Avrupa
İngiltere’de ‘altın vize’ reformu kabineyi ikiye böldü

İngiltere’de hükümet, ekonomik büyümeyi ve yatırımları teşvik etmek amacıyla 2022 yılında yolsuzluk endişeleriyle iptal edilen “altın vize” programını yeniden hayata geçirmeyi planlıyor. Ancak zengin yabancılara yönelik bu hızlandırılmış vatandaşlık ve oturum programı, kabinede güvenlik ve ekonomik yarar ekseninde derin görüş ayrılıklarına yol açtı.
İngiltere’de hükümet yetkilileri, ülkeye büyük ölçekli yabancı sermaye çekmek amacıyla geçmişte yürürlükte olan ve “altın vize” olarak bilinen yatırımcı vizesi programını farklı bir formatta yeniden hayata geçirmeyi tartışıyor.
Financial Times gazetesinin konuya vakıf kaynaklara dayandırdığı haberine göre, hazırlıkları süren yeni taslak, İngiliz şirketlerine en az 5 milyon sterlin (yaklaşık 5,8 milyon euro) yatırım yapan varlıklı kişilere üç yıl içinde kalıcı oturum izni, beş yıl içinde ise vatandaşlık hakkı tanınmasını öngörüyor.
Londra yönetimi, 2008 yılından bu yana yürürlükte olan ve “Tier 1” olarak adlandırılan eski altın vize programını, yasa dışı yollardan elde edilen kaynakların ülkeye girişine zemin hazırladığı gerekçesiyle Şubat 2022’de sonlandırmıştı.
Eski program kapsamında, İngiltere ekonomisine asgari 2 milyon sterlin yatırım yapan yabancılara hızlı oturum ve vatandaşlık imkanı sunuluyordu. 2008-2015 yılları arasında toplam 6 bin 312 kişi bu haktan yararlandı.
Dönemin İçişleri Bakanı Suella Braverman, 2023 yılının başında yaptığı bir açıklamada, yatırım karşılığında İngiliz vizesi alan iş insanlarından onunun, Rusya’nın Ukrayna’ya yönelik askeri müdahalesinin ardından uygulamaya konulan yaptırım listelerinde yer aldığını duyurmuş, ancak bu kişilerin isimlerini açıklamamıştı.
Kabinede görüş ayrılıkları yaşanıyor
Yatırımcı vizesinin daha sıkı denetim mekanizmalarıyla geri getirilmesi fikri, hükümet içerisinde görüş ayrılıklarına neden oldu.
Hükümet bünyesinde kurulan ve nitelikli insan gücü ile sermayeyi ülkeye çekmeyi hedefleyen bir çalışma grubu, konuyu değerlendirmek üzere 10 Haziran tarihinde basına kapalı bir toplantı gerçekleştirdi.
İş ve Ticaret Bakanı Peter Kyle, kabine üyeleriyle yaptığı görüşmelerde, İngiltere’nin küresel ölçekte nitelikli isimleri ve sermayeyi çekebilmek adına “çetin bir mücadele” içinde yer aldığını belirtti.
Yeni bir vize mekanizmasının kurulabileceğini ifade eden Kyle, bu yapının “oligarkların eşleri ve dolandırıcılar” tarafından istismar edilmesinin önüne geçilebileceğini kaydetti.
Kyle’ın yakın çalışma çevresinden bir kaynak, Bakan’ın, İngiltere’ye gerçek anlamda yatırım yapmak isteyen ve büyük bir servete sahip olan kişilerle toplumsal bir sözleşme temelinde yeni bir sistem tasarlanabileceğine inandığını aktardı.
Öte yandan, İçişleri Bakanlığı ile Maliye Bakanlığı yetkilileri bu girişime mesafeli yaklaşıyor. Her iki bakanlık da söz konusu programın İngiltere ekonomisinde iddia edildiği düzeyde bir büyüme yaratacağı yönündeki tezlere şüpheyle yaklaşıyor.
