Rusya
Rusya istihbaratı: Britanya, yaptırım için ‘çevre felaketi’ tezgâhlayacak

Rusya Dış İstihbarat Teşkilatı (SVR), Britanya’nın Rus petrolü taşıyan bir tankeri batırmayı planladığını duyurdu. SVR’ye göre Londra’nın amacı, bir çevre felaketi yaratarak Washington’ı Rusya’dan enerji kaynağı alan ülkelere karşı en sert ikincil yaptırımları uygulamaya zorlamak. Sabotaj operasyonunun, NATO müttefiklerinin desteğiyle Ukrayna tarafından gerçekleştirilmesinin planlandığı öne sürüldü.
Rusya Dış İstihbarat Teşkilatı (SVR), Britanya’nın Rus petrolü taşıyan tanker filosuna karşı büyük bir sabotaj hazırlığında olduğunu bildirdi.
SVR’nin açıklamasına göre, Londra’nın temel hedefi, Washington’ı Rusya’nın enerji kaynaklarını satın alan ülkelere yönelik mümkün olan en sert ikincil yaptırımları uygulamaya mecbur bırakmak. Bu faaliyetin başlangıcının ise “bir veya daha fazla tankerle ilgili ses getirecek bir olayla” verilmesi planlanıyor.
SVR, olayların gelişebileceği iki muhtemel senaryo üzerinde duruyor. İlk senaryo, “istenmeyen” bir tankerin “deniz yollarının dar geçitlerinden birinde” kaza yapmasının organize edilmesini içeriyor.
Britanya’ya göre, petrol sızıntısı ve geçiş yolunun kapanması, NATO’ya gemileri güvenlik standartlarına uygunluk açısından denetleme gerekçesi sunacak.
İkinci senaryoya göre ise Londra, “Rusya’ya dost bir ülkenin limanında” enerji kaynaklarının boşaltılması sırasında bir tankeri ateşe vermeye çalışacak.
Çıkacak yangının, alıcı ülkenin ulaşım altyapısına ciddi zarar vermesi ve diğer gemilerde arızalara yol açarak uluslararası bir soruşturma başlatılmasını gerektirmesi hedefleniyor.
Her iki senaryo da Rus petrolü ithal eden ülkelerin “trajedinin dolaylı failleri” olarak gösterilmesini öngörüyor. Bu durumun, ABD’nin bu ülkelere yönelik “mümkün olan en sert ikincil yaptırımların” uygulanması teklifini sunmasına olanak tanıyacağı belirtiliyor.
Sabotajın organizasyonu için Londra’nın NATO’daki müttefiklerini de sürece dahil etmeyi planladığı, operasyonun faillerinin ise Ukraynalılar olacağı iddia ediliyor.
Hindistan, Trump’ın tehditleri üzerine Rusya petrolüne ambargoya hazırlanıyor
Batı’nın ‘gölge filo’ ile mücadelesi
Geçen ayın başında Financial Times gazetesi, Britanyalı yetkililerin Manş Denizi’nde her ay 40’tan fazla tankeri denetlediğini yazmıştı. Habere göre, gemilerin bekletilme nedeni, Batı yaptırımlarını delerek Rus petrolü taşıdıkları yönündeki şüphelerdi. Gazetenin verilerine göre, Ekim 2024’ten Haziran 2025’e kadar 343 tanker alıkonuldu.
Ancak Moskova’nın gölge filosuna ulaşmaya çalışan tek NATO üyesi Londra değil. Mayıs ayında Estonya, uluslararası sularda Gabon bayraklı Jaguar adlı tankeri durdurmaya çalışmıştı. Hindistan’ın Sikka limanından yola çıkıp Rusya’ya giden gemi; devriye botları, bir helikopter, bir uçak ve Polonya Hava Kuvvetlerine ait MiG-29 savaş uçakları tarafından takip edilmişti.
