Bizi Takip Edin

Asya

Çin, lityum-iyon sonrası dönem için küresel yarışa liderlik ediyor

Yayınlanma

Çinli kuruluşlar sodyum-iyon ve diğer uygun fiyatlı teknolojilerde küresel liderliği üstleniyor.

Akıllı telefonlardan şarj cihazlarına, elektrikli araçlara kadar günümüz teknolojisinde kullanılan lityum iyon pillerin maliyetinin artmasıyla, endüstriler daha bol bulunan ve daha az maliyetli olan sodyum iyon piller geliştirmeye yöneliyor.

Bol miktarda bulunan (lityumun 400 katından fazla) bir kaynak olan sodyumun gelecekte lityum gibi kıt endüstriyel malzemelerin kullanımını azaltması bekleniyor. Sodyum iyon pillerin kapasitelerinin lityum iyon pillerden daha düşük olsa da %60 ila %70 oranda daha az maliyetli olacağı düşünülüyor.

Nikkei Asia’da yayınlanan bir analizde, Çin’in lityum-iyon pillerin yerini alacak yeni teknoloji ve özellikle de sodyum-iyon piller geliştirme yarışındaki varlığını artırdığı söyleniyor. Yazıya göre, son 10 yılda post-lityum iyon pillerle ilgili ülke bazındaki patent raporu, tüm patentlerin yarısından fazlasını oluşturan Çin’in bu alanda başı çektiğini gösteriyor.

ABD ve Japonya’yı geride bıraktı

Sodyum iyon piller için “yarıştaki en büyük at” ifadesi kullanılan yazıda, Çin’in bu alanda Japonya ve ABD’yi domine ettiği ve Çinli şirketlerin bu yıl bu pillerin seri üretimine başlamasının beklendiği ifade ediliyor. Japonya ve ABD’nin ise Çin’in gerisinde kaldığı belirtiliyor.

Aralık ayı itibarıyla yürürlükte olan 9.862 patent bulunduğu ve son 10 yılda on iki kat arttığı belirtilirken, ülkelere göre aktif patente sahip şirketler ve araştırma enstitüleri sayıldığında, Çin’in 5.486 patentle ilk sırada yer aldığı ve toplam patentin %50’sinden fazlasını oluşturduğu kaydediliyor.

2015 yılına kadar 1 numara olan Japonya, 1.192 patentle ikinci sırada yer alırken, onu 719 ile ABD, 595 ile Güney Kore ve 128 ile Fransa izliyor.

Kuruluşlara göre patent sıralamasında da Çin öne çıkıyor. İlk 10’da Çin Bilimler Akademisi (CAS) ve Contemporary Amperex Technology (CATL) dahil olmak üzere yedi kurum bulunuyor.

Patent sayısında ve kalitede ilk sırada

Yazıda, araştırmayı yapan Mitsui enstitüsünün, yalnızca patent sayısını değil, aynı zamanda “kaliteyi” dikkate alan genel endeksi de değerlendirdiği belirtilirken, indekste Çin’in 4 bin 930 puanla ilk sırada yer aldığı kaydediliyor. İkinciliği 2.630 puanla ABD alırken, 2017 yılına kadar ilk sırada yer alan Japonya, 2.260 puanla üçüncü sırada yer alıyor.

Çin’in, “yarının cihazlarında” bugünün lityum-iyon pillerini yerinden etmesi beklenen sodyum-iyon pillerde özellikle güçlü olduğu kaydediliyor.

Sodyum-iyon pillerle ilgili patentler açısından, Çin’in genel endeksinin son 10 yılda 109 kat, ABD ve Japonya’nın iki-üç katı kadar, arttığı bildirildi.

Çin ayrıca, çok güvenli olması beklenen bir başka yeni nesil güç kaynağı olan çinko iyon pillerde de birinci sırada yer alıyor.

Özellikle elektrikli araçlara talebin artmasıyla Güney Amerika ve Afrika’da üretilen ve günümüz pillerinde kullanılan lityum ve kobaltın fiyatı yükselirken, yenilenebilir enerji kaynaklarının hızla uygulandığı Çin’de, sodyum gibi daha bol kaynaklardan yapılan pillerin gelişimi hızlanıyor.

