Bizi Takip Edin

AMERİKA

Biden yönetiminden istifa eden 12 kişiden sert Gazze bildirisi

Yayınlanma

Joe Biden’ın Gazze savaşına yaklaşımı nedeniyle görevlerinden ayrılan 12 eski ABD hükümet yetkilisi, Huffington Post ile özel olarak paylaştıkları ilk ortak açıklamalarında, Başkanın Gazze politikasının “hem Filistinlileri hem de Yahudileri insanlıktan çıkaran” “bir başarısızlık ve ABD ulusal güvenliği için bir tehdit” olduğunu ve derhal elden geçirilmesi gerektiğini savundu.

Açıklamada, Dışişleri Bakanlığından dört, ordudan üç, ABD Uluslararası Kalkınma Ajansından (USAID) bir ve Biden’ın siyasi ekibinden dört eski yetkilinin rota değişikliği için önerdikleri adımlar özetleniyor.

Bildiri, kamuya açık platformlarda yönetime meydan okumaya devam edeceklerini ve Biden’ın ekibi üzerinde ABD destekli İsrail saldırısını sona erdirme ve yarattığı insani krizi ele alma konusunda ilerleme göstermeleri için baskıyı artıracaklarını öne sürüyor.

Bildiri, hükümet içinde zaten yaygın olan yönetimin Gazze politikasına yönelik memnuniyetsizliğin nasıl artmaya devam edebileceğinin de altını çiziyor. Hükümette kalan yetkilileri liderlerine “suç ortağı olmamaları” için meydan okumaya çağıran bildiriyi imzalayanlar arasında daha önce adı duyulmamış biri de bulunuyor: Anna Del Castillo, Gazze nedeniyle yönetimden ayrılan bilinen ilk Beyaz Saray yetkilisi. Del Castillo nisan ayında ayrılmadan önce Yönetim Ofisi’nde müdür yardımcısıydı.

Bildiride, “Her birimiz Amerika Birleşik Devletleri Anayasasını korumak ve savunmak için yemin ettik ve ulusumuz Bağımsızlık Gününü kutlarken, her birimize hükümetten bu yemini sona erdirmek için değil, ona uymaya devam etmek için istifa ettiğimizi; hizmet taahhüdümüzü sona erdirmek için değil, onu uzatmak için istifa ettiğimizi hatırlatıyoruz,” denildi.

Gazze politikasını “belirtilen amaçlara ulaşamadığı için başarısız” olarak nitelendiren eski yetkililer, “İsraillileri daha güvenli hale getirmedi, aşırılık yanlılarını cesaretlendirdi ve Filistin halkı için yıkıcı oldu, gelecek nesiller için yoksulluk ve umutsuzluk kısır döngüsünü ve bu döngünün tüm sonuçlarını garanti altına aldı. Ülkemize hizmet eden bir grup kendini adamış Amerikalı olarak, başka bir yol olduğunda ısrar ediyoruz,” dediler.

İmzacılar, Biden’ın stratejisini yeniden ayarlayacağına dair umutlarını kaybettiklerini ve yönetimini, bildiride defalarca kullanılan bir kelime olan “uzlaşmaz” olarak görmelerine yol açtığını anlattılar.

Örneğin geçen ay ordudan ayrılan 13 yıllık ABD ordusu mensubu ve bir Yahudi olan Harrison Mann, açık tehlike ve aşırılıkların Washington’u Tel Aviv’e verdiği tam desteği yeniden gözden geçirmeye teşvik edebileceğine inandığı birçok andan bahsetti.

O dönemde Savunma İstihbarat Teşkilatı’nın Ortadoğu bürosunda görev yapan Mann, kampanyanın başlarında ABD hükümetinin “İsraillilerin çok sayıda sivili öldürdüğü izlenimi veren herhangi bir şeyi gerçekten soruşturmadaki” başarısızlığından etkilenmişti.

