Diplomasi
Avrupalı CEO’lar, Çin’den çok Hindistan’dan umutlu

Zorlu küresel makroekonomik koşullar nedeniyle artık daha fazla Avrupalı CEO, Çin’den ziyade Hindistan ile ilişkilerine daha yüksek öncelik veriyor.
The Conference Board ve Avrupa Sanayi Yuvarlak Masa Toplantısı, 5 Haziran Cuma günü ortak bir rapor yayınladı.
Düzenleyici istikrar ve basitlik, açıklık ve yatırım çekiciliği açısından üç yıl sonrasına ilişkin Çin’deki iş koşullarına yönelik beklentileri sorulan ankete katılanların yüzde 34’ü olumlu, yüzde 34’ü tarafsız ve yüzde 23’ü olumsuz yanıt verdi.
Rapor, nisan ayında Avrupa’nın en büyük 60 finans dışı şirketinin yöneticileriyle yapılan bir ankete dayanıyor.
The Conference Board iktisatçısı Alejandro Fiorito, geçen yıl yayınlanan bir raporda ankete katılanların yalnızca yüzde 8’inin Çin’e daha fazla yatırım yapmayı planladığını gösterdiği için, rakamların orta vadeden ziyade üç yılı aşan uzun vadede Çin hakkında daha olumlu görüşler olduğunu gösterdiğini söyledi.
Fakat yeni anket, Avrupalı CEO’ların Hindistan konusunda çok daha hevesli olduğunu ortaya koydu.
Ankete katılanların yüzde 63’ü olumlu, yüzde 7’si çok olumlu ve sadece yüzde 4’ü olumsuz görüş bildirdi.
Ankete katılanların yüzde 58’i, AB’yi Hindistan ile ilişkilerine –ticaret ve yatırım, tedarik zincirleri, teknoloji, güvenlik, iklim ve enerji gibi alanlarda– “çok yüksek öncelik” vermesi gerektiğini belirtirken, bu oran ABD için yüzde 53, Çin için ise yüzde 42 oldu.
CEO’ların dış pazarlara ilişkin göreceli iyimserliği, küresel iktisadi duruma ilişkin kısa vadeli endişeler ve Avrupa’daki iş koşullarına ilişkin karamsarlıkla kol kola gitti.
Diplomasi
ABD, NATO kuvvet planlamasındaki askeri varlığını azaltıyor

ABD, NATO Force Model kapsamında ittifakın kullanımına sunduğu askeri teçhizatın önemli bir kısmını geri çekme kararı alarak yeni bir paylaşım listesini ortaklarına iletti. Welt gazetesinin haberine göre başta savaş uçakları, insansız hava araçları ve donanma unsurları olmak üzere birçok kritik askeri varlığı azaltmayı planlayan Washington, oluşan boşluğun Avrupa ve Kanada tarafından doldurulmasını istiyor.
Alman Welt gazetesinin haberine göre, Amerika Birleşik Devletleri (ABD), NATO bünyesinde gelecekteki askeri planlamalara sunmayacağı teçhizatların yer aldığı bir listeyi ittifaka iletti.
Yapılması planlanan bu değişiklikler, NATO’nun olası bir çatışma anında 10 gün ile 6 ay arasındaki sürelerde cephe hattına hızla sevk etmeye hazırlandığı askeri güçleri önceden belirlediği “NATO Force Model” (NATO Kuvvet Modeli) yapısını doğrudan etkileyecek.
Washington yönetiminin askeri varlıklarında en büyük kesintiye gitmek istediği alanların başında hava kuvvetleri ve donanma unsurları geliyor.
Planlanan değişiklikler kapsamında ABD, NATO planlamasındaki çok amaçlı F-16 savaş uçaklarının sayısını 99’dan 63’e, F-15E savaş bombardıman uçaklarının sayısını ise 54’ten 36’ya düşürmeyi hedefliyor.
Hava ikmal kapasitesinde de azaltmaya gitmek isteyen Washington, KC-135 tanker uçaklarının sayısını 71’den 63’e indirmeyi ve en modern modeli olan 8 adet KC-46 tanker uçağının tamamını NATO listesinden çıkarmayı amaçlıyor.
Deniz karakol uçakları ve insansız hava araçları tamamen çekiliyor
ABD’nin planı, deniz istihbarat havacılığı ve insansız hava araçlarında da kapsamlı sınırlamalar içeriyor. Deniz devriye ve karakol uçağı olan P-8A Poseidon sayısının 26’dan 15’e indirilmesi öngörülüyor.
Ayrıca ABD’nin tüm uzun menzilli istihbarat ve keşif dronlarını sistemden tamamen çekmeyi, büyük boyutlu MQ-9 Reaper insansız hava araçlarının sayısını ise neredeyse yarı yarıya azaltmayı hedeflediği belirtiliyor.
