Bizi Takip Edin

Avrupa

NATO Genel Sekreteri Rutte’den Rusya’ya Suwalki Koridoru tehdidi

Yayınlanma

NATO Genel Sekreteri Mark Rutte, ittifakın en zayıf halkası olarak görülen Suwalki Koridoru’na yönelik olası bir Rusya müdahalesine verilecek yanıtın “yıkıcı” olacağını iddia etti. Aralık 2025’te düzenlenen tatbikatta Rusya’nın bölgede hızla hakimiyet kurabildiğinin görülmesi üzerine Litvanya, Polonya’ya sınır ötesi bir askeri poligon kurma ve ortak savunma stratejisi geliştirme çağrısında bulundu.

NATO Genel Sekreteri Mark Rutte, ittifak için kritik öneme sahip olan ve Polonya ile Litvanya’yı birbirine bağlayan Suwalki Koridoru’nun Rusya tarafından bloke edilmesi girişimine verilecek yanıtın “yıkıcı” olacağını öne sürdü.

Polskie Radio’nun aktardığına göre Rutte, Aralık 2025’te bölgede Rus kuvvetleriyle yaşanabilecek bir askeri çatışmaya dair yapılan simülasyonun sonuçlarını değerlendirdi.

Rutte, “Reaksiyonumuz yıkıcı olacağı için kimse bize saldırmayı aklından geçirmesin” diye konuştu.

Genel Sekreter ayrıca, ittifak üyelerinin ve müttefiklerin tüm istihbarat verilerini kullanarak çeşitli muharebe senaryolarını içeren düzenli tatbikatlar gerçekleştirdiğini vurguladı.

Stratejik koridor NATO’nun doğu kanadındaki en zayıf nokta

Rusya’nın NATO’nun doğu kanadındaki temel hedeflerinden biri kabul edilen Suwalki Koridoru, Belarus ile Kaliningrad bölgesi arasında yaklaşık 100 kilometre uzunluğundaki dar bir kara şeridinden oluşuyor.

Polonya-Litvanya sınırı boyunca uzanan bu hat, Baltık ülkelerini diğer NATO üyelerinden ayırıyor.

Alman medya kuruluşu Welt tarafından aralık ayında düzenlenen bir “harp oyunu” kapsamında, Rusya’nın Kaliningrad’da insani kriz bahanesiyle sınırlı bir kuvvet kullanarak Suwalki Koridoru’nun doğusundaki önemli bir ulaşım merkezi olan Litvanya’nın Marijampole şehrini ele geçirmesi senaryosu üzerinde çalışıldı.

Askeri simülasyon ittifakın karar alma mekanizmasındaki tereddütleri ortaya çıkardı

Bundeswehr Hamburg Üniversitesi’nde gerçekleştirilen simülasyona Almanya ve NATO’dan eski siyasetçiler, bürokratlar, askerler ve uzmanlar katıldı.

Senaryoya göre Moskova’nın askeri müdahaleyi “insani misyon” olarak sunması, Washington’un kolektif savunmayı öngören NATO tüzüğünün 5. maddesini işletmeyi reddetmesine neden oldu.

Berlin’in kararsız kaldığı, Polonya’nın ise seferberlik ilan etmesine rağmen Litvanya’ya asker göndermediği bir tablo ortaya çıktı.

Sonuç olarak Rusya’yı temsil eden ekip, 15 bin kişilik bir birlikle başlattığı askeri müdahalede birkaç gün içinde Baltık ülkelerinde hakim konuma gelerek NATO’nun otoritesini sarstı.

Litvanya ve Polonya savunma hattını güçlendirmek için ortak poligon kuruyor

Ocak ayı sonunda Litvanya Cumhurbaşkanı Gitanas Nauseda, Polonya’ya Suwalki Koridoru’nun askerileştirilmesi projesine katılma çağrısında bulundu.

Proje, Litvanya, Belarus ve Polonya sınırlarının kesiştiği Kapciamiestis kasabasında inşa edilen ve Litvanya ulusal tümeni ile NATO müttefiklerinden binlerce askerin katılacağı tugay eğitimlerinin yapılacağı askeri poligonu kapsıyor.

Litvanya Cumhurbaşkanlığı ofisinden yapılan açıklamada, “Polonya’yı, Lazdijai bölgesinde planlanan poligonu Polonya topraklarına doğru genişletme ve iki ülkenin ortak askeri tesisini oluşturma olasılığını değerlendirmeye çağırıyoruz. Bu, NATO bağlamında benzersiz bir çözüm olurdu” ifadesi kullanıldı.

Vilnius yönetimi, 2030 yılına kadar tamamlanması beklenen proje için 100 milyon euro kaynak ayırdı.

