladığı verilere göre, Çin ile Rusya arasındaki ticaret hacmi 2026 yılının ilk altı ayında geçen yılın aynı dönemine kıyasla yüzde 25,6 artış göstererek 134,17 milyar dolara ulaştı.
İki ülke arasındaki bu ticaret artışı, Çin ile ABD arasındaki ticari ilişkilere kıyasla belirgin şekilde daha hızlı gerçekleşti. Dünyanın en büyük iki ekonomisi olan Çin ile ABD arasındaki ticaret hacmi, aynı dönemde 289,15 milyar dolar seviyesinde kaydedildi ve geçen yılın aynı dönemine göre neredeyse değişim göstermedi.
Rusya ile Çin arasındaki ticaretin hızlanması, 2022 yılından sonra başlayan kalıcı yapısal değişimi yansıtıyor.
Çin’in Rusya’ya ihracatı ocak ile haziran ayları arasındaki dönemde yüzde 28,4 artarak 60,60 milyar dolara ulaştı. Rus alıcıların alternatif tedarik kanallarının sınırlı olması nedeniyle yüksek talep göstermeye devam ettiği sanayi ekipmanları, elektronik ürünler ve tüketim malları bu ihracatın ana yürütücü gücü oldu.
Çin’in Rusya’dan ithalatı ise yüzde 23,3 artışla 73,58 milyar dolara yükseldi. Çin bu süreçte Rusya’dan enerji kaynakları, metaller ve tarım sanayisi ürünleri alımını artırdı.
Haziran ayında iki ülke arasındaki karşılıklı ticaret hacmi 24,35 milyar dolar olarak gerçekleşti. Bu dönemde Çin’den yapılan sevkiyatlar 11,43 milyar dolar, Rusya’dan yapılan sevkiyatlar ise 12,92 milyar dolar seviyesinde kaydedildi.
Böylece Rusya, hammadde ihracatına karşılık bitmiş ürün ithalatına dayalı ticaret yapısının bir gereği olarak aylık bazda dış ticaret fazlası vermeyi sürdürdü.
Çin’in Rusya’ya yönelik ihracatındaki hızlı artış, Çin genelindeki ithalat hareketliliğinin yaşandığı bir döneme denk geldi.
Reuters ajansının paylaştığı verilere göre, Çin’in genel ithalatı haziran ayında yıllık bazda yüzde 36 artarak son beş yılın en yüksek seviyesine ulaştı. Özellikle yarı iletkenlere yönelik yoğun talep dikkat çekti.
Yapay zeka altyapısına yönelik yatırımların artmasıyla birlikte Çin’in Güney Kore’den yaptığı alımlar yüzde 85, Tayvan’dan yaptığı alımlar ise yüzde 41,1 yükseldi.
Çin GSYH verileri Rusya’nın ihracat gelirlerini etkileyebilir
Küresel ekonomik çerçeveyi değerlendirmek açısından, Çin’in 15 Temmuz Çarşamba günü açıklanması planlanan 2026 yılı ikinci çeyrek gayri safi yurtiçi hasıla (GSYH) verileri önem taşıyor.
Piyasa beklentileri Çin ekonomisinin yıllık bazda yüzde 5,1 büyüyeceği yönünde şekilleniyor.
Büyüme oranının yüzde 4,8 seviyesinin altında kalması durumunda, petrol ve metal fiyatlarının baskı altında kalabileceği, bu durumun da Rusya’nın ihracat gelirlerini etkileyebileceği öngörülüyor.
Rusya
Rusya’nın Çin ile Sibirya’nın Gücü 2 müzakereleri çıkmazda

Rusya’nın Avrupa pazarının yerini almasını hedeflediği Sibirya’nın Gücü 2 doğalgaz boru hattı projesinde Çin ile yürütülen müzakereler durma noktasına geldi. Wall Street Journal gazetesine konuşan kaynaklara göre Pekin yönetimi, Moskova’dan doğalgaz fiyatını Rusya iç pazarı seviyesine çekmesini talep etti.
Rusya’nın Avrupa pazarının yerini doldurması için bel bağladığı ve Çin ile 10 yılı aşkın süredir devam eden yeni doğalgaz boru hattı projesi Sibirya’nın Gücü 2’ye ilişkin müzakereler çıkmaza girdi.
The Wall Street Journal (WSJ) gazetesinin konuya vakıf kaynaklara dayandırdığı haberine göre, Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin’in Pekin’e gerçekleştirdiği son resmi ziyarette Çinli yetkililer, Rus delegasyonundan şartlar değişene kadar boru hattı konusunu bir daha gündeme getirmemelerini talep etti.
