Amerika
Google yapay zeka sorumluluk birimini DeepMind laboratuvarından çıkardı

Google, en gelişmiş yapay zeka modellerini geliştiren araştırma laboratuvarı Google DeepMind bünyesindeki risk ve toplumsal etki odaklı ekibi doğrudan şirket merkezine taşıyor. Yaklaşık 90 kişilik yapay zeka sorumluluk biriminin şirketin kamu politikaları ve lobi faaliyetlerini yöneten küresel ilişkiler organizasyonuna bağlanması araştırmacılar arasında bağımsızlık endişesi yarattı.
Google, öncü yapay zeka modellerini geliştiren araştırma laboratuvarı Google DeepMind bünyesindeki yapay zeka riskleri ve toplumsal etkiler odaklı birimi laboratuvar dışına taşıyor.
Wall Street Journal gazetesinin şirket içi bir e-postaya ve iki mevcut DeepMind çalışanına dayandırdığı haberine göre, yaklaşık 90 kişiden oluşan “yapay zeka sorumluluğu” birimi gelecek haftadan itibaren Google’ın lobi ve kamu politikası süreçlerini yürüten küresel ilişkiler organizasyonuna katılacak.
Raporlama yapısındaki bu değişiklik, Google’ın 2014 yılında satın aldığı ve bugüne kadar yarı özerk bir yapıda faaliyet gösteren DeepMind’ı şirket geneliyle daha sıkı biçimde bütünleştirmeyi amaçlayan kapsamlı kurumsal dönüşümün bir parçası olarak gerçekleşiyor.
Yeniden yapılanma kapsamında DeepMind’ın kurucu ortaklarından Demis Hassabis, CEO’luk görevini bırakarak yönetim kurulu başkanlığı rolüne geçti.
Hassabis yeni görevinde dış temaslara ve yapay zekaya ilişkin geniş kapsamlı stratejik başlıklara odaklanacak.
Hassabis’in yerine DeepMind’ın başına geçen Koray Kavukcuoğlu ise icra kurulu başkanı yerine kıdemli başkan yardımcısı unvanını taşıyacak.
Sorumluluk ekibini yöneten Google DeepMind Başkan Yardımcısı Helen King, çalışanlara gönderdiği e-postada Google DeepMind’ın Google Arama gibi birimler için kullanılan ürün alanı (PA) yapısına geçtiğini ve merkezi ekiplerin merkezi Google bünyesine taşındığını bildirdi.
Dönüşüm çerçevesinde insan kaynakları ve politika dahil diğer bazı ekipler de DeepMind dışına çıkarılarak merkezi Google organizasyonuna dahil ediliyor.
Time dergisi daha önce Google’ın DeepMind bünyesindeki bazı güvenlik ekiplerini yeniden yapılandırmayı planladığını duyurmuştu.
Sorumluluk birimi çalışanları, mesaj panosu tartışmalarında ve toplantılarda yöneticilere endişelerini iletti. Araştırmacılar, yapay zekanın toplumsal etkilerine yönelik incelemelerin ve kamuoyu tepkilerinin arttığı bir dönemde, bu adımın bağımsız araştırma yapma kabiliyetlerini zedeleyeceğini savundu.
Söz konusu birim bünyesinde Google’ın yapay zeka modellerini kimyasal, biyolojik, radyolojik ve nükleer risklere karşı test eden ekiplerin yanı sıra insanların yapay zekayla etkileşimini ve sohbet robotlarının psikolojik etkilerini inceleyen araştırma grupları yer alıyor.
Google, yapay zeka yönetimini Londra’dan Kaliforniya’ya taşıyor
Çalışanlar, DeepMind dışına çıkarılmanın Google’ın Gemini yapay zeka modellerini geliştiren ekiplerin çalışmalarına yönelik erişimi ve doğrudan bilgi akışını azaltacağını, bu durumun da ilgili araştırma sorularını tespit etmelerini güçleştireceğini belirtti.
