Bizi Takip Edin

Amerika

Kamala Harris 2028 başkanlık yarışı için anketlerde öne çıkıyor

Yayınlanma

Eski ABD Başkan Yardımcısı Kamala Harris, 2024 seçimlerindeki mağlubiyetine rağmen bazı yeni kamuoyu yoklamalarında 2028 başkan adaylığı için Demokrat rakiplerinin önünde yer alıyor. Bu durum, partinin yenilenme arayışı ile mevcut liderlik yapısı arasındaki paradoksu derinleştirirken, Harris’in siyasi arenadaki etkisinin sürdüğüne işaret ediyor.

ABD’de eski Başkan Yardımcısı ve 2024 başkan adayı Kamala Harris, Başkan Trump karşısında aldığı yenilgiye rağmen bazı yeni anketlerde Demokrat Beyaz Saray adayları arasında ilk sırada yer alıyor. Bu gelişme, Harris’in siyasi kalıcılığının bir göstergesi olarak değerlendiriliyor.

Demokratlar arasında seçim sonrası başlayan “sayfayı çevirme” ve yeni liderler bulma çağrılarına rağmen Harris’in anketlerdeki gücü dikkat çekiyor.

Bu tablo, yeniden yapılanma çabası içindeki Demokratların karşı karşıya olduğu çelişkiyi vurguluyor.

Parti, mesajlarının ve liderliğinin hangi bölümlerini elden geçirmek istediği ile neleri yerinde bırakmaya razı olduğu arasındaki ayrımı netleştirmeye çalışıyor.

Stratejistler Harris’in potansiyelini değerlendiriyor

Bazı Demokratlar, Harris’in bir sonraki sancaktar olma yolundaki önde gelen adaylardan biri olmayı fazlasıyla hak ettiğini belirtiyor.

Başkan Biden’ın adaylıktan çekilme kararının ardından sadece 100 günlük bir kampanya süreciyle seçimi kıl payı kaybetmesi, bu görüşün temel dayanağını oluşturuyor.

The Hill gazetesine konuşan Demokrat stratejist Basil Smikle, Harris’in yüksek isim bilinirliğine sahip olduğunu ve gündemde kalmayı başardığını belirterek, “Pek çok seçmen, 2024’teki kampanya söylemlerinin çoğunda Harris’in haklı olduğunu kabul ediyor” değerlendirmesinde bulundu.

Bir diğer stratejist ise anket verilerinin, Demokratların Harris’e 2024 performansı nedeniyle “şüphe payı” bıraktığını ve onun en azından bir şansı daha hak ettiğini düşündüklerini gösterdiğini kaydetti.

Anket verileri net bir üstünlüğe işaret ediyor

Geçen hafta Focaldata tarafından yayımlanan en güncel 2028 anketi, kayıtlı seçmenlerin yüzde 39’unun Harris aday olursa onu destekleyeceğini ortaya koydu.

Aynı ankette California Valisi Gavin Newsom yüzde 21, Temsilciler Meclisi üyesi Alexandria Ocasio-Cortez ise yüzde 10 destek aldı.

Araştırma, 2024’te Harris’i destekleyen seçmenlerin yüzde 82’sinin onun hakkında olumlu görüşe sahip olduğunu, sadece yüzde 8’inin olumsuz düşündüğünü gösterdi.

Geçen ay yayımlanan Tavern Research/Searchlight Institute anketi de Demokrat eğilimli seçmenlerin yüzde 90’ının eski başkan yardımcısına olumlu baktığını kanıtladı.

Echelon Insights tarafından yapılan ve Newsom’u yüzde 27 ile Harris’in (yüzde 21) önünde gösteren bir çalışma hariç, son aylardaki diğer tüm anketler Harris’i rakiplerinin önünde konumlandırıyor.

Harris seçeneklerini açık tutuyor

Kamala Harris, yeniden Beyaz Saray adaylığı düşünüp düşünmediği konusunda henüz kamuoyuna bir açıklama yapmadı. Ancak özel görüşmelerinde danışmanlarına ve müttefiklerine seçeneklerini açık tuttuğunu ilettiği belirtiliyor.