Çin hükümeti, yenilenebilir enerji ve elektrikli araçların kullanımını genişletmek için yeni nesil pillerin geliştirilmesi üzerine çabalıyor. 2025 yılına kadar devam edecek olan Enerji Sektöründe Bilimsel ve Teknolojik İnovasyon için 14. Beş Yıllık Plan, yenilenebilir enerji kullanımını teşvik etmesi beklenen teknolojik bir gelişme olan sodyum-iyon piller üzerinde araştırma yapmaya odaklanma çağrısında bulunuyor.

Dünyanın en büyük pil üreticisi olan Çinli CATL, 2021’de elektrikli araçların maliyetini düşürecek sodyum iyon pil üretimi için çalışmalara başladığını duyurmuştu. CATL’ın bu yıl ise, sodyum iyon pilleri piyasaya sürmesi bekleniyor.

Asya

Çin Devlet Başkanı Xi, eski Başbakan Zhu Rongji’nin cenaze törenine öncülük etti

Yayınlanma

Partinin üst düzey isimleri Pekin’deki Babaoshan Devrimci Mezarlığı’nda düzenlenen törene katıldı ve Zhu Rongji’nin ailesine başsağlığı diledi.

Çin Devlet Başkanı Xi Jinping, salı günü naaşı yakılan eski Başbakan Zhu Rongji’ye son saygı duruşunda parti elitine öncülük ederken, ülke genelinde bayraklar yarıya indirildi.

Geçen çarşamba Pekin’de bir hastalık sonucu 97 yaşında hayatını kaybeden Zhu, 1998-2003 yılları arasında başbakanlık yapmış ve ülkenin ekonomik reformlarının baş mimarı olarak görülmüştü.

Zhu, Çin’in piyasa temelli bir ekonomiye geçişinde kilit rol oynadı ve ülkenin Dünya Ticaret Örgütü’ne (DTÖ) katılım sürecini yönetti. Bu süreç, Çin’in benzeri görülmemiş büyümesinin ve dünyanın ikinci büyük ekonomisi haline gelmesinin önünü açtı.

Xinhua’nın haberine göre, üst düzey yetkililer ve ulusal kahramanların defnedildiği Pekin’deki Babaoshan Devrimci Mezarlığı’nda düzenlenen cenaze töreninde Xi ve Başbakan Li Qiang’ın yanı sıra Komünist Parti Politbüro Daimi Komitesi’nin diğer beş üyesi ile Devlet Başkan Yardımcısı Han Zheng de Zhu’ya son saygılarını sundu.

Devlet haber ajansı, Zhu Rongji’nin naaşının çiçekler ve servi dallarıyla çevrili olduğunu ve Komünist Parti bayrağıyla örtüldüğünü, yas tutanların ise ağırbaşlı bir veda töreninde bir araya geldiğini bildirdi.

Xinhua’ya göre grup, saat 09.30 sıralarında sessizce ayakta durdu ve Zhu’nun naaşı önünde üç kez eğildi. Ardından ailesinin üyeleriyle tokalaşarak başsağlığı dileklerini iletti.

Eski Devlet Başkanı Hu Jintao da törene bir çelenk gönderdi.

Tören, Kasım 2023’te Babaoshan’da naaşı yakılan eski Başbakan Li Keqiang’ın cenazesinde de uygulanan yerleşik protokoller doğrultusunda gerçekleştirildi.

Devlet yayın kuruluşu CCTV’ye göre, salı günü Pekin’de Tiananmen Meydanı ile diğer önemli hükümet ve devlet kurumlarında bayraklar yarıya indirildi. Bunlar arasında Çin’in en üst düzey liderliğinin merkezinin bulunduğu Zhongnanhai’ın ana kapısı Xinhuamen, Büyük Halk Salonu ve Dışişleri Bakanlığı da yer aldı.

Zhu’nun anısına Tiananmen Meydanı’ndaki bayrağın yarıya indirilmesi, salı sabahı Çin’in popüler mikroblog platformu Weibo’da en çok konuşulan konu oldu.