Donanma tarafında ise NATO, gelecekteki operasyonel planlamalarda ABD’ye ait mevcut iki uçak gemisi taarruz grubundan yalnızca birine güvenebilecek.
İttifak planlaması, seyir füzesi fırlatma kabiliyetine sahip Amerikan denizaltılarından tamamen mahrum kalırken; hava savunma, füze savunması, füze taarruzu ve filoya refakat etmekle görevli kruvazör ile muhrip birliklerinin neredeyse yarısı liste dışı kalacak. Benzer şekilde, mevcut iki bombardıman uçağı birliğinden de yalnızca biri sistemde tutulacak.
Washington, ortaya çıkacak bu kapasite boşluklarının Avrupa ülkeleri ve Kanada tarafından kendi öz kaynaklarıyla daha hızlı bir şekilde kapatılmasını talep ediyor.
Konu, NATO askeri planlamacılarının gerçekleştirdiği toplantının ardından NATO Avrupa Müttefik Yüksek Komutanlığı Genelkurmay Başkanı Orgeneral Alexus Grynkewich tarafından da gündeme getirildi.
NATO yetkilileri ise basına sızan somut rakamları resmi olarak doğrulamaktan kaçınıyor. NATO Sözcüsü Allison Hart konuya ilişkin yaptığı açıklamada, geçmişte Amerikan askeri güçlerine karşı aşırı bir bağımlılığın söz konusu olduğunu ifade etti.
Hart, Avrupa ve Kanada’nın savunma harcamalarının artmasıyla birlikte sorumluluk dengesinin değişebileceğini kaydetti. Sözcü, bu durumun uzun vadede NATO’nun savunma planlarını daha sürdürülebilir kılacağını dile getirdi.
Avrupa ülkeleri açısından en büyük zorluğu ise zaman kısıtlaması oluşturuyor. Welt’in aktardığı bilgilere göre, konuya ilişkin ek istişarelerin haziran ayı ortasında yapılması planlanıyor.
İttifak üyelerinin ortak ve üzerinde uzlaşılmış bir pozisyon sergilemek istediği NATO Liderler Zirvesi ise 7-8 Temmuz tarihlerinde Ankara’da gerçekleştirilecek.
Bu durum, Amerikan güçlerinden boşalacak yerlerin nasıl doldurulacağına dair karar alması gereken Avrupa ülkelerinin önünde yalnızca birkaç haftalık bir süre kaldığı anlamına geliyor.
Diplomasi
Ukrayna’nın saldırısıyla Azak Denizi’nde 5 Azerbaycanlı denizci hayatını kaybetti

Azak Denizi’ndeki Taganrog Körfezi’nde iki kargo gemisine düzenlenen insansız hava aracı saldırılarında beş Azerbaycan vatandaşı hayatını kaybetti, üçü ise yaralandı. Rusya Dışişleri Bakanlığı saldırıların arkasında Ukrayna’nın olduğunu açıklarken, Ukrayna tarafı bölgedeki Rus lojistik hatlarını hedef aldığını duyurdu.
Azak Denizi’ndeki Taganrog Körfezi’nde 5 Haziran gecesi iki kargo gemisine insansız hava araçlarıyla (İHA) saldırı düzenlendiği bildirildi.
Azerbaycan Dışişleri Bakanlığı tarafından yapılan açıklamada, Natra ve Cirkon adlı kuru yük gemilerini hedef alan insansız hava araçlarının saldırısı sonucunda beş Azerbaycan vatandaşının hayatını kaybettiği, üç vatandaşın ise yaralandığı belirtildi.
Bakanlık verilerine göre, gemilerde toplam 25 Azerbaycan vatandaşı bulunuyordu ancak söz konusu gemiler Azerbaycan’a ait değildi. Palau ve Belize bayrakları altında seyreden gemilerin, tahıl yüklemek üzere Türkiye’den Rostov-na-Donu limanına doğru ilerlemekte olduğu aktarıldı.
Axar.az portalının haberine göre, Natra isimli gemiye dört adet insansız hava aracı isabet etti ve isabetlerin ardından gemide yangın çıktı. Mürettebatın yangını kendi imkanlarıyla söndürmeyi başardığı, geminin batmadığı ancak römorkörle çekilmesi gerektiği ifade edildi.
Cirkon adlı gemiye de dört isabetin gerçekleştiği kaydedildi. Bu gemideki mürettebatın ise batmakta olan gemiyi cankurtaran filikalara binerek terk ettiği bildirildi.
Hayatta kalan denizcilerin, olay yerinin yakınından geçen üç gemi tarafından kurtarıldığı açıklandı. Kurtarılan denizcilerin sabah saatlerinde Yeysk Limanı’na ulaştırıldığı, yaralıların ise hastaneye sevk edildiği belirtildi.
