Avrupa
Avrupa İHA tehdidine karşı dron duvarları örüyor

Avrupa ülkeleri hava sahası ihlallerinin ardından İHA savunma sistemleri ve ortak sınır projeleri geliştirirken ABD kıtadaki özel dron taburunun faaliyetlerini sonlandırma kararı aldı. Almanya, Polonya ve Baltık ülkeleri hava savunma hatlarını güçlendirirken NATO ve AB ortak fonlarla yeni savunma kalkanları oluşturuyor.
Romanya’da 20 Ağustos gecesi Ukrayna sınırına yakın bölgede son bir ay içinde dördüncü kez bir İHA düştü.
Romanya Savunma Bakanlığı, ülke hava sahasına giren insansız hava aracının Grindu köyünün yaklaşık 4 kilometre kuzeydoğusundaki meskun olmayan bir alana düştüğünü duyurdu. Aynı gün Moldova İçişleri Bakanlığı da Ukrayna sınırına bir kilometre mesafede bir İHA enkazı bulunduğunu açıkladı.
Son bir ayda Almanya, Bulgaristan, Letonya, Romanya ve Moldova dahil olmak üzere Avrupa’da tanımlanamayan İHA’ların hava sahasını ihlal ettiği veya düştüğü en az altı vaka kayıtlara geçti. Bazı bölge ülkeleri bu olaylarda Rusya’nın parmağı olabileceğini öne sürdü.
Moldova, Crocmaz köyü yakınlarında patlayan bir askeri İHA’nın düşmesi üzerine 10 Ağustos’ta Moskova Büyükelçisini istişareler için geri çağırdı.
Moldova Savunma Bakanı Anatolie Nosatıy, 12 Ağustos’ta yaptığı açıklamada ilk verilerin İHA’nın Rus menşeili olduğunu gösterdiğini ve uzmanların enkazı incelemeyi sürdürdüğünü bildirdi.
Rusya Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Mariya Zaharova ise iddialara karşı çıkarak Moskova’nın Moldova dahil olmak üzere Ukrayna’ya komşu devletlerin hava sahası üzerinden İHA uçurmadığını ve bu tür uçuş rotaları planlamadığını belirtti.
The Wall Street Journal’ın (WSJ) haberine göre ABD yönetimi, İHA harp tekniklerini geliştirmek amacıyla ocak ayında Avrupa’da kurduğu vurucu taburu lağvetme kararı aldı.
Gazeteye konuşan ve ismi açıklanmayan bir ABD ordusu yetkilisi, birliğin Almanya’da ağustos ve eylül aylarında gerçekleştirilen geniş çaplı tatbikatların ardından sonuçları komutanlığa sunacağını ve asli muharebe görevi olan hava indirme piyade taburu yapısına geri döneceğini ifade etti.
Avrupa ülkelerinin hava sahasının tanımlanamayan İHA’larca ihlal edildiği olaylar 2025 sonbaharından itibaren sıklaştı.
Yaşanan gelişmeler üzerine Avrupa Birliği, NATO’nun doğu sınırında İHA’lara karşı kolektif bir savunma mekanizması olan “dron duvarı” inşasını tartışmaya başladı.
Avrupa Komisyonu, Ekim 2025’te 2030 Savunma Hazırlığı Yol Haritası (Defence Readiness Roadmap 2030) kapsamında bu konsepti kamuoyuna sundu.
Planlama dahilinde Avrupa İnsansız Hava Aracı Savunma Girişimi (European Drone Defence Initiative) ve Doğu Nöbeti (Eastern Flank Watch) olmak üzere iki projenin hayata geçirilmesi öngörüldü.
İlk proje, AB ve Ukrayna’nın ortak bir AB – Ukrayna Dron İttifakı kurmasını hedefliyor. Bu girişimin finansmanı için G7’nin Kiev’e destek amacıyla başlattığı Olağanüstü Gelir Hızlandırma (ERA) programı çerçevesinde 6 milyar avro tutarında kredi tahsis edildi.