Google sözcüsü konuya ilişkin açıklamasında, “Google genelinde birçok ekip yapay zeka güvenliği ve sorumluluğu üzerine çalışıyor. Yapay zeka sorumluluk ekiplerimizi birbirine daha da yakınlaştırarak modellerimiz ve ürünlerimiz için güvenlik sağlama kabiliyetlerini güçlendiriyoruz” dedi.
Model davranışı, gizlilik ve güvenlik konularına odaklanan diğer güvenlik ekiplerinin Google DeepMind bünyesinde kalmayı sürdüreceği bildirildi.
Helen King, e-postasında çalışanlarına güvence vermeye çalışarak değişikliklerin ekibin günlük çalışmalarını ve misyonunu etkilemeyeceğini kaydetti.
Ekibin odak noktasının sorumlu yapay zeka alanındaki yeni ve öncü başlıklar olmaya devam edeceğini belirten King, çalışmaların yayınlar ve etkinlikler aracılığıyla kamuoyuyla paylaşılmasının desteklenmeye devam edeceğini vurguladı.
King ayrıca ekibin DeepMind’a erişimini sürdüreceğini, bilgi işlem kaynaklarını ve personel kadrosunu koruyacağını ifade ederek Hassabis’in sorumlu yapay zeka konusuna önem vermeyi sürdürdüğünü ve sürece dahil olmayı planladığını bildirdi.
Eylül başında yürürlüğe girmesi planlanan yeniden yapılanma öncesinde bazı çalışanlar DeepMind bünyesinde kalacak araştırma ekiplerine geçiş talebinde bulundu ancak bu talepler reddedildi.
Yöneticilerin toplantılarda bazı DeepMind çalışanlarının bu gelişme sonucunda başka yapay zeka laboratuvarlarına geçebileceği riskini kabul ettiği belirtildi.
DeepMind, amiral gemisi yapay zeka modellerinin kodlama gibi yeteneklerde Anthropic ve OpenAI modellerinin gerisinde kalmasıyla son aylarda bir dizi üst düzey araştırmacının ayrılığına sahne oldu.
Google’ın yapay zeka çalışmalarının ilk dönemlerinden bu yana kilit isimlerinden olan Jeff Dean, bu ayın başında üç kıdemli DeepMind araştırmacısıyla birlikte yeni bir girişim kurmak üzere şirketten ayrıldı.
Şirketin önde gelen araştırmacılarından Noam Shazeer yaz aylarının başında OpenAI’a, John Jumper ise Anthropic’e geçti.
Amerika
Meta, 48 eyaletle 18 milyar dolarlık uzlaşma sağladı

Meta, sosyal medyanın gençlere verdiği zarara ilişkin devasa federal davayı 18 milyar dolarlık anlaşmayla sona erdirdi.
48 eyaletle varılan uzlaşma anlaşmasının bir parçası olarak Meta, Facebook ve Instagram hizmetlerinde kapsamlı değişiklikler yapacak.
Bu değişiklikler arasında, 18 yaşın altındaki kullanıcılar için uygulamalarında varsayılan olarak iki saatlik bir zaman sınırı getirilmesi de yer alıyor.
Daha önce görülmedik bir düzenleme kapsamında, Meta, uzlaşma bedelinin yalnızca %70’ini ödeyecek. Fakat TikTok ve Alphabet’e ait YouTube’un da uygulamalarında reşit olmayan kullanıcılar için günde varsayılan bir saatlik zaman sınırı getirmeyi ve eyaletlere toplamda yaklaşık 5,3 milyar dolar ödemeyi kabul etmemeleri halinde, Meta uzlaşma bedelinin geri kalan %30’unu, yani 5,3 milyar doları ödeyecek.
Anlaşma bedeli, imzacı eyaletlere nüfuslarına göre 10 yıllık bir süre boyunca yıllık taksitler halinde dağıtılacak.
Anlaşma, 48 eyalet ile dört ABD yargı bölgesini (Columbia Bölgesi, Porto Riko, Amerikan Samoası ve Kuzey Mariana Adaları) kapsıyor.
Bu bahar benzer bir davada Meta’ya dava açan ve kazanan New Mexico ile Florida, şu anda anlaşmanın bir parçası değil.
