Avrupa
Burnham, İngiltere’yi “yeniden yapılandırma” sözü verdi

Birleşik Krallık’ın bir sonraki muhtemel başbakanı Andy Burnham, siyasi nüfuzu ülke genelinde yeniden dağıtma sözü verdi.
Hedeflerini özetleyen ilk konuşmasında eski Büyük Manchester Belediye Başkanı Burnham, “ülkenin yönetilme biçiminde hayatımız boyunca göreceğimiz en büyük değişim” vaat ederek bunun “yeniden yapılandırılmış bir Britanya”ya yol vereceğini söyledi.
Burnham bu kapsamda Manchester’da bir “No. 10 North” (Kuzey Başbakanlık) kurmayı taahhüt etti.
Mali yetkilerin Londra’dan uzaklaştırılması fikri, yeni bir lider için alışılmadık bir fikir olsa da, bazı iktisatçılar Birleşik Krallık’ın iktisadi faaliyetlerin başkent Londra’da aşırı yoğunlaşması nedeniyle geride kaldığını savunuyor.
Burnham, son on yılda daha fazla yetki verilen ve daha büyük bir büyüme kaydeden Büyük Manchester’ın, yetki devrinin nasıl işleyebileceğine dair bir örnek teşkil ettiğini savunuyor.
Müstakbel başbakan, ademi merkeziyetçiliğin “ulusal ve yerel düzeyde hükümetin tüm birimlerini koordine ederek, uzun vadeli bir iktisadi strateji üzerinde uzlaşma sağlayacağını” ve “tüm bölgelerin yeni büyüme hedefleri belirlemesine yardımcı olacağını” savundu.
Almanya Anayasası’ndan esinlenerek, Britanya’nın her yerinde eşit yaşam koşulları sağlanması için çaba gösterme görevi verileceğini kaydeden Burnham şöyle devam etti:
“Yerel temelli işbirliğini Birleşik Krallık’ın yeni işleyiş ilkesi haline getirecek ve tüm hükümet bakanlıklarının ve kurumlarının, stratejik ve yerel yönetimlere personel ve kaynak desteği sağlamasını zorunlu kılacak. Ve şunu çok açık bir şekilde söyleyeyim: Whitehall’ın [hükümet] bölgelere ve uluslara yetki devriyle mücadele ettiği günler artık kesin olarak sona ermiştir.”
Burnham, “No. 10 North”un bölgelere üç alanda destek olacağını belirtti: kamu hizmetlerinin reformu; yeniden sanayileşme ve bölgelerin canlandırılması.
Kamu hizmetleri konusunda şunları söyledi:
“Birleşik Krallık’ın tüm bölgelerinin su, konut, enerji ve ulaşım gibi temel hizmetler üzerinde daha fazla kamu kontrolü sağlayabilmesini garanti edeceğiz. Büyük Manchester’daki otobüs ağlarımızı dönüştüren modelden ders alarak, bireyler, aileler ve işletmeler için bu temel hizmetlerin maliyetini düşürmek amacıyla 10 yıllık planlar hazırlayacağız.”
Yeniden sanayileşme konusunda Burnham, her bölgenin “net ve inandırıcı sanayi hedefleri” belirlemesini destekleyeceklerini ve bu hedeflere ulaşmaları için gerekli desteği sağlayacaklarını söyledi.
Burnham, Birleşik Krallık genelinde birbirini tamamlayan sanayi kümelerine sahip bölgeler arasında daha fazla işbirliğini teşvik edeceklerini savunurken, Cambridge ve Manchester’ın yaşam bilimleri alanında yaptığı gibi, kamu ve özel sektör yatırımlarını bölge bazında birleştireceklerini ve tüm bölgelerin, tıpkı Büyük Manchester’da yaptıkları gibi, “sağlam büyüme fonları oluşturmasına” yardımcı olacaklarını vurguladı.
Rutte: Burnham’ın savunma harcamaları hedefine sadık kalacağından eminim
NATO Genel Sekreteri Mark Rutte, Andy Burnham’ın ittifakın uzun vadeli harcama taahhütlerine sadık kalacağından emin olduğunu söyledi.
Rutte, Birleşik Krallık’ın bir sonraki başbakanı olması beklenen Burnham’ın, yeniden silahlanmanın iktisadi büyümeyi canlandırabileceğini kabul edeceğini de belirtti.