Doğu Nöbeti projesi kapsamında ise AB, NATO ile yakın koordinasyon içinde hibrit operasyonlar, Rus “gölge filosu” faaliyetleri ve silahlı saldırı riski dahil geniş kapsamlı tehditlere karşı yekpare bir Avrupa savunma sistemi kurmayı amaçlıyor.
Çok katmanlı gözetleme sistemleri, anti-dron teknolojileri, elektronik harp araçları ve nokta atışı vuruş sistemlerini içeren proje, Rusya ve Belarus ile olan kara ve deniz sınırları dahil AB’nin doğu sınırındaki tüm ülkelerde konuşlandırılacak. Sistemin 2028 yılı sonuna kadar operasyonel hale gelmesi planlanıyor.
Avrupa Komisyonu Başkanı Ursula von der Leyen, 15 Temmuz’da AB ile Ukrayna arasında ortak İHA üretimine ilişkin bir anlaşma imzalandığını açıkladı.
Von der Leyen, “Ukrayna yaratıcılığa sahip, ihtiyacı olan şey ise ölçek. Birlikte bunu sağlayabiliriz; böylece Ukrayna avantajını korur, Avrupa da kendi gücünü pekiştirir” ifadelerini kullandı.
İki gün sonra resmi olarak başlatılan Dron İttifakı, Ukraynalı ve Avrupalı İHA ve karşı tedbir üreticilerini bir araya getiren bir platform olarak tasarlandı.
Girişime her iki taraftan dokuzar olmak üzere toplam 18 şirket katıldı; Avrupa kanadında yer alan firmalar arasında ORQA, Indra Group, Fincantieri ve WB Electronics/WB Group bulunuyor.
Avrupa bu süreçte ABD ile işbirliğini de derinleştirdi. WSJ’nin aktardığı bilgilere göre, Ukrayna tecrübesini incelemek amacıyla 173. Hava İndirme Tugayı bünyesinde özel bir tabur kurulması kararı Kasım 2025’te alındı.
Fikrin mimarı olan eski ABD Kara Kuvvetleri Komutanı Orgeneral Randy George’un planı doğrultusunda, yaklaşık 600 kişilik taburdan oluşan küçük bir grup Amerikan askeri Kiev’e gizli ziyaretler düzenleyerek Ukraynalı yetkililerle bir araya geldi. Birlik ayrıca NATO muharebe eğitim sahalarında Ukraynalı İHA operatörleriyle ortak çalışmalar yürüttü.
Taburun faaliyetlerini sonlandırma kararının, ABD Savunma Bakanı Pete Hegseth’e yakınlığıyla bilinen ABD Kara Kuvvetleri Komutan Vekili Christopher Laniwe’in etkisiyle alındığı bildirildi.
WSJ daha önce, Almanya’da nisan ve mayıs aylarında düzenlenen Combined Resolve (Müşterek Kararlılık) tatbikatında ABD birliklerinin İHA’lara karşı savunmasızlığının ortaya çıktığını, Ukraynalı dron operatörlerinin Amerikan birliklerini ve zırhlı araçlarını tespit ederek simülasyon ortamında vurduğunu aktarmıştı.
Atlantik’in iki yakası arasındaki işbirliği farklı kanallardan devam ediyor. NATO Genel Sekreteri Mark Rutte, temmuz ayında Ankara’daki Sanayi Forumu’nda İHA sistemleri ve bunlara karşı savunma araçlarının geliştirilmesini amaçlayan NATO Drone Edge girişimini duyurdu.
İttifak ülkeleri bu kapsamda beş yıl içinde 40 milyar dolardan fazla kaynak tahsis etme ve 2027 sonuna kadar eğitilmiş İHA operatörü sayısını beş katına çıkarma konusunda uzlaştı.
Rutte, “En yeni yenilikçi teknolojileri kullanıyor, transatlantik savunma sanayimize yatırım yapıyor ve Ukrayna’daki muharebelerden pratik dersler çıkarıyoruz” dedi.
Aynı dönemde Almanya, Danimarka, Finlandiya ve Norveç, Northrop Grumman tarafından ABD Donanması için geliştirilen uzun menzilli ve yüksek irtifa MQ-4C Triton İHA’larının ortak alımına yönelik niyet beyanı imzaladı.
