Asya
Avustralya’nın önde gelen madencilik şirketleri Çin’den gelen taleple canlandı

Avustralya’nın en büyük madencilik şirketleri, dünyanın en büyük ikinci ekonomisindeki yavaşlama ve emlak krizine rağmen Çin’deki çelik talebinin güçlü kalmaya devam ettiğini, demir cevheri fiyatının yükseldiğini ve analistlerin beklentilerine büyük ölçüde uygun kazançlar sağladığını söylüyor.
Avustralya’da borsaya kayıtlı en büyük üç kaynak şirketi olan BHP, Rio Tinto ve Fortescue bu hafta açıkladıkları mali sonuçlarla demir cevheri piyasasının bir fotoğrafını çekti. Demir cevheri, BHP ve Rio’nun ilgili raporlama dönemlerinde faiz, vergi, amortisman ve itfa öncesi karlarının (FAVÖK) neredeyse %70’ini, Fortescue’nun ise tamamını oluşturdu.
Refinitiv’e göre, dünyanın en büyük demir cevheri ithalatçısı olan Çin, küresel denizyolu arzının yaklaşık %70’ini satın alıyor ve dünya çeliğinin yarısını üretiyor. Fitch’e göre ham çelik üretimi 2023 yılında bir milyar tonun biraz üzerinde sabit kaldı ve bu çeyrekte yavaşlaması bekleniyor.
Nikkei Asia’nın haberine göre, üç şirketin patronları, ciddi bir konut bolluğu Çinli büyük müteahhitleri zorlarken, altyapı, makine, araba imalatı, gemi yapımı, tüketim malları ve yeşil enerji gibi diğer sektörlerdeki büyümenin emlak sektöründeki zayıflığı dengelemeye yardımcı olduğunu söyledi.
BHP CEO’su Mike Henry, “Önümüzdeki yılın görünümüne bakacak olursak, bunun (çelik üretiminin) altıncı yıl üst üste bir milyar tonun üzerinde olacağını düşünüyoruz, bu oldukça olumlu ve bunun nedeni Çin ekonomisinin oldukça iyi performans gösteren bazı sektörlerinin aslında çelik yoğun olmaya devam etmesidir” dedi.
Henry, orta ve uzun vadede BHP’nin rekabet edebilmek için düşük üretim maliyetlerini korumaya odaklanacağını çünkü Çin talebinin “plato çizip düşüşe geçeceğini” ve Afrika ile Batı Avustralya’nın Pilbara bölgesinde planlanan madenlerden daha fazla arz beklendiğini söyledi.
Rio Tinto İcra Kurulu Başkanı Jakob Stausholm, şirketin Çin ekonomisini “çok sağlam” olarak gördüğünü söyledi. Emlak sektörü daralırken, diğer sektörlerin “çok güçlü” kaldığını ve talebin altyapı büyümesiyle desteklendiğini belirtti.
Fortescue CEO’su Dino Otranto da Çin’in çelik talebinin daha çeşitli hale geldiğini söyleyerek bu düşünceyi tekrarladı.
Otranto, karbonsuzlaştırma çabalarına yönelik harcamalara atıfta bulunarak, “Bizi yukarı yönde şaşırtan şey otomotiv endüstrisi, hatta Çin’de devam eden bazı dekarb harcamaları” dedi ve ekledi: “Dolayısıyla, özellikle bizim ürünümüz için güçlü bir talep görüyoruz ve bu hurda tsunamisi beklentisi gerçekten gerçekleşmedi. Bu kombinasyonda, pazarın oldukça güçlü olacağını tahmin ediyoruz.”
CRU baş ekonomisti Henry Hao, demir cevheri fiyatının “inanılmaz” bir direnç gösterdiğini ve Çin’in yenilenebilir enerji kaynaklarını artırmasının emlak sektöründeki düşüşü kısmen dengelediğini söyledi. Önümüzdeki yıl bir miktar yavaşlayacağı tahmin edilen yeşil enerji talebi, çelik talebinin bir kısmını absorbe etse de, ana metaller için daha fazla bir nimet sağlıyordu.