Ocak ayında Mann, Ürdün’deki bir üste üç ABD askerinin “son derece öngörülebilir” bir şekilde öldürülmesinin (Biden bu olaydan İran’la bağlantılı ve Hamas’a sempati duyan milisleri sorumlu tutmuştu) düşünmeye zorlayabileceğini düşünüyordu.

Birkaç hafta sonra, İsrail ordusunun World Central Kitchen adlı kâr amacı gütmeyen kuruluşun yardım görevlilerini öldürmesinin, İsrail’in sağlık personeline yönelik saldırıları göz önüne alındığında, ABD politikasında bir değişikliğe neden olabileceğini belirten Mann, İsrail’in Refah kentini işgal etmesinin de Biden’ın uyarılarına neden olabileceğini söyledi.

Mann, “Sebeplere rağmen, bir değişiklik görebileceğimiz konusunda oldukça umutlu hissettiğim pek çok an oldu ve sanırım hepimizin anladığı şey -bazıları benden daha hızlı- bu konuda topu hareket ettirecek tek şeyin dış baskı olduğudur,” dedi.

İstifa edenler Biden yönetiminin İsrail-Filistin çatışmasının çözümüne yeniden odaklanmasını istiyor. İnsan hakları ihlallerinden sorumlu yabancı güçlere askeri yardım yapılmasını engelleyen ABD yasalarının uygulanması ve ABD’nin Filistinlilerin kendi kaderini tayin etmesini desteklediğini ve başta İsrail işgali altındaki Batı Şeria ve Doğu Kudüs olmak üzere gelecekteki bir Filistin devleti için kilit öneme sahip bölgelerdeki İsrail yerleşimlerine karşı olduğunu göstermek için daha fazlasını yapması gibi adımlar öngörüyorlar.

AMERİKA

Dünya siyasetçileri, Trump’a yönelik suikast girişimine nasıl tepki verdi?

Yayınlanma

13 Temmuz Cumartesi gecesi bir keskin nişancı Pensilvanya’daki bir kampanya mitingi sırasında Donald Trump’a suikast girişiminde bulundu.

Olay dünyanın dört bir yanındaki siyasetçileri şoke ederken, suikast girişimini ‘demokrasi için trajik bir gün’ olarak nitelendirdi.

ABD Başkanı Joe Biden: “Amerika’da bu türden şiddete yer yoktur. Tek bir ulus olarak bir araya gelmeli ve bunu kınamalıyız.”

Rusya Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Mariya Zaharova: “Biden, başkanlara yönelik suikast girişimlerinin yalnızca ABD’deki iç siyasi yaşamın acı verici bir tezahürü değil, aynı zamanda bir gelenek olduğunu da söylemeliydi.”

Kremlin Sözcüsü Dmitriy Peskov: “Trump’ı görevden alma girişiminin mevcut yönetim tarafından düzenlendiğini hiç düşünmüyoruz, ancak bu yönetimin aday Trump etrafındaki siyasi mücadelede yarattığı atmosfer, Amerika’nın bugün karşı karşıya olduğu durumu kışkırttı.”

Türkiye Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan: “Sayın Trump’a, ailesine ve sevenlerine en içten geçmiş olsun dileklerimi iletiyorum. ABD seçimlerine ve küresel istikrara gölge düşmemesi için saldırıyla ilgili tahkikatın en etkili biçimde yapılacağına, faillerin ve azmettiricilerinin en kısa sürede adaletin huzuruna çıkarılacağına inanıyorum. Türkiye olarak dost ve müttefik ABD halkının yanında olacağız.”

Ukrayna Devlet Başkanı Vladimir Zelenskiy: “Bu sadece kınanabilecek korkunç bir suçtur ve demokrasiye yönelik küresel meydan okumaların ne kadar ciddi boyutlara ulaştığını göstermektedir. Şiddet hiçbir şekilde ve hiçbir yerde kesinlikle hüküm sürmemelidir. Amerika’nın bu zorluğun üstesinden geleceğinden eminim.”

