Bizi Takip Edin

Rusya

Rusya istihbaratı: Britanya, yaptırım için ‘çevre felaketi’ tezgâhlayacak

Yayınlanma

Rusya Dış İstihbarat Teşkilatı (SVR), Britanya’nın Rus petrolü taşıyan bir tankeri batırmayı planladığını duyurdu. SVR’ye göre Londra’nın amacı, bir çevre felaketi yaratarak Washington’ı Rusya’dan enerji kaynağı alan ülkelere karşı en sert ikincil yaptırımları uygulamaya zorlamak. Sabotaj operasyonunun, NATO müttefiklerinin desteğiyle Ukrayna tarafından gerçekleştirilmesinin planlandığı öne sürüldü.

Rusya Dış İstihbarat Teşkilatı (SVR), Britanya’nın Rus petrolü taşıyan tanker filosuna karşı büyük bir sabotaj hazırlığında olduğunu bildirdi.

SVR’nin açıklamasına göre, Londra’nın temel hedefi, Washington’ı Rusya’nın enerji kaynaklarını satın alan ülkelere yönelik mümkün olan en sert ikincil yaptırımları uygulamaya mecbur bırakmak. Bu faaliyetin başlangıcının ise “bir veya daha fazla tankerle ilgili ses getirecek bir olayla” verilmesi planlanıyor.

SVR, olayların gelişebileceği iki muhtemel senaryo üzerinde duruyor. İlk senaryo, “istenmeyen” bir tankerin “deniz yollarının dar geçitlerinden birinde” kaza yapmasının organize edilmesini içeriyor.

Britanya’ya göre, petrol sızıntısı ve geçiş yolunun kapanması, NATO’ya gemileri güvenlik standartlarına uygunluk açısından denetleme gerekçesi sunacak.

İkinci senaryoya göre ise Londra, “Rusya’ya dost bir ülkenin limanında” enerji kaynaklarının boşaltılması sırasında bir tankeri ateşe vermeye çalışacak.

Çıkacak yangının, alıcı ülkenin ulaşım altyapısına ciddi zarar vermesi ve diğer gemilerde arızalara yol açarak uluslararası bir soruşturma başlatılmasını gerektirmesi hedefleniyor.

Her iki senaryo da Rus petrolü ithal eden ülkelerin “trajedinin dolaylı failleri” olarak gösterilmesini öngörüyor. Bu durumun, ABD’nin bu ülkelere yönelik “mümkün olan en sert ikincil yaptırımların” uygulanması teklifini sunmasına olanak tanıyacağı belirtiliyor.

Sabotajın organizasyonu için Londra’nın NATO’daki müttefiklerini de sürece dahil etmeyi planladığı, operasyonun faillerinin ise Ukraynalılar olacağı iddia ediliyor.

Hindistan, Trump’ın tehditleri üzerine Rusya petrolüne ambargoya hazırlanıyor

Batı’nın ‘gölge filo’ ile mücadelesi

Geçen ayın başında Financial Times gazetesi, Britanyalı yetkililerin Manş Denizi’nde her ay 40’tan fazla tankeri denetlediğini yazmıştı. Habere göre, gemilerin bekletilme nedeni, Batı yaptırımlarını delerek Rus petrolü taşıdıkları yönündeki şüphelerdi. Gazetenin verilerine göre, Ekim 2024’ten Haziran 2025’e kadar 343 tanker alıkonuldu.

Ancak Moskova’nın gölge filosuna ulaşmaya çalışan tek NATO üyesi Londra değil. Mayıs ayında Estonya, uluslararası sularda Gabon bayraklı Jaguar adlı tankeri durdurmaya çalışmıştı. Hindistan’ın Sikka limanından yola çıkıp Rusya’ya giden gemi; devriye botları, bir helikopter, bir uçak ve Polonya Hava Kuvvetlerine ait MiG-29 savaş uçakları tarafından takip edilmişti.

Tallinn, gemiyi Estonya makamlarının alıkoyma işlemi yapabileceği bir deniz sahasına yönlendirmeye çalıştı. Fakat mürettebat, provokasyonlara boyun eğmeyerek rotasını korudu. Baltık ülkesinin komuta kademesi, mürettebatı gemiye çarpma tehdidinde bulunmuş ve helikopterle gemiye asker indirmeye çalışmıştı. Son dönemde AB de tankerlere yönelik çok sayıda yaptırım uyguluyor.

