Diplomasi
Avrupa’ya ulaşan hantavirüs salgını: Neler oldu?

Arjantin’den Cabo Verde’ye seyreden MV Hondius gemisinde patlak veren ve insandan insana bulaşma kabiliyeti taşıyan nadir Andes virüsü salgını, gemiden ayrılan yolcular aracılığıyla Avrupa’ya sıçradı. Dünya Sağlık Örgütü, öldürücülük oranı yüzde 40’a ulaşabilen bu türe dair filyasyon çalışmalarını başlatırken gemi, 45 günlük karantina eşliğinde Kanarya Adaları’na yöneldi.
Arjantin’in Ushuaia limanından Cabo Verde’ye doğru hareket eden MV Hondius isimli yolcu gemisinde saptanan hantavirüs salgınına dair yeni ayrıntılar kamuoyuna yansıdı.
New York Post’un haberine göre, gemide hantavirüs vakalarının saptanmasının ardından en az 23 yolcu 24 Nisan tarihinde Güney Atlantik’teki Saint Helena Adası’nda gemiden ayrılarak farklı ülkelere geri döndü.
Gemide kalmaya devam eden bir yolcu, İspanyol El País gazetesine yaptığı açıklamada, yolcuların Saint Helena’da gemiden ayrılırken olası enfeksiyon riski hakkında bilgilendirilmediğini aktardı.
Söz konusu yolcu, “Avustralyalı bir yolcu Avustralya’ya, Tayvanlı bir yolcu Tayvan’a, Amerikalılar ise ABD’nin farklı eyaletlerine döndü. İngiliz yolcu İngiltere’ye, Hollandalılar ise evlerine gitti. Diğerlerini hatırlamıyorum” ifadesini kullandı.
Toplam 23 farklı milliyetten 88 yolcu ve 59 mürettebat olmak üzere 147 kişinin bulunduğu gemi; Antarktika, Güney Georgia, Nightingale Adaları, Tristan da Cunha, Saint Helena ve Ascension duraklarını içeren bir rota izliyordu.
Dünya Sağlık Örgütü (DSÖ), vakalarda tespit edilen patojenin muhtemelen insandan insana bulaşma kabiliyetine sahip nadir bir tür olan Andes virüsü olduğunu bildirdi.
Bu spesifik varyantın öldürücülük oranının yüzde 40 düzeyine çıkabildiği kaydedildi. Uzmanlar, hantavirüsün Kovid-19’a kıyasla bulaşıcılığının oldukça düşük olması sebebiyle enfeksiyonun geniş çaplı bir yayılım göstermesini beklemiyor.
Nebraska Üniversitesi Tıp Merkezi Halk Sağlığı Fakültesi Dekanı Ali Khan, konuya ilişkin değerlendirmesinde, “Virüsün bulaşması için enfekte kişinin biyolojik sıvılarıyla yakın temas gereklidir” dedi. Khan, kısa süreli temasların bulaş riski taşımadığını vurguladı.
Arjantinli müfettişlerin elde ettiği veriler, gemideki enfeksiyonun kaynağının Hollandalı bir çift olabileceğine işaret etti. Çiftin, geminin 20 Mart tarihindeki hareketinden birkaç gün önce Arjantin’in güneyindeki Ushuaia şehrinde katıldıkları kuş gözlemi turu sırasında kemirgenlerden virüs kaptığı değerlendiriliyor.
Hollandalı 70 yaşındaki erkek yolcu, geminin Saint Helena durağından yaklaşık iki hafta önce, 11 Nisan tarihinde hayatını kaybetti.
Daha sonra enfeksiyon nedeniyle yaşamını yitiren eşi ise kocasının cenazesi ve yaklaşık 20 yolcuyla birlikte karaya çıktı. Süreç içinde 78 yaşındaki bir Alman vatandaşının daha hayatını kaybettiği bildirilirken gemide enfeksiyon şüphesi taşıyan en az sekiz kişinin daha bulunduğu kaydedildi.
Geminin işletmecisi Oceanwide Expeditions, durumu ağır olan bazı yolcuların Hollanda’daki sağlık ekiplerine teslim edildiği bilgisini paylaştı. Tahliye edilenler arasında, durumu daha önce ağır olarak nitelenen ancak sonrasında iyileşme gösteren gemi doktorunun da bulunduğu aktarıldı.
