Amerika
Yeni Fed Başkanı Warsh, faiz indirimi istiyor

Donald Trump’ın Fed Başkanı adayı Kevin Warsh, Amerikan faiz oranlarının daha düşük olması gerektiğini savundu.
Financial Times’ın (FT) aktardığına göre Warsh, bunun en büyük nedeninin, “geçmişte, günümüzde ve gelecekte hayatımızın en verimlilik artırıcı dalgası” olduğunu düşündüğü yapay zeka (AI) patlaması olduğunu ve bunun Fed’e enflasyonu körüklemeden faizleri düşürme imkanı tanıdığını söylüyor.
Fed adayı, eski başkan Alan Greenspan’ın 1990’larda yaptığı gibi, bu verimlilik artışlarına şans verebileceğine inanıyor.
Warsh, aralık ayında Aven Financial’ın CEO’su Sadi Khan ile yaptığı mülakatta, “[Greenspan] anekdotlara ve oldukça ezoterik verilere dayanarak, faizleri yükseltmemiz gereken bir durumda olmadığımızı düşünüyordu. Sonuç olarak, daha güçlü bir ekonomiye ve daha istikrarlı fiyatlara sahip olduk,” demişti.
Warsh’ın görüşü, başkan gibi hızlı ve keskin faiz indirimleri görmek isteyen Hazine Bakanı Scott Bessent dahil olmak üzere Trump yönetimi yetkilileri tarafından da paylaşılıyor.
Bessent, bu ayın başlarında CNBC’ye verdiği demeçte, “1990’lara benzer şekilde, üretkenlik patlamasının başlangıç aşamasında olduğumuz açık,” dedi ve izleyicilerin, eski Washington Post gazetecisi Bob Woodward’ın, Greenspan’ın “ekonomiyi nasıl doğru bir şekilde harekete geçirdiğini” anlatan biyografisini okumaları gerektiğini ekledi.
Greenspan’ın verimlilik konusundaki hamlesi, Eylül 1996’ya dayanıyor. O tarihte Greenspan, Fed yönetim kurulu toplantısına girerek, çoğunun istediği faiz artışını ertelemeleri için meslektaşlarını ikna etmeye çalışmıştı.
Federal Açık Piyasa Komitesine (FOMC), üretkenliğin resmi verilerin gösterdiğinden daha hızlı arttığını söylemişti.
San Francisco Fed’in o dönemki başkanı Janet Yellen, FT’ye verdiği demeçte, “Birçok kişi tamamen ikna olmamıştı, Greenspan üretkenlik artışının bazı yönlerini insanların anlamakta gerçekten zorlandıkları bir şekilde anlatmaya başladı,” dedi.
Yellen, Greenspan’ın “kesinlikle haklı” olduğunu da ekledi. Sonunda, daha sonra Fed başkanı olan Yellen ve FOMC’nin bir üyesi hariç tüm üyeleri Greenspan’ın verimlilik tahminini destekledi ve borçlanma maliyetlerini sabit tuttu, fakat enflasyon ortaya çıkarsa bunları artıracaklarına dair taahhütte bulundu.
Otuz yıl sonra, Warsh, ustanın hamlesini tekrarlayabileceğine inanıyor. Warsh’ın yerini alacağı Powell da, en azından AI heyecanının bir kısmına inandığını ima etti.
Fed başkanı ocak ayında, “Geriye dönüp baktığınızda, dalga dalga gelen bazı aksaklıklar olacaktır, fakat nihayetinde teknoloji üretkenliği artırır ve bu da ücretlerin yükselmesinin temelidir,” demişti.
Çarşamba akşamı, Fed yöneticisi Lisa Cook da bu görüşe katıldığını belirterek, “Artan kanıtlar, AI’ın üretkenliği önemli ölçüde artırma gücüne sahip olduğunu gösteriyor,” dedi.
FOMC toplantılarına katılan eski Fed yetkilisi Vincent Reinhart, AI’ın zamanla üretkenliği artıracağı ve enflasyonu düşüreceği konusunda “ikna edici bir yönelim” olduğu konusunda hemfikir.
Fakat şu anda BNY Investments’ın baş ekonomisti olan Reinhart, teknolojinin “beklenen çıktı için yolu kesinlikle yukarı doğru büktüğünü” ama “şu anda üretkenliğe pek bir katkı sağlamadığını” belirtti.
Birçok iktisatçı, yapay zeka patlamasının ABD ekonomisinin arz kapasitesini genişletmekten ziyade talebi artırdığına inanıyor.