Harris’in uzun süredir müttefiki olan bir isim, “Onunla konuştuğumda kamu hizmetinin henüz bitmediğini anlayabiliyorum” diyerek, Harris’in bu yıl California valiliği için yarışmama kararının nedenlerinden birinin de bu olduğunu ifade etti.

Eski başkan yardımcısı şu anda, 2024’te kaybettiği eyaletleri de kapsayan ülke çapında aylar sürecek bir kitap turu gerçekleştiriyor.

Tiyatroları ve salonları dolduran kalabalıklarla buluşan Harris, bu ayın başlarında sosyal medya hesaplarını da geniş çaplı bir yeniden markalaşma çalışmasıyla yeniledi.

Parti içindeki muhalefet ve başarısızlık endişesi

Harris’in müttefikleri onun tamamen kendi kontrolündeki bir kampanyada başarılı olacağını savunsa da, aralarında eski yardımcılarının da bulunduğu bazı Demokratlar ikinci bir denemenin farklı bir sonuç doğurmayacağından endişe ediyor.

Harris’in eski bir yardımcısı, “107 günlük bir kampanyaya zorlanmak haksızlıktı ancak 2028’de zafer isteyen Demokrat seçmenlerin, tüm kritik eyaletleri kaybetmiş bir adayla kumar oynayacağını sanmıyorum” diye konuştu.

California merkezli Demokrat danışman Garry South ise durumu daha sert bir dille özetledi: “Demokrat Parti kaybedenleri yeniden aday göstermez.” South, bunun en son 70 yıl önce Adlai Stevenson ile yapıldığını ve Stevenson’ın ikinci seferde daha ağır bir yenilgi aldığını hatırlattı.

Bağışçılar ve liderlik boşluğu tartışması

Bazı Demokrat bağışçılar da Harris’in yeniden adaylığına sıcak bakmıyor. Önemli bağışçılardan avukat John Morgan, böyle bir durumda Harris’in “her taraftan ezileceğini” iddia etti.

Morgan, anketlerin yanıltıcı olduğunu savunarak, “Bu insanlara en sevdikleri yarış atını sormak gibi bir şey; 90’ı ölmüş olmasına rağmen ‘Secretariat’ der. Harris de siyaseten Secretariat kadar ölüdür” ifadelerini kullandı.

Cumhuriyetçi stratejist Susan Del Percio, anketlerin Demokratların hala bir lideri veya platformu olmadığı gerçeğini vurguladığını belirtti.

Del Percio, “Cumhuriyetçiler şu an işleri berbat etse de Demokratların elinde hiçbir şey yok. Sayfayı çeviremiyorlar çünkü henüz kitabı yazmadılar” dedi.

Demokrat aktivist Nomiki Konst ise partinin artık liderlerin müdahale etmediği, sağlıklı ve dürüst bir ön seçim sürecine ihtiyaç duyduğunu vurguladı.

Del Percio’nun öngörüsüne göre, “Demokratlar her ne olursa olsun adaylık için geriye bakmayacaklar; bunu Joe Biden ile yaptılar ve bir daha yapmayacaklar.”

Amerika

ABD Senatosu, dijital dolar yasağını içeren tasarıyı kabul etti

Yayınlanma

ABD Senatosu, Fed’in 31 Aralık 2030’a kadar merkez bankası dijital para birimi (CBDC) niteliğinde bir dijital dolar çıkarmasını yasaklayan düzenlemeyi kabul etti. 85’e karşı 5 oyla geçen hüküm, 21st Century ROAD to Housing Act tasarısına Cumhuriyetçilerin girişimiyle eklendi. Düzenlemenin yürürlüğe girmesi için Temsilciler Meclisi’nin de onayı ve Başkan Trump’ın imzası gerekiyor.

