Amerika
Biden otomotiv grevcilerini ziyaret etti ama ‘orta sınıf’ı övdü

ABD Başkanı Joe Biden Salı günü Michigan’da grevdeki işçileri ziyaret etti. Biden’ın, ‘bir grev alanını ziyaret eden ilk ABD Başkanı’ olduğu belirtiliyor.
Biden Detroit havaalanında Birleşik Otomotiv İşçileri (UAW) sendikası Başkanı Shawn Fain ve aralarında Amerika Demokratik Sosyalist Kongre Üyesi Rashida Tlaib’in de bulunduğu bir grup Demokrat Partili siyasetçi tarafından karşılandı.
Fain daha sonra Biden ile birlikte başkanlık limuziniyle, yüzlerce UAW üyesinin grevde olduğu GM’in Willow Run parça dağıtım merkezine gitti. İkili, UAW yetkililerinden oluşan küçük bir kalabalığa hitap etti.
Burada yaklaşık bir buçuk dakikalık kısa bir konuşma yapan Biden, “Yaptığınıza devam edin. Önemli bir zammı hak ediyorsunuz. Onları [otomobil şirketlerini] biz kurtardık. Artık bizim için adım atmalarının zamanı geldi,” dedi. Biden, UAW’yi 2008 yılında ‘otomotiv sanayisini kurtardığı için’ de övdü.
Obama-Biden yeniden yapılandırması işçileri vurdu
Barack Obama’nın başkan, Joe Biden’ın da başkan yardımcısı olduğu dönemde otomotiv sektöründeki yeniden yapılandırma ve kurtarma paketleri nedeniyle işçilerin reel ücretleri gerilemiş, sosyal hakları budanmış ve çok sayıda işçi işsiz kalmıştı. Şu anda işçilerin grevde olduğu Üç Büyükler’in kârları son on yılda yüzde 90 artarken, işçi ücretleri enflasyona göre ayarlandığında yüzde 30’un üzerinde azaldı.
Financial Times’ın (FT) yaptığı bir araştırmaya göre de hissedarların 2008 krizinden bu yana Detroit Üçlüsü’nden temettü ve hisse geri alımları yoluyla yaklaşık 85 milyar dolar aldığını gösteriyor. FT’ye göre reel olarak, her üç otomobil üreticisinde de ortalama işçi ücretleri 2022’ye kadarki beş yıl içinde yaklaşık yüzde 20 oranında düştü. Bu düşüş büyük ölçüde Ford’daki ücret düşüşünden kaynaklanıyor.
Hisse geri alımlarının toplam ederi ise 32,6 milyar dolar. Bu rakamın büyük bir kısmı GM’nin 2012’den 2017’ye kadar yürüttüğü 26,3 milyar dolarlık hisse geri alım programından kaynaklanıyor.
2021 ve 2022’de Üç Büyükler’in toplam kârı ise 70 milyar doları geçti. Yalnızca Ford, geçen yıl Rivian startup’ı ve otonom sürücü Argo AI programı nedeniyle 2 milyar dolarlık zarar açıkladı.
GM için 2021, 10 milyar dolarlık gelirle 2009’da iflastan çıkmasından bu yana en kârlı yıl oldu. 2019’daki birleşmenin ardından Fransız PSA’yı da bünyesine katan Stellantis, geçen yıl neredeyse tamamı Kuzey Amerika’dan gelen 17,7 milyar dolarlık rekor bir net gelir elde etti.
Sattıkları otomobil sayısı azalsa da, üç otomobil üreticisinin toplam gelirleri son 10 yılda 4 milyar dolara ulaştı.
Biden işçi grevinde orta sınıfı övdü
UAW lider Fain ise bu konuya değinmedi ve bunun yerine Biden’a övgüler yağdırdı. Fain, “Ülke tarihinde ilk kez, görevdeki bir ABD başkanı ortaya çıktı ve grev hattında durdu. Başkanımız ekonomik ve sosyal adalet için verdiğimiz mücadelede işçilerin yanında yer almayı seçti. Bu tarihi bir an,” dedi.
