Bizi Takip Edin

DİPLOMASİ

BM Genel Sekreterinden Avrupa’ya çağrı: Çin’i izole etmeyin

Yayınlanma

 Birleşmiş Milletler (BM) Genel Sekreteri Antonio Guterres, perşembe günü Avrupa Birliği (AB) liderlerine Çin’i “izole etmeme” çağrısı yaptı ve böyle bir stratejinin Pekin’in tamamen kendi yoluna gitmesi riskini doğurabileceğini söyledi.

Tartışmaya aşina bir AB yetkilisine göre, BM Genel Sekreteri, son yıllarda ilişkilerin kötüleşmesine rağmen AB yetkililerine Çin’in onlarla yakınlaşmaya istekli olduğunu söyledi.

South China Morning Post’un haberine göre, Brüksel’de düzenlenen AB Liderler Zirvesinde konuşan Guterres, 27 lidere Pekin’in Avrupa hakkında olumlu bir görüşe sahip olduğu ve iyi ilişkileri sürdürmek istediği konusunda güvence vermeye çalıştı.

AB’de “Çin’i Rusya’ya itmeme” tartışması

Yine müzakerelere katılan bir diplomata göre, Fransa Cumhurbaşkanı Macron, AB’nin “Çin’in Rusya’nın savaş açma çabalarını desteklememesini sağlamak için azami çaba” göstermesi gerektiği konusunda uyardı.

Lüksemburg Başbakanı Xavier Bettel, Çin’in “tarafsız” olmakla birlikte Avrupa’ya “karşı” olmadığını söyledi.

Bettel, AB’nin Çin ile masaya oturması gerektiğini ve onları “Rusya’ya doğru itmemesi” gerektiğini vurguladı.

Diğer yandan, İspanya Başbakanı Pedro Sanchez, ikili ilişkilerin 50. yılını kutlamak üzere Çin Devlet Başkanı Xi Jinping’in daveti üzerine gelecek hafta Pekin’e gideceğini doğruladı.

Üst düzey AB diplomatı Josep Borrell’in de Japonya’daki G7 Dışişleri Bakanları Zirvesine giderken nisan ortasında Pekin’i ziyaret etmesi bekleniyor.

Belçika Başbakanı Alexander De Croo zirvenin ardından gazetecilere verdiği demeçte, “mesaj sahip olduğumuz gündeme uygun olduğu sürece hükümetlerin Çin’e gitmesine karşı değilim” dedi.

De Croo, “Çin ile ilişkilerimizi sürdürmemiz gerekiyor. Bir ilişkiye sahip olmak, konuşmanız gerektiği anlamına gelir. Bu da hemfikir olduğunuz şeyler hakkında konuşmak, aynı zamanda hemfikir olmadığınız şeyler hakkında da konuşmak anlamına gelir,” diye devam etti.

DİPLOMASİ

FT: Yunanistan ve İspanya Ukrayna’ya hava savunma sistemleri sağlama baskısı altında

Yayınlanma

Kiev, bugün (22 Nisan) AB dışişleri ve savunma bakanları toplantısında daha fazla yardım talep etmeye hazırlanırken Yunanistan ve İspanya, AB ve NATO’daki müttefiklerinden Ukrayna’ya daha fazla hava savunma sistemi sağlamaları için yoğun baskı görüyor.

Financial Times’ta (FT) yer alan habere göre, Rusya’nın ülkenin şehirlerine ve enerji altyapısına yönelik hava ve füze saldırılarını hızlandırması nedeniyle Kiev bu ay Batılı müttefiklerinden ABD yapımı Patriotlar ya da Sovyet yapımı S-300’ler gibi ilave hava savunma sistemleri için acil talepte bulundu.

Ukrayna Devlet Başkanı Volodimir Zelenski pazar günü sosyal medya platformu X’te, “Patriotlar ancak depolarda hareketsiz durmak yerine çalışıp hayat kurtarırlarsa hava savunma sistemi olarak adlandırılabilirler,” diye yazdı.

Atina ve Madrid’e ‘size yönelik yakın tehlike yok’ telkini

Geçen hafta sadece Almanya ilave bir Patriot sisteminin daha gönderileceğini duyurdu. Görüşmeler hakkında bilgi sahibi olan kişilere göre diğer AB liderleri geçen hafta Brüksel’de düzenlenen bir zirvede İspanya ve Yunanistan başbakanları Pedro Sánchez ve Kiriakos Mitsotakis’i sistemlerinden bazılarını Ukrayna’ya hibe etmeleri için şahsen teşvik etti. 