Almanya, İHA teknolojileri ve savunması alanında en faal ülkelerden biri haline geldi. Ağustos başında Leipzig/Halle Havalimanı’nda, mühimmat taşıdığı tahmin edilen Ukrayna’ya ait bir An-24 nakliye uçağının yakınında Semtex tipi patlayıcı içeren bir İHA bulundu.
Almanya İçişleri Bakanı Alexander Dobrindt, ülkesinin yabancı devletlerin yürüttüğü “hibrit savaşın hedefi haline geldiğini” belirtti ancak belirli bir ülke adı vermedi. Olayla ilgili üst makamlardan başka resmi bir açıklama yapılmadı.
Bild ve Die Zeit gazeteleri, inceleme ekiplerinin İHA üzerinde bulduğu DNA izlerinin, Leipzig’deki bir DHL kargo tesisine 2024 yılında düzenlenen ve Alman müfettişlerin Rus sabotaj faaliyetleriyle ilişkilendirdiği kundaklama vakasındaki DNA örnekleriyle örtüştüğünü yazdı.
Die Zeit ayrıca emniyet birimlerinin, Berlin yönetimini Rusya’ya karşı daha fazla destek vermeye sevk etmek amacıyla operasyonun Ukrayna tarafından bir sahte bayrak eylemi olarak düzenlenmiş olabileceği ihtimali üzerinde durduğunu da aktardı.
Rusya’nın Berlin Büyükelçiliği ise olayı provokasyon olarak nitelendirerek “Alelacele kurgulanan bu provokasyonun yalnızca Kiev’in ve Avrupalı siyasi sınıfın militarist kanadının hedeflerine hizmet ettiği açıktır” açıklamasını yaptı.
Bu gelişmeler yaşanırken 18 Ağustos’ta Magdeburg-Cochstedt’teki Alman Havacılık ve Uzay Merkezi (DLR) test havaalanında İHA Savunma Teknoloji Merkezi resmi olarak açıldı.
Bilimsel çalışmaları, teknolojiyi ve güvenlik kurumlarının taleplerini bir araya getirmeyi hedefleyen yapı; İHA tespit ve engelleme sistemlerinin geliştirilmesini hızlandırmayı amaçlıyor. Merkezin bünyesinde federal polisin mobil anti-dron birimi ile federal ve eyalet makamlarının kurduğu ortak İHA koordinasyon merkezi yer alıyor.
Açılış töreninde konuşan Dobrindt, “İHA alanındaki silahlanma yarışı, teknolojik gelişmelere ayak uydurabilmek için kendi araştırma birimlerimizi kurmayı gerektiriyor” diyerek Almanya’nın Avrupa’nın ekonomik ve siyasi güvenliğindeki kilit rolü nedeniyle her gün yabancı devletlerin hibrit saldırılarına maruz kaldığını vurguladı.
Merkezin geliştirilmesi için önümüzdeki yıllarda 10 milyon avroya kadar bütçe ayrılması öngörülüyor.
Almanya Savunma Bakanı Boris Pistorius, nisan ayında ülke tarihinin ilk askeri strateji belgesini sundu. Belgede Rusya’nın öngörülebilir gelecekte Avrupa için “en büyük güvenlik tehdidi” olmayı sürdüreceği kaydedildi.
Metne göre Moskova, NATO’yu zayıflatarak Avrupa güvenlik mimarisini yeniden şekillendirmeyi hedefliyor. Belgenin “Tehdit” başlıklı bölümünde, “Rusya, NATO ülkelerine yönelik askeri bir saldırının ön koşullarını oluşturuyor. Bu da aralarında Almanya’nın da bulunduğu ittifak üyesi ülkelere karşı şimdiden hibrit operasyonlar yürütülmesine yol açıyor” tespiti yer aldı.
Polonya yönetimi de hava savunma hattı çalışmalarına hız verdi. Ocak ayında doğu sınırında SAN adı verilen anti-dron duvarı projesini duyuran Varşova, 3,8 milyar avro değerindeki projeyi devlete ait Polska Grupa Zbrojeniowa, Norveçli Kongsberg ve Polonyalı özel şirket Advanced Protection Systems konsorsiyumuyla yürütüyor.