“Seçenekler değerlendiriliyor”
Gelişmelere ilişkin gazetenin sorularını yanıtlayan bir hükümet sözcüsü, “Ulusal güvenliğimizi korurken, İngiltere’yi iş yapmak için en iyi yer haline getirmekte kararlıyız” ifadesini kullandı.
Tartışmaların seyrine aşina olan bir diğer hükümet yetkilisi ise “Ülkemize yatırım çekmek için farklı seçenekleri değerlendiriyoruz” bilgisini paylaştı.
Hukuk firması Mishcon de Reya’nın ortaklarından Stephen Bostock, önceki programın yürürlükten kaldırılmasından bu yana varlıklı müşterilerinin yatırımcı vizesine yönelik “kesintisiz bir ilgi” gösterdiğini ifade etti.
Hükümetin haziran ayındaki toplantısına katılan Mishcon de Reya yetkilileri, mevcut göçmenlik sisteminde büyük yatırımlar yapmaya hazır varlıklı bireyler için bir boşluk bulunduğunu savunarak, “Bu tür bir programın titizlikle tasarlanması halinde, İngiltere ekonomisine olumlu bir katkı sağlayacağına ve büyümeyi destekleyeceğine inanıyoruz” değerlendirmesini yaptı.
Buna karşın vergi uzmanları ve yolsuzlukla mücadele savunucuları, oligarklar ve yakın çevreleri için altın vize uygulamasına geri dönülmesinin yolsuzlukla mücadelede “ciddi bir geri adım” olacağını vurguluyor.
Kabine içinden bir kaynak da “Maliye Bakanlığı bu adımın büyümeyi canlandıracağı konusunda son derece şüpheci. Bu fikir bir sonuca ulaşmayacaktır” değerlendirmesinde bulundu.
Avrupa
Andy Burnham, yaşam standartlarını yükseltmek için program açıklayacak

Andy Burnham, Birleşik Krallık’ın “her posta kodunda iyi bir büyüme” sağlayacağına söz verecek ve İşçi Partisi’nin bir on yıl daha iktidarda kalmasını hedefleyecek.
Eski Greater Manchester belediye başkanı, Ada’nın müstakbel başbakanı olarak, on yıl içinde altı başbakanın görevden ayrıldığı “kargaşa döngüsüne” son verme arzusunu da dile getirecek ve “İngiltere’ye ihtiyaç duyduğu çözüm yolunu sunacağını” vaat edecek.
Keir Starmer’ın istifasının ardından potansiyel rakiplerinin ortadan kalkmasıyla Burnham, 20 Temmuz gibi erken bir tarihte başbakan olabilir.
Öte yandan Burnham’ın somut politika önerileri giderek daha fazla mercek altına alınıyor.
Gözlemciler, idari yetkilerin ademi merkeziyetçileştirilmesi ve daha az refah düzeyine sahip bölgelere yatırım yapılması konusundaki hevesinin, Starmer’ın kendi yaklaşımıyla ve eski başbakan Boris Johnson’ın sözde “eşitlik sağlama gündemi” ile çarpıcı bir benzerlik taşıdığına dikkat çekiyor.
Bu arada, İşçi Partisi’nin üst düzey isimleri, Burnham’ın demokratik meşruiyet kazanmak için genel seçim yapması gerektiği fikrini görmezden geliyor.
Konut Bakanı Steve Reed pazar günü, Burnham’ın mali kurallar gibi “temel ilkelere” bağlı kalarak “vurgu değişiklikleri” getirebileceğini öne sürdü.
İşçi Partisi Genel Başkan Yardımcısı Lucy Powell ise seçmenlerin partiden “işine devam etmesini” istediğini söyledi.
Pazartesi günü Manchester’daki Halk Tarihi Müzesi’nde konuşacak olan Burnham, o şehirde yeni bir “Başbakanlık” kurmaya yönelik planlarını teyit edecek.
