Bizi Takip Edin

Rusya

Mihail Hazin: Rubledeki dalgalanmalar ekonomiyle değil, tamamen siyasi stratejilerle ilgili

Yayınlanma

Rus ekonomist Mihail Hazin, rubleyi küresel bir para birimi haline getirmek için Rusya’nın mevcut ekonomik gücünün yeterli olup olmadığını değerlendirdi. Hazin, dünya dolar sisteminden çıkışın zorunlu olduğunu vurgularken, Rusya’nın parasallaşma seviyesini artırması gerektiğine dikkat çekiyor.

Rusya’nın önde gelen ekonomistlerinden Mihail Hazin, Radyo Sputnik‘e verdiği röportajda, rubleyi küresel bir para birimi yapma fikrini ve bunun zorluklarını ele aldı.

Hazin’e göre, Rusya’nın mevcut gayri safi yurt içi hasılası (GSYİH) ve parasallaşma seviyesi, bu hedefi gerçekleştirmek için yetersiz kalıyor. Ancak doğru politikalarla, bu durumun değiştirilebileceğini belirtiyor.

Hazin, “Rubleyi küresel bir para birimi yapmak istiyorsanız, dünya dolar sistemine entegre bir ekonomi olmaktan çıkmanız gerekir,” ifadelerini kullandı. Bu süreçte Rusya’nın, yatırım düzeyini artırarak parasallaşmayı gerçek GSYİH’ye dönüştürmesi gerektiğini vurguladı.

Rusya’nın mevcut ekonomik gücü yeterli mi?

Soruları yanıtlayan Hazin, Rusya’nın küresel GSYİH içerisindeki payını da değerlendirdi. Ukrayna’ya dönük askeri müdahale başlamadan önce Rusya’nın dünya GSYİH’sindeki payının yüzde 1,7 olduğunu hatırlatan Hazin, satın alma gücü paritesine göre bu oranın yüzde 3,5’e çıkabileceğini söyledi.

Fakat dünya ekonomisinde güçlü bir yer edinmek için daha fazla parasallaşmanın gerektiğine dikkat çekti.

Hazin, “Rusya’nın küresel GSYİH’deki payı yüzde 8 seviyesine ulaşsa bile, ABD’nin yüzde 15’lik payının altında kalıyoruz. Bu farkı kapatmak için Merkez Bankası’nın politika değişikliklerine gitmesi şart,” değerlendirmesinde bulundu.

Rubleyi güçlendirme ve dünya para birimi haline getirme konusunda yatırımın önemine değinen Hazin, mevcut durumda parasallaşma eksikliğinin Rusya’nın ekonomik gücünü sınırladığını belirtti. Ayrıca, Rusya Merkez Bankası’nın mevcut politikalarının, bu hedefe ulaşılmasını engellediğini ifade etti.

Hazin, “Rubleyi küresel bir para birimi yapmak için sadece ekonomik güç yeterli değil. Parasallaşmayı artırmak için daha fazla yatırım yapmamız gerekiyor, ancak Merkez Bankası bu konuda yetersiz kalıyor,” diye konuştu.

Rusya Merkez Bankası’ndan rubledeki dalgalanmalara faizle müdahale

Rubledeki dalgalanmanın siyasi boyutu

Mihail Hazin, rubledeki değer değişikliklerinin büyük ölçüde siyasi nedenlerle gerçekleştiğini savundu. Dolardaki yükseliş ve düşüşlerle ilgili soruları yanıtlayan Hazin, rublenin eylül ayında devalüasyona uğrayacağını öngördüğünü belirtti. Ayrıca, döviz kurlarının ekonomi yerine siyasi oyunlarla belirlendiğini ifade etti.

Hazin, “Rubledeki dalgalanmalar ekonomiyle değil, tamamen siyasi stratejilerle ilgili. Bu durum karşısında, rubleye yönelik politikaları ekonomik temellere dayandırmamız gerekiyor,” dedi.

Ruble için yol haritası

Rubleyi küresel bir para birimi yapmak için Rusya’nın izlemesi gereken yol haritasını da özetleyen Hazin, yatırım, parasallaşma ve küresel dolar sisteminden çıkışın önemine dikkat çekti.

Bunun yanı sıra, bu süreçte siyasi oyunların da ekonomik planlamadan ayrı tutulması gerektiğini vurguladı.

Hazin, “Rusya’nın ekonomik potansiyeli büyük, ancak bu potansiyeli doğru bir şekilde kullanmamız gerekiyor. Parasallaşmayı artırmalı, yatırımları teşvik etmeli ve küresel dolar sisteminden çıkış için adımlar atmalıyız,” diye ekledi.

