Rusya
Rusya istihbaratı: Britanya, yaptırım için ‘çevre felaketi’ tezgâhlayacak

Rusya Dış İstihbarat Teşkilatı (SVR), Britanya’nın Rus petrolü taşıyan bir tankeri batırmayı planladığını duyurdu. SVR’ye göre Londra’nın amacı, bir çevre felaketi yaratarak Washington’ı Rusya’dan enerji kaynağı alan ülkelere karşı en sert ikincil yaptırımları uygulamaya zorlamak. Sabotaj operasyonunun, NATO müttefiklerinin desteğiyle Ukrayna tarafından gerçekleştirilmesinin planlandığı öne sürüldü.
Rusya Dış İstihbarat Teşkilatı (SVR), Britanya’nın Rus petrolü taşıyan tanker filosuna karşı büyük bir sabotaj hazırlığında olduğunu bildirdi.
SVR’nin açıklamasına göre, Londra’nın temel hedefi, Washington’ı Rusya’nın enerji kaynaklarını satın alan ülkelere yönelik mümkün olan en sert ikincil yaptırımları uygulamaya mecbur bırakmak. Bu faaliyetin başlangıcının ise “bir veya daha fazla tankerle ilgili ses getirecek bir olayla” verilmesi planlanıyor.
SVR, olayların gelişebileceği iki muhtemel senaryo üzerinde duruyor. İlk senaryo, “istenmeyen” bir tankerin “deniz yollarının dar geçitlerinden birinde” kaza yapmasının organize edilmesini içeriyor.
Britanya’ya göre, petrol sızıntısı ve geçiş yolunun kapanması, NATO’ya gemileri güvenlik standartlarına uygunluk açısından denetleme gerekçesi sunacak.
İkinci senaryoya göre ise Londra, “Rusya’ya dost bir ülkenin limanında” enerji kaynaklarının boşaltılması sırasında bir tankeri ateşe vermeye çalışacak.
Çıkacak yangının, alıcı ülkenin ulaşım altyapısına ciddi zarar vermesi ve diğer gemilerde arızalara yol açarak uluslararası bir soruşturma başlatılmasını gerektirmesi hedefleniyor.
Her iki senaryo da Rus petrolü ithal eden ülkelerin “trajedinin dolaylı failleri” olarak gösterilmesini öngörüyor. Bu durumun, ABD’nin bu ülkelere yönelik “mümkün olan en sert ikincil yaptırımların” uygulanması teklifini sunmasına olanak tanıyacağı belirtiliyor.
Sabotajın organizasyonu için Londra’nın NATO’daki müttefiklerini de sürece dahil etmeyi planladığı, operasyonun faillerinin ise Ukraynalılar olacağı iddia ediliyor.
Hindistan, Trump’ın tehditleri üzerine Rusya petrolüne ambargoya hazırlanıyor
Batı’nın ‘gölge filo’ ile mücadelesi
Geçen ayın başında Financial Times gazetesi, Britanyalı yetkililerin Manş Denizi’nde her ay 40’tan fazla tankeri denetlediğini yazmıştı. Habere göre, gemilerin bekletilme nedeni, Batı yaptırımlarını delerek Rus petrolü taşıdıkları yönündeki şüphelerdi. Gazetenin verilerine göre, Ekim 2024’ten Haziran 2025’e kadar 343 tanker alıkonuldu.
Ancak Moskova’nın gölge filosuna ulaşmaya çalışan tek NATO üyesi Londra değil. Mayıs ayında Estonya, uluslararası sularda Gabon bayraklı Jaguar adlı tankeri durdurmaya çalışmıştı. Hindistan’ın Sikka limanından yola çıkıp Rusya’ya giden gemi; devriye botları, bir helikopter, bir uçak ve Polonya Hava Kuvvetlerine ait MiG-29 savaş uçakları tarafından takip edilmişti.