Meta’nın hisseleri Çarşamba günü %2’nin üzerinde artışla açıldı.
Kararlaştırılan diğer platform değişiklikleri arasında, “gece modu”nun devreye sokulması, uygulamalarda gece yarısı ile sabah 6 arasında varsayılan engelleme ve reşit olmayan kullanıcılar için sabah 8 ile öğleden sonra 3 arasındaki okul saatlerinde anlık bildirimleri (push notifications) devre dışı bırakan bir “okul modu” yer alıyor. Bu ayarlar yalnızca ebeveyn izniyle değiştirilebilir.
Meta’nın hukuk başkanı C.J. Mahoney bir röportajda, “Şu anda ilk kez, bu sorunun nasıl ele alınacağı konusunda büyük sosyal medya platformlarından biri ile ülkenin dört bir yanındaki düzenleyici kurumlar arasında bir uzlaşma sağlandı,” dedi.
Federal bir yargıcın onayı gereken bu uzlaşma, Salı günü itibarıyla hâlâ devam etmekte olan bir davayı durduruyor.
Kaliforniya, Kentucky, New Jersey ve Colorado eyalet başsavcıları tarafından açılan bu davada, Meta’nın platformlarını bilerek bağımlılık yaratacak şekilde tasarlayıp genç kullanıcıları hedef alarak, eyaletlerin tüketici koruma yasalarını ve aynı zamanda genel olarak COPPA olarak bilinen 1998 tarihli federal Çocukların Çevrimiçi Gizliliğinin Korunması Yasası’nı ihlal ettiği iddia ediliyordu.
Kaliforniya’nın Oakland kentinde görülen dava ikinci haftasına girmişti ve Instagram’ın başkanı Adam Mosseri Salı günü ifade vermeye başlamıştı. Meta CEO’su Mark Zuckerberg’in de ifade vermesi bekleniyordu.
Bu davada eyalet başsavcıları, yaklaşık 200 milyar dolarlık tazminat talep etmişti. Bu rakam, Meta’nın New Mexico’da benzer bir çocuk güvenliği davasını kaybettikten sonra yakın zamanda ödemesine hükmedilen tutarın 200 katından fazla.
New Mexico başsavcısı tarafından açılan o davada Meta’ya, 375 milyon dolarlık idari para cezası ödemesi, New Mexico’daki gençlere verilen zararı telafi etmek için 567 milyon dolarlık bir telafi fonu oluşturması ve 18 yaşın altındaki kullanıcılara anlık bildirimler gönderebileceği zamanları sınırlamak da dahil olmak üzere, uzlaşma metnindekine benzer değişiklikleri uygulamalarında yapması emredilmişti.
Şirket, sosyal medyanın zararlarına ilişkin iddialarla okul bölgeleri ve bireysel davacılar tarafından açılmış binlerce davayla hâlâ karşı karşıya.
Davalar, yenilikçi bir hukuki ürün sorumluluğu argümanı yoluyla, şirketin Instagram ve Facebook ürünlerinin tasarımından sorumlu tutulmasını amaçlıyor.
Amerika
11 Eylül’ün baş zanlısı Halid Şeyh’in duruşması için tarih verildi

ABD’de 11 Eylül saldırılarının baş planlayıcısı olduğu öne sürülen Halid Şeyh Muhammed ve diğer üç sanığın yargılanmasına Haziran 2028’de başlanacak. Askeri yargıç, savcıların talep ettiği 2027 tarihinin çok erken olduğuna hükmederek duruşma gününü belirledi. Kararla birlikte dava, saldırılardan 25 yılı aşkın bir süre sonra başlamış olacak.
ABD hükümetinin “modern tarihte Amerikan topraklarındaki en korkunç suç eylemi” olarak nitelediği 11 Eylül saldırılarının baş planlayıcısı olduğu öne sürülen Halid Şeyh Muhammed, saldırılardan çeyrek asrı aşkın bir süre sonra, Haziran 2028’de yargılanacak.
