Avrupa
Avrupa Komisyonu enerji tedariki krizi için özel çalışma grubunu topluyor

Macaristan ve Slovakya’ya ocak ayından bu yana Drujba boru hattı üzerinden petrol sevkiyatı yapılamıyor. Macaristan Başbakanı Viktor Orban yaşanan kesintiden dolayı doğrudan Ukrayna’yı suçlarken, Avrupa Komisyonu konuyu çözüme kavuşturmak amacıyla özel çalışma grubunu devreye soktuğunu duyurdu.
Macaristan ve Slovakya’ya ocak ayının sonundan bu yana Rusya’dan Drujba boru hattı üzerinden petrol sevkiyatı yapılamıyor. Macaristan Başbakanı Viktor Orban, 20 Ocak’ta yaptığı açıklamada, Ukrayna’daki çatışmaların başlamasından bu yana üçüncü kez yaşanan bu kesintiden Kiev yönetimini sorumlu tuttu.
ABD Başkanı Donald Trump’ın kurduğu Barış Kurulu’nun ilk toplantısı kapsamında Washington’da bulunan Orban, Macaristan Telgraf Ajansına (MTI) konuştu.
Orban, “Drujba, Kuzey Akım’ı havaya uçuranlar, yani Ukrayna tarafından kapatıldı” dedi.
Kiev’in boru hattında ciddi hasar olduğu yönündeki iddialarını reddeden Orban, hattın çalışır durumda olduğunu kaydetti.
Macaristan Başbakanı, “Ukraynalıların petrol sevkiyatına yeniden başlaması önünde hiçbir teknik engel bulunmuyor” diye konuştu.
Orban, Avrupa Komisyonunun Ukrayna temsilcilerini çağırarak sorgulamasını umduğunu, Brüksel’in bir Avrupa Birliği (AB) üyesi olan Budapeşte’yi enerji güvenliği tehditlerine karşı korumakla yükümlü olduğunu ifade etti.
Orban, “Avrupa Komisyonu üye ülkelerin çıkarlarını savunmalı, bu nedenle şimdi Ukrayna’ya karşı Macaristan ve Slovakya’nın yanında yer almalı. Komisyonun görevi bu, ondan beklentimiz de budur” diye ekledi.
Avrupa Komisyonu kriz için devreye giriyor
Avrupa Komisyonu, 19 Şubat’ta yaptığı açıklamada, Drujba hattındaki kesinti nedeniyle 25 Şubat’ta özel çalışma grubunu toplayacağını teyit etti ve konunun 16-17 Şubat tarihlerinde de ele alındığını bildirdi.
Görüşmelerde ayrıca, Slovakya ve Macaristan’dan Ukrayna’ya yönelik dizel yakıt tedarikinin 18 Şubat itibarıyla durdurulması konusu da değerlendirildi. Söz konusu yakıt, Macar enerji şirketi MOL’e ait rafinerilerde üretiliyor.
İngiliz Sky News televizyonuna konuşan kaynaklara göre Avrupa Komisyonu, Ukrayna’dan Drujba boru hattını onarmasını talep ediyor ve yakın zamanda bir çalışma takvimi almayı bekliyor.
Komisyon, 19 Şubat’ta resmi olarak Kiev’e baskı yapmadığını bildirdi. Financial Times gazetesine konuşan kaynaklar ise 20 Şubat’ta, Macaristan’ın AB’nin Ukrayna’ya yönelik 90 milyar euroluk mali yardımını engellediğini aktardı.
Söz konusu fon, dondurulmuş Rus varlıklarına el konulmasını içeren tazminat kredisine alternatif olarak, 2025 yılı için Avrupa içi borçlanma fonlarından onaylanmıştı.
Budapeşte ve Bratislava karşı önlemlere hazırlanıyor
Budapeşte yönetimi, Drujba boru hattı yeniden faaliyete geçene kadar Kiev’e sevkiyat yapılmayacağını duyurdu. Macaristan Başbakanlık Ofisi Başkanı Gergely Gulyas 19 Şubat’ta, Slovakya Başbakanı Robert Fico’nun 18 Şubat’taki açıklamasını tekrarlayarak Ukrayna’yı elektrik ve doğalgaz tedarikini kesmekle uyardı.