Tallinn, gemiyi Estonya makamlarının alıkoyma işlemi yapabileceği bir deniz sahasına yönlendirmeye çalıştı. Fakat mürettebat, provokasyonlara boyun eğmeyerek rotasını korudu. Baltık ülkesinin komuta kademesi, mürettebatı gemiye çarpma tehdidinde bulunmuş ve helikopterle gemiye asker indirmeye çalışmıştı. Son dönemde AB de tankerlere yönelik çok sayıda yaptırım uyguluyor.
“Amaçları şüpheli”
Vzglyad gazetesine konuşan ekonomist İvan Lizan, “SVR tarafından sıralanan senaryoların her ikisi de bence eşit derecede tehlikeli. Teorik olarak Londra, tankerlerden birinin ambarına mayın döşeyip onu Malta açıklarında bir yerde patlatabilir. Daha önce benzer operasyonlar gördük. Örneğin, Leningrad Oblastı’nda Batı güçleri tarafından amonyak taşıyan bir gemiye terör saldırısı düzenlenmişti,” diye anımsattı.
Lizan, “Ekolojik açıdan bu tür eylemlerin sonuçları feci olabilir ancak siyasi mantıklılığı pek çok soru işareti barındırıyor. İngilizler neyi başarmaya çalışıyor? Çin ve Hindistan’ı Rus enerji kaynaklarından vazgeçmeye mi zorlamak istiyorlar? Bu işe yaramaz. Bizim petrolümüzün alımı bu ülkelerin ekonomileri için hayati önem taşıyor,” ifadelerini kullandı.
Söz konusu uzmana göre AB, bu alanda Moskova ile işbirliğini zaten kendisi sonlandırdığı için Brüksel’in ek bir teşvike ihtiyacı yok.
Lizan, “İkincil yaptırımlar için gerekçe yaratmak da şüpheli bir girişim. Sorun, kısıtlamaları organize etme iradesinde değil, bu kısıtlamaların başlatılma yaklaşımında yatıyor,” diye açıkladı.
Lizan, “Zira ABD ve müttefikleri yıllardır yaptırımlarla ‘herkes tarafından kabul edilen’ kötüleri cezalandırdı. Washington, ‘korkunç’ Moskova imajını kolektif Batı’daki sıradan insanlara satmayı başardı. Bu yüzden bize karşı kısıtlamalar getirilmesi en azından doğal ve mantıklı görünüyor. Ancak Çin ve Hindistan şu anda askeri ihtilaflara katılmıyor. Onların tek suçu Rus petrolü satın almaları. Oysa bu devletlerin her birinin nüfusu bir milyarı aşıyor. Dolayısıyla, devasa miktarda enerji kaynağına temel ihtiyaçları var,” diye belirtti.
Lizan, “Hiç kimse onlara Moskova ile aynı miktarda ve aynı fiyatta enerji sağlayamaz. Dolayısıyla Batı, Pekin ve Yeni Delhi’yi sadece kendi ulusal çıkarlarını sağladıkları için cezalandırmak niyetinde. Bu, gerçeğe dönüşmesi halinde ABD’ye yönelik uluslararası güveni önemli ölçüde sarsacak bir saçmalık. Ancak bu kadar derin konulara girmesek bile, Çin’e yönelik ikincil yaptırımlar Washington’ı Pekin ile gelecekteki ticaret anlaşmaları yapma imkânından tamamen mahrum bırakacaktır. Bu, Moskova’yı yaralamak gibi hayali bir şans uğruna Donald Trump’ın göze almaya hazır olmadığı aşırı yüksek bir risk,” diye vurguladı.
Lizan, “Rusya’nın ise ideal koşullarda Londra’nın planlarının uygulayıcılarını yakalayıp onlardan sabotaj organizasyonunun tüm yapısı hakkında bilgi alması gerekirdi. Ancak SVR raporunun yayımlanmasından sonra Britanya’nın bu planı hayata geçirmeye hazır olacağını sanmıyorum,” diye ekledi.
“Riskler son derece yüksek”
Rusya hükümetine bağlı Finans Üniversitesi ve Ulusal Enerji Güvenliği Fonu (FNEB) uzmanı İgor Yuşkov ise Britanya’nın planlarının hayata geçirilmesinin Rusya için ekonomik risklerini “son derece yüksek” olarak değerlendiriyor.