ABD Hava Kuvvetleri Askeri Yargıcı Yarbay Michael A Schrama, çarşamba günü aldığı kararla Muhammed ve beraberindeki üç sanığın davasının 5 Haziran 2028’de başlamasına hükmetti.
Yargıç, savcılık makamının talep ettiği 2027 tarihinin çok erken olduğuna karar vererek davanın iki yıl sonra başlayacağını belirtti.
Mahkeme belgesinde, suç ortağı oldukları öne sürülen diğer sanıklar Velid bin Attaş, Ali Abdülaziz Ali ve Mustafa el-Havsavi olarak kayda geçti.
Yargıç Schrama, belirlenen başlangıç tarihinin mahkeme süreçlerine ilişkin konuların ele alınması ve mahkemeye hangi delillerin sunulabileceğine dair uyuşmazlıkların çözülmesi gibi hususlar için ilave zaman tanıdığını yazdı.
Önümüzdeki ay, hava korsanlarının New York’taki Dünya Ticaret Merkezi’ne ve Virginia’daki Pentagon’a uçaklarla çarpması, kaçırdıkları bir diğer uçağın ise Pennsylvania’da bir araziye düşmesinin üzerinden 25 yıl geçmiş olacak. Saldırılarda yaklaşık 3 bin kişi hayatını kaybetmişti.
ABD’de eğitim görmüş bir mühendis olan Halid Şeyh Muhammed, ticari uçakları binalara çarpmak üzere pilot yetiştirme fikrini geliştirmek ve bu planları El Kaide lideri Usame bin Ladin’e sunmakla suçlanıyor. Muhammed daha önce 2001 yılındaki “11 Eylül operasyonunu A’dan Z’ye” kendisinin planladığını ifade etmişti.
Mart 2003’te Pakistan’da Mustafa el-Havsavi ile birlikte yakalanan Muhammed, Eylül 2006’dan bu yana Guantanamo Körfezi’ndeki askeri hapishanede tutuluyor.
Muhammed, idam cezasıyla yargılanmaktan kurtulmak karşılığında suçunu kabul edeceği bir uzlaşma anlaşmasına varmıştı. Kendisine şartlı tahliye imkanı olmaksızın müebbet hapis cezası getirecek olan bu anlaşma, iki yıllık müzakerelerin ardından dönemin Savunma Bakanı Lloyd Austin tarafından atanan bir yetkili tarafından imzalanmıştı.
Ancak haberlere göre karara hazırlıksız yakalanan ve durumu şaşkınlıkla karşılayan Austin, anlaşmayı derhal iptal etme girişiminde bulundu. Federal bir temyiz mahkemesi ise geçen yaz söz konusu anlaşmayı geçersiz kıldı.
Saldırılardan altı ay sonra açılan Guantanamo Körfezi’ndeki askeri cezaevinde halen yaklaşık 15 tutuklu var.
Amerika
Biden döneminde Brezilyalı bir yetkili hakkında sahte belge üretilmiş

Bir ABD federal yargıcı, Biden yönetimi döneminde Gümrük ve Sınır Koruma (CBP) sistemine girilen bir göçmenlik kaydının sahte olduğu sonucuna vardı.
Gazeteci Glenn Greenwald’un haberine göre bu sahte kayıt, eski Brezilya Devlet Başkanı Jair Bolsonaro’nun ulusal güvenlik danışmanının ABD’ye hiç gerçekleşmemiş bir girişini yansıtıyordu.
Uydurulan bu giriş kaydı daha sonra, tartışmalı bir Brezilya Yüksek Mahkemesi yargıcı tarafından bir şekilde ele geçirilerek söz konusu ulusal güvenlik yetkilisinin hapse atılması için kullanıldı.
Florida Orta Bölgesi’nden federal yargıç Gregory A. Presnell, yalnızca CBP belgesinin sahte olduğu sonucuna varmakla kalmadı.
Yargıç ayrıca bu sahte kayıttan kimin sorumlu olduğu ve bu kaydın Brezilya’da Bolsonaro’nun en yakın danışmanlarından birini hapse atmak için nasıl kullanıldığına dair hükümetin elindeki tüm belgeleri sunmayı reddettikleri için ABD hükümeti avukatlarını da sert bir şekilde azarladı.