Slovak makamları yakıt ihracatını durdurarak üretimi iç pazar için rezerv oluşturmaya yönlendirdi, enerjide olağanüstü hal ilan etti ve devlet rezervlerinin bir kısmını MOL’e ait Slovnaft rafinerisine devretti. Slovakya’nın elinde 90 günlük rezerv bulunuyor.
Kesintinin arkasında siyasi hedefler aranıyor
Açıklamalarını 20 Şubat’ta sürdüren Macaristan Başbakanı, Drujba üzerinden yapılan petrol sevkiyatındaki üç haftalık duraksamayı, Ukrayna’nın nisanda parlamento seçimlerinin yapılacağı Macaristan’ın içişlerine müdahale etme niyetiyle ilişkilendirdi.
Orban, “Ukraynalılar, Macaristan’da Ukrayna dostu bir hükümet olmasını istiyor. Ukrayna, Macaristan’da bedelini halkın ödeyeceği bir kaos ortamı yaratmakla ilgileniyor, böylece kendileri için elverişli bir hükümetin kurulmasını etkileyebileceklerini düşünüyorlar” dedi.
Macaristan Dışişleri ve Dış Ticaret Bakanı Peter Szijjarto da 17 Şubat’ta benzer bir bağlantıya işaret etti. MTI’nin haberine göre Szijjarto, “Ukrayna, Drujba hattını kapattı çünkü Devlet Başkanı Vladimir Zelenskiy, Macaristan karşıtı politikası doğrultusunda enerji tedariki alanında bir kriz çıkararak Macaristan’daki seçimlere müdahale etmeye karar verdi” ifadelerini kullandı.
Kremlin Sözcüsü Dmitriy Peskov ise durumu, Ukrayna’nın Macaristan ve Slovakya’ya yönelik enerji şantajı olarak nitelendirdi.
Macar şirketi MOL’ün verilerine göre, Drujba petrol boru hattının Ukrayna üzerinden geçen güney kolundaki Rus petrolü sevkiyatı 27 Ocak’ta durdu.
Ukrayna tarafı, kesintinin 27 Ocak’ta Rusya’nın enerji altyapısına düzenlediği saldırıdan kaynaklandığını belirtiyor. Ukrayna Dışişleri Bakanı Andrey Sibiga, 12 Şubat’ta Drujba boru hattının bir bölümünün hasar gördüğünü duyurdu.
Orban’ın kasıtlı kesinti suçlamalarına yanıt veren Ukrtransnafta şirketi ise 20 Şubat’ta yaptığı açıklamada, durumdan Rusya’nın sorumlu olduğunu ve onarım çalışmalarının sürdüğünü bildirdi.
Rusya Savunma Bakanlığı, söz konusu altyapıya yönelik herhangi bir saldırı düzenlendiğine dair açıklama yapmadı.
Boru hattı, Rusya tarafındaki Bryansk bölgesinde Ağustos 2025’in ortaları ve sonlarında Ukrayna Silahlı Kuvvetlerinin saldırılarına maruz kalmıştı.
Ukrayna, 2024 yılının temmuz ve eylül ayları arasında da Kiev’in yaptırım listesine aldığı Lukoil şirketine ait petrolün taşındığı gerekçesiyle Drujba hattını kapatmıştı.
O dönemdeki kesinti, boru hattındaki ham maddenin resmi mülkiyet şemasının değiştirilmesiyle sona ermişti. Petrolün mülkiyetinin Macar MOL şirketine geçtiği nokta, Ukrayna-Belarus sınırına kaydırılmıştı.
Macaristan ve Slovakya, AB’nin Rusya’dan boru hattıyla petrol sevkiyatını yasaklayan yaptırımlarından muaf tutuluyor. Söz konusu muafiyetin süresi önce 2025’e, ardından 2027’ye kadar uzatılmıştı.