Fain, ‘işçiler kırıntılar için savaşmak ve maaş çekiyle yaşamak zorunda kalırken tüm kârı alan’ milyarderleri kınadı ve ‘Başkanın işçi sınıfı için doğru olanı yapacağını bildiklerini’ söyledi.
Biden ise buna karşılık olarak, ABD’yi ‘orta sınıfın’ inşa ettiğini, ‘orta sınıfı’ da sendikaları inşa ettiğini savundu.
Başkan Biden grev ziyareti sonrasında, milyarder Wall Street yatırımcısı Mark Heising’in evinde tabak başına 100.000 dolarlık bir bağış toplantısına ev sahipliği yapmak üzere Michigan’dan ayrılarak San Francisco’ya gitti.
Politico’da yayınlanan bir makaleye göre, işçilerin greve gittiği GM’in CEO’su Mary Barra Joe Biden başkan olduğundan bu yana Beyaz Saray’ı sekiz kez ziyaret etti ve “başkan onunla sıkı bir ilişki geliştirmek için yıllarını harcadı.” GM, Biden’ın 2021’deki yemin törenine 500.000 dolar bağışta bulunurken Ford 250.000 dolar bağışta bulundu.
Biden grevi bitirmeye mi gitti?
Biden’ın ziyaretinin ardından Amerikan medyasında ücret pazarlığının anlaşmayla sonuçlanacağına ilişkin haberler artmaya başladı. Bir UAW yetkilisi CNN’e yaptığı açıklamada, sendikanın elektrikli araçlara geçiş yapan otomobil şirketlerine gelecekte verilecek kredilerin, işçilerin UAW’de sendikalaşması şartını içermesini sağlamak için Beyaz Saray ile görüşmeler yaptığını söyledi.
Biden, Fain’in sendikanın grevini 28 eyaletteki 38 noktada bulunan Stellantis ve GM parça dağıtım tesislerini kapsayacak şekilde genişleteceğini açıklamasından saatler sonra Michigan’a gitme kararını açıkladı.
Trump sendikasız işçilerle buluşacak
Öte yandan, eski ABD Başkanı ve Cumhuriyetçilerin en önde gelen başkan adayı Donald Trump’ın da Michigan’a giderek işçilerle bir araya gelmesi bekleniyor. Trump, ilkine katılmadığı Cumhuriyetçi aday münazarasının ikincisine de işçilerle buluşmak için katılmayacak.
Trump bugün Detroit banliyösündeki bir otomobil tedarikçisinde düzenlenecek toplantıda işçilere hitap edecek. Amerikan Emek Federasyonu ve Endüstriyel Örgütler Kongresi (AFL-CIO) sözcüsüne göre tedarikçi Drake Enterprises bünyesinde sendika barındırmayan bir üretici.
Reuters’a konuşan bir kaynak, UAW’nin Trump’ın ziyaretiyle ilgisi olmadığını ve Fain’in de bu etkinliğe katılmayı planlamadığını söyledi.
Salı günü yaptığı açıklamada Trump, Biden’ı otomotiv işçilerini ‘sırtından bıçaklamakla’ suçladı; Biden’ın elektrikli araç zorunluluğunun ABD otomobil endüstrisini yok edeceğini ve binlerce otomobil işçisinin işine mal olacağını söyledi.
Cumhuriyetçiler, Biden’ın elektrikli araç üretimine milyarlarca dolar vergi kesintisi vererek Amerika’nın otomotiv sektörünü elektrikli hale getirme çabasının otomobil işçileri arasında popüler olmadığına inanıyor.
Michigan’da seçim yarışı
Trump 2016’da sendika üyelerinden, Ronald Reagan’dan bu yana hiçbir Cumhuriyetçinin ulaşamadığı düzeyde destek alarak Pennsylvania, Michigan ve Wisconsin gibi kritik eyaletleri az farkla kazanmıştı.
