Asya
Çin’in ihracatı son 4 yılın en büyük artışını kaydetti

Çin’in ihracatı 2026’ya %21,8 artışla başladı. Bu son 4 yılın en büyük yükselişi oldu.
ABD’ye ihracatta %11’lik düşüşe rağmen Çin’in ticareti, ASEAN, AB ve diğer pazarlardan gelen güçlü talebin etkisiyle hızla arttı.
Çin’in ihracat büyümesi bu yılın ilk iki ayında küresel talebin canlanmasıyla birlikte sıçrama gösterdi; uzmanlar ise yapay zekâ kaynaklı teknoloji yatırımlarının hız kazanmasıyla yılın geri kalanında da güçlü bir ivme olasılığına işaret etti.
Salı günü gümrük yetkilileri tarafından açıklanan ocak ve şubat aylarına ait birleşik verilere göre ihracat, bir yıl öncesine kıyasla %21,8 artarak 656,58 milyar ABD dolarına yükseldi; bu son dört yılın en büyük artışı oldu.
Bu durum, aralık ayında kaydedilen %6,6’lık büyümeye ve geçen yılın tamamı için kaydedilen %5,5’lik artışa kıyasla önemli bir hızlanmaya işaret etti.
Çin, ocak ile şubat ayları arasında değişen Çin Yeni Yılı tatil döneminin yarattığı bozulmaları düzeltmek ve temel eğilimleri daha tutarlı biçimde yansıtmak amacıyla yılın ilk iki ayına ait ticaret verilerini çoğu zaman birleştirir.
Macquarie Group’un baş Çin ekonomisti Larry Hu, artışın “esas olarak güçlü küresel talebin, özellikle de birçok ekonomi için merkezi öneme sahip teknoloji ürünlerine yönelik talebin bir yansıması” olduğunu söyledi; ancak “ivmenin sürüp sürmeyeceği büyük ölçüde yapay zekâ kaynaklı teknoloji patlamasının ne kadar süre devam edeceğine bağlı olacak” dedi.
“Canlı dış talep aynı zamanda iç talebi artırma konusunda daha az aciliyet olduğu anlamına da geliyor,” diye ekledi.
Pinpoint Asset Management’ın başkanı ve baş ekonomisti Zhang Zhiwei de bu görüşü yineleyerek “güçlü ihracat ve daha düşük büyüme hedefi, Çin’in yakın zamanda teşvik [önlemleri] başlatmasının pek olası olmadığını gösteriyor” dedi.
Verilere göre, Çin ile Amerika Birleşik Devletleri arasında ticari ilişkilerin dalgalı geçtiği ve tarifelerin artırıldığı bir yılın ardından ABD’ye ihracat 2026’nın ilk iki ayında yıllık bazda %11 düştü; bu oran aralık ayında %30’luk düşüşe ve geçen yılın tamamında %20’lik gerilemeye kıyasla daha sınırlı oldu. Düşüşe rağmen ABD, 2025 yılında Çin’in tek ülke bazında en büyük ihracat pazarı olmayı sürdürdü.
Bu arada, Çin’in blok bazında en büyük ticaret ortağı olan Güneydoğu Asya Uluslar Birliği üyelerine yapılan sevkiyatlar bu yılın ilk iki ayında %29,4 arttı; aralık ayında %11,2 ve geçen yılın tamamında %13,4 büyüme kaydedilmişti.
Avrupa Birliği’ne ihracat yılın ilk iki ayında %27,8 arttı; aralık ayında %11,6’lık artış ve geçen yılın tamamında %8,4’lük büyüme görülmüştü. Almanya, Fransa ve İtalya’ya yapılan sevkiyatlar sırasıyla %31,3, %31,9 ve %36,4 oranında büyüme gösterdi.
Zhang, Çin’in bazı büyük ticaret ortaklarının ticaret dengesizliğini gidermesi için Çin’e baskı yaptığını ve “bugünkü güçlü ihracat büyümesinin muhtemelen onların argümanlarını güçlendireceğini” söyledi.
Latin Amerika’ya ihracat, aralık ayında %9,8 büyümenin ardından yılın ilk iki ayında %16,4 arttı; Afrika’ya yapılan sevkiyatlar ise Aralık ayında %21,8 genişlemenin ardından yaklaşık %50 yükseldi.
Çin ayrıca enerji güvenliğini güçlendirmek amacıyla bu yılın başlarında ham petrol alımlarını artırdı; bu adım, Orta Doğu’daki jeopolitik risklerin küresel petrol arzına ilişkin görünümü giderek daha fazla gölgelemesi ve kesintilere dair endişeleri artırmasıyla aynı döneme denk geliyor.
Çin, ocak ve şubat aylarında 96,93 milyon ton ham petrol ithal etti; bu, 2025’e kıyasla %15,8’lik bir artış anlamına geliyor.