Hasar gören Natra gemisini çekmek üzere iki geminin yola çıktığı, Azerbaycan’ın Rusya Büyükelçiliğinden birkaç görevlinin de olayın meydana geldiği bölgeye hareket ettiği bildirildi.
Rusya Dışişleri Bakanlığı, Azak Denizi’ndeki kargo gemilerine yönelik İHA saldırısının arkasında Ukrayna’nın bulunduğunu iddia etti. Rusya Dışişleri Bakan Yardımcısı Mihail Galuzin konuya ilişkin yaptığı açıklamada, “Karadeniz ve Akdeniz havzalarında barışçıl sivil gemilere insansız hava araçlarıyla ve deniz araçlarıyla kimin saldırdığını iyi biliyoruz. Bu, tabiri caizse malum bir ülkedir. Daha doğrusu, o ülkede yönetimi gasbeden rejimdir” ifadelerini kullandı.
Rusya Savunma Bakanlığının raporuna göre, geçen gece ülke toprakları üzerinde Ukrayna’ya ait 123 insansız hava aracı imha edildi ve engellendi.
Bu araçların bir kısmının Azak Denizi semalarında düşürüldüğü kaydedildi. Ukrayna Silahlı Kuvvetleri İnsansız Sistemler Kuvvetleri ise gece düzenlenen saldırıda, geçici olarak işgal altındaki Mariupol ve Berdyansk limanları ile kıyı sularında bulunan beş Rus gemisinin vurulduğunu duyurdu.
Ukrayna İnsansız Sistemler Kuvvetleri Komutanı Robert Brovdi, Telegram kanalı üzerinden yaptığı paylaşımda, “İşgalcinin kaçakçılık lojistiği durdurulmalıdır” diye yazdı.
Brovdi, Ukrayna tahılını taşıyan Rus gemilerini ne kuru yük gemileri ile tankerlerin boyanmış isimlerinin ne de kapatılmış radarlarının kurtarabileceğini ileri sürerek, saldırıların devam edeceğini ifade etti.
Diplomasi
Zelenskiy’den Putin’e mektup

Ukrayna Devlet Başkanı Zelenskiy, Rusya Devlet Başkanı Putin’e açık bir mektup göndererek doğrudan temas, net bir tarih belirlenmesi ve müzakereler süresince tam bir ateşkes ilan edilmesi şartıyla yüz yüze görüşme teklifinde bulundu. ABD Başkanı Trump iki tarafa da taviz verme çağrısı yaparak görüşme fikrini desteklerken, Kremlin sözcüsü Dmitriy Peskov Ukrayna liderinin mektupta önceden reddettiği Moskova seçeneğini öne sürerek Zelenskiy’nin her an gelebileceğini belirtti.
Ukrayna Devlet Başkanı Vladimir Zelenskiy, perşembe gecesi Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin’e gönderdiği açık mektupta yüz yüze bir görüşme gerçekleştirmeyi teklif etti.
Bu mektup, Kremlin liderinin Ukrayna tarafından düzenlenen bir dizi saldırının ardından Moskova’nın hava savunmasını güçlendirmesi gerektiğini kabul etmesinden kısa bir süre sonra geldi.
Her iki tarafı da çatışmayı sona erdirmeye zorlayan ve göreve geldikten sonra bir gün içinde savaşı bitirebileceğini iddia eden ABD Başkanı Donald Trump, Putin ile Zelenskiy arasında yüz yüze yapılacak bir görüşmenin “harika” olacağını söyledi ancak her iki tarafı da taviz vermeye itti.
Kremlin ise mektubun henüz Putin’e gösterilmediğini bildirdi ancak Zelenskiy’nin Moskova’da “her an” Putin ile görüşebileceğini kaydetti; Ukrayna lideri ise mektubunda bu seçeneği önceden kesin bir dille reddetti.
Zelenskiy mektubunda, “Ukrayna, bu savaşı bizimle sizin aranızdaki doğrudan temas yoluyla bitirmeyi teklif ediyor. Bir görüşme teklif ediyorum” ifadelerini kullandı.
Ukrayna lideri, “Böyle bir görüşme için net bir tarih belirlenmesini öneriyorum” dedi. Zelenskiy ayrıca, “Ukrayna, müzakerelerin devam ettiği süre boyunca tam bir ateşkes ilan etmeye hazırdır” diye ekledi.
Öte yandan geçen yıl Beyaz Saray’da Zelenskiy’yi azarladığı için eleştirilere maruz kalan, diğer yandan ise Putin’i Alaska’da bir zirveye davet eden Trump, tarafların “belki de görüşmeyi konuşuyor olmalarından memnuniyet duyduğunu” belirtti.
