Diplomasi
FIFA krizi sürüyor: Trump, Infantino’ya sahip çıktı

Dünya Kupası’nı özel sermayeye satma planı ile başlayan FIFA krizi sürerken, ABD Başkanı Donald Trump Gianni Infantino’ya sahip çıktı.
UEFA, CONCACAF ve Asya Futbol Konfederasyonu (AFC), Gianni Infantino’nun FIFA başkanlığından istifa etmesi gerektiği yönündeki tutumlarında kararlılıklarını sürdürüyor.
Pazartesi sabahı, Avrupa konfederasyonu UEFA, Kuzey, Orta Amerika ve Karayipler konfederasyonu CONCACAF ile AFC, Infantino’yu eleştiren ve her kuruluşun başkanı ile genel sekreteri tarafından imzalanmış bir ortak açık mektup yayınladı.
Bu gelişme, dünya futbolunun yönetim organı olan FIFA’nın cumartesi günü, Infantino ve örgütü “bazı kesimlerin, onu zayıflatmak için yürüttüğü ortak ve süregelen çabalar” olarak nitelendirdiği duruma sert tepki gösteren bir açıklama yayınlamasının ardından geldi.
Infantino üzerinde büyük bir baskı yaratan ve başarısızlıkla sonuçlanan FIFA Forward Enterprise (FFE) planı, FIFA’nın Dünya Kupaları ve Kulüpler Dünya Kupası dahil olmak üzere ticari ve etkinlik faaliyetlerindeki hisselerini özel yatırımlara açmasını öngörüyordu.
Üç büyük konfederasyon, Infantino’nun “özrünü” kabul etmedi
Çarşamba günü Fas’ta FIFA yönetiminin seçkin üyeleriyle yapılan acil toplantının ardından, FFE önerisi nedeniyle FIFA Genel Sekreteri Mattias Grafstrom ile birlikte özür dileyen Infantino, üst düzey yönetim ekibinden “tam destek” aldı.
UEFA, CONCACAF ve AFC’nin açık mektubunda şöyle denildi:
“FIFA Yönetim Komitesi’nin tamamı değil, seçilmiş bir grup üyesinin yurtdışına çağrıldığı bu son toplantı, lider kadrosunun FIFA’nın kalbi olan Zürih’e gidip personeliyle yüzleşmek yerine, bu endişeleri daha da pekiştiriyor ve bizi bu noktaya getiren davranış kalıbının bir devamı niteliğinde.
“Bu, oyunun koruyucusuna yakışan bir davranış değil; oyunun kendisine hesap vermesi gerektiğini düşünen birinin davranışıdır. Hesap verilebilirlik olması gereken yerde sessizlik, açıklık olması gereken yerde mesafe vardır.
“Bunlar, futbolun liderlikte hak ettiği nitelikler değil. İşte bu yüzden bu tutumu benimsedik: bu kararı hafife almadan ve tek başımıza değil, hep birlikte ve hizmet ettiğimiz oyuna karşı duyduğumuz sorumluluk duygusuyla.”
Dünya Kupası’na karşı yeni turnuva düzenleme tehdidi
Geçen hafta UEFA, Avrupa üye federasyonlarının gelecekteki erkekler ve kadınlar Dünya Kupalarını boykot etme tehdidini daha da sertleştirdi.
6 Ağustos’ta bir UEFA sözcüsü, “UEFA, Cumartesi günü yaptığı açıklamada Gianni Infantino’nun başkanlığına olan güvenini yitirdiğini son derece açık bir şekilde ortaya koydu. Bu tutum değişmedi,” demişti.
The Athletic’e ilişkileri korumak amacıyla isminin açıklanmaması koşuluyla konuşan ve konfederasyonların düşüncelerini iyi bilen bir kaynak, Infantino’nun kamuoyuna yaptığı açıklamalara ve özür dilemesine rağmen, konfederasyonların artık yeni bir turnuva düzenlenmesi konusunda ilk görüşmelere başladıklarını belirtti.