Londra ziyareti sırasında Rutte, salı günü uzun süredir ertelenen savunma yatırım planının açıklanmasının ardından, Birleşik Krallık’ın 2035 yılına kadar GSYİH’nın %3,5’ini savunmaya ayırma hedefine “tek bir büyük adımla” ulaşmasını beklemediğini söyledi.
Öte yandan Rutte, Burnham’ın Birleşik Krallık’ın savunma harcamalarını yılda yaklaşık 30 milyar sterlin artırmanın daha geniş kapsamlı bir değeri olduğunu göreceğine inandığını ve “tarihe bakıldığında” İşçi Partisi başbakanlarının “NATO’ya karşı tutarlı bir bağlılık” sergilediklerini belirtti.
Burnham’ı Keir Starmer’ın muhtemel halefi olarak nitelendiren Rutte, “Yeni başbakanın ekonomik büyüme ve istihdam artırımı konularına son derece ilgi duyacağını tahmin edebiliyorum. Savunma harcamaları aynı anda iki amaca hizmet eder. Birincisi, bir hükümet olarak en önemli önceliğiniz olan ülkenin güvenliğini sağlamak; bu elbette birinci sıradadır. Fakat ikincisi de savunma yatırımlarınızın yarattığı etkidir. Ülkeyi güvenli ve güçlü tutmanın yanı sıra, bu yatırımlar istihdam yaratacaktır,” dedi.
Avrupa
Finlandiya, NATO nükleer tatbikatında karargah subaylarıyla yer alacak

Finlandiya Savunma Bakanlığı, ülkenin NATO’nun 12-24 Ekim 2026 tarihlerindeki yıllık nükleer caydırıcılık tatbikatı Steadfast Noon’a katılacağını açıkladı. Karargah subaylarıyla temsil edilecek olan Finlandiya, tatbikatın belirli bir ülkeyi hedef almadığını bildirdi.
Finlandiya Savunma Bakanlığı, ülkenin NATO’nun 12-24 Ekim 2026 tarihlerinde düzenleyeceği yıllık nükleer caydırıcılık tatbikatı Steadfast Noon’a katılacağını duyurdu.
Bakanlığın açıklamasına göre Finlandiya, bu yılki tatbikatta karargah subaylarıyla temsil edilecek. Savunma Bakanı Antti Häkkänen, bu katılım biçiminin ülkenin ulusal hedeflerine en uygun model olduğunu ifade etti.
Häkkänen, “Nükleer caydırıcılık tatbikatı, NATO’nun nükleer caydırıcılığının güvenilirliğini, emniyetini ve etkinliğini sağlamayı amaçlıyor. Nükleer caydırıcılık, Finlandiya dahil olmak üzere tüm ittifakın korunmasındaki en üst düzey güvencedir” değerlendirmesinde bulundu.
Steadfast Noon tatbikatı, gerçek nükleer silahların kullanımı veya nakli söz konusu olmadan icra ediliyor.
İttifak üyesi ülkeler tatbikata farklı biçimlerde iştirak edebiliyor; bu çerçevede NATO’nun nükleer operasyonlarına destek amacıyla konvansiyonel askeri unsurlar da görevlendirilebiliyor.
Finlandiya Savunma Bakanlığı, söz konusu tatbikatın mevcut uluslararası konjonktürle bağlantılı olmadığını ve belirli bir ülkeyi hedef almadığını kaydetti.
Finlandiya daha önce de Fransa’nın Avrupa’da nükleer caydırıcılığı güçlendirmeye yönelik sunduğu girişime dahil olma kararı almıştı.
Häkkänen, bu işbirliğinin Finlandiya ve Avrupa’nın güvenliğini pekiştirmeyi amaçladığını aktardı.
Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron tarafından Mart 2026’da gündeme getirilen girişime Finlandiya dahil 10 ülke katıldı.
Fransa’nın nükleer doktrininin müzakere edilmesini, ortak tatbikatları ve stratejik hava kuvvetlerine ait bazı unsurların ortak ülkelerde geçici konuşlanmasını içeren girişim, NATO’nun nükleer caydırıcılığının yerini almıyor ve ittifaktaki gibi ortak savunma taahhüdü taşımıyor. Fransız nükleer silahları ve kullanımına dair kararlar Paris yönetiminin kontrolünde kalmaya devam ediyor.
