Amerika
Fed adayı Miran: Trump’ın kuklası değilim

Donald Trump’ın Fed’deki boş koltuğu doldurmak için seçtiği Stephen Miran, Senato’da Cumhuriyetçi ve Demokrat senatörlerin sorularını yanıtladı.
Cumhuriyetçiler, Miran’ın siyasi tarafsızlık vaadini teyit etmek için bu tartışmayı kullanmaya çalışırken, Demokratlar ise şüphelerini dile getirdiler.
Senato Bankacılık Komitesinin Miran’ın adaylığıyla ilgili oturumu, Trump’ın merkez bankası üzerinde kontrol kurmak için, görevdeki bir Fed başkanını görevden almak için eşi görülmemiş bir girişim de dahil olmak üzere çabalarını artırdığı bir dönemde gerçekleşti.
Trump’ın ve Beyaz Saray’ın Fed’e yönelik hücumu, “merkez bankasının bağımsızlığı” tezi üzerine kurulu neoliberal para politikalarını da sarsmış görünüyor.
Fed politika yapıcılarının 16-17 Eylül’deki bir sonraki toplantısında faiz oranlarını çeyrek puan düşürmeleri bekleniyor. Bu, Trump’ın istediği birkaç puanlık düşüşten çok daha az ve Cumhuriyetçiler, Miran’ın zamanında onaylanarak göreve başlayabilmesi için Kongredeki çoğunluklarını kullanacaklarını işaret ettiler.
Miran, Fed’in faiz oranlarının belirlenmesinde 12 oy hakkından birine sahip olacak.
Miran, 2 saat 20 dakikalık oturumda, Fed’in bağımsızlığını koruyacağına ve kendi analizlerine ve ekonominin uzun vadeli yönetimi için en iyisine göre kararlar alacağına defalarca söz vererek, “Başkanın para politikası konusunda bir dizi mükemmel kararlar aldığını düşünüyorum. Bununla birlikte, kendi görüşlerimi sorgulamak ve sorgulamak için her türlü kaynaktan gelen görüşleri dinlemekten her zaman memnuniyet duyarım,” dedi.
Senato Bankacılık Komitesinin en üst düzey Demokrat üyesi Massachusetts Senatörü Elizabeth Warren, Miran’ın Fed’e katılmasıyla merkez bankasının bağımsızlığının “baltalanacağını” söyledi ve Miran’a, Trump’ın 2020 başkanlık seçimlerini kaybettiğine inanıp inanmadığını ve aylık istihdam artışında düşüş gösteren son istihdam rakamlarının manipüle edildiği konusunda başkanla aynı fikirde olup olmadığını sordu.
Trumpizmin iktisadi aklı – 1: Stephen Miran ve doların devalüasyonu planı
Miran, Çalışma İstatistikleri Bürosunun “veri kalitesi”nden endişe duyduğunu yineledi ve Trump’ın 2020’deki yenilgisiyle ilgili olarak sadece “Joe Biden, Kongre tarafından Amerika Birleşik Devletleri Başkanı olarak onaylandı,” dedi.
Diğer Demokrat senatörler de, geçen ay Fed Guvernörü Adriana Kugler’in beklenmedik bir şekilde boşalttığı ve 31 Ocak’ta sona erecek olan görevi üstlenecek olan Miran’ı sorguya çekerken aynı derecede sert davrandılar.
Miran, Başkanın Ekonomi Danışmanları Konseyi başkanlığı görevinden ücretsiz izin almayı planladığını ve yalnızca Fed’de daha uzun bir dönem için yeniden aday gösterilmesi halinde istifa edeceğini açıkça belirtti.
Daha sonra gazetecilere, bu olasılık hakkında Beyaz Saray’dan kimseyle konuşmadığını söyledi.
Maryland’lı Demokrat Senatör Chris Van Hollen, “Başkanın, ABD Başkanının karşı çıktığı bir şekilde oy kullanmanız durumunda, sizi Ekonomi Danışmanları Konseyine kollarını açarak karşılayacağını öne sürmeniz inandırıcı değil,” dedi ve Trump’ın, faiz oranlarını düşürmediği için Fed Başkanı Jerome Powell’ı kovmakla tehdit eden ve Fed Yönetim Kurulunu onu geçersiz kılmaya çağıran sosyal medya paylaşımlarına atıfta bulundu.
Miran, bu tür paylaşımları Fed politika yapıcılarına “kendi görüşlerine göre oy kullanmaları” için bir “uyarı” olarak gördüğünü söyledi.