Ulusal bayraklar ayrıca eyalet düzeyindeki parti komiteleri ve hükümetlerin merkezlerinde, Hong Kong ve Makao’da, sınır kapılarında, limanlarda ve havalimanlarında, ayrıca Çin’in yurt dışındaki diplomatik temsilciliklerinde de yarıya indirildi.

Hong Kong’da Pekin’in Sheung Wan’daki irtibat bürosunun yanı sıra Admiralty’deki merkezi hükümet ofisleri, Central’daki Government House, kentin havalimanı ve tüm sınır kontrol noktaları dahil olmak üzere önemli yerel hükümet tesisleri ve altyapı noktalarında ulusal ve bölgesel bayraklar yarıya indirildi.

Dönemin Devlet Başkanı Jiang Zemin yönetiminde görev yapan Zhu, Çin’in “ekonomi çarı” olarak anılıyordu. Ekonominin yeniden yapılandırılmasındaki belirleyici rolü ve ülkenin 2001’de DTÖ’ye katılmasını sağlayan sürece öncülük etmesi nedeniyle Çin’in en önemli ekonomik reformcularından biri olarak hatırlanıyor.

Resmi ölüm ilanında Zhu, “mükemmel bir parti üyesi, uzun yıllar boyunca sınanmış ve sadık bir komünist savaşçı, seçkin bir proleter devrimci, devlet adamı ve parti ile devletin lideri” olarak övüldü.

Xinhua tarafından salı günü yayımlanan resmi biyografide de Zhu’nun “siyasi kavrayışı ve sağlam siyasi muhakemesi” öne çıkarıldı; dürüstlüğü, disiplini ve yolsuzluğa karşı sert tutumu övüldü.

Biyografide, “Gerçeğe ve ilkelere bağlı kaldı, güçlü bir siyasi kavrayış ve siyasi muhakeme sergiledi, temel öneme sahip meselelerde tavrını açık biçimde ortaya koydu, Komünist Parti’ye sadık kaldı ve parti adına sorumluluk üstlendi,” ifadelerine yer verildi.

Biyografide, Zhu Rongji’nin Çin ekonomisini yeniden yapılandırmadaki rolünün yanı sıra ülkeyi 1997-98 Asya mali krizinden çıkarma sürecindeki katkıları da vurgulandı. Bu kapsamda, Hong Kong’un 1997’de Çin egemenliğine dönmesinden sonra Hong Kong dolarını ABD dolarına sabitleyen kur sistemini savunmasına verdiği “kararlı destek” özellikle öne çıkarıldı.

Resmi biyografiye göre, krizin 1998’de Hong Kong’un para birimi ve finans piyasaları üzerinde baskı oluşturduğu dönemde Zhu’nun desteği, Hong Kong’un güvenini pekiştirmesine ve uluslararası finans merkezi konumunu sağlamlaştırmasına yardımcı oldu.

Zhu’nun mirasının önemli unsurlarından biri de Çin’in kamu iktisadi teşebbüslerinde gerçekleştirdiği kapsamlı yeniden yapılanmaydı. Zhu, verimsiz ve ağır borç yükü altındaki şirketlerin yeniden yapılandırılması için bastırdı; bunun sonucunda çok sayıda “zombi şirket” kapatıldı ya da iflas etti ve milyonlarca işçi işten çıkarıldı.

Bu reformlar ekonominin yeniden canlanmasına yardımcı olurken, daha verimli özel şirketler ve yabancı sermayeli firmalar için de daha geniş bir faaliyet alanı yarattı.

Okumaya Devam Et

Asya

Pakistan Yüksek Mahkemesi, İmran Han’ın cezaevinden hastaneye sevk edilmesine karar verdi

Yayınlanma

Pakistan Yüksek Mahkemesi, eski Başbakan İmran Han’ın cezaevinden hastaneye sevk edilmesine karar verdi.

Pakistan Adalet Hareketi (PTI), Pakistan Yüksek Mahkemesi’nin salı günü eski Başbakan İmran Han’ın cezaevinden hastaneye sevk edilmesine karar verdiğini açıkladı. Karar, İmran Han’ın sağlık durumuna ilişkin endişelerini dile getiren partisi ve ailesinin uzun süredir devam eden talebini karşılamış oldu.

