Bizi Takip Edin

Avrupa

Alman şirketleri yeni savaş uçağı için ittifak kuruyor

Yayınlanma

Airbus ve yedi Alman savunma şirketi, altıncı nesil Avrupa savaş uçağı geliştirmek amacıyla Team Gen 6 adlı bir ittifak kurmaya hazırlanıyor. Girişim, Almanya ile Fransa’nın yaklaşık 100 milyar euroluk FCAS programında yaşanan anlaşmazlıklar nedeniyle yeni ortaklık arayışlarına yönelmesinin ardından gündeme geldi.

Airbus ve yedi Alman savunma şirketi, altıncı nesil Avrupa savaş uçağı geliştirmek amacıyla yeni bir ittifak kurmaya hazırlanıyor.

Financial Times’ın (FT) haberine göre şirketler, planlarını Almanya Başbakanı Friedrich Merz ile Savunma Bakanı Boris Pistorius’a gönderilen bir mektupla iletti.

Team Gen 6 adı verilen oluşumda Airbus Defence and Space, Diehl Defence, Hensoldt, MBDA, MTU Aero Engines, Liebherr, Rohde & Schwarz ve Autoflug yer alacak. İttifakın kuruluşunun Berlin’deki havacılık fuarında duyurulabileceği belirtildi.

Girişim, Almanya ile Fransa’nın yaklaşık 100 milyar euro değerindeki Future Combat Air System (FCAS) programından fiilen vazgeçmesinin ardından ortaya çıktı. İspanya’nın da dahil olduğu proje, 2040 yılına kadar Fransız Rafale ve Alman Eurofighter Typhoon savaş uçaklarının yerini alacak yeni bir muharip uçak geliştirilmesini öngörüyordu.

Almanya Başbakanı Friedrich Merz ile Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron, taraflar arasındaki uzun süredir devam eden anlaşmazlıklar nedeniyle FCAS konusunda uzlaşmaya varmanın artık mümkün olmadığı sonucuna varmıştı.

Uçak özellikleri, yetki paylaşımı, tedarikçi seçimi ve iki ülkenin savaş uçaklarının kullanımına ilişkin farklı yaklaşımlarının anlaşmazlığın temel nedenleri arasında gösterildiği aktarıldı.

Fransız Dassault Aviation ile Airbus arasındaki çekişmenin de birkaç yıldır sürdüğü belirtildi. Dassault’nun proje üzerinde daha fazla kontrol talep ettiği, Alman tarafının ise mevcut yönetim modelinin korunmasını savunduğu kaydedildi.

Bununla birlikte tarafların FCAS programını tamamen sonlandırmayı planlamadığı ifade edildi.

Alman-Fransız savaş uçağı projesi rafa kalktı

Reuters ve FT’nin haberlerine göre Almanya, Fransa ve İspanya; uçaklar, insansız hava araçları, uydular, radarlar ve sensörleri gerçek zamanlı veri paylaşım ağı içinde birleştirmeyi amaçlayan “muharebe bulutu” sistemi üzerinde ortak çalışmayı sürdürebilir.

FCAS’taki krizin ardından Berlin’in yeni nesil savaş uçağı geliştirmek için alternatif ortaklar aramaya başladığı belirtildi.

Almanya’nın, İsveçli Saab ile işbirliği seçeneğini değerlendirdiği ve İngiltere, İtalya ile Japonya’nın ortak yürüttüğü GCAP programının katılımcılarıyla da temas kurduğu aktarıldı.

Avrupa

Ukrayna İHA’ları Letonya’da turizmi vurdu

Yayınlanma

Reuters’ın aktardığına göre, Ukrayna’ya ait insansız hava araçlarının düşmesi ve sınır bölgelerinde hava saldırısı alarmı verilmesinin ardından Letonya’nın doğusundaki turistik bölgelere yönelik rezervasyonlarda iptaller başladı. Bölgesel turizm derneği, şirketlerin yaklaşık yüzde 85’inin iptallerle karşılaştığını, bazı işletmelerin ise gelecekteki rezervasyonlarının yarısından fazlasını kaybettiğini bildirdi.

Reuters’ın haberine göre, Ukrayna’ya ait insansız hava araçlarının düşmesi ve sınır bölgelerinde hava saldırısı alarmı verilmesinin ardından Letonya’nın doğusundaki turistik bölgelere yönelik seyahatler iptal edilmeye başlandı.