Yeni birim, hükümet binalarının yer aldığı Whitehall’ın çekim gücüne karşı bir denge unsuru olarak hareket ederek, yetki devrini teşvik etmek ve ülke genelinde iktisadi yenilenmeyi koordine etmek amacıyla kurulacak.
Fakat FT’ye göre her posta kodunda büyümeye atıfta bulunması, diğer bölgelerdeki seçmenlere kendi bölgesine ayrıcalık tanımayacağına dair güvence verme çabası olarak görünüyor.
Bazı İşçi Partisi milletvekilleri, Burnham’ın kuzey İngiltere’ye verdiği önem konusunda endişeli; bunun güneyde olumsuz tepkilere yol açabileceğinden korkuyorlar.
Bir Londralı İşçi Partisi milletvekili, “Kuzeybatıdan bahsetmek çok güzel ama Londra’da ve güneyin diğer bölgelerinde de çok sayıda sandalyemiz var; Andy’nin bu konuyu abartması halinde bu bölgeleri kendinden uzaklaştırabileceğinden endişeliyim,” dedi.
Mevcut parlamentonun görev süresinin bitmesine sadece üç yıl kalmış olsa da, Burnham yeniden sanayileşme, konut, altyapı ve temel kamu hizmetlerinin reformu yoluyla “yaşam standartlarını yükseltmeye yönelik 10 yıllık bir misyon” taahhüt edecek.
Bu, ani bir iktisadi toparlanma ya da hızlı kamulaştırmalar konusundaki beklentileri hafifletmeye yarayabilir.
Fakat İşçi Partisi’nin önümüzdeki iki genel seçimi kazanabileceği yönündeki öneri, partinin anketlerde Reform UK ve Muhafazakârlar’ın gerisinde üçüncü sırada kalmasına rağmen ortaya atılıyor.
Gençlerin işsizlik durumunu inceleyen eski sağlık bakanı Alan Milburn ile yaptığı görüşmelerin ardından Burnham, “akademik ve teknik alanlar arasında denge” sağlamak ve eğitim, istihdam veya mesleki eğitim programlarına dahil olmayan gençlerin (NEET’ler) sayısını azaltmak amacıyla eğitim sisteminde büyük reformlar başlatacağını duyuracak.
Burnham’ın konuşmasındaki temel öneri, karar alma yetkisinin bölgelere ve yerel topluluklara devredilmesiyle “modern tarihin en büyük Whitehall dışına yetki devri”dir.
Starmer de benzer şekilde, İngiltere genelinde yetki devri anlaşmaları yürürlüğe koyarak, belediye başkanlarının yetkilerini genişleterek ve bir “Kontrolü Geri Alma Yasası”nı kabul ederek “şimdiye kadarki en büyük siyasi yetki devri”ni ve “bir neslin en cesur yetki devri projesini” vaat etmişti.
Burnham, kendisi de dahil olmak üzere kendi neslindeki politikacıların, siyasete duyulan kamu güveninin yitirilmesinden sorumlu olduğunu öne sürecek.
Kendisini siyasi bir dışardan biri olarak konumlandırsa da, 2017’de Manchester belediye başkanı olmadan önce 16 yıl boyunca milletvekili, kabine bakanı ve gölge bakan olarak görev yaptı.
Avrupa
AB, Ukrayna için 2027 sonrası mali desteği görüşüyor

Avrupa Birliği’nde (AB), savaşın 2027 sonrasında da sürmesi ihtimaline karşı Ukrayna’ya sağlanacak mali desteğin devamına yönelik seçenekler değerlendiriliyor. Avrupa Parlamentosu’nun Ukrayna ile işbirliğinden sorumlu heyet başkanı Pekka Toveri, mevcut 90 milyar euroluk destek programının 2027 sonunda sona ereceğini, bu nedenle yeni finansman mekanizmalarının şimdiden ele alındığını söyledi.