“Amaçları şüpheli”

Vzglyad gazetesine konuşan ekonomist İvan Lizan, “SVR tarafından sıralanan senaryoların her ikisi de bence eşit derecede tehlikeli. Teorik olarak Londra, tankerlerden birinin ambarına mayın döşeyip onu Malta açıklarında bir yerde patlatabilir. Daha önce benzer operasyonlar gördük. Örneğin, Leningrad Oblastı’nda Batı güçleri tarafından amonyak taşıyan bir gemiye terör saldırısı düzenlenmişti,” diye anımsattı.

Lizan, “Ekolojik açıdan bu tür eylemlerin sonuçları feci olabilir ancak siyasi mantıklılığı pek çok soru işareti barındırıyor. İngilizler neyi başarmaya çalışıyor? Çin ve Hindistan’ı Rus enerji kaynaklarından vazgeçmeye mi zorlamak istiyorlar? Bu işe yaramaz. Bizim petrolümüzün alımı bu ülkelerin ekonomileri için hayati önem taşıyor,” ifadelerini kullandı.

Söz konusu uzmana göre AB, bu alanda Moskova ile işbirliğini zaten kendisi sonlandırdığı için Brüksel’in ek bir teşvike ihtiyacı yok.

Lizan, “İkincil yaptırımlar için gerekçe yaratmak da şüpheli bir girişim. Sorun, kısıtlamaları organize etme iradesinde değil, bu kısıtlamaların başlatılma yaklaşımında yatıyor,” diye açıkladı.

Lizan, “Zira ABD ve müttefikleri yıllardır yaptırımlarla ‘herkes tarafından kabul edilen’ kötüleri cezalandırdı. Washington, ‘korkunç’ Moskova imajını kolektif Batı’daki sıradan insanlara satmayı başardı. Bu yüzden bize karşı kısıtlamalar getirilmesi en azından doğal ve mantıklı görünüyor. Ancak Çin ve Hindistan şu anda askeri ihtilaflara katılmıyor. Onların tek suçu Rus petrolü satın almaları. Oysa bu devletlerin her birinin nüfusu bir milyarı aşıyor. Dolayısıyla, devasa miktarda enerji kaynağına temel ihtiyaçları var,” diye belirtti.

Lizan, “Hiç kimse onlara Moskova ile aynı miktarda ve aynı fiyatta enerji sağlayamaz. Dolayısıyla Batı, Pekin ve Yeni Delhi’yi sadece kendi ulusal çıkarlarını sağladıkları için cezalandırmak niyetinde. Bu, gerçeğe dönüşmesi halinde ABD’ye yönelik uluslararası güveni önemli ölçüde sarsacak bir saçmalık. Ancak bu kadar derin konulara girmesek bile, Çin’e yönelik ikincil yaptırımlar Washington’ı Pekin ile gelecekteki ticaret anlaşmaları yapma imkânından tamamen mahrum bırakacaktır. Bu, Moskova’yı yaralamak gibi hayali bir şans uğruna Donald Trump’ın göze almaya hazır olmadığı aşırı yüksek bir risk,” diye vurguladı.

Lizan, “Rusya’nın ise ideal koşullarda Londra’nın planlarının uygulayıcılarını yakalayıp onlardan sabotaj organizasyonunun tüm yapısı hakkında bilgi alması gerekirdi. Ancak SVR raporunun yayımlanmasından sonra Britanya’nın bu planı hayata geçirmeye hazır olacağını sanmıyorum,” diye ekledi.

“Riskler son derece yüksek”

Rusya hükümetine bağlı Finans Üniversitesi ve Ulusal Enerji Güvenliği Fonu (FNEB) uzmanı İgor Yuşkov ise Britanya’nın planlarının hayata geçirilmesinin Rusya için ekonomik risklerini “son derece yüksek” olarak değerlendiriyor.

Yuşkov, “Londra, Moskova ile ticaretin uluslararası toplum için neden tehlike taşıdığına dair somut bir örneğe ihtiyaç duyuyor,” diye açıkladı.