Bölgesel turizm endüstrisi derneğinin verilerine göre şirketlerin yaklaşık yüzde 85’i rezervasyon iptalleriyle karşı karşıya kaldı.

Bazı işletmeler gelecekteki siparişlerinin yarısından fazlasını kaybederken, mali sıkıntıların yaklaşık 500 küçük işletmeyi etkileyebileceği belirtildi.

Söz konusu gelişmeler, Rusya sınırındaki ve “mavi göller diyarı” olarak bilinen Latgale bölgesinde yaşandı.

Reuters’a konuşan sektör temsilcileri, otellerin, misafirhanelerin ve tatil tesislerinin turist sayısında keskin bir düşüş kaydettiğini söyledi.

Bölgesel turizm endüstrisi derneği temsilcisi Elena Kijasko, Reuters’a yaptığı açıklamada, “Artık her şeyin bu kadar kolay olmayacağını anlıyoruz” dedi.

Son aylarda Baltık ülkelerinde, Ukrayna’ya ait insansız hava araçlarının bölge hava sahasında görülmesine ilişkin olayların arttığı bildirildi.

Mayıs ayında bir İHA’nın Letonya’daki Dridza Gölü’ne düştüğü ve suyla temas ettikten sonra patladığı belirtildi. Olayda yaralanan olmazken polis ve ordu soruşturma başlattı.

Aynı ay içinde Estonya ve Litvanya üzerinde birkaç Ukrayna İHA’sının engellendiği, Letonya’nın Rezekne kentinde ise bir İHA’nın düşmesinin ardından bir petrol deposunun kapatılmasına karar verildiği aktarıldı.

Ayrıca geçen ay Letonya Parlamentosu’nun, Ukrayna İHA’larıyla ilgili olayların ardından yaşanan siyasi krizi takiben önceki hükümetin istifası sonrasında yeni hükümeti onayladığı belirtildi.

Ukrayna Dışişleri Bakanı Andriy Sibiga, Letonya topraklarına Ukrayna’ya ait İHA’ların düştüğünü kabul etmişti. Daha sonra Ukrayna Dışişleri Bakanlığı, “kasıtsız olaylar” nedeniyle Estonya ve diğer Baltık ülkelerinden özür dilemişti.

Bu gelişmelerin ardından Moskova ile Baltık ülkeleri arasında karşılıklı suçlamalar gündeme geldi.

Rusya Dışişleri Bakanlığı nisan ayında, Rusya topraklarına yönelik saldırılarda Baltık ülkelerinin hava sahasının kullanılabileceği gerekçesiyle bölge ülkelerine özel uyarıda bulundu.

Letonya, Litvanya ve Estonya ise Ukrayna’ya bu tür faaliyetler için izin vermediklerini açıkladı.

Daha sonra Kuzey Avrupa ve Baltık bölgesinden sekiz ülkenin dışişleri bakanları ortak bir açıklama yayımlayarak Rusya’yı İHA olayları konusunda “dezenformasyon kampanyası” yürütmekle suçladı.

Okumaya Devam Et

Avrupa

AB ile Gürcistan arasında vize serbestisi gerilimi büyüyor

Yayınlanma

Gürcistan Parlamentosu Başkanı Şalva Papuaşvili, Avrupa Birliği’nin vize serbestisinin sürdürülmesini Rusya’ya yaptırım uygulanması dahil bazı şartlara bağladığını söyledi. AB’nin Gürcistan için vize serbestisini kısmen veya tamamen askıya alabilecek yeni mekanizması ise 30 Aralık 2025’te yürürlüğe girdi.

Gürcistan Parlamentosu Başkanı Şalva Papuaşvili, Avrupa Birliği’nin (AB) vize serbestisinin korunmasını Tiflis’in yerine getirmesi gereken bazı taleplerle ilişkilendirdiğini, bu talepler arasında Rusya’ya yaptırım uygulanmasının da bulunduğunu söyledi.

Papuaşvili, “Bize, vizesiz seyahati sürdürmek istiyorsak Rusya’ya yaptırım uygulamamız, yani intihar etmemiz gerektiğini söylüyorlar. Kendimizi yok edip yıkarsak Avrupa Birliği’ne kim vizesiz seyahat edecek?” dedi.

Papuaşvili ayrıca Brüksel’in, Gürcistan’ın vize politikasını AB standartlarıyla uyumlu hale getirmesini istediğini belirtti.

Gürcistan’a yönelik vize serbestisinin sınırlandırılmasına imkan tanıyan mekanizma ise halihazırda hazırlanmış durumda.