Henry Hao, “Gerileme muhtemelen devam edecek, ancak Çinli politika yapıcılar bu eski itici güç olan emlak sektöründen yenilenebilir enerji sektörüne geçiş yapmaya çalışıyor” dedi ve “Yenilenebilir enerji sektörü de oldukça fazla alüminyum, bakır ve çeliğin bir kısmını tüketiyor, ancak emlak sektöründeki kadar değil,” diye ekledi.
Nikkei’ye konuşan Westpac kıdemli ekonomisti Justin Smirk, çelik üretiminin 2020 yılında zirveye ulaştığını ve talebin artık daha döngüsel bir ritim izlediğini, bu nedenle büyük tedarikçilerin giderek verimliliğe odaklandığını söyledi.
Smirk, “Büyük demir cevheri madencileri, hacimsel büyümeye odaklanmak yerine, en verimli demir cevheri üreticileri olmaya çalışan fabrikalar gibi çalışıyorlar. On yıl önce, madencilik patlaması yaşarken, her şey yeni madeni kimin açabileceği, kimin en hızlı şekilde çıkarabileceği ile ilgiliydi. Oysa şimdi kimin en ucuz fiyata en fazla hacmi sağlayabileceği söz konusu” dedi.
Asya
Tokyo’dan Hürmüz Boğazı’nı baypas edecek hatlara destek

Japonya Petrol Rafinerileri Birliği Başkanı Şun’içi Kito, Ortadoğu ülkelerinin Hürmüz Boğazı’nı baypas edecek boru hattı projelerine destek verme konusunu hükümetle değerlendireceklerini açıkladı. Suudi Arabistan’ın, Hürmüz Boğazı’nı kullanmadan Kızıldeniz’e açılan Doğu-Batı boru hattının günlük kapasitesini 2 milyon varil artırmayı planladığı ifade ediliyor.
Japonya Petrol Rafinerileri Birliği, Hürmüz Boğazı’nı baypas eden güzergahlar üzerinden petrol sevkiyatını artırmak amacıyla Ortadoğu ülkelerinin üzerinde çalıştığı boru hattı kapasitelerini genişletme projelerine destek sağlama imkanını hükümetle ele almayı planlıyor.
Japonya devlet televizyonu NHK’nin aktardığına göre, ilgili açıklama Japonya Petrol Rafinerileri Birliği Başkanı Şun’içi Kito tarafından düzenlenen basın toplantısında yapıldı.
ABD ile İran arasındaki askeri çatışmaların yeniden tırmanmasıyla bağlantılı olarak Ortadoğu’daki duruma değinen Kito, bölgede belirsizliğin sürdüğünü ifade etti.
Kito, “Suudi Arabistan ve Birleşik Arap Emirlikleri, Hürmüz Boğazı’ndan geçiş gerektirmeyen tedarik yöntemleri önerdi. Eğer sevkiyatın önemli kısmı bu yöntemlerle güvenceye alınabilirse, bu durum bizim için istikrarlı tedarik sağlamada son derece önemli olacaktır” dedi.
Uluslararası haber ajansı Reuters’ın 7 Temmuz tarihli haberinde, konuya vakıf kaynaklara dayandırılarak Suudi Arabistan’ın, ülkenin batısındaki Kızıldeniz kıyısına ulaşan petrol boru hattının kapasitesini genişletme seçeneğini değerlendirdiği belirtilmişti.
Ajans, bu adımın Hürmüz Boğazı geçilmeden daha fazla petrol taşınmasına olanak tanıyacağını kaydetmişti.
Söz konusu projenin Doğu-Batı boru hattını kapsadığı belirtiliyor.
Mevcut durumda günde en fazla 7 milyon varil ham petrol taşıma kapasitesine sahip olan bu hattın kapasitesini 2 milyon varil daha artırmak için Riyad yönetiminin komşu ülkelerle görüşmeler yürüttüğü ifade ediliyor.
Asya
Rusya’nın benzin talebine Hindistan’dan ret

Rusya’nın benzin tedarikini artırma talebiyle başvurduğu üç Hindistan devlet petrol şirketi, ihracat için fazladan yakıt kapasitelerinin olmadığını açıkladı. Rusya’ya ham petrol sağlayan Rosneft ve Gazprom Neft, hem özel hem de devlet ortaklı Hindistan rafinerilerinden ek yakıt sevkiyatı talep etti.