Yuşkov, “Çevrenin kirletilmesi bu bağlamda farklı devletlerin tutumları üzerinde baskı kurmak için oldukça işlevsel bir araç. Bu nedenle SVR’nin bildirdiği patlamalar oldukça muhtemel. Ayrıca son zamanlarda bazı yerli limanlarımızda benzer olaylar yaşandı. Endişelenmemiz gereken şeyler var. Özellikle Kuzey Akım hatlarının patlatılmasından sonra bu alanda aşırı paranoyadan bahsetmek akıllıca olmaz. Ek bir güvenlik sistemi getirilmesi ve tanker denetim tedbirlerinin güçlendirilmesi tamamen haklı eylemlerdir,” değerlendirmesinde bulundu.

“Trump’ın zayıflığı Londra’nın işine yarayabilir”

Öte yandan siyaset bilimci Dmitriy Drobnitskiy, Estonya’nın daha önce Rus petrolünün taşınmasıyla mücadele etmeye çalıştığını hatırlatarak, “Fakat Moskova, Tallinn’e bu tür ‘manevraların’ iyi sonuçlanmayacağını net bir şekilde gösterdi. Şimdi ise Batı, oyuna daha büyük bir balık sürmeye karar verdi. Britanya, tarihsel olarak dünya genelinde sabotajlar gerçekleştirme konusunda uzmanlaşmıştır,” dedi.

Drobnitskiy, “Elbette Londra’nın planları cüretkâr olarak nitelendirilebilir. Eğer bu bilgi mart veya nisan aylarında ortaya çıksaydı, Donald Trump’ın İngiliz kraliyetinin küstahlığına öfkeleneceğini düşünüyorum. Muhtemelen Keir Starmer ile bizzat konuşmaya ve onu tanker patlatma organizasyonundan vazgeçirmeye çalışırdı. Ancak o zamanlar Beyaz Saray’ın başkanı zirvedeydi. Bugün ise ABD’de onu canı isteyen herkes ‘ısırıyor’. Başkanlığının ilk aylarındaki şevkini kaybetti ve bu, Ukrayna’daki ihtilafa ilişkin tutumunda açıkça görülüyor. Her hafta bu tutumu, önceki ABD yönetiminin siyasetine daha fazla benziyor,” diye belirtti.

Uzman, “Trump, Moskova’ya baskı yapmaya yöneliyor, bu da Londra’nın planlarının işe yarayabileceği anlamına geliyor. Dahası, sabotaj Britanya’nın diğer Avrupa güçleriyle diyaloğunu da bozmayacaktır. Batı bugün son derece şekilsiz bir durumda: Washington ve Brüksel kampı içindeki ihtilaflar yapay olarak yatışıyor. Eski Almanya Şansölyesi Olaf Scholz’un ofisinin dinlendiği haberi, Kuzey Akım hatlarının patlatılması… Bu olaylardan herhangi biri on yıl önce yaşansaydı, pek çok siyasetçinin boğulacağı devasa bir ihtilafa dönüşme riski taşırdı. Ama bugün böyle bir yankı yok,” diye ekledi.

Ayrıca Drobnitskiy, “Bu yüzden Londra’nın elleri fazlasıyla serbest. Dahası, Rusya ile diyalogda sert bir çizgi taraftarı olan Amerikalı yetkililer, muhtemelen Britanya’nın planlarından haberdar edildi. Trump’ı uyarmaya ise gerek yok: Sonbaharda Kongre’nin sadakatini kaybetme riskiyle karşı karşıya, bu da fiilen onun iktidarını çökertecektir,” diye konuştu.

Rusya hükümetine bağlı Finans Üniversitesi’nde araştırmacı ve FNEB’in önde gelen uzmanlarından Stanislav Mitrahoviç ise Batılı ülkelerin uzun zamandır Rusya’nın enerji kaynaklarını taşımak için kullandığı tankerleri “karalamaya” çalıştığını söyledi.

Mitrahoviç, “Her yola başvuruyorlar: Gemilerin kayıtlı olduğu yerleri eleştiriyorlar, sigortalarında ‘hatalar’ buluyorlar. Ancak bu tür şeyler tüm dünyayı işbirliğinden vazgeçmeye ikna edemediği için İngilizler dikkat çekici bir sabotaj düzenlemeye karar verdi. Fakat yerli şirketler ve nakliyatçılar da ‘dünkü çocuk değil’. Moskova’nın, hasımlarının planının gerçekleşmesini önleyecek bir yol bulacağından eminim,” diyerek sözlerini tamamladı.

