Diplomasi
Kanada ve Norveç, İran savaşı kaynaklı petrol fiyatı artışından faydalanmak için harekete geçti

Kanada ve Norveç, Asya ve Avrupa’daki müttefiklerine petrol ve gaz tedarikini artırarak Orta Doğu enerji krizinden faydalanmak için yarışıyor.
Kanada Enerji Bakanı Tim Hodgson, dünyanın tarihinin en büyük enerji arzı kesintisiyle karşı karşıya olduğunu ve ülkesindeki üreticilerin müşterilerin alternatif tedarik ihtiyacını karşılamak için ideal konumda olduğunu söyledi.
Houston’daki CeraWeek enerji konferansında röportaj yapan Hodgson, “Enerji güvenliğinin bizim ve müttefiklerimizin ulusal güvenliği için ne kadar önemli olduğu uzun süredir bu kadar net olmamıştı. Bu yüzden birçok açıdan bu Kanada’nın anı,” dedi.
Hodgson, İran’daki savaşın Asya ülkelerini, 2022’de Rusya’nın Ukrayna müdahalesinin ardından Avrupa’yı sarsan türden bir krizle karşı karşıya bıraktığını, o dönemde artan enerji maliyetlerinin ekonominin geniş kesimlerini kapanma riskiyle karşı karşıya bıraktığını söyledi.
“Dünya çaresiz. Güvenilir bir tedarikçiye ihtiyaçları var” dedi.
Norveç’in en büyük petrol ve gaz şirketi Equinor’un patronu, FT’ye verdiği ayrı bir röportajda Hodgson’ın yorumlarını yineledi.
İcra Kurulu Başkanı Anders Opedal, Norveç merkezli şirketin 2030 yılına kadar uluslararası üretimini yüzde 25 artırarak günde 900.000 varile çıkarmayı planladığını ve genişleme projelerine yeşil ışık yakmaya hazır olduğunu söyledi.
Opedal, uzak kuzeydeki dünyanın en büyük petrol sahası projelerinden birine atıfta bulunarak, “Wisting sahasını önümüzdeki yıl onaylayıp onaylayamayacağımızı görmek için çok çalışıyoruz,” dedi. Norveç’in kuzeyindeki Barents Denizi’ndeki kaynakların Avrupa’nın enerji güvenliği için “çok önemli” olduğunu da sözlerine ekledi.
“Bu proje, en azından Avrupa ve diğer bazı ülkeler için Orta Doğu bölgesine çeşitlilik sunabilir,” dedi.
Büyük petrol şirketleri, bir akaryakıt krizinin dünyaya yayılabileceği konusunda uyardı.
Shell’in icra kurulu başkanı Wael Sawan, Körfez’deki savaş enerji piyasalarında “ciddi fiziksel baskılar” yaratmaya başladığından ülkelerin petrol ve gaz tüketimlerini azaltmaya başlamaları gerekebileceğini söyledi.
“Bu bir dalga etkisi… Güney Asya bu darbeyi ilk alıyor, bu Güneydoğu Asya’ya, Kuzeydoğu Asya’ya ve nisan ayına girdikçe daha çok Avrupa’ya yayılıyor,” dedi.
Equinor, ABD ve İsrail’in geçen ay İran’a saldırı başlatmasından önce zaten maksimum kapasitede faaliyet gösteriyordu. Tahran’ın Hürmüz Boğazı’nı kapatması ve küresel petrol ile sıvılaştırılmış doğal gaz arzının yaklaşık beşte birini engellemesinin ardından ham petrol fiyatlarının yüzde 30 artmasıyla çatışma, şirkete beklenmedik bir kazanç sağladı.
Norveç rekor geliriyle, komşularıyla ilişkilerinde gerilim yaşamaya başladı; İsveç ve Danimarka’daki siyasetçiler Oslo’nun Ukrayna’yı desteklemede daha cömert olması çağrısında bulundu.