ABD Senatosu, Merkez Bankası’nın (Fed) merkez bankası dijital para birimi (CBDC) olarak dijital dolar veya CBDC’ye “esaslı ölçüde benzer” herhangi bir dijital varlık çıkarmasını 31 Aralık 2030’a kadar yasaklayan 21st Century ROAD to Housing Act tasarısını kabul etti.

Tasarı Senato’da 85’e karşı 5 oyla geçti.

CBDC, nakit ve kaydi paranın yanında ulusal para biriminin üçüncü biçimi olarak tanımlanıyor. Bu tür dijital para birimlerinin ihracı ve kontrolü doğrudan merkez bankaları tarafından yürütülüyor.

Bazı CBDC projelerinde kripto para ve blokzincir teknolojilerinden yararlanılsa ve dijital para birimleri kriptografik tokenlar şeklinde ihraç edilse de, bu varlıklar merkezi bir ihraççıya sahip olmaları nedeniyle kripto para olarak değerlendirilmiyor.

Dünyada birçok ülke kendi CBDC projelerini geliştiriyor veya test ediyor.

Çin, dijital yuanı 2020 yılından bu yana deneme programları kapsamında test ederken, Rusya’da dijital rublenin geniş çaplı kullanımına 1 Eylül’de başlanması planlanıyor.

Esasen emlak piyasasına ilişkin düzenlemeler içeren 21st Century ROAD to Housing Act tasarısındaki CBDC yasağı hükmü, Cumhuriyetçilerin girişimiyle metne eklendi.

Tasarının şimdi Temsilciler Meclisi’nde oylanması, ardından da Başkan Donald Trump’ın imzasına sunulması gerekiyor.

Trump yönetimi daha önce de dijital doların hayata geçirilmesine karşı çıkarken, sabit kripto para birimlerini destekleyen bir çizgi izledi.

ABD’de GENIUS Act adlı sabit kripto para yasasının kabul edilmesinin ardından Hazine Bakanı Scott Bessent, ABD devlet tahvilleriyle desteklenen sabit kripto para birimlerinin Amerikan kamu borcuna yönelik yeni bir talep kaynağı oluşturacağını ve doların dijital ödemelerdeki konumunu güçlendireceğini söyledi.

Fed de dijital dolar fikrinden bir yıldan uzun süre önce uzaklaşmıştı.

Kurumun eski başkanı Jerome Powell, görev süresi boyunca ABD’de merkez bankası dijital para biriminin hayata geçirilmeyeceğini açıklamıştı. Powell’ın yerine gelen mevcut Fed Başkanı Kevin Warsh da CBDC karşıtı bir tutum sergiliyor.

Avrupa Birliği ise dolar bazlı sabit kripto para birimlerinin yaygınlaşmasına karşılık dijital euro projesini bir CBDC olarak destekliyor. Birlik, pazarını korumaya yönelik adımlar da attı.

Bu yıl yürürlüğe giren MiCA kripto varlık düzenlemeleri, Avrupa’daki kripto para borsalarında işlem gören tüm sabit kripto para birimlerinin, özel lisans almış ve AB içinde faaliyet gösteren ihraççılar tarafından çıkarılmasını şart koşuyor.

Toplam piyasa değeri 317 milyar dolar olan sabit kripto para piyasasının yüzde 90’dan fazlasını dolar bazlı ürünler oluşturuyor.

En büyük sabit kripto para birimleri, 186 milyar dolarlık piyasa değerine sahip Tether’in USDT’si ile 74 milyar dolarlık piyasa değerine sahip Circle’ın USDC’si olarak öne çıkıyor.

Trump ailesiyle bağlantılı kripto para projesi World Liberty Financial tarafından yaklaşık bir yıl önce piyasaya sürülen USD1 adlı sabit kripto para birimi ise yaklaşık 4,5 milyar dolarlık piyasa değeriyle kategorisinde dördüncü sırada yer alıyor.

USD1 arzının yaklaşık yüzde 75’i Binance’te tutuluyor.