Yuşkov, “Londra, Moskova ile ticaretin uluslararası toplum için neden tehlike taşıdığına dair somut bir örneğe ihtiyaç duyuyor,” diye açıkladı.
Yuşkov, “Çevrenin kirletilmesi bu bağlamda farklı devletlerin tutumları üzerinde baskı kurmak için oldukça işlevsel bir araç. Bu nedenle SVR’nin bildirdiği patlamalar oldukça muhtemel. Ayrıca son zamanlarda bazı yerli limanlarımızda benzer olaylar yaşandı. Endişelenmemiz gereken şeyler var. Özellikle Kuzey Akım hatlarının patlatılmasından sonra bu alanda aşırı paranoyadan bahsetmek akıllıca olmaz. Ek bir güvenlik sistemi getirilmesi ve tanker denetim tedbirlerinin güçlendirilmesi tamamen haklı eylemlerdir,” değerlendirmesinde bulundu.
“Trump’ın zayıflığı Londra’nın işine yarayabilir”
Öte yandan siyaset bilimci Dmitriy Drobnitskiy, Estonya’nın daha önce Rus petrolünün taşınmasıyla mücadele etmeye çalıştığını hatırlatarak, “Fakat Moskova, Tallinn’e bu tür ‘manevraların’ iyi sonuçlanmayacağını net bir şekilde gösterdi. Şimdi ise Batı, oyuna daha büyük bir balık sürmeye karar verdi. Britanya, tarihsel olarak dünya genelinde sabotajlar gerçekleştirme konusunda uzmanlaşmıştır,” dedi.
Drobnitskiy, “Elbette Londra’nın planları cüretkâr olarak nitelendirilebilir. Eğer bu bilgi mart veya nisan aylarında ortaya çıksaydı, Donald Trump’ın İngiliz kraliyetinin küstahlığına öfkeleneceğini düşünüyorum. Muhtemelen Keir Starmer ile bizzat konuşmaya ve onu tanker patlatma organizasyonundan vazgeçirmeye çalışırdı. Ancak o zamanlar Beyaz Saray’ın başkanı zirvedeydi. Bugün ise ABD’de onu canı isteyen herkes ‘ısırıyor’. Başkanlığının ilk aylarındaki şevkini kaybetti ve bu, Ukrayna’daki ihtilafa ilişkin tutumunda açıkça görülüyor. Her hafta bu tutumu, önceki ABD yönetiminin siyasetine daha fazla benziyor,” diye belirtti.
Uzman, “Trump, Moskova’ya baskı yapmaya yöneliyor, bu da Londra’nın planlarının işe yarayabileceği anlamına geliyor. Dahası, sabotaj Britanya’nın diğer Avrupa güçleriyle diyaloğunu da bozmayacaktır. Batı bugün son derece şekilsiz bir durumda: Washington ve Brüksel kampı içindeki ihtilaflar yapay olarak yatışıyor. Eski Almanya Şansölyesi Olaf Scholz’un ofisinin dinlendiği haberi, Kuzey Akım hatlarının patlatılması… Bu olaylardan herhangi biri on yıl önce yaşansaydı, pek çok siyasetçinin boğulacağı devasa bir ihtilafa dönüşme riski taşırdı. Ama bugün böyle bir yankı yok,” diye ekledi.
Ayrıca Drobnitskiy, “Bu yüzden Londra’nın elleri fazlasıyla serbest. Dahası, Rusya ile diyalogda sert bir çizgi taraftarı olan Amerikalı yetkililer, muhtemelen Britanya’nın planlarından haberdar edildi. Trump’ı uyarmaya ise gerek yok: Sonbaharda Kongre’nin sadakatini kaybetme riskiyle karşı karşıya, bu da fiilen onun iktidarını çökertecektir,” diye konuştu.
Rusya hükümetine bağlı Finans Üniversitesi’nde araştırmacı ve FNEB’in önde gelen uzmanlarından Stanislav Mitrahoviç ise Batılı ülkelerin uzun zamandır Rusya’nın enerji kaynaklarını taşımak için kullandığı tankerleri “karalamaya” çalıştığını söyledi.