Rusya’nın Berlin Büyükelçisi Sergey Neçayev ise mayıs ayında yaptığı açıklamada, Avrupa “nükleer şemsiyesinin” güçlendirilmesinin Rusya açısından stratejik tehdit oluşturduğunu savunmuştu. Kremlin, stratejik istikrar görüşmelerinde Avrupa’daki nükleer işbirliğinin genişlemesinin hesaba katılması gerektiğini vurgulamıştı.
Rusya Dışişleri Bakanlığının özel yetkili elçisi Andrey Belousov da ABD, İngiltere ve Fransa’nın Nükleer Silahların Yayılmasının Önlenmesi Antlaşması’nı gözetmeksizin nükleer kapasitelerini artırdığını öne sürmüştü.
Avrupa
Söder, Berlin’de “sol koalisyon”u finansal akışların kesilmesi ile tehdit etti

CSU lideri Markus Söder, Berlin’deki sol koalisyon gerçekten hayata geçerse önemli mali karşı önlemler alacağını açıkladı.
Bild gazetesine konuşan Bavyera Başbakanı, “Bizim için durum açık: Böyle bir koalisyona ek finansman sağlanmamalı. Bu nedenle Başkent Anlaşması durdurulmalı,” dedi.
Bu sert açıklamasıyla, bir kez daha federal-eyalet mali dengeleme sistemini hedef alan Söder şöyle devam etti:
“Berlin’in vatandaşların korunması konusunda önemli meseleleri ele almadan bırakması ve aynı zamanda diğer eyaletlerin karşılayamayacağı şüpheli yardımlar için milyarlarca harcaması kabul edilemez. Buna bir son verilmeli.”
Berlin Eyalet Meclisi seçimlerinde Sol Parti’nin seçim zaferi sonrasında Söder, devam eden koalisyon görüşmelerini de sert bir şekilde eleştirdi.
CSU lideri, başkentte öncelikle SPD ve Yeşiller’i hedef aldı ve onları “demokratik değerlere ihanet etmek” ile suçladı.
Berlin’de Sol Parti, SPD-Yeşiller koalisyonu için “İsrail’in var olma hakkı”nın altını çizdi
Söder şöyle devam etti:
“Berlin’de bir Kırmızı-Yeşil-Kırmızı [Sol-Yeşiller-SPD] koalisyonu, tabuların tam anlamıyla ihlali olur. Bu Sol Parti üyeleriyle birlikte, ülkemizin savaş sonrası tarihinde ilk kez, kısmen antisemitik ve polise karşı eleştirel bir parti bir eyalet hükümetine liderlik edecek. Berlin SPD’si ve Yeşiller’in buna razı olması utanç verici. Antisemitizm konusunda taviz verilemez, yarı yürekli tavizler de. Bu, demokrasimizin temel değerlerine ihanettir.”
Bavyera Başbakanı, potansiyel koalisyon ortaklarını, “partizan siyasi çıkarlar uğruna iç güvenlikle ilgili temel meseleleri ve temel toplumsal uzlaşmayı bir kenara itmek” ile suçladı:
“Antisemitizm, kamulaştırma konusundaki sosyalist fanteziler, suç aşiretleriyle bağlantılar ve polis memurlarını organize suçla eşdeğer gören bir gençlik örgütü: Bunların hiçbiri, Berlin’deki SPD ve Yeşiller için bir koalisyonun önünde engel teşkil etmiyor gibi görünüyor. Böylece Kırmızı ve Yeşil, bir ‘Kızıl Cephe’ için basamak görevi görecek.”
Avrupa
Makam aracı teklifi iptal edilen AfD’li başkan kasımda yaya kalabilir

BMW, Almanya’da Saksonya-Anhalt Eyalet Parlamentosu Başkanlığına seçilen ilk AfD’li siyasetçi Tobias Rausch için sunduğu makam aracı teklifini geri çekti. Şirket teklifini Rausch’un seçildiği gün iptal ederken, mevcut aracın süresi kasımda dolacak olan meclis yönetimi henüz diğer Alman üreticilerden teklif alamadı.