Avrupa Birliği’nde (AB), savaşın 2027 sonrasında da devam etmesi ihtimaline karşı Ukrayna’ya sağlanacak mali desteğin sürdürülmesine yönelik seçenekler değerlendiriliyor.
Avrupa Parlamentosu’nun Ukrayna ile işbirliğinden sorumlu heyet başkanı Pekka Toveri’nin, Rus gazetesi İzvestiya’nın aktardığı açıklamasına göre, toplam 90 milyar euro tutarındaki mevcut iki yıllık destek programı 2027 yılı sonunda sona eriyor. Bu nedenle Brüksel, finansmanın devamını sağlayabilecek olası mekanizmalar üzerinde çalışıyor.
Ukrayna makamlarının paylaştığı verilere göre söz konusu paketin 30 milyar eurosu bütçe desteğine, 60 milyar eurosu ise savunma harcamalarına ayrıldı. Kiev yönetimi, bu kaynağın önümüzdeki iki yılda ülkenin mali ihtiyaçlarının yaklaşık üçte ikisini karşılayacağını öngörüyor.
Ukrayna’nın ek kaynağa ihtiyacı sürüyor
Toveri, Ukrayna’nın mevcut programın ötesinde ilave 30 ila 45 milyar euroya ihtiyaç duyduğunu da ifade etti. Bu finansmanın nasıl sağlanacağına ilişkin görüşmelerin G7 ülkeleri ve NATO müttefikleriyle sürdüğünü söyledi.
Avrupa Komisyonu’nun değerlendirmesine göre Ukrayna’nın 2026 ve 2027 yıllarında ihtiyaç duyacağı dış finansman yaklaşık 135,7 milyar euro düzeyinde.
Ukrayna Maliye Bakanı Sergey Marçenko da ülkenin finansman ihtiyacının yüksek seviyesini koruduğunu açıklamış, makroekonomik istikrarın sürdürülmesi ve bütçe harcamalarının karşılanabilmesi için uluslararası ortaklardan gelecek desteğin önemini vurgulamıştı.
Kiev uzun sürecek bir savaşa hazırlanıyor
The Economist, mayıs ayının sonunda hükümet kaynaklarına dayandırdığı haberinde, Ukrayna Devlet Başkanı Volodimir Zelenski’nin devlet kurumlarına çatışmaların iki ila üç yıl daha sürebileceği ihtimaline göre hazırlık yapılması talimatını verdiğini yazmıştı.
Dergiye göre Kiev yönetimi yılın başında, ABD’nin arabuluculuğunda yürütülen görüşmelerin geçici bir anlaşmayla sonuçlanabileceğini değerlendiriyordu.
The Economist’in görüştüğü iyimser Ukraynalı ve Batılı kaynaklar, diplomatik sürecin yaz aylarında yeniden ivme kazanabileceğini dile getiriyor.
Bununla birlikte dergi, daha olası senaryonun savaşın, Ukrayna ya da Rusya taraflarından biri daha zayıf konuma gelinceye kadar sürmesi olduğu değerlendirmesine yer verdi.
Avrupa
İngiltere savaş gemisi filosunda rotayı hibrit platformlara kırdı

İngiltere, yeni nesil Type 83 muhriplerini geliştirme planlarından vazgeçerek en az altı adet hibrit savaş gemisi tedarik etmeye hazırlanıyor. Havada, karada ve su altında insansız sistemleri yönetme kabiliyetine sahip olacak bu yeni nesil gemilerin Kraliyet Donanması’nın operasyonel menzilini artırması hedefleniyor.
İngiltere, yeni nesil muhrip sınıfı olan Type 83 projesini geliştirme planlarını rafa kaldırarak bunun yerine “Common Combat Vessel” (CCV) adı verilen en az altı adet hibrit savaş gemisi tedarik etme kararı aldı.
Bloomberg’in İngiltere Savunma Bakanlığı açıklamasına dayandırdığı haberine göre, yeni gemiler havada, su üstünde ve su altında insansız sistemleri yönetme kabiliyetine sahip olacak.