Okumaya Devam Et

Amerika

Google yapay zeka için A24 stüdyosuna ortak oluyor

Yayınlanma

Google, yapay zeka alanında iş birliği geliştirmek amacıyla bağımsız film stüdyosu A24’e yaklaşık 75 milyon dolar yatırım yapmaya hazırlanıyor. The Wall Street Journal gazetesinin kaynaklara dayandırdığı habere göre ortaklık kapsamında sinema sektörüne yönelik yeni yapay zeka araçlarının geliştirilmesi hedefleniyor.

The Wall Street Journal gazetesinin konuya aşina kaynaklara dayandırdığı haberine göre Google, yapay zeka alanındaki ortaklık kapsamında bağımsız film stüdyosu A24’e yaklaşık 75 milyon dolar yatırım yapacak.

Gazete, bu adımın teknoloji devinin bir sinema stüdyosundan ilk kez hisse satın aldığı örnek olduğunu kaydetti.

Google bünyesindeki yapay zeka birimi DeepMind ile A24, filmlerin üretimi ve dağıtımı için yeni araçlar geliştirmeyi planlıyor.

A24 stüdyosunun teknoloji ve inovasyon alanındaki çalışmalarını yürüten ortağı Scott Belsky, geliştiricilerin yapay zekayı film üretimini hızlandırmak ve maliyetleri düşürmek amacıyla öne çıkardığını, ancak bu durumun sinemacılar arasında memnuniyetsizlik yarattığını ifade etti.

Sürece ilişkin değerlendirmede bulunan Belsky, “Yaratıcı kontrolü koruyan ve risk alma isteğini teşvik eden daha etkili yapay zeka uygulama yöntemlerinin olduğuna inanıyoruz” dedi.

Yeni araçların, kullanıcı taleplerine göre doğrudan içerik üreten üretken yapay zekadan farklı olacağını belirten Belsky, Google’ın A24 stüdyosunun film ve televizyon arşivine erişim hakkı elde etmeyeceğini kaydetti.

DeepMind Başkan Yardımcısı Eli Collins ise ortaklığa ilişkin, “Teknolojinin, alanındaki en iyi uzmanların ellerine ulaştığı anlarda büyük ilerlemelerin kaydedileceğine inanıyoruz.” açıklamasında bulundu.

ABD merkezli bağımsız bir sinema şirketi olan A24 stüdyosu, özellikle yazar ve festival filmleri üzerine odaklanmasıyla tanınıyor. Yakın zamanda “Gerçekliğin Sahne Arkası” (Y2K) ve “Marty Supreme” filmlerini izleyiciyle buluşturan stüdyonun portföyünde, yedi Oscar ödülü kazanan “Her Şey Her Yerde Aynı Anda” (Everything Everywhere All at Once) yapımının yanı sıra “Yeşil Şövalye” (The Green Knight), “Deniz Feneri” (The Lighthouse), “Cadı” (The Witch), “Ritüel” (Midsommar), “Geçmiş Yaşamlar” (Past Lives), “Demir Pençe” (The Iron Claw), “When You Finish Saving the World” ve “İç Savaş” (Civil War) gibi filmler yer alıyor.

Okumaya Devam Et

Amerika

SpaceX, 6,3 milyar dolarlık bilgi işlem gücü anlaşması imzaladı

Yayınlanma

SpaceX, açık kaynaklı yapay zeka girişimi Reflection AI ile önemli bir bilgi işlem gücü anlaşması imzaladı.

Anlaşma kapsamında Reflection, gelişmiş modelleri eğitmek ve çalıştırmak için kullanılan en üst düzey yapay zeka çipleri olan Nvidia GB300’lere anında erişim elde edecek.

CNBC’nin incelediği belgelere göre, 1 Temmuz 2026’dan itibaren 2029 yılına kadar SpaceX’e aylık 150 milyon dolar ödeme yapmayı kabul etti.

Anlaşma süresi sonuna kadar devam ederse, ödemelerin toplam tutarı yaklaşık 6,3 milyar dolara ulaşacak.

Her iki şirket de ilk üç ayın ardından 90 gün önceden bildirimde bulunarak sözleşmeyi feshedebilir.