Yargıcın kararları, geçen yılın sonlarında ABD federal mahkemesinde, 2024 yılında bu sahte CBP göçmenlik kaydı nedeniyle altı ay boyunca önleyici olarak tutuklanan Bolsonaro’nun uluslararası ilişkiler danışmanı Filipe Martins tarafından açılan dava kapsamında verildi.
O dönemde Martins, 2022 başkanlık seçimlerinde Lula’nın Bolsonaro’ya karşı az farkla kazandığı zaferin ardından, Bolsonaro ile birlikte darbe planlamaya katıldığı suçlamasıyla yargılanmayı bekliyordu.
Darbe iddiasıyla ilgili davalara bakan yargıç, sadece kendi ülkesinde değil, tüm dünyada siyasi bir tartışma odağı haline gelen Brezilya Yüksek Mahkemesi Yargıcı Alexandre de Moraes.
Geçen yıl, Trump yönetimi, Moraes’in ABD’li şirketlerin ifade özgürlüğü haklarına “zorbalık” içeren saldırılar düzenlediğini ve açıkça “partizanca amaçlar uğruna” Brezilya adalet sistemini yozlaştırdığını iddia ederek, Moraes’e kişisel mali yaptırımlar uyguladı.
Trump yönetimi, Moraes’e bir kez daha yaptırım uygulamaya hazır görünüyor.
Bu belgeyi kimin uydurduğu şeklindeki temel sorunun ötesinde, hiçbir zaman yanıtlanmamış birçok sorudan biri de, bu sahte CBP kaydının Martins’i hapse atmaya çalışan Brezilyalıların eline nasıl geçtiği.
Bu sahte CBP kaydı ilk kez, Moraes’e çok yakın olduğu bilinen Brezilyalı muhabir Guilherme Amado’nun, açıkça Martins’i suçlamaya yönelik, Greenwald’a göre “tamamen yalanlarla dolu bir haber” yayınlamasıyla kamuoyuna çıktı.
Amado’nun haberinin başlığı, “Soruşturma altında olan eski Bolsonaro danışmanı, 2022’de Orlando’ya gitti ve ortadan kayboldu” idi.
Greenwald’a göre sadece iki hafta sonra, aynı muhabir, Moraes’in kendisinin bu iddiayı kullanmaya başladığını duyurdu.
Çeşitli gazeteciler ve politikacılarla kayıt dışı görüşmeler yaparak onlara Martins’in ABD’ye gittiğini ve “ortadan kaybolduğunu” söyledi ve böylece onun tutuklanmasını emretmek için açıkça zemin hazırladı.
Haftalar sonra Moraes tam da bunu yaptı ve sahte CBP kaydının yer aldığı bir polis raporuna dayanarak, Martins’in ABD’ye gittiğini ve Brezilya’ya bir daha dönmediğini (yani “ortadan kaybolduğunu”) iddia eden bir emir çıkardı.
Amerika6 gün önceSteve Jobs’ı iflastan kurtaran gizli CIA anlaşması gün yüzüne çıktı
Dünya Basını1 hafta önceThe Economist, Daron Acemoğlu’nu yerden yere vurdu: “Sığ ve inandırıcılıktan uzak”
Görüş2 hafta önceBüyük Oyun III: Enerji ve Dolar Açlığıyla Şekillenen Yeni Dünya
Dünya Basını2 hafta önceÇin, Buz İpek Yolu yarışını kazanıyor
Söyleşi1 hafta önceEmekli Yarbay Daniel Davis Harici’ye konuştu: ABD, İran savaşını kaybetti
Görüş2 hafta önceJaponya’nın Savunma Beyaz Kitabı: Odakta Çin ve “Kapsamlı Ulusal Güç” Stratejisi Var
Rusya1 hafta önceDört AB ülkesi daha Rus pasaportlarına kısıtlama getiriyor
Dünya Basını2 hafta önceÇin, Suudi Arabistan-Türkiye-Pakistan paktından nasıl fayda sağlayabilir?