Financial Times: Witkoff Moskova’dan eli boş dönerse Trump küplere binecek

Rusya

Rusya’nın buğday ihracatı temmuzda yüzde 17,7 geriledi

Yayınlanma

Rusya’nın buğday ihracatı 2026 yılının temmuz ayında yıllık bazda yüzde 17,7 azalarak 1,8 milyon tona geriledi. Rusya Tahıl Birliği, sevkiyattaki düşüşün ana nedeni olarak Azak ve Karadeniz bölgesindeki gergin durumu gösterdi. Birlik, Karadeniz’deki gemi ve liman altyapısına yönelik saldırıların tahıl tedarikinde kesintilere yol açabileceğini bildirdi.

Rusya, 2026 yılının temmuz ayında buğday ihracatını geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 17,7 azaltarak 1,8 milyon tona düşürdü.

Önceki yılın aynı döneminde bu miktar yaklaşık 2,2 milyon ton seviyesindeydi.

Rusya Tahıl Birliği Analiz ve İzleme Departmanı Direktörü Elena Tyurina’nın İnterfaks ajansına açıkladığı verilere göre Rusya ay boyunca ana tahıl ürünlerinin toplam ihracatını da geçen yılın temmuz ayındaki 3,248 milyon ton seviyesinden yüzde 37,6 düşürerek 2,026 milyon tona geriletti.

Günlük sevkiyat miktarı ise önceki yılın aynı dönemindeki 104 bin 800 tondan 65 bin 400 tona düştü.

Tyurina, göstergelerdeki düşüşün ana nedeni olarak Azak ve Karadeniz bölgesindeki gergin durumu işaret etti.

Ayın üçüncü on günlük diliminde sevkiyatlar 2025’in temmuz ayının aynı dönemine kıyasla yüzde 61,3 azalarak 685 bin tona geriledi. Tyurina, bu dönemde buğday sevkiyatının da yüzde 55,5 düşüşle 646 bin 500 tona indiğini belirtti.

Mısır ihracatı geçen yılki 521 bin 400 ton seviyesinden 146 bin 300 tona, arpa ihracatı ise 567 bin ton seviyesinden 101 bin 400 tona geriledi. Buğday ihraç eden şirket sayısı geçen yılın aynı dönemindeki 36 firmadan 20’ye düştü.

Önceki yıl 27 ülkeye buğday gönderen Rusya, bu yıl sevkiyatı 23 ülkeyle sınırlı tuttu. En büyük alıcı konumunu sürdüren Mısır’a yapılan teslimatlar yüzde 31,7 azalarak 344 bin tona geriledi.

Buna karşın Kenya’ya yapılan buğday ihracatı yaklaşık 1,8 kat artarak 194 bin 500 tona, Sudan’a yapılan ihracat ise yüzde 31 artışla 177 bin tona yükseldi. Tanzania, Nijerya, Libya ve Birleşik Arap Emirlikleri’ne yapılan teslimatlarda da artış kaydedildi.

Birlik verilerine göre, geçen yıl 38 limandan tahıl çıkışı yapılırken bu yıl temmuz ayında sevkiyat 21 liman üzerinden gerçekleştirildi.

Ana liman niteliğini koruyan Novorossiysk üzerinden yapılan işlem hacmi yüzde 23,7 azalarak 1 milyon tonun biraz üzerinde kaldı.

1 Ağustos itibarıyla Rus buğdayının Novorossiysk teslimli (FOB) ton fiyatı 232 dolar seviyesinde gerçekleşti.

Aynı dönemde Avrupa buğdayının ton fiyatı 267 dolara, ABD buğdayının ton fiyatı ise 272 dolara yükseldi.

Rusya Tahıl İhracatçıları ve Üreticileri Birliği, 31 Temmuz’da Reuters’a yaptığı açıklamada, mevcut sezonda Rus buğday teslimatlarındaki düşüşün küresel buğday ticaretinin yüzde 15’ine karşılık gelen 30 ila 35 milyon ton seviyesinde gerçekleşebileceğini bildirdi.