Vize serbestisinin askıya alınmasına ilişkin yeni kuralların 30 Aralık 2025’te yürürlüğe girmesiyle AB, öncelikle diplomatik ve hizmet pasaportu sahiplerinin vize ayrıcalıklarını kısıtlama, belirli koşullar altında ise bu önlemleri ülkenin diğer vatandaşlarına da genişletme yetkisi kazandı.

Tiflis ile Brüksel arasındaki ilişkiler son yıllarda belirgin biçimde kötüleşti. Avrupa Komisyonu’nun geçen yıl kasım ayında yayımladığı raporda, Gürcistan’ın AB tavsiyelerinin uygulanmasında önemli ölçüde geri adım attığı belirtildi.

Raporda, “Sivil alanı ve temel hakları kısıtlayan mevzuat dahil olmak üzere iktidarın sistematik baskıcı uygulamaları, bağımsız medyanın işleyişine yönelik sınırlamalar, LGBTİK+ topluluğu temsilcilerine yönelik baskılar, kolluk kuvvetlerinin aşırı güç kullanımı ve AB’ye yönelik düşmanca söylem, Avrupa Birliği’nin değerleri ve AB üyeliğine aday bir ülkeden beklenen uygulamalarla keskin bir tezat oluşturuyor” ifadelerine yer verildi.

Raporun yayımlanmasının ardından AB Dış İlişkiler ve Güvenlik Politikası Yüksek Temsilcisi Kaja Kallas, mevcut politikanın sürmesi halinde Gürcistan’ın Avrupa Birliği üyeliği yolunda fiilen gerçekçi bir ilerleme perspektifine sahip olmadığını söyledi.

Kallas, mevcut durum değişmediği takdirde ülkenin AB adaylığının yalnızca resmi statü düzeyinde kalacağını ifade etti.

Gürcistan Cumhurbaşkanı Mihail Kavelaşvili ise Alman yayın kuruluşu DW’ye verdiği röportajda, ülkesinin 2030 yılına kadar Avrupa Birliği üyeliğine hazırlanabileceğine inandığını dile getirdi.

Okumaya Devam Et

Avrupa

ECB, Revolut’un Avrupa faaliyetlerine ek denetim getirdi

Yayınlanma

Financial Times’ın aktardığına göre Avrupa Merkez Bankası (ECB), Revolut’un Avrupa’daki faaliyetleri üzerinde 2025 yılında daha sıkı denetim uyguladı. Düzenleyici kurum, yeni finansal ürünlerin onay süreçlerine ilişkin kaygılar nedeniyle şirketin Avrupa Ekonomik Alanı’nda yeni ürün çıkarmasını geçici olarak sınırlandırdı ve iç kontrol mekanizmalarının gözden geçirilmesini istedi.

Financial Times’ın (FT) isimsiz kaynaklara dayandırdığı haberine göre Avrupa Merkez Bankası (ECB), Revolut’un Avrupa’daki faaliyetlerine yönelik denetimini geçen yıl sıkılaştırdı.

Düzenleyici kurumun, şirketin yeni finansal ürünleri ne kadar hızlı onayladığına ilişkin kaygılar nedeniyle Avrupa birimine ek kısıtlamalar getirdiği belirtildi.

Habere göre ECB, geçen yıl yaz aylarında Revolut’un Avrupa Ekonomik Alanı’nda yeni ürün piyasaya sürme yetkisini, onay süreçlerindeki “eksiklikler” giderilene kadar geçici olarak sınırlandırdı.

Bankadan, Avrupa’da yeni ürünlerin devreye alınmasını düzenleyen risk yönetimi, mevzuata uyum ve hukuki işlevlerinin bağımsız bir incelemeden geçirilmesi istendi.

ECB’nin Revolut’a yönelik bu adımları, şirketin ikincil hisse satışına hazırlandığı ve değerlemesinin 75 milyar dolar olarak belirlendiği döneme denk geldi.

Kaynaklara göre Revolut’un Avrupa yönetim kurulu, söz konusu kısıtlamalar hakkında Temmuz 2025’te bilgilendirildi.

FT’nin aktardığına göre ECB, Revolut’tan yeni finansal ürünlerin onaylanmasında görev alan ekiplerin personel sayısını, niteliklerini, yetkinliklerini ve bağımsızlığını yeniden değerlendirmesini istedi.

