Bizi Takip Edin

Amerika

Bannon, ordunun oy verme merkezlerine konuşlandırılmasını istiyor

Yayınlanma

MAGA yorumcusu Steve Bannon, Donald Trump’ın seçimleri ulusal hale getirme çabasına destek verdi ve başkanı ICE yetkililerini ve askeri birlikleri oy verme merkezlerine göndermeye çağırdı.

Trump, pazartesi günü bir podcast röportajında, Anayasanın eyaletlere seçim idaresi üzerinde açık bir yetki vermesine rağmen, “Cumhuriyetçilerin oy vermeyi ulusal hale getirmeleri gerektiğini” söyledi.

Bu çağrısı Demokratların öfkesini çekti ve Cumhuriyetçiler tarafından büyük ölçüde görmezden gelindi fakat Jeffrey Epstein ile dostluğu ifşa olan muhafazakâr stratejist Bannon, bu fikri güçlü bir şekilde destekledi.

Eski Beyaz Saray stratejisti, 2020 seçimlerinde yaygın bir şekilde oy sahtekârlığı yapıldığına dair iddiaları gerekçe göstererek, Trump yönetiminin vatandaş olmayanların oy kullanmasını önlemek için Göçmenlik ve Gümrük Muhafaza (ICE) memurlarını oy verme merkezlerine göndermesini istedi.

Bannon salı günü podcast’inde şunları söyledi:

“Kasım ayında ICE’ın oy verme merkezlerini kuşatmasını sağlayacağız. Burada oturup ülkenin tekrar çalınmasına izin vermeyeceğiz. İstediğiniz kadar sızlanıp ağlayabilir, oyuncaklarınızı arabadan atabilirsiniz, ama bir daha asla seçimlerin çalınmasına izin vermeyeceğiz.”

Muhafazakâr influencer, bir gün sonra yorumunu yineleyerek Trump’ın daha da ileri gidip ABD ordusunu oy kullanma yerlerine göndermesini istedi.

Trump’ın seçim sistemini merkezileştirme talebi Senato’da usul tartışması başlattı

Federal yasa, başkanın “genel veya özel seçimlerin yapıldığı herhangi bir yerde” askeri birlikleri konuşlandırmasını yasaklıyor ve birçok eyalette oy kullanma yerinde veya yakınında ateşli silah taşımak suç.

Bannon şöyle devam etti:

“Başkan Trump seçimi millileştirmek zorunda. Sadece ICE’ı değil, 82. ve 101. Hava İndirme Tümenlerini de İsyan Yasası kapsamında çağırmalısınız. Her sandığı kontrol etmeli ve sadece kimliği olan, oy kullanmak için kayıtlı olan ve ABD vatandaşı olan kişilerin bu seçimde oy kullanmasını sağlamalısınız.”

Demokratlar, Trump’ın oy kullanma yerlerine asker gönderebileceği konusunda son aylarda alarm verdiler ve seçmenlerin sindirilme olasılığından endişe duyduklarını ifade ettiler.

Beyaz Saray Özel Kalem Müdürü Susie Wiles, geçen yıl Vanity Fair ile yaptığı röportajda bu fikri reddetti ve “kesinlikle yanlış” olarak nitelendirdi.

Trump, başkanın ayaklanma veya kamu düzenini bozan olayları bastırmak için orduyu görevlendirmesine izin veren 19. yüzyıldan kalma bir yasa olan İsyan Yasasını uygulamaya koyma fikrini defalarca dile getirdi.

Geçen ay, yönetiminin göçmenlere yönelik sert önlemleri nedeniyle Minneapolis’te iki kişinin ölümüne yol açan kargaşayı gerekçe göstererek, Minnesota’ya asker gönderme tehdidinde bulundu.

Fakat daha sonra sözlerini geri aldı ve “Şu anda bunu kullanmak için herhangi bir neden olduğunu düşünmüyorum,” dedi.

Trump’ın seçimler üzerindeki federal gücü konsolide etme çabası, yönetiminin Demokratların yönettiği eyaletlere seçmen bilgilerini federal hükümetle paylaşmaları için baskılarını artırmasıyla birlikte geldi.

Adalet Bakanlığı, seçmen listeleri nedeniyle yirminin üzerinde eyaleti dava ederken, FBI ise Georgia’daki bir seçim merkezinde 2020 seçim oy pusulalarını ele geçirdi.

2020 başkanlık seçimlerinden sonra Trump, orduya oy verme makinelerini ele geçirme talimatı verecek bir başkanlık kararnamesi imzalamayı düşündü, fakat sonunda bu tehdidini gerçekleştirmedi.