İsviçre’ye dönen bir yolcunun çarşamba günü yapılan hantavirüs testi pozitif sonuç verdi. İlk olarak Zürih’te hastaneye kaldırılan yolcunun ilk analizinin negatif çıktığı, zira virüsün sekiz haftaya kadar kuluçka döneminde kalabildiği belirtildi. Zürih makamları, “İsviçre halkı için bir risk bulunmadığını” duyurdu.
Fransa’da ise gemide bulunmayan ancak enfekte yolculardan biriyle uçuş sırasında temas kurmuş olabileceği değerlendirilen bir kişiye yönelik inceleme başlatıldı. Hollandalı RTL kanalının haberine göre, virüs nedeniyle hayatını kaybeden 69 yaşındaki Hollandalı kadınla Johannesburg’da temas kuran Haarlem kentinden bir kabin memuru, enfeksiyon şüphesiyle hastaneye kaldırıldı.
Ayrıca gemide bulunan 65 yaşındaki bir Alman vatandaşı da Düsseldorf Üniversite Kliniği’ne sevk edildi. Doktorlar, kadında henüz bir semptom görülmediğini ve hastaneye yatış işleminin hayatını kaybeden Alman vatandaşıyla temas kurması sebebiyle ihtiyati tedbir amaçlı yapıldığını açıkladı.
Filyasyon çalışmalarına, güzergahın farklı aşamalarında gemiden ayrılan yolcu ve mürettebat listelerinin oluşturulmasına rağmen geç başlandığı görüldü. Gemideki bir yolcu, insanların salgından habersiz şekilde gemiden ayrıldığını, ilk yolcunun 6 Nisan’da hastalanmasına rağmen DSÖ’nün kendileriyle temas kurmaya ancak üç gün önce başladığını ifade etti.
Gemi işletmecisi Oceanwide Expeditions’ın da salgınla ilgili bildirimleri yolculara yakın zamanda gönderdiği kaydedildi.
New York Post’a konuşan şirket sözcüsü, “Temas takibi devam etmektedir. Gemiden ayrılan yolcular, gemi işletmecisi tarafından hantavirüs vakası hakkında bilgilendirilmiş ve kendilerinden herhangi bir belirti veya semptomu bildirmeleri istenmiştir” açıklamasında bulundu.
MV Hondius’taki yolcu ve mürettebatın 45 günlük karantina süreci gemide devam ediyor. Cabo Verde limanına girişine izin verilmeyen gemi, çarşamba akşamı Kanarya Adaları’na doğru dört gün sürecek yolculuğuna başladı.
DSÖ ve Oceanwide Expeditions, geminin İspanya’nın Tenerife kentine ulaşacağını ve yolcuların burada karaya çıkabileceğini bildirdi.
Kanarya Adaları Özerk Hükümeti Başkanı Fernando Clavijo, yolcuların virüsü yerel halka bulaştırabileceği yönündeki çekincelerini dile getirdi.
İspanya merkezi hükümeti ise bu açıklamaları sorumsuzlukla suçlayarak enfeksiyonun yayılma riskinin son derece düşük olduğunu ve gemide İspanya vatandaşlarının da bulunduğunu vurguladı.
Diplomasi
UEFA, FIFA’nın özelleştirilmesi halinde Dünya Kupası’nı boykot edecek

Avrupa futbolunun yönetim organı olan UEFA, FIFA’nın ticari faaliyetlerinin bir kısmını özelleştirmeye yönelik öneriyi kabul etmesi halinde, oybirliğiyle Dünya Kupası’nı boykot etme kararı aldı.
FIFA salı günü, ticari faaliyetlerini özel bir kuruluşa devretmeyi öngören bir öneri yayınladı.
Bu öneride, ABD Başkanı Donald Trump’ın damadı Jared Kushner’ın kardeşi Josh Kushner’ın CEO’su olduğu Thrive Capital’in baş yatırımcı olarak adı geçti.
UEFA, yaptığı açıklamada, “Dünya Kupası bir yatırım ürünü olarak değerlendirilemez. Hiçbir kısmı asla özel yatırımcılara devredilmemelidir. Dünya Kupası satılık değildir,” demişti.
Teklifin kabul edilmesi için FIFA’nın 211 üye federasyonunun çoğunluğunun desteği gerekiyor.
Fakat teklif Avrupa genelinde yoğun eleştirilere maruz kaldı. UEFA, yalnızca 55 üye federasyondan oluşuyor.
Açıklamada, “FIFA Dünya Kupası futbola aittir. Her zaman da öyle kalacaktır. Avrupa’nın söz hakkı olduğu sürece, Dünya Kupası asla satılık olmayacaktır,” denildi.