Kısa bir süre önce bir suikast girişiminden kurtulan Slovakya Başbakanı Robert Fico: “Bu bir taklitçi senaryo. Trump’ın siyasi rakipleri onu durdurmaya çalışıyor ve başarısız olduklarında da zavallı bir adam silaha sarılana kadar halkı kışkırtıyorlar.”

Slovakya Cumhurbaşkanı Peter Pellegrini: “Dünya genelinde siyasette şiddetin filizlenmesinden derin endişe duyuyorum. Amerika Birleşik Devletleri vatandaşları, dünyadaki diğer demokrasiler gibi, başkanlarını sokaklarda ateş ederek değil, sandıkta belirlemelidir.”

Sri Lanka Devlet Başkanı Ranil Wickremesinghe: “Sri Lankalılar siyasi şiddetin acısını çok iyi bilirler. Hepimiz demokrasiyi koruyan yasalara saygı göstermeliyiz.”

Macaristan Dışişleri Bakanı Péter Szijjártó: “Vatansever ve barışsever siyasetçilere karşı görüşleri ve duruşları nedeniyle en sert araçların kullanıldığı şiddet dolu bir dünyada yaşıyoruz. Vatansever ve barışsever siyasetçiler artık suikastlara kurban gidiyor. Bu rahatsız edici bir işaret.”

Sırbistan Cumhurbaşkanı Aleksandar Vucic: “Eski ABD Başkanı ve Sırbistan’ın dostu Donald Trump’a yönelik suikast girişiminden duyduğum derin endişeyi ifade ediyor ve şiddeti bir siyasi mücadele biçimi olarak şiddetle kınıyorum. Kendisine tez zamanda ve başarılı bir iyileşme diliyor, bu mücadeleden daha da güçlü çıkacağından emin olduğumu ifade etmek istiyorum.”

Almanya Dışişleri Bakanı Annalena Berbock: “Şiddet, gerekçesi ne olursa olsun asla siyasi bir çatışma aracı olamaz. Demokrasilerde seçimlere oy pusulaları karar verir, silahlar değil.”

İtalya Başbakanı Giorgia Meloni: “Seçim kampanyasının önümüzdeki aylarında diyalog ve sorumlu eylemin nefret ve şiddete üstün geleceğini umuyorum.”

Fransa’nın Ulusal Birlik partisinin lideri Marine Le Pen: “Donald Trump’a yönelik suikast girişimi, demokrasilerimizin altını oyan şiddetin dramatik bir tezahürüdür. Düşüncelerim bu çılgınlığın kurbanı olan Cumhuriyetçi aktivistlerle birlikte.”

Çekya Dışişleri Bakanı Jan Lipavsky: “Demokrasi için trajik bir gün daha. Siyasi anlaşmazlıkları çözmek için şiddete başvurmak korkakça ve kabul edilemezdir.”

Okumaya Devam Et

AMERİKA

Bloomberg analistleri, Trump’a suikast girişiminin ardından piyasadaki durumu değerlendirdi

Yayınlanma

Bloomberg‘in ankete katılan analistlere dayandırdığı haberine göre yatırımcılar, suikast girişiminin ardından dikkatlerini Donald Trump’ın ABD başkanlık seçimlerini kazanma şansıyla en çok ilgili olan anlaşmalara çevirebilir.

Swissquote Bank’ta kıdemli analist olan İpek Özkardeşkaya, verdiği demeçte “Bu hafta sonu yaşanan olayların pazartesi günkü açılışta hem hisse senedi hem de tahvil piyasalarında volatilitenin artmasına neden olması muhtemel,” dedi.

Markets Live grup başkanı Garfield Reynolds’a göre de Asya döviz piyasası 15 Temmuz’da ‘hafta sonu yaşanan silahlı saldırıya tepki veren ilk büyük döviz piyasası’ olacak.

