Bizi Takip Edin

DİPLOMASİ

Arnavutluk’da yüksek mahkeme göçmen anlaşmasını askıya aldı

Yayınlanma

Arnavutluk Anayasa Mahkemesi, muhalefetin anlaşmanın anayasayı ve Arnavutluk’un taraf olduğu uluslararası sözleşmeleri ihlal ettiği iddiasıyla açtığı davanın ardından, İtalya ile Arnavutluk arasında perşembe günü yapılması planlanan göçmen anlaşmasının onaylanmasının askıya alındığını duyurdu.

Eski merkez sağ başbakan Sali Berişa’nın yanında yer alan Arnavutluk Demokratik Partisi ve diğer 28 milletvekili tarafından iki ayrı temyiz başvurusu yapıldı. Temyiz başvurularında İtalya Başbakanı Giorgia Meloni ve Arnavut mevkidaşı Edi Rama arasında imzalanan Roma anlaşmasının ulusal ve anayasal hukuk ile çok sayıda uluslararası anlaşma ve sözleşmeyi ihlal ettiği iddia ediliyor.

İtirazlar özellikle, Arnavutluk’un gözaltı merkezleri için öngörülen topraklar üzerindeki egemenliğinden feragat etmesi nedeniyle anlaşmanın niteliği ve koşullarının iki hükümet arasındaki basit bir protokolün ötesine geçtiğini savunuyor. Bu nedenle başbakanın cumhurbaşkanının onayını almış olmasının gerektiği vurgulanıyor.

Arnavutluk Anayasa Mahkemesi Başkanı Holta Zaçaj, “Bugün toplanan yargıçlar kurulu, sunulan itirazların gerekli kriterleri karşıladığını değerlendirdi ve genel kurulda incelenmesine karar verdi. Bu da otomatik olarak anlaşmanın onaylanmasına ilişkin parlamento prosedürlerinin askıya alındığı anlamına geliyor,” dedi.

İtalya ile Arnavutluk arasında göçmen anlaşması

Arnavutluk anayasa hukukunun öngördüğü üzere, bunun sonucu olarak anlaşmanın parlamento tarafından onaylanması, Mahkemenin 6 Mart’a kadar, yani üç ay içerisinde vereceği karara kadar askıya alındı. Mahkemenin ilk oturumunun gelecek yıl 18 Ocak’ta yapılması planlanıyor.

İtalya İçişleri Bakanı Matteo Piantedosi ise Arnavutluk’ta göçmen merkezlerinin inşası için ayrılan bütçenin bazı medya organlarında yer alan haberlerden kesinlikle daha düşük olduğunu söyledi.

Piantedosi, “Kaynakların netleştirilmesi bakanlık yapılarında devam ediyor, ancak bunlar göç politikalarının yönetilmesine yönelik yatırımlar olarak görülmelidir. Bu durumda, kitlesel göçmen gelişleri nedeniyle kabul sistemine yüklenen maliyetler telafi edilecektir,” dedi.

Hükümete yakın kaynaklara göre anlaşmanın uygulanmasında olası gecikmelerden endişe duyulmuyor. Hükümetlerin bahara kadar faaliyete geçeceğini söylediği kuzey Arnavutluk’taki iki tesiste çalışmalar henüz başlamamış olsa da inşaatın başlaması söz konusu.

Meloni şu anda Arnavutluk Başbakanı Edi Rama’nın da katıldığı AB-Batı Balkanlar zirvesinde.

DİPLOMASİ

Kongo’da darbe girişimi: ‘ABD ve İngiltere’nin parmağı var’ iddiası

Yayınlanma

19 Mayıs’ta Kongo Demokratik Cumhuriyeti’nde gerçekleşen darbe girişimi engellendi. Ülke makamlarına göre ‘çeşitli uyruklardan şahısların’ dahil olduğu darbede, Kongo kökenli bir Amerikalı olan Christian Malanga’nın organizatör olduğuna inanılıyor.

Ordu Sözcüsü Sylvain Ekenge, devlet televizyonunda yayınlanan açıklamasında, darbe girişiminde sadece Kongoluların değil, aralarında birkaç Amerikalı ve İngilizin de bulunduğu yabancıların da yer aldığını belirtti.

AFP‘nin aktardığına göre Ekenge, aralarında darbenin lideri olduğu belirtilen Kongo asıllı Amerikalı Christian Malanga’nın da bulunduğu dört kişinin öldürüldüğünü kaydetti.

Ekenge, ayrıca 40 kişinin gözaltına alındığını ve sorguya alındıklarını bildirdi.

19 Mayıs sabahı Devlet Başkanı Felix Tshisekedi’nin başkent Kinşasa’daki konutunun yakınlarında silah sesleri yükseldi. Sosyal ağlarda dolaşan videolarda, binanın dışında toplanan askeri üniformalı kişilerin Zaire (1965-1997 yılları arasında devlet başkanlığı yapan Mobutu Sese Seko döneminde ülkenin adı) bayrakları salladıkları görüldü.

Silahlı kişiler Ulusal Meclis adayı Vital Kamerhe’nin evine saldırdı ancak güvenlik görevlileri tarafından durduruldu.

Kamerhe ve ailesi yara almadan kurtulurken iki polis memuru öldürüldü. Ekenge, saldırganların nisan ayında göreve gelen Kongo Demokratik Cumhuriyeti Başbakanı Judith Suminwa Tuluka ve Savunma Bakanı Jean-Pierre Bemba’nın evlerine de saldırmayı planladıklarını ancak başarısız olduklarını ifade etti.