Polonya Savunma Bakan Yardımcısı Cezary Tomczyk; APKWS füze fırlatıcıları, uçaksavar topçusu, makineli tüfekler ve önleyici İHA’lardan oluşan 18 özel anti-dron hava savunma bataryası konuşlandırılacağını ve çalışmaların 2028 yılına kadar tamamlanacağını duyurdu.
Estonya, Letonya, Litvanya, Polonya ve Finlandiya’nın Ocak 2025’te duyurduğu Baltık Dron Duvarı girişiminin de 2026 yılı sonuna kadar tamamlanması hedefleniyor.
AB ve NATO’nun doğu sınırını korumayı amaçlayan ortak proje; radar, sensör ve önleyici İHA’ların merkezi bir yönetim altında çok katmanlı tek bir ağda birleştirilmesini öngörüyor. Katılımcı ülkeler yıl sonuna kadar ağı genişleterek Rusya sınırında kesintisiz izleme sağlamayı planlıyor.
Avrupa Dış İlişkiler Konseyi (ECFR) uzmanları, AB, NATO ve doğu kanadı ülkelerinin İHA tehdidine karşı çözümler üretmek için yoğun çaba gösterdiğini ancak girişimlerin çokluğunun mükerrer çalışmalara ve projelere dahil olan ticari yapılar için belirsizliklere yol açabileceğini belirtiyor.
Hazırlanan raporda, “Girişimler arasında uyumu ve özellikle veri paylaşımı düzeyinde tutarlılığı sağlamak için daha fazla koordinasyona ihtiyaç var” denildi. Raporda ayrıca Rusya kaynaklı İHA tehdidine karşı Avrupa savunma sanayisinin kapasite artırımının hiçbir şekilde diplomatik, siyasi ve askeri adımların yerini alamayacağı vurgulandı.
Avrupa
Wagenknecht: AfD ile koalisyon kurmak hata olur

BSW kurucusu Sahra Wagenknecht, partisinin Saksonya-Anhalt’ta AfD ile koalisyon kurmasını doğru bulmadığını söyledi.
Wagenknecht, WELT TV’de yaptığı açıklamada, “Şu anda AfD ile hükümet kurmaya çalışmak da bir hata olur,” dedi.
Öte yandan BSW’nin belirli konularda ortak çoğunluklar sağlamaya çalışacağını da ekledi.
Wagenknecht, reddinin gerekçesi olarak partisinin Thüringen ve Brandenburg’daki deneyimlerini de gösterdi.
2024 yılında, eyalet parlamentolarına ilk kez girdikten hemen sonra BSW’nin iktidar koalisyonlarına girdiğini ve bunun bedelini, özellikle Thüringen’de “ağır bir şekilde” ödediğini belirtti.
BSW lideri, yeni bir partinin, başlangıçta eyalet siyasetinde yeterli deneyime sahip olmadığı için koalisyon ortakları tarafından kolayca “istismar edilebilir” olduğunu savundu.
AfD’nin sert saldırılarına rağmen Wagenknecht, görüşmelerden yana olduğunu belirtti ve “Her demokrat, parlamentoda temsil edilen tüm güçlerle konuşmalıdır,” dedi.
Wagenknecht’e göre ancak bu şekilde, hangi siyasi projelerin birlikte hayata geçirilebileceği belirlenebilir.
Avrupa
İspanyol istihbaratı, Ceuta krizinin öncesinde uyarılmış

Gizli istihbarat dosyaları ve yazışmalar, İspanyol makamlarının 30 Temmuz’da Ceuta sınırını ihlal etme planları hakkında önceden uyarı aldıklarını ortaya koyuyor.
İspanyol hükümeti, yaklaşık 80.000 kişinin Kuzey Afrika’daki İspanyol bölgesi Ceuta’ya yasadışı olarak giriş yaptığı göçmen akınından önce düzenlenen onlarca gizli belgeyi kamuoyuna açıkladı.