Silahlı kuvvetleri arasında bir düzineden fazla Patriot sisteminin yanı sıra S-300’ler gibi başka sistemler de bulunan iki lidere, ihtiyaçlarının Ukrayna’nınki kadar büyük olmadığı ve yakın bir tehditle karşı karşıya olmadıkları söylendi.

FT’nin aktardığına göre bu liderlerden biri, “Hepimiz Patriotların kimde olduğunu, nerede olduklarını ve onlara gerçekten kimin ihtiyacı olduğunu biliyoruz,” dedi. 

Yetkililer, Polonya ve Romanya’ya, Patriot sistemlerine sahip olmalarına rağmen, ‘Ukrayna sınırındaki daha savunmasız konumları nedeniyle’ Kiev’e sevkiyatı düşünmeleri için daha az baskı yapıldığını söyledi.

ABD’nin yardım paketine hava savunma sistemleri de girecek

Berlin’in geçen haftaki açıklamasından önce Ukrayna’da biri ABD’den, ikisi de Almanya’dan olmak üzere en az üç Patriot sistemi bulunuyordu.

Kiev ayrıca S-300 ve S-200 sistemleri de dahil olmak üzere Sovyetler Birliği tarafından geliştirilen uzun menzilli karadan havaya füze sistemlerini de kullanıyor.

Ukraynalı yetkililere göre bu sistemlerin dönüştürülmüş ve güncellenmiş bir versiyonu geçen hafta Rusya’nın Stavropol Krai bölgesi üzerinde bir Rus Tu-22M3 uzun menzilli stratejik bombardıman uçağını düşürmek için kullanıldı.

Hava savunma önleyicilerinin cumartesi günü Temsilciler Meclisi tarafından onaylanan yeni ABD yardım paketine dahil edilmesi muhtemel.

AB zirvesinin en önemli konusu Kiev’e savunma yardımı

Yetkililer, sistemlerin hibe edilmesi yönündeki baskıların pazartesi günü Lüksemburg’da AB’nin 27 üye ülkesinin dışişleri ve savunma bakanlarının katılacağı bir toplantıda yoğunlaşacağını söyledi.

Kiev’in özellikle Ukrayna kuvvetlerinin halihazırda cephaneliğinde bulunan ve deneyimli olduğu Yunanistan’ın eskimiş S-300 sistemleriyle ilgilendiği anlaşılıyor.

Toplantı hazırlıklarına katılan bir AB diplomatı, “Dürüst olmak gerekirse hava savunma sistemlerine acil ihtiyacı olmayan ülkeler var. Her ülkeden ne kadarını ayırabileceğine karar vermesi isteniyor,” dedi.

AB dışişleri ve savunma bakanları Ortadoğu ve Sudan’daki krizi de ele alacak ama Ukrayna en kritik konu olmaya devam ediyor. Ukrayna Dışişleri Bakanı Dimitro Kuleba ve Savunma Bakanı Rustem Umerov da bu toplantıya video konferans yoluyla katılacak.

FT’ye konuşan üst düzey bir AB yetkilisi, “En önemli tartışma, üye devletlerin Ukrayna’nın hava savunmasını desteklemek için neler yapabileceklerini belirlemek olacak. En önemli şey bu,” dedi.

Okumaya Devam Et

DİPLOMASİ

Litvanya Cumhurbaşkanına göre Duda, Trump’ın Ukrayna tutumunu etkilemiş olabilir

Yayınlanma

Litvanya Devlet Başkanı Gitanas Nausėda, ABD Kongresi’nin Kiev için 60 milyar dolarlık bir destek paketini onaylamak üzere olmasına işaret ederek, Polonya Cumhurbaşkanı Andrzej Duda’nın eski ABD başkanı Donald Trump’ın Ukrayna konusundaki tutumunu etkilemiş olabileceğini söyledi.

Duda’nın son ABD ziyareti sırasında Trump’la görüşmesi Polonya’da tartışmalara yol açmıştı.

Polonya Başbakanı Donald Tusk ihtiyatlı bir tepki vermeyi tercih ederek, Trump’ın ‘açıkça Batı dünyasının, demokrasinin ve Avrupa’nın yanında yer alması konusunda çok sağlam bir duruş sergileyeceğini’ umduğunu söylemişti.

Nausėda’ya göre Duda bu açıdan başarılı oldu. Litvanya lideri, “Son zamanlarda Donald Trump’ın farklı söylemlerini ve ABD makamlarının gerekli ve uzun zamandır beklenen kararları alma konusundaki istekliliğini duyuyorum,” dedi.