Hindistan’da faaliyet gösteren üç devlet petrol şirketi, Rusya’nın benzin tedarikini artırma talebine olumsuz yanıt vererek ihracat için fazla yakıt hacimlerinin olmadığını bildirdi.
Reuters haber ajansının Hindistan rafinerilerindeki kaynaklara dayandırdığı gelişmeye göre, Hindistan pazarına ham petrol tedarik eden Rus şirketleri Rosneft ve Gazprom Neft, ek benzin partileri için Hindistan’daki hem özel hem de devlet rafinerilerine başvurdu.
Başvuru yapılan devlet şirketleri arasında ülkenin en büyük üreticilerinden Indian Oil, Bharat Petroleum ve Hindustan Petroleum yer alıyor.
Şu anda Rusya’ya gitmek üzere yola çıkan yalnızca iki parti Hindistan benzini tespit edildi. Bu sevkiyatların her ikisi de Rosneft’in yüzde 49 oranında hisseye sahip olduğu Nayara Energy tarafından gönderildi.
Şirketin Hindistan’daki en büyük rafinerisi Vadinar’dan yüklenen 42 bin ton benzin, 18-20 Haziran tarihlerinde Agni adlı tankere yüklendi ve ardından Mısır kıyısı yakınlarında Garnet adlı gemiye transfer edildi.
Bu sevkiyatın 26 Temmuz tarihinde Murmansk bölgesindeki Vitino Limanı’na ulaşması bekleniyor.
Reuters kaynakları, Rusya için ayrılan benzini taşıyan Varg isimli bir diğer tankerin ise şu anda Süveyş Kanalı’na doğru ilerlediğini aktardı. Bu yakıt da kanalda başka bir gemiye nakledilerek Rusya limanlarından birine ulaştırılacak.
Energy Intelligence verilerine göre, Hindistan’ın Rusya’ya yapacağı toplam benzin sevkiyatı 100 bin tonun altında kalıyor.
Rusya iç pazarındaki akaryakıt açığı ise ayda 400 bin ila 600 bin tona ulaşıyor. Bu açığın yaklaşık yarısı Belarus ve Kazakistan’dan yapılan ithalatla karşılanıyor.
Reuters verileri, Belarus rafinerilerinin Rusya’ya günde 5 bin ila 6 bin ton benzin gönderdiğini gösteriyor. Kazakistan ise insani yardım kapsamında Rusya’ya 50 bin ton benzin göndermeyi kabul etti.
Energy Intelligence analizleri, Rusya’daki rafinerilere yönelik saldırılar nedeniyle petrol işleme kapasitesinin yaklaşık yarısının atıl kaldığına işaret ediyor.
Ülkedeki toplam petrol işleme hacmi günde 3,53 milyon varile gerileyerek 2000’li yılların başından bu yana en düşük seviyeye inmiş durumda.
Reuters kaynakları, yeni bir rafineri duruşu yaşanmaması şartıyla, yakıt üretiminin yeniden tesisi için en az iki aya ihtiyaç duyulacağını ve üretimin hızlı şekilde eski düzeyine getirilemeyeceğini belirtiyor.
Asya
DeepSeek, önümüzdeki yıl halka arz planlıyor

Çin merkezli yapay zeka modelleri geliştiricisi DeepSeek, ilk halka arz için hazırlık sürecini başlattı. Bloomberg’ün haberine göre şirket, finansal tablolarının hazır olma durumuna bağlı olarak halka arz başvurusunu bu yıl veya gelecek yılın başında yapmayı, 2027 yılında ise Çin ana karasındaki borsada işlem görmeyi hedefliyor.
Yapay zeka modelleri geliştiren Çin merkezli girişim DeepSeek, ilk halka arz (IPO) için hazırlıklara başladı.
Bloomberg’ün konuya vakıf kaynaklara dayandırdığı haberine göre şirket, halka arz başvurusunu bu yıl veya gelecek yılın başında yapmayı planlıyor.
Başvuru takviminin finansal raporların hazır olma durumuna göre şekilleneceğini aktaran kaynaklar, şirketin Çin ana karasındaki borsalardan birinde 2027 yılında halka açılmasının öngörüldüğünü kaydetti.