Nabiullina’dan yılbaşı sürprizi: Rusya Merkez Bankası faiz artışına gitmedi

Rusya

WSJ: Rusya ucuz silah üretiminde ABD ve Ukrayna’yı geride bıraktı

Yayınlanma

Amerikan The Wall Street Journal gazetesi, Rusya’nın yeni nesil düşük maliyetli saldırı dronları ile füzelerin seri üretimine hızla geçerek rakiplerini geride bıraktığını yazdı. Yaklaşık 100 bin dolara mal olan bu silahlar, ABD ve Ukrayna gibi müttefikleri daha pahalı savunma sistemleri kullanmaya zorlayarak ekonomik açıdan zorluyor.

Rusya, yeni nesil düşük maliyetli saldırı dronları ile füzelerin geliştirilmesinden seri üretimine kısa sürede geçti. Amerikan The Wall Street Journal (WSJ) gazetesi, bu adımla Moskova’nın rakiplerinin önüne geçtiğini yazdı.

Haberde özellikle Geran tipi insansız hava araçları ile Banderol seyir füzelerine dikkat çekildi. Uzmanlar bu silahların birim maliyetinin yaklaşık 100 bin dolar seviyesinde kaldığını hesaplıyor.

Buna karşılık Amerikan Tomahawk seyir füzeleri ve bunlarla karşılaştırılabilecek Rus sistemlerinin maliyeti 2 milyon doları aşıyor.

Rus mühendisler ardışık modernizasyon süreçleriyle araçların hızını artırırken, seyrüsefer ve iletişim kabiliyetlerini de geliştirdi. WSJ, Geran-5 modelinin son versiyonunun teknik özellikler bakımından artık bir seyir füzesine daha yakın olduğunu kaydetti.

Gazeteye konuşan diplomatlar ve analistler, Rusya’nın ürettiği bu yeni ve görece ucuz silahların, ordunun uyum sağlama ve yenilik üretme yeteneğini koruduğunu gösterdiğini ifade etti.

Eski modelleri modifiye eden Rusya, iki silah türünü de iki yıl içinde geliştirip hızlıca seri üretime soktu.

Geliştirilen bu Rus dronları, Ukrayna dahil olmak üzere ABD ve müttefikleri için ekonomik açıdan ciddi sorunlar yaratıyor; müttefikler bu araçları düşürmek için daha az maliyetli yöntemler aramak zorunda kalıyor.

Ukrayna’nın da silah geliştirme ve imalatında hızlı hareket edebileceğini kanıtladığı, ancak üretim kaynaklarının yetersiz kaldığı ve yakın geleceğin ötesine odaklanmakta zorlandığı aktarıldı.

Daha önce Financial Times gazetesi, Ukrayna’daki savaşta uzun menzilli insansız hava araçları kullanımındaki üstünlüğün, üretim kapasitesindeki artış ve daha hızlı araçların devreye girmesiyle Rusya lehine kaydığını yazmıştı.

Gazeteye konuşan bir uzman, mevcut üretim temposunun ve yabancı motor teknolojilerine erişimin sürmesi halinde, Rusya’nın kısa sürede dünyanın en büyük ucuz seyir füzesi üreticisi haline gelebileceğini dile getirdi.

Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin, yerli insansız hava araçlarının etkinliğinin arttığını, fakat bu alandaki teknolojilerin geliştirilmesine devam edilmesi gerektiğini açıklamıştı.

Putin, görevlerini gittikçe daha iyi yerine getiren yeni sistemlerin ortaya çıktığını kaydetti.

Geçen yılın Kasım ayında Rusya’da İnsansız Sistem Kuvvetleri kurulduğu duyurulmuştu. Devlet Başkanı, bu yeni askeri yapının kurulma gerekçesini sahada edinilen deneyim ve askeri operasyon bölgesindeki durumla açıkladı.

Okumaya Devam Et

Rusya

Rusya, Ermenistan’a doğalgaz iletimini 10 gün süreyle askıya alıyor

Yayınlanma

Rusya, Kuzey Kafkasya – Güney Kafkasya boru hattındaki bakım çalışmaları nedeniyle Ermenistan’a doğalgaz akışını 15-25 Eylül tarihleri arasında durduracak. Gazprom Armenia, kesinti boyunca iç tüketimin yerel rezervler ve İran’dan alınacak ilave gazla kesintisiz süreceğini açıkladı.