Tallinn, gemiyi Estonya makamlarının alıkoyma işlemi yapabileceği bir deniz sahasına yönlendirmeye çalıştı. Fakat mürettebat, provokasyonlara boyun eğmeyerek rotasını korudu. Baltık ülkesinin komuta kademesi, mürettebatı gemiye çarpma tehdidinde bulunmuş ve helikopterle gemiye asker indirmeye çalışmıştı. Son dönemde AB de tankerlere yönelik çok sayıda yaptırım uyguluyor.
“Amaçları şüpheli”
Vzglyad gazetesine konuşan ekonomist İvan Lizan, “SVR tarafından sıralanan senaryoların her ikisi de bence eşit derecede tehlikeli. Teorik olarak Londra, tankerlerden birinin ambarına mayın döşeyip onu Malta açıklarında bir yerde patlatabilir. Daha önce benzer operasyonlar gördük. Örneğin, Leningrad Oblastı’nda Batı güçleri tarafından amonyak taşıyan bir gemiye terör saldırısı düzenlenmişti,” diye anımsattı.
Lizan, “Ekolojik açıdan bu tür eylemlerin sonuçları feci olabilir ancak siyasi mantıklılığı pek çok soru işareti barındırıyor. İngilizler neyi başarmaya çalışıyor? Çin ve Hindistan’ı Rus enerji kaynaklarından vazgeçmeye mi zorlamak istiyorlar? Bu işe yaramaz. Bizim petrolümüzün alımı bu ülkelerin ekonomileri için hayati önem taşıyor,” ifadelerini kullandı.
Söz konusu uzmana göre AB, bu alanda Moskova ile işbirliğini zaten kendisi sonlandırdığı için Brüksel’in ek bir teşvike ihtiyacı yok.
Lizan, “İkincil yaptırımlar için gerekçe yaratmak da şüpheli bir girişim. Sorun, kısıtlamaları organize etme iradesinde değil, bu kısıtlamaların başlatılma yaklaşımında yatıyor,” diye açıkladı.
Lizan, “Zira ABD ve müttefikleri yıllardır yaptırımlarla ‘herkes tarafından kabul edilen’ kötüleri cezalandırdı. Washington, ‘korkunç’ Moskova imajını kolektif Batı’daki sıradan insanlara satmayı başardı. Bu yüzden bize karşı kısıtlamalar getirilmesi en azından doğal ve mantıklı görünüyor. Ancak Çin ve Hindistan şu anda askeri ihtilaflara katılmıyor. Onların tek suçu Rus petrolü satın almaları. Oysa bu devletlerin her birinin nüfusu bir milyarı aşıyor. Dolayısıyla, devasa miktarda enerji kaynağına temel ihtiyaçları var,” diye belirtti.
Lizan, “Hiç kimse onlara Moskova ile aynı miktarda ve aynı fiyatta enerji sağlayamaz. Dolayısıyla Batı, Pekin ve Yeni Delhi’yi sadece kendi ulusal çıkarlarını sağladıkları için cezalandırmak niyetinde. Bu, gerçeğe dönüşmesi halinde ABD’ye yönelik uluslararası güveni önemli ölçüde sarsacak bir saçmalık. Ancak bu kadar derin konulara girmesek bile, Çin’e yönelik ikincil yaptırımlar Washington’ı Pekin ile gelecekteki ticaret anlaşmaları yapma imkânından tamamen mahrum bırakacaktır. Bu, Moskova’yı yaralamak gibi hayali bir şans uğruna Donald Trump’ın göze almaya hazır olmadığı aşırı yüksek bir risk,” diye vurguladı.
Lizan, “Rusya’nın ise ideal koşullarda Londra’nın planlarının uygulayıcılarını yakalayıp onlardan sabotaj organizasyonunun tüm yapısı hakkında bilgi alması gerekirdi. Ancak SVR raporunun yayımlanmasından sonra Britanya’nın bu planı hayata geçirmeye hazır olacağını sanmıyorum,” diye ekledi.
“Riskler son derece yüksek”
Rusya hükümetine bağlı Finans Üniversitesi ve Ulusal Enerji Güvenliği Fonu (FNEB) uzmanı İgor Yuşkov ise Britanya’nın planlarının hayata geçirilmesinin Rusya için ekonomik risklerini “son derece yüksek” olarak değerlendiriyor.