Fas’taki toplantının ardından FIFA, “Şimdi bir inceleme yürütülecek ve bir rapor, FIFA Konseyi’nin bir sonraki planlanan toplantısında sunulacak,” diye eklemişti.
Fakat UEFA, CONCACAF ve AFC, bu incelemenin denetimini FIFA’ya emanet etmeyeceklerini açıkça belirtti ve bunun yerine incelemenin bağımsız bir tarafça yürütülmesini talep etti.
Mektupta ayrıca şunlar söylendi:
“FIFA, bu olaylarla ilgili kapsamlı bir raporu FIFA Konseyi’ne sunmayı taahhüt etmiştir; fakat yine de, böylesine ciddi bir muhakeme eksikliği karşısında doğru yönetişimin, bu incelemenin FIFA’nın kendisi, personeli veya futbol camiasındaki herhangi bir paydaş tarafından değil, tamamen bağımsız bir üçüncü tarafça yürütülmesini gerektirdiğini bir kez daha göz ardı etmiştir. FIFA yönetimi, bu incelemenin yürütülmesinde hiçbir rol oynamamalıdır.”
Öte yandan Infantino’ya destekler de sürüyor. Afrika Futbol Konfederasyonu (CAF), geçen perşembe günü yaptığı açıklamada, “desteğini oybirliğiyle yeniden teyit ettiğini” ve FIFA ile işbirliğini sürdürmeye kararlı olduğunu belirtti.
Yine perşembe günü, Güney ve Orta Amerika konfederasyonu CONMEBOL, yaptığı açıklamada “diyaloga veya kurumsal mekanizmalara başvurulmadan tekrarlanan tek taraflı eylemlerden duyduğu endişeyi” dile getirdi ve mart ayında yapılması planlanan FIFA başkanlık seçimleri öncesinde “futbol ailesinin birliği” çağrısında bulundu.
Trump: Infantino’yu görevden almak büyük bir hata olur
Trump, geçen yıl Dünya Kupası kura çekimi töreninde ABD başkanına “FIFA Barış Ödülü”nü takdim eden Infantino’ya destek verdi.
ABD Başkanı Donald Trump pazartesi günü yaptığı açıklamada, FIFA Başkanı Gianni Infantino’nun yerine başka birinin getirilmesinin “korkunç bir hata” olacağını söyledi.
Trump, Truth Social’da “FIFA, herhangi bir nedenle Başkan Gianni Infantino’nun yerine başka birini getirmeyi düşünse bile korkunç bir hata yapmış olur,” diye yazdı.
Trump, Infantino’yu “harika” olarak nitelendirdi ve onun “şimdiye kadar düzenlenen Dünya Kupaları arasında dört kat farkla en başarılı olanına başkanlık ettiğini” söyledi.
Geçen ay Infantino ile birlikte Dünya Kupası finaline katılan Trump, “Eğer o giderse, bir daha asla bu kadar başarılı ya da kârlı olmayacak!” diye ekledi.
FIFA hisselerinin satışını yöneten JPMorgan yöneticisinin Epstein bağlantısı
FIFA hisselerinin satışı planının arkasındaki gizli isimlerden biri olan JPMorgan bankacısı, pedofil finansçı Jeffrey Epstein ile olan bağlantıları nedeniyle de baskı altında.
The Telegraph’ın haberine göre varlık ve servet yönetimi bölümünün başkanı 58 yaşındaki Mary Erdoes, FIFA Başkanı Gianni Infantino’nun satmaya çalıştığı FIFA hisselerinin yüzde 20’sini devralmaya hazır yatırımcılar bulma konusunda bankanın çabalarına öncülük etmişti.
Erdoes, 2019’da hayatını kaybeden Epstein ile uzun süredir devam eden bağlantısı nedeniyle de mercek altına alındı.