Kiev transit gelirlerinden vazgeçiyor
Vedomosti gazetesine konuşan uzmanlar, çatışmaların başlamasından bu yana yaşanan üçüncü kesintinin teknik değil, Macaristan seçimlerine bir buçuk ay kala ortaya çıkan siyasi bir sorun olduğu konusunda Macar makamlarıyla aynı görüşü paylaşıyor.
Rusya Hükümeti nezdindeki Finans Üniversitesi uzmanlarından İgor Yuşkov, Rusya ile silahlı çatışmaların sona yaklaştığı bir dönemde Kiev yönetiminin, transit ücretlerinden elde edeceği mali kazanımlar uğruna artık kendini tutmamaya karar verdiğini belirtti.
Yuşkov, Ukrayna makamlarının Macaristan ve Slovakya’nın AB içindeki pozisyonunu kırabileceğini düşündüğünü, özellikle de 2025 yılında bu iki ülkenin zayıflık gösterdiğini ifade etti.
Uzman, “Budapeşte ve Bratislava yönetimi, Rus doğalgaz transitinin durmasının ardından yakıt ve elektrik sevkiyatını kesmek gibi ciddi adımlar atmadı. Aksine, TürkAkım üzerinden gelen ihtiyaç fazlası doğalgazı Ukrayna’ya yeniden sattılar ve Drujba’nın engellenmesi sırasında taviz verdiler” diye konuştu.
Yuşkov’a göre Kiev yönetimi, muhalif AB üyelerinin sorunlarını çözmekte acele eden Brüksel bürokrasisiyle aynı çizgide hareket ediyor.
Slovak ve Macar makamlarının 2027’den itibaren Rus enerji kaynaklarından vazgeçme planından kaçmaya çalıştığına işaret eden Yuşkov, Ukrayna’nın fiili olarak Macaristan ve Slovakya’yı RePower planına uymaya zorladığı değerlendirmesinde bulundu.
Macaristan ve Slovakya Ukrayna’ya dizel yakıt sevkiyatını durdurdu
Hırvatistan güzergahı alternatif olarak gündemde
Öte yandan Szijjarto, 15 Şubat’ta Hırvatistan’a Adria boru hattı üzerinden Macaristan ve Slovakya’ya Rus petrolü transitini açma çağrısında bulundu.
Bratislava ve Budapeşte yönetimi, deniz taşımacılığının yüksek maliyetine rağmen fiyatta daha avantajlı olan aynı Rus petrolü için alternatif bir güzergah oluşturulması halinde, Kiev’in transit gelirlerini kalıcı olarak kaybedebileceği mesajını veriyor. ABD, Macar MOL şirketini yaptırımlardan muaf tutmuştu.
Szijjarto, 18 Şubat’ta yaptığı açıklamada, Hırvatistan’dan yüklenerek deniz yoluyla Macaristan’a transit edilecek Rus petrolü için ilk sözleşmelerin imzalandığını duyurdu. Macar bakana göre, söz konusu petrol sevkiyatı mart ayı başında Hırvatistan’a, ardından 5 ila 10 gün içinde Macaristan topraklarına ulaşacak.
Avrupa Birliği ise Rus petrolü sevkiyatlarına yönelik yaptırımlara muafiyet getirme konusunda acele etmiyor.
Rusya Ulusal Enerji Enstitüsü Başkan Yardımcısı Aleksandr Frolov, Hırvatistan güzergahının Macaristan ve Slovakya için Drujba boru hattının kapasitesini tamamen ikame etmesinin pek olası görünmediğini kaydetti.
Frolov, Macaristan ve Slovakya’nın komşu ülkelerden de petrol alabileceğini belirterek, asıl meselenin iç pazara yönelik tedarik istikrarının sağlanması ve mevcut yakıt fiyatlarının sosyopolitik bir unsur olarak halk için katlanılabilir bir seviyede tutulması olduğunu sözlerine ekledi.