Bunlar, en zengin Amerikalılara fayda sağlayan ve harcamaları artıran sermaye yatırımlarındaki artışa ve borsa kazançlarına işaret ediyorlar.
Warsh, AI patlamasının iş dünyasını hızla altüst edeceğini ve en iyi şirketlerin bir yıl içinde “hayal bile edilemeyen şeyler” yapacağını öngörüyor.
Stanford Üniversitesi Hoover Enstitüsünde araştırmacı olarak görev yapan Warsh, AI endüstrisinin evrimini en ön sıradan izleyen biri.
Akıl hocası Stanley Druckenmiller, Warsh’ın milyarderin aile ofisinde, çoğunlukla teknoloji şirketlerini içeren özel sermaye yatırımlarını yönetmiş olmasının, teknolojinin ekonomi üzerindeki etkisini değerlendirmek için onu ideal bir konuma getirdiğini söyledi.
Druckenmiller, FT’ye Silikon Vadisinden bahsederek şunları söyledi:
“Orada harika bir ağı var ve sadece üst düzey bilgilere sahip olmakla kalmayıp, AI’ın hızı ve yıkıcı etkisinin ayrıntılarını da bildiği için, normal bir makroekonomistten daha iyi bir anlayışa sahip olduğunu düşünüyorum.”
Senato Warsh’ı zamanında onaylarsa, Fed başkan adayı mayıs ortasında görevi devralacak ve kasım ayındaki ara seçimler öncesinde mevcut %3,5-3,75 aralığından büyük faiz indirimleri yapması için hemen baskı altında kalacak.
Fed yetkililerinin son politika tahminleri, bu yıl ABD’nin borçlanma maliyetlerini sadece bir kez indireceklerini ve referans faiz oranını yüzde 3,25’in üzerinde, başkanın istediği yüzde 1 seviyesinin üzerinde tutacaklarını gösteriyor.
Eylül 1996’daki oylama sırasında odada bulunanlar, Greenspan’ın komiteyi ikna etmek için anekdotlara değil verilere dayandığını söylüyorlar.
Warsh, günümüzün faiz belirleyicilerini AI kaynaklı bir verimlilik patlamasına ikna etmek istiyorsa, aynı şeyi yapması gerekecek.
FOMC sekreteri olarak toplantıya katılan eski Fed başkan yardımcısı Don Kohn, “Greenspan’ın sezgisi, derinlemesine araştırma yaparak, diğer insanların bulamadığı şeyleri ortaya çıkararak desteklendi. O, verilere çok önem veren biridir. Bu sadece bir iddia değildi; ücretler artıyordu, kârlar yüksekti ve enflasyon düşüktü, çözülmesi gereken bir bilmece vardı,” dedi.
Yellen ise, “Greenspan kendi başına çok fazla araştırma yaptı. Çok sayıda ekonomik veriyi kullanarak gerçekten bu tezi kanıtlamaya çalıştı,” ifadelerini kullandı.
Amerika
Microsoft’un veri merkezi yatırımı New York’un elektrik talebini aşacak

Microsoft, bulut ve yapay zeka hizmetlerindeki sunucu açığını kapatmak amacıyla veri merkezlerinin kapasitesini 2032’ye kadar üçe katlayıp 38 gigavatın üzerine çıkarmayı hedefliyor. Planlanan bu enerji miktarı, New York eyaletinin zirve dönemdeki elektrik tüketimini aşıyor.
Amerikan teknoloji şirketi Microsoft, veri merkezlerinin kapasitesini 2032 yılına kadar üç kattan fazla artırarak 38 gigavatın üzerine çıkarmayı planlıyor.
Bloomberg’in konuya aşina kaynaklara dayandırdığı haberine göre, hedeflenen bu kapasite, New York eyaletinin en yüksek tüketim dönemlerindeki elektrik ihtiyacını geride bırakıyor.
Kapasite artışı, Microsoft’un bulut hizmetleri ve yapay zeka operasyonlarında yaşadığı işlem gücü yetersizliğini aşmasını amaçlıyor.
Şirketin dünya genelindeki veri merkezi ağının mevcut elektrik kapasitesi yaklaşık 12 gigavat seviyesinde seyrediyor.
Gelecekteki kapasitenin yaklaşık üçte birinin yapay zeka donanımlarına ayrılması hedefleniyor. Bu alandaki güncel tüketim ise 2 gigavat civarında kalıyor.
Sunucu kapasitesindeki yetersizlik, Microsoft’u ABD ve Avrupa’daki bazı merkezlerinde yeni bulut aboneliklerini sınırlandırmak zorunda bıraktı. Bu durum nedeniyle müşterilerin bir bölümü rakiplerle sözleşme imzaladı.