Birlik, Karadeniz’deki gemilere ve liman altyapısına yönelik saldırıların tahıl tedarikinde kesintilere neden olabileceği uyarısında bulundu.

Okumaya Devam Et

Rusya

Putin ordunun tepe yönetiminde kadro değişikliklerine gitti

Yayınlanma

Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin, Savunma Bakanlığı yönetimiyle gerçekleştirdiği toplantıda ordunun komuta kademesinde ve lojistik yapısında yapılan yeni atamaları açıkladı. Yapılan düzenlemelerle Merkez ve Doğu askeri birliklerinin başına yeni komutanlar getirilirken lojistik hizmetler tek elde toplandı. Toplantıda ayrıca kurulum süreci devam eden İnsansız Sistemler Birlikleri’nin başına geçecek isim de belirlendi.

Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin, Savunma Bakanlığı yönetimiyle bir araya geldiği toplantıda askeri komuta kademesinde bir dizi kadro değişikliğine gidildiğini duyurdu.

Yapılan düzenlemeler silahlanma ve lojistik yönetim yapılarını kapsarken Merkez ve Doğu birlikler gruplarına yeni komutanlar atandı. Toplantıda ayrıca oluşturulma aşamasındaki İnsansız Sistemler Birlikleri’nin yöneticisi belirlendi.

Lojistik hizmetler tek elde toplandı

Putin, Savunma Bakanlığı bünyesinde silahlanmayla ilgili tüm hususların tek bir elde toplanması sürecinin tamamlanmak üzere olduğunu belirtti.

Daha önce bir birlik grubunun komutanlığını yürüten Aleksandr Sançik, bu alan kapsamındaki Savunma Bakan Yardımcılığı görevine getirilmişti.

Benzer bir ilkeyle tüm lojistik hizmetleri bünyesinde birleştiren yeni bir makam oluşturuldu. Devlet Başkanı, günümüz koşullarında bu görevin de “tam anlamıyla bir muharip görevi” olduğunu vurguladı. Bu alanın sorumluluğuna Valeriy Solodçuk atandı.

Putin, Solodçuk’a hitaben yaptığı konuşmada şu ifadeleri kullandı:

“Valeriy Nikolayeviç, söze özellikle yakın bir zamanda bakan yardımcılığı görevine getirilen Aleksandr Semyonoviç Sançik ile başladım. Kendisi de sizin gibi birlikleri yetkin bir şekilde sevk ve idare etmiş, başarısını kanıtlamış bir muharip subaydır.”

Putin, en yetenekli komutanlardan biri olarak nitelendirdiği Solodçuk’un teşkilatçılık becerilerini bu yeni görevinde de sergileyeceğine inandığını dile getirdi.

Merkez ve Doğu birliklerine yeni komutanlar

Devlet Başkanı, Merkez birlikler grubunun Donetsk Halk Cumhuriyeti’nin ele geçirilmesine yönelik en önemli görevleri yerine getirdiğini kaydetti. Bu birliğin komutanlığına, daha önce Doğu birlikler grubuna liderlik eden Andrey İvanayev getirildi.

Putin karar gerekçesini, “Andrey Sergeyeviç İvanayev’den bu göreve, bu sahaya geçmesini rica ediyorum. Andrey Sergeyeviç sadece kendi sorumluluk alanındaki durumu değil, iki komutanın yakın çalışması sebebiyle Merkez grubunun sorumluluk alanındaki durumu da biliyor” sözleriyle açıkladı.

Doğu birlikler grubunun komutan vekilliğine ise bu grubun kurmay başkanı Pyotr Bolgarev atandı. Devlet Başkanı, bu istikametteki muharebe çalışmalarının etkinliğinin sürmesini umduğunu belirtti.

İnsansız Sistemler Birlikleri’nin komutanı belirlendi

Putin, yeni bir askeri kuvvet sınıfı olarak İnsansız Sistemler Birlikleri’nin kurulması yönünde alınan kararı hatırlattı.

Bu yapının başına, son döneme kadar Merkez birlikler grubunun kurmay başkanlığı görevini yürüten Denis Lyamin getirildi.

Putin, Lyamin’e hitaben, “En nitelikli uzmanlardan biri olarak, bu yeni insansız sistemler kuvvet sınıfının kuruluşunu tamamlayacağınıza ve yakın gelecekte başına geçeceğinize olan inancımı ifade etmek istiyorum” dedi.