Aynı zamanda Reuters‘a konuşan Ekengue, Malanga’nın ilk olarak 2017’de darbe girişiminde bulunduğunu ancak o zaman da engellendiğini anımsattı.

Batı basının Kongo muhalefetinin lideri olarak tanımladığı Malanga, 41 yaşındaydı. 2017 yılında kendisini ‘sürgündeki Yeni Zaire hükümetinin’ lideri ilan etmişti.

ABD Büyükelçisi Lucy Tamlin X’te (eski Twitter) ABD vatandaşlarının olaya karıştığına dair haberlerden ‘son derece endişe duyduğunu’ ve Washington’un Kongo Demokratik Cumhuriyeti yetkilileriyle işbirliği içinde olduğunu kaydetti.

Okumaya Devam Et

DİPLOMASİ

Julian Assange, ABD’ye iadesine itiraz etme hakkını kazandı

Yayınlanma

WikiLeaks’in kurucusu Julian Assange’a casusluk suçlamasıyla ABD’ye iade kararına itiraz etme hakkı tanındı.

Londra Yüksek Mahkemesi pazartesi günü verdiği kararla Avustralyalı yayıncının Britanya’dan ABD’ye gönderilmesine itiraz edebileceğine hükmederek Assange’ın zaten uzun süren hukuk mücadelesini biraz daha uzattı.

Mart ayında Yüksek Mahkeme Assange’a geçici bir erteleme vermiş ve Amerikan hükümetine adil yargılanacağına, birinci madde ile korunan ifade özgürlüğü haklarına sahip olacağına ve ölüm cezasına çarptırılmayacağına dair “tatmin edici güvenceler” vermesi için üç hafta süre tanımıştı.

Fakat mahkemenin pazartesi günü aldığı karar Assange’ın sınır dışı edilmesini daha da geciktirecek ve yasal statüsünün tartışmalı olmaya devam edeceği anlamına geliyor. Pazartesi günü yapılan hukuki tartışmalar Assange’ın birinci madde korumasından yararlanıp yararlanamayacağı konusuna odaklandı.

Assange, ABD Casusluk Yasasını ihlal etmek, gizli askeri belgeleri ele geçirmek ve Pentagon bilgisayar ağına sızmak için komplo kurmak gibi 17 suçtan aranıyor. Suçlu bulunması halinde 175 yıla kadar hapis cezasına çarptırılabilir.

Okumaya Devam Et

AVRUPA

Alman CDU’dan Meloni’nin partisi ile işbirliğine yeşil ışık

Yayınlanma

Alman Hıristiyan Demokratların (CDU) önde gelen milletvekillerinden Jens Spahn Euractiv’e yaptığı açıklamada İtalya’nın sağcı iktidar partisi İtalya’nın Kardeşleri (Fratelli d’Italia – FdI) ile normalleşme zamanının geldiğini söyledi.

Avrupa Parlamentosu (AP) içerisindeki en büyük grup olan ve CDU’nun da dahil olduğu Avrupa Halk Partisi (EPP) aylardır, Avrupalı merkez sağcıların genellikle uzak durduğu sağcı Avrupa Muhafazakârları ve Reformistleri (ECR) grubunun parçası Giorgia Meloni’nin FdI partisi ile daha yakın bir işbirliğine gitmeyi düşünüyor.

Meloni’nin partisi ‘post-faşist’ olarak nitelendirilirken, Spahn partisinin çekincelerini yitirdiğinin sinyalini verdi.

CDU yönetim kurulu üyesi Spahn, “EPP’nin potansiyel ortaklarının Avrupa yanlısı, NATO yanlısı, hukuk devleti yanlısı ve Ukrayna yanlısı olması gerektiği şeklindeki ‘güvenlik duvarı’, Meloni’nin Avrupa Parlamentosu’ndaki partisinin sağında yer alıyor,” dedi.

CDU’lu, AfD ve onun Avrupa’da mensup olduğu grup Kimlik ve Demokrasi’yi (ID) sınırların dışında görürken, Meloni’nin durumunun farklı olduğuna inanıyor.

Meloni ile Le Pen işbirliği arayışında

Spahn, “[Meloni] Halihazırda 26 AB hükümet başkanıyla çalışıyor (…) ve [Almanya] Şansölyesi [Olaf Scholz] dahil kimsenin onunla çalışmayacağını söylediğini duymadım(…),” dedi.

Spahn, tepkilerden ve “solun özenti kışkırtma kampanyalarından” korkmadığını belirtti. Alman siyasetçi, “[Sosyalist lider adayı] Nicolas Schmit ve [SPD lider adayı] Katarina Barley’i kimse tanımıyor; ne Almanya’da ne de Avrupa’da,” ifadelerini kullandı.

Spahn, CDU’yu “aşırı sağcılarla işbirliği yapmak” istemekle suçlamanın, “tehlike altındaki sol partilerin sarıldığı son öcü” olduğunu savundu.

Spahn’ın fikirleri önemli bir rol oynayabilir. Daha önce “Merkel’in yerine şansölye olabilecek adam” olarak adlandırılan eski sağlık bakanı, 2025 yılında önemli bir göreve hazır görünüyor.

Seçim sonrası planları, seçimlerden sonra çok daha muhafazakâr bir AB vizyonunu ortaya koyuyor.

Spahn, sosyal demokratlar/sosyalistler ve liberaller ile seçim sonrası “merkezci” bir anlaşmayı destekliyor, fakat AP gruplarını “dogmatik” olarak nitelendirdiği için, “Yeşiller bunun bir parçası olmamalı,” dedi.

Okumaya Devam Et

Çok Okunanlar

English