Rusya
Birleşik Rusya, Duma seçimlerinde 16 bölgeyi muhalefete bırakabilir

Birleşik Rusya’nın eylül ayında yapılacak Devlet Duması seçimlerinde 16 tek isimli seçim bölgesinde parlamenter muhalefetin zaferine göz yumabileceği bildirildi. Partinin bu bölgelerde muhalefetin tanınmış isimlerine karşı daha zayıf adaylar çıkardığı, bir bölgede ise adayını geri çektiği aktarıldı.
İktidardaki Birleşik Rusya partisi, eylülde yapılması planlanan Rusya Devlet Duması seçimlerinde parlamentodaki muhalefet partilerinin zafer kazanmasına izin vereceği 16 tek isimli seçim bölgesini belirledi.
Birleşik Rusya’dan bir kaynak ile Devlet Başkanı Vladimir Putin’in yönetim kuruluna yakın iki kaynağın aktardığına göre iktidar partisi, diğer partilerin tanınmış siyasetçilerinin karşısına daha zayıf adaylar çıkardı; bir bölgede ise adayını listeden tamamen çekti.
Seçim bölgelerinde uzlaşmaya varılması Rusya seçimleri için yeni bir uygulama değil. İktidar partisi ile parlamentodaki muhalefet arasında koltukların paylaşılmasına yönelik anlaşmalar, federal makamların parlamentonun alt kanadında karma seçim sistemini yeniden yürürlüğe koyduğu 2016 yılından bu yana uygulanıyor.
Bu sistemde milletvekillerinin yarısı parti listelerinden, diğer yarısı ise dar bölgelerden seçiliyor. Kremlin kaynakları, muhalefet saflarında nitelikli parlamenterlerin bulunduğunu ve yönetimin bu isimlerin yeni dönemde de parlamentoda yer almasını istediğini kaydediyor.
2016 yılında ilk olarak 40 bölgenin bu tür bir paylaşıma konu olması planlanmış, nihayetinde Birleşik Rusya parlamentodaki meslektaşlarına 18 bölgeyi bırakmıştı.
O dönemde parti yöneticileri pazarlıkları açıkça dile getirirken Rusya Federasyonu Komünist Partisi (RFKP) bu iddiaları reddetmişti. 2021 seçimlerinde ise Kremlin ve Birleşik Rusya bu uygulamadan vazgeçmeyi planlamış, ancak sonuçta iktidar partisi federal yönetime sadık siyasetçilerin yarıştığı beş bölgede aday göstermemişti.
Birleşik Rusya, 2026 seçimi için 225 tek isimli bölgenin tamamında aday belirlemiş olmasına karşın, daha sonra bir adayını geri çekti.
Tataristan Cumhuriyeti’ndeki 32 numaralı Moskovskiy bölgesinden aday gösterilmesi planlanan Aleksey Gruşin’in başvurusu iptal edildi. Partinin basın servisi bu durumu adayın gerekli belgeleri zamanında teslim edememesi nedeniyle “teknik bir gerekçe” olarak açıklasa da kaynaklar bu bölgenin muhalefetle uzlaşı sağlanan alanlar arasında yer aldığını doğruluyor.
Muhalefet partilerine ayrılan kontenjanlar
Kaynakların aktardığına göre Komünist Parti’ye (RFKP) dört seçim bölgesi ayrıldı. Bu bölgelerde Bilim Komisyonu Birinci Başkan Yardımcısı Oleg Smolin (Omsk bölgesi, 142 numaralı Moskalenskiy), Bağımsız Devletler Topluluğu (BDT) İşleri Komisyonu Başkanı Leonid Kalaşnikov (Samara bölgesi, 160 numaralı Tolyatti), Rusya Kahramanı kozmonot Oleg Novitskiy (İrkutsk bölgesi, 98 numaralı Bratsk) ve Küçük ve Orta Ölçekli İşletmeler Komisyonu Birinci Başkan Yardımcısı Sergey Kazankov (Mari El, 27 numaralı Mari) yarışıyor. Komünist Parti kaynakları, ilk üç adayın zaferinden emin olduklarını; Kazankov’un ise önceki seçimleri yüzde 50,36 oyla kazandığını hatırlatıyor. Birleşik Rusya bu isimlerin karşısına yerel şirket yöneticileri, hastane başhekimleri ve şehir konseyi üyeleri gibi nispeten zayıf adaylar çıkardı.