Biden, 2020’de sendikaların desteğini yeniden kazanarak, şirketlerin daha düşük maliyetli, genellikle sendikasız yerleri benimsemesiyle onlarca yıldır istihdam kaybına uğrayan ve ‘Rust Belt’ olarak adlandırılan bu eyaletleri yaklaşık yüzde 16 puanlık bir farkla geri aldı. Michigan’daki fark 154.000’di.
Trump’ın danışmanı Jason Miller, Michigan’da Trump’ın Biden’ın iktisadi politikalarını ve elektrikli araçları özendiren eden devlet teşviklerini eleştireceğini ve ikinci bir dönem için seçilmesi halinde mavi yakalı ‘işçileri korumak için daha iyi bir iş çıkaracağını’ söyleyeceğini söyledi.
CNBC’de yer alan bir habere göre, 2024 başkan adaylarının her biri, şu anda grevde olan yaklaşık 18.300 otomotiv işçisinden biri olan ve adaylar hakkında ‘kayıtsız’ olduğunu söyleyen Darius Collier gibi mavi yakalı seçmenleri kazanmaya çalışıyor.
Sendikalı işçiler arasında Trump’a destek arttı
UAW, henüz resmi olarak Joe Biden’a desteğini açıklamış değil. CNBC’ye göre ise Trump sendikanın sıradan üyeleri arasında birçok destekçiye sahip.
Örneğin şu anda Mopar fabrikasında grevde olan bir başka otomobil işçisi Niko Shinn, CNBC’ye verdiği demeçte, “Trump’ı seviyorum. İyi bir işadamı ve siyasetten ziyade pazarlık ve benzeri konularda daha bilgili görünüyor,” diyor.
Michigan anket şirketi EPIC-MRA’ya göre son aylarda Trump’ın sendika üyeleri arasındaki desteği artarken Biden’ınki azaldı. EPIC-MRA başkanı Bernie Porn’a göre, Haziran ayında Biden’ın Trump’ı %51’e %42 ile geçmesinin ardından, Ağustos ayında yapılan bir ankette Trump sendika üyeleri arasında Biden’ı %46’ya %43 ile geçti.
Trump’ın mitinginin düzenleneceği Macomb County’de yaşayan Cumhuriyetçi stratejist Jamie Roe, “Başkan Trump’ın duruşundaki retorik, bence, Biden yönetiminin elektrikli araçlara geçişi zorlamasıyla işlerinin ortadan kaldırılmasından endişe duyan UAW tabanının büyük çoğunluğuyla net bir şekilde uyuşuyor,” iddiasında bulunuyor.
Amerika
ABD Senatosu, dijital dolar yasağını içeren tasarıyı kabul etti

ABD Senatosu, Fed’in 31 Aralık 2030’a kadar merkez bankası dijital para birimi (CBDC) niteliğinde bir dijital dolar çıkarmasını yasaklayan düzenlemeyi kabul etti. 85’e karşı 5 oyla geçen hüküm, 21st Century ROAD to Housing Act tasarısına Cumhuriyetçilerin girişimiyle eklendi. Düzenlemenin yürürlüğe girmesi için Temsilciler Meclisi’nin de onayı ve Başkan Trump’ın imzası gerekiyor.
ABD Senatosu, Merkez Bankası’nın (Fed) merkez bankası dijital para birimi (CBDC) olarak dijital dolar veya CBDC’ye “esaslı ölçüde benzer” herhangi bir dijital varlık çıkarmasını 31 Aralık 2030’a kadar yasaklayan 21st Century ROAD to Housing Act tasarısını kabul etti.
Tasarı Senato’da 85’e karşı 5 oyla geçti.
CBDC, nakit ve kaydi paranın yanında ulusal para biriminin üçüncü biçimi olarak tanımlanıyor. Bu tür dijital para birimlerinin ihracı ve kontrolü doğrudan merkez bankaları tarafından yürütülüyor.
Bazı CBDC projelerinde kripto para ve blokzincir teknolojilerinden yararlanılsa ve dijital para birimleri kriptografik tokenlar şeklinde ihraç edilse de, bu varlıklar merkezi bir ihraççıya sahip olmaları nedeniyle kripto para olarak değerlendirilmiyor.