Yeni sınıfa ait ilk gemilerin 2030’lu yılların başında hizmete girmesi planlanıyor. İngiliz hükümeti, mevcut Type 45 muhriplerinin yerini alması öngörülen Type 83 projesinden ise tamamen vazgeçti.
İngiltere Savunma Bakanlığı, yeni gemilerin insansız sistemler için birer yönetim merkezi olarak işlev göreceğini açıkladı. Bakanlık değerlendirmesine göre bu adım, mürettebat sayısını ve harcamaları artırmadan Kraliyet Donanması’nın operasyonel menzilini genişletmeye, gücünü daha dayanıklı kılmaya ve ateş kabiliyetini artırmaya olanak sağlayacak.
İngiltere Savunma Bakanı Dan Jarvis, konuya ilişkin açıklamasında, “Bu çok yönlü savaş gemileri, denizcilerimize yükselen tehditler göz önünde bulundurularak tasarlanan ve inşa edilen hibrit platformlar sunacak” ifadesini kullandı.
Söz konusu karar, hükümetin NATO zirvesi öncesinde sunmayı planladığı yeni savunma yatırımları planında yer alacak.
Silahlı kuvvetlerin modernizasyonu için ne kadar bütçe ayrılması gerektiği konusundaki anlaşmazlıklar nedeniyle, bu belgenin yayımlanması geçen yılın sonundan bu yana birkaç kez ertelenmişti.
İngiltere, nisan ayı sonunda Kuzey Avrupa’daki on ülkeyi kapsayan Birleşik Seferberlik Kuvvetleri temelinde yeni bir deniz ittifakı kurma planını açıklamıştı.
Londra yönetimi, bu girişimin denizdeki tehditlerle mücadele etmeyi, ayrıca Kuzeybatı Avrupa, Kuzey Atlantik ve Arktik bölgelerini korumayı amaçladığını bildirmişti.
Haziran ayı başında İngiltere Deniz Kuvvetleri Kurmay Başkanı Gwyn Jenkins, İngiliz filosunun zamanının yaklaşık üçte birini Rus filosunun faaliyetlerini izlemeye harcadığını açıklamıştı.
Jenkins, donanma gemilerinin 2025 yılı boyunca Rus askeri gemilerinin hareketlerine onlarca kez yanıt verdiğini kaydetmişti. Donanma kurmay başkanı, aynı açıklamasında geleneksel gemiler ile insansız ve otonom sistemleri bir araya getirecek hibrit bir filonun kurulacağını da duyurmuştu.
Daha sonra Birleşik Krallık Savunma Dergisi (UK Defence Journal), açık kaynaklı verilere dayanarak denizlerde görev yapan tek bir İngiliz çok amaçlı nükleer denizaltısının kalmadığını yazmıştı.
Yayında, bu denizaltıların Kuzey Atlantik’teki Rus gemilerini gizlice izlemek ve stratejik füze taşıyıcılarını korumak amacıyla da kullanıldığı bilgisine yer verilmişti.
Amerika2 hafta öncePeter Thiel’in gizli cemiyeti: “Dialog”
Avrupa5 gün önceKuzey Akım sabotajında ‘porno filmi kılıfı’ iddiası
Asya2 hafta önceÇKP, ‘Xi Jinping’in Parti İnşası Üzerine Düşüncesi’ni resmi doktrin ilan etti
Ortadoğu2 hafta önceİran, ABD ile varılan anlaşmanın detaylarını açıkladı
Görüş1 hafta önceHeidegger’in kulübesindeki Avrupa solu
Dünya Basını2 hafta önceİngiliz iktisatçı Pettifor: Yapay zeka çöküşü kaçınılmaz bir krize yol açacak
Dünya Basını2 hafta önceForeign Policy: İran, Vietnam’dan Daha Ağır Bir Yenilgi
Rusya2 hafta önceRFKP Lideri Zyuganov: Rusya’da sol dönüş kaçınılmaz