Trump ve Duda buluştu: Gündem Ukrayna, Ortadoğu ve NATO

Lrt.lt’nin aktardığına göre Litvanya Cumhurbaşkanı, Duda’nın ziyaretinin ve Donald Trump ile görüşmelerinin olumlu geçtiğine, olumlu bir sonuç doğurduğuna inandığını söyledi ve Polonyalının ‘bu başarısından çok memnun olduğunu’ kaydetti.

Trump, Ukrayna savaşının bitmesi için kendi başkanlığının yeteceğini söylüyordu. Bununla birlikte Duda ile görüşmesinden sadece bir gün sonra Trump, ilk kez Ukrayna’nın ‘hayatta kalmasının’ ABD için önemli olduğunu kabul etti.

Trump, “Herkesin kabul ettiği gibi, Ukrayna’nın hayatta kalması ve güçlü olması Avrupa için bizden çok daha önemli olmalı, ama bizim için de önemli! HAREKETE GEÇ AVRUPA!” diye yazmıştı.

Duda da Trump ile yaptığı görüşmeyi anlatarak, “Güzel bir atmosfere sahip dostane bir görüşmeydi. O benim arkadaşım ve birlikte dört harika yıl geçirdik,” demişti.

Duda uzun zamandır eski ABD başkanına hayranlık duyuyor ve onunla en iyi ilişkilere sahip Avrupalı liderlerden biri. Hatta bir keresinde ülkesindeki bir askeri üsse ‘Fort Trump’ adının verilmesini önermişti.

Polonya Basın Ajansı (PAP) tarafından aktarıldığına göre Duda Trump için, “Harika bir iş çıkarıyor. Polonya halkı onu seviyor, gerçekten seviyorlar,” dedi.

Okumaya Devam Et

DİPLOMASİ

Global Times: Rusya, Ukrayna’daki çatışmayı kazanmak için tüm kaynaklara sahip

Yayınlanma

Global Times gazetesinde yer alan makalede, Ukraynalı yetkililerin cephedeki durumdan endişeli duyduğu ve Rusya’nın ekonomisinin büyüdüğüne dikkat çekilerek, bu ve benzeri faktörlerin Moskova’nın son bir darbe vurmak için iyi bir konumda olduğunu gösterdiğine dikkat çekildi.

Makalede, “Politico kısa süre önce Ukraynalı yetkililerin cephe hattının çökmesine ilişkin endişelerini haberleştirmişti. Bu arada IMF Rusya’nın ekonomik büyümesine ilişkin tahminini yükseltti. Kısacası, ister haftalar, ister aylar, isterse yıllar sürsün, Rusya son darbeyi vurma konusunda siyasi, iktisadi ve askeri olarak iyi konumlanmış durumda,” ifadesine yer verildi.

Bununla beraber Ukrayna’nın destekçilerinin sorunlarına işaret edilen makalede, Avrupa Birliği’nin (AB) Ukrayna’dan ithalatı sınırlamak ya da kendi tarımından vazgeçmek gibi bir ikilimle karşı karşıya olduğu kaydedildi.

Ayrıca, dondurulmuş Rus varlıklarının savaşı finanse etmek için kullanılması konusunda da anlaşmazlıkların olduğu vurgulanan makalede, “Batı, gerçeklerle yüzleşme konusundaki isteksizliği ya da yetersizliği Ukrayna krizinde batağa saplandı ve en mantıklı hareket tarzının diplomasiye başvurmak,” ifadelerine yer verildi.

Makalede, küresel Güney temsilcilerinin katılacağı bir barış konferansının Ukrayna açısından ‘bir can simidi ve jeopolitik gerilimleri yumuşatmak için bir model’ olabileceği değerlendirmesi yapıldı.

Gazeteye göre Afrika Birliği, Brezilya, Birleşik Arap Emirlikleri, Suudi Arabistan ve Türkiye yapıcı önerilerde bulunurken Çin diplomasisi de ‘elinden geleni yapıyor’.

Aynı zamanda ABD ve AB, Ukrayna’ya askeri desteğin sürdürülmesinde ısrar ediyor ve bu süreçte ‘bazı riskli kararlar’ alınması muhtemel.

Makalede, Rusya’nın el konulan varlıklarını kullanma girişimine haziran ayındaki G7 zirvesinde yeşil ışık yakılabileceği tahmininde bulunuldu.

Lukaşenko: Rusya ile Ukrayna arasında müzakereler için doğru an geldi

Okumaya Devam Et

Çok Okunanlar

English