Yılın ilk iki ayındaki toplam ithalat ise bir yıl öncesine göre %19,8 artarak aralık ayındaki %5,7’lik büyümeye kıyasla hız kazandı.
Gümrük verilerine göre geçen yıl kaydedilen %5,5’lik ihracat büyümesi, Çin’in yıllık dış sevkiyatlarının değerini 3,77 trilyon ABD dolarına taşıdı; ihracattaki artış, 1,19 trilyon ABD dolarıyla rekor düzeyde bir mal ticareti fazlasına katkıda bulundu.
Gümrük verilerine göre Çin’in nadir toprak elementi ihracatı ocak–şubat döneminde hacim olarak %23 artarak 10.468,3 tona ulaştı. Aralık ayında 4.392,1 ton nadir toprak elementi ihraç edilmişti.
Economist Intelligence Unit’te kıdemli ekonomist olan Xu Tianchen, yılın geri kalanında ihracat ivmesinin giderek yarı iletkenler ve daha geniş yapay zekâ tedarik zinciri gibi yüksek teknoloji sektörlerinde yoğunlaşmasını bekliyor; enerji ekipmanları ve otomobillere yönelik güçlü dış talebin diğer alanlardaki zayıflığı dengeleyeceğini öngörüyor.
Aynı zamanda yapısal değişimler de sürüyor; güneş paneli ve çelik üretimini dizginlemeyi amaçlayan politikalar ile hazır giyim ve ayakkabı üretimi gibi emek yoğun sektörlerin uzun vadeli gerilemesi, Çin’in ihracat bileşimini yeniden şekillendiriyor.
Asya
ABD, Japonya ve Güney Kore’den Kuzey Kore’ye karşı ortak tatbikat

ABD, Güney Kore ve Japonya, Kuzey Kore’nin füze ve nükleer tehditlerine karşı hazırlık seviyesini sınamak amacıyla ortak askeri tatbikat düzenleyecek. Freedom Edge adı verilen ve savunma amaçlı olduğu belirtilen tatbikat, 7-11 Eylül tarihleri arasında Jeju Adası açıklarındaki uluslararası sularda icra edilecek.
ABD, Güney Kore ve Japonya, 7-11 Eylül tarihleri arasında “Freedom Edge” adı verilen ortak askeri tatbikatı gerçekleştirecek.
Yonhap ajansının haberine göre Jeju Adası’nın güney ve doğusundaki uluslararası sularda icra edilecek manevraların temel amacının, üç ülkenin Kuzey Kore’den gelebilecek füze ve nükleer tehditlere karşı hazırlık durumunu test etmek olduğu kaydedildi. Güney Kore ordusu tatbikatın savunma odaklı olduğunu vurguladı.
Çok uluslu deniz ve hava unsurlarının yer alacağı manevralarda askeri birlikler, güçlendirilmiş hava savunması ile deniz hedeflerini önleme operasyonları üzerine eğitim alacak.
Yapılan açıklamada, “Bu tatbikatların ölçeğinin genişlemesi ve her üç ülke arasındaki işbirliğinin sürmesi; kolektif gücümüzü, yüksek düzeydeki birlikte çalışabilirlik kabiliyetimizi, devletlerimizi korumaya ve serbest ile açık bir Hint-Pasifik bölgesinin güvenliğini sağlamaya yönelik sarsılmaz kararlılığımızı ortaya koymaktadır” denildi.
Trump’ın tatbikat kararı sonrası üçlü manevra
Reuters haber ajansının aktardığına göre söz konusu tatbikat, ABD’nin Güney Kore ile yürüttüğü ortak manevraların kapsamını daraltması ve gelecek ay yapılması planlanan iki ülke deniz piyadeleri tatbikatını iptal etmesinin ardından gerçekleşiyor.
ABD Başkanı Donald Trump, Washington yönetiminin bu kararını Seul’ün İran’a yönelik askeri operasyonda yer almayı reddetmesiyle gerekçelendirmişti.
Freedom Edge tatbikatı; ABD, Güney Kore ve Japonya’nın hava, deniz ve siber alanda icra ettiği üçlü bir tatbikat olma özelliği taşıyor. Ülkeler bu manevralar kapsamında özellikle balistik füzelere karşı koyma kabiliyetlerini geliştiriyor.
Daha önce, Temmuz ayı sonunda Kuzey Kore devlet haber ajansı KCNA, Japonya’daki ABD komutanlığının personel sayısının artırılmasını Kore Yarımadası’ndaki çatışma riskini tırmandıran bir etken olarak nitelendirmişti.
Ajansın yayımladığı başyazıda, Amerikan komutanlığının genişletilmesinin silahlı bir çatışmayı yakınlaştırdığı ve çatışmanın patlak vermesini “yalnızca an meselesi” haline getirdiği savunulmuştu.