Pekin’in fiyat talebi Rusya iç pazarı seviyesinde
Söz konusu kaynaklar, Çin’in yeni boru hattı üzerinden gaz tedariki anlaşmasını imzalamak için fiyatta radikal bir indirim şart koştuğunu bildirdi.
Buna göre Pekin, bin metreküp doğalgaz için Rusya’nın iç pazar fiyatı olan yaklaşık 50 doları ödemek istiyor.
Çin halihazırda Gazprom’dan dünya piyasalarına kıyasla ciddi indirimlerle doğalgaz satın alıyor. Pekin bu yıl bin metreküp gaz için 258,8 dolar ödüyor.
Bu tutar, Rus şirketinin uzak dış ülkelerdeki diğer müşterilerine uyguladığı 420,2 dolarlık fiyattan yüzde 39 daha düşük bir seviyeye karşılık geliyor.
Rusya Ekonomik Kalkınma Bakanlığı verilerine göre, gelecek yıl Çin Halk Cumhuriyeti için gaz fiyatının bin metreküp başına 223,9 dolara gerilemesi ve indirim oranının yüzde 34 olarak uygulanması öngörülüyor.
WSJ’ye konuşan kaynaklar, Mayıs ayındaki Pekin ziyaretine katılan Rus heyetinin adeta “duvara tosladığını” ifade etti.
Çin’in talebinin mevcut fiyatın beş kat, Gazprom’un diğer yabancı müşterilerine uyguladığı fiyatın ise sekiz kat altında bir ücrete denk geldiği, bunun da Moskova’nın Sibirya’nın Gücü 2 projesini fiilen sübvanse etmesi anlamına geldiği belirtildi.
Putin ve Gazprom’un açıklamaları karşılıksız kaldı
Rusya Devlet Başkanı Putin ve Gazprom Başkanı Aleksey Miller, Eylül 2025’teki Çin ziyareti sonrasında, Batı Sibirya yataklarındaki gazı Çin’e taşıyacak boru hattı inşaatını başlatacak “hukuki olarak bağlayıcı bir mutabakat zaptı” imzalandığını duyurmuştu. Ukrayna savaşı öncesinde bu gaz Avrupa’ya ihraç ediliyordu.
Ancak savaşın ardından Gazprom’un eski ana pazarı konumundaki Avrupa’ya sevkiyatı, 1970’lerin başından bu yana en düşük seviyeye geriledi.
Rus tarafının açıklamalarına karşılık Çin kanadından herhangi bir teyit gelmedi. Putin’in Mayıs ayındaki Pekin ziyareti sonunda imzalanan 42 ikili belgenin hiçbirinde Sibirya’nın Gücü 2 projesine veya doğalgaz sevkiyatına yer verilmedi.
“Çin bu anlaşmayı hiçbir zaman imzalamayabilir”
Washington merkezli DGA Group ortaklarından Jörg Wuttke, Çin’in Gazprom ile hiçbir zaman bir sözleşme imzalamayabileceğini ifade etti.
Küresel piyasada yeterli miktarda gaz olduğunu ve Çin’in ithal gaz tüketiminin 2030’lu yılların ortalarında zirveye ulaşmasının beklendiğini kaydeden Wuttke, “İnşaatı altı yıl sürecek bir boru hattıyla kendilerini neden bağlasınlar ve başka ülkelerden gaz temin edebilecekken Rusya’ya olan bağımlılıklarını neden artırsınlar?” değerlendirmesinde bulundu.
Carnegie Rusya Avrasya Merkezi Direktörü Aleksandr Gabuyev ise Çin Devlet Başkanı Xi Jinping’in, Putin’i her türlü şartı kabul edene kadar “bekletmeyi” tercih edeceğini öngörüyor.
Gabuyev, Çin’in müzakerelerdeki yaklaşımını, “Rusya’daki ekonomik durumun daha da kötüleşmesini ve ülkenin Çin için tamamen avantajlı şartları imzalamak zorunda kalacağı anı beklemek” olarak tanımlıyor.
Rusya
Rus bankalarından Türkiye’deki ödemelere blokaj

Rus turistler, Türkiye’de tatil sezonunun en yoğun döneminde, nisan ayında devreye giren Hızlı Ödeme Sistemi (SBP) üzerinden yaptıkları kart işlemlerinde kitlesel engellemelerle karşılaşıyor. Rus basınına ve sosyal medyadaki paylaşımlara yansıyan şikayetlere göre, özellikle Sberbank üzerinden QR koduyla yapılmak istenen ödemeler güvenlik gerekçesiyle askıya alınıyor.