Avrupa Birliği Spor Komiseri Glenn Micallef, X’te yaptığı açıklamada, “UEFA’nın bu açıklamasını memnuniyetle karşılıyorum ve tutumunu tam olarak destekliyorum,” dedi ve “Avrupa futbol federasyonlarının yönetişim konusunda öncülük etmesinden gurur duyduğunu” ekledi.
Çarşamba günü komisyon üyesi, “rekabet hukuku hususları” gerekçesiyle FIFA’nın önerisini soruşturma tehdidinde bulunmuştu.
Kadınlar U-20 Dünya Kupası eylül ayında düzenlenecek ve FIFA planlarından vazgeçmezse, bu turnuva Avrupa futbol federasyonlarının boykotu sonuna kadar sürdürme kararlılığının ilk sınavı olabilir.
Kadınlar ve erkekler U-17 Dünya Kupaları da 2026’nın ilerleyen aylarında düzenlenecek.
En son 2023’te İspanya’nın kazandığı tam kadro Kadınlar Dünya Kupası ise 2027’de Brezilya’da gerçekleştirilecek.
POLITICO Çarşamba günü yayınladığı haberde, Avrupa futbolunun yönetim organındaki bir dizi üst düzey yetkilinin, mevcut görev süresi gelecek yıl sona erecek olan FIFA Başkanı Gianni Infantino’ya karşı Katarlı Nasır el-Halifi’yi aday çıkarmayı planladığını bildirmişti.
Diplomasi
ABD, BAE destekli çip üreticisi GlobalFoundries’e fon sağlayacak

GlobalFoundries, ABD hükümetinin daha verimli yapay zeka veri merkezlerini desteklemek amacıyla silikon fotonik teknolojisinin araştırma ve geliştirme çalışmalarını güçlendirmek üzere çip üreticisine 300 milyon dolarlık bir hibe vereceğini duyurdu.
Bu hibe, Washington’un Çin ile arasındaki küresel rekabette konumunu güçlendirmeye çalıştığı bir dönemde, ABD Başkanı Donald Trump’ın CHIPS Yasası kapsamındaki araştırma fonlarını kritik yarı iletken teknolojilerine yöneltme çabasının bir parçası.
Yönetim daha önce yarı iletken üretim ekipmanları için 150 milyon dolar ve kuantum bilişim için 2 milyar dolar tahsis etmişti.
Silikon fotonik, çipler arasında veri aktarımı için elektrik sinyalleri yerine ışığı kullanır ve bu sayede yapay zeka sistemleri için daha yüksek bant genişliği ve daha düşük güç tüketimi sağlar.
ABD Ticaret Bakanlığı’ndan sağlanan bu fon, veri aktarım hızlarını ve enerji verimliliğini daha da artırmak amacıyla silikon fotoniği yapay zeka işlemcileriyle doğrudan entegre eden bir teknoloji olan “ortak paketlenmiş optik” alanındaki gelişmeleri desteklemeyi de amaçlıyor.
Silikon fotoniği ve gelişmiş optik paketleme tedarik zincirinin büyük bir kısmı şu anda ABD dışında yoğunlaşmış durumda.
Bu alandaki başlıca üreticiler arasında Tayvanlı TSMC ve İsrailli Tower Semiconductor yer alıyor.
Çarşamba günü açıklanan 300 milyon dolarlık fon, GlobalFoundries’e 2024 yılında Malta (New York) ve Burlington’da (Vermont) fabrikalar kurması için tahsis edilen 1,5 milyar dolarlık önceki fonu tamamlayacak.
Teknoloji Direktörü Gregg Bartlett, Reuters’a verdiği demeçte yeni fonun, GlobalFoundries’in halihazırda ürettiği çiplerin yanı sıra optik bileşenlerin üretimi ve paketlenmesi için bu tesislerde kullanılacak yeni malzemeler ve teknikler üzerine yapılacak araştırmalara destek olacağını söyledi.
Bartlett, “Çıplak silikon yonga plakasından başlayarak, ABD’de kalitesi kanıtlanmış ve test edilmiş bir optik modül sevk edebilme yeteneğine sahip, uçtan uca hizmet sunan tek bir şirketin olması, bizim için benzersiz bir yetkinlik olduğunu düşünüyoruz,” dedi.
GlobalFoundries, veri aktarım hızlarını saniyede 400 gigabite çıkarmayı ve mevcut nesil uygulamalara kıyasla enerji verimliliğini beş katına çıkarmayı hedeflediğini açıkladı.