Tesis inşasını hızlandıran şirket, Atlanta bölgesi dahil yeni merkezler kuruyor. Son mali yılda sermaye harcamaları 145 milyar dolara ulaşan şirketin harcamalarında, analistlerin değerlendirmelerine göre yükseliş sürecek.
Tesislerin inşasının yıllar alması, talep ve teknolojideki değişimlerin sürmesi sebebiyle mevcut planlar revizyona uğrayabilir.
Microsoft, programın ayrıntılarına dair henüz açıklama yapmadı.
Daha önce şirket içi değerlendirmelerde, yapay zeka merkezleri inşasının elektrik, su tüketimi ve karbon emisyonları nedeniyle çalışanlar arasında kaygı yarattığı kabul edilmişti.
Microsoft, su verimliliğini artırdığını ve yenilenebilir enerji kaynaklarını güçlendirdiğini savunuyor.
Amerika
“Teknoloji devleri gençlerin tepki odağında petrolün yerini aldı”

ABD’li kayaç petrolü üreticisi Diamondback Energy şirketinin yöneticisi Kaes Van’t Hof, teknoloji devlerinin petrol şirketlerinin yerini alarak kamuoyunun bir numaralı hedefi haline geldiğini söyledi. Van’t Hof, yüksek gelir ve kariyer arayışındaki gençlerin enerji sektörüne ilgisinin arttığını savundu. Bloomberg verileri ise sektörde üretimin rekor kırmasına karşın son on yılda 250 bin kişilik istihdam kaybı yaşandığını gösteriyor.
ABD merkezli kayaç petrolü üreticisi Diamondback Energy şirketinin tepe yöneticisi Kaes Van’t Hof, teknoloji devlerinin kamuoyu nezdinde petrol şirketlerinin yerini alarak “bir numaralı halk düşmanı” haline geldiğini söyledi.
Financial Times gazetesine konuşan Van’t Hof, iyi gelir ve güçlü kariyer fırsatları arayan gençlerin artık petrol sektörünü dışlanan bir alan olarak görmediğini vurguladı.
Teknoloji şirketlerinin, özellikle veri merkezlerinin inşası nedeniyle yoğun bir toplumsal baskıyla karşı karşıya kaldığını belirten Van’t Hof, enerji sektörüne yönelik yaklaşımın ise dönüştüğünü savundu.
The New York Times gazetesinin daha önce yer verdiği haberde, veri merkezlerine yönelik endişelerin çevreye dönük tehditler ve sohbet robotlarına olan bağımlılıkla bağlantılı olduğu aktarılmıştı.
Van’t Hof, toplumun enerjinin gündelik hayattaki vazgeçilmez rolünü artık çok daha iyi kavradığına dikkat çekti.
Gelişmeleri değerlendiren Diamondback yöneticisi, şu ifadeleri kullandı:
“Birkaç yıl öncesine kadar neredeyse her gün petrol sektörünün öldüğüne dair makaleler çıkıyordu. Ancak bugün insanların bunun saygın, iyi ödeme yapan, ayrıca yapay zeka ile enerjinin kesiştiği bir alan olduğunu anladığını düşünüyorum.”
Söz konusu dönüşümün istihdam piyasasına da yansıdığını kaydeden Van’t Hof, sektöre genç yetenek akışı yaşandığını ve staj başvurularında artış görüldüğünü dile getirdi.
Van’t Hof, değerlendirmesini şu sözlerle sürdürdü: “Enerji sektörü havalı olabilir mi? Evet, sanırım öyle. Artık asıl bilişimciler kötü adam olarak görülüyor.”
Teksas merkezli olan ve kayaç petrolü çıkaran Diamondback, 56 milyar dolarlık ciroya sahip. Şirket, ABD’nin güneyindeki geniş petrol ve doğalgaz bölgesi Permian Havzası’nın en büyük bağımsız petrol üreticisi konumunu elinde tutuyor.
Öte yandan Bloomberg, Temmuz ayında geçtiği haberde ABD petrol ve doğalgaz sektörünün son on yılda istihdamını yaklaşık yüzde 40 oranında azalttığını duyurmuştu.
Bu oran 250 bin kişilik iş kaybına denk gelirken, söz konusu pozisyonların büyük kısmının geri dönmeyeceği kaydedildi.
İstihdamdaki bu sert düşüşe rağmen, aynı dönemde ham petrol üretimi yüzde 50 artış kaydetti.
Bloomberg’in aktardığına göre 2014 yılındaki fiyat çöküşünün ardından yatırımcılar şirketlerden daha yüksek verimlilik ve kâr talep etmeye başladı.