Reynolds, “Ek dalgalanma potansiyeli var ve Japonya’daki banka tatili nedeniyle likidite engelleneceğinden net bir okuma elde etmek özellikle zor olabilir,” ifadelerini kullandı.

Bunun yanı sıra BCA Research Inc. baş stratejisti Marko Papic, ‘suikast girişiminin Trump’ın seçilme şansını artırması muhtemel olduğu için tahvil yatırımcılarının özellikle dikkatli olması gerektiğine’ dikkat çekti.

Papic, aynı zamanda, Başkan Joe Biden’ın zayıf münazara performansının ardından getirilerin keskin bir şekilde yükseldiğini ve bunun da Hazine tahvillerinin hassasiyetini gösterdiğini de sözlerine ekledi.

Papic, “Tahvil piyasası bir noktada Trump’ın seçimi kazanma şansının rakiplerinden daha yüksek olduğunu fark etmeli,” değerlendirmesini yaptı.

ABD başkan adayı ve eski Başkan Trump, 13 Temmuz akşamı Pensilvanya’nın batısındaki bir kampanya konuşmasında silahlı saldırıya uğradı.

FBI olayı cinayete teşebbüs olarak soruşturuyor. Kolluk kuvvetlerine göre, ateş etme eylemi 20 yaşındaki eyalet sakini Thomas Matthew Crooks tarafından gerçekleştirildi.

Trump’a suikast girişimi: İlk bulgular, ilk tepkiler

Okumaya Devam Et

AMERİKA

Trump’a suikast girişimi: İlk bulgular, ilk tepkiler

Yayınlanma

Eski ABD Başkanı ve kasım ayında yapılacan başkanlık seçimlerinde Cumhuriyetçilerin adayı Donald Trump’a Pennsylvania’daki bir mitinginde suikast girişiminde bulunuldu.

FBI, suikast girişiminde bulunan silahlı saldırganın 20 yaşındaki Thomas Matthew Crooks olduğunu tespit etti. Bethel Park, Pennsylvania doğumlu Crooks, Pittsburgh’un hemen yakınındaki Butler’da düzenlenen bir mitingde, biri Trump’ın kulağını sıyıran kurşunlar sıktı. New York Post’a konuşan kaynaklar Crooks’un Butler Farm Show alanındaki sahneden 130 metreden daha uzakta bir üretim tesisinin çatısına yerleştirildiğini söyledi.

Saldırgan, gizli Servis keskin nişancıları tarafından öldürüldü. Crooks’un kullandığı AR tarzı bir tüfek daha sonra ele geçirildi.

Eyalet seçmen durumu kayıtlarına göre Crooks kayıtlı bir Cumhuriyetçiydi ve Joe Biden’ın başkanlık yemini ettiği gün olan 20 Ocak 2021’de, “ActBlue” isimli liberal siyasi eylem komitesine 15 dolarlık tekil bir bağış yapmıştı.

Bağış sırasında Crooks 17 yaşındaydı. Kayıtlara göre, aynı yılın eylül ayında 18 yaşına girdikten sonra Cumhuriyetçi Parti üyesi olarak oy kullanmak üzere kaydoldu.

Crooks’un Cumhuriyetçilerin başkan adayına neden ateş açtığı belirsiz.

ABD medyasına göre, şüpheli tetikçi Thomas Matthew Crooks’un evine onlarca ABD kolluk kuvveti aracı yerleştirildi ve Alkol, Tütün, Ateşli Silahlar ve Patlayıcılar Bürosu’ndan ajanlar ile bir bomba imha ekibi olay yerinde bulunuyor.

New York Times’a göre, eski başkanın Pennsylvania’daki bir miting sırasında uğradığı saldırıdan saatler sonra, onlarca Trump destekçisi Manhattan’daki Trump Tower’ın önünde toplandı.