Dünyada birçok ülke kendi CBDC projelerini geliştiriyor veya test ediyor.
Çin, dijital yuanı 2020 yılından bu yana deneme programları kapsamında test ederken, Rusya’da dijital rublenin geniş çaplı kullanımına 1 Eylül’de başlanması planlanıyor.
Esasen emlak piyasasına ilişkin düzenlemeler içeren 21st Century ROAD to Housing Act tasarısındaki CBDC yasağı hükmü, Cumhuriyetçilerin girişimiyle metne eklendi.
Tasarının şimdi Temsilciler Meclisi’nde oylanması, ardından da Başkan Donald Trump’ın imzasına sunulması gerekiyor.
Trump yönetimi daha önce de dijital doların hayata geçirilmesine karşı çıkarken, sabit kripto para birimlerini destekleyen bir çizgi izledi.
ABD’de GENIUS Act adlı sabit kripto para yasasının kabul edilmesinin ardından Hazine Bakanı Scott Bessent, ABD devlet tahvilleriyle desteklenen sabit kripto para birimlerinin Amerikan kamu borcuna yönelik yeni bir talep kaynağı oluşturacağını ve doların dijital ödemelerdeki konumunu güçlendireceğini söyledi.
Fed de dijital dolar fikrinden bir yıldan uzun süre önce uzaklaşmıştı.
Kurumun eski başkanı Jerome Powell, görev süresi boyunca ABD’de merkez bankası dijital para biriminin hayata geçirilmeyeceğini açıklamıştı. Powell’ın yerine gelen mevcut Fed Başkanı Kevin Warsh da CBDC karşıtı bir tutum sergiliyor.
Avrupa Birliği ise dolar bazlı sabit kripto para birimlerinin yaygınlaşmasına karşılık dijital euro projesini bir CBDC olarak destekliyor. Birlik, pazarını korumaya yönelik adımlar da attı.
Bu yıl yürürlüğe giren MiCA kripto varlık düzenlemeleri, Avrupa’daki kripto para borsalarında işlem gören tüm sabit kripto para birimlerinin, özel lisans almış ve AB içinde faaliyet gösteren ihraççılar tarafından çıkarılmasını şart koşuyor.
Toplam piyasa değeri 317 milyar dolar olan sabit kripto para piyasasının yüzde 90’dan fazlasını dolar bazlı ürünler oluşturuyor.
En büyük sabit kripto para birimleri, 186 milyar dolarlık piyasa değerine sahip Tether’in USDT’si ile 74 milyar dolarlık piyasa değerine sahip Circle’ın USDC’si olarak öne çıkıyor.
Trump ailesiyle bağlantılı kripto para projesi World Liberty Financial tarafından yaklaşık bir yıl önce piyasaya sürülen USD1 adlı sabit kripto para birimi ise yaklaşık 4,5 milyar dolarlık piyasa değeriyle kategorisinde dördüncü sırada yer alıyor.
USD1 arzının yaklaşık yüzde 75’i Binance’te tutuluyor.
Amerika
Google yapay zeka için A24 stüdyosuna ortak oluyor

Google, yapay zeka alanında iş birliği geliştirmek amacıyla bağımsız film stüdyosu A24’e yaklaşık 75 milyon dolar yatırım yapmaya hazırlanıyor. The Wall Street Journal gazetesinin kaynaklara dayandırdığı habere göre ortaklık kapsamında sinema sektörüne yönelik yeni yapay zeka araçlarının geliştirilmesi hedefleniyor.
The Wall Street Journal gazetesinin konuya aşina kaynaklara dayandırdığı haberine göre Google, yapay zeka alanındaki ortaklık kapsamında bağımsız film stüdyosu A24’e yaklaşık 75 milyon dolar yatırım yapacak.
Gazete, bu adımın teknoloji devinin bir sinema stüdyosundan ilk kez hisse satın aldığı örnek olduğunu kaydetti.