Yuşkov, “Londra, Moskova ile ticaretin uluslararası toplum için neden tehlike taşıdığına dair somut bir örneğe ihtiyaç duyuyor,” diye açıkladı.
Yuşkov, “Çevrenin kirletilmesi bu bağlamda farklı devletlerin tutumları üzerinde baskı kurmak için oldukça işlevsel bir araç. Bu nedenle SVR’nin bildirdiği patlamalar oldukça muhtemel. Ayrıca son zamanlarda bazı yerli limanlarımızda benzer olaylar yaşandı. Endişelenmemiz gereken şeyler var. Özellikle Kuzey Akım hatlarının patlatılmasından sonra bu alanda aşırı paranoyadan bahsetmek akıllıca olmaz. Ek bir güvenlik sistemi getirilmesi ve tanker denetim tedbirlerinin güçlendirilmesi tamamen haklı eylemlerdir,” değerlendirmesinde bulundu.
“Trump’ın zayıflığı Londra’nın işine yarayabilir”
Öte yandan siyaset bilimci Dmitriy Drobnitskiy, Estonya’nın daha önce Rus petrolünün taşınmasıyla mücadele etmeye çalıştığını hatırlatarak, “Fakat Moskova, Tallinn’e bu tür ‘manevraların’ iyi sonuçlanmayacağını net bir şekilde gösterdi. Şimdi ise Batı, oyuna daha büyük bir balık sürmeye karar verdi. Britanya, tarihsel olarak dünya genelinde sabotajlar gerçekleştirme konusunda uzmanlaşmıştır,” dedi.
Drobnitskiy, “Elbette Londra’nın planları cüretkâr olarak nitelendirilebilir. Eğer bu bilgi mart veya nisan aylarında ortaya çıksaydı, Donald Trump’ın İngiliz kraliyetinin küstahlığına öfkeleneceğini düşünüyorum. Muhtemelen Keir Starmer ile bizzat konuşmaya ve onu tanker patlatma organizasyonundan vazgeçirmeye çalışırdı. Ancak o zamanlar Beyaz Saray’ın başkanı zirvedeydi. Bugün ise ABD’de onu canı isteyen herkes ‘ısırıyor’. Başkanlığının ilk aylarındaki şevkini kaybetti ve bu, Ukrayna’daki ihtilafa ilişkin tutumunda açıkça görülüyor. Her hafta bu tutumu, önceki ABD yönetiminin siyasetine daha fazla benziyor,” diye belirtti.
Uzman, “Trump, Moskova’ya baskı yapmaya yöneliyor, bu da Londra’nın planlarının işe yarayabileceği anlamına geliyor. Dahası, sabotaj Britanya’nın diğer Avrupa güçleriyle diyaloğunu da bozmayacaktır. Batı bugün son derece şekilsiz bir durumda: Washington ve Brüksel kampı içindeki ihtilaflar yapay olarak yatışıyor. Eski Almanya Şansölyesi Olaf Scholz’un ofisinin dinlendiği haberi, Kuzey Akım hatlarının patlatılması… Bu olaylardan herhangi biri on yıl önce yaşansaydı, pek çok siyasetçinin boğulacağı devasa bir ihtilafa dönüşme riski taşırdı. Ama bugün böyle bir yankı yok,” diye ekledi.
Ayrıca Drobnitskiy, “Bu yüzden Londra’nın elleri fazlasıyla serbest. Dahası, Rusya ile diyalogda sert bir çizgi taraftarı olan Amerikalı yetkililer, muhtemelen Britanya’nın planlarından haberdar edildi. Trump’ı uyarmaya ise gerek yok: Sonbaharda Kongre’nin sadakatini kaybetme riskiyle karşı karşıya, bu da fiilen onun iktidarını çökertecektir,” diye konuştu.