Toplantının sonunda Putin, tüm subaylara önceki görev yerlerindeki muharebe çalışmaları için teşekkür etti ve edindikleri tecrübenin yeni görevlerin yerine getirilmesinde yardımcı olacağını söyledi.

Okumaya Devam Et

Rusya

Birleşik Rusya, Duma seçimlerinde 16 bölgeyi muhalefete bırakabilir

Yayınlanma

Birleşik Rusya’nın eylül ayında yapılacak Devlet Duması seçimlerinde 16 tek isimli seçim bölgesinde parlamenter muhalefetin zaferine göz yumabileceği bildirildi. Partinin bu bölgelerde muhalefetin tanınmış isimlerine karşı daha zayıf adaylar çıkardığı, bir bölgede ise adayını geri çektiği aktarıldı.

İktidardaki Birleşik Rusya partisi, eylülde yapılması planlanan Rusya Devlet Duması seçimlerinde parlamentodaki muhalefet partilerinin zafer kazanmasına izin vereceği 16 tek isimli seçim bölgesini belirledi.

Birleşik Rusya’dan bir kaynak ile Devlet Başkanı Vladimir Putin’in yönetim kuruluna yakın iki kaynağın aktardığına göre iktidar partisi, diğer partilerin tanınmış siyasetçilerinin karşısına daha zayıf adaylar çıkardı; bir bölgede ise adayını listeden tamamen çekti.

Seçim bölgelerinde uzlaşmaya varılması Rusya seçimleri için yeni bir uygulama değil. İktidar partisi ile parlamentodaki muhalefet arasında koltukların paylaşılmasına yönelik anlaşmalar, federal makamların parlamentonun alt kanadında karma seçim sistemini yeniden yürürlüğe koyduğu 2016 yılından bu yana uygulanıyor.

Bu sistemde milletvekillerinin yarısı parti listelerinden, diğer yarısı ise dar bölgelerden seçiliyor. Kremlin kaynakları, muhalefet saflarında nitelikli parlamenterlerin bulunduğunu ve yönetimin bu isimlerin yeni dönemde de parlamentoda yer almasını istediğini kaydediyor.

2016 yılında ilk olarak 40 bölgenin bu tür bir paylaşıma konu olması planlanmış, nihayetinde Birleşik Rusya parlamentodaki meslektaşlarına 18 bölgeyi bırakmıştı.

O dönemde parti yöneticileri pazarlıkları açıkça dile getirirken Rusya Federasyonu Komünist Partisi (RFKP) bu iddiaları reddetmişti. 2021 seçimlerinde ise Kremlin ve Birleşik Rusya bu uygulamadan vazgeçmeyi planlamış, ancak sonuçta iktidar partisi federal yönetime sadık siyasetçilerin yarıştığı beş bölgede aday göstermemişti.

Birleşik Rusya, 2026 seçimi için 225 tek isimli bölgenin tamamında aday belirlemiş olmasına karşın, daha sonra bir adayını geri çekti.

Tataristan Cumhuriyeti’ndeki 32 numaralı Moskovskiy bölgesinden aday gösterilmesi planlanan Aleksey Gruşin’in başvurusu iptal edildi. Partinin basın servisi bu durumu adayın gerekli belgeleri zamanında teslim edememesi nedeniyle “teknik bir gerekçe” olarak açıklasa da kaynaklar bu bölgenin muhalefetle uzlaşı sağlanan alanlar arasında yer aldığını doğruluyor.

Muhalefet partilerine ayrılan kontenjanlar

Kaynakların aktardığına göre Komünist Parti’ye (RFKP) dört seçim bölgesi ayrıldı. Bu bölgelerde Bilim Komisyonu Birinci Başkan Yardımcısı Oleg Smolin (Omsk bölgesi, 142 numaralı Moskalenskiy), Bağımsız Devletler Topluluğu (BDT) İşleri Komisyonu Başkanı Leonid Kalaşnikov (Samara bölgesi, 160 numaralı Tolyatti), Rusya Kahramanı kozmonot Oleg Novitskiy (İrkutsk bölgesi, 98 numaralı Bratsk) ve Küçük ve Orta Ölçekli İşletmeler Komisyonu Birinci Başkan Yardımcısı Sergey Kazankov (Mari El, 27 numaralı Mari) yarışıyor. Komünist Parti kaynakları, ilk üç adayın zaferinden emin olduklarını; Kazankov’un ise önceki seçimleri yüzde 50,36 oyla kazandığını hatırlatıyor. Birleşik Rusya bu isimlerin karşısına yerel şirket yöneticileri, hastane başhekimleri ve şehir konseyi üyeleri gibi nispeten zayıf adaylar çıkardı.