Asya
Güney Korelilerin yüzde 65’i nükleer silahlanmayı destekliyor

Gallup Korea kamuoyu araştırmasına göre Güney Kore vatandaşlarının yüzde 65’i ülkenin nükleer silaha sahip olmasını desteklerken yüzde 30’u buna karşı çıkıyor. Araştırmaya katılanların yüzde 39’u Kuzey Kore’nin savaş başlatma ihtimali gördüğünü belirtiyor. Sonuçlar, ABD Başkanı Donald Trump’ın Seul ile ortak askeri tatbikatları daraltma kararının ardından kamuoyuna yansıdı.
Gallup Korea tarafından yapılan kamuoyu araştırmasına göre, Güney Kore vatandaşlarının yüzde 65’i ülkenin nükleer silaha sahip olması fikrini destekliyor. Ankete katılanların yüzde 30’u ise bu adıma karşı çıkıyor.
Araştırma sonuçlarına göre katılımcıların yüzde 70’i Güney Kore ordusunun Kuzey Kore ordusundan daha güçlü olduğunu düşünüyor. Katılımcıların yüzde 21’i Kuzey Kore ordusunun daha güçlü olduğu görüşünü savunurken, yüzde 3’ü askeri güçlerin yaklaşık olarak eşit seviyede olduğunu belirtiyor. Katılımcıların yüzde 6’sı ise bu konuda görüş bildirmedi.
Araştırmaya katılanların yüzde 39’u Kuzey Kore’nin fiilen bir savaş başlatabileceğini değerlendiriyor. Askeri bir provokasyon olasılığını en yüksek gören grubu yüzde 54 ile 18-29 yaş aralığı ve yüzde 53 ile 30-39 yaş aralığı oluşturuyor. Bu ihtimali en düşük gören yaş grubu ise yüzde 29 ile 40-49 yaş aralığındakiler oldu. Diğer yaş gruplarında bu oran yaklaşık yüzde 30 seviyesinde ölçüldü.
Gallup, Kuzey Kore ile gerçek bir savaş riski görmeyen katılımcılar arasında dahi nükleer silah edinilmesini destekleyenlerin oranının yüzde 58 olduğunu aktardı.
Kamuoyu araştırması 25-27 Ağustos tarihleri arasında, ülke genelinde 18 yaş ve üzerindeki 1.001 kişinin rastgele seçilen sanal cep telefonu numaraları üzerinden telefonla mülakat yöntemiyle yapıldı.
Trump tatbikatları azaltma kararı almıştı
Anket, ABD Başkanı Donald Trump’ın bu ay içinde ABD ile Güney Kore arasındaki ortak askeri tatbikatları Kuzey Kore lideri Kim Jong Un ile “çok iyi ilişkileri” olduğunu belirterek beklenmedik biçimde daraltmasının ardından gerçekleşti.
Güney Kore Devlet Başkanı Lee Jae-myung, Trump’ın kararını “anlamlı” olarak nitelendirdi. Lee, X hesabından yaptığı paylaşımda, “Sayın Başkan Trump, bu mesajınız Kore Yarımadası’ndaki düşmanlık ve cepheleşmeyi aşarak barışı tesis etmeye yönelik derin düşünceler içeren anlamlı bir karar olarak değerlendirilmektedir” ifadelerini kullandı.
Lee, askeri güç bakımından dünyada beşinci sırada yer alan Güney Kore’nin savunmaya şimdiden Kuzey Kore’nin yıllık gayrisafi yurtiçi hasılasının (GSYİH) 1,4 katı kadar harcama yaptığını ve bu harcamaları GSYİH’nin yüzde 3,5’ine çıkarmayı planladığını kaydetti. Lee, bu adımın yarımadanın güvenliğini ülkenin kendi imkanlarıyla sağlamasına olanak tanıyacağını ve bunun Başkan Trump’ın tutumuyla tam uyum gösterdiğini dile getirdi.
ABD ile Güney Kore’nin her yıl düzenlediği ortak “Ulchi Özgürlük Kalkanı” tatbikatı 17 Ağustos’ta başladı ve 27 Ağustos’a kadar sürdü. Tatbikat, müttefiklerin savaşa hazırlık düzeyini artırmayı hedefleyen ortak operasyonları kapsadı.
Tatbikat başlamadan önce Kuzey Kore Merkezi Haber Ajansı (KCNA), manevraları “saldırgan” olarak niteleyen bir Kuzey Kore Dışişleri Bakanlığı temsilcisinin açıklamasını yayımladı.
Lee Jae-myung bu açıklamanın ardından Kuzey Kore’ye savaşı sona erdirme müzakerelerine başlama teklifinde bulundu. Lee ayrıca “istikrarsız ateşkes sistemini” bir barış düzeniyle değiştirmeye yönelik adımlar atma taahhüdü verdi. Kim Jong Un ise Güney Kore’yi “en düşman devlet” olarak tanımladı ve iki ülkenin birleşmesi ihtimalini dışladı.