DeepSeek, halka arz öncesinde yeni bir finansman turu gerçekleştirmeyi de hedefliyor. İkinci yatırım turu kapsamında şirketin en az 10 milyar yuan (yaklaşık 1,48 milyar dolar) kaynak toplamayı planladığı ve bu süreçte piyasa değerlemesinin en az 480 billion yuan (yaklaşık 71 milyar dolar) seviyesine ulaşmasının beklendiği ifade edildi.
İlk fonlama turunda 7,4 milyar dolar yatırım alan yapay zeka girişiminin piyasa değeri 50 milyar doları aşmış ve bu gelişme DeepSeek’i Çin’in en değerli yapay zeka şirketi haline getirmişti.
Şirketin kurucusu Liang Wenfeng, DeepSeek projesine şahsi bütçesinden 3 milyar dolar yatırım yaptı. Bloomberg Milyarderler Endeksi verilerine göre, gerçekleşen son yatırım turunun ardından Liang’ın şirketteki payı yüzde 90’dan yüzde 78’e geriledi.
Bu düşüşe rağmen Liang Wenfeng’in kişisel serveti iki katından fazla artarak 16,7 milyar dolar seviyesinden yaklaşık 36 milyar dolara ulaştı.
Bu tablo, Liang’ı yapay zeka modeli geliştiren şirket kurucuları arasında dünyanın en zengin kişisi konumuna getirdi.
Reuters tarafından daha önce aktarılan bilgilere göre, söz konusu yatırım turu kurucu Liang Wenfeng’in şirket üzerindeki yönetim kontrolünü korumasını sağlayan sıra dışı bir ortaklık yapısıyla gerçekleştirildi.
Yatırımcıların doğrudan DeepSeek yerine, şirketin genel müdürü tarafından yönetilen sınırlı sorumlu bir ortaklığa fon sağlamasını gerektiren bu modelde, yatırımcılara oy hakkı verilmiyor. Ek olarak, sağlanan fonlar beş yıl boyunca geri çekilemeyecek şekilde bloke ediliyor.
Çin Ulusal Yapay Zeka Endüstrisi Yatırım Fonu, DeepSeek’e doğrudan yaklaşık 150 milyon dolar yatırarak bu katı kurallardan muaf tutulan tek kurum oldu.
Çin’in Hangzhou kentinde faaliyet gösteren DeepSeek, 2023 yılında Liang Wenfeng tarafından kuruldu.
Şirket, kurucusunun iki eski üniversite arkadaşıyla birlikte hayata geçirdiği ve yapay zeka alanında uzmanlaşmış bir serbest fon (hedge fund) olan Zhejiang High-Flyer Asset Management bünyesindeki bir birim olarak yapılandırıldı.
DeepSeek, 2025 yılının başında OpenAI gibi ABD’li rakipleriyle benzer performansa sahip ancak işletme maliyetleri açısından çok daha ucuz olan yeni yapay zeka modelini piyasaya sürdü.
Gelişmelerin ardından açıklama yapan kurucu Liang Wenfeng, açık kaynaklı yapay zeka modelleri geliştirmeye devam edeceğini belirterek küresel ölçekteki nihai hedeflerinin yapay genel zekaya (AGI) ulaşmak olduğunu vurguladı.
Görüş2 hafta önceZirve Salonunda Konuşulmayacak Hikâye: NATO Üyeliğinin Gerçek Bedeli
Diplomasi1 hafta önceNATO ülkeleri, milyarlarca dolarlık savunma anlaşması açıkladı
Görüş1 hafta önceAnkara’nın ikinci zirvesi: 22 yılın ardından NATO, kuralları yeniden yazan bir Türkiye’ye dönüyor
Amerika1 hafta önceNATO 3.0’un mucidi: Elbridge Colby
Dünya Basını2 hafta önceİran Ali Hamaney’e veda ediyor: Yas, hafıza ve sessizlik
Asya1 hafta önceXi, bilim ve teknoloji inovasyonuyla Çin modernleşmesinin ilerletilmesi çağrısı yaptı
Dünya Basını2 hafta önceABD, Venezuela’daki depremi fırsata çeviriyor
Diplomasi1 hafta önceNATO liderleri Ankara Deklarasyonu’nu kabul etti