Geçen ay New York Times’a verdiği röportajda, seçim sandıklarını ele geçirmek için Ulusal Muhafızları kullanması “gerektiğini” söyledi, fakat gelecekte bunu yapmayı düşünüp düşünmeyeceğini belirtmedi.

Demokratlar, seçimleri ulusal hale getirme çağrısını hızla kınadı. Senato Azınlık Lideri Chuck Schumer bu öneriyi “son derece yasadışı” olarak nitelendirirken, Senatör Tim Kaine bunu “seçim sürecimizin otoriter bir şekilde ele geçirilmesi” olarak nitelendirdi.

Yine de Trump salı günü tehdidini sürdürdü ve Oval Ofis’te gazetecilere, eyaletlerin yalnızca “federal hükümetin temsilcileri” olduğunu savundu.

Öte yandan Cumhuriyetçi Kongre üyeleri de bu tehdidi desteklemekte isteksiz davranıyorlar.

Temsilciler Meclisi Başkanı Mike Johnson, “Seçimleri yönetmek her zaman eyaletlerin sorumluluğu olmuştur,” dedi.

Senato Çoğunluk Lideri John Thune de “seçimlerin federalleştirilmesinden yana olmadığını” söyleyerek şüpheci bir tavır sergiledi.

Amerika

Pete Hegseth, Avrupa komutanını görevinden uzaklaştırdı

Yayınlanma

ABD’nin Avrupa’daki komutanı, Savunma Bakanı Pete Hegseth’in silahlı kuvvetlerdeki üst düzey subaylara yönelik tasfiyesinin en son kurbanı oldu.

Durumu yakından bilen kaynakların Financial Times’a (FT) aktardığına göre, Ukrayna’nın Rusya’ya karşı mücadelesine destek verme çabalarında kilit rol oynayan bir özel kuvvetler emektarı olan General CD Donahue bugün emekliliğini açıklayacak.

Donahue, Hegseth’in Genelkurmay Başkanı General Randy George’u görevden almasının üzerinden sadece iki ay geçtikten sonra görevinden uzaklaştırılıyor.

Bu hamle, ABD ordusundaki tüm subaylar arasında hoşnutsuzluk yaratmıştı.

Donahue’nun görevden alınması, Pentagon’un Avrupa’daki komuta seviyesini düşürmeye hazırlandığı ve Başkan Donald Trump’ın, Avrupa’ya savunması ve Ukrayna’daki savaş konusunda daha fazla sorumluluk alması için baskılarını artırdığı bir dönemde gerçekleşiyor.

Irak, Suriye ve diğer çatışma bölgelerinde görev yapmış dört yıldızlı bir general olan Donahue, 2021 yılında dönemin Başkanı Joe Biden’ın ordunun ülkeden çekilmesini emretmesinin ardından Afganistan’dan ayrılan son ABD askeri olarak tanınmıştı.

Hegseth’in Donahue’yu neden görevden aldığı net değil. Fakat Pentagon şefi, Biden yönetiminin kaotik çekilme sürecini yönetme biçimini yüksek sesle eleştirmiş ve bunun arkasındaki koşullara ilişkin bir soruşturma emri vermişti.

Bu görevden alma kararı, ABD ordusunda yeni bir şok dalgası yaratacak. Birkaç eski üst düzey askeri yetkili, FT’ye Hegseth’in ordunun en üst kademelerine kadar tüm orduda etkili olan bir korku ortamı yarattığını söyledi.

Afrika’daki ABD kara kuvvetlerine de komuta etmiş olan Donahue, yirmi yılı aşkın bir süre boyunca üstlendiği önemli muharebe görevleri nedeniyle orduda büyük saygı görüyor.

The High Side haber bülteninde ABD özel harekat ve istihbarat uzmanı olarak yazan Sean Naylor, “Irak ve Afganistan savaşlarının en zorlu yıllarında ordunun en seçkin birliklerine komuta ederek kendini savaşta kanıtlamış bir subay olarak Donahue, ordunun hem özel harekat hem de konvansiyonel birimlerinde geniş çapta saygı görüyor,” dedi.

Son 18 ayda Hegseth, Genelkurmay Başkanı General CQ Brown ve ABD Donanması’nın ilk kadın harekat şefi Amiral Lisa Franchetti dahil olmak üzere onlarca subayı görevden aldı.

Ayrıca, Ulusal Güvenlik Ajansı (NSA) ve ABD Siber Komutanlığı’nı yöneten Hava Kuvvetleri generali Timothy Haugh’u da görevden aldı ve kararlarının gerekçesini açıklamadan bir dizi üst düzey subayın terfisini engelledi.