Miran senatörlere, gümrük vergilerinin enflasyonist olmadığını düşündüğünü ve Trump’ın sınırları sıkılaştırma çabalarının, göçmenlerin konut talebindeki fazlalığı azaltarak “deflasyonist” olacağını beklediğini söyledi.
Demokrat New Jersey Senatörü Andy Kim’in, “Yönetimden kimse sizden resmi veya gayri resmi olarak faiz oranlarının düşürülmesi yönünde oy kullanmanızı istedi mi?” sorusuna Miran olumsuz yanıt verdi..
Cumhuriyetçiler ise Miran’a genel olarak destek verdiklerini belirttiler. Louisiana Cumhuriyetçi Senatörü John Kennedy, Miran’dan Warren’ın, başkan tarafından manipüle edileceği yönündeki suçlamalarına yanıt vermesini istedi ve “Donald Trump’ın kuklası mısınız?” diye sordu.
Miran ise yanıt olarak, “Hiç de değil,” dedi. Kennedy ise bunun üzerine, “Sözünüzü tutmanızı bekleyeceğiz,” ifadelerini kullandı.
Diğerleri, Biden yönetimi sırasında Cumhuriyetçiler tarafından Fed’e sık sık yöneltilen eleştirileri dile getirdi.
Trumpizmin iktisadi aklı – 2: Scott Bessent, Amerikan rüyası ve özel güzeldir
Tennessee Cumhuriyetçi Senatörü Bill Hagerty, “Uzun süredir merkez bankasının çalışmalarına sistematik olarak kendi ideolojisini aşılamaya çalışan bir partinin, Federal Rezerv’in bağımsızlığını birdenbire büyük bir sorun haline getirmesi bana özellikle ilginç geliyor,” dedi.
Demokratlar, mevcut adaylık sürecini durdurmak veya hatta yavaşlatmak için yeterli sayıya sahip değil. Bir sonraki adım, Cumhuriyetçilerin çoğunlukta olduğu bankacılık komitesinin, Miran’ın adaylığını Senatonun onayına sunmak için oylama yapması olacak.
Trump’ın ilk döneminde atadığı Fed Denetimden Sorumlu Başkan Yardımcısı Michelle Bowman ve Fed Guvernörü Christopher Waller, merkez bankasının temmuz ayında faizleri sabit tutma kararını reddederek faiz indirimi yapılmasını tercih etmişti.
Her ikisinin de, mayıs ayında görev süresi dolacak olan Powell’ın yerine Fed başkanlığı için aday olarak değerlendirildiği söyleniyor.
Amerika
Microsoft’un veri merkezi yatırımı New York’un elektrik talebini aşacak

Microsoft, bulut ve yapay zeka hizmetlerindeki sunucu açığını kapatmak amacıyla veri merkezlerinin kapasitesini 2032’ye kadar üçe katlayıp 38 gigavatın üzerine çıkarmayı hedefliyor. Planlanan bu enerji miktarı, New York eyaletinin zirve dönemdeki elektrik tüketimini aşıyor.
Amerikan teknoloji şirketi Microsoft, veri merkezlerinin kapasitesini 2032 yılına kadar üç kattan fazla artırarak 38 gigavatın üzerine çıkarmayı planlıyor.
Bloomberg’in konuya aşina kaynaklara dayandırdığı haberine göre, hedeflenen bu kapasite, New York eyaletinin en yüksek tüketim dönemlerindeki elektrik ihtiyacını geride bırakıyor.
Kapasite artışı, Microsoft’un bulut hizmetleri ve yapay zeka operasyonlarında yaşadığı işlem gücü yetersizliğini aşmasını amaçlıyor.
Şirketin dünya genelindeki veri merkezi ağının mevcut elektrik kapasitesi yaklaşık 12 gigavat seviyesinde seyrediyor.
Gelecekteki kapasitenin yaklaşık üçte birinin yapay zeka donanımlarına ayrılması hedefleniyor. Bu alandaki güncel tüketim ise 2 gigavat civarında kalıyor.
Sunucu kapasitesindeki yetersizlik, Microsoft’u ABD ve Avrupa’daki bazı merkezlerinde yeni bulut aboneliklerini sınırlandırmak zorunda bıraktı. Bu durum nedeniyle müşterilerin bir bölümü rakiplerle sözleşme imzaladı.