Silah sesleri duyulduğunda Manhattan’daki evinde mitingi izlemekte olan 59 yaşındaki Christine Randall hemen Trump Tower’a girriğini söyleyerek, “Gerçekten ölmüş olabileceğini düşündüm. Ağlamaya başladım. Ayağa kalktığında çok mutlu oldum,” dedi.

Trump’tan ilk açıklama

Trump, Truth Social’dan yaptığı ilk açıklamada, sağ kulağının üst kısmını delen bir kurşunla vurulduğunu söyledi ve “hızlı hareket ettikleri için” kolluk kuvvetlerine teşekkür etti

Trump, “bir vızıltı sesi, silah sesleri” duyduğunu ve hemen ardından “kurşunun derisini parçaladığını hissettiğini” söyledi. 

Trump sosyal medya platformu Truth Social’da, “Amerika Birleşik Devletleri Gizli Servisine ve tüm Kolluk Kuvvetlerine Butler, Pennsylvania’da meydana gelen silahlı saldırıya gösterdikleri hızlı müdahale için teşekkür etmek istiyorum,” diye yazdı.

Mitingde öldürülen kişinin ailesine ve ağır yaralanan bir başka kişinin ailesine başsağlığı dileklerimi ileten eski başkan, “Ülkemizde böyle bir eylemin gerçekleşmesi inanılmaz. Şu anda ölü olan saldırgan hakkında hiçbir şey bilinmiyor. Sağ kulağımın üst kısmını delen bir kurşunla vuruldum. Bir şeylerin ters gittiğini hemen anladım çünkü bir vızıltı sesi, silah sesi duydum ve kurşunun derimi parçaladığını hissettim. Çok fazla kanama oldu, o zaman ne olduğunu anladım. TANRI AMERİKA’YI KORUSUN!” dedi

Elon Musk suikastten önce bağış yaptı, suikastten sonra tam destek açıkladı

Tesla ve SpaceX kurucusu milyarder Elon Musk, dün Donald Trump’ın Beyaz Saray’a seçilmesi için çalışan bir “süper siyasi eylem komitesine” bağışta bulunarak ilk kez açıktan eski başkana destek vereceğinin sinyalini vermişti.

Konuya aşina olan ve planlarını detaylandırmak için isimlerinin açıklanmasını istemeyen kişilerin Bloomberg’e aktardığına göre Musk, America PAC adlı düşük profilli bir gruba katkıda bulundu.

Musk’ın ne kadar bağış yaptığı belli değil, fakat bu kişiler rakamı oldukça büyük bir meblağ olarak nitelendiriyor. PAC’ın bir sonraki bağışçı listesini 15 Temmuz’da açıklaması gerekiyor.

Suikast girişiminden sonra ise Musk X’te Trump’ın kanlar içindeki fotoğrafını paylaşarak başkanlık seçimlerinde eski başkana “tam destek” verdiğini ilan etti.

Milyarder Bill Ackman da eski başkana destek açıkladı

Milyarder hedge fon yöneticisi Bill Ackman, Trump’ın vurulmasından kısa bir süre sonra, Biden’a karşı rövanşında eski başkana destek vereceğini ilan etti.

Ackman, sosyal medya platformu X’te yaptığı açıklamada, “@realDonaldTrump’ı resmen destekleyeceğim. Sizi temin ederim ki bu kararı dikkatli, mantıklı ve mümkün olduğunca çok ampirik veriye dayanarak verdim,” dedi.

Pershing Square Capital Management’ın CEO’su ve portföy yöneticisi kısa süre önce Trump’la birkaç saat geçirdiğini söyledi fakat desteğinin arkasındaki gerekçeyi açıklamadı.

Ackman’ın desteğinde Cumartesi günkü silahlı saldırıdan bahsedilmedi. Daha sonraki bir paylaşımında ise buna atıfta bulundu ve “Demokrasimiz için tehlikeli bir anın ortasındayız,” dedi.