Okumaya Devam Et

Amerika

Zuckerberg, Polymarket benzeri tahmin platformu Arena üzerinde çalışıyor

Yayınlanma

Meta Üst Yöneticisi Mark Zuckerberg, şirkete Polymarket ve Kalshi benzeri bir tahmin pazarı uygulaması geliştirme talimatı verdi. The New York Times’ın kaynaklarına dayandırdığı haberine göre Arena kod adlı yeni platformun, başlangıçta gerçek para yerine oyun benzeri bir puan sistemiyle çalışması planlanıyor.

Meta Üst Yöneticisi Mark Zuckerberg, şirkete Polymarket ve Kalshi benzeri bir tahmin pazarı uygulaması geliştirilmesi yönünde talimat verdi.

The New York Times gazetesinin konuya aşina kaynaklara dayandırdığı haberine göre, şirket içinde Arena kod adıyla anılan yeni platformun geliştirme süreci başladı.

Yeni platformun Facebook, Instagram, WhatsApp ve Facebook Messenger gibi diğer Meta ürünlerinden tamamen bağımsız bir yapıda faaliyet göstermesi planlanıyor.

Kaynaklar, yeni platformda bahislerin gerçek parayla yapılmayacağını, bunun yerine bazı video oyunlarındaki gibi bir puan sisteminin kullanılacağını belirtti.

Bununla birlikte Meta’nın gelecekte platforma gerçek parayla tahmin yapma özelliği ekleme ihtimalini dışlamadığı da kaydedildi.

Kullanıcıların spor, siyaset ve diğer birçok alandaki gelişmelerin sonuçlarına “evet” veya “hayır” tokenları satın alarak bahis oynadığı platformlar tahmin pazarı olarak adlandırılıyor.

Tokenların piyasa fiyatı, olayın gerçekleşme olasılığına yönelik kolektif değerlendirmeyi yansıtıyor. Örneğin 0,20 dolar değerindeki bir token, olayın gerçekleşme ihtimalinin yüzde 20 olduğunu gösteriyor.

Doğru tahminde bulunan tokenlar sahiplerine 1 dolar kazandırırken, kaybedenlerin değeri sıfırlanıyor. Tokenlar, ilgili süreç sonuçlanana kadar platform içinde bir borsa gibi işlem görebiliyor.

Kaynaklar, Meta’nın yeni platformu öncelikli olarak kendi bünyesindeki sosyal ağlardan büyük bir kitleyi çekerek büyütmeyi hedeflediğini aktardı.

Şirket içinden kaynaklar ise Arena uygulamasının henüz geliştirme aşamasında olduğunu ve kullanıma sunulmama ihtimalinin bulunduğunu vurguladı.

Küresel tahmin piyasaları devasa boyutlar kazandı

Bu gelişme, Meta’nın tahmin pazarlarına yönelik ilk girişimi değil. Şirket, 2020 yılında kitle kaynak kullanımına dayanan ve insanların yeni tip koronavirüs salgınının ilk günlerinde tahminlerde bulunmasını sağlayan Forecast adlı bir uygulama yayımlamıştı.

Kitle kaynaklı verilerin paylaşılması için bir platform olarak konumlandırılan ve yine puan sistemi kullanan bu uygulama, Meta tarafından 2022 yılında kapatılmıştı.

Diğer yandan The Wall Street Journal gazetesi, 22 Haziran’da yayımladığı haberde, küresel kripto bahis platformu Polymarket’ın öğrencilere sahte bahis ve kazanç videoları çekmeleri için ödeme yaptığını iddia etmişti.

Sosyal medyada yayımlanan 1105 videoyu inceleyen gazeteciler, görüntülerde gerçek Polymarket sitesinin kullanılmadığını ve “kazançlı” olduğu iddia edilen bazı bahislerin gerçekte zarar etmiş olabileceğini ortaya koymuştu.

ABD Emtia Vadeli İşlemler Ticaret Komisyonu (CFTC) ise 10 Haziran’da Kalshi ve Polymarket gibi tahmin pazarlarına yönelik yeni kurallar önermişti.

Federal mevzuat uyarınca hangi bahislerin yasal kabul edileceğini tanımlayan bu kurallar, spor bahislerinin büyük bölümüne izin vermeye devam ederken olası manipülasyonları engellemeyi amaçlıyor.

ABD pazarında faaliyet gösteren Kalshi, bu yıl bahis hacminde Polymarket’ı geride bıraktı.

The Block’un verilerine göre, haziran ayının tamamlanmamış verilerinde Kalshi’nin işlem hacmi 18,36 milyar dolar olarak kaydedilirken, Polymarket 6,77 milyar dolarda, Polymarket’ın ABD kolu olan Polymarket US ise 2 milyar dolarda kaldı.