Bölgedeki bir ülkenin bakanı, Körfez’deki son çatışmaların ardından “Norveç yeterince yardım (Ukrayna’ya) yapmıyor. Olağanüstü bir beklenmedik kazanç elde etti, bunu hak ettiğini düşünmek yerine bu konuda cömert davranmalı,” dedi.
Norveç’in petrol endüstrisi, enerji arzına ilişkin yeni endişelerin AB’yi Arktik’te sondaj moratoryumunu yeniden düşünmeye sevk edeceğini umuyor.
Orta Doğu’daki karışıklığın tetiklediği petrol fiyatlarının varil başına 100 doların üzerine fırlaması, Kanada’nın yüksek maliyetli enerji sektöründeki üreticileri de canlandırdı ve geliştiricileri daha fazla proje için planlarını hızlandırmaya teşvik etti.
Araştırma grubu Enverus, ham petrol fiyatlarının İran savaşı başladığından beri ulaştığı seviyeleri koruması halinde Kanada’nın petrol üreticilerinin bu yıl ek 90 milyar Kanada doları (65 milyar $) beklenmedik gelir elde edeceğini tahmin ediyor.
Hodgson, Kanada’nın LNG endüstrisinin de hızlı bir genişlemenin eşiğinde olduğunu söyledi – tıpkı İran savaşının Katar’ı etkisi altına alması ve LNG tesislerinde oluşan hasarın ihracat kapasitesini birkaç yıl boyunca devre dışı bırakması gibi.
Hodgson, batı Kanada’da devam eden veya planlanan projelerin ülkeyi dünyanın dördüncü büyük ihracatçısı yapabileceğini söyledi. Shell’in desteklediği Britanya Kolumbiyası’ndaki bir tesis olan LNG Canada geçen yıl devreye alındı ve ülkenin toplam ihracatı 2030 yılına kadar yılda 50 milyon tona ulaşacak – bu Katar’ın savaş öncesi kapasitesinin neredeyse üçte ikisine denk geliyor.
Kanada’nın yeni fosil yakıt ihracatı atağı, Başbakan Mark Carney’in Başkan Donald Trump’ın başlattığı yıpratıcı ticaret savaşının ardından ülkesinin enerjisi için ABD dışında yeni pazarlar bulmaya çalıştığı bir döneme denk geliyor.
Hodgson, federal hükümetin daha fazla ihracatı desteklemek için boru hattı inşasını desteklediğini söyledi. Yakın zamanda, dev petrol kumu projelerinin bulunduğu denize kıyısı olmayan Alberta eyalet hükümetiyle Pasifik kıyısına yeni bir ihracat rotası açmak için bir mutabakat zaptı imzaladı.
İran krizi enerji zirvesini etkiledi: Aramco ve bölgesel liderler yok
Diplomasi
Fransa ve Suudi Arabistan arasında 7 milyar dolarlık tema parkı anlaşması

Suudi Arabistan, Paris yakınlarında, Japon manga çizgi romanlarına ayrılmış en az bir alanın yer alacağı bir tema parkı kompleksi inşa etmeyi planlıyor.
Suudi Arabistan Veliaht Prensi Muhammed bin Selman’ın Paris ziyareti sırasında bir anlaşma imzalandı.
Yapılan açıklamaya göre, Suudi Arabistan Kamu Yatırım Fonu’nun bir iştirakinin gerçekleştireceği bu yatırımın, birkaç yıl içinde 6 milyar avro (7 milyar dolar) tutarında olması bekleniyor.
Bir yetkili Bloomberg’e yaptığı açıklamada, Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron’un 2024 yılında Riyad’a yaptığı ziyaret sırasında, veliaht prens ile bu projeyi bizzat başlattığını söyledi.
Yetkili, iki liderin de mangalara karşı “ortak bir tutkuya” sahip olduğunu ekledi.