Anlaşma, SpaceX’in rekor kıran halka arzının ardından devasa veri merkezi altyapısını nasıl kullandığını gösteriyor.

Şirket, Colossus’u kısmen ChatGPT’nin rakibi olan Grok’a güç sağlamak amacıyla kurmuştu. 

Şimdi ise SpaceX, bu altyapıyı dışardaki yapay zeka şirketlerine hesaplama gücü kapasitesi satmak için de kullanıyor.

SpaceX, daha önce Anthropic, Google ve Cursor ile hesaplama gücü konusunda anlaşmalar imzalamıştı. Musk’ın şirketi şu anda Cursor’u satın alma sürecinde.

Reflection, bu listeye stratejik açıdan farklı bir müşteri daha ekliyor: Hükümetlerin ve işletmelerin kapalı yapay zeka sistemlerine olan bağımlılığını yeniden değerlendirdiği bir dönemde, açık kaynaklı modellere odaklanan bir yapay zeka laboratuvarı.

Zamanlama dikkat çekici. Anthropic’in Fable ve Mythos’a erişimi kesmesinin ardından açık kaynaklı yapay zeka ivme kazandı.

Bu durum, kritik işler için kapalı model sağlayıcılarına güvenmenin riskleri konusunda soru işaretleri yarattı.

Bu olay, açık model şirketlerine, müşterilerin modelleri daha fazla kontrol sahibi olarak inceleyebilmesi, özelleştirebilmesi ve çalıştırabilmesi gerektiği yönünde daha güçlü bir argüman sağladı.

Reflection, son değerlemesi 25 milyar dolar olan bu girişim olarak, OpenAI, Anthropic ve Google’ın öncü sistemleriyle rekabet edebilecek Amerikan açık kaynaklı yapay zeka modelleri geliştirmeye çalışırken, hükümetlere ve işletmelere kapalı sistemlere kıyasla daha fazla esneklik sunma hedefiyle bu yaklaşımı doğrudan benimsedi.

Reflection sözcüsü yaptığı açıklamada, “Son zamanlarda yaşanan olaylar, açık kaynağın yapay zeka ekosistemi için ne kadar önemli olduğunu ortaya koyuyor; giderek daha fazla ülke ve işletme, yalnızca kapalı modellere bağımlı olmanın getirdiği riskleri ve maliyetleri fark ediyor,” dedi.

Reflection, bu anlaşmanın kendisine “Amerikan açık zekası” olarak adlandırdığı şeyi hızlandırmak için ek hesaplama gücü, yani hesaplama kapasitesi sağladığını belirtti.

Girişim henüz halka açık bir öncü açık kaynaklı model yayınlamadı fakat hükümet ve ulusal güvenlik müşterileriyle ivme kazanmaya devam ediyor.

Şirket, Enerji Bakanlığı’nın Genesis Misyonu ile birlikte çalışıyor ve Pentagon’un daha geniş kapsamlı yapay zeka çabalarının bir parçası.

SpaceX için bu anlaşma, hesaplama gücünün yapay zeka yarışında stratejik bir değer haline geldiğinin bir başka işareti.

Gelişmiş Nvidia çiplerine erişim, öncü modelleri eğitmeye ve kullanmaya çalışan şirketler için hâlâ en büyük kısıtlamalardan biri olmaya devam ediyor.

Colossus’u dış müşterilere açarak şirket, kıt grafik işlem birimi kapasitesini satmak için yarışan bulut sağlayıcıları ve yapay zeka altyapı şirketlerinin yanına konumlanıyor.

Bu aynı zamanda SpaceX’e, büyüyen yapay zeka altyapısı anlatısını haklı çıkarmak için başka bir yol sunuyor.

Yatırımcılar, SpaceX’in roketler ve Starlink’in ötesine geçerek yapay zeka, veri merkezleri ve hesaplama hizmetlerine genişleyip genişleyemeyeceğini izliyor.

Okumaya Devam Et

Çok Okunanlar

English