ABD yetkilileri tarafından yayınlanan belgelere göre, Erdoes, Epstein’ın Florida’da bir reşit olmayan kişiyi fuhuşa zorlamak suçundan mahkum edilmesinden beş yıl sonra, yani 2013 yılında JP Morgan’ın Epstein ile ilişkisini sonlandırdı.
İlk olarak The Banker finans haber sitesi tarafından bildirilen ikili arasındaki e-posta yazışmaları, bankacılık konularında iletişim halinde olduklarını gösteriyor.
Erdoes, 2012 yılında JP Morgan hesabından Epstein’a doğum günü tebrikleri göndermişti.
İkili, Epstein’ın bir başka iş ortağı olan eski Goldman Sachs yöneticisi Kathryn Ruemmler’in bankacılık işlemleriyle ilgili olarak çalışanlar aracılığıyla dolaylı olarak iletişim halindeydi.
New York Times’a göre, Erdoes’un Infantino’nun planları henüz şekillenirken bunlardan haberdar olan az sayıdaki kişiden biri olduğu anlaşılıyor.
Bu plan, FIFA’nın yüzde 20’lik hissesinin 4,2 milyar dolar değerinde, ABD Başkanı Donald Trump’ın damadı Jared Kushner’ın kardeşi Joshua Kushner’ın liderliğindeki yatırımcılar ve diğerlerine satılmasını öngörüyordu.
Joshua Kushner’ın yatırım şirketi Thrive Eternal ile FIFA, söz konusu satış için diğer yatırımcıları bulmak üzere JP Morgan’ı kullanmayı planlamıştı.
Diplomasi
Çin lideri Xi Jinping 10 yıl aradan sonra Mısır’ı ziyaret ediyor

Çin lideri Xi Jinping’in Mısır ziyareti, Süveyş’te büyüyen yatırımlar ve ortak hava kuvvetleri tatbikatlarının sürdüğü bir dönemde gerçekleşiyor.
Çin Devlet Başkanı Xi Jinping, Pekin’in Kahire ile ekonomik, askeri ve diplomatik bağlarını derinleştirdiği ve Orta Doğu ile Afrika’daki krizlerde Mısır’la daha yakın çalışmayı amaçladığı bir dönemde, on yıl aradan sonra Mısır’a dönüyor.
Xi, salı günü sona erecek Şanghay İşbirliği Örgütü zirvesi için Kırgızistan’a yaptığı ziyaretin ardından bu hafta Mısır’ı ziyaret edecek.
Çin Dışişleri Bakanlığı geçen hafta Mısır’la ilişkileri “tarihin en iyi seviyesinde” olarak nitelendirdi ve Xi’nin ziyaretinin geçmişteki işbirliğinin üzerine inşa edilirken gelecekteki ilişkilerin yönünü de belirleyeceğini söyledi. Ziyaret, iki ülke arasındaki diplomatik ilişkilerin kurulmasının 70. yıldönümüne denk geliyor.
Bu, Xi’nin Ocak 2016’dan bu yana Mısır’a yapacağı ilk ziyaret olacak. Xi o tarihte Kahire’de Arap Birliği’ne hitap etmiş ve altyapı, enerji, finans ve sanayi kalkınmasını kapsayan anlaşmaların imzalanmasına tanıklık etmişti.
Buna karşılık Mısır Cumhurbaşkanı Abdülfettah es-Sisi, 2014’te göreve gelmesinden bu yana Çin’i sekiz kez ziyaret etti. Son ziyareti Mayıs 2024’te gerçekleşti.
Washington merkezli Middle East Institute’ta yerleşik olmayan kıdemli araştırmacı John Calabrese, Xi’nin ziyaretinin her iki tarafa da siyasi fayda sağladığını söyledi.
South China Morning Post’a konuşan Calabrese, “Ziyaret, Pekin’e büyük bir Arap, Afrika ve Küresel Güney ülkesiyle kalıcı ve Batı dışı bir ortaklığı sergileme fırsatı sunuyor” dedi. Mısır açısından ise bu ziyaret, ülkenin “ABD’nin ya da daha genel olarak Batı’nın bir aracı olmadığını” gösterme imkânı sağlıyor.