Projenin uygulanması, Qiddiya Yatırım Şirketi tarafından yürütülmekte ve Paris bölgesindeki Cergy-Pontoise’da gerçekleştirilecek.
Açıklamaya göre, proje yaklaşık 22.000 istihdam yaratması bekleniyor. Açıklamada şunlar söylendi:
“Proje, konaklama ve yemek tesisleriyle desteklenen üç tema ve eğlence parkının geliştirilmesini öngörüyor. Proje ayrıca, özellikle genç profesyoneller ve öğrenciler için konutların inşasını da içeriyor.”
Suudi Veliaht Prensi, Paris ziyareti sırasında, trafiği kesintiye uğrayan Hürmüz Boğazına alternatif rotalar ve diğer ikili anlaşmalar konusunda da görüşmeler yürütüyor.
Ile-de-France bölgesi başkanı Valerie Pecresse, pazartesi günü TF1 televizyonunda yaptığı açıklamada, ofisinin son 18 aydır bu tema parkı projesi üzerinde çalıştığını ve parkın Disneyland Paris ile karşılaştırılabilir büyüklükte olacağını belirtti.
Şirkete göre, Disney’in eğlence parkı 1992 yılında açılmış ve açılışından bu yana 445 milyondan fazla ziyaretçi çekmişti.
Tema parkının yanı sıra ekonomi, savunma, yapay zeka, kültür ve turizm başta olmak üzere farklı alanları kapsayan anlaşmalar açıklandı.
Ziyaret kapsamında Suudi Arabistan’ın Ula şehrinin geliştirilmesine ilişkin hükümetlerarası anlaşmanın 2035 yılına kadar uzatılması kararlaştırıldı.
Taraflar ayrıca savunma alanındaki işbirliğinin güçlendirilmesine ilişkin bir niyet mektubu ile yapay zeka teknolojileri ve kapasitesinin geliştirilmesini öngören mutabakat zaptına imza attı.
Macron, görüşmelerin ardından sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda Suudi Arabistan ile Fransa’da gerçekleştirilecek 6 milyar avroluk yatırımı “olağanüstü bir duyuru” olarak nitelendirdi.
Macron, Cergy-Pontoise bölgesinde üç tema parkının hayata geçirileceğini ve projenin 22 bin kişiye istihdam sağlayacağını açıkladı.
Cumhurbaşkanı şöyle konuştu:
“Suudi Arabistan ile birlikte eşi benzeri görülmemiş bir duyuru yapıyoruz. Cergy-Pontoise’da üç tema park hayata geçirilecek. 6 milyar avroluk yatırım. 22 bin istihdam yaratılacak. Disneyland Paris’ten bu yana görülmemiş bir şey.”
Projeyi “yeni bir küresel destinasyon” olarak tanımlayan Macron, yatırım nedeniyle Suudi Arabistan ve Qiddiya’ya teşekkür ederek bunun Fransa’ya, ülkenin yeteneklerine ve geleceğine duyulan güvenin göstergesi olduğunu söyledi.
Bin Selman’ın ziyaretinden önce gazetecilere bilgi veren Fransız cumhurbaşkanlığı yetkilileri, iki liderin deniz yollarını da içeren enerji ve lojistik taşıma güzergâhlarının çeşitlendirilmesi ile alternatif boru hattı ve bölgesel demiryolu projelerini görüşeceklerini belirttiler.
Yetkililere göre, taraflar ayrıca İsrail, Filistin, Lübnan ve Suriye’yi ilgilendiren Orta Doğu çatışmalarını da ele alacak.
Fransa’nın bu ülkelerde enerji ve lojistik projelerinin geliştirilmesine yardımcı olmak için çalıştığı belirtildi.
Diplomasi
Mühendis bulamayan Ukrayna savunma sanayisi çalışan transferine yöneldi

Ukrayna’da milyarlarca dolarlık yatırıma ve savaş koşullarındaki talebe rağmen yaşanan mühendis açığı silah üretiminin genişlemesini engelliyor. Savunma sanayisi şirketleri personel eksikliğini kapatmak için emeklileri geri çağırıyor, diğer sektörlerden çalışanları sıfırdan eğitiyor.