Güney Kore’nin tarihi rakibi Kuzey Kore nükleer silaha sahip. Güney Kore Savunma Analiz Enstitüsünün geçen yılın kasım ayındaki değerlendirmelerine göre Kuzey Kore’nin elinde 150 adede kadar nükleer silah var ve bu sayı 2040 yılına kadar 400’ün üzerine çıkabilir.
Reuters’ın aktardığına göre, 28 Ağustos’ta Güney Koreli yetkililer, Güney Kore, Japonya ve ABD’nin, Kuzey Kore kaynaklı füze ve nükleer tehditlere karşı hazırlık düzeyini test etmek amacıyla 9-11 Eylül tarihleri arasında yıllık ortak askeri tatbikat Freedom Edge’i gerçekleştireceğini bildirdi.
Asya
Çin-Nepal sınırında sel felaketi: 1.000’den fazla kişi kayıp

Çarşamba günü Çin-Nepal sınırındaki Gyirong Sınır Kapısı bölgesinde büyük bir çamur kayması ve ani sel meydana geldi. Felakette sınırın iki tarafında en az 160 kişi hayatını kaybederken, 1.000’den fazla kişi kayboldu. Arama çalışmaları sınırın her iki yanına genişletildi.
Şigatse belediye yönetiminin perşembe sabahı düzenlediği basın toplantısında paylaşılan son resmi bilgilere göre Çin tarafında üç kişinin öldüğü doğrulandı, 558 kişi ise hâlâ kayıp.
İki kişi sağ olarak kurtarıldı. Arama çalışmalarının genişletilmesiyle daha önce 265 olarak açıklanan kayıp sayısı yukarı yönlü revize edildi.
Çinli yetkililer, itfaiyeciler, askerler ve mühendislik ekipleri dahil 1.500’den fazla personeli bölgeye sevk etti. Başbakan Yardımcısı Zhang Guoqing de operasyonları yönetmek üzere olay yerine ulaştı.
Devlet yayıncısı CCTV’ye göre sınır kapısı yakınlarında bir heyelan set gölü oluştu ve bu durum kurtarma çalışmalarını zorlaştırıyor.
Nepal polisi ise çarşamba günü geç saatlerde 157 kişinin cesedine ulaşıldığını bildirdi.
Nepal Başbakanlık Ofisi’ne göre kayıp durumda olan 484 turist arasında en az 26 ülkeden 391 yabancı uyruklu bulunuyor. Bunların 142’si Hindistan, 47’si ABD, 34’ü Avustralya, 33’ü İngiltere ve 24’ü Kanada vatandaşı.
Nepal Turizm Kurulu Sözcüsü Sunil Sharma, Associated Press’e yaptığı açıklamada kayıp turistlerden 133’ünün Hintli hacı olduğunu söyledi.
Felaket, çarşamba günü saat 10.30 civarında Tibet’in Şigatse kentindeki Gyirong ilçesini vurdu ve Nepal tarafından kaynaklandı.
Bölge, Tibet’in kutsal Kailash Dağı ve Manasarovar Gölü’ne uzanan önemli bir hac güzergâhı üzerinde bulunuyor. Özellikle yılın bu yoğun döneminde Hindistan’dan ve diğer ülkelerden yüzlerce hacı bölgeyi ziyaret ediyor.
Nepalli yetkililerin ilk değerlendirmeleri, bir depremin bir buzulun alt bölümünde çökmeyi tetiklemiş olabileceğine ve bunun da yıkıcı sel sularını serbest bırakmış olabileceğine işaret etti.
Amerika1 hafta önceSteve Jobs’ı iflastan kurtaran gizli CIA anlaşması gün yüzüne çıktı
Dünya Basını2 hafta önceThe Economist, Daron Acemoğlu’nu yerden yere vurdu: “Sığ ve inandırıcılıktan uzak”
Görüş2 hafta önceBüyük Oyun III: Enerji ve Dolar Açlığıyla Şekillenen Yeni Dünya
Söyleşi2 hafta önceEmekli Yarbay Daniel Davis Harici’ye konuştu: ABD, İran savaşını kaybetti
Görüş2 hafta önceJaponya’nın Savunma Beyaz Kitabı: Odakta Çin ve “Kapsamlı Ulusal Güç” Stratejisi Var
Dünya Basını4 gün önceMilanovic uyardı: Dünya 1914 öncesine benzer bir uçurumun kenarında
Rusya2 hafta önceDört AB ülkesi daha Rus pasaportlarına kısıtlama getiriyor
Ortadoğu2 hafta önceTelegraph: İran’a karşı silahlı Kürt isyanını Erdoğan engelledi