Rusya Liberal Demokrat Partisi’ne (LDPR) de benzer şekilde dört bölgenin bırakılması planlanıyor. Anlaşmaya göre LDPR adayları Maria Harçenko (Arhangelsk bölgesi, 77 numaralı Kotlas), Ruslan Yusupov (Tataristan, 32 numaralı Moskovskiy), Andrey Kramar (Donetsk Halk Cumhuriyeti, 15 numaralı Gorlovka) ve Andrey Skoblov (St. Petersburg, 214 numaralı Kuzeydoğu) iktidar partisinden güçlü bir rekabet görmeden yarışacak. Yusupov’un seçim bölgesinde Birleşik Rusya aday çıkarmazken, Ukrayna’daki askeri operasyonda yer alan plaj ragbisi antrenörü Pavel Kalaşkin bağımsız aday oldu.

Adil Rusya partisi adaylarının da dört tek isimli bölgede zafer kazanması öngörülüyor. Finansal Piyasalar Komisyonu Başkanı Anatoliy Aksakov (Çuvaşistan, 42 numaralı Kanaş), Rekabetin Korunması Komisyonu Başkanı Valeriy Gartung (Çelyabinsk bölgesi, 190 numaralı Korkino), İnşaat ve Konut Komisyonu Başkan Yardımcısı Aleksandr Aksenenko (Novosibirsk bölgesi, 139 numaralı İskitim) ve Devlet Duması Başkan Yardımcısı Aleksandr Babakov (Smolensk bölgesi, 176 numaralı Smolensk) bu isimler arasında yer alıyor. Birleşik Rusya bu bölgelerde özel şirket müdürleri ve yerel gazete başyazarları gibi isimleri aday gösterdi.

Diğer partiler ve bağımsız adaylar

Yeni İnsanlar partisi adına St. Petersburg 217 numaralı Güneydoğu bölgesinde yarışan Oksana Dmitriyeva’nın şansı yüksek görülüyor.

Birleşik Rusya bu bölgede altı kez olimpiyat şampiyonu olan ve önceki seçimlerde Dmitriyeva’ya yenilen Kent Meclisi Üyesi Lyubov Yegorova’yı yeniden aday gösterdi.

Rodina partisinin lideri Aleksey Juravlyov da Başkurdistan’daki 6 numaralı Neftekamsk bölgesinde iktidar partisinden ciddi bir direnişle karşılaşmayacak.

Ayrıca iki bağımsız adayın yarışında da iktidar partisinin engel çıkarmaması planlanıyor. Adil Rusya’dan ayrılan Yaroslavl bölgesinin eski valisi Anatoliy Lisitsın (Yaroslavl, 193 numaralı bölge) ve Lipetsk Bölge Vali Yardımcısı Sergey Kurbatov (Lipetsk, 115 numaralı bölge) bu listede bulunuyor.

Lisitsın başlangıçta Birleşik Rusya’dan aday olmak istemiş ancak Kremlin içindeki muhalefet nedeniyle bağımsız kalmıştı.

Kremlin ve iktidar partisine yakın kaynaklar, rekabete açık bölge sayısının 15 tane daha artabileceğini kaydediyor. Bölgesel politika uzmanı Vitaliy İvanov, uzlaşma mantığının arkasında muhalif siyasetçilerin yerel yönetimlerle kurduğu güçlü ilişkiler, üst düzey bürokratların ricaları ve vali seçimlerinde elde edilen tavizlerin bulunduğunu ifade ediyor.

İvanov, Birleşik Rusya’nın 225 bölgenin tamamını kontrol etmesinin hedeflenmediğini, sistemde federal dengelerin gözetildiğini vurguluyor.

Okumaya Devam Et

Çok Okunanlar

English