Calabrese, iki hükümetin kapsamlı stratejik ortaklıklarını yeniden teyit etmelerini ve ticaret, yatırım, Kuşak ve Yol işbirliği ile ikili işlemlerde yuan kullanımına ilişkin anlaşmalar açıklayabileceklerini öngörüyor.
Mısır, 2023 yılında Çin’in iç borç piyasasında 3,5 milyar yuan, yani 520 milyon dolar toplayarak panda tahvili ihraç eden ilk Afrika ülkesi oldu. Pekin ve Kahire haziran ayında ikili para takası anlaşmalarını yenileyerek tutarı 18 milyar yuandan 30 milyar yuana çıkardı ve anlaşmayı üç yıl daha uzattı.
Mısır Ticaret Servisi’nin verilerine göre Çin’in Mısır’la ekonomik bağları hızla genişledi. İkili ticaret, 2024’te 17,38 milyar dolar iken 2025’te yaklaşık 20,8 milyar dolara ulaştı.
Çin’in sanayi yatırımlarının önemli bir bölümü, Asya’yı Kızıldeniz ve Akdeniz üzerinden Avrupa’ya bağlayan stratejik deniz yolu Süveyş Kanalı çevresinde yoğunlaşıyor.
2025 sonu itibarıyla Ayn Sokhna’daki Çin-Mısır TEDA Süveyş Ekonomik ve Ticari İşbirliği Bölgesi yaklaşık 200 şirkete ev sahipliği yapıyordu. Bölgede bildirilen toplam yatırım miktarı 3,8 milyar doları aşarken yaklaşık 10 bin kişilik istihdam yaratıldı. Bölgenin en büyük üreticilerinden China Jushi, Avrupa, Orta Doğu ve diğer ihracat pazarlarına hizmet veren büyük bir fiberglas üretim üssü kurdu.
Calabrese, “İlişki giderek yalnızca ticaretten değil, sanayi yatırımlarından ibaret hale geliyor” dedi.
Calabrese’ye göre Mısır, Avrupa ve Afrika pazarlarına erişmek isteyen Çinli şirketler için kendisini bir üretim üssü olarak konumlandırıyor. Ancak döviz sıkıntısı, borç baskısı ve bürokrasi hâlâ engel teşkil ederken Kahire’nin Körfez ve Batı finansmanına bağımlılığı da Pekin’e doğru ne ölçüde kayabileceğini sınırlıyor.
Kahire Amerikan Üniversitesi’nde siyaset bilimi doçenti olan Amr Adly, Çin yatırımlarının son on yılda hızla arttığını, ancak İngiltere, ABD ve Körfez ülkelerinden yatırımcıların toplam doğrudan yabancı yatırım stokunun hâlâ daha büyük olduğunu söyledi.
Adly’ye göre daha fazla büyüme, Mısırlı şirketlerin Avrupa, Afrika ve Körfez pazarlarına hizmet veren Çin öncülüğündeki tedarik zincirlerine entegre edilmesiyle sağlanabilir.
Askeri işbirliği de genişliyor. Mısır ve Çin, Xi’nin ziyaretinden birkaç gün önce, 22 Ağustos’ta ikinci “Medeniyet Kartalları” ortak hava tatbikatına başladı. Çin, J-16 savaş uçaklarını 6 bin kilometreden fazla mesafe kat ederek Mısır’a konuşlandırdı. Uçaklara YY-20A tanker uçağından havada yakıt ikmali desteği sağlandı. Bu da Çin hava kuvvetlerinin ülke sınırlarından çok uzakta operasyon yürütme kapasitesinin arttığını ortaya koydu.
Mısır onlarca yıldır ABD’nin askeri yardımına dayanırken Çin’le genişleyen tatbikatlar, Kahire’nin savunma ilişkilerini çeşitlendirme çabasına işaret ediyor.