Hem iç hem de dış istihbarattan sorumlu İspanya ulusal istihbarat servisi CNI tarafından sağlanan bilgiler, Fas’ta Kral VI. Muhammed’in hükümdarlığını anmak için düzenlenen önemli bir kutlama olan “Taht Günü” festivaliyle aynı zamana denk gelen, sınırı geçmeye yönelik kitlesel çevrimiçi çağrıları ortaya çıkardı.
29 Temmuz’daki akının bir gün öncesinde merkezi hükümet yetkilisiyle yapılan bir WhatsApp sohbetinde, Ceuta’da görevli bir CNI ajanı, Fas’tan koordineli sınır geçişleri konusunda yaklaşan bir tehdide işaret etmiş.
Ajan, “Sosyal medyada, ‘Taht Günü’ festivalinden ve güvenlik güçlerinin meşgul olacağından yararlanarak yarın saat 20:00’de çitleri ve denizi aşma çağrısı yapılıyor,” diye yazdı.
Ajan, Ceuta’ya girme çağrısı yapan, toplam 180.000 takipçisi olan iki farklı grup olduğunu belirtti.
Aynı gün gizliliği kaldırılan başka bir konuşmada, bir CNI ajanı, sivil muhafız polis gücüyle olan iç iletişim kanalında, “yüzerek ve çiti atlayarak giriş yapma girişimine dair bilgiler” olduğunu belirtti ve Facebook ile WhatsApp gruplarının bu girişi teşvik ettiğine dikkat çekti.
Pedro Sánchez, geçen hafta Kongre’de gizli belgelerin toplu olarak yayınlanacağını duyurmuştu.
Başbakan, hükümetinin gizli servislerinden ve güvenlik güçlerinden önceden istihbarat uyarısı almadığı için önleyemediğini ve harekete geçemediğini kanıtlamayı amaçlıyor.
Fakat hükümet kaynakları, Cadena SER’e, gizlilik derecesinin kaldırılmasının sadece kısmi olduğunu ve birçok raporun açıklama yapılmaksızın dışarıda bırakıldığını veya sansürlendiğini belirtti.
Krizin başlangıcından bu yana, kriz öncesinde istihbarat servislerinin rolü, Sánchez’in kilit bakanları arasında kamuoyuna yansıyan bir kabine anlaşmazlığına yol açtı.
İçişleri Bakanı Fernando Grande-Marlaska, istihbarat servislerinin göç akını konusunda uyarıda bulunmadığını savundu.
Buna karşılık, CNI’yı denetleyen Savunma Bakanı Margarita Robles, şimdiye kadar açıklanan raporların da doğruladığı üzere, birimlerin “görevlerini yerine getirdiğini” ve yetkilileri ile güvenlik güçlerini uyardığını belirtti.
Bir CNI notunda ortaya çıktığı üzere, kısaltmalarıyla DGED ve DGST olarak bilinen Fas güvenlik servislerine bile bir uyarı gönderilmişti.
Avrupa
AfD zaferi sonrası Saksonya-Anhalt’a AB’den fon kesme tehdidi

Avrupa Parlamentosu üyesi Daniel Freund, seçimden birinci çıkan AfD’nin temel kuralları ihlal etmesi durumunda Saksonya-Anhalt eyaletine sağlanan AB kaynaklarının dondurulabileceğini söyledi.
Almanya’da aşırı sağcı Almanya için Alternatif (AfD) partisinin Saksonya-Anhalt eyaletinde hükümete gelme ihtimali, Avrupa Birliği (AB) fonlarının kesilmesi riskini beraberinde getirdi.
Alman kamu yayıncısı Tagesschau’nun haberine göre, Avrupa Parlamentosu’nun Yeşiller Partili üyesi Daniel Freund, yeni eyalet yönetiminin AB temel kurallarını ihlal etmesi durumunda Avrupa Komisyonu’nun mali yardımları askıya alabileceğini belirtti.
Avrupa Parlamentosu Bütçe Kontrol Komisyonu ile Anayasal İşler Komisyonu üyesi olan Freund, AfD’nin AB projesine karşı bir siyaset izlediğini vurguladı.