Avrupa

Almanya, Fransa ve İngiltere, Rusya ile müzakere planı üzerinde çalışıyor

Yayınlanma

Bloomberg’in kaynaklarına göre Almanya, Fransa ve İngiltere, Ukrayna ile birlikte Rusya’nın da katılacağı barış görüşmelerinin organizasyonu için bir plan hazırlıyor. Avrupa ülkeleri çatışmanın bir kış daha uzamasını önlemeyi hedeflerken, görüşmelere ilişkin nihai kararın Ukrayna Devlet Başkanı Zelenskiy’e ait olacağını ve Kiev’e baskı yapılmayacağını belirtiyor.

Bloomberg’in kaynaklara dayandırdığı haberine göre Almanya, Fransa ve İngiltere, Ukrayna ile birlikte Rusya’nın da katılacağı barış görüşmelerinin organizasyonuna yönelik bir plan üzerinde çalışıyor.

Ajansa konuşan kaynaklar, Avrupa ülkelerinin çatışmanın bir kış daha devam etmesini önlemek istediğini belirtti. Aynı kaynaklar, görüşmeler konusunda nihai kararın Ukrayna Devlet Başkanı Vladimir Zelenskiy’e ait olacağını ve Avrupa’nın bu konuda kendisine baskı yapmayı planlamadığını aktardı.

Kaynaklara göre İngiltere Başbakanı Keir Starmer, önümüzdeki günlerde bu konuyu Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron ve Almanya Başbakanı Friedrich Merz ile görüşecek.

Alman televizyon kanalı NTV, 2 Haziran’da Almanya’nın eski Başbakanı Gerhard Schröder’in Moskova’ya geldiğini bildirmişti. Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin daha önce Schröder’i Avrupa tarafından tercih edilebilecek bir müzakereci olarak nitelendirmişti.

Rusya Devlet Başkanı Sözcüsü Dmitriy Peskov, mayıs ayının sonunda yaptığı açıklamada Avrupa’nın Rusya ile diyalog kurulmasının gerekliliğini anladığını, ancak müzakere süreci konusunda “ancak şimdi olgunlaşmaya başladığını” ifade etmişti.

Peskov ayrıca Moskova’nın, Avrupa Birliği’nden Rusya ile temas kurabilecek olası müzakerecilere ilişkin gelen sinyalleri ciddiyetle değerlendirdiğini söylemişti.

Norveç Dışişleri Bakanı Espen Barth Eide ise Avrupa’nın Ukrayna konusundaki görüşmelere tarafsız bir arabulucu olarak değil, çatışmadan etkilenen çıkarlara sahip bir taraf olarak katılması gerektiğini belirtti.

Eide, Avrupa Birliği ve ABD’nin Kiev’e desteğini sürdürmesi gerektiğini de vurguladı.

Putin ise Kiev’in çatışmayı barışçıl yollarla çözmeye hazır olduğuna inanmadığını dile getirmişti. Rus lider, çatışmanın temel nedenlerinin ortadan kaldırılması ve 2024 yılında açıkladığı koşullar temelinde barışçıl bir çözüme hazır olduğunu söylemişti.

Putin’in sıraladığı koşullar arasında Ukrayna birliklerinin Donetsk ve Lugansk halk cumhuriyetleri ile Zaporojye ve Herson bölgelerinden çekilmesi, bu bölgeler ile Kırım’ın Rusya’nın parçası olarak tanınması, Ukrayna’nın tarafsız, askeri bloklara katılmayan ve nükleer silahlardan arındırılmış bir statü benimsemesi, Ukrayna’nın silahsızlandırılması ve “Nazizmden arındırılması” ile Rusya’ya yönelik tüm yaptırımların kaldırılması yer alıyordu.

Rusya Dışişleri Bakanı Sergey Lavrov ise geçen yıl eylül ayında Avrupa’ya Ukrayna konusundaki müzakere masasında yer olmadığını söylemişti.

Lavrov, Avrupa Birliği ülkelerinin Rusya karşıtı tutumları nedeniyle bu süreçte yer alamayacağını belirtmiş ve Batı tarafından sunulan güvenlik garantilerinin “Rusya’ya karşı kurgulandığını” ifade etmişti.

Okumaya Devam Et

Avrupa

Rheinmetall, otomotiv tedarik bölümünü satıyor

Yayınlanma

Alman savunma sanayi şirketi Rheinmetall, otomotiv tedarikçi bölümünü özel sermaye şirketi Aequita’ya satıyor.

Rheinmetall çarşamba günü yaptığı açıklamada, iki şirketin “bugün, Rheinmetall’in eski Power Systems bölümüne yeni bir yönetim altında bir gelecek açan bir satın alma anlaşması imzaladığını” duyurdu.