Ukrayna İHA’ları Tataristan’daki Drujba petrol boru hattı istasyonunu vurdu
Avrupa
Burnham, küçük göçmen teknelerine karşı “tavizsiz” olacak

Andy Burnham, on binlerce göçmenin İspanya’nın Ceuta bölgesine girmesinin ardından küçük tekneyle geçişlerin önlenmesinde “tavizsiz” olacağına söz verdi.
Britanya Başbakanı, insan kaçakçılığı çeteleriyle mücadele için mültecilere yönelik “güvenli güzergâhlar”ın gerekli olduğunu savundu.
Dover’a yaptığı ziyaret sırasında konuşan Burnham, İspanya Başbakanı Pedro Sánchez’ten, geçen hafta İspanya’nın Kuzey Afrika’daki Ceuta bölgesine giren tahmini 50.000 kişinin yaklaşık %98’inin şu anda Fas’a geri gönderildiğine dair güvence aldığını söyledi.
Ne var ki, bu durum acil sorunu “büyük ölçüde” çözmüş olsa da, “Elbette Schengen bölgesi ve bu bölgeyle olan ilişkilerimiz konusunda daha geniş kapsamlı bir mesele var,” diyen Başbakan, bu konularda AB ile “düzenli bir diyalog içinde olmak istediğini” ekledi.
Güvenli güzergâhların gerekliliğini vurgulayarak bu konudaki tartışmanın tonunu değiştirmek isteyip istemediği sorulduğunda, Birleşik Krallık’ın “bu konuyu siyasi malzeme olarak kullanmak yerine sorunu ele alması” ve halkı rahatlatacak değişiklikler yapması gerektiğini söyledi:
“Halk, sınırın kontrolsüz gibi görünmesinden hoşlanmıyor. Bu kontrolü yeniden sağlamamız gerekiyor, fakat aynı zamanda gerçekten desteğe ihtiyacı olan kişilere de destek sunmamız gerekiyor. Mesele, yaklaşımı tamamen değiştirmekle ilgili ve bu konuya yönelik çok farklı bir yaklaşımın temel taşlarını yavaş ama emin adımlarla yerine koyuyoruz.”
Geçen çarşamba, bu yılın şu ana kadar Manş Denizi’ni küçük teknelerle geçenler açısından en yoğun gün oldu ve 752 kişi Birleşik Krallık’a ulaştı.
Resmi geçici rakamlara göre, bu yılın başından bu yana 14.526 kişi Birleşik Krallık’a giriş yaptı.
Bu rakam, geçen yılın aynı döneminde kaydedilen sayının (25.436) %43 altında ve 2024’ün aynı dönemine (16.903) kıyasla %14 daha düşük.
“İlerleme kaydediliyor ancak rehavete kapılmıyoruz,” diyen Burnham, organize göç suçlarıyla mücadele eden Ulusal Suç Ajansı memurlarının sayısının 2025 yılının başından bu yana 376’dan neredeyse 800’e çıkarak iki katından fazla arttığını belirtti.
İspanya’ya göç dalgası, İtalya’da “Schengen” tepkisini yükseltti
Pazar günü açıklanan son rakamlara göre, Burnham’ın başbakan olmasından bu yana 2.000’den fazla kişi küçük teknelerle Manş Denizi’ni geçti.
İçişleri Bakanlığı verilerine göre cumartesi günü dört tekneyle 326 kişi geldi; böylece 20 Temmuz’da Keir Starmer’ın yerine geçmesinden bu yana bu sayı 2.057’ye ulaştı.
Geçen yılın aynı döneminde ise 1.962 geçiş gerçekleşmişti.
Stratford’daki Ulusal Suç Ajansı genel merkezine yaptığı ayrı bir ziyarette İçişleri Bakanı Shabana Mahmood, küçük tekneyle geçişlerin önlenmesine yönelik hükümetin çalışmalarının “meyvesini vermeye” başladığını söyledi.
Bakan, süresiz oturma izni almaya hak kazanma süresini beş yıldan 10 yıla çıkarmak da dahil olmak üzere önerilen göçmenlik önlemleri konusunda İşçi Partisi saflarında şiddetli bir muhalefetle karşı karşıya kaldı.