Türkiye’deki Rus turistler, yaz tatili sezonunun en yoğun döneminde, nisan ayında ülkede kullanıma sunulan Hızlı Ödeme Sistemi (SBP) üzerinden yaptıkları banka kartı işlemlerinde kitlesel engellemelerle karşı karşıya kalıyor.
Rusya merkezli İzvestiya gazetesinin Rus tatilcilere dayandırdığı haberine göre, ödeme yaparken sorun yaşayan çok sayıda turist durumdan şikayet ediyor.
Yuri isimli bir Rus turist, İstanbul ve Antalya’daki mağaza ile kafelerde QR kodu kullanarak ödeme yapmaya çalıştığını ancak Sberbank’ın her işlemi askıya aldığını bildirdi.
Gazete muhabirinin de benzer bir sorunla karşılaştığı, ayrıca seyahat edenlerin Telegram gruplarında da SBP üzerinden ödeme engellemelerine yönelik şikayetlerin arttığı belirtildi.
Sosyal medyadaki paylaşımlara göre, Sberbank üzerinden ödeme yapmaya çalışan kullanıcılar başka bir bankanın sayfasına yönlendiriliyor ve onay işleminin ardından transfer 24 saatliğine askıya alınıyor.
Başka bir Rus bankasının tercih edildiği durumlarda ise kullanıcılara kısa mesaj veya anlık bildirim ulaşmıyor. Bazı durumlarda ise karttan para çekilmesine rağmen ödeme kasaya ulaşmıyor ve işlem başarısız oluyor.
Antalya’da otel zinciri sahibi olan Mahmut Dikbaş da Rus vatandaşlarının mal ve hizmet alımlarında yaşadığı ödeme sorunlarını doğruladı.
Dikbaş, Rus bankalarının sistemlerine bağlı olan bazı işletmelerde işlemlerin sorunsuz yapıldığını, diğerlerinde ise sürekli ret yanıtı alındığını ifade etti.
Sberbank yetkilileri, SBP üzerinden yapılan ödemelerin güvenlik gerekçesiyle askıya alınabileceğini açıkladı. Bankanın destek biriminden edinilen bilgilere göre, blokajlar artan dolandırıcılık vakaları nedeniyle devreye alınan ek koruma önlemlerinden kaynaklanıyor.
Banka, müşterilerine ödemeyi 24 saat sonra yeniden denemelerini veya alternatif olarak başka bir kişinin kartını kullanmalarını öneriyor.
Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin, haziran ayı sonunda bankalara şüpheli görünen müşteri transferlerini 6 saate kadar bloke etme yetkisi veren yasayı imzalamıştı.
Bu düzenleme hem banka kartı işlemlerini hem de SBP üzerinden yapılan transferleri kapsıyor.
Dijital ortamdaki hukuki riskler uzmanı Valeriya Smirnova, yurtdışında QR kodlarıyla yapılan ödeme girişimlerinin bankaların otomatik denetimine tabi tutulduğunu aktardı.
Smirnova, dolandırıcılık önleme sisteminin, kullanıcının alışılmadık bir IP adresinden işlem yapması, yeni bir ödeme yöntemi kullanması veya belirli bir alıcıya ilk kez para göndermesi durumunda devreye girdiğini kaydetti.
Smirnova duruma ilişkin şu değerlendirmeyi yaptı:
“Bir restoran, mağaza ya da eczane, bankanın ödemeyi onaylaması için 24 saat beklemeyecektir. Sonuç olarak, bu ödeme aracı kağıt üzerinde varlığını koruyor ancak pratikte müşteri bundan faydalanamıyor.”
Görüş2 hafta önceZirve Salonunda Konuşulmayacak Hikâye: NATO Üyeliğinin Gerçek Bedeli
Diplomasi1 hafta önceNATO ülkeleri, milyarlarca dolarlık savunma anlaşması açıkladı
Dünya Basını2 hafta önceİktisatçı Ann Pettifor: Faiz sistemi ekolojiyi tahrip ediyor
Amerika7 gün önceNATO 3.0’un mucidi: Elbridge Colby
Görüş7 gün önceAnkara’nın ikinci zirvesi: 22 yılın ardından NATO, kuralları yeniden yazan bir Türkiye’ye dönüyor
Dünya Basını2 hafta önceİran Ali Hamaney’e veda ediyor: Yas, hafıza ve sessizlik
Asya7 gün önceXi, bilim ve teknoloji inovasyonuyla Çin modernleşmesinin ilerletilmesi çağrısı yaptı
Diplomasi7 gün önceNATO liderleri Ankara Deklarasyonu’nu kabul etti