Google bünyesindeki yapay zeka birimi DeepMind ile A24, filmlerin üretimi ve dağıtımı için yeni araçlar geliştirmeyi planlıyor.
A24 stüdyosunun teknoloji ve inovasyon alanındaki çalışmalarını yürüten ortağı Scott Belsky, geliştiricilerin yapay zekayı film üretimini hızlandırmak ve maliyetleri düşürmek amacıyla öne çıkardığını, ancak bu durumun sinemacılar arasında memnuniyetsizlik yarattığını ifade etti.
Sürece ilişkin değerlendirmede bulunan Belsky, “Yaratıcı kontrolü koruyan ve risk alma isteğini teşvik eden daha etkili yapay zeka uygulama yöntemlerinin olduğuna inanıyoruz” dedi.
Yeni araçların, kullanıcı taleplerine göre doğrudan içerik üreten üretken yapay zekadan farklı olacağını belirten Belsky, Google’ın A24 stüdyosunun film ve televizyon arşivine erişim hakkı elde etmeyeceğini kaydetti.
DeepMind Başkan Yardımcısı Eli Collins ise ortaklığa ilişkin, “Teknolojinin, alanındaki en iyi uzmanların ellerine ulaştığı anlarda büyük ilerlemelerin kaydedileceğine inanıyoruz.” açıklamasında bulundu.
ABD merkezli bağımsız bir sinema şirketi olan A24 stüdyosu, özellikle yazar ve festival filmleri üzerine odaklanmasıyla tanınıyor. Yakın zamanda “Gerçekliğin Sahne Arkası” (Y2K) ve “Marty Supreme” filmlerini izleyiciyle buluşturan stüdyonun portföyünde, yedi Oscar ödülü kazanan “Her Şey Her Yerde Aynı Anda” (Everything Everywhere All at Once) yapımının yanı sıra “Yeşil Şövalye” (The Green Knight), “Deniz Feneri” (The Lighthouse), “Cadı” (The Witch), “Ritüel” (Midsommar), “Geçmiş Yaşamlar” (Past Lives), “Demir Pençe” (The Iron Claw), “When You Finish Saving the World” ve “İç Savaş” (Civil War) gibi filmler yer alıyor.
Amerika
SpaceX, 6,3 milyar dolarlık bilgi işlem gücü anlaşması imzaladı

SpaceX, açık kaynaklı yapay zeka girişimi Reflection AI ile önemli bir bilgi işlem gücü anlaşması imzaladı.
Anlaşma kapsamında Reflection, gelişmiş modelleri eğitmek ve çalıştırmak için kullanılan en üst düzey yapay zeka çipleri olan Nvidia GB300’lere anında erişim elde edecek.
CNBC’nin incelediği belgelere göre, 1 Temmuz 2026’dan itibaren 2029 yılına kadar SpaceX’e aylık 150 milyon dolar ödeme yapmayı kabul etti.
Anlaşma süresi sonuna kadar devam ederse, ödemelerin toplam tutarı yaklaşık 6,3 milyar dolara ulaşacak.
Her iki şirket de ilk üç ayın ardından 90 gün önceden bildirimde bulunarak sözleşmeyi feshedebilir.
Anlaşma, SpaceX’in rekor kıran halka arzının ardından devasa veri merkezi altyapısını nasıl kullandığını gösteriyor.
Şirket, Colossus’u kısmen ChatGPT’nin rakibi olan Grok’a güç sağlamak amacıyla kurmuştu.
Şimdi ise SpaceX, bu altyapıyı dışardaki yapay zeka şirketlerine hesaplama gücü kapasitesi satmak için de kullanıyor.
SpaceX, daha önce Anthropic, Google ve Cursor ile hesaplama gücü konusunda anlaşmalar imzalamıştı. Musk’ın şirketi şu anda Cursor’u satın alma sürecinde.