Trump, Oval Ofis’te gazetecilere yaptığı açıklamada, “Bunda çok büyük payımız olduğunu düşünüyorum. Görüşürlerse harika olacağını düşünüyorum. Görüşmeliler ve bu işi bitirmeliler” dedi.
ABD öncülüğünde aylardır yürütülen müzakereler tarafları bir anlaşmaya yaklaştırmayı başaramazken, Trump’ın dikkatinin büyük bir kısmının ABD ve İsrail’in üç aydan uzun bir süre önce başlattığı İran savaşı tarafından emildiği görülüyor.
Trump, Ukrayna ve Rusya’yı kastederek detay vermeden, “Her ikisi de tavizler verecek, bu tavizleri ben önerdim ve bilirsiniz, bunda çok büyük payımız oldu” şeklinde konuştu.
2022 yılında askeri müdahaleyi başlatan Rusya, barış görüşmelerinin ön koşulu olarak, Kiev ordusunun halen büyük bölümünü kontrol ettiği doğudaki Donbass bölgesinden Ukrayna’nın çekilmesini talep ediyor.
Zelenskiy’nin çağrısı yayımlanmadan hemen önce St. Petersburg’da AFP de dahil olmak üzere yabancı gazetecilere konuşan Putin, Ukrayna liderinin meşruiyetini sık sık gündeme getirdiği sorgulamasını yinelemişti.
Putin, Zelenskiy’nin ilk beş yıllık görev süresinin 2024 yılında dolmasının ardından, onun Ukrayna’nın meşru lideri olup olmadığı sorusunun “analiz edilmesi” gerektiğini ifade etmişti.
Ukrayna’da sıkıyönetim yasaları savaş döneminde seçim yapılmasını yasaklıyor ve Zelenskiy, tam bir ateşkes sağlandığı takdirde nihai bir barış anlaşması için oylama veya referandum düzenlemeyi teklif ediyor.
Putin, Zelenskiy ile ancak önceden üzerinde mutabık kalınmış bir anlaşmayı nihayete erdirmek için görüşeceğini söyleyerek, bu aşamadan önce görüşme çağrılarını reddetmişti.
Mektubun yayımlanmasının ardından devlet medyasında yer alan habere göre Kremlin Sözcüsü Dmitriy Peskov, “Zelenskiy Moskova’ya her an gelebilir” dedi.
Zelenskiy ise mektubunda, “Eğer bu savaşı sona erdirme zamanının geldiği kanaatine kişisel olarak varmazsanız, Ukrayna varlığı için savaşmaya devam edecektir” ifadelerini kullandı.
Putin ise perşembe günü, Ukrayna’da artan güven karşısında kendi kuvvetlerinin savaş alanındaki başarılarını övdü.
Rusya’nın Ukrayna’ya yönelik taarruzunun bir “stratejik felaket” haline gelip gelmediği sorulduğunda Putin, Rusya’nın “tüm temas hattı boyunca ilerleme kaydettiğini” söyledi. Putin ayrıca, “Ukrayna ile barışçıl yollarla bir anlaşmaya varmaya kesinlikle hazırız ve bunu arzuluyoruz” diye ekledi.
Putin, Ukrayna insansız hava araçlarının Rus Davos’u olarak adlandırılan St. Petersburg Uluslararası Ekonomi Forumu’nun (SPIEF) açıldığı gün kentteki bir petrol terminalini ve deniz üssünü vurmasından bir gün sonra konuşarak, Rusya’nın hava savunma sistemlerini geliştirmesi gerektiğini de kabul etti.
Rus lider, “Rusya’nın bir hava savunma sistemi var. Evet, bunu geliştirmeliyiz. Evet, bunu güçlendirmeliyiz. Bunu da yapacağız” dedi.
Görüş3 gün önceXi liderliğinde yükselen Çin diplomasisi: Bütün yollar Pekin’e çıkıyor
Dünya Basını1 hafta önceKomünizme karşı siper olarak Siyonizm
Görüş5 gün önceÇok kutupluluğun çift yönlü asimetrisi: Yeni dünya dengesini nasıl bulacak?
Asya2 hafta önceJaponya hükümeti, enerji fiyat artışlarına karşı bütçe ayırıyor
Dünya Basını4 gün önceABD’li iktisatçı Wolff: Küresel güney artık yeni bir dünya düzeni kuruyor
Ortadoğu1 hafta önceİddia: İran, zenginleştirilmiş uranyumu Çin’e göndermeye razı oldu
Görüş1 hafta önceBüyük Güç Rekabetinden Stratejik İstikrara: Çin-ABD İlişkilerinde Yeni Yönelim
Asya1 hafta önceQUAD ülkeleri kritik mineral ortaklığını başlatıyor