Rusya hükümetine bağlı Finans Üniversitesi’nde araştırmacı ve FNEB’in önde gelen uzmanlarından Stanislav Mitrahoviç ise Batılı ülkelerin uzun zamandır Rusya’nın enerji kaynaklarını taşımak için kullandığı tankerleri “karalamaya” çalıştığını söyledi.
Mitrahoviç, “Her yola başvuruyorlar: Gemilerin kayıtlı olduğu yerleri eleştiriyorlar, sigortalarında ‘hatalar’ buluyorlar. Ancak bu tür şeyler tüm dünyayı işbirliğinden vazgeçmeye ikna edemediği için İngilizler dikkat çekici bir sabotaj düzenlemeye karar verdi. Fakat yerli şirketler ve nakliyatçılar da ‘dünkü çocuk değil’. Moskova’nın, hasımlarının planının gerçekleşmesini önleyecek bir yol bulacağından eminim,” diyerek sözlerini tamamladı.
Financial Times: Witkoff Moskova’dan eli boş dönerse Trump küplere binecek
Rusya
Rusya’da Avrupa Rulman Şirketi’nin varlıklarına mahkeme kararıyla haciz

Moskova’daki Lefortovo Bölge Mahkemesi, Başsavcılığın talebi üzerine Rusya’nın en büyük rulman üreticilerinden Avrupa Rulman Şirketi’nin (EPK) fabrikaları ve bağlı yapıları hakkında haciz kararı verdi. Davada eski Devlet Duması milletvekili Oleg Savçenko, oğlu Georgiy Savçenko ile iş insanları İgor Rudetskiy ve İgor Kostıçev davalı olarak yer alıyor.
Moskova’daki Lefortovo Bölge Mahkemesi, Rusya Başsavcılığının talebi üzerine Rusya’nın en büyük rulman üreticilerinden Avrupa Rulman Şirketi’nin (EPK) fabrikaları hakkında haciz kararı verdi.
RBK medya kuruluşunun, Federal İcra Memurları Servisi’nin (FSSP) veri tabanına dayandırdığı haberine göre haciz kararı, holdingin ana tüzel kişiliği olan EPK AŞ’nin yanı sıra Voljskiy, Saratov ve Samara’daki işletmeleri de kapsayan bağlantılı yapılara uygulandı.
Davada eski Devlet Duması milletvekili Oleg Savçenko, oğlu Georgiy Savçenko ile iş insanları İgor Rudetskiy ve İgor Kostıçev davalı olarak yer alıyor.
RBK’ya konuşan ve Başsavcılığın iddialarını bildiğini belirten bir kaynak, davanın temelinde Savçenko’nun 2009 yılındaki faaliyetlerinin bulunduğunu söyledi.
Kaynağa göre Savçenko, Devlet Duması’nda yabancı üreticilerin haksız rekabet uyguladığı yönünde açıklamalarda bulundu ve bunun sonucunda Çin menşeli ürünlere anti damping vergileri getirildi.
Aynı kaynağın aktardığına göre Başsavcılık, Savçenko’nun konuşmasında gerçeğe aykırı bilgiler bulunduğunu tespit etti. Ayrıca Savçenko’nun fabrikalarının kapanma tehlikesi altında olduğu izlenimini yaratmak amacıyla üretimi durdurduğu sonucuna ulaşıldığı belirtildi.
Kaynak, teknik olarak işletmelerin faaliyetlerinin bu şekilde durdurulmasının mümkün olmadığını, çünkü üretimin kapalı çevrim çalışan teknik bir hat üzerinde yürütüldüğünü ifade etti.
Çin menşeli rulmanlara yönelik anti damping vergisi 2011 yılında yürürlüğe girdi ve o tarihten bu yana birçok kez uzatıldı.
Avrasya Ekonomik Komisyonu verginin uygulanma süresini son olarak 31 Mart 2029’a kadar uzattı.
Vergi oranı “Usi Rulmanları” şirketi için gümrük değerinin yüzde 31,3’ü, diğer üreticiler için ise yüzde 41,5’i düzeyinde bulunuyor.
Savçenko tarafından 2001 yılında kurulan EPK bünyesinde Saratov, Voljskiy ve Samara’daki fabrikaların yanı sıra bir yönetim şirketi, ticaret birimi, tasarım hizmetleri, araştırma ve geliştirme faaliyetleri yürüten yapılar bulunuyor.
Şirket yaklaşık 8 bin 500 kişiyi istihdam ediyor ve havacılık, demiryolu ve otomotiv sanayileri dahil makine mühendisliğinin tüm alanlarına yönelik 9 bin 800’den fazla rulman çeşidi üretiyor.
EPK, 2023 yılında savunma sanayii kuruluşlarına ürün tedarik ettiği gerekçesiyle ABD’nin tam bloke edici yaptırımlarına maruz kaldı.
Şirketin 2025 yılı gelirinin 1,9 milyar ruble, net karının da 1,9 milyar ruble olduğu belirtildi. Buna karşılık EPK Ticaret Evi’nin kamuya açık son mali raporu olan 2021 yılı verilerine göre şirketin geliri 19 milyar ruble, net karı ise 1,5 milyar ruble seviyesindeydi.
Bu, Başsavcılığın açtığı dava sonucunda rulman sektöründeki varlıklara yönelik ilk haciz işlemi olmadı.
Şubat 2026’da Moskova’daki Gagarin Bölge Mahkemesi, KİMP holdingine bağlı Moskova, Rostov ve Tver bölgelerindeki üç rulman fabrikasının yanı sıra Elma Grubu ve Pramo’nun devlet lehine müsaderesine karar verdi.
Başsavcılık ve Rusya Federal Güvenlik Servisi’nin (FSB) verilerine göre KİMP’in varlıklarının değeri 5,8 milyar rubleyi aşarken, Elma’nın gayrimenkul portföyünün değeri 120 milyar rublenin üzerinde bulunuyordu.
Denetim makamları, şirket hissedarlarının savunma sanayiinin zararına olacak şekilde ürün fiyatlarını gerekçesiz biçimde yükselttiğini bildirmişti.
Rusya
Rusya’nın dörtte birinde akaryakıt satışına sınırlama getirildi

Rusya’da benzin ve motorin satışına yönelik kısıtlamalar 24 bölgeye yayıldı ve ülkenin yaklaşık her dört bölgesinden birinde yakıt temini zorlaştı. Yetkililer uygulamaları artan talep, lojistik sorunlar ve fiyat baskılarıyla açıklarken, hükümet üretim kayıplarını telafi etmek için rezervleri devreye aldığını ve ihracat kısıtlamalarını genişletmeyi değerlendirdiğini bildirdi.
Rusya’da Ukrayna’nın petrol rafinerilerine yönelik saldırılarının ardından derinleşen yakıt sıkıntısı nedeniyle benzin ve motorin satışına yönelik kısıtlamalar yaygınlaştı.
24 Haziran itibarıyla 24 bölgede akaryakıt satışına resmi sınırlamalar getirildi. Böylece ülkenin yaklaşık her dört bölgesinden birinde yakıt temini zorlaştı.
Kısıtlamaların uygulandığı bölgeler arasında Ukrayna sınırındaki Bryansk, Kursk, Belgorod ve Voronej oblastlarının yanı sıra İvanovo, Vladimir, Lipetsk, Volgograd, Penza, Saratov, Samara, Nijni Novgorod ve Vologda oblastları ile Mordovya Cumhuriyeti yer aldı.
Sibirya’da ise sınırlamalar, Rus petrol üretiminin yaklaşık yüzde 40’ının gerçekleştirildiği Hantı-Mansi Özerk Okrugu, Yamal-Nenets Özerk Okrugu ile Tümen, Kurgan, Omsk, Novosibirsk, Kemerovo ve İrkutsk oblastlarında uygulanmaya başladı. Kuzey Osetya ve Adıge Cumhuriyeti de kısıtlama getirilen bölgeler arasında yer aldı.
Kırım ve Sivastopol’da yakıt satışı durdurulurken, Lugansk Halk Cumhuriyeti’nde kişi başına 20 litreden fazla yakıt satışı yasaklandı.