Mitrahoviç, “Her yola başvuruyorlar: Gemilerin kayıtlı olduğu yerleri eleştiriyorlar, sigortalarında ‘hatalar’ buluyorlar. Ancak bu tür şeyler tüm dünyayı işbirliğinden vazgeçmeye ikna edemediği için İngilizler dikkat çekici bir sabotaj düzenlemeye karar verdi. Fakat yerli şirketler ve nakliyatçılar da ‘dünkü çocuk değil’. Moskova’nın, hasımlarının planının gerçekleşmesini önleyecek bir yol bulacağından eminim,” diyerek sözlerini tamamladı.
Financial Times: Witkoff Moskova’dan eli boş dönerse Trump küplere binecek
Rusya
Rusya’nın Çin ile Sibirya’nın Gücü 2 müzakereleri çıkmazda

Rusya’nın Avrupa pazarının yerini almasını hedeflediği Sibirya’nın Gücü 2 doğalgaz boru hattı projesinde Çin ile yürütülen müzakereler durma noktasına geldi. Wall Street Journal gazetesine konuşan kaynaklara göre Pekin yönetimi, Moskova’dan doğalgaz fiyatını Rusya iç pazarı seviyesine çekmesini talep etti.
Rusya’nın Avrupa pazarının yerini doldurması için bel bağladığı ve Çin ile 10 yılı aşkın süredir devam eden yeni doğalgaz boru hattı projesi Sibirya’nın Gücü 2’ye ilişkin müzakereler çıkmaza girdi.
The Wall Street Journal (WSJ) gazetesinin konuya vakıf kaynaklara dayandırdığı haberine göre, Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin’in Pekin’e gerçekleştirdiği son resmi ziyarette Çinli yetkililer, Rus delegasyonundan şartlar değişene kadar boru hattı konusunu bir daha gündeme getirmemelerini talep etti.
Pekin’in fiyat talebi Rusya iç pazarı seviyesinde
Söz konusu kaynaklar, Çin’in yeni boru hattı üzerinden gaz tedariki anlaşmasını imzalamak için fiyatta radikal bir indirim şart koştuğunu bildirdi.
Buna göre Pekin, bin metreküp doğalgaz için Rusya’nın iç pazar fiyatı olan yaklaşık 50 doları ödemek istiyor.
Çin halihazırda Gazprom’dan dünya piyasalarına kıyasla ciddi indirimlerle doğalgaz satın alıyor. Pekin bu yıl bin metreküp gaz için 258,8 dolar ödüyor.
Bu tutar, Rus şirketinin uzak dış ülkelerdeki diğer müşterilerine uyguladığı 420,2 dolarlık fiyattan yüzde 39 daha düşük bir seviyeye karşılık geliyor.
Rusya Ekonomik Kalkınma Bakanlığı verilerine göre, gelecek yıl Çin Halk Cumhuriyeti için gaz fiyatının bin metreküp başına 223,9 dolara gerilemesi ve indirim oranının yüzde 34 olarak uygulanması öngörülüyor.
WSJ’ye konuşan kaynaklar, Mayıs ayındaki Pekin ziyaretine katılan Rus heyetinin adeta “duvara tosladığını” ifade etti.
Çin’in talebinin mevcut fiyatın beş kat, Gazprom’un diğer yabancı müşterilerine uyguladığı fiyatın ise sekiz kat altında bir ücrete denk geldiği, bunun da Moskova’nın Sibirya’nın Gücü 2 projesini fiilen sübvanse etmesi anlamına geldiği belirtildi.
Putin ve Gazprom’un açıklamaları karşılıksız kaldı
Rusya Devlet Başkanı Putin ve Gazprom Başkanı Aleksey Miller, Eylül 2025’teki Çin ziyareti sonrasında, Batı Sibirya yataklarındaki gazı Çin’e taşıyacak boru hattı inşaatını başlatacak “hukuki olarak bağlayıcı bir mutabakat zaptı” imzalandığını duyurmuştu. Ukrayna savaşı öncesinde bu gaz Avrupa’ya ihraç ediliyordu.