Kriketçiyken siyasete atılan 73 yaşındaki Han, 2022’de görevden uzaklaştırılmasının ardından siyasi saiklerle açıldığını söylediği bir dizi davada mahkûm edilerek Ağustos 2023’ten bu yana cezaevinde bulunuyor.

Oğulları geçen yıl İmran Han’ın kötüleşen sağlık durumuyla ilgili defalarca endişelerini dile getirirken, avukatları da cezaevinde bulunduğu süre içinde sağ gözündeki görme yetisini önemli ölçüde kaybettiğini söylemişti.

PTI Sözcüsü Zülfikar Buhari, “Bu son derece memnuniyet verici bir karar. Keşke daha önce alınsaydı da gözü ve genel sağlık durumu bu kadar kötüleşmeseydi,” dedi.

Buhari, “Tüm doktorlar tatmin olana kadar hastanede kalmalı,” diye ekledi.

Han’ın sözcüsü Naeem Haider Panjutha, X üzerinden yaptığı açıklamada, mahkemenin Han’ın 48 saat içinde Shifa International Hospital’a nakledilmesine ve 16 Eylül’e kadar burada kalmasına karar verdiğini bildirdi.

Han, güvensizlik oylamasıyla iktidardan uzaklaştırılmasından bu yana, devlet hediyeleri ve hukuka aykırı evlilik de dahil olmak üzere çok sayıda davayla karşı karşıya kaldı. Bazı mahkûmiyet kararları askıya alınırken veya bozulurken, bazılarına ilişkin temyiz süreçleri devam ediyor. Han, hakkındaki suçlamaları reddediyor.

Aralarında sınırın diğer tarafındaki Hindistan’dan isimlerin de bulunduğu dünyanın dört bir yanından kriketin önde gelen isimleri, şubat ayında Han’ın cezaevi koşullarına ilişkin “derin endişelerini” dile getirerek kendisine daha iyi muamele edilmesini talep etmişti.

PTI, 2018’de iktidara geldi ve kilit eyaletlerde geniş bir destek tabanını koruyor. Ancak parti, 2024 seçimleri öncesinde seçim sembolünden mahrum bırakılmış, bu nedenle adayları bağımsız olarak seçime girmek zorunda kalmıştı.

Okumaya Devam Et

Asya

Güney Kore: Trump’ın itirazlarına rağmen ortak tatbikatlar devam ediyor

Yayınlanma

ABD Başkanı Trump’ın Güney Kore ile tatbikatların kapsamını daraltma kararı, Seul’e ticaret konusunda baskı olarak yorumlanıyor.

Güney Kore, ABD Başkanı Donald Trump’ın ortak askeri tatbikatların kapsamını daraltma kararına temkinli bir yanıt verdi. Analistler bu adımı, Lee Jae Myung hükümetine ilave ticari tavizler vermesi için baskıyı artırma girişimi olarak değerlendiriyor.

Trump, pazar günü sosyal medyada yaptığı paylaşımda, yıllık tatbikatların “maliyetli” olduğunu belirterek kararı buna bağladı ve tatbikatların Kuzey Kore’ye “tamamen uygunsuz ve düşmanca” bir mesaj gönderdiğini söyledi. Trump ayrıca Güney Kore’nin, “İran İslam Cumhuriyeti’nin nükleer silahlardan arındırılması” konusunda ABD’ye katılmayı reddetmesini de gerekçe gösterdi.

Ulchi Freedom Shield tatbikatları pazartesi günü başladı. Güney Kore Savunma Bakanlığı, tatbikatların planlandığı şekilde sürdüğünü ve 27 Ağustos’a kadar devam edeceğini açıkladı. Dışişleri Bakanlığı yorum talebine yanıt vermezken, Devlet Başkanlığı Sarayı da Trump’ın mesajına ilişkin henüz herhangi bir açıklama yayımlamadı. Pazartesi günü Güney Kore’de resmi tatil.