Fakat Mahmood, “Manş Denizi’nde insanları teknelere çeken itici faktörleri ele almak için” reformun gerekli olduğunu belirterek, “Hesaplamayı değiştirmek istiyorum. Öncelikle tekneye binip binmeme konusunda fikirlerini değiştirmelerini istiyorum,” dedi.
Mahmood, on binlerce kişinin sığınma başvuruları işleme alınmadan Fas’a geri gönderildiği Ceuta’ya yönelik akına İspanya’nın verdiği yanıtın kopyalanması yönündeki çağrıları reddetti.
Bu, Fas ile İspanya’nın kara sınırı paylaşması ve aralarında bir anlaşma olması nedeniyle mümkün olmuştu.
Mahmood, insan kaçakçılığı ve Manş Denizi’nin ortak sularının durumu “birçok açıdan daha karmaşık” hale getirdiğini söyledi.
Ceuta’ya ulaşmaya çalışırken en az 72 kişi hayatını kaybetti; bunlardan bazıları boğulurken, diğerleri sınır çitine tırmanmaya çalışırken ezilerek öldü.
Sánchez, bu büyük akını “İspanya’nın toprak bütünlüğüne bir ihlal” olarak nitelendirdi.
Perşembe gününden itibaren sadece 24 saat içinde gerçekleşen bu insan akını, 85.000 nüfuslu şehri alt üst etti, Madrid için bir siyasi kriz tetikledi ve bazı AB ülkelerinden öfkeli tepkilere yol açtı.
Bu tepkiler arasında İspanya’nın Schengen serbest dolaşım bölgesinden askıya alınması çağrıları da yer aldı.
Cumartesi günü İspanyol polisi, başkalarının sınırı aşmasını önlemek için Fas sınırı açıklarında 500 metre uzunluğunda bir yüzen bariyer kurdu.
Fakat İspanya’nın sol hükümeti, İspanya’da yaşayan yaklaşık 500.000 göçmeni yasallaştırma planına zaten öfkeli olan sağ ve merkez sağ yönetimlerin ve muhalefetin baskısı altında kalmaya devam ediyor.
AB bakanları salı günü acil görüşmeler düzenlemeye karar verdiler. 22 AB ülkesinin liderleri, kontrolsüz sınır geçişlerinin daha da artmasını önleme gereğini gerekçe göstererek acil bir müdahale talep ettiler.
Zirve, Cumartesi günü AB üye devletlerini temsil eden yetkililer ile Frontex sınır ajansı uzmanlarının katıldığı “ciddi” bir toplantı sırasında çağrıldı.
AB liderleri, blok içindeki bölünmeleri gidermeye ve göç konusunda tek bir yaklaşımı yeniden tesis etmeye çalışıyor.
Avrupa
Daimler: Savunma yatırımları olumlu yan etkiler yaratacak

Daimler Truck’ın CEO’su, savunma sektörüne daha fazla yatırım yapmanın şirketin faaliyetleri için olumlu yan etkiler yaratacağını belirtti.
CEO Karin Rådström, Financial Times’a (FT) verdiği mülakatta, otonom sürüş alanındaki yenilikler ve daha hızlı geliştirme döngüleri gibi konularda kamyon üreticisinin savunma sektöründeki ortaklarından ders alabileceğini söyledi:
“Savunma sektöründe şu anda pek çok yenilik yaşandığını görüyoruz ve bunların sivil sektöre de fayda sağlayacağına inanıyoruz.”
Alman otomotiv şirketleri, büyüme sağlamak ve bazı durumlarda araçlarına olan talebin düşmesi nedeniyle atıl kalan fabrikalarını doldurmak için giderek daha fazla silah sektörüne yöneliyor.
Daimler Truck, haziran ayında savunma ürün yelpazesini genişletmek, daha geniş bir askeri araç yelpazesi geliştirmek ve Avrupa dışına açılmak için yüzlerce milyon avro düzeyinde bir yatırım yaptığını açıklamıştı.