Aralarında risk sermayedarları David Sacks ve Shaun Maguire’ın da bulunduğu bazı teknoloji yatırımcıları sosyal medya üzerinden eski başkana desteklerini yinelediler.

Sacks, X’te “Amerika’da Donald Trump’tan daha cesur bir adam yok,” diye yazdı.

Risk sermayesi şirketi Andreessen Horowitz’in kurucu ortağı Marc Andreessen, olayın ardından X’te şifreli bir Amerikan bayrağı resmi yayınladı.

Henüz herhangi bir 2024 adayını kamuoyu önünde desteklemedi, fakat Biden yönetimini eleştirdi.

Biden ve Demokratlardan kınamalar

Başkan Joe Biden cumartesi gecesi kısa bir açıklama yaparak Trump’la henüz konuşmadığını ancak yakında konuşmayı umduğunu söyledi.

“Amerika’da bu tür şiddete yer olmadığını” söyleyen Biden, “Bu iğrenç bir şey. İğrenç bir şey. Bu ülkeyi birleştirmek zorunda olmamızın nedenlerinden biri de bu. Bunun olmasına izin veremezsiniz. Biz böyle olamayız. Buna göz yumamayız,” dedi.

Eski Temsilciler Meclisi Başkanı Demokrat Nancy Pelosi, “Eski Başkan Trump güvende olduğu için Tanrıya şükrediyorum. Bu korkunç olayla ilgili daha fazla ayrıntı öğrendikçe, eski Başkan’ın bugünkü mitingine katılan herkesin zarar görmemesi için dua edelim,” dedi.

Senato Çoğunluk Lideri Chuck Schumer ve Temsilciler Meclisi Azınlık Lideri Hakeem Jeffries de silahlı saldırının ardından sosyal medyada siyasi şiddeti kınayan açıklamalar yayınladılar.

Dünya liderlerinden ilk tepkiler

Trump’a yönelik suikast girişimine birçok dünya lideri de tepki gösterdi.

Çin, Trump’ın vurulmasından “endişe duyduğunu” söyledi. Dışişleri Bakanlığı’ndan yapılan açıklamaya göre Çin Devlet Başkanı Xi Jinping Trump’a geçmiş olsun dileklerini iletti.

Rusya Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Maria Zaharova, Kiev’e silah sağlanması için ABD’de oy kullananlara seslenerek, “Rusya Devlet Başkanına yönelik saldırıları” körüklediğini söylediği Kiev’e verilen desteği kınadı.

Zaharova, “Belki de bu parayı Amerikan polisini ve Amerika Birleşik Devletleri’nde kanun ve düzeni sağlaması gereken diğer hizmetleri finanse etmek için kullanmak daha iyi olurdu,” diye ekledi.

Almanya Şansölyesi Olaf Scholz X’te yaptığı bir paylaşımda saldırıyı “alçakça” olarak nitelendirdi ve Trump’a acil şifalar dileyerek bu tür şiddet eylemlerinin demokrasiyi tehdit ettiğini belirtti.

Avusturya Şansölyesi Karl Nehammer X’te “suikast girişimi karşısında dehşete düştüğünü” ve “siyasi şiddetin toplumumuzda yeri olmadığını” belirtti.

İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu da, “Sara ve ben Başkan Trump’a yönelik açık saldırı karşısında şok olduk. Onun güvenliği ve hızlı iyileşmesi için dua ediyoruz,” açıklamasını yaptı.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan da Trump’a yönelik suikast girişimini “şiddetle kınadığını” söylerken, “Türkiye olarak dost ve müttefik ABD halkının yanında olacağız,” dedi.

NATO Şefi Jens Stoltenberg suikast girişimi karşısında “şoke olduğunu” söyledi ve “NATO Müttefiklerinin özgürlüğümüzü ve değerlerimizi savunmak için birlikte durduğunu” vurguladı.

Okumaya Devam Et

Çok Okunanlar

English