Tesis inşasını hızlandıran şirket, Atlanta bölgesi dahil yeni merkezler kuruyor. Son mali yılda sermaye harcamaları 145 milyar dolara ulaşan şirketin harcamalarında, analistlerin değerlendirmelerine göre yükseliş sürecek.
Tesislerin inşasının yıllar alması, talep ve teknolojideki değişimlerin sürmesi sebebiyle mevcut planlar revizyona uğrayabilir.
Microsoft, programın ayrıntılarına dair henüz açıklama yapmadı.
Daha önce şirket içi değerlendirmelerde, yapay zeka merkezleri inşasının elektrik, su tüketimi ve karbon emisyonları nedeniyle çalışanlar arasında kaygı yarattığı kabul edilmişti.
Microsoft, su verimliliğini artırdığını ve yenilenebilir enerji kaynaklarını güçlendirdiğini savunuyor.
Amerika
“Teknoloji devleri gençlerin tepki odağında petrolün yerini aldı”

ABD’li kayaç petrolü üreticisi Diamondback Energy şirketinin yöneticisi Kaes Van’t Hof, teknoloji devlerinin petrol şirketlerinin yerini alarak kamuoyunun bir numaralı hedefi haline geldiğini söyledi. Van’t Hof, yüksek gelir ve kariyer arayışındaki gençlerin enerji sektörüne ilgisinin arttığını savundu. Bloomberg verileri ise sektörde üretimin rekor kırmasına karşın son on yılda 250 bin kişilik istihdam kaybı yaşandığını gösteriyor.
ABD merkezli kayaç petrolü üreticisi Diamondback Energy şirketinin tepe yöneticisi Kaes Van’t Hof, teknoloji devlerinin kamuoyu nezdinde petrol şirketlerinin yerini alarak “bir numaralı halk düşmanı” haline geldiğini söyledi.
Financial Times gazetesine konuşan Van’t Hof, iyi gelir ve güçlü kariyer fırsatları arayan gençlerin artık petrol sektörünü dışlanan bir alan olarak görmediğini vurguladı.
Teknoloji şirketlerinin, özellikle veri merkezlerinin inşası nedeniyle yoğun bir toplumsal baskıyla karşı karşıya kaldığını belirten Van’t Hof, enerji sektörüne yönelik yaklaşımın ise dönüştüğünü savundu.
The New York Times gazetesinin daha önce yer verdiği haberde, veri merkezlerine yönelik endişelerin çevreye dönük tehditler ve sohbet robotlarına olan bağımlılıkla bağlantılı olduğu aktarılmıştı.
Van’t Hof, toplumun enerjinin gündelik hayattaki vazgeçilmez rolünü artık çok daha iyi kavradığına dikkat çekti.
Gelişmeleri değerlendiren Diamondback yöneticisi, şu ifadeleri kullandı:
“Birkaç yıl öncesine kadar neredeyse her gün petrol sektörünün öldüğüne dair makaleler çıkıyordu. Ancak bugün insanların bunun saygın, iyi ödeme yapan, ayrıca yapay zeka ile enerjinin kesiştiği bir alan olduğunu anladığını düşünüyorum.”
Söz konusu dönüşümün istihdam piyasasına da yansıdığını kaydeden Van’t Hof, sektöre genç yetenek akışı yaşandığını ve staj başvurularında artış görüldüğünü dile getirdi.
Van’t Hof, değerlendirmesini şu sözlerle sürdürdü: “Enerji sektörü havalı olabilir mi? Evet, sanırım öyle. Artık asıl bilişimciler kötü adam olarak görülüyor.”
Teksas merkezli olan ve kayaç petrolü çıkaran Diamondback, 56 milyar dolarlık ciroya sahip. Şirket, ABD’nin güneyindeki geniş petrol ve doğalgaz bölgesi Permian Havzası’nın en büyük bağımsız petrol üreticisi konumunu elinde tutuyor.
Öte yandan Bloomberg, Temmuz ayında geçtiği haberde ABD petrol ve doğalgaz sektörünün son on yılda istihdamını yaklaşık yüzde 40 oranında azalttığını duyurmuştu.
Bu oran 250 bin kişilik iş kaybına denk gelirken, söz konusu pozisyonların büyük kısmının geri dönmeyeceği kaydedildi.
İstihdamdaki bu sert düşüşe rağmen, aynı dönemde ham petrol üretimi yüzde 50 artış kaydetti.
Bloomberg’in aktardığına göre 2014 yılındaki fiyat çöküşünün ardından yatırımcılar şirketlerden daha yüksek verimlilik ve kâr talep etmeye başladı.