Asan Politika Çalışmaları Enstitüsü Başkan Yardımcısı Cha Du-hyeogn, ABD Başkanı’nın paylaşımının “Güney Kore’ye karşı bir baskı aracı işlevi gördüğünü, aynı zamanda Kuzey Kore üzerinde baskı kurmanın da bir yolu olduğunu” söyledi.

Nikkei Asia’ya konuşan Cha, “Mesaj şu: Aşırı saldırgan adımlar atmaktan kaçınır ve beklerseniz, önünüze bir fırsat çıkabilir” dedi.

“Gerçekte Trump’ın mesajı Lee Jae Myung yönetimine baskı yapmayı amaçlıyor. Bu güvenlik garantileri olmadan gerçekten dayanabilir misiniz? Sonuçta bu, ‘İster ticarette ister başka alanlarda olsun, bize daha fazlasını verin’ demenin başka bir yolu.”

Güney Kore Devlet Başkanı Lee Jae Myung, cumartesi günü yaptığı Kurtuluş Günü konuşmasında Kuzey Kore konusunda çok taraflı görüşmeler önerdi. Konuşma, İkinci Dünya Savaşı’nın sonunda Kore Yarımadası’nın Japon sömürge yönetiminden kurtuluşunun 81. yıldönümü dolayısıyla yapıldı.

Lee, “çok eski bir savaşı” sona erdirmek ve Kuzey Kore’nin nükleer silah kapasitesini geliştirmesini durdurmak için “ilgili taraflar” arasında görüşmeler başlatmayı teklif etti. Kore Savaşı’ndaki aktif çatışmalar 1953’te bir barış anlaşmasıyla değil, ateşkesle sona ermişti. Bu nedenle iki Kore teknik olarak hâlâ savaş halinde bulunuyor.

Kuzey Kore, Trump’ın mesajına henüz yorum yapmadı. Kuzey Kore Dışişleri Bakanlığı cuma günü ABD-Güney Kore ortak tatbikatını “saldırgan bir savaşın provası” olarak nitelendirmişti.

Seul’deki Ewha Üniversitesi’nden Profesör Leif-Eric Easley, “ABD-Güney Kore ortak savunma tatbikatları, askeri güçlerin görevlerini yerine getirmeye hazır ve yetkin olması açısından hayati öneme sahip” dedi.

“Tatbikatların kapsamını daraltmak, ittifak içi koordinasyona zarar verebilir, Güney Kore’nin kendi savunmasında daha fazla sorumluluk üstlenmesi sürecini yavaşlatabilir ve Asya’daki olası çatışmalara karşı caydırıcılığı zayıflatabilir” diye ekledi.

Ticaret cephesinde Seul ve Washington, ABD’nin Güney Kore’den ithal edilen ürünlere uyguladığı yüzde 12,5’lik gümrük tarifeleri ve Güney Kore’nin ABD’de gerçekleştireceği 350 milyar dolarlık yatırımın nasıl tahsis edileceği konusunda görüşmeler yürütüyor.

Trump pazar günü yaptığı paylaşımda, tatbikatları iptal etmek için “çok geç” olduğu gerekçesiyle ABD ordusunun ortak tatbikatların kapsamını “önemli ölçüde azaltacağını” yazdı. Trump ayrıca Kim Jong Un ile “çok iyi bir ilişkisi” olduğunu ve Kuzey Kore’nin “tehditkâr olmayan ve saygılı” bir tutum sergilediğini ifade etti.

Trump ile Kim’in son görüşmesi 2019 yılında Panmunjom’da gerçekleşmişti. Trump cumartesi günü sosyal medyada iki liderin birlikte çekilmiş bir fotoğrafını paylaşarak, “Kim Jong Un ile ÇOK İYİ anlaşıyoruz!” diye yazdı.

Ukrayna Devlet Başkanı Volodimir Zelenskiy ise bu ay yaptığı açıklamada, 50 bine kadar Kuzey Kore askerinin ülkesine karşı konuşlandırıldığını söyledi ve Güney Kore’den Ukrayna’nın hava savunmasına destek vermesini istedi.

Okumaya Devam Et

Çok Okunanlar

English