Freund, “Gerektiği takdirde Avrupa Komisyonu finansmanı durdurmak zorunda kalacak” dedi.
Saksonya-Anhalt, AB’nin 2021-2027 bütçesinden kişi başına en çok pay alan bölge konumunu sürdürüyor.
Eyalete ayrılan 2,95 milyar euroluk bütçe; okulların onarımı, spor salonları ve anaokullarının kapsamlı tadilatı ile hastanelere modern tıbbi cihaz temininde kullanılıyor.
Daha önce Macaristan Başbakanı Viktor Orbán’a yönelik mali yaptırım girişimlerine öncülük eden Freund, Brüksel’in Macaristan’a vereceği 18 milyar euroya varan fonu askıya almasında rol oynamıştı.
Süreç içerisinde Polonya’ya ayrılan AB fonları da benzer şekilde dondurulmuştu.
Freund, söz konusu sürece ilişkin şu değerlendirmeyi yaptı:
“Her iki ülkede de AB kaynakları dondurulduktan sonra hükümetlerin değiştiğini ve yeni yönetimlerin AB kurumlarıyla ilişkilerini gözle görülür biçimde düzelttiğini gördük. Bölgesel hükümet temel kurallara uymazsa aynı tablo Saksonya-Anhalt için de geçerli olacak.”
Berlin’deki Jacques Delors Merkezi uzmanı Luisa Kvaritsch, AB’nin yolsuzluğa ya da hukukun üstünlüğü ihlallerine yol açabilecek ödemeleri durdurma yetkisi taşıdığını hatırlattı.
Bu mekanizmanın Almanya’daki federe eyaletleri de kapsadığını belirten Kvaritsch, kesintinin boyutuna ilişkin şu bilgileri verdi:
“Bu meblağ şu an yıllık yaklaşık 500 milyon euroya ulaşıyor ve Saksonya-Anhalt’ın yatırım harcamalarının neredeyse yüzde 20’sine denk geliyor.”
Kvaritsch, ödemelerin dondurulması durumunda bölgesel ve ekonomik kalkınmanın ciddi biçimde sarsılacağını, bunun da eyalet hükümetine doğrudan olumsuz yansıyacağını vurguladı.
AfD, Saksonya-Anhalt eyalet parlamentosu seçimlerini yüzde 43,8 oy oranıyla birinci sırada tamamladı.
İktidardaki Hristiyan Demokrat Birlik (CDU) ise yüzde 17,2 düzeyinde kalarak 1998 yılındaki tarihi dip noktasının da gerisine düştü. 2021 yılındaki seçimlerde yüzde 20,8 oy alan AfD, desteğini beş yıl içinde ikiye katlamış oldu.
Almanya iç istihbaratından sorumlu Federal Anayasayı Koruma Teşkilatı, geçen yıl AfD’yi aşırı sağcı bir yapı olarak sınıflandırmıştı.
Seçim sonuçlarının ardından CDU Genel Sekreteri Franziska Hoppermann AfD ile herhangi bir işbirliği ihtimalini dışladı. Hoppermann, “Aşırılık yanlılarıyla ve bilhassa aşırı sağcılarla birlikte çalışmıyoruz” dedi.
Avrupa4 gün önceAvrupa savunma sanayii Ukrayna’ya yetişemiyor
Avrupa3 gün önceKoçbaşı olarak AfD
Görüş2 hafta önceBişkek’te “Yeni Düzen” gerçeğe dönüşüp dönüşemeyeceğini görmek için toplanıyor
Dünya Basını2 hafta önce“Yapay zeka devasa bir aldatmaca”
Avrupa4 gün önceCDU, AfD’yi durdurmak için yeni göç planı hazırlıyor
Dünya Basını2 hafta önceİktisatçı Pettifor: Tarihte görülmemiş borç seviyeleri nedeniyle sistem çökecek
Asya2 hafta önceHindistan’ın 2047 gelişmiş ekonomi hedefi zora girdi
Asya1 hafta önceABD’nin baskısıyla karşı karşıya kalan Japonya Merkez Bankası kritik bir karar aşamasında