Rusya Liberal Demokrat Partisi’ne (LDPR) de benzer şekilde dört bölgenin bırakılması planlanıyor. Anlaşmaya göre LDPR adayları Maria Harçenko (Arhangelsk bölgesi, 77 numaralı Kotlas), Ruslan Yusupov (Tataristan, 32 numaralı Moskovskiy), Andrey Kramar (Donetsk Halk Cumhuriyeti, 15 numaralı Gorlovka) ve Andrey Skoblov (St. Petersburg, 214 numaralı Kuzeydoğu) iktidar partisinden güçlü bir rekabet görmeden yarışacak. Yusupov’un seçim bölgesinde Birleşik Rusya aday çıkarmazken, Ukrayna’daki askeri operasyonda yer alan plaj ragbisi antrenörü Pavel Kalaşkin bağımsız aday oldu.
Adil Rusya partisi adaylarının da dört tek isimli bölgede zafer kazanması öngörülüyor. Finansal Piyasalar Komisyonu Başkanı Anatoliy Aksakov (Çuvaşistan, 42 numaralı Kanaş), Rekabetin Korunması Komisyonu Başkanı Valeriy Gartung (Çelyabinsk bölgesi, 190 numaralı Korkino), İnşaat ve Konut Komisyonu Başkan Yardımcısı Aleksandr Aksenenko (Novosibirsk bölgesi, 139 numaralı İskitim) ve Devlet Duması Başkan Yardımcısı Aleksandr Babakov (Smolensk bölgesi, 176 numaralı Smolensk) bu isimler arasında yer alıyor. Birleşik Rusya bu bölgelerde özel şirket müdürleri ve yerel gazete başyazarları gibi isimleri aday gösterdi.
Diğer partiler ve bağımsız adaylar
Yeni İnsanlar partisi adına St. Petersburg 217 numaralı Güneydoğu bölgesinde yarışan Oksana Dmitriyeva’nın şansı yüksek görülüyor.
Birleşik Rusya bu bölgede altı kez olimpiyat şampiyonu olan ve önceki seçimlerde Dmitriyeva’ya yenilen Kent Meclisi Üyesi Lyubov Yegorova’yı yeniden aday gösterdi.
Rodina partisinin lideri Aleksey Juravlyov da Başkurdistan’daki 6 numaralı Neftekamsk bölgesinde iktidar partisinden ciddi bir direnişle karşılaşmayacak.
Ayrıca iki bağımsız adayın yarışında da iktidar partisinin engel çıkarmaması planlanıyor. Adil Rusya’dan ayrılan Yaroslavl bölgesinin eski valisi Anatoliy Lisitsın (Yaroslavl, 193 numaralı bölge) ve Lipetsk Bölge Vali Yardımcısı Sergey Kurbatov (Lipetsk, 115 numaralı bölge) bu listede bulunuyor.
Lisitsın başlangıçta Birleşik Rusya’dan aday olmak istemiş ancak Kremlin içindeki muhalefet nedeniyle bağımsız kalmıştı.
Kremlin ve iktidar partisine yakın kaynaklar, rekabete açık bölge sayısının 15 tane daha artabileceğini kaydediyor. Bölgesel politika uzmanı Vitaliy İvanov, uzlaşma mantığının arkasında muhalif siyasetçilerin yerel yönetimlerle kurduğu güçlü ilişkiler, üst düzey bürokratların ricaları ve vali seçimlerinde elde edilen tavizlerin bulunduğunu ifade ediyor.
İvanov, Birleşik Rusya’nın 225 bölgenin tamamını kontrol etmesinin hedeflenmediğini, sistemde federal dengelerin gözetildiğini vurguluyor.
Rusya
İran riyali ABD baskısı karşısında tarihi dip seviyeye geriledi

İran riyali, ABD yönetiminin devreye soktuğu kapsamlı ekonomik baskı ve tecrit adımlarının ardından serbest piyasada dolar karşısında tarihi dip seviyeye geriledi. Washington yönetimi Tahran’ın ana limanlarını, ticaret ortaklarını ve petrol ihracatını hedef alırken BAE de mali işlemleri askıya aldı.
İran ulusal para birimi riyal, Washington yönetiminin ekonomik baskıyı artırmasının ardından serbest piyasada dolar karşısında tüm zamanların en düşük seviyesine geriledi.