Rusya’dan Ermenistan’a doğalgaz sevkiyatı, Rusya topraklarındaki bakım ve onarım çalışmaları nedeniyle 15-25 Eylül tarihleri arasında geçici olarak durdurulacak. Kararı, Rus enerji devi Gazprom’un ülkedeki iştiraki Gazprom Armenia duyurdu.

Şirket basın biriminden yapılan açıklamada, “Kuzey Kafkasya – Güney Kafkasya ana doğalgaz boru hattında Rusya Federasyonu sınırları içinde planlanan koruyucu bakım ve onarım çalışmaları sebebiyle, 15-25 Eylül tarihleri arasında söz konusu hat üzerinden Ermenistan’a doğalgaz akışı geçici olarak kesilecek” ifadeleri kullanıldı.

Gazprom Armenia, kesinti sürecinde Ermenistan’daki tüketicilerin gaz arzının kısıtlanmayacağını; ihtiyacın iç rezervler ile İran’dan sağlanacak ilave doğalgaz hacmiyle karşılanacağını kaydetti.

Benzer bir kesinti, 16-26 Eylül 2025 tarihlerinde de yaşanmıştı. Rusya’nın Stavropol Krayı bölgesindeki onarım çalışmaları nedeniyle boru hattından gaz iletimi durmuştu.

Daha önce ise 22-23 Ağustos 2025 tarihlerinde, Kuzey Kafkasya – Güney Kafkasya ana iletim ağının parçası olan ve Gürcistan’dan geçen Kızıl Köprü – Sevkary – Berd boru hattındaki acil onarım faaliyeti sebebiyle sevkiyata bir gün ara verilmişti.

Tamamı Gazprom’a ait olan Gazprom Armenia şirketi, Ermenistan iç piyasasındaki doğalgaz tedarik ve dağıtım faaliyetlerini yürütüyor.

Doğalgaz ihtiyacının neredeyse tamamını Rusya’dan karşılayan Ermenistan’a Gazprom, 2025 yılında yaklaşık 2,7 milyar metreküp gaz sevk etti.

Ülke, “Elektrik Karşılığı Gaz” takas programı kapsamında İran’dan da her yıl yaklaşık 476 milyon metreküp doğalgaz ithal ediyor. Bu anlaşmaya göre Ermenistan, başta Razdan Termik Santrali olmak üzere ürettiği elektriği İran’a iletiyor; 3 kilovatsaat elektrik karşılığında 1 metreküp İran gazı alıyor.

Ermenistan, Rus gazına alternatif arıyor

Moskova, Ermenistan’a bin metreküp doğalgazı 177,5 dolar sabit fiyattan satıyor. Söz konusu tarife, 2026 sonu veya 2027 başına kadar yürürlükte kalacak ikili anlaşmayla güvenceye alınmış vaziyette.

1988 yılında işletmeye alınan 612 kilometre uzunluğundaki Kuzey Kafkasya – Güney Kafkasya boru hattı, Rusya’dan çıkarak Gürcistan üzerinden Ermenistan’a ulaşıyor.

Öte yandan, Rusya Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Mariya Zaharova, mayıs ayında yaptığı açıklamada Rusya’nın Erivan Büyükelçiliğinin Ermeni makamlarını resmi yazıyla uyardığını bildirmişti.

Zaharova, Ermenistan’ın Avrupa Birliği ile entegrasyon sürecini sürdürmesi halinde Moskova’nın petrol ürünleri ve doğalgaz tedarik işbirliği anlaşmasını askıya alma ya da feshetme niyetinde olduğunu kaydetmişti.

Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin de Erivan yönetiminin Avrasya Ekonomik Birliği ile Avrupa Birliği arasında kesin bir tercih yapması gerektiğini, iki yapıda birden yer almanın mümkün olmadığını dile getirmişti.

Moskova ile Erivan arasında 2 Aralık 2013 tarihinde imzalanan anlaşma; doğalgaz, petrol ürünleri ve işlenmemiş elmas tedarikinde işbirliğini içeriyor. Mutabakat uyarınca Rusya, Ermenistan’a iç tüketim hacmi kadar gaz ve petrol ürününü üçüncü ülkelere yeniden ihraç edilmemesi koşuluyla gümrüksüz ve sabit fiyattan sağlıyor.

Ermenistan Başbakanı Nikol Paşinyan ise mevcut anlaşma çerçevesinde Rus gazına zam gelmesi ihtimalini dışlamıştı.