Şirket ayrıca, savunma sektöründen elde ettiği geliri 2028 yılına kadar 1 milyar avroya çıkarma hedefini açıkladı.
Bu, 2025 olarak belirlenen önceki hedeften iki yıl daha erken bir tarih.
Daimler Truck, geçen yıl endüstriyel faaliyetlerinde 45,9 milyar avro satış gerçekleştirdi ama ABD’nin uyguladığı yüksek gümrük vergileri ve Kuzey Amerika pazarındaki yavaşlama nedeniyle kârında düşüş yaşadı.
Rådström, şirketin savunma iş kolunun “beklediğimizden daha hızlı” geliştiğini ve savunma sektörünün geleneksel iş kollarından daha hızlı büyüdüğünü söyledi.
CEO, Daimler Truck’ın, daha küçük hacimlerde üretime alışkın geleneksel savunma sektöründeki oyuncularından daha hızlı bir şekilde üretimi ölçeklendirme kapasitesine sahip olduğunu belirtti:
“Gerçek anlamda endüstriyelleşme kapasitemiz var çünkü, bildiğiniz gibi, şu anda tüm savunma bakanlıklarının ihtiyacı olan şey daha fazla kapasite ve bunu oldukça hızlı bir şekilde elde etmek.”
Ordular, savaş alanında güvenliği artırmak için otonom kamyonları kullanmayı planlıyor.
Rådström, otonom teknolojiye sahip kamyonların çalıştırılması için daha az askeri personele ihtiyaç duyulduğunu belirtti.
İşgücü talebinin azalması, yeni asker bulmanın zor olduğu uzun süren çatışmalarda da bir avantaj oluşturuyor ve işgücünün diğer alanlarda görevlendirilmesine olanak tanıyor.
Rådström, yüksek riskli çatışma bölgelerinde araçları kullanma ihtiyacının, uzaktan kumandalı sürüşün benimsenmesini ve birkaç kamyonun sürücüsü olan bir öncü aracın arkasında otonom olarak ilerlediği “konvoy sürüşü” gibi yeni özelliklerin geliştirilmesini teşvik ettiğini belirtti.
Aynı teknolojiler sivil alanda da farklı kullanım senaryolarıyla uygulanabilir. CEO, “Savunma amaçlı otonom projelerimizden edindiğimiz deneyimlerin bir kısmı, sivil alanda da geçerli,” dedi.
Kamyon taşımacılığı şirketlerinin maliyetlerinin yüzde 40’ını işgücü oluşturduğundan, otonom teknolojinin lojistik sektörünün kârlılığına katkı sağlayacağını belirtti.
“Maliyetin yüzde 40’ını ortadan kaldırabilir ve kamyonları bütün gece, 24 saat boyunca çalıştırmaya başlayabilirseniz, bu çok büyük bir avantajdır,” diyen Rådström, otonom yeteneklerin eklenmesinin sektörün karşı karşıya olduğu “en büyük değişim” olduğunu da ekledi.
Rådström’e göre şirket, önümüzdeki yıl ABD’deki belirli bölgelerde otonom sürüş yapabilen kamyonların teslimatına başlamayı hedefliyor ve “büyük çaplı piyasaya sürülme” ise 2028 için planlanıyor.
Alman kamyon grubu, otomotiv sektöründeki daha uzun geliştirme sürecine kıyasla, savunma alanındaki startup’ların yeni teknolojileri uygulamaya koyma hızından da ders alabilir.
Savaş alanı, yeni otonom teknolojiler için bir test ortamı oluşturuyor ve bu da yazılım ve donanımın hızlı bir şekilde geliştirilmesine olanak tanıyor, dedi.
Rådström, “Bu döngü, savunma sektöründe şu anda bizim normal iş yapma şeklimize kıyasla çok daha hızlı ilerliyor,” diye ekledi.
Avrupa
Romanya, nükleer santral soğutması için Tuna’da kontrollü patlama düzenledi

Romanya Deniz Kuvvetleri, soğutma işlemine yardımcı olmak amacıyla büyük miktarda suyu Eski Tuna Nehrine ve Cernavodă nükleer santraline yönlendirmek için kontrollü bir patlama gerçekleştirdi.