Adly, “Mısır, Çin’le işbirliğini derinleştirerek ABD’yle ilişkilerini dengelemekle ilgileniyor” dedi.
Calabrese, “Gazze konusunda geniş bir görüş birliği var” dedi. “Hem Pekin hem de Kahire ateşkesi, Filistin devletini ve Mısır’ın arabuluculuk ve yeniden inşa sürecindeki rolünü destekliyor” diye ekledi.
İran konusunda ise Calabrese, “Yalnızca kısmi bir uyum görüyorum” dedi, “Her iki taraf da gerilimin düşürülmesini destekliyor ve hiçbiri Süveyş ile Kızıldeniz’deki deniz taşımacılığını aksatacak daha geniş çaplı bir çatışma istemiyor” diye belirtti.
Ancak Calabrese, Pekin’in Tahran’la daha derin ilişkilerinin ve Washington’ın İran’a yönelik baskısına karşı çıkmasının, Kahire ile koordinasyonun muhtemelen itidal çağrılarıyla sınırlı kalacağı anlamına geldiğini söyledi.
Adly, Kızıldeniz ve Basra Körfezi’nin Çin’in çıkarları açısından önemli olduğunu belirtti.
Çin 2023 yılında Suudi Arabistan ile İran arasındaki diplomatik ilişkilerin yeniden kurulması için arabuluculuk yapmış olsa da, Adly’ye göre “Çinliler devam eden çatışmaya müdahil olmak konusunda aynı ölçüde istekli olmadı”.
Şanghay Uluslararası Çalışmalar Üniversitesi Orta Doğu Araştırmaları Enstitüsü’nde doçent ve Afrika Arap Ülkeleri Araştırma Projesi Direktörü Zhao Jun, Çin’in Arap dünyasını, Afrika’yı, Akdeniz’i ve Kızıldeniz’i birbirine bağlayan bölgesel bir “eksen” olarak Mısır’a ihtiyaç duyduğunu söyledi. Zhao’ya göre Mısır ise sanayileşmesini ilerletmek ve diplomatik manevra alanını genişletmek için Çin’in yatırımlarından, teknolojisinden ve pazar erişiminden yararlanmayı umuyor.
Zhao, ekonomik işbirliğinin bir sonraki aşamasında elektrikli araçlar, güneş enerjisi ve enerji depolama, yeşil hidrojen, tuzdan arındırma, yapay zekâ ve liman lojistiği alanlarına odaklanılabileceğini söyledi.
Zhao, “Finansman da giderek daha fazla yuan cinsinden ödemelere, panda tahvillerine, öz sermaye yatırımlarına, sanayi fonlarına ve kamu-özel sektör ortaklıklarına dayanacak ve devlet kredilerine bağımlılığı azaltacak” dedi.
“Sonuçta ziyaretin başarısının temel ölçütü kaç anlaşmanın imzalandığı değil, siyasi güvenin finansmanı sağlanabilir, faaliyete geçirilebilir ve ihracata yönelik, yüksek ölçüde yerelleştirilmiş sanayi projelerine dönüştürülüp dönüştürülemeyeceğidir” diye ekledi.
Zhao, “Ziyaretin, Mısır’ın sahadaki arabuluculuk avantajlarından yararlandığı, Çin’in ise uluslararası siyasi ve kalkınma kaynakları sağladığı bir işbölümünü şekillendirmesi bekleniyor” değerlendirmesini yaptı.
Diplomasi
Çin ABD’nin ‘ticaret dengesizliği’ konusunda G20’yi harekete geçirme girişimine karşı çıktı

Çin, ABD Hazine Bakanı Bessent’in ticaret dengesizliği’ konusunda G20 çapında koordineli bir yanıt çağrısına tepki göstererek, bunun yerine istişare çağrısı yaptı.
Çin, pazartesi günü Washington’ın, ülkenin 1,2 trilyon dolarlık ticaret fazlası nedeniyle Pekin üzerinde baskı kurmak için G20 üyelerini harekete geçirme girişimine karşı çıktı.