Fiyatların “stratejik mutabakatlar” kapsamında belirlendiğini vurgulayan Paşinyan, “Uzun vadeli bir sözleşmemiz var ve bir tarafın bu sözleşmeden vazgeçeceğini hayal etmekte zorlanıyorum. Bu, anlaşmalara aykırı bir tutum teşkil eder” değerlendirmesinde bulunmuştu.

Okumaya Devam Et

Rusya

Fransa, Rus milyarder Usmanov için AB yaptırımlarının kalkmasını istedi

Yayınlanma

Fransa, Rus milyarder Alişer Usmanov’un AB yaptırım listesinden çıkarılmasını destekleyerek Slovakya’nın yürüttüğü girişime katıldı. Paris’in bu hamlesi, 15 Eylül’e kadar oybirliğiyle uzatılması gereken ve 3 binden fazla aktörü kapsayan yaptırım müzakerelerinde görüş ayrılığı yarattı.

Fransa, Rus milyarder Alişer Usmanov’un Avrupa Birliği yaptırım listesinden çıkarılması yönünde tavır aldı.

Paris yönetimi böylece, uzun süredir bu yönde girişim yürüten Slovakya’nın safına katıldı.

Dört AB diplomatının Euronews kanalına aktardığına göre Paris’in bu tercihi, diğer Birlik üyelerinde derin bir hayal kırıklığı yarattı ve yaptırımların uzatılmasına yönelik müzakereleri zorlaştırma riski taşıyor. Usmanov, Rusya’nın 2022 yılında Ukrayna’ya askeri müdahaleye başlamasının ardından AB yaptırım listesine alınmıştı.

Slovakya, bir diğer Rus milyarder Mihail Fridman’ın da listeden çıkarılmasını talep ediyor. Fransa ise yalnızca Usmanov’a yönelik kısıtlamaların kaldırılmasını savunuyor.

Kimliğinin gizli kalması koşuluyla Euronews’e konuşan bir AB diplomatı, “Bu adım gerekçeler konusunda birçok soru işareti yarattı. Görünüşe göre burada esasen ekonomik saikler rol oynuyor. Diğer üye ülkeler nezdinde ise pek bir makuliyet yok” değerlendirmesini yaptı.

Avrupa genelinde hibrit tehditlerin tırmandığı bir evrede hoşnutsuzluk daha da belirginleşiyor.

Almanya’daki Leipzig Havalimanı’nda kısa süre önce yaşanan insansız hava aracı saldırısı girişimi de bu tehditler arasında yer alıyor.

Özbekistan doğumlu Rus milyarder Usmanov; metalurji, madencilik, telekomünikasyon ve teknoloji yatırımlarıyla servet kazandı.

2026 yılı Forbes sıralamasında 14,5 milyar dolarlık servetiyle en zengin Ruslar listesinin 10. basamağında yer alıyor.

‘Erdoğan, Macaristan ve Slovakya, AB’de Rus milyarder Usmanov’a yönelik yaptırımların kaldırılmasını talep etti’

AB’nin mevcut yaptırım rejimi, Rus savunma sanayii ve Ukrayna savaşıyla bağlantılı 3 binden fazla kişi ile kuruluşu kapsıyor.

Söz konusu rejim 15 Eylül’de sona eriyor. Bugüne kadar her altı ayda bir yenilenen bireysel yaptırım listelerinin bu defa doğrudan bir yıllığına uzatılması tartışılıyor. Sektörel yaptırımlarda bir yıllık süre temmuz ayında kabul edilmişti.

Slovakya, büyükelçiler düzeyindeki toplantılarda yaptırımların uzatılmasına karşı çıktı; Usmanov ile Fridman’ın muaf tutulmasını ve altı aylık döngünün korunmasını istedi.

Bratislava yönetimi benzer talepleri mart ayındaki uzatma sürecinde de dile getirmişti. Kısıtlamaların uzatılması için 27 üye ülkenin oybirliği gerekiyor; dolayısıyla tek bir ülke dahi kararı engelleyebiliyor.

Euronews’in aktardığı takvime göre AB büyükelçileri yaptırımların uzatılmasını görüşmek üzere 14 Eylül Pazartesi günü yeniden toplanacak.

Tarafların 15 Eylül’e kadar siyasi bir uzlaşıya varması gerekiyor. Fransa’nın AB Daimi Temsilciliği Sözcüsü, Paris’in yaptırımların uzatılmasından yana olduğunu belirtti ancak müzakerelerin gizliliğini gerekçe göstererek ayrıntı vermedi.

Okumaya Devam Et

Çok Okunanlar

English