Adevărul gazetesi, bugün su akışını engelleyen büyük bir kayayı yerinden kaldırmak için yaklaşık 180 kg patlayıcı kullanıldığını bildirdi.
Savunma Bakanı Vekili Radu Miruță, operasyonu bir başarı olarak nitelendirerek, bunun santralin soğutulmasına ve nehirdeki su taşınmasına yardımcı olacağını söyledi.
Aşırı hava koşullarının devam etmesi nedeniyle Cernavodă santralinin bir noktada faaliyetlerini geçici olarak durdurmak zorunda kalabileceğini ancak santralin bir gün daha çalışmasının, patlatma maliyetinden daha değerli olduğunu belirtti.
Romanya ve Macaristan’ın karşı karşıya olduğu zorluk hakkında bir fikir vermek gerekirse, Tuna Nehri’nin su debisi Romanya’da saniyede 1.500 metreküpe düştü.
Bu rakam, temmuz ayı ortalamasının üçte birinden daha az.
Reuters’ın haberine göre, Avrupa’nın başlıca nehirlerinde kaydedilen rekor düzeyde düşük su seviyeleri, mal taşımacılığını kısıtladı, elektrik üretimini düşürdü ve şirket kârlarını azalttı.
Bu durum, kavurucu sıcaklıkların ve düzensiz yağışların iktsadi ilişkin endişeleri artırdı.
Rotterdam’ın hareketli limanından Sırbistan’daki hidroelektrik santrallerine kadar, su yolları tahıl ve petrol gibi malların taşınmasında ya da milyonlarca insanın evlerini serinletmeye çalıştığı bu dönemde çok ihtiyaç duyulan elektriğin üretilmesinde giderek daha az güvenilir bir yol haline geldi.
Emtia veri ve analiz şirketi Kpler’de enerji analisti olarak görev yapan Alessandro Armenia şunları söyledi:
“Bu durum, geçmişte gördüğümüz gibi tek bir bölgeyi değil, tüm Avrupa’yı etkiliyor. Mevcut dinamikler göz önüne alındığında, bu durum ya elektrik kesintileriyle karşılaşacağımız ya da çok daha fazla yatırım yapmamız gerektiği anlamına geliyor.”
Sırbistan’ın en büyük hidroelektrik santrali olan Djerdap 1’de üretim kapasitenin %20’sine düştü, santralin üretim müdürü Davor Maljoković, bir zamanlar geniş olan yanındaki nakliye kanalının daralarak kum ve çakıl yataklarını ortaya çıkardığını belirtti.
Su eksikliği ayrıca Sırbistan’ın Kostolac kömür santrallerindeki soğutma sistemlerini de aksattı, bu da santralleri üretimi azaltmaya zorladı.
Romanya’nın devlet nükleer enerji üreticisi Nuclearelectrica da aynı nedenden ötürü bu hafta başında iki reaktöründen birini kapatmak zorunda kaldı.
Dünya Basını1 hafta önceGlazyev yazdı: Hibrit dünya savaşının devam etmesinin nedenleri üzerine – 1
Diplomasi5 gün öncePaşinyan’dan Moskova’ya demiryolu resti
Avrupa2 hafta önceBurnham resmen Birleşik Krallık Başbakanı oluyor
Dünya Basını7 gün önceGlazyev yazdı: Hibrit dünya savaşının devam etmesinin nedenleri üzerine – 2
Dünya Basını1 hafta önceEski NATO yetkilisi Kujat’tan nükleer kış uyarısı
Avrupa2 hafta önceAlmanya, silahlanmak için borçlanıyor
Asya2 hafta önceDeepSeek kullanıcılarının özel sohbetleri Google’a sızdı
Avrupa1 hafta önce‘Yeraltı ülkesi’ geri geliyor: İsviçre sığınaklarında yeni ‘savaş düzenlemesi’