Reflection, bu listeye stratejik açıdan farklı bir müşteri daha ekliyor: Hükümetlerin ve işletmelerin kapalı yapay zeka sistemlerine olan bağımlılığını yeniden değerlendirdiği bir dönemde, açık kaynaklı modellere odaklanan bir yapay zeka laboratuvarı.
Zamanlama dikkat çekici. Anthropic’in Fable ve Mythos’a erişimi kesmesinin ardından açık kaynaklı yapay zeka ivme kazandı.
Bu durum, kritik işler için kapalı model sağlayıcılarına güvenmenin riskleri konusunda soru işaretleri yarattı.
Bu olay, açık model şirketlerine, müşterilerin modelleri daha fazla kontrol sahibi olarak inceleyebilmesi, özelleştirebilmesi ve çalıştırabilmesi gerektiği yönünde daha güçlü bir argüman sağladı.
Reflection, son değerlemesi 25 milyar dolar olan bu girişim olarak, OpenAI, Anthropic ve Google’ın öncü sistemleriyle rekabet edebilecek Amerikan açık kaynaklı yapay zeka modelleri geliştirmeye çalışırken, hükümetlere ve işletmelere kapalı sistemlere kıyasla daha fazla esneklik sunma hedefiyle bu yaklaşımı doğrudan benimsedi.
Reflection sözcüsü yaptığı açıklamada, “Son zamanlarda yaşanan olaylar, açık kaynağın yapay zeka ekosistemi için ne kadar önemli olduğunu ortaya koyuyor; giderek daha fazla ülke ve işletme, yalnızca kapalı modellere bağımlı olmanın getirdiği riskleri ve maliyetleri fark ediyor,” dedi.
Reflection, bu anlaşmanın kendisine “Amerikan açık zekası” olarak adlandırdığı şeyi hızlandırmak için ek hesaplama gücü, yani hesaplama kapasitesi sağladığını belirtti.
Girişim henüz halka açık bir öncü açık kaynaklı model yayınlamadı fakat hükümet ve ulusal güvenlik müşterileriyle ivme kazanmaya devam ediyor.
Şirket, Enerji Bakanlığı’nın Genesis Misyonu ile birlikte çalışıyor ve Pentagon’un daha geniş kapsamlı yapay zeka çabalarının bir parçası.
SpaceX için bu anlaşma, hesaplama gücünün yapay zeka yarışında stratejik bir değer haline geldiğinin bir başka işareti.
Gelişmiş Nvidia çiplerine erişim, öncü modelleri eğitmeye ve kullanmaya çalışan şirketler için hâlâ en büyük kısıtlamalardan biri olmaya devam ediyor.
Colossus’u dış müşterilere açarak şirket, kıt grafik işlem birimi kapasitesini satmak için yarışan bulut sağlayıcıları ve yapay zeka altyapı şirketlerinin yanına konumlanıyor.
Bu aynı zamanda SpaceX’e, büyüyen yapay zeka altyapısı anlatısını haklı çıkarmak için başka bir yol sunuyor.
Yatırımcılar, SpaceX’in roketler ve Starlink’in ötesine geçerek yapay zeka, veri merkezleri ve hesaplama hizmetlerine genişleyip genişleyemeyeceğini izliyor.
Amerika7 gün öncePeter Thiel’in gizli cemiyeti: “Dialog”
Görüş2 hafta önceYeni Delhi’den Yükselen Ses: BRICS’in Yeni Dünya Düzeni Manifestosu
Asya1 hafta önceÇKP, ‘Xi Jinping’in Parti İnşası Üzerine Düşüncesi’ni resmi doktrin ilan etti
Dünya Basını2 hafta önceİran’ın Yeni Büyük Stratejisi
Görüş1 hafta önceSavaşın kısa tarihi ve senaryolar – 5
Ortadoğu1 hafta önceİran, ABD ile varılan anlaşmanın detaylarını açıkladı
Asya2 hafta önceGüney Kore’de askeri istihbarat teşkilatına tarihi darbe
Görüş2 hafta önceSavaşın kısa tarihi ve senaryolar – 4