Bu baskı; işten çıkarmaları, şirket birleşmelerini, ileri teknolojilerin kullanımını, otomasyonu ve robotik sistemleri beraberinde getirdi.
Ajansın hesaplamalarına göre sektörde 2023 yılının başından bu yana gerçekleşen birleşme ve devralma işlemlerinin toplam hacmi 500 milyar doları aştı ve önceki üç yıllık dönemin toplamını yüzde 20’den fazla geride bıraktı.
Güncel verilerle ABD’deki ham petrol üretimi günlük 13,8 milyon varille rekor seviyeye ulaşsa da sektördeki istihdam son üç yılın en düşük seviyesinde seyrediyor.
Ülkedeki enerji şirketleri, 2014 yılında çalışan sondaj kulelerinin üçte birinden daha azıyla faaliyet gösteriyor; ancak sahadaki her bir kule artık o döneme kıyasla yaklaşık dört kat daha fazla petrol üretiyor.
Amerika
ABD, ismi açıklanmayan “büyük” bir bankaya yaptırım uygulayacak

ABD Hazine Bakanı Scott Bessent, Trump yönetiminin önümüzdeki hafta büyük bir bankaya yaptırım uygulayacağını söyledi.
Yeni yaptırım, yine İran’a karşı iktisadi abluka kapsamında ilan edilecek.
“Real America’s Voice” programına konuk olduğu sırada ne finans kurumunun adını ne de bulunduğu ülkeyi belirten Bessent, bu adımın pazartesi günü (14 Eylül) atılacağını ifade etti.
Bessent, bu adımın başlangıçta cuma günü gerçekleştirilmesinin planlandığını fakat 11 Eylül 2001 saldırılarının 25. yıldönümü anma törenleri nedeniyle ertelendiğini belirtti.
Bessent şöyle konuştu:
“Herkes bu rejimle ilişkisini kesene kadar bu sürece devam edeceğiz. Bunu o kadar kârsız hale getireceğiz ki, şirketinizin ya da kendinizin, kişisel mali durumunuzun yok olma tehlikesiyle karşı karşıya kalmasını göze almak istiyorsanız, buyurun deneyin. Ama peşinize düşeceğiz.”
ABD, Türkiye’deki bir bankaya “İran bağlantılı” olduğu iddiasıyla yaptırım uyguladı
ABD, Şubat ayında çatışmanın başlamasından bu yana İran’a karşı petrol ihracatı, nakliye ağları, silah tedarik kanalları, finansal aracılar, dijital varlık borsaları ve havacılık bağlantılarını hedef alan bir dizi ekonomik önlem uyguladı.
Trump yönetimi, geçen ay Bessent’in “Ekonomik Dışlama Operasyonu” olarak adlandırdığı girişimle kampanyasını tırmandırdı.
ABD, yaklaşık 60 kuruluş, kişi ve gemiye yaptırımlar uyguladı ve deniz taşımacılığı, havacılık, teknoloji, altın ve dijital varlıklar gibi sektörlerde İran’la iş yapanlara yönelik ikincil yaptırımların kapsamını genişletti.
Beyaz Saray geçen hafta İstanbul merkezli Golden Global Bank’ı, Çin’in İran petrolü karşılığında ödediği büyük meblağları Devrim Muhafızları’na aktardığı gerekçesiyle yaptırım kapsamına almıştı.
İran üzerindeki baskı giderek artmasına rağmen, ABD Başkanı Donald Trump savaşın Kasım ayındaki ABD ara seçimlerinden sonraya kadar sona ermeyeceğini öngördü.
Avrupa5 gün önceAvrupa savunma sanayii Ukrayna’ya yetişemiyor
Avrupa4 gün önceKoçbaşı olarak AfD
Görüş2 hafta önceBişkek’te “Yeni Düzen” gerçeğe dönüşüp dönüşemeyeceğini görmek için toplanıyor
Dünya Basını2 hafta önce“Yapay zeka devasa bir aldatmaca”
Avrupa5 gün önceCDU, AfD’yi durdurmak için yeni göç planı hazırlıyor
Asya2 hafta önceHindistan’ın 2047 gelişmiş ekonomi hedefi zora girdi
Asya2 hafta önceABD’nin baskısıyla karşı karşıya kalan Japonya Merkez Bankası kritik bir karar aşamasında
Asya4 gün önceÇin’in HQ-17AE kısa menzilli hava savunma sistemi Pakistan’ın İHA savunmasını güçlendirecek