Bloomberg’in serbest piyasa verilerine dayandırdığı habere göre, İran’daki serbest piyasa döviz kurlarını izleyen Bonbast internet sitesinde riyal, 23 Ağustos Pazar günü, 21 Ağustos Cuma günkü kapanışa kıyasla yüzde 4,6 değer kaybederek 1 dolar karşısında 1 milyon 992 bin riyal seviyesine indi.
Bir diğer gayriresmi izleme platformu olan TGJU ise pazar günü kurun 1 dolar karşısında 2 milyon riyal sınırını aştığını, ancak seans kapanışına doğru bir miktar gerilediğini bildirdi.
İran para birimi üzerindeki baskı, ABD Başkanı Donald Trump’ın geçtiğimiz hafta Tahran’a yönelik “benzeri görülmemiş bir ekonomik tecrit” sürecinin başladığını duyurmasının ardından hız kazandı.
Washington yönetimi; Tahran’ın kalan az sayıdaki ticaret ortağına yönelik tehditler savurarak, Basra Körfezi’ndeki ana limanlarını abluka altına alarak ve ülkenin en kritik döviz kaynağı olan petrol ihracatını kısıtlayarak İran’ı tamamen yalnızlaştırmayı hedefliyor.
İran Merkez Bankası Başkanı Abdunnasır Himmeti, ülkenin ham petrol ihracatının “neredeyse tamamen durduğunu” açıkladı.
Bununla birlikte Tahran’ın başlıca ticaret ortakları arasında yer alan Birleşik Arap Emirlikleri (BAE), ikinci bir duyuruya kadar İran ile yürütülen tüm mali operasyonları askıya aldığını bildirdi.
ABD Hazine Bakanı Scott Bessent, yürütülen stratejiye ilişkin yaptığı değerlendirmede, “Amacımız, İran tamamen yapayalnız kalana dek onu ayakta tutan bütün ekonomik damarları kesmektir” ifadelerini kullandı.
Bessent, 24 Ağustos Pazartesi günü şafak vakti itibarıyla İran için ekonomik bir “D-Day” (Normandiya Çıkarması) başladığını belirterek, bunun bir hasma karşı bugüne kadar organize edilmiş en büyük finansal taarruz olduğunu söyledi.
İran’ın ekonomi gazetesi Donya-e Eqtesad’da yer alan bilgilere göre riyaldeki sert düşüş; döviz transferlerindeki aksamalar ve ihracattaki gerilemenin, ithalat talebindeki artış ve yükselen enflasyon beklentileriyle aynı döneme denk gelmesinden kaynaklandı.
İran petrolünün büyük kısmını satın alan Çin ise ABD’nin Tahran üzerindeki ekonomik baskısının sonuç vermeyeceğini savunarak anlaşmazlığın diplomatik yollarla çözülmesi çağrısında bulundu.
İran Dışişleri Bakanı Abbas Arakçi, devlete ait İttilaat gazetesinde yayımlanan yazısında çok kutuplu mekanizmalara işaret etti.
Arakçi, “Şanghay İşbirliği Örgütü (ŞİÖ) ve BRICS grubu gibi yapıların, güç tekelini kırmak ve daha adil bir uluslararası düzene ilerlemek adına etkili araçlar olduğuna inanıyoruz” değerlendirmesinde bulunarak İran’ın bu fırsatları azami ölçüde kullanma kararlılığında olduğunu vurguladı.
İran riyali, Ortadoğu’daki gerilime paralel olarak şubat sonundan bu yana dalgalı bir seyir izliyor. Mart ayı sonunda ABD’nin İran petrolünün satışına kısmen izin verme kararı almasıyla riyal yüzde 6,7 değer kazanarak 1 dolar karşısında 1 milyon 559 bin seviyesine yükselmişti.
Ancak nisan ayı sonunda İran ile ABD arasındaki müzakerelerin çıkmaza girmesi üzerine para birimi 1 dolar karşısında 1,8 milyon riyale gerileyerek o dönemin en düşük seviyesini görmüştü.
Haziran ayı ortasında İran ve ABD arasında bir mutabakat zaptı imzalanmıştı. Söz konusu mutabakat, ateşkes sağlanmasını ve Hürmüz Boğazı’ndaki ablukanın kaldırılmasına yönelik çalışmaların başlatılmasını öngörüyordu.