Çin Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Guo Jiakun, Pekin’de düzenlenen basın toplantısında, “Çin hiçbir zaman kasıtlı olarak ticaret fazlası peşinde koşmadı ve her türlü tek taraflı tarife tedbirine karşı çıkıyor” dedi.
Guo, Çin’in “yüksek standartlı dışa açılma” politikasına bağlı kalmayı sürdüreceğini ve devasa pazarını, “ABD dahil herkes için yeni fırsatlar sunmak” amacıyla kullanacağını söyledi.
Guo’nun açıklaması, ABD Hazine Bakanı Scott Bessent’ın “dünya, 1,2 trilyon dolarlık ticaret fazlası veren bir Çin’e sahip olamaz” şeklindeki sözlerine ve G20 üyelerinin Pekin’le ticaret koşullarını yeniden değerlendirmesi gerektiği yönündeki çağrısına yanıt niteliğindeydi.
Guo, “Her iki tarafın da iki ülke lideri arasında varılan önemli mutabakatları hayata geçirmesi, eşitlik, karşılıklı saygı ve karşılıklı yarar temelinde istişare yoluyla çözülmemiş meseleleri ele alması ve ikili ticarette güçlükle elde edilen olumlu ivmeyi korumaya çalışması gerekiyor” dedi.
Bessent bu açıklamaları, G20 maliye bakanları ve merkez bankası başkanlarının toplantısı öncesinde pazar günü Reuters’a yaptı ve Çin’le ticaret konusunda koordineli bir yanıt verilmesi çağrısında bulundu. Açıklamalar, Pekin ve Washington’ın Çin Devlet Başkanı Xi Jinping’in 24 Eylül’de ABD’ye yapması planlanan ziyaret için hazırlık yaptığı bir dönemde geldi.
ABD geçen ay, zorla çalıştırma soruşturmasının ardından 60 ekonomiden gelen ürünlere yüzde 10 ila 12,5 arasında değişen gümrük vergileri uyguladı. Çin ürünlerine ise en yüksek oran olan yüzde 12,5 tarife getirildi. Bloomberg geçen hafta, Washington’ın aşırı üretim kapasitesi iddiaları nedeniyle Çin mallarına ek yüzde 7,5 gümrük vergisi uygulamayı da değerlendirdiğini bildirdi.
Çin’in mal ticaretindeki fazlası geçen yıl rekor kırarak 1,2 trilyon dolara ulaştı ve bu durum Batılı siyasetçilerin endişelerine yol açtı. Avrupa Birliği de Pekin’le yürütülen görüşmelerin ekim ayına kadar ticaret dengesizlikleri konusunda “somut sonuçlar” vermemesi halinde harekete geçmek zorunda kalacağı uyarısında bulundu.
Diplomasi
Musk’tan Kiev’e Starlink şartı: Nihai karar Beyaz Saray’da

Financial Times gazetesi, Elon Musk’ın Starlink donanımlı insansız hava araçlarının Rusya topraklarındaki hedeflere yönelik saldırılarda kullanılmasına izin vermeye hazır olduğunu Ukraynalı yetkililere ilettiğini yazdı. Habere göre Musk, bu adımın siyasi bir karar olduğunu belirterek konuyu Beyaz Saray’a bıraktı.
Amerikalı milyarder Elon Musk’ın, Ukrayna’nın Starlink uydu sistemiyle donatılmış insansız hava araçlarını (İHA) ülke sınırları dışındaki Rus hedeflerine yönelik saldırılarda kullanmasına izin vermeye hazır olduğunu Ukrayna tarafına ilettiği iddia edildi.
Financial Times’ın (FT) konuya yakın kaynaklara dayandırdığı haberine göre Musk, Ukrayna’nın eski Savunma Bakanı Mihaylo Fedorov ile yaptığı görüşmede bu kullanıma onay vermeye açık olduğunu söyledi.