Bloomberg’in haberine göre mühendis eksikliği, Ukrayna’da silah üretimini genişletme çabalarının önünde kritik bir engele dönüştü.
Haberde, milyarlarca dolarlık yatırımlara ve savaş kaynaklı yüksek talebe rağmen iş gücü piyasasının savunma sektörünün ihtiyaçlarına yetişemediği kaydedildi.
Ukrayna Ulusal Savunma Sanayii Teşebbüsleri Birliği Başkan Yardımcısı Sergey Vısotskiy, şirketlerin nitelikli personeli çekebilmek için üç kat daha yüksek maaş ve ücretsiz lojman teklif ederek çalışan transferi yaptığını belirtti.
Vısotskiy ayrıca bazı işletmelerin emekli uzmanların izini sürerek işe geri dönmeleri için kendilerine adeta yalvardığını ifade etti.
Lobby X adlı işe alım ajansının savunma teknolojileri birimi yöneticisi Marta Hrıpyak ise mevcut durumu şu sözlerle anlattı: “Piyasada bir tür iç yamyamlık gözleniyor; aynı kişilere tekrar tekrar ulaşıyoruz ve onları işe almak için elimizdeki her yolu deniyoruz.”
Hrıpyak, en büyük personel açığının donanım geliştiricileri, radyo frekansı uzmanları ve kimyagerler arasında görüldüğünü aktardı.
Personel yetersizliği sebebiyle Ukrayna’da insansız hava araçlarının montajını kimi zaman muhasebeciler ve insan kaynakları uzmanları yapıyor.
Şirketler teknik eğitimi bulunmayan kişileri işe alarak onları sıfırdan eğitmeyi deniyor.
Ukrayna’daki personel krizine ilişkin veriler daha önce 2024 yılında Devlet İstihdam Servisi rakamlarına dayanan RBK-Ukraina haberine de yansımıştı.
Haberdeki verilere göre seferberlik sebebiyle en fazla çalışan açığı sanayi ve ulaştırma sektörlerinde ortaya çıktı. O dönemde açılan 402 torna ustası pozisyonuna 100’den az kişi bulunabilmişti.
Çalışma çağındaki erkek nüfusun askere alınması kadın istihdamının artmasına yol açtı; kadınlar daha önce geleneksel olarak erkeklerin çalıştığı alanlarda daha sık görev almaya başladı.
Örneğin ülkenin en büyük özel enerji şirketi DTEK’e bağlı bir işletme, personel açığını kapatmak amacıyla Dnipropetrovsk bölgesinde yer alan Pavlograd’daki maden ocağına 330 kadın işçi aldı.
Diplomasi
Körfez’den Avrupa’ya jet yakıtı ihracatı toparlandı

Körfez ülkelerinin Avrupa’ya jet yakıtı ihracatı aylarca süren büyük düşüşün ardından temmuz ayında toparlandı.
Bu durum, İran savaşı’nın tetiklediği aylar süren düşüşün ardından bölgeyi en büyük tedarikçi haline getirdi.
Kpler verilerine göre, Suudi Arabistan, Kuveyt, Umman ve BAE’den Avrupa’ya yapılan ihracat, haziran ayındaki 362.000 tondan temmuz ayında 874.000 tona çıkarak iki katından fazla arttı.
Körfez ülkeleri mart ayında Avrupa’ya 1,3 milyon ton jet yakıtı tedarik etmişti. Fakat hacimler Nisan ayında 238.000 tona geriledi.
Kuveyt, BAE ve Suudi Arabistan’dan gelen tedariklerin sıfıra düşmesiyle mayıs ayında 175.000 tonluk en düşük seviyeye ulaştı.