Buna karşın taraflar arasındaki karşılıklı saldırılar devam etti. Sürecin ardından Tahran yönetimi, Washington’ın taahhütlerini yerine getirmediğini öne sürdü ve ABD bölgeye müdahalesine son verene kadar Hürmüz Boğazı’ndaki ablukanın süreceğini, savaş nedeniyle “tek bir damla” petrolün dahi geçişine izin verilmeyeceğini ilan etti.
Rusya
Rusya akaryakıt piyasasını ithalatla dengeleyecek

Rusya Başbakan Yardımcısı Aleksandr Novak, ülkedeki akaryakıt piyasasının ithalat yoluyla dengeleneceğini açıkladı. Novak, iç piyasada dizel veya uçak yakıtı sıkıntısı bulunmadığını, sorunların yalnızca benzinle sınırlı olduğunu bildirdi.
Rusya Başbakan Yardımcısı Aleksandr Novak, Birleşik Rusya Partisinin kongresinin ikinci aşamasında gazetecilere yaptığı açıklamada, Rusya akaryakıt piyasasının ithalat yoluyla dengelenmesi gerektiğini ve ithalat hacminin piyasadaki açığa bağlı olarak değişiklik göstereceğini söyledi.
İthalat adımlarının geçici nitelik taşıdığını belirten Novak, “İthalat konusunda, piyasanın tam olarak ithalatla dengelenmesi gerektiği kanaatindeyim. Buradaki hacimler de geçici bir karakter taşıyor; ithalat hacmi açık durumuna göre dalgalanacaktır” dedi.
İç piyasada dizel yakıt sıkıntısı yaşanmadığını vurgulayan Novak, “Dizel yakıt yeterli seviyede. Tarım üreticilerinin ihtiyacı karşılandı, kuzey ikmali güvence altına alındı. Uçak yakıtı da yeterli miktarda bulunuyor. Sorunlar yalnızca benzinle bağlantılı” diye konuştu.
Birkaç Rus petrol rafinerisinin kısa süre önce bakım ve onarım çalışmalarını tamamlayarak piyasaya ek akaryakıt sevk etmeye başladığını kaydeden Novak, “Şu anda birkaç tesis yeniden işletmeye alındı” bilgisini paylaştı.
Novak, Euro-5 çevre sınıfının (Rusya’daki K-5 standardı) altındaki akaryakıtın Rusya pazarındaki payının yüzde 10’un altında kalarak önemsiz bir düzeyde olacağını ifade etti. Dikey entegre petrol şirketlerinin K-2, K-3 veya K-4 standartlarında yakıt üretmeyi planlamadığını ve K-5 standardında üretime devam edeceğini kaydetti.
Türkiye’den Rusya’ya ilk deniz yolu benzin sevkiyatı yola çıktı
Rusya hükümeti, ağustos ayı başında K2, K3 ve K4 sınıfı benzinlerin üretimini, ithalatını ve satışını 1 Temmuz 2027 tarihine kadar serbest bırakmıştı.
Novak başkanlığında 21 Ağustos’ta düzenlenen hükümet toplantısında Enerji Bakanlığı, petrol şirketlerinin iç pazara yönelik benzin ve dizel tedarikini artırma tavsiyelerini yerine getirdiğini bildirmişti.
Bu tedarik artışının, ithalatın yükseltilmesi ile K2, K3 ve K4 çevre sınıflarındaki yakıtların üretimi sayesinde sağlandığı aktarılmıştı.
O dönemden bu yana Rusya’nın 80’den fazla federe biriminde benzin ve dizel dağıtımına yönelik tam veya kısmi kontrol tedbirleri uygulandı.
Temmuz ayına doğru bazı bölgelerde bu kısıtlamalar kademeli olarak gevşetilmeye başlandı.
Enerji Bakanı Sergey Tsivilev, 18 Ağustos’ta yaptığı açıklamada bazı akaryakıt istasyonlarında kuyrukların sürdüğünü kabul etmiş ve bakanlığın bu sorunun çözümü üzerinde çalıştığını duyurmuştu.
Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin ise akaryakıt piyasasındaki güçlükleri geçici olarak nitelemiş ve bu durumun genel ekonomik gidişatı etkileyemeyeceğini vurgulamıştı.