Lachlan Murdoch yönetimindeki News Corp şirketine bağlı olan FOX kanalı, bu yılın ilkbaharında Kalshi ile ortaklık kurarak platformun tahmin verilerini haber ve yayın akışlarına entegre etmişti.

The Wall Street Journal’ın Polymarket incelemesi de Kalshi’nin 2027-2028 yıllarında yapmayı planladığı halka arz hazırlıklarının kamuoyuna yansımasının ardından yayımlandı. Geçen ay 22 milyar dolar değerlemeye ulaşan platform, borsaya kote olmak için görüşmelerini sürdürüyor.

Tahmin pazarlarının işleyişi son bir yılda ABD’de çok sayıda hukuki ihtilafa da yol açtı.

Nevada, Washington, Michigan, Wisconsin, Illinois, Arizona, Connecticut ve New York gibi eyaletlerin yönetimleri, bu platformlardaki bahisleri kumar kapsamında değerlendirerek kripto platformlarına ve CFTC’ye karşı hukuki süreçler yürütüyor.

Google çalışanı gizli verileri Polymarket bahislerinde kullanmakla suçlanıyor

Okumaya Devam Et

Amerika

ABD, Altın Kubbe füze savunma sistemini ilk kez test etti

Yayınlanma

ABD Savaş Bakanı Pete Hegseth, “Amerika için Altın Kubbe” programı kapsamındaki ilk anahtar testin başarıyla tamamlandığını ve sistemin insansız hava araçları ile seyir füzelerini başarıyla imha ettiğini duyurdu. Hegseth, projenin eski ABD Başkanı Ronald Reagan’ın Stratejik Savunma Girişimi vizyonunu gerçeğe dönüştürdüğünü iddia etti.

ABD Savaş Bakanı Pete Hegseth, sosyal medya platformu X üzerinden yaptığı açıklamada, “Amerika için Altın Kubbe” programı kapsamındaki ilk anahtar testin başarıyla tamamlandığını bildirdi.

Hegseth, teste bizzat tanıklık etme onuruna eriştiğini kaydetti.

Test sürecinde ileri yönlendirilmiş enerji teknolojilerinin kullanıldığını aktaran Hegseth, sistemin insansız hava araçları ve seyir füzeleri de dahil olmak üzere yaklaşan hedefleri otonom olarak tespit edip imha ettiğini belirtti.

Bakan Hegseth, tüm hedeflerin vurulduğunu ve testin tamamen planlanan takvime uygun şekilde gerçekleştirildiğini ifade etti.

Askerlerin yeni nesil teknolojilerle entegrasyon sürecini yerinde incelediğini belirten ABD Savaş Bakanı, “Başkan Donald Trump, Ronald Reagan’ın Stratejik Savunma Girişimi vizyonunu gerçeğe dönüştürüyor. Altın Kubbe ile savunma bakanlığımız vatanımızı her zamankinden daha güçlü şekilde koruyacak. Altın Kubbe gerçektir, güçlüdür ve planlandığı gibi ilerlemektedir” değerlendirmesinde bulundu.

Trump’ın Altın Kubbe projesinin maliyeti 1,2 trilyon dolar

Altın Kubbe (Golden Dome), Amerika ana karasını balistik, seyir ve hipersonik füzeler dahil olmak üzere her türlü füze tehdidine karşı korumayı amaçlayan çok katmanlı bir füze savunma sistemi.

Nükleer silahları, seyir füzelerini, balistik ve hipersonik füzeler ile insansız hava araçlarını engellemek üzere tasarlanan proje, yaklaşan tehditleri tespit etmek, izlemek ve önlemek amacıyla kurulacak bir uydu ağına dayanıyor.

Bu savunma kalkanının, tespit ve takip işlemleri için yüzlerce uydudan oluşması öngörülüyor.

ABD Başkanı Donald Trump, küresel füze savunma sisteminin kurulmasına ilişkin başkanlık kararnamesini Ocak 2025’te imzalamıştı.

Rusya ve Çin ise projeyi küresel istikrara yönelik bir tehdit olarak nitelendirmişti.

İngiliz The Guardian gazetesinin daha önce yayımladığı haberde, Trump’ın iddialarının aksine, yeni füze savunma sisteminin ikinci başkanlık döneminin sona ereceği 2028 yılına kadar tamamen hazır olamayacağı belirtilmişti.

Sistemin tek bir aşamada değil, kademeli olarak devreye alınacağı; Pentagon’un ilk aşamada veri sistemlerinin entegrasyonuna odaklanacağı, ardından ise uzay konuşlu silahların geliştirilmesi üzerinde çalışacağı aktarılmıştı.

Okumaya Devam Et

Çok Okunanlar

English