Bölgesel yönetimler alınan tedbirleri artan talep, lojistik sorunlar, borsadaki fiyat artışları ve bazı piyasa aktörlerinin oluşan yoğun talepten yararlanma girişimleriyle gerekçelendirdi.
Henüz resmi sınırlama kararı açıklamayan Oryol Oblastı Valisi ise durumu pandemi dönemindeki karabuğday ve tuvalet kağıdı alımlarına benzetti.
Başkan Vladimir Putin ile 23 Haziran’da yapılan toplantıda Başbakan Yardımcısı Aleksandr Novak, akaryakıt piyasasındaki mevcut durumun “kolay değil ama kontrol altında” olduğunu söyledi.
Novak, sorunun çözümü için daha önce hiç kullanılmamış rezervlerin devreye alındığını belirterek, “Tüm petrol rafinerilerinde kullanım kapasitesini azami düzeye çıkardık, bakım sürelerini kısalttık ve planlı bakımları daha ileri tarihlere erteledik” dedi.
Novak ayrıca hükümetin benzin ve havacılık yakıtı ihracatını yasakladığını, motorin ihracatının tamamen durdurulmasının da değerlendirildiğini hatırlattı.
Vedomosti gazetesine konuşan bilgi sahibi kaynaklar ise hükümetin yurtdışından benzin alımını artırmaya hazırlandığını aktardı. Rusya’nın Belarus’tan yakıt satın aldığı ancak mevcut hacimlerin yeterli olmadığı belirtildi.
Reuters’ın aktardığı verilere göre Rusya’daki benzin üretimi şu anda iç tüketimin yalnızca yaklaşık yüzde 80’ini karşılıyor.
Haziran ayında Moskova, Nijnekamsk, Tümen ve Volgograd’daki tesislerin; mayıs ayında ise 16 petrol rafinerisinin saldırıya uğramasının ardından benzin üretimi yüzde 25 düşerek günlük 85 bin tona geriledi.
Yaz aylarında ise ülke ekonomisinin günlük yaklaşık 110 bin ton otomobil benzini tükettiği kaydedildi.
Energy Intelligence analistleri, “Ukrayna’nın Rus enerji sektörüne yönelik kampanyası geniş çaplı hasara yol açtı ve bunun sonucunda ülke tarihindeki en ağır yakıt krizine doğru ilerliyor” değerlendirmesinde bulundu.
Rusya
FT: ABD, Rusya içindeki saldırılar için Ukrayna’ya istihbarat sağlıyor

Financial Times’ın kaynaklarına göre ABD, Ukrayna’nın Rusya’nın iç kesimlerindeki petrol rafinerileri ve askeri hedeflere yönelik saldırılarında istihbarat desteği sağlıyor. Gazetenin görüştüğü kaynaklar, Batılı müttefiklerin Washington’a bu desteği sürdürmesi çağrısında bulunduğunu aktardı. Haberde, ABD Başkanı Trump’ın da Ukrayna’nın son saldırılarından ‘etkilendiği’ belirtildi.
Financial Times’ın (FT) görüştüğü kaynaklara göre ABD, Ukrayna Silahlı Kuvvetleri’nin Rusya’nın iç kesimlerindeki petrol rafinerileri ve askeri tesislere yönelik saldırılarında istihbarat desteği sağlıyor.
Kaynaklar, Kiev’in Batılı müttefiklerinin Washington’a bu amaçla istihbarat paylaşımını sürdürme çağrısında bulunduğunu söyledi.
Gazeteye konuşan kaynaklara göre ABD Başkanı Donald Trump, Fransa’da düzenlenen G7 Zirvesi sırasında Ukrayna’nın saldırılarından “son derece etkilendi” ve bu gelişmelerden cesaret aldı.
Kaynaklardan biri, Trump’ın zirve kapsamında Ukrayna Devlet Başkanı Volodimir Zelenski ile bu konu hakkında uzun bir görüşme yaptığını aktardı.