Ancak savaşın ardından Gazprom’un eski ana pazarı konumundaki Avrupa’ya sevkiyatı, 1970’lerin başından bu yana en düşük seviyeye geriledi.
Rus tarafının açıklamalarına karşılık Çin kanadından herhangi bir teyit gelmedi. Putin’in Mayıs ayındaki Pekin ziyareti sonunda imzalanan 42 ikili belgenin hiçbirinde Sibirya’nın Gücü 2 projesine veya doğalgaz sevkiyatına yer verilmedi.
“Çin bu anlaşmayı hiçbir zaman imzalamayabilir”
Washington merkezli DGA Group ortaklarından Jörg Wuttke, Çin’in Gazprom ile hiçbir zaman bir sözleşme imzalamayabileceğini ifade etti.
Küresel piyasada yeterli miktarda gaz olduğunu ve Çin’in ithal gaz tüketiminin 2030’lu yılların ortalarında zirveye ulaşmasının beklendiğini kaydeden Wuttke, “İnşaatı altı yıl sürecek bir boru hattıyla kendilerini neden bağlasınlar ve başka ülkelerden gaz temin edebilecekken Rusya’ya olan bağımlılıklarını neden artırsınlar?” değerlendirmesinde bulundu.
Carnegie Rusya Avrasya Merkezi Direktörü Aleksandr Gabuyev ise Çin Devlet Başkanı Xi Jinping’in, Putin’i her türlü şartı kabul edene kadar “bekletmeyi” tercih edeceğini öngörüyor.
Gabuyev, Çin’in müzakerelerdeki yaklaşımını, “Rusya’daki ekonomik durumun daha da kötüleşmesini ve ülkenin Çin için tamamen avantajlı şartları imzalamak zorunda kalacağı anı beklemek” olarak tanımlıyor.
Rusya
Rus bankalarından Türkiye’deki ödemelere blokaj

Rus turistler, Türkiye’de tatil sezonunun en yoğun döneminde, nisan ayında devreye giren Hızlı Ödeme Sistemi (SBP) üzerinden yaptıkları kart işlemlerinde kitlesel engellemelerle karşılaşıyor. Rus basınına ve sosyal medyadaki paylaşımlara yansıyan şikayetlere göre, özellikle Sberbank üzerinden QR koduyla yapılmak istenen ödemeler güvenlik gerekçesiyle askıya alınıyor.
Türkiye’deki Rus turistler, yaz tatili sezonunun en yoğun döneminde, nisan ayında ülkede kullanıma sunulan Hızlı Ödeme Sistemi (SBP) üzerinden yaptıkları banka kartı işlemlerinde kitlesel engellemelerle karşı karşıya kalıyor.
Rusya merkezli İzvestiya gazetesinin Rus tatilcilere dayandırdığı haberine göre, ödeme yaparken sorun yaşayan çok sayıda turist durumdan şikayet ediyor.
Yuri isimli bir Rus turist, İstanbul ve Antalya’daki mağaza ile kafelerde QR kodu kullanarak ödeme yapmaya çalıştığını ancak Sberbank’ın her işlemi askıya aldığını bildirdi.
Gazete muhabirinin de benzer bir sorunla karşılaştığı, ayrıca seyahat edenlerin Telegram gruplarında da SBP üzerinden ödeme engellemelerine yönelik şikayetlerin arttığı belirtildi.
Sosyal medyadaki paylaşımlara göre, Sberbank üzerinden ödeme yapmaya çalışan kullanıcılar başka bir bankanın sayfasına yönlendiriliyor ve onay işleminin ardından transfer 24 saatliğine askıya alınıyor.
Başka bir Rus bankasının tercih edildiği durumlarda ise kullanıcılara kısa mesaj veya anlık bildirim ulaşmıyor. Bazı durumlarda ise karttan para çekilmesine rağmen ödeme kasaya ulaşmıyor ve işlem başarısız oluyor.
Antalya’da otel zinciri sahibi olan Mahmut Dikbaş da Rus vatandaşlarının mal ve hizmet alımlarında yaşadığı ödeme sorunlarını doğruladı.