Rusya akaryakıt krizine karşı Asya’dan yakıt ithalatını artırıyor
Rusya
Türkiye’den Rusya’ya ilk deniz yolu benzin sevkiyatı yola çıktı

S&P Global verilerine göre Türkiye’deki Mersin Limanı’ndan yüklenen Wendrix adlı tanker Rusya’ya doğru yola çıktı. Sevkiyat gerçekleştiğinde Türkiye’den Rusya’ya deniz yoluyla yapılan ilk benzin ihracatı ve denizden beşinci yabancı yakıt ithalatı kayıtlara geçecek.
S&P Global bünyesindeki Commodities at Sea (CAS) biriminin verilerine göre, Rusya Türkiye’den ilk parti benzin sevkiyatını almaya hazırlanıyor.
Kommersant gazetesinin haberine göre analistler, Türkiye’deki Mersin Limanı’ndan yükleme yapan Wendrix adlı tankerin önümüzdeki hafta Rusya’ya ulaşmasının beklendiğini aktardı.
CAS, Mersin Limanı’nın Ukrayna’nın yaptırım listesinde yer aldığını, Wendrix tankerinin ise Avrupa Birliği, İngiltere, Ukrayna ve İsviçre tarafından yaptırım uygulanan gemiler arasında bulunduğunu kaydetti.
S&P Global, söz konusu sevkiyatın Türkiye’den Rusya’ya deniz yoluyla gerçekleştirilen ilk kayıtlı benzin sevkiyatı ve Rusya’nın deniz yoluyla yurt dışından ithal ettiği beşinci parti yakıt olacağını bildirdi.
Rusya Başbakan Yardımcısı Aleksandr Novak, 19 Ağustos’ta yaptığı açıklamada Rusya’nın yakıt ithalatına başladığını ifade etmişti.
Rusya’nın çeşitli bölgelerinde mayıs ayı sonundan itibaren yakıt tedarikinde aksamalar yaşanmaya başladı. Tam ya da kısmi kısıtlamalar 80’i aşkın bölgeyi etkilerken yetkililer temmuz ayından itibaren bazı bölgelerde bu tedbirleri gevşetmeye başladı.
Başbakan Yardımcısı Novak, haziran ayında ilgili bakanlık ve kurumlara iç yakıt piyasasını istikrara kavuşturacak tedbirler hazırlama talimatı verdi. Aynı dönemde havacılık yakıtı (kerosen) ihracatına yasak getirildi.
Temmuz ayı başında ise yakıt tedarikinin güvenilirliğini artırmak amacıyla Rus rafinerilerine Euro-3 standartlarına uygun benzin satma izni yıl sonuna kadar tanındı. Bu karardan birkaç gün sonra dizel ihracatı da yasaklandı.
Alınan bu tedbirlerin yanı sıra Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin, iç yakıt pazarının güvenceye alınmasına yönelik bir yasayı imzaladı.
İlgili yasa, diğer düzenlemelerin yanında ham benzinin (nafta/düz koşum benzin) farklı bileşenlerle harmanlanmasına da imkan tanıyor.
Novak, hükümetin aldığı önlemlerin sonuç verdiğini belirterek birçok bölgede kısıtlamaların kaldırıldığını, faaliyet gösteren akaryakıt istasyonu sayısının arttığını ve kuyrukların azaldığını dile getirdi. Putin de ülkedeki yakıt sorunlarının geçici olduğunu vurguladı.
Dünya Basını2 hafta önceThe Jerusalem Post: Suudi Arabistan-Türkiye-Pakistan savunma anlaşması İsrail’e tehdit
Ortadoğu2 hafta önceMısır, üçlü pakta neden katılmadı?
Amerika4 gün önceSteve Jobs’ı iflastan kurtaran gizli CIA anlaşması gün yüzüne çıktı
Diplomasi2 hafta önce‘İslami NATO’ mu? Yeni savunma paktı Hindistan’ı neden tedirgin ediyor?
Dünya Basını7 gün önceThe Economist, Daron Acemoğlu’nu yerden yere vurdu: “Sığ ve inandırıcılıktan uzak”
Diplomasi2 hafta önceUkrayna, Türkiye’den 70 ATACMS ve diğer ABD menşeli silah satın aldı
Rusya1 hafta önceDört AB ülkesi daha Rus pasaportlarına kısıtlama getiriyor
Dünya Basını2 hafta önceÇin, Buz İpek Yolu yarışını kazanıyor