Kyiv Independent’ın kaynaklarına göre Trump, Zelenski’ye Rusya konusunda daha “cesur” davranmasını tavsiye etti.
Aynı kaynaklara göre Trump, Vladimir Putin’in baskı görmeden önemli bir adım atmasının beklenmediğini ifade etti. Bir ABD’li yetkili, “Başkan Trump, ‘güç yoluyla barış’ ilkesine inanıyor” dedi.
Politico’nun kaynakları da Trump’ın G7 Zirvesi’nde Ukrayna’yı desteklemeye ve Rusya üzerindeki baskıyı artırmaya hazır olduğunu söylediğini aktardı.
Bloomberg’in daha önce görüştüğü kaynaklar ise ABD Başkanı ve çevresinin artık Moskova’nın savaş alanında zafer kazanamayacağını, Kiev’in konumunun ise güçlendiğini değerlendirdiğini bildirmişti.
Zirvedeki görüşmelerin ardından Zelenski, Trump ve ABD Dışişleri Bakanı Marco Rubio’nun Ukrayna’da Patriot hava savunma sistemleri için önleme füzeleri üretilmesine yönelik lisanslar konusuna “ilk kez olumlu yaklaştığını” söyledi.
Ukrayna lideri, “Şu anda Patriot sistemleri için füze üretimine başlamak adına gerekli tüm teknik imkanlara sahip olduğumuz konusunda herkes hemfikir. Artık yalnızca Başkan Trump’ın kişisel onayı gerekiyor” dedi.
FT’nin haberine göre Putin, zirve öncesinde Trump’ı etkilemeye çalışarak ABD Başkanı’nı telefonla aradı ve doğum gününü kutladı.
Ancak gazete, bunun Trump üzerinde kayda değer bir etki yaratmadığını yazdı. Trump’ın bu süreçte “Rusya bir anlaşmaya varmalı” dediği aktarıldı.
Ukrayna Silahlı Kuvvetleri 2026 yılında Rus enerji altyapısına yönelik saldırılarını artırdı. Bloomberg’in hesaplamalarına göre Ukrayna mayıs ayında Rus hedeflerine yönelik rekor düzeyde 30 saldırı gerçekleştirdi.
Energy Intelligence’ın değerlendirmesine göre Ukrayna insansız hava araçlarının petrol rafinerilerine yönelik saldırıları sonucunda Rusya’nın petrol işleme hacmi haziran ayının başında günlük 4 milyon varilin altına geriledi.
Bu seviye son 21 yılın en düşük düzeyi olarak kaydedildi. Aynı dönemde Rus rafineri kapasitesinin yaklaşık üçte biri, yani günlük 2,14 milyon varillik bölümünün devre dışı kaldığı belirtildi.
Bu gelişmelerin ardından 23 Haziran itibarıyla Rusya’nın 61 bölgesinde yakıt satışlarına yönelik kısıtlamalar uygulamaya konuldu.
Energy Intelligence analistleri, “Ukrayna’nın Rus enerji sektörüne yönelik kampanyası büyük çaplı zarar verdi ve ülke tarihindeki en ağır yakıt krizine doğru ilerliyor” değerlendirmesinde bulundu.
Amerika1 hafta öncePeter Thiel’in gizli cemiyeti: “Dialog”
Görüş2 hafta önceYeni Delhi’den Yükselen Ses: BRICS’in Yeni Dünya Düzeni Manifestosu
Görüş1 hafta önceSavaşın kısa tarihi ve senaryolar – 5
Asya1 hafta önceÇKP, ‘Xi Jinping’in Parti İnşası Üzerine Düşüncesi’ni resmi doktrin ilan etti
Ortadoğu1 hafta önceİran, ABD ile varılan anlaşmanın detaylarını açıkladı
Asya2 hafta önceGüney Kore’de askeri istihbarat teşkilatına tarihi darbe
Görüş2 hafta önceSavaşın kısa tarihi ve senaryolar – 4
Dünya Basını6 gün önceİngiliz iktisatçı Pettifor: Yapay zeka çöküşü kaçınılmaz bir krize yol açacak