Ancak Musk’ın, söz konusu kararın siyasi nitelik taşıdığını vurgulayarak nihai onayın Beyaz Saray tarafından verilmesi gerektiğini Ukrayna tarafına bildirdiği kaydedildi.
FT, ağustos ayı sonunda yayımladığı bir haberde Kiev’in Rusya topraklarının derinliklerine saldırı düzenlemek amacıyla Starlink donanımlı İHA’ları kullanmak için izin talep ettiğini, ancak ABD Başkanı Donald Trump’ın buna onay vermediğini aktarmıştı.
Gazete, sürecin ilerlemesi için Musk’ın da onayının şart olduğuna dikkat çekmişti.
The Atlantic dergisi ise ay başında yayımladığı haberinde, Fedorov’un iş insanının onayını almak için yürüttüğü perde arkası temaslara rağmen Musk’ın, SpaceX şirketine ait Starlink uydu iletişim sisteminin Rusya topraklarının derinliklerine yönelik saldırılarda kullanılmasına izin vermeyi reddettiğini yazmıştı.
Dergiye göre Musk ile eski bakan arasında savaşın tırmanma riski üzerine tartışmalar sürüyor.
The Atlantic ayrıca, Ukrayna Devlet Başkanı Volodimir Zelenskiy’nin temmuz ayı sonunda Trump’tan Starlink terminallerinin Rusya içlerine yönelik saldırılarda kullanılması için izin istediğini, ancak net bir yanıt alamadığını belirtmişti.
Starlink sistemini “Ukrayna ordusunun omurgası” olarak nitelendiren Musk, daha önce yaptığı bir açıklamada, “Eğer sistemi kapatırsam tüm cephe hatları çöker” ifadelerini kullanmıştı.
Rusya Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Mariya Zaharova ise iş insanının Rusya’nın geri çekilmeyeceğine yönelik değerlendirmelerine karşılık olarak, “insanların ölmemesi için” Starlink uydularını geri çekmesini önermişti.
Moskova’dan sert yanıt uyarıları
Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin, Kiev yönetiminin Batılı müttefiklerine “en azından bir başarı” gösterebilmek amacıyla “Rusya topraklarının derinliklerindeki tamamen sivil hedeflere saldırı girişimlerinde bulunduğunu” belirtti.
Putin, Rusya’nın Ukrayna’nın iç kesimlerine yönelik misilleme saldırılarının “çok daha güçlü, hassas ve açıkça yıkıcı” olduğunu, bu adımların “gerçekten ciddi sonuçlar” doğurduğunu söyledi.
Kremlin Sözcüsü Dmitri Peskov da Rusya sınırları içerisine yönelik saldırı girişimlerine Moskova’nın sert yanıt vereceğini bildirdi.
Peskov, “Kuşkusuz silahlı kuvvetlerimiz, Rusya buna sert ve Devlet Başkanı Putin’in ifade ettiği gibi sarsıcı şekilde karşılık verecektir” uyarısında bulundu.
Amerika1 hafta önceSteve Jobs’ı iflastan kurtaran gizli CIA anlaşması gün yüzüne çıktı
Dünya Basını2 hafta önceThe Economist, Daron Acemoğlu’nu yerden yere vurdu: “Sığ ve inandırıcılıktan uzak”
Söyleşi2 hafta önceEmekli Yarbay Daniel Davis Harici’ye konuştu: ABD, İran savaşını kaybetti
Dünya Basını5 gün önceMilanovic uyardı: Dünya 1914 öncesine benzer bir uçurumun kenarında
Rusya2 hafta önceDört AB ülkesi daha Rus pasaportlarına kısıtlama getiriyor
Dünya Basını2 hafta önceProf. Hanke: Trump İran konusunda kendini çıkamayacağı bir köşeye sıkıştırdı
Ortadoğu2 hafta önceTelegraph: İran’a karşı silahlı Kürt isyanını Erdoğan engelledi
Dünya Basını2 hafta önceAmerika’dan vazgeçmeyi göze alamayan müttefikler