Bu, “stratejik yeniden yapılanmada bir dönüm noktası” niteliğinde; sivil bölümün satışıyla birlikte grup, “odak noktasını askeri işine kaydırıyor.”

İşlemin bu yılın dördüncü çeyreğinde tamamlanması bekleniyor ve halen düzenleyici kurumların onayına tabi.

Hisselerin yüzde 100’ü için ön satın alma bedeli 350 milyon avro olarak belirlendi fakat bu rakam işlemin kesinleşmesinden önce değişebilir.

Rheinmetall, kısa süre önce savunma işinde rekor kâr ve dolu sipariş defterleri bildirdi. Öte yandan, otomotiv tedarik endüstrisi krizde.

Şirket, “Özellikle otomotiv sektöründeki iş durumunun daha da kötüleşmesi, nihai anlaşmanın şart ve koşullarını etkiledi,” açıklamasını yaptı.

Avrupa’nın savunma harcamalarını artırmasıyla Ukrayna savaşının başlamasından bu yana iş hacmi hızla artan Rheinmetall, geçen yıldan beri Power Systems bölümüne alıcı arıyordu ve bu bölümü Aralık 2025’te durdurulan faaliyetler kategorisine almıştı.

Rheinmetall, şirketleri satın alıp yeniden yapılandıran bir yatırım şirketi olan Aequita’nın, bu birimdeki dünya çapındaki yaklaşık 6.250 çalışanı işte tutmayı planladığını da ekledi.

Aequita’nın Yönetim Kurulu Başkanı ve Eş CEO’su Axel Geuer, “Bu şirket, artık yaklaşık 5 milyar avro gelir elde edecek olan otomotiv bölümümüze mükemmel bir katkı sağlıyor,” dedi.

Geuer, Aequita’nın bu şirketin uzun vadeli gelişimini destekleyeceğini ve otomotiv portföyü genelinde sinerji yaratmaya çalışacağını da sözlerine ekledi.

Rheinmetall, satışın dışında kalanlar arasında alüminyum döküm uzmanı KS Huayu AluTech’in Almanya’daki üç tesisi, otomotiv sensörleri ortak girişimi Dermalog SensorTec’teki hisseler ve otomobil parçaları üreticisi Pierburg’un İspanya’daki Abadiano fabrikasının bulunduğunu belirtti.

Okumaya Devam Et

Avrupa

Litvanya, ABD ile nükleer silah müzakerelerine başladı

Yayınlanma

Litvanya Savunma Bakanı Robertas Kaunas, ABD nükleer silahlarının ülke topraklarında olası konuşlandırılmasına yönelik Washington ile müzakereler yürütüldüğünü açıkladı. Litvanya Anayasası kitle imha silahlarının konuşlandırılmasını yasaklasa da Cumhurbaşkanı Gitanas Nauseda güvenlik risklerini gerekçe göstererek bu engeli aşacak değişiklikler önerdi.

Litvanya, ABD’ye ait nükleer silahların kendi topraklarında olası konuşlandırılması konusunda Washington ile müzakereler yürütüyor.

Litvanya Savunma Bakanı Robertas Kaunas, konuya ilişkin yaptığı açıklamada ABD ile görüşmelerin sürdüğünü doğruladı.

Politico’nun aktardığı habere göre Kaunas, “Tartışmalar devam ediyor. Litvanya kesinlikle bu sürecin dışında kalmıyor” ifadelerini kullandı.

Litvanya Anayasası, ülke topraklarında kitle imha silahlarının konuşlandırılmasını açıkça yasaklıyor. Ancak Litvanya Cumhurbaşkanı Gitanas Nauseda, bölgedeki güvenlik risklerini gerekçe göstererek bu yasal engelin etrafından dolaşılmasını sağlayacak anayasa değişiklikleri yapılmasını daha önce teklif etti.

Politico, söz konusu müzakerelerin ABD’nin Avrupa’daki askeri varlığını azaltma eğiliminde olduğu ve bu durumun NATO müttefikleri arasında güvenlik endişelerini artırdığı bir dönemde yürütüldüğünü yazdı.

Financial Times tarafından aktarılan bilgilere göre ise ABD, ek nükleer savaş başlıkları ve bombardıman uçaklarının diğer Avrupa merkezli NATO ülkelerinde konuşlandırılması seçeneğini değerlendiriyor.

Mevcut durumda ABD’ye ait nükleer silahlar Avrupa coğrafyasında altı ülkede bulunuyor. Bu ülkeler Almanya, Belçika, İtalya, Türkiye, Hollanda ve Birleşik Krallık olarak sıralanıyor.

Okumaya Devam Et

Çok Okunanlar

English