Alman otomotiv üreticisi BMW, Almanya için Alternatif (AfD) partisinden Saksonya-Anhalt Eyalet Parlamentosu Başkanlığına seçilen Tobias Rausch için hazırlanan makam aracı kiralama teklifini geri çekti.
Die Zeit gazetesinin parlamento yönetimine dayandırdığı habere göre, otomobil üreticisinin genel merkezi teklifi, Rausch’un eyalet meclisi başkanı seçildiği 6 Ekim’de iptal etti. Rausch, bir eyalet parlamentosuna başkanlık eden ilk AfD’li siyasetçi oldu.
Eyalet parlamentosu başkanının şoförlü bir makam aracı kullanma hakkı yer alıyor. Rausch halihazırda selefinden devraldığı BMW 7 serisi aracı kullanıyor. Mevcut aracın kiralama süresi kasım ayında sona eriyor.
Parlamento yönetimi bu tarihe kadar yeni bir tedarikçi bulamazsa Rausch makam aracından yoksun kalacak.
Eyalet parlamentosu idaresi, Rausch’un makam aracı ihtiyacı için tanınmış Alman üreticiler arasından yalnızca BMW’nin teklif sunduğunu aktardı. Mercedes ve Audi markalarından bu süreçte herhangi bir teklif gelmedi.
İş dünyasından AfD politikalarına tepki
AfD, Saksonya-Anhalt eyaletinde 6 Eylül’de düzenlenen seçimlerin ardından mecliste grup kurdu.
Eyalet seçimleri tarihindeki en yüksek oy oranına ulaşan parti, yüzde 43,8 oy alarak 83 sandalyeli mecliste 39 üyelik kazandı.
AfD, salt çoğunluk için gereken sandalye sayısının 3 altında kaldı. Seçimlerde Hristiyan Demokrat Birlik (CDU) yüzde 17,2, Sosyal Demokrat Parti (SPD) ise yüzde 9,3 oy elde etti.
BMW Yönetim Kurulu Üyesi Milan Nedeljkovic, daha önce Frankfurter Allgemeine Zeitung gazetesine verdiği mülkiyette, sağ popülizm ve milliyetçiliği “dünya ticaretiyle yaşayan, dışa açık bir ekonomi merkezi için zehir” olarak nitelendirmişti.
Alman Sanayi Federasyonu (BDI) da Rausch’un seçildiği gün yayımladığı değerlendirmede, AfD’nin eyalette yönetime gelmesi ihtimaline karşı uyarılarda bulundu.
BDI Başkanı Tanja Gönner, partinin bölgenin ekonomik başarısını oluşturan ilkeleri desteklemediğini, dolayısıyla olası bir AfD iktidarında ekonomik canlanma beklenemeyeceğini kaydetti.
Gönner, AfD’nin iş dünyasını temsil eden bir parti olmadığını belirterek ekonominin dışa açıklığa, küresel ticarete, ihracat olanaklarına ve yurt dışından nitelikli iş gücü çekilmesine dayandığını ifade etti.
Her yatırımcının yurt dışından sağlanan uzman personele ihtiyaç duyduğunu aktaran Gönner, “Bu kişiler burada hoş karşılanmadıklarını hissederse bu durum bölgenin tercih edilmemesi için derhal bir gerekçeye dönüşür” değerlendirmesinde bulundu.
Dünya Basını2 hafta önceTarihçi Emmanuel Todd: Avrupa Rusya konusunda tehlikeli bir fanteziye kapıldı
Diplomasi2 hafta önceEast-West Forum İstanbul’da toplandı: Çok kutupluluk geri döndürülemez
Görüş1 hafta önceEast-West Forum: Dünyanın artık kaçınamayacağı bir diyalog
Asya2 hafta önceKuzey Kore’den Batı hava savunmasını zorlayacak yeni taktik
Asya1 hafta önceÇin akaryakıt ihracatını durdurdu: Küresel pazarda tedarik daralıyor
Dünya Basını1 hafta önceÇin büyük güç kavramının anlamını nasıl dönüştürmek istiyor?
Asya2 hafta önceJapon iş dünyası heyeti Pekin’i ziyaret ederken Çin ‘tarihten ders çıkarma’ uyarısı yaptı
Dünya Basını1 hafta önceYarım trilyon dolarlık balon: Süper zeka söylemi gerçek zararları gizliyor