Abu Dabi varlık fonu Mubadala, GlobalFoundries’in yaklaşık %73’üne sahip. ABD Ticaret Bakanlığı ise ayrı bir anlaşma kapsamında bu çip üreticisinin yaklaşık %1’lik hissesini alacak.
Diplomasi
Kiev’de vurulan İHA fabrikasının ABD’li şirkete ait olduğu bildirildi

Rusya’nın Kiev’de imha ettiğini açıkladığı insansız hava aracı fabrikasının ABD’nin Delaware eyaletinde kayıtlı bir şirkete ait olduğu bildirildi. The Guardian gazetesi, Terminal Autonomy adlı firmanın Rusya topraklarının derinliklerine saldırı düzenlemek amacıyla yüksek hassasiyetli İHA’lar ürettiğini aktardı. Şirket, yapay zeka kontrollü mühimmatların cephede aktif olarak kullanıldığını belirtiyor.
Rusya ordusunun Ukrayna’nın başkenti Kiev’de düzenlediği hava saldırılarında imha edilen insansız hava aracı (İHA) fabrikasının, ABD’nin Delaware eyaletinde kayıtlı bir Amerikan şirketine ait olduğu bildirildi.
The Guardian gazetesinin kaynaklara dayandırdığı haberine göre, Terminal Autonomy adlı şirket, yönlendirme sistemleri parazit ve sinyal kesicilere karşı korumalı olan ve Rusya topraklarının derinliklerine saldırı düzenlemek amacıyla tasarlanan yüksek hassasiyetli İHA’lar üretiyor.
ABD’de 2023 yılında tescil edilen Terminal Autonomy şirketinin internet sitesinde, firmanın yapay zeka ile kontrol edilen dolanan mühimmatlar ve yüksek hassasiyetli mühimmatlar kullandığı, bunların “ön cephede düşman kuvvetlerine karşı halihazırda aktif biçimde uygulandığı” bilgisi yer alıyor.
Rusya Savunma Bakanlığı tesisin hedef alındığını duyurmuştu
Rusya Savunma Bakanlığı, 26 Temmuz’a bağlanan gece Kiev’in güneybatısında İHA montaj ve depolama alanının vurulduğunu açıklamıştı. Bakanlık, Ukraynalı ve Amerikalı uzmanların katılımıyla bu tesiste aylık bin adede kadar İHA üretimi yapıldığını bildirdi.
Bakanlığın açıklamasında, bu tesiste AQ-400 Scythe (“Kosa”) ve AQ-100 Bayonet (“Ştık”) tipi saldırı İHA’ları ile RQ-100 Scout (“Skaut”) tipi keşif İHA’larının üretildiği kaydedildi.
Aynı gece Kiev’de İHA ve yedek parça üretimi yapan “Smart Intelligent Systems” (“Smart intellidjent sistem”) işletmesinin de vurulduğu aktarıldı. Rusya Savunma Bakanlığı, Ukrayna başkenti ile Odessa bölgesindeki Çernomorsk liman altyapı tesislerine grup saldırısı düzenlendiğini duyurdu.
Rusya Savunma Bakanlığı, saldırıların yalnızca Ukrayna’nın askeri ve enerji tesisleri ile bunlarla bağlantılı altyapıya yönelik gerçekleştirildiğini vurguluyor.
Öte yandan Financial Times gazetesi, Ukraynalı yetkililere dayandırdığı haberinde, ABD ve Fransa’nın Rusya topraklarına yönelik İHA saldırılarının planlanmasında Ukrayna’ya istihbarat sağladığını yazmıştı.
Dünya Basını7 gün önceGlazyev yazdı: Hibrit dünya savaşının devam etmesinin nedenleri üzerine – 1
Diplomasi3 gün öncePaşinyan’dan Moskova’ya demiryolu resti
Avrupa2 hafta önceBurnham resmen Birleşik Krallık Başbakanı oluyor
Dünya Basını6 gün önceGlazyev yazdı: Hibrit dünya savaşının devam etmesinin nedenleri üzerine – 2
Avrupa2 hafta önceAlmanya, silahlanmak için borçlanıyor
Dünya Basını7 gün önceEski NATO yetkilisi Kujat’tan nükleer kış uyarısı
Asya2 hafta önceDeepSeek kullanıcılarının özel sohbetleri Google’a sızdı
Avrupa6 gün önce‘Yeraltı ülkesi’ geri geliyor: İsviçre sığınaklarında yeni ‘savaş düzenlemesi’