Bu baskı; işten çıkarmaları, şirket birleşmelerini, ileri teknolojilerin kullanımını, otomasyonu ve robotik sistemleri beraberinde getirdi.
Ajansın hesaplamalarına göre sektörde 2023 yılının başından bu yana gerçekleşen birleşme ve devralma işlemlerinin toplam hacmi 500 milyar doları aştı ve önceki üç yıllık dönemin toplamını yüzde 20’den fazla geride bıraktı.
Güncel verilerle ABD’deki ham petrol üretimi günlük 13,8 milyon varille rekor seviyeye ulaşsa da sektördeki istihdam son üç yılın en düşük seviyesinde seyrediyor.
Ülkedeki enerji şirketleri, 2014 yılında çalışan sondaj kulelerinin üçte birinden daha azıyla faaliyet gösteriyor; ancak sahadaki her bir kule artık o döneme kıyasla yaklaşık dört kat daha fazla petrol üretiyor.
Amerika
ABD, ismi açıklanmayan “büyük” bir bankaya yaptırım uygulayacak

ABD Hazine Bakanı Scott Bessent, Trump yönetiminin önümüzdeki hafta büyük bir bankaya yaptırım uygulayacağını söyledi.
Yeni yaptırım, yine İran’a karşı iktisadi abluka kapsamında ilan edilecek.
“Real America’s Voice” programına konuk olduğu sırada ne finans kurumunun adını ne de bulunduğu ülkeyi belirten Bessent, bu adımın pazartesi günü (14 Eylül) atılacağını ifade etti.
Bessent, bu adımın başlangıçta cuma günü gerçekleştirilmesinin planlandığını fakat 11 Eylül 2001 saldırılarının 25. yıldönümü anma törenleri nedeniyle ertelendiğini belirtti.
Bessent şöyle konuştu:
“Herkes bu rejimle ilişkisini kesene kadar bu sürece devam edeceğiz. Bunu o kadar kârsız hale getireceğiz ki, şirketinizin ya da kendinizin, kişisel mali durumunuzun yok olma tehlikesiyle karşı karşıya kalmasını göze almak istiyorsanız, buyurun deneyin. Ama peşinize düşeceğiz.”
ABD, Türkiye’deki bir bankaya “İran bağlantılı” olduğu iddiasıyla yaptırım uyguladı
ABD, Şubat ayında çatışmanın başlamasından bu yana İran’a karşı petrol ihracatı, nakliye ağları, silah tedarik kanalları, finansal aracılar, dijital varlık borsaları ve havacılık bağlantılarını hedef alan bir dizi ekonomik önlem uyguladı.
Trump yönetimi, geçen ay Bessent’in “Ekonomik Dışlama Operasyonu” olarak adlandırdığı girişimle kampanyasını tırmandırdı.
ABD, yaklaşık 60 kuruluş, kişi ve gemiye yaptırımlar uyguladı ve deniz taşımacılığı, havacılık, teknoloji, altın ve dijital varlıklar gibi sektörlerde İran’la iş yapanlara yönelik ikincil yaptırımların kapsamını genişletti.
Beyaz Saray geçen hafta İstanbul merkezli Golden Global Bank’ı, Çin’in İran petrolü karşılığında ödediği büyük meblağları Devrim Muhafızları’na aktardığı gerekçesiyle yaptırım kapsamına almıştı.
İran üzerindeki baskı giderek artmasına rağmen, ABD Başkanı Donald Trump savaşın Kasım ayındaki ABD ara seçimlerinden sonraya kadar sona ermeyeceğini öngördü.
Avrupa5 gün önceAvrupa savunma sanayii Ukrayna’ya yetişemiyor
Avrupa4 gün önceKoçbaşı olarak AfD
Görüş2 hafta önceBişkek’te “Yeni Düzen” gerçeğe dönüşüp dönüşemeyeceğini görmek için toplanıyor
Dünya Basını2 hafta önce“Yapay zeka devasa bir aldatmaca”
Avrupa5 gün önceCDU, AfD’yi durdurmak için yeni göç planı hazırlıyor
Asya2 hafta önceHindistan’ın 2047 gelişmiş ekonomi hedefi zora girdi
Asya2 hafta önceABD’nin baskısıyla karşı karşıya kalan Japonya Merkez Bankası kritik bir karar aşamasında
Asya4 gün önceÇin’in HQ-17AE kısa menzilli hava savunma sistemi Pakistan’ın İHA savunmasını güçlendirecek