Temmuz ayı toplamı, bu en düşük seviyeye kıyasla beş kat artışa işaret ediyor; fakat mart ayındaki seviyelerin hâlâ yüzde 37 altında kalıyor.
Kpler’e göre, savaş öncesinde Avrupa, normal jet yakıtı ithalatının yaklaşık yüzde 40’ını Hürmüz Boğazı üzerinden temin ediyordu.
Çatışma, havayolu şirketlerini ABD ve Nijerya gibi ülkelerden tedarik yapmaya zorladı. Öte yandan şirketler aynı zamanda bir dizi yaz uçuşunu iptal ettiler, bu da yakıt talebinin bir kısmının azalmasına katkıda bulundu.
Haziran-ağustos dönemi, Batılı havayolları için yaz sezonunun en yoğun dönemi.
Gerginliklerin azaldığı yaz aylarında Hürmüz Boğazı’ndan geçen tanker sayısı artmış olsa da, Suudi Arabistan bu su yolunu kullanmadan Kızıldeniz’deki rafinerilerinden yaptığı ihracatı artırdı.
Sektör uzmanları, havacılık yakıtı maliyetinin çatışmanın ilk haftalarında ulaşılan en yüksek seviyelerden düştüğünü fakat Körfez havayollarındaki yolcuların yakın zamanda bilet fiyatlarında buna paralel bir düşüş beklememeleri gerektiğini belirtti.
Argus Media’nın fiyat verilerine göre, gazyağı ve ham petrol maliyetlerindeki artış nedeniyle jet yakıtı fiyatları savaş öncesi seviyelerin yaklaşık yüzde 50 üzerinde seyrediyor.
28 Şubat’ta çatışmanın başlamasından bu yana ABD ile İran arasındaki gerginliklerin dalgalanmasıyla birlikte petrol fiyatları da inişli çıkışlı bir seyir izledi.
Brent ham petrolü, ciddi enerji arzı endişelerinin etkisiyle nisan ayında varil başına 126 dolarlık bir zirveye ulaştı ve şu anda varil başına yaklaşık 93 dolardan işlem görüyor.
Kpler’e göre, ABD’nin Avrupa’ya yaptığı jet yakıtı sevkiyatları nisan ayında 500.000 tonun üzerine çıktı ve haziran ayında 654.000 tona ulaştı.
Temmuz ayında Nijerya, ABD’yi geçerek Avrupa’nın en büyük tekil ülke tedarikçisi oldu: ABD’den gelen 355.000 tona karşılık Nijerya 418.000 ton sevkiyat gerçekleştirdi.
Nijerya’nın temmuz ayındaki sevkiyat hacminin tamamı, Lagos yakınlarındaki Dangote rafinerisinden geldi. Argus’a göre bu sevkiyatlar, Avrupa ithalatının yaklaşık yüzde 20’sini oluşturdu.
Dünya Basını2 hafta önceThe Jerusalem Post: Suudi Arabistan-Türkiye-Pakistan savunma anlaşması İsrail’e tehdit
Amerika5 gün önceSteve Jobs’ı iflastan kurtaran gizli CIA anlaşması gün yüzüne çıktı
Diplomasi2 hafta önce‘İslami NATO’ mu? Yeni savunma paktı Hindistan’ı neden tedirgin ediyor?
Dünya Basını1 hafta önceThe Economist, Daron Acemoğlu’nu yerden yere vurdu: “Sığ ve inandırıcılıktan uzak”
Dünya Basını2 hafta önceÇin, Buz İpek Yolu yarışını kazanıyor
Görüş2 hafta önceBüyük Oyun III: Enerji ve Dolar Açlığıyla Şekillenen Yeni Dünya
Rusya1 hafta önceDört AB ülkesi daha Rus pasaportlarına kısıtlama getiriyor
Dünya Basını2 hafta önceNikkei Asia: ABD-Japonya yen müdahalesi Tokyo için bir başka yenilgi