Dikbaş, Rus bankalarının sistemlerine bağlı olan bazı işletmelerde işlemlerin sorunsuz yapıldığını, diğerlerinde ise sürekli ret yanıtı alındığını ifade etti.
Sberbank yetkilileri, SBP üzerinden yapılan ödemelerin güvenlik gerekçesiyle askıya alınabileceğini açıkladı. Bankanın destek biriminden edinilen bilgilere göre, blokajlar artan dolandırıcılık vakaları nedeniyle devreye alınan ek koruma önlemlerinden kaynaklanıyor.
Banka, müşterilerine ödemeyi 24 saat sonra yeniden denemelerini veya alternatif olarak başka bir kişinin kartını kullanmalarını öneriyor.
Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin, haziran ayı sonunda bankalara şüpheli görünen müşteri transferlerini 6 saate kadar bloke etme yetkisi veren yasayı imzalamıştı.
Bu düzenleme hem banka kartı işlemlerini hem de SBP üzerinden yapılan transferleri kapsıyor.
Dijital ortamdaki hukuki riskler uzmanı Valeriya Smirnova, yurtdışında QR kodlarıyla yapılan ödeme girişimlerinin bankaların otomatik denetimine tabi tutulduğunu aktardı.
Smirnova, dolandırıcılık önleme sisteminin, kullanıcının alışılmadık bir IP adresinden işlem yapması, yeni bir ödeme yöntemi kullanması veya belirli bir alıcıya ilk kez para göndermesi durumunda devreye girdiğini kaydetti.
Smirnova duruma ilişkin şu değerlendirmeyi yaptı:
“Bir restoran, mağaza ya da eczane, bankanın ödemeyi onaylaması için 24 saat beklemeyecektir. Sonuç olarak, bu ödeme aracı kağıt üzerinde varlığını koruyor ancak pratikte müşteri bundan faydalanamıyor.”
Rusya
Rusya’da akaryakıt krizi kamu hizmetlerini vurdu

Rusya’da yaşanan akaryakıt krizi, hastaneler, itfaiye ve belediye hizmetleri için yapılan kamu ihalelerinin iptal edilmesine yol açıyor. İzvestiya gazetesinin araştırmasına göre, Mayıs ve Haziran aylarında iptal edilen veya yinelenen akaryakıt ihalelerinin sayısı geçen yıla göre üç kat arttı.
Rusya’da yaşanan akaryakıt sıkıntısı, kamu kurumlarının benzin ve motorin alımlarına yönelik ihalelerini doğrudan etkilemeye başladı. İzvestiya gazetesinin haberine göre, Mayıs ve Haziran aylarında sağlık kurumları, belediye hizmetleri ve acil durum ekipleri için düzenlenen akaryakıt ihalelerinde iptal edilen, gerçekleştirilemeyen veya yeniden ilan edilenlerin sayısı geçen yılın aynı dönemine kıyasla üç katına çıktı.
Piyasa uzmanları, akaryakıt tedarikçilerinin sabit fiyatlı kamu sözleşmelerine katılmayı karlı bulmadığını ifade ediyor. İhale süreci devam ederken akaryakıtın piyasa fiyatı hızla yükseldiği için şirketler, kamu ihalelerine girmek yerine ellerindeki ürünü perakende ağlarında veya ticari müşterilere satmayı tercih ediyor.
İhalelere teklif veren çıkmıyor
Tedarik sorunları nedeniyle birçok bölgede kamu kurumları akaryakıt temin edemiyor. Samara Bölge Tıp Merkezi Dinastiya, 580 bin ruble değerindeki 8 bin 500 litrelik AI-92 tipi benzin ihalesine hiç başvuru alamadı. Leningrad Bölgesi’ndeki Darina rehabilitasyon merkezi için planlanan 28 bin litrelik AI-95 tipi benzin alımı da aynı nedenle gerçekleştirilemedi.
Tambov belediye yönetiminin araç filosu için açtığı 2 milyon ruble tutarındaki benzin ve motorin ihalesi de tedarikçi bulunamadığı için sonuçsuz kaldı. Vladimir Bölgesi’nde ise Gorelektroset şirketinin 2,2 milyon rublelik ihalesi iptal edilenler arasında yer alıyor.
Stavropol’deki yangın söndürme ve arama kurtarma hizmetleri, akaryakıt ihalesini defalarca yeniden ilan etmek zorunda kaldıktan sonra sözleşmeyi tek bir tedarikçiyle imzalayabildi. Krasnodar Bölgesi’ndeki Tuapse Sosyal Hizmet Merkezi de benzer bir yöntemle yakıt tedarik edebildi.
Hastaneler, itfaiye teşkilatları, toplu taşıma araçları ve belediye hizmetleri şu an için mevcut rezervler ve öncelikli sevkiyatlar sayesinde faaliyetlerini sürdürüyor. Ancak uzmanlar, akaryakıt açığının sürmesi durumunda bütçe harcamalarının artacağı ve tekrarlanan ihale sayısının çoğalacağı yönünde uyarıda bulunuyor.
“Uzak bölgelerde kesintiler düzenli hale gelebilir”
Freedom Global analisti Vladimir Çernov, kamu kurumlarının yükselen piyasa fiyatlarını takip ederek ihale başlangıç bedellerini artırmak zorunda kalacağını öngörüyor. Çernov, özellikle uzak bölgelerin bu durumdan daha fazla etkileneceğini ve buralarda tedarik kesintilerinin kronikleşebileceğini değerlendiriyor. Bu durumun belediye hizmetlerinde aksamalara, acil olmayan ulaşım seferlerinin iptaline ve toplu taşıma sıklığının azalmasına yol açabileceği belirtiliyor.
Finam Grubu analisti Sergey Kaufman da akaryakıt fiyatlarındaki keskin artışa dikkat çekiyor. Rusya Federal Devlet İstatistik Servisi (Rosstat) verilerine göre, yıl başından bu yana benzin fiyatları yüzde 13,9, motorin fiyatları ise yüzde 14,7 oranında yükseldi. Bazı bölgelerde artış oranının çok daha yüksek olduğu ve AI-92 tipi benzinin litre fiyatının 80 rubleyi aştığı kaydediliyor. Kaufman, mevcut koşullarda tedarikçilerin kamu ihalelerine katılmak yerine endüstriyel müşterilere ve bağımsız akaryakıt istasyonlarına satış yapmayı daha avantajlı bulduğunu ifade ediyor.
Energy Intelligence analizlerine göre, Ukrayna’nın gerçekleştirdiği saldırılar nedeniyle Rusya’nın rafinaj kapasitesinin yarısı devre dışı kalmış durumda.
Temmuz ayının ilk haftasında rafinerilerin günlük üretimi 3,53 milyon tona geriledi.
Reuters ajansının verilerine göre ise Temmuz ayının ikinci haftasında günlük benzin üretimi yüzde 35 azalarak 75 bin ila 80 bin ton seviyesine düştü. Rusya’da yaz dönemindeki günlük iç tüketimin 115 bin ila 120 bin ton arasında olduğu biliniyor.
Görüş2 hafta önceZirve Salonunda Konuşulmayacak Hikâye: NATO Üyeliğinin Gerçek Bedeli
Diplomasi7 gün önceNATO ülkeleri, milyarlarca dolarlık savunma anlaşması açıkladı
Dünya Basını2 hafta önceİktisatçı Ann Pettifor: Faiz sistemi ekolojiyi tahrip ediyor
Amerika7 gün önceNATO 3.0’un mucidi: Elbridge Colby
Görüş7 gün önceAnkara’nın ikinci zirvesi: 22 yılın ardından NATO, kuralları yeniden yazan bir Türkiye’ye dönüyor
Dünya Basını2 hafta önceİran Ali Hamaney’e veda ediyor: Yas, hafıza ve sessizlik
Asya7 gün önceXi, bilim ve teknoloji inovasyonuyla Çin modernleşmesinin ilerletilmesi çağrısı yaptı
Diplomasi7 gün önceNATO liderleri Ankara Deklarasyonu’nu kabul etti