Düzenleyici kurum ayrıca gelecekte geliştirilecek ürünlerin şirket uzmanları tarafından incelenmesini ve yönetim kurulunun bu ürünlerin sermaye yeterliliği ile likidite üzerindeki etkilerini değerlendirmesini talep etti.

Gazete, bu tür kısıtlamaların Revolut açısından önem taşıdığına dikkat çekti. Şirketin, birimlerine ve çalışanlarına geniş hareket alanı tanıyan; sınırlı denetim altında ürünlerin hızla geliştirilip piyasaya sürülmesine imkan veren iş modeli, Revolut’un yaklaşık on yıl içinde piyasa değeri bakımından birçok geleneksel Avrupa bankasını geride bırakmasına yardımcı oldu.

Şirketin Rusya doğumlu kurucusu Nikolay Storonski de Birleşik Krallık’ın en zengin isimleri arasında yer alıyor.

2015 yılında kurulan ve fiziksel şube ağı bulunmayan Revolut, Avrupa’nın en büyük fintech şirketlerinden biri olarak görülüyor. Şirket 2018’de Litvanya Merkez Bankası’ndan bankacılık lisansı aldı.

Birleşik Krallık’ta ise 2024’te sınırlı bankacılık lisansı elde eden Revolut, 2026’nın başında tam bankacılık lisansına kavuştu.

Revolut geçmişte çeşitli düzenleyici kurumlarla anlaşmazlıklar yaşadı. Storonski, Birleşik Krallık’taki düzenleyici makamları zaman zaman yavaş hareket etmekle eleştirmişti.

Gazete, ECB’nin müdahalesinin hızlı büyüyen fintech şirketleri ile sistem genelindeki riskleri azaltmaya çalışan düzenleyiciler arasındaki gerilimi ortaya koyduğunu yazdı.

Gazetenin aktardığına göre Revolut, nisan ayında İtalya’da yatırım ürünlerine ilişkin ücretler ve koşullar konusunda müşterilere yanıltıcı bilgi verdiği gerekçesiyle 11,5 milyon avro para cezasına çarptırıldı.

Şirket içi süreçler hakkında bilgi sahibi bir kaynak, FT’ye yaptığı açıklamada Revolut’un geçen yıldan bu yana yeni ürünlerin devreye alınma sürecini iyileştirdiğini ve yeni girişimlerin şirket uzmanları tarafından daha kapsamlı biçimde incelenmesini sağladığını söyledi.

FT, söz konusu kısıtlamaların tamamının kaldırılıp kaldırılmadığını tespit edemediğini belirtti. Ancak gazete, Revolut’un son bir yıl içinde ipotek kredileri ve gençlere yönelik hesaplar dahil çeşitli yeni ürünler sunduğunu, Avrupa genelinde yeni şubeler açtığını ve müşteri tabanını genişlettiğini kaydetti.

Bloomberg, 14 Mayıs’ta Revolut’un Birleşik Krallık ve bazı Avrupa ülkelerindeki varlıklı müşterilere hizmet verecek özel bir bankacılık birimi kuracağını bildirmişti.

Habere göre birimin bu yaz faaliyete geçmesi bekleniyor. Hizmetlerden yararlanmak isteyen müşterilerin en az 500 bin sterlin, yaklaşık 675 bin dolar tutarında varlığa sahip olması gerekecek.

Aynı gün Birleşik Krallık düzenleyicileri, Revolut’a müşterilerine daha karmaşık yatırım ürünleri sunabilmesi için onay verdi.

FT, 21 Nisan’da yatırımcı kaynaklarına dayandırdığı haberinde Revolut’un 150 ila 200 milyar dolar değerleme ile halka arz seçeneğini değerlendirdiğini yazmıştı. Kaynaklar, şirket içinde bu aralığın bir değerleme hedefi olarak tartışıldığını ancak resmi bir hedef belirlenmediğini aktardı.

Storonski ise 20 Nisan’da yaptığı açıklamada Revolut’un halka arzının 2028’den önce planlanmadığını söyledi. Şirketin, Birleşik Krallık’ta dört yıl süren onay sürecinin ardından nisan ayında tam bankacılık lisansı aldığı belirtildi.

Revolut’un verilerine göre şirketin vergi öncesi kârı geçen yıl yüzde 57 artarak 1,7 milyar sterline yükseldi. Aynı dönemde gelirleri ise 4,5 milyar sterlin olarak gerçekleşti.

Okumaya Devam Et

Çok